salak mısın cemile
devamını gör...

savaşın insan üzerinde bıraktığı kötü ve kalıcı etkileri gözler önüne seren duygusal bir film.
devamını gör...

leonardo da vinci'nin en kült eseridir. bu kadar ünlü olmasının en önemli nedeni louvre müzesinden çalınmış olmasıdır. 2 yıl boyunca vincenzo peruggia'nın paris'te kaldığı eski otel odasındaki yatağının altındaki sandıkta beklemiştir. bu kişi aslında başka bir resmi çalmak için girdiği müzede, mona lisa'yla karşılaşınca resme karşı bir çekim oluşmuş ve diğer resimden vazgeçip mona lisa'yı çalmıştır. çalındığı süre boyunca hakkında o kadar çok konuşuldu ki, sakız paketlerinin üstünde bile artık mona lisa'nın resmi vardı. günümüzde de reprodüksiyonunun en çok yapıldığı eser olarak bilinir. çalınmasına dair o kadar çok söylenti vardı ki, pablo picasso'yu bile gözaltına almışlardı. ressamı mona lisa'yı çalmakla suçlamışlardı.
leonardo da vinci'nin yaklaşık 4 yıl boyunca bu eser için çalıştığı bilinenler arasında. kimisi leonardo'nun kendi otoportesini yaptığını iddia eder.
dadaizmin babası marcel duchamp ''bıyıklı mona lisa'' adlı eseri yapmıştır.
mona lisa'nın kayıp olduğu yıllarda yerine raffaello'nun bir resmi asıldı.
günde yaklaşık 25 bin kişi bu tabloyu görmek için louvre müzesi'ni ziyaret ediyor.
devamını gör...

- ben tanrıya inanmıyorum. ya da başka deyişle ateistim.

- nasıl yani ? neye inanıyorsun peki ?

- yani tanrı demekle allahı kastedmiyorum. kavramsal olarak bir yaratıcıya inanmıyorum.

- neye inanıyorsun yani ?

- bir şeye inanmama hakkımı kullanıyorum.

- peki sen nasıl ibadet ediyorsun ? ateistler nasıl ibadet eder? nasıl bir şeydir ateistlik ?

- ..............................................
devamını gör...

bizi aşan çizgi filmlerdi çünkü. küçükken yalnızca olay örgüsünü anlıyorduk ve çok da sağlam hikayelerdi. dönüp tekrar seyrettiğimde ne kadar anlamlı mesajlar içeren yapımlar olduğunu görüyorum. çocuklara hitap ettiği için yüzeysel tutulmamışlar, aksine daha büyük bir çaba harcanmış.

şimdiki çizgi filmlerin öğretme çabası çok açık. renkleri, sayıları, yani bir çocuğun zaten okulda ve evde öğreneceği nitel/nicel unsurları öğretmeye çalışıyorlar. fazla basit ve fazla anlaşılır. "büyük ekmek hangisi pepe? kırmızı olan hangisi?" gibi soruların cevaplanabilmesi sanki bir çocuğun hayatta bilmesi gereken tek şeymiş gibi yansıtılıyor.

doğru ve yanlış arasındaki farkı bile yansıtma biçimleri çok sığ. ders almak dediğimiz şeyin ciddiyetini alıp götürüyor ve "oyuncağımı kırdığı için kardeşime kızmamalıydım anneciğim" kadar basitleştiriyor. hâlbuki bizim çizgi filmlerimizde ders alınacaksa o karakter tüm bölüm boyunca zorlu maceralar atlatır, bolca yanlış yapar ve çıkardığı ders de epey hakikatli olurdu. cümlelerle ifade etmesine gerek kalmazdı çünkü biz çoktan onunla empati kurmuş olurduk.
devamını gör...

ben şunu bırakayım da sen mesajı alırsın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

konya'da dün akşam saatlerinde 10 yaşındaki oğlunu boğarak öldürüp, kendisini polise şikayet eden cani baba. gerçi baba demeye dilim varmıyor ama neyse...


konya'da dün akşam saatlerinde 10 yaşındaki oğlunu boğarak öldürüp, kendisini polise şikayet eden cani babanın ifadesi ortaya çıktı. cinayeti 2 haftadır planlandığını söyleyen cani, 'insan ne kadar yaşarsa o kadar günahkar oluyor. günaha girmesin diye öldürdüm. öpüp özür diledim, ellerimde can çekişti' ifadeleri pes dedirtti.


kaynak: www.haberler.com/oglunu-bog...
devamını gör...

ve onunda sizi yasarken öldürmesi...
devamını gör...

mükemmel bir içecektir.

