ateistlerin başka dertleri yok gibi dinlerle uğraşması
belki de başka dertleri yoktur?
devamını gör...
iş görüşmesi diye öyle her soru sorulmaz
kadınlar günü vakıfbank reklamı sözü.
hani nerde, keşke diyorum.
iş ilanlarındaki yaş sınırı, cinsiyet ayrımı, prezentabıl olunması gibi kriterler hep birer zorbalık aslında.
sadece kadınlar değil tüm çalışanlar sermaye sahibinin insafına bırakılmış vaziyette.
az parası olan, sadece rahatça insan hırpalamak için işyeri açıyor.
işveren olmanın ciddi bir eğitim gerektiği kimsenin aklına gelmiyor.
hani nerde, keşke diyorum.
iş ilanlarındaki yaş sınırı, cinsiyet ayrımı, prezentabıl olunması gibi kriterler hep birer zorbalık aslında.
sadece kadınlar değil tüm çalışanlar sermaye sahibinin insafına bırakılmış vaziyette.
az parası olan, sadece rahatça insan hırpalamak için işyeri açıyor.
işveren olmanın ciddi bir eğitim gerektiği kimsenin aklına gelmiyor.
devamını gör...
yalnızlığın insana yaptırdıkları
neler yaptırmaz ki, neler öğretmez ki, neleri kabul etmek zorunda bırakmaz ki ?
önce sessizlik ile tanıştırır, alışırsın sessizliğe. ses duyduğunda artık olağan üstü bir durum olduğunu düşünürsün.
ardından duvarlarla tanıştırır. anlatacak, içini dökecek kimse olmayınca duvarlar dinler sanki seni, sanki duvarlar anlar seni, bunların olmadığını bile bile usanıp bıkmadan duvarlarla konuşursun.
en büyük dostun geceler olur. kimsesizlik ve yalnızlık gece olunca adeta bir tokat gibi yüzünde patlar, gündüz dışarıda, etrafta gördüklerin yok olmuştur gece olunca. gece ve sen baş başa kalmışsındır.
ve gözyaşları. bir silen yoktur, gören yoktur, duyan yoktur. gözyaşları yüzden süzüldükçe sadece yakıcı hissi hissedersin. yoktur teselli edecek, yoktur '' yanındayım, hadi sil '' diyecek.
yalnızlık insana '' senin hayatın diğerlerinden ağır '' öğütünü verir. istesen de istemesen de dinlemek zorunda olan bir öğüt...
önce sessizlik ile tanıştırır, alışırsın sessizliğe. ses duyduğunda artık olağan üstü bir durum olduğunu düşünürsün.
ardından duvarlarla tanıştırır. anlatacak, içini dökecek kimse olmayınca duvarlar dinler sanki seni, sanki duvarlar anlar seni, bunların olmadığını bile bile usanıp bıkmadan duvarlarla konuşursun.
en büyük dostun geceler olur. kimsesizlik ve yalnızlık gece olunca adeta bir tokat gibi yüzünde patlar, gündüz dışarıda, etrafta gördüklerin yok olmuştur gece olunca. gece ve sen baş başa kalmışsındır.
ve gözyaşları. bir silen yoktur, gören yoktur, duyan yoktur. gözyaşları yüzden süzüldükçe sadece yakıcı hissi hissedersin. yoktur teselli edecek, yoktur '' yanındayım, hadi sil '' diyecek.
yalnızlık insana '' senin hayatın diğerlerinden ağır '' öğütünü verir. istesen de istemesen de dinlemek zorunda olan bir öğüt...
devamını gör...
ankara
bir gün donduran bir gün kavuran, hele ilkbaharda ayarsızlıkta tavan olan şehir.
midemin ayarları off oldu gene.
sabah öğlen akşam ısı farkın bu kadar çok olmak zorunda mı?
evden hırka ile mi çıkmak zorundayım yazın bile?
az ortalama olsan sevecem seni be ankara.
