ölmeye verilen isimler
vadesi dolmak.
devamını gör...
en iyi arkadaşa aşık olmak
zamanında olduğum ama sonradan anladığım ve kabullenmek istemediğim, sonra da söylemediğim için pişman olduğum durumdur. pişmanlığım artık yok ama bi acaba var tabi kafamda. belki görürsün yumi
devamını gör...
başıboşlar
trollerin kalbini kıracak kategori. şimdiden sitemler başladı. neyse fularlılar team’den biri olarak takdir ettim. elinize sağlık. normal yazarlar**ın bazı tanımları da bu kategoriye düşebilir. bu kendimize çeki düzen vermemiz gerektiğini gösterir. *
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına başlaması
devamını gör...
sonsuz biçim'e
bir turgut uyar şiiri.
sarsıldım son uykusunu uyuyunca arabistanın
her eylem bir hamut gibi yerli yerinde kalınca
sarsıldım son uykusunu uyuyunca bir hastanın
eklemlerin yerini eklemsizlikler alınca
ey güzel mavi güneş, sen çekici misin bir ustanın
çekimserlik artınca kahramanlık azalınca
durdum sarı güller gibi ilkyazına bir hastanın
biraz askerce, biraz aşk gibi, biraz kalınca
ey soyumdan ve aşkımdan yana olan kalbim
her şeyden umut kesilir her şey kırık sen ufalınca
oysa son provasını yapıyoruz bir büyük destanın
sonsuz bir biçim olacak o herkes katılınca
sarsıldım son uykusunu uyuyunca arabistanın
her eylem bir hamut gibi yerli yerinde kalınca
sarsıldım son uykusunu uyuyunca bir hastanın
eklemlerin yerini eklemsizlikler alınca
ey güzel mavi güneş, sen çekici misin bir ustanın
çekimserlik artınca kahramanlık azalınca
durdum sarı güller gibi ilkyazına bir hastanın
biraz askerce, biraz aşk gibi, biraz kalınca
ey soyumdan ve aşkımdan yana olan kalbim
her şeyden umut kesilir her şey kırık sen ufalınca
oysa son provasını yapıyoruz bir büyük destanın
sonsuz bir biçim olacak o herkes katılınca
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çizimleri
bunu bu başlığa yapmak istemezdim diyeceğim ama hayır istiyorum.
o kadar elit ki tüm çizimler... *
bu da benim çizimim. *
iki yıldır baktığım topal kargayı veterinere götürmeden önce veterinerin fikrini almak istedim. veteriner arkadaşım;
- elma kurdu, karganın fotoğrafını çekip atar misin?
+ çekemedim ben ya.
- çizsen, tam olarak neresi onu görsem?
+ tamam öyle olsun. deyip bunu attım.

bu başladı gülmeye baktım ki dalga geçiyor. bunu attım.

o kaşındı...
o kadar elit ki tüm çizimler... *
bu da benim çizimim. *
iki yıldır baktığım topal kargayı veterinere götürmeden önce veterinerin fikrini almak istedim. veteriner arkadaşım;
- elma kurdu, karganın fotoğrafını çekip atar misin?
+ çekemedim ben ya.
- çizsen, tam olarak neresi onu görsem?
+ tamam öyle olsun. deyip bunu attım.

bu başladı gülmeye baktım ki dalga geçiyor. bunu attım.

o kaşındı...
devamını gör...
mor nick alan yazarı dışlıyoruz
kampanya filan değil bu, elzem bir şey.
hadi biz öyle böyle çabaladık aldık, hepimiz aynı yeşiliz ama bu mor nickli hanımefendi nasıl sahip olmuş buna, kim vermiş, süreç ne, renk nasıl seçilmiş?
adı önemli değil bu yazarın, adı belli, sanı belli.
gün bugündür gardaşlar, crom ölüleri say!
*
hadi biz öyle böyle çabaladık aldık, hepimiz aynı yeşiliz ama bu mor nickli hanımefendi nasıl sahip olmuş buna, kim vermiş, süreç ne, renk nasıl seçilmiş?
adı önemli değil bu yazarın, adı belli, sanı belli.
gün bugündür gardaşlar, crom ölüleri say!