evde yapılabilir ama birazcık zordur. babam zamanında çok güzel limonata yaparmış bu sebeple ona püf noktasını sormuştum o da limonun kabuklarını da karışıma eklemek gerektiğini söyledi.

ha şunu da söyleyeyim ki eğer marketten limonata adı altında satın alınan şeylerden alıyorsanız, vazgeçiniz. o içtiğiniz limonata gerçek limonata değil çünkü.

hatta kendim uyguladığım evde yapım tarifini de vereyim:


malzemeler:

4 adet limon

1 litre soğuk su

2 çorba kaşığı şeker (böyle yapınca biraz ekşimsi bir tadı oluyor limonatanın, bu sebeple şeker isteğe bağlı olarak artırılabilir veya azaltılabilir.)

yapılışı:

öncelikle limonlarımızı iyice yıkıyoruz ve bir limon sıkacağında sıkıyoruz, ardından süzüyoruz. limon suyu posalardan ayrılmış olmalı.

bu sıvıyı sürahiye döküyoruz.

üzerine suyumuzu ekliyoruz.

daha sonra limonlarımızın kabuklarını büyük bir şekilde rendeliyoruz.

bu rendelenmiş limon kabuklarını da sürahimize ekliyoruz.

karışımı buzdolabına koyuyoruz ve iki saat bekletiyoruz.

iki saatten sonra ister bir süzgeç yardımıyla bardaklara doldururken süzün isterseniz de komple hepsini süzün.

limonatamız hazır.

afiyet olsun.
devamını gör...

bir aydır okumaya çalışıyorum, paslanmışiz işten güçten
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eski şarkılar ne güzeldi

devamını gör...

"oy versek neden oy verdin.","oy versek neden fav vermedin","oy ve fav versek sapıksın mısın " çok değişik bir insan tipi mevcut. anlamaya çalışıyorum anlayamıyorum.

edit:kankacilik lobisini devrediyorum. ciddi alıcılar dm.*
devamını gör...

radyonun işleyişine ters midir bilmem ama interaktif bir şekilde bizim de yorumlarımızı anlık görebileceğiniz bir platformdan sesimiz duyulsun isteriz. radyo programının kilitlenme veya tıkanma durumu da olmaz diye düşündüğümdür.
devamını gör...

2004 yapımı dram, komedi, suç, türlerinde güney kore filmidir. başrollerinde jun jihyun ve jang hyuk oynamaktadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

my sassy girl (2001) ' den bahsettikten sonra bu filmden bahsetmezsem olmazdı. çünkü iki film birbiriyle bağlantılı. öncesinde konusundan biraz bahsedersem kyung * suçluları yakalamak için çok hevesli olan yeni yetme bir polis memuresidir. izinli olduğu bir gün sokaktan gelen sese yönelir ve bir gasp olduğunu duyar. hemen gaspçının peşine düşer lâkin yanlış adamı yakalar. yakaladığı myung woo'dur. geç olmadan myung woo'yu serbest bırakır ama ondan çok hoşlanmıştır. özür dilemez, üstüne üstlük adamla yakınlaşabilmek adına kelepçeyi adamın koluna geçiriverir. ama o da ne, kelepçenin anahtarı ortada yoktur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


burdan sonra yazacaklarım spoiler içerecek bilginiz olsun.


yeo kyung jin, çılgın, güzel ve bir o kadar da hırçın bir kızdır. devamlı bir macera arayışındadır. myung woo ile tanıştıktan sonra onu da bu maceralara sürükler. vaktinde bir de kendisine tıpatıp benzeyen bi ikiz kardeşi vardır ama kişilikleri tam terstir. kyung, pianonun beyaz tuşları ise ikizi siyah tuşlarıdır. kimse onları ayırt edemediği için bu durumu fırsata çevirirler. siyah tuş, beyaz tuşu sınavlarına sokar. beyaz tuş da bir gün piano dersine siyah tuşu gönderir ancak siyah tuş yolda geçirdiği bir kaza sonucu vefat eder. beyaz tuş ise bu durumdan hep kendini suçlar. siyah tuşun hayali polis olmak ve suçları yok etmektir. bu hayali onun yerine beyaz tuş getirecektir.

myung woo, kız lisesinde fizik öğretmenidir. örnek vatandastır. rüzgâra aşık bi adamdır. bu aşkı kyung'a da aşılar. öldükten sonra rüzgâr olarak yeniden doğmak istemektedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


filmin ilk kısımlarında gayet güzel eğlenirken bi anda işlerin sarpa sarıp her şey nasıl bu hâle geldi neler oldu derken gözyaşınız yanağınızdan süzülüvermiş. öyle bir film.

kadının oyunculuğuna söyleyecek söz bulamıyorum zaten her dizide veya filmde şaşırtmaya devam ediyor. tiyatro oyuncusu gibi mübarek.