ben sana uyamıyorum lütfen sen bana uy.
kaybedecen beni yoksa. terk edecem seni.
midemin ayarları off oldu gene.
sabah öğlen akşam ısı farkın bu kadar çok olmak zorunda mı?
evden hırka ile mi çıkmak zorundayım yazın bile?
az ortalama olsan sevecem seni be ankara.
ben sana uyamıyorum lütfen sen bana uy.
kaybedecen beni yoksa. terk edecem seni.
devamını gör...
levla vazgeçti
model grubunun beraber yaptığı son albüm olan "levla'nın hikayesi" adlı albümün, depresyon parçasıdır.
ağlamam zaman aldı-inkar
bize susmak yakışır-öfke
levla vazgeçti-depresyon
sen ona aşıksın-kabullenme
ayrılığın evrelerini kendilerine göre anlatmışlardır. güzel albümdür. güzel parçadır.
ağlamam zaman aldı-inkar
bize susmak yakışır-öfke
levla vazgeçti-depresyon
sen ona aşıksın-kabullenme
ayrılığın evrelerini kendilerine göre anlatmışlardır. güzel albümdür. güzel parçadır.
devamını gör...
california dreamin’
sia'nın daha güzel ve daha etkileyici söylediğini düşündüğüm şarkıdır.
devamını gör...
dindarlığınızı tanrıya gösterin bana insanlığınız lazım
tam müslümanlara ithafen söylenmiş bir söz.
ah bunu bir yapabilse islam dünyası...
ah bunu bir yapabilse islam dünyası...
devamını gör...
post-rock
atmosfer odaklı, sesten manzaralar çizen bir rock müzik dalı. isminden anlaşılabileceği üzere klasik rock müzikten devasa farklılıklar içerir. caz, klasik müzik, ambient, elektronik müzik, noise, drone, psychedelic rock, progressive rock, post-punk, math rock, indie rock ilham kaynaklarından sadece bazıları. tabii bu ilhamın hangi türden ne ölçüde alındığı da gruptan gruba büyük farklılıklar gösteriyor.
"post-rock bir nevi rock'ın müzikal altyapısının bazı değişikliklerle birlikte rock-vari olmayan amaçlar için kullanımıdır" şeklinde sık rastlanan bir tanımı da vardır.
şarkı yapıları büyük çeşitlilik gösterir, ancak türle bağdaştırılan genel yapı sakince başlayıp zamanla hızlanan ve agresifleşen türden. özellikle bu sebepten dolayı 3. dalga post-rock gruplarını (yani günümüzdeki grupları) crescendocore diyerek alaya alan insanlar da var, çok ayıp ediyorlar.* (gerçi ortada türeyen sayısız explosions in the sky klonunu göz önünde bulundurursak çok da haksız değiller)
bu hızlanma sürecinin zirvesinde genelde davulcu coşar ve gitarist durduk yere tremolo yapmaya başlayabilir.*
gruplar çoğunlukla vokalist içermez, ama şarkılarda bazı konuşma samplelarının kullanımına rastlanabilir.
tabii bunların hiçbirine uymayan gruplar da mevcut çünkü post-rock çok geniş bir tür.
math rock türünden önemli ölçüde etkilenmiştir, hatta post-rock'un varlığını post-punk ve math rock'a borçluyuz bile denebilir. türün öncüsü sayılan 1. dalga slint, talk talk gibi gruplar günümüzde oluşan post-rock kalıplarına pek uymazlar ancak tabii ki önemleri yadsınamaz.