*
devamını gör...
tevekkül
sebeplere tevessül ettikten sonra neticesini allah'a bırakmak. kadere razı olmak. hakka güvenmek.*
devamını gör...
sigmund freud
kitapları naziler tarafından yakılıp yok edildiğinde arkadaşı ernest jones'a," şu ilerlemeye bak! orta çağda olsak direkt beni yakarlardı. şimdi en azından kitaplarımla yetiniyorlar," diyen, bardağın dolu tarafını gören bilim insanı.
devamını gör...
sözlük mağazası bahar indirimleri
olmaması gerekendir. zira ''büyük karma puan buhranı'' yaşandığında benim gibi yatırımcılar, bundan zarar görecektir. bildiğiniz üzere, yazarlar karma puanlarını hunharca harcıyor. rozetler, renkli kullanıcı adları, kişisel iletiler falan. ağustos böceği misali vur patlasın çal oynasın kafasındalar. bir yerden sonra herkes 1 karma puanın bile peşine düşmeye başlayacak. millet birbirini ezecek. işte o vakit geldiğinde, benim gibi karma puan biriktiren, zerresine bile dokunmayan yatırımcılar için fırsat kapısı açılmış olacak. karma puan tefeciliği sayesinde hayatımızı idame ettirebileceğiz. sabırsızlıkla buhran günlerinin gelişini bekliyoruz. vahşi kapitalizm sen çok yaşa!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kimine inat,
kimine umut olur insan..
olur da..
olduğunu fark etmesi uzun sürmez. olmuş ya da olmamış olması umurunda değilken, olmuş olmasının mühim bir şey olduğu konusunda ikna edilmeye çalışılır.
sanki, define bulmuş gibi etrafı, bulunan sözcüklerin istilasına uğrar. ne zaman ki düşünmek istemediği konuları görmezden gelse, hemen peşi sıra doluşur üstünü örttüğü düşünceler.
basit-önemli, kolay-zor('muş) gibi dayatılır. konuş(a)madığı her konu, düşünmez sanılır..
sanılır ki aklı evvelin biri..
sanılır ki kör..
sanılır ki sağır..
insan dile geleni gerçek,
dile getirilemeyini yok sayan,
can yaktığını varsayan canlı..
8.7.9/3.15
kimine umut olur insan..
olur da..
olduğunu fark etmesi uzun sürmez. olmuş ya da olmamış olması umurunda değilken, olmuş olmasının mühim bir şey olduğu konusunda ikna edilmeye çalışılır.
sanki, define bulmuş gibi etrafı, bulunan sözcüklerin istilasına uğrar. ne zaman ki düşünmek istemediği konuları görmezden gelse, hemen peşi sıra doluşur üstünü örttüğü düşünceler.
basit-önemli, kolay-zor('muş) gibi dayatılır. konuş(a)madığı her konu, düşünmez sanılır..
sanılır ki aklı evvelin biri..
sanılır ki kör..
sanılır ki sağır..
insan dile geleni gerçek,
dile getirilemeyini yok sayan,
can yaktığını varsayan canlı..
8.7.9/3.15
devamını gör...
kurban
yalan dostum, yine, insanlar, sahip, yobaz gibi bomba şarkılarıyla doksanlı yıllarda esip geçmiş bir rock* müzik grubudur. "yalan dostum aşk diye bir şey yok" diyerek bizi geleceğe hazırlamış o yıllarda ufaktan ufaktan.
"sen, yobaz, efendine inanmayanın canını al,
sen, düzenbaz, efendinin haramından payını al... "
........
"ölünce elbet herkese bir ev var,
ve bir kısmının manzarası ateştir" gibi ufaktan mesaj çakan şarkıları da günümüz koşullarında tekrar dinlenilesidir.
"sen, yobaz, efendine inanmayanın canını al,
sen, düzenbaz, efendinin haramından payını al... "
........
