yağmur yağdığında kaçmak vs yağmurda bilerek ıslanmak
asit yağmuru değilse kaçmadığımdır. sabun muyum alüminyum neden kaçayım? (bkz: iğrenç espriler)
devamını gör...
kadın şair olmaması sorunsalı
ve sapfo, leyla saz, hatice nakiye hanım, halide edip adıvar, nilgün marmara, gülten akın, anna ahmatova, emily dickinson, emine ışınsu, lale müldür, didem madak, sylvia plath mezarlarından bal-ı leblerini uzatıp hep birlikte: kalbim kırıldı kalbim kırıldı. pepe bana hiç inanmadı, şarkısını söylemeye başladılar. ismini hatra getiremediğim tüm diğer kadın şairlerimizden özür dileyerek...
devamını gör...
ölmedim ama hafif sürünüyorum (yazar)
tanımlarını büyük bir keyifle ve çoğuna sonuna kadar hak vererek okurken nasıl olur da nickaltı girmem şu an hayretler içerisinde ekrana bakıyorum sevgili yazarlar. hatta emin olabilmek için başlık altında 2-3 kez nick'imi aradım lakin yok, bulamadım.
ölmedim ama hafif sürünüyorum, düşüncelerini en doğru kelimelerle, öz ve anlaşılır dile getiriyor. bu yüzden de insan okurken hiç sıkılmıyor hatta farklı pencereden bakma keyfine varıyor çoğu zaman. anlatmayı istediği düşüncelerini pürüzsüz aktarmasının fazla kitap okumasından, daha doğrusu kitap okumayı sevmesinden kaynaklandığını düşünüyorum.
tanımları bol olsun, keyifli sözlükler dilerim.
ölmedim ama hafif sürünüyorum, düşüncelerini en doğru kelimelerle, öz ve anlaşılır dile getiriyor. bu yüzden de insan okurken hiç sıkılmıyor hatta farklı pencereden bakma keyfine varıyor çoğu zaman. anlatmayı istediği düşüncelerini pürüzsüz aktarmasının fazla kitap okumasından, daha doğrusu kitap okumayı sevmesinden kaynaklandığını düşünüyorum.
tanımları bol olsun, keyifli sözlükler dilerim.
devamını gör...
cinci hoca (yazar)
son 3 haftadır eve her girişimde üzerime bir ağırlık çöküyordu, başım dönüyor, gaipten sesler duyuyordum. danıştım kendisine, "kutsal metinler aşkına, evinizi doğu roma prenses ruhları basmış!" dedi. hiç tedirgin olmadım. neden? çünkü cinci hoca'mız var; söz verdi, haftaya çarşamba * gelip evimde ayin yapacak.
doğu roma'nın ruhu aşkına, yarebbülalemin kurtaracak bizi bu ruhlardan.
••
nicki sebebiyle daha çook şakacıklı söylemlere maruz kalacak olan minnoş yazar. saygılar efendim, klavyenize zeval gelmesin. * *
doğu roma'nın ruhu aşkına, yarebbülalemin kurtaracak bizi bu ruhlardan.
••
nicki sebebiyle daha çook şakacıklı söylemlere maruz kalacak olan minnoş yazar. saygılar efendim, klavyenize zeval gelmesin. * *
devamını gör...
kekremsi bir tat denince akla gelen ilk şey
sanki şu pasta yapmak için satılan hazır keklerin arasına labne peynir sürülmüş gibi. değişik.
ayrıca herkesin kafasında başka bir şey oluşmuş ya* işbu daha çok değişik.
ayrıca herkesin kafasında başka bir şey oluşmuş ya* işbu daha çok değişik.
devamını gör...
güne bir söz bırak
dönüp duran bir çark
akıp giden bir zaman..
yine, yeniden bir sabah
"günaydın yaşamak.."
nazım hikmet
akıp giden bir zaman..
yine, yeniden bir sabah
"günaydın yaşamak.."
nazım hikmet
devamını gör...
1.88 boyunda göbeksiz sakalsız beyaz tenli erkek
türkiye şartlarında ulaşılması, bulunması neredeyse imkansız olan erkektir.
boydan tutsa sakaldan gider.
göbeksiz olsa esmer çıkar bu sefer.
gerçekten zevkli bir kadın olmak erkeksizlik işkencesiyle sona eriyor.
boydan tutsa sakaldan gider.
göbeksiz olsa esmer çıkar bu sefer.
gerçekten zevkli bir kadın olmak erkeksizlik işkencesiyle sona eriyor.
devamını gör...
6 mayıs 1972
gencecik insanları astılar, sanki bir babanın evladı değilmiş gibi.
ahmet arif'in dediği gibi "bahçeleriniz bahar görmesin."
..
cemil gezmiş, deniz'in babası.
hıdır inan, hüseyin'in babası.
beşir aslan, yusuf'un babası.