1. dalga gruplar genel olarak tür henüz ortaya çıkarken müzik yaptıkları için çok çeşitlilik gösteriyorlar ve ortak bir kalıba oturtmak zor, synthpop'tan post-hardcore'a uzanan geniş bir ilham havuzları var.
türün genel olarak en tanınan grupları türe günümüzdeki şeklini veren 2. dalga gruplar ki bunlardan bazıları godspeed you! black emperor, explosions in the sky, sigur ros, mogwai, mono oluyor. bunların müzikleri yine çeşitlilik gösterse de benzer örüntüler görmek daha kolay.
ayrıca metal ile de çok sıkı fıkı olabiliyor. post-metal aracılığıyla black metal, sludge metal, death metal, doom metal gibi birçok türle etkileşime geçtiği görülebilir.
son olarak şahsi görüşlerimi açıklayacak olursam, her müzikte olabildiği gibi post-rock'ta da ticari amaçlarını ön planda tutan gruplar mevcut ancak genel olarak samimimiyetine inandığım ve deneysellikten ödün vermeyen, herkesin sevebileceği gruplar bulabileceğine de inandığım bir tür.
"post-rock bir nevi rock'ın müzikal altyapısının bazı değişikliklerle birlikte rock-vari olmayan amaçlar için kullanımıdır" şeklinde sık rastlanan bir tanımı da vardır.
şarkı yapıları büyük çeşitlilik gösterir, ancak türle bağdaştırılan genel yapı sakince başlayıp zamanla hızlanan ve agresifleşen türden. özellikle bu sebepten dolayı 3. dalga post-rock gruplarını (yani günümüzdeki grupları) crescendocore diyerek alaya alan insanlar da var, çok ayıp ediyorlar.* (gerçi ortada türeyen sayısız explosions in the sky klonunu göz önünde bulundurursak çok da haksız değiller)
bu hızlanma sürecinin zirvesinde genelde davulcu coşar ve gitarist durduk yere tremolo yapmaya başlayabilir.*
gruplar çoğunlukla vokalist içermez, ama şarkılarda bazı konuşma samplelarının kullanımına rastlanabilir.
tabii bunların hiçbirine uymayan gruplar da mevcut çünkü post-rock çok geniş bir tür.
math rock türünden önemli ölçüde etkilenmiştir, hatta post-rock'un varlığını post-punk ve math rock'a borçluyuz bile denebilir. türün öncüsü sayılan 1. dalga slint, talk talk gibi gruplar günümüzde oluşan post-rock kalıplarına pek uymazlar ancak tabii ki önemleri yadsınamaz.
1. dalga gruplar genel olarak tür henüz ortaya çıkarken müzik yaptıkları için çok çeşitlilik gösteriyorlar ve ortak bir kalıba oturtmak zor, synthpop'tan post-hardcore'a uzanan geniş bir ilham havuzları var.
türün genel olarak en tanınan grupları türe günümüzdeki şeklini veren 2. dalga gruplar ki bunlardan bazıları godspeed you! black emperor, explosions in the sky, sigur ros, mogwai, mono oluyor. bunların müzikleri yine çeşitlilik gösterse de benzer örüntüler görmek daha kolay.
ayrıca metal ile de çok sıkı fıkı olabiliyor. post-metal aracılığıyla black metal, sludge metal, death metal, doom metal gibi birçok türle etkileşime geçtiği görülebilir.
son olarak şahsi görüşlerimi açıklayacak olursam, her müzikte olabildiği gibi post-rock'ta da ticari amaçlarını ön planda tutan gruplar mevcut ancak genel olarak samimimiyetine inandığım ve deneysellikten ödün vermeyen, herkesin sevebileceği gruplar bulabileceğine de inandığım bir tür.
devamını gör...
erkeklerin reddedilince yaptıkları
dünyada yaklaşık 3,5 milyar kadın var.bunlardan bir kısmı sizi reddedecek, bir kısmı da kabul edecek yapıya sahip. kötü haber ise ''seni anan benim için doğurmuş'' diye bir şey yok. size uygun olanlar ve olmayanlar var. bu yüzden sizi reddeden ''tanrıçaya'' kene gibi yapışmak yerine yolunuza bakmayı bilin. kendinize anne değil, eş arıyorsunuz bunu unutmayın.
hadi yakalayın bakayım köftehorlar:
hadi yakalayın bakayım köftehorlar:
devamını gör...