"ölünce elbet herkese bir ev var,
ve bir kısmının manzarası ateştir" gibi ufaktan mesaj çakan şarkıları da günümüz koşullarında tekrar dinlenilesidir.
devamını gör...
kadınlar camiye giremez
daha dün bu konu hakkında düşünmüştüm, camiye gitmek yasak değil ancak kadınların çok büyük bir kısmı gitmiyor, tamam kadın kısmı var camilerde ama okuduğum ünide cuma günleri dışında kadınların girmesi yasaktır yazıyordu camide ve çoğu cami böyle, çok ayrıntılı bir bilgim yok ancak, saçma geliyor bana. kadının ibadet etme özgürlüğü bile elinden alınıyor sırf erkek bireyler etkilenmesin diye mi cidden?
böyle bir din olabilir mi?
çok yazık.
böyle bir din olabilir mi?
çok yazık.
devamını gör...
müslüm gürses şarkılarında geçen acımasız sözler
her şeyi al
bana beni geri ver
bana beni geri ver
devamını gör...
jorge luis borges
jorge luis borges latin amerika’nın aymazlığı, umursamazlığı ve de belli durumlarda usanmadan gösterdiği tembelliği neticesinde gözlerden uzun süre uzak kalmış, hak ettiği değeri bir türlü bulamamış, kuzey amerika ve avrupa’da keşfedilince ünlenmiş dünya edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından biridir.
dünya diye bildiğimiz bu can çekişen gezegenin kurulduğundan beri yedi bölgesinden kan akmakta oluk oluk. ama afrika ile birlikte en çok kan kaybeden bölgesi belki de güney amerika’dır. devrimler ve darbelerle bezenmiş tarihine baktığımızda haritalarda renginin neden hala kırmızıya dönmediğini anlamadığımız güney amerika’nın ucundan sarkan arjantin dünyaya birkaç ünlü isim sunmuştur yalnızca. ernesto che guevara juan peron, diego armando maradona ve jorge luis borges.
borges dünya edebiyatında kendinden sonra gelen yazarları en çok etkileyen kişilerden biridir. borgesvari diye bir niteleme bile ortaya çıkmıştır borges’in düşsel metinleri ün kazanıp başla yazarlara yol göstermeye başlayınca, tıpkı borges’in hayran olduğu yazarlardan biri olan kafka’nın edebiyat dünyasını kafkavari terimini hediye etmiş olması gibi.
borges birçok yazardan etkilenmiş, birçok yazara hayranlık beslemiştir. h.g.wells, walt whitman, fransisco de quevedo, cervantes, franz kafka, henry james ve alfonso reyes gibi.
bu uzun liste aslında borges’in çok iyi bir yazar olmanın yanısıra çok iyi bir de okur olduğunun göstergesidir. zaten borges’in cenneti tasvir ediş şekli de bunu göstermektedir. borges’e göre cennet dopdolu bir kütüphanedir.
borges öteki soruşturmalar kitabının bir denemesinde yazarın hayatının bir noktasında dokunaklı bir durumun olması gerektiğini ve quevedo’nun böyle bir durumu yaşamadığını söyler ama kendisi yaşamıştır.
ilk dokunaklı durum; borges’in kadınları çok sevmesi, onları büyük bir şehvet duyması ama utangaçlığı yüzünden onlardan hep uzak durmasıdır. dört yıllık kısa sayılacak bir evlilikten sonra ayrıldığı eşi borges ününden pay alabilmek için onun iktidarsız olduğuna dair bir kitap bile yazmıştır. borges ise bu dört senelik dilim dışındaki zamanı çok uzun bir süre yaşayan annesi ile geçirmeyi tercih ederek insanlardan kendini belli bir yere kadar soyutlamaya çalışmıştır.
cinsellik konusunda utangaç olan borges konuşmak konusunda fazlasıyla dışa dönüktür. fikri her sorulduğunda tatmin edici cevaplar verir muhattabına ama bazen bu cevaplar onun yanlış anlaşılmasına ve siyasi olarak insanlar tarafından acımasızca eleştirilmesine neden olur.
borges’in hayatındaki ikinci dokunaklı mevzu ise körlüktür. babasından miras kalan bir hastalık sonucunda kademe kademe körleşen borges kendini bu duruma alıştırmış olduğu için çok da zorlanmaz ama kendisine kitap okuması için bazı yardımları kabul etmek zorunda kalır. bu yardımlardan birinin sahibi de benim çok sevdiğim alberto manguel’dir.
borges edebi olarak ün kazandıkça bir anlamda özgüven de kazanır ve deneme, şiir, öykü yazmaya devam eder ama asla roman yazmaz.