üçü de bir ara boşanacak gibi oluyor, sonra oğullarıyla yaptıkları son görüşmelerini düşünüp, metin olmaya çalışıyorlardı.
üçü de bir ara bozulacak gibi oluyor, oğullarının yargılandıkları günleri düşünüyor, netleşiyorlardı.
üçü de bir ara kahredecek gibi oluyor, geçmiş günlerin anılarıyla kahırlarını dindiriyorlardı.
ölüm ve ayrılık duygusu, bu niteliğiyle, kendi tesellisini de getiriyordu. yapılacak tek şey onların ölmediğini düşünmekti.
üç baba da bunu yaptılar..
..
6 mayıs sabahı gök sancılanırken, saat 04.00 sıralarında görevliler deniz'in babasını almaya geldiler. onların gelişleri, o ana kadar, deniz'in babasının yüreğindeki soyut titreyişleri; soyut titreyişler halindeki düşleri bir anda donuklaştırdı.
ondan sağ olarak aldıklarını, ona cansız olarak vereceklerdi..
o ana kadar onun saymadıkları şey, artık onundu.
..
sonra karşıyaka mezarlığı'na geldiler.
hıdır inan, oğlunu görmek istediğini söyledi. müdür beyin izniyle, yanına 3-5 polis verilerek oğlunun olduğu bölüme gönderildi.
deniz, yusuf ve hüseyin yıkanılmak üzere yan yana uzatılmışlardı. üzerleri örtülüydü, fakat deniz uzun boyuyla belliydi. hıdır inan sırayla üçünün de yüzünü açtı ve birer birer alınlarından öptü. (...) yaşayan insan kokuları, daha gövdelerinden uzaklaşmamıştı. (...) bu onları son gören göz, onlara son yaklaşan dudak ve insani soluk oldu.
hıdır inan, yıllar sonra oğlunu ancak bu şekilde, bu kadar yakından ve içten öpebilmişti.
..
"benim yavrumu yuğdular
başucunda döne döne"
(bkz: darağacında üç fidan)
ahmet arif'in dediği gibi "bahçeleriniz bahar görmesin."
..
cemil gezmiş, deniz'in babası.
hıdır inan, hüseyin'in babası.
beşir aslan, yusuf'un babası.
üçü de bir ara boşanacak gibi oluyor, sonra oğullarıyla yaptıkları son görüşmelerini düşünüp, metin olmaya çalışıyorlardı.
üçü de bir ara bozulacak gibi oluyor, oğullarının yargılandıkları günleri düşünüyor, netleşiyorlardı.
üçü de bir ara kahredecek gibi oluyor, geçmiş günlerin anılarıyla kahırlarını dindiriyorlardı.
ölüm ve ayrılık duygusu, bu niteliğiyle, kendi tesellisini de getiriyordu. yapılacak tek şey onların ölmediğini düşünmekti.
üç baba da bunu yaptılar..
..
6 mayıs sabahı gök sancılanırken, saat 04.00 sıralarında görevliler deniz'in babasını almaya geldiler. onların gelişleri, o ana kadar, deniz'in babasının yüreğindeki soyut titreyişleri; soyut titreyişler halindeki düşleri bir anda donuklaştırdı.
ondan sağ olarak aldıklarını, ona cansız olarak vereceklerdi..
o ana kadar onun saymadıkları şey, artık onundu.
..
sonra karşıyaka mezarlığı'na geldiler.
hıdır inan, oğlunu görmek istediğini söyledi. müdür beyin izniyle, yanına 3-5 polis verilerek oğlunun olduğu bölüme gönderildi.
deniz, yusuf ve hüseyin yıkanılmak üzere yan yana uzatılmışlardı. üzerleri örtülüydü, fakat deniz uzun boyuyla belliydi. hıdır inan sırayla üçünün de yüzünü açtı ve birer birer alınlarından öptü. (...) yaşayan insan kokuları, daha gövdelerinden uzaklaşmamıştı. (...) bu onları son gören göz, onlara son yaklaşan dudak ve insani soluk oldu.
hıdır inan, yıllar sonra oğlunu ancak bu şekilde, bu kadar yakından ve içten öpebilmişti.
..
"benim yavrumu yuğdular
başucunda döne döne"
(bkz: darağacında üç fidan)
devamını gör...
fal bakan sözlük yazarları
fal bakan kişiye sesleniyorum;
"seni tanımak istiyorum yiğidim beni ara"
"seni tanımak istiyorum yiğidim beni ara"
devamını gör...
anlık mutluluk veren şeyler
beklenmedik yerde gelen nasılsın mesajı.
devamını gör...
kızların gitgide daha güzel olması
tam kapanma kararının şimdiden etkisini göstermesi hadisesi.
devamını gör...
3 gün önce evlenip 3 aylık hamile olmak
kimseyi ilgilendirmeyen durum. tıp da zaten buna anlam vermeye çalışmaz. ahlak bekçiliğinden daha önemli işleri vardır zira.
devamını gör...