the rolling stones
gimme shelter adlı şarkısıyla uzun zaman önce gönlüme taht kurmuş, 1962'den beri etkin bir rock grubu.
devamını gör...
satranç
eskiden çok iyi oynadığım yeri dolmaz oyun.çocuklara öğretilmeli diye düşünüyorum.
devamını gör...
akp'nin pandemi bahanesiyle gece hayatını bitirmesi
kimse açmasaydı ben bu başlığı açacaktım. ay imdat yemin ederim imdat bi s. gidin rahat bırakın bizi.
devamını gör...
bim vs a101 vs şok
pek farkları yok bence. zaten halkın çoğunluğu mecburiyetten bunlardan birisini seçmek zorunda. ne olduğu belirsiz şeyleri yiyoruz maalesef.
devamını gör...
berber dayaması
sapıklıktır. bir gelenektir.
dünyanın en pahalı kuaförü olsun yine kolunuza taciz eder.
çıraklıktan öğretilir ve müşteriye uygulanır.
eğer samimi bir müşteri iseniz tadını kaçırana kadar uygular.
dünyanın en pahalı kuaförü olsun yine kolunuza taciz eder.
çıraklıktan öğretilir ve müşteriye uygulanır.
eğer samimi bir müşteri iseniz tadını kaçırana kadar uygular.
devamını gör...
bir kadının sözlük yazarı olma nedeni
şovenist başlığa rağmen şunu diyebilirim;
ben kadın bir yazarım.
instagramda hikaye paylaşıyorum
uluslararası bir felsefe dergisinde yazarlık yapıyorum,
arkadaşlarımla dağıtmaya eğlenmeye çıkıyorum
ikinci üniversitemi okuyorum
akademik kariyer planlıyorum
yemek yapmayı çok seviyorum
aptalca erkek muhabbetlerini de
ve bilgilerimi paylaşmayı da sevdiğim ve eğlenceli bulduğum için sözlükte yazıyorum.
yani ben bir kadınım ve ne istersem onu yapıyorum.
ben kadın bir yazarım.
instagramda hikaye paylaşıyorum
uluslararası bir felsefe dergisinde yazarlık yapıyorum,
arkadaşlarımla dağıtmaya eğlenmeye çıkıyorum
ikinci üniversitemi okuyorum
akademik kariyer planlıyorum
yemek yapmayı çok seviyorum
aptalca erkek muhabbetlerini de
ve bilgilerimi paylaşmayı da sevdiğim ve eğlenceli bulduğum için sözlükte yazıyorum.
yani ben bir kadınım ve ne istersem onu yapıyorum.
devamını gör...
entel görünme başlangıç paketi
paketlerimizde sonbahar'a özel kampanyalar mevcut. iki kampanya alana+ bir kampanya bedava. en son bitirdiğinizde patlatıyoruz şampanya.
gelelim kampanyanın içeriklerine;
başlangıç seviyesi sınıflarımızda her renk çeşitli modellerde gözlüklerimiz var. ister mor çerceveli ister siyah gözlük tak. yuvarlak masa etrafında toplanıyoruz, her birinize güzel kitaplar veriyoruz ve birlikte okuyoruz. her on sayfada okuduklarımızın aktarımını yapıyoruz. paylaşım önemli. paylaşmadan kim bilecek senin entel olduğunu.
örnek görüntü bırakıyorum bir sınıf arkadaşımızdan.

film kulübü, satranç, tenis, resim ve müzik kulüplerinin en az birine üye oluyorsunuz. inkilizçeee konuşmaların aralarına muhakkak ekliyoruz.
bu paketi tamamladığınızda ilber hoca kankiniz, tolstoy uzaktan akrabanız olacaktır. diğer paketlerde felsefecilerle haşır neşir olacaksınız.
ha birde unutmadan bazı arkadaşlardan uzak durmak gerekecek kanınıza girmek isteyecekler, dalga geçecekler sizinle. sakın girdiğiniz yoldan dönmeyin değerli sınıf arkadaşlarım.