filmden birkaç güzel sevdiğim sahneyi de bırakıyorum buraya.

filmin intihar sahnesi ile başlaması.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

lisede birbirlerinden habersiz çekilen fotoğraf
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yapma kızım böyle hareketler yanarsın*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kitabın arasındaki resimler
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

aksiyonu da unutmamaları
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ve rüzgârı filmin başından sonuna kadar seyirciyi sıkmadan yerleştirmeleri (hint filmleri gibi değildi şükür)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gelelim my sassy girl ile olan bağlantısına. filmin sonunda başrol erkek ölüyor ve kız aradan belli zaman geçtikten sonra tren istasyonunda my sassy girl'deki kyun woo ( yani choi taehyun) ile karşılaşıyor. aynı şekilde kızı trenden kurtarıyor. her iki filmde de jun jihyun oynuyor ve her ikisinde de erkek arkadaşı vefat etmiş ve bunu atlatmaya çalışırken kyun woo ile aynı istasyonda karşılaması bana senaristin sanki "bu filmin sonu kötü bitti yaw bari my sassy girl'e bağlayalım mutlu son gibi olsun hihi" demiş gibi geldi.

velhasıl kelam film bir çok duyguyu barındırıyor böyle filmleri bulmak zor bu yüzden ilk fırsatta izleyin diyorum efenim. şimdiden izleyeceklere iyi seyirler dilerim *
devamını gör...

ileri olmak bakılan yönle alakalıdır. yönü ters olanın ileri anlayışı da ters olur.
devamını gör...

galata kulesi'ne hilti ile giren adamlardan ne beklenir ki. şile kalesi'ni restore edeyim derken sünger bob'a benzetenler de bunlar değil miydi zaten.
devamını gör...

latin (a), yunan (alpha), kiril (a), arap (elif), ibrani (alef) gibi en çok bilinen alfabelerin ilk harfidir.
devamını gör...

bir kişi vardı. üniversite hayatım boyunca 1 kez muhabbet ettik.

o da ilk gündü. okulda tanıştığım ilk kişiydi... görüşürüz falan diyerek ayrılmıştık. kaç yıl geçti görüşemedik
devamını gör...

labeo rohita. bir balık bu. güney asya nehirlerinin endemiği bir hint sazanı türü ve hint mitolojisinin kutsal balığı, tanrıça ganga'nın kayığı diyebiliriz.

nehir tanrıçası, ganga, hint mitolojisinde kimi zaman bir nilüfer ile beyaz bir taç giyen, ellerinde bir su çömleği tutan ve evcil hayvanı timsahının üzerinde güzel bir kadın olarak betimlenir. kutsal ganj nehri'nin kişiselleştirilmiş halidir de aynı zamanda.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

1650-1675 yıllarına ait ama yapan sanatçı belli olmayan bir görselde ise ganga farklı tasvir edilmiş. resimde ganga, vahanasının yani aracının; muazzam büyüklükteki bir rohunun üzerindedir. ganj ve diğer kuzey hindistan nehirlerine özgü ince burunlu iki timsah (gharial) ve benzer şekilde suyla ilişkilendirilen ve genellikle hint resminde bir deniz hayvanı olarak gösterilen küçük bir fil de kompozisyona dahil edilmiş.
ganga, beyaz giysili. bir elinde kutsal nehir suyuyla dolu bir tası diğer elinde ise ve saflığın ve bolluğun sembolü olan bir nilüfer çiçeğini tutar. resmin arka planında beyaz ak balıkçıllar ve diğer su kuşları muson bulutlarının üzerinde süzülüyorlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

balık hem form hem de içerik bakımından tanrıça’nın rahminden doğuşu yani temel dişil enerjiyi temsil eder. bu nedenledir ki bir çok resimde rohu ile birlikte tasvir edilmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


rohu balığı hakkında kısa bir bilgi: gümüş renkli rohu, aynı zamanda "rui", "ruee" veya "tapra" olarak da bilinir. yaklaşık 45 kg ağırlığındadır, boyu 1-2 metreyi bulabilir ve üzerinde 7 tane yüzgeci vardır. sadece hindistan nehirlerinde değil pakistan, hindistan, bangladeş, myanmar ve nepal nehirlerinde de yaşar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cadı diye yakıldıkları, insan yerine konmadıkları için filozof olmaya vakit kalmamış ne yazık ki. kaçınızın babaannesi ilkokuldan sonrasını okudu? kadın ve erkeklere verilen eşit eğitimin tarihi* çok yakın bir zamana dayanıyor. eski dönemde bir kadın olarak yaşamaktansa ölmeyi yeğlerdim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim