varoşluk ve fakirlik arasındaki fark
varoşluk kalıcıdır, bunların zengin hali leş sonradan görmelerdir. fakirlik ise değişebilir hayat bu, ha değişmesede asalet her zaman zenginlerde olacak diye bir kaide yok sözlük, birçok örneği vardır bunun.
devamını gör...
fate zero
'şimdi başlasam bin tane ayrı ayrı şey çıkarmışlar anasını satayım kim uğraşacak' isimli sittin sene bitmeyen serinin adam akıllı tek animesi.
fate/stay night'dan 10 yıl öncesine 3. kutsal kase savaşına ışınlanıyoruz. çoluk çocuk yok bu sefer animede. her birinde en az 5 kilo t**k bulunan fate/ stay night'dan da bildiğimiz karakterler var.
saber'ın efendisi kiritsugu emiya üstünden oluk oluk emek akan bir karakter. adamın çoğunluğun iyiliği için çoluk çocuk öldürebilecek potansiyeli var ama kirei kotomine ile olan sürtüşmeleri yeter yani. sahneye bir giriyorlar anime boyut atlıyor. büyücü savaşında dümdüz patlayıcıyla koca oteli patlatmak nedir anasını satayım. adamlar simya, büyü müyü falan takılıyor. cıvadan kişisel kalkan yapmışlar kiritsugu elinde sniper sağa sola sallıyor. insan hayret ediyor gerçekten. kotomine de az o. çocuğu değil ama adamlar hakkını vererek yazmış.
saber bence y***k kürek bi karakter ama kral arthur isminin hatrına tahammül edilebilir. rider reis gömdükçe gömüyor kendisini zaten. eyyy rider eyy fatihlerin kralı iskender sen ne güzel yazılmış bir karaktersin.
ırisviel von einzbern çok güzel bir hanımefendisiniz ama aoi gibi bok yoluna gittiniz. dram kısmına yaptığınız katkılar için teşekkürler bence olmasanız da olurduk.
tokiomi tohsakahahahahahahah ölümünden ayrı bir zevk aldım zevzek puşt seni. sakurayı elin vampir kılıklı kıl kuyruğuna peşkeş çekip milletin arkasından entrika çevirirken iyiydi değil mi? kirei serideki tek doğru hareketini yapıp gebertti seni de içimin yağları eridi.
caster mi daha hasta yoksa çoluk çocuk kesmekten zevk alan yandan yemiş satanist ryūnosuke uryu mu daha şerefsiz henüz karar veremedim ama kutsal kase bunun eline geçse seri o zaman çok iyi bir yere gidebilirdi ama gitmedi. olsun bu halini de sevdik. mutlu mu bitseydi yani ne olsaydı?
berserker'in efendisi kariya matou'yu unuttum. bu adam var ya tek başına en az yüz küsür seinenden daha çok iş yapar. çok spoiler vermeyeyim de sonda boka sarmasa favorimdi lan. kiritsugu falan bok yesin hocam sana bir şey olmasın. ne geldiyse başına sakura'yı kurtaracağım sevdandan geldi ama temiz delirdin. hepsinin koyayım bi tarafına en dürüst amaca hizmet eden sendin en acı vedayı da sen ettin. adamlar ne güzel yazmış ya.
kayneth el-melloi archibald ile lancer'ın ilişkisi kaderin tekrar etmesi falan baya güzel mevzuydu. ulan archi can sıkıcı bi burjuvaydın ama sen ve lancer bunları hak etmedi.
bakınız bu zōken mato isimli onun bunun evladına bir şey demek istemiyorum uçururlar beni ama el kadar çocuğu resmen iğrenç kurtçuklar tarafından tecavüze uğrattın esteban, sana diyecek çok şey var da sadece ağzına sıçayım diyorum senin.
waver ve rider ikilisi tek başına bi spin-off hak ediyordu. izlerken içim ısındı yemin ederim. kan kemik giden seride abi-kardeş baba-oğul ilişkisinin hasını gördük.
daha sayacağım bir sürü onun bunun çocuğu var ama seride çok fazla puşt olduğu için uzun sürer hiç gelemem.
