ankara'da öz kızını hamile bırakan babanın evinin köylüler tarafından ateşe verilmesi
olay başlı başına canımı sıkmış olsa da, asıl dikkatimi çeken "ancak kürtaj için hamilelikte yasal sürenin aşılması nedeniyle bebeği aldıramayan h.a." kısmı oldu. işin tıbbi boyutunu bilemiyorum ama bu kızcağızı o bebeği doğurmak zorunda bırakacaksa vay bu ülkenin adaletinin haline.
midem bulanıyor artık.
midem bulanıyor artık.
devamını gör...
evlat acısı
anneyi ya da babayı içten içe eritir. köz olur ama küle dönmez.
devamını gör...
normal sözlük kimse seni takmıyor bildirimi
hayattan engel yediğim yetmediği gibi sözlükten de engellendim galiba.. kimse görmüyor... bir bildirim bile yok anlıyor musun?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
tuhaf bir insanım...
tüm tuhaflığım bir abide gibi. böyle kaskatı, keskin, dikenli tel gibi... kimsenin yaklaşması mümkün değil.
mutlu olmak yerine, insanların mutsuzluğunu toplayıp kendime pay çıkarıyorum. bu durum şundan kaynaklı olabilir mi diye düşünüyorum hep.
bahsedilen şu; birinin mutsuzluğunu, derdini öğrendiğin zaman; yarasını keşfettiğin zaman; ortak bir payda bulduğun zaman derdini hafifletirsin. derdini hafifletirken kendine yük etmiyor musun aslında? kimin umurunda ki? tükenip tükenip bir hiç olmak istiyorum.
mutlulukları paylaşmak karşısında ne hissediyorum peki? bu noktada hissizim. güzel gibi, sıkıcı gibi. biri mutlu; ama mevzubahis biri sen değilsin. dinliyorsun, gülüyorsun, öyle miydi diyorsun. gerçekten öyle mi?
olmuyorsa zorlama. olmuyorsa zorlama. olmuyorsa zorlama. bu zamana kadar hep bir şeyleri zorladım. bundan sonra zorlamayacağım. mutlu olmaya zorlamayacağım. mutsuz olmaya da zorlamayacağım. sevmek için de zorlamayacağım.
burada duraksıyorum. sevmeye, daha doğrusu sevilmeye ihtiyacımız olduğu muhakkak. çiçeklenmek mümkün. en çok gözlerimin gülmesini seviyorum. nasıl mı oluyor? sevince... sonuçta sevildiğimi, en önemlisi "ne kadar" sevildiğimi hiçbir zaman bilemedim. sadece güzel sevdim. bunu hep bildim.
işte bundan sonra kendimi, sevmek için de zorlamayacağım. beklentisiz bir hayat sundum kendime. belki biraz bencilce. böyle olması gerekiyor.
he şu da var: açık bir kapı hep var. yeter ki elinde bir kalem, bir taş, bir tebeşir veyahut parmağınla çizebildiğin hayali bir çizgi olsun. o kapı her türlü çizilir ve her türlü açık bırakılır.
yine bir gün çok saçmaladım. daldan dala atlamalı bi karalama defteri oldu. karalama defterinin özelliği de o değil mi canım... allaa allaa. *
tüm tuhaflığım bir abide gibi. böyle kaskatı, keskin, dikenli tel gibi... kimsenin yaklaşması mümkün değil.
mutlu olmak yerine, insanların mutsuzluğunu toplayıp kendime pay çıkarıyorum. bu durum şundan kaynaklı olabilir mi diye düşünüyorum hep.
bahsedilen şu; birinin mutsuzluğunu, derdini öğrendiğin zaman; yarasını keşfettiğin zaman; ortak bir payda bulduğun zaman derdini hafifletirsin. derdini hafifletirken kendine yük etmiyor musun aslında? kimin umurunda ki? tükenip tükenip bir hiç olmak istiyorum.
mutlulukları paylaşmak karşısında ne hissediyorum peki? bu noktada hissizim. güzel gibi, sıkıcı gibi. biri mutlu; ama mevzubahis biri sen değilsin. dinliyorsun, gülüyorsun, öyle miydi diyorsun. gerçekten öyle mi?
olmuyorsa zorlama. olmuyorsa zorlama. olmuyorsa zorlama. bu zamana kadar hep bir şeyleri zorladım. bundan sonra zorlamayacağım. mutlu olmaya zorlamayacağım. mutsuz olmaya da zorlamayacağım. sevmek için de zorlamayacağım.
burada duraksıyorum. sevmeye, daha doğrusu sevilmeye ihtiyacımız olduğu muhakkak. çiçeklenmek mümkün. en çok gözlerimin gülmesini seviyorum. nasıl mı oluyor? sevince... sonuçta sevildiğimi, en önemlisi "ne kadar" sevildiğimi hiçbir zaman bilemedim. sadece güzel sevdim. bunu hep bildim.
işte bundan sonra kendimi, sevmek için de zorlamayacağım. beklentisiz bir hayat sundum kendime. belki biraz bencilce. böyle olması gerekiyor.
he şu da var: açık bir kapı hep var. yeter ki elinde bir kalem, bir taş, bir tebeşir veyahut parmağınla çizebildiğin hayali bir çizgi olsun. o kapı her türlü çizilir ve her türlü açık bırakılır.
yine bir gün çok saçmaladım. daldan dala atlamalı bi karalama defteri oldu. karalama defterinin özelliği de o değil mi canım... allaa allaa. *
devamını gör...
rehberde babayı kaydetme şekli
bazen baba bazen babam bazen siliyorum numarasını. değişiyor yani.
devamını gör...
sanal kopyada yakalananlar
salgın nedeniyle sınavlarını internet ortamına taşıyan anadolu üniversitesi açık öğretim fakültesi’nde 892 öğrencinin kopya çektiği tespit edildi. kopya için telegram ve zoom kullanılmış. üniversite'nin sanal kopyayı tespit için özel bir sistem kurduğu belirtildi. yapılan duyuruda “892 öğrencinin ilgili dersi geçersiz sayılmış olup sınava giren öğrencilerimiz hakkında değerlendirmeler devam etmektedir” denildi.
bu öğrencilerde yaratıcılık bitmez. yeni yöntemler geliştirirler, merak etmeyin.
bu öğrencilerde yaratıcılık bitmez. yeni yöntemler geliştirirler, merak etmeyin.
devamını gör...
en kötü ne olabilir motivasyonu
başıma açılan dertlerin anası olsada akıllanmayıp düşeceğim durumdur. bir şeylerin artık olabilmesi için gerekli olan gözü karalıktır.
devamını gör...
sosyal güvencesi olmayan kadına aylık 325 lira yardım yapılması
haber buram buram yandaşlık ve yağ kokuyor. ilk satırını okurken insan sinirlenmek ve tiksinmek arasında gidip geliyor. haberde geçen bir metin aynen şöyle: "bu ödeme karşılıksız yapılıyor. kadınlara yönelik devlet yardım eli uzatılıyor." vallahi pes.
görende kadınlara 2500 tl ödeme yapılıyor, kadınlar kimseye muhtaç olmadan, ay sonunu getiriyor sanır.
iktidarda chp olsa idi, metin şöyle olurdu: "halka reva görülen para 650 tl. cehape zihniyeti refah içinde yüzerken, muhtaç kadınları sefalet içinde bırakıyor"
görende kadınlara 2500 tl ödeme yapılıyor, kadınlar kimseye muhtaç olmadan, ay sonunu getiriyor sanır.
iktidarda chp olsa idi, metin şöyle olurdu: "halka reva görülen para 650 tl. cehape zihniyeti refah içinde yüzerken, muhtaç kadınları sefalet içinde bırakıyor"
devamını gör...
tanrıya söylenmek istenen tek kelime
bon jovi'den gelsin o zaman
hey god hey god do you really think about me?
edit:tek kelime bulamadim.
hey god hey god do you really think about me?
edit:tek kelime bulamadim.
devamını gör...
konusu açıldığında strese sokan şeyler
sınav.
kaç kilo olduğum.
dini ve siyasi görüşüm.
türkiye.
kaç kilo olduğum.
dini ve siyasi görüşüm.
türkiye.
devamını gör...
sinirlendiğinde çok kırıcı olabilen insan
kontrol sorunu olan insan, görünce koşarak uzaklaştığım. bir insan neyi nerede konuşacağını bilemeyebilir, bu zamanla öğrenilir. kırıcı oluyorsan karşındakine saygını bir anlığına da olsa yitirmişsin demektir. bu yüzdendir ki kızdırmak, yeni tanışılan insanı tanımak için etkili bir yol. seçtiği kelimelerle cillop gibi karakter analizi yapılıyor. çok zevkli.
devamını gör...
nedir bu kadar zor olan sorusu
güvenmek. güvenmediğin bir insanın yaptığı hiç bir şey yıpratamaz. ama sevdiğin güvendiğin bir insanın en ufak hatası bile canınızı çok yakar. o yüzden en çok sevdiklerimize küseriz. o yapmaz dediğimiz kim varsa önce onlar yapıyor. kırıla kırıla güven kalmadı.
devamını gör...
uzaktan arkadaş edinmek
dijital dünyanın en tatlı nimeti.
insanın yazdıkları ile kendini bıraktığı sanal cemaatlerde onda kendini gören, iletişime geçen ile başlayan, kimim kime şifa olduğu birbirine karışan, kişilerin değerlerinin mesafeyi belirlediği, içine güven ve samimiyetle doldurulunca tadından yenmeyen arkadaşlık.
insanın yazdıkları ile kendini bıraktığı sanal cemaatlerde onda kendini gören, iletişime geçen ile başlayan, kimim kime şifa olduğu birbirine karışan, kişilerin değerlerinin mesafeyi belirlediği, içine güven ve samimiyetle doldurulunca tadından yenmeyen arkadaşlık.
devamını gör...
banıçiçek
herkesin bildiği dede korkut hikayelerindeki bamsı beyrek'in beşik kertmesidir. oğuz boylarında kadının yerini, önemini ve gücünü anlatan, örnekleyen ve kadınların eşit haklara sahip olduğunu gösteren en önemli karakterdir.
banı/banu kelimesi fars kökenlidir ve "hanım" anlamına gelmektedir yani bir çeşit unvandır. ismin diğer bir yarısını oluşturan "çeçek" kelimesinin ise türk-moğol kültüründe önemli bir yeri vardır. orhun ve yenisey yazıtlarında geçen bu kelime güzellik, alımlılık anlamı taşır; bir de banı/banu yanına eklenince "güzel hanım" ya da "kral hanımı" anlamlarını oluşturur. çiçeğe bandırılmış anlamına da gelir.
banı/banu kelimesi fars kökenlidir ve "hanım" anlamına gelmektedir yani bir çeşit unvandır. ismin diğer bir yarısını oluşturan "çeçek" kelimesinin ise türk-moğol kültüründe önemli bir yeri vardır. orhun ve yenisey yazıtlarında geçen bu kelime güzellik, alımlılık anlamı taşır; bir de banı/banu yanına eklenince "güzel hanım" ya da "kral hanımı" anlamlarını oluşturur. çiçeğe bandırılmış anlamına da gelir.
devamını gör...
mazdekizm
zerdüştîliğin eski iran inanç ve gelenekleriyle karışmasından oluşan din.
devamını gör...
10 dakikada sıradan vatandaşına 15 usd kaybettiren ülke
boşverin efendim keyif çayınızı için*.
düşünün ki böyle basit bir işlemde bile 15 dolar para yok oluyor.
geçilmeyen köprülerin, gidilmeyen hastanelerin borcu hep döviz üzerinden ödeniyor.
ne kadar çok kayıptayız.
düşünün ki böyle basit bir işlemde bile 15 dolar para yok oluyor.
geçilmeyen köprülerin, gidilmeyen hastanelerin borcu hep döviz üzerinden ödeniyor.
ne kadar çok kayıptayız.
devamını gör...
avrupalılar o kadar keşif ve buluş yaparken doğulular ne yapıyordu sorunsalı
dünyada güçte gece ve gündüz gibi birilerinin ellerine dönüp dolaşır, biz zirveye çıktık, zirve rehavet verdi düştük. şimdide onlar zirvede.
coğrafi keşiflere gelirsek:
onlar giderken biz dönüyorduk, yerli kaynak sevmeyebilirsiniz diye yapıcı bir video'yu kaynak olarak veriyorum birazcık araştırırsanız kimin nereleri ilk bulduğunu anlarsınız, kompleksleriniz var ise ayrı.
neden keşfettiği yerlere koloni kurmamış sorusu daha doğru olur, ve tartışılabilir videoda ona karşı bir görüş sunmuş.
coğrafi keşiflere gelirsek:
onlar giderken biz dönüyorduk, yerli kaynak sevmeyebilirsiniz diye yapıcı bir video'yu kaynak olarak veriyorum birazcık araştırırsanız kimin nereleri ilk bulduğunu anlarsınız, kompleksleriniz var ise ayrı.
neden keşfettiği yerlere koloni kurmamış sorusu daha doğru olur, ve tartışılabilir videoda ona karşı bir görüş sunmuş.
devamını gör...