yanlarına bir gittiniz mi kurtaramazsıniz kendinizi.
ilk başta çok sıkılacaksınız ama sonra çok alışacaksınız.
kolaylıklar gelsin..
gelelim kampanyanın içeriklerine;
başlangıç seviyesi sınıflarımızda her renk çeşitli modellerde gözlüklerimiz var. ister mor çerceveli ister siyah gözlük tak. yuvarlak masa etrafında toplanıyoruz, her birinize güzel kitaplar veriyoruz ve birlikte okuyoruz. her on sayfada okuduklarımızın aktarımını yapıyoruz. paylaşım önemli. paylaşmadan kim bilecek senin entel olduğunu.
örnek görüntü bırakıyorum bir sınıf arkadaşımızdan.

film kulübü, satranç, tenis, resim ve müzik kulüplerinin en az birine üye oluyorsunuz. inkilizçeee konuşmaların aralarına muhakkak ekliyoruz.
bu paketi tamamladığınızda ilber hoca kankiniz, tolstoy uzaktan akrabanız olacaktır. diğer paketlerde felsefecilerle haşır neşir olacaksınız.
ha birde unutmadan bazı arkadaşlardan uzak durmak gerekecek kanınıza girmek isteyecekler, dalga geçecekler sizinle. sakın girdiğiniz yoldan dönmeyin değerli sınıf arkadaşlarım.

yanlarına bir gittiniz mi kurtaramazsıniz kendinizi.
ilk başta çok sıkılacaksınız ama sonra çok alışacaksınız.
kolaylıklar gelsin..
devamını gör...
how to train your dragon
kitaptan uyarlanıp anismayonu çekilmiş bir film.
bir dreamworks harikası daha.
2010 yılında chris sanders, dean deblois yönetmenliğinde çekilmiş fantastik, 3d animasyon filmi.
hikaye cresside cowell tarafından oluşturulmuş bir serinin ilk filmi.
sadece çocukları değil animasyon ve macera seven yetişkinleri de seyircileri arasına dahil etmiş bir film.
berk adasında geçen hikaye vikinglerin zorlu hayatlarını konu alır. sürekli köylerine saldıran ejderhaları durdurmaya çalışan vikingler çocuklarını da bu yönde eğitir ve yetiştirir. ejderha yakalayıp öldürmek onlarda bir vikingli emaresidir ve bunun için ellerinden geleni yaparlar. bir kişi hariç.
berk adasının lideri kayıtsız zebellah'ın oğlu hıçkıdık. babası ne yaparsa yapsın onun inadını ve değişik yanlarını törpüleyemez. baba oğul çekişmesi işlenmiş. kimi zaman hüzünlendirip kimi zaman güldürmüştür bu ilişki.
filmin asıl konusu hıçkıdık ve gecenin öfkesinin dostluğu. bu dostluk çeşit çeşit sorunlar açar hıçkıdık'ın başına da yine arkadaşından vazgeçmez. gecenin öfkesi de öyle ölümlere bile atılır arkadaşı için. peki ya hıçkıdık'ın halkı bunu anlar mı? izleyip göreceğiz.
açıkçası bazı yerlerde çocuk filmi olarak lanse edilmiş fakat bir animasyon sever olarak ben kendilerini pek sevdim. güldüm, eğlendim, düşümdüm. evet evet yine düşündüm. mesajlı bir animasyon filmi kendileri. ön yargılarımızı ve gereksiz öfkemizi bir kenara bıraktığımızda bize hayatın bazı sırlar verebileceğini gösteriyor. hiç beklenmedik yakınlaşmalar hiç olmadık dostluklar olabileceğini işaret ediyor. bu bana da bir tebessüm veriyor. bu aralar normalde burun kıvırıp hıh diyeceğim bir kişiyle tanıdıkça yakınlaşmamı yakınlaştıkça sevememi hatırlatıyor.