1986 yılında karaciğer kanserinden cenevre’de öldüğünde arkasında dev gibi bir isim ve okurlara asla yetmeyen kitaplar bırakır.
dünya diye bildiğimiz bu can çekişen gezegenin kurulduğundan beri yedi bölgesinden kan akmakta oluk oluk. ama afrika ile birlikte en çok kan kaybeden bölgesi belki de güney amerika’dır. devrimler ve darbelerle bezenmiş tarihine baktığımızda haritalarda renginin neden hala kırmızıya dönmediğini anlamadığımız güney amerika’nın ucundan sarkan arjantin dünyaya birkaç ünlü isim sunmuştur yalnızca. ernesto che guevara juan peron, diego armando maradona ve jorge luis borges.
borges dünya edebiyatında kendinden sonra gelen yazarları en çok etkileyen kişilerden biridir. borgesvari diye bir niteleme bile ortaya çıkmıştır borges’in düşsel metinleri ün kazanıp başla yazarlara yol göstermeye başlayınca, tıpkı borges’in hayran olduğu yazarlardan biri olan kafka’nın edebiyat dünyasını kafkavari terimini hediye etmiş olması gibi.
borges birçok yazardan etkilenmiş, birçok yazara hayranlık beslemiştir. h.g.wells, walt whitman, fransisco de quevedo, cervantes, franz kafka, henry james ve alfonso reyes gibi.
bu uzun liste aslında borges’in çok iyi bir yazar olmanın yanısıra çok iyi bir de okur olduğunun göstergesidir. zaten borges’in cenneti tasvir ediş şekli de bunu göstermektedir. borges’e göre cennet dopdolu bir kütüphanedir.
borges öteki soruşturmalar kitabının bir denemesinde yazarın hayatının bir noktasında dokunaklı bir durumun olması gerektiğini ve quevedo’nun böyle bir durumu yaşamadığını söyler ama kendisi yaşamıştır.
ilk dokunaklı durum; borges’in kadınları çok sevmesi, onları büyük bir şehvet duyması ama utangaçlığı yüzünden onlardan hep uzak durmasıdır. dört yıllık kısa sayılacak bir evlilikten sonra ayrıldığı eşi borges ününden pay alabilmek için onun iktidarsız olduğuna dair bir kitap bile yazmıştır. borges ise bu dört senelik dilim dışındaki zamanı çok uzun bir süre yaşayan annesi ile geçirmeyi tercih ederek insanlardan kendini belli bir yere kadar soyutlamaya çalışmıştır.
cinsellik konusunda utangaç olan borges konuşmak konusunda fazlasıyla dışa dönüktür. fikri her sorulduğunda tatmin edici cevaplar verir muhattabına ama bazen bu cevaplar onun yanlış anlaşılmasına ve siyasi olarak insanlar tarafından acımasızca eleştirilmesine neden olur.
borges’in hayatındaki ikinci dokunaklı mevzu ise körlüktür. babasından miras kalan bir hastalık sonucunda kademe kademe körleşen borges kendini bu duruma alıştırmış olduğu için çok da zorlanmaz ama kendisine kitap okuması için bazı yardımları kabul etmek zorunda kalır. bu yardımlardan birinin sahibi de benim çok sevdiğim alberto manguel’dir.
borges edebi olarak ün kazandıkça bir anlamda özgüven de kazanır ve deneme, şiir, öykü yazmaya devam eder ama asla roman yazmaz.
1986 yılında karaciğer kanserinden cenevre’de öldüğünde arkasında dev gibi bir isim ve okurlara asla yetmeyen kitaplar bırakır.
devamını gör...
buckethead
1969 yılında disneyland yakınlarında bir kasabada doğdu ve bir şeytan tarafından yönetilen tavuk kümesinde yetiştirildi. burada saman ipliklerini bir gitar teli gibi nasıl manipüle edeceğini öğrendi. insan topluluğuna yerleşmek için cesaretini topladıktan sonra, maskesiyle birlikte bir de kentucky fried chicken [kfc] kovası takmaya başladı. bu sayede manevi kardeşlerinin ruhani gücünü müziğine yansıtabilecekti. bu kovanın üzerinde "cenaze" yazıyordu.
hiç kimse buckethead'in tam olarak kaç eseri olduğunu bilmez. buckedhead hakkında sahip olduğumuz çoğu bilgi dolaylı yoldan elde edilmiştir. ancak şu bilgiyi yayınladığı eserlerin sıklığı ve kalitesi ile ifade edebiliriz: inanılmaz düzeyde üretken ve çalışkan bir müzisyendir.
kalp hastalığı olmasına rağmen yorucu turneler yapmıştır. birlikte müzik yaptığı ünlü sanatçılar tarafından övgü ile bahsedilir. konserlerinde hayranlarına koca bir torba dolusu oyuncak hediye eder. hayranları ile olan bağı beni her zaman etkilemiştir.
pek çok insan tarafından tüm zamanların en iyi gitaristi olarak görülür. teknik ve duyguyu, bir enstrüman üzerinde bu denli odaklı bir şekilde sentezlemiş çok az müzisyen vardır. buckethead'in müziğinde, içinde yaşadığımız dünyanın eleştirisini, ailesini kaybetmiş birinin karamsar düşlerini, varoluş krizlerini ve hayallerini dinleyebilirsiniz.
hiç kimse buckethead'in tam olarak kaç eseri olduğunu bilmez. buckedhead hakkında sahip olduğumuz çoğu bilgi dolaylı yoldan elde edilmiştir. ancak şu bilgiyi yayınladığı eserlerin sıklığı ve kalitesi ile ifade edebiliriz: inanılmaz düzeyde üretken ve çalışkan bir müzisyendir.
kalp hastalığı olmasına rağmen yorucu turneler yapmıştır. birlikte müzik yaptığı ünlü sanatçılar tarafından övgü ile bahsedilir. konserlerinde hayranlarına koca bir torba dolusu oyuncak hediye eder. hayranları ile olan bağı beni her zaman etkilemiştir.
pek çok insan tarafından tüm zamanların en iyi gitaristi olarak görülür. teknik ve duyguyu, bir enstrüman üzerinde bu denli odaklı bir şekilde sentezlemiş çok az müzisyen vardır. buckethead'in müziğinde, içinde yaşadığımız dünyanın eleştirisini, ailesini kaybetmiş birinin karamsar düşlerini, varoluş krizlerini ve hayallerini dinleyebilirsiniz.
devamını gör...
18 yaşında ölmek
18 "yaşadım" demek için çok erken bir yaş.
yaşamadım, ölene değin de yaşadım saymayacağım. belki yarın ölürüm bilmiyorum ama 18... çok erken. hiç görmediğim sokaklar, hiç binmediğim metrolar, hiç gezmediğim ülkeler, hiç yemediğim yemekler var. henüz kendi maaşımı da kazanmadım. onu gömmedim keyfimce.
yazıyla on sekiz, çok, çok erken.
yaşamadım, ölene değin de yaşadım saymayacağım. belki yarın ölürüm bilmiyorum ama 18... çok erken. hiç görmediğim sokaklar, hiç binmediğim metrolar, hiç gezmediğim ülkeler, hiç yemediğim yemekler var. henüz kendi maaşımı da kazanmadım. onu gömmedim keyfimce.
yazıyla on sekiz, çok, çok erken.
devamını gör...
tüm gününü normal sözlük’te geçirmek
telefonda ve pc de hep açık. ara ara bakıyorum tüm gün boyunca.
devamını gör...