hayat bize sırlarını her türlü fısıldıyor tabi biz duymak istersek. o bende hayat, ben aldım ve kabul ettim. çok thaks cınım. *
sizlerin de bol hayat dersi çıkarmacalı seyri olsun. iyi seyirler dostlar...
seslendirme kadrosu,
hıçkıdık (harun can)
kayıtsız zebella (hakan vanlı)
geğirik (fatih özacun)
astrid (serenay sarıkaya)
südüklü (ahmet taşar)
sertceviz (mustafa oral)
tersceviz (suzan avcı)
balıkayak (ümit erdim)
bir dreamworks harikası daha.
2010 yılında chris sanders, dean deblois yönetmenliğinde çekilmiş fantastik, 3d animasyon filmi.
hikaye cresside cowell tarafından oluşturulmuş bir serinin ilk filmi.
sadece çocukları değil animasyon ve macera seven yetişkinleri de seyircileri arasına dahil etmiş bir film.
berk adasında geçen hikaye vikinglerin zorlu hayatlarını konu alır. sürekli köylerine saldıran ejderhaları durdurmaya çalışan vikingler çocuklarını da bu yönde eğitir ve yetiştirir. ejderha yakalayıp öldürmek onlarda bir vikingli emaresidir ve bunun için ellerinden geleni yaparlar. bir kişi hariç.
berk adasının lideri kayıtsız zebellah'ın oğlu hıçkıdık. babası ne yaparsa yapsın onun inadını ve değişik yanlarını törpüleyemez. baba oğul çekişmesi işlenmiş. kimi zaman hüzünlendirip kimi zaman güldürmüştür bu ilişki.
filmin asıl konusu hıçkıdık ve gecenin öfkesinin dostluğu. bu dostluk çeşit çeşit sorunlar açar hıçkıdık'ın başına da yine arkadaşından vazgeçmez. gecenin öfkesi de öyle ölümlere bile atılır arkadaşı için. peki ya hıçkıdık'ın halkı bunu anlar mı? izleyip göreceğiz.
açıkçası bazı yerlerde çocuk filmi olarak lanse edilmiş fakat bir animasyon sever olarak ben kendilerini pek sevdim. güldüm, eğlendim, düşümdüm. evet evet yine düşündüm. mesajlı bir animasyon filmi kendileri. ön yargılarımızı ve gereksiz öfkemizi bir kenara bıraktığımızda bize hayatın bazı sırlar verebileceğini gösteriyor. hiç beklenmedik yakınlaşmalar hiç olmadık dostluklar olabileceğini işaret ediyor. bu bana da bir tebessüm veriyor. bu aralar normalde burun kıvırıp hıh diyeceğim bir kişiyle tanıdıkça yakınlaşmamı yakınlaştıkça sevememi hatırlatıyor.
hayat bize sırlarını her türlü fısıldıyor tabi biz duymak istersek. o bende hayat, ben aldım ve kabul ettim. çok thaks cınım. *
sizlerin de bol hayat dersi çıkarmacalı seyri olsun. iyi seyirler dostlar...
seslendirme kadrosu,
hıçkıdık (harun can)
kayıtsız zebella (hakan vanlı)
geğirik (fatih özacun)
astrid (serenay sarıkaya)
südüklü (ahmet taşar)
sertceviz (mustafa oral)
tersceviz (suzan avcı)
balıkayak (ümit erdim)
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
"feminist değilim ama..." diye başlayan cümleler. aslında genel olarak "xxx değilim ama..." söz grubuyla başlayan cümleler. kendi kimliğini bulamamış ama nabza göre şerbet vermekten de sakınmayanların favorisidir. göğsünü gere gere müslüman, ateist, deist, agnostik ya da veganım demenin rahatlığı varken... bilemiyorum sözlük.
devamını gör...
insana umudunu kaybettiren şeyler
kirli siyaset..
devamını gör...