haa archer vardı değil mi ya. gilgamesh çok yanlış işlerin peşine düştün aslanım. o egonun sonu iyi olmayacaktı zaten belliydi yani ama mantıklı adamdın. azıcık tanrı kompleksin vardı ama olsun.
zirveyi bununla yapıp serinin başka hiçbir animesine, oyununa, filmine falan el sürmeden zirvede bırakmak lazım. müzikleri, senaryosu, çizimler falan derken alın size seinen diye çıkarıp masaya vurmuş adamlar.
kutsal kaseye koyayım kiritsugu sana bir şey olmasın. hey gidi ne güzel animeydi ya.
fate/stay night'dan 10 yıl öncesine 3. kutsal kase savaşına ışınlanıyoruz. çoluk çocuk yok bu sefer animede. her birinde en az 5 kilo t**k bulunan fate/ stay night'dan da bildiğimiz karakterler var.
saber'ın efendisi kiritsugu emiya üstünden oluk oluk emek akan bir karakter. adamın çoğunluğun iyiliği için çoluk çocuk öldürebilecek potansiyeli var ama kirei kotomine ile olan sürtüşmeleri yeter yani. sahneye bir giriyorlar anime boyut atlıyor. büyücü savaşında dümdüz patlayıcıyla koca oteli patlatmak nedir anasını satayım. adamlar simya, büyü müyü falan takılıyor. cıvadan kişisel kalkan yapmışlar kiritsugu elinde sniper sağa sola sallıyor. insan hayret ediyor gerçekten. kotomine de az o. çocuğu değil ama adamlar hakkını vererek yazmış.
saber bence y***k kürek bi karakter ama kral arthur isminin hatrına tahammül edilebilir. rider reis gömdükçe gömüyor kendisini zaten. eyyy rider eyy fatihlerin kralı iskender sen ne güzel yazılmış bir karaktersin.
ırisviel von einzbern çok güzel bir hanımefendisiniz ama aoi gibi bok yoluna gittiniz. dram kısmına yaptığınız katkılar için teşekkürler bence olmasanız da olurduk.
tokiomi tohsakahahahahahahah ölümünden ayrı bir zevk aldım zevzek puşt seni. sakurayı elin vampir kılıklı kıl kuyruğuna peşkeş çekip milletin arkasından entrika çevirirken iyiydi değil mi? kirei serideki tek doğru hareketini yapıp gebertti seni de içimin yağları eridi.
caster mi daha hasta yoksa çoluk çocuk kesmekten zevk alan yandan yemiş satanist ryūnosuke uryu mu daha şerefsiz henüz karar veremedim ama kutsal kase bunun eline geçse seri o zaman çok iyi bir yere gidebilirdi ama gitmedi. olsun bu halini de sevdik. mutlu mu bitseydi yani ne olsaydı?
berserker'in efendisi kariya matou'yu unuttum. bu adam var ya tek başına en az yüz küsür seinenden daha çok iş yapar. çok spoiler vermeyeyim de sonda boka sarmasa favorimdi lan. kiritsugu falan bok yesin hocam sana bir şey olmasın. ne geldiyse başına sakura'yı kurtaracağım sevdandan geldi ama temiz delirdin. hepsinin koyayım bi tarafına en dürüst amaca hizmet eden sendin en acı vedayı da sen ettin. adamlar ne güzel yazmış ya.
kayneth el-melloi archibald ile lancer'ın ilişkisi kaderin tekrar etmesi falan baya güzel mevzuydu. ulan archi can sıkıcı bi burjuvaydın ama sen ve lancer bunları hak etmedi.
bakınız bu zōken mato isimli onun bunun evladına bir şey demek istemiyorum uçururlar beni ama el kadar çocuğu resmen iğrenç kurtçuklar tarafından tecavüze uğrattın esteban, sana diyecek çok şey var da sadece ağzına sıçayım diyorum senin.
waver ve rider ikilisi tek başına bi spin-off hak ediyordu. izlerken içim ısındı yemin ederim. kan kemik giden seride abi-kardeş baba-oğul ilişkisinin hasını gördük.
daha sayacağım bir sürü onun bunun çocuğu var ama seride çok fazla puşt olduğu için uzun sürer hiç gelemem.
haa archer vardı değil mi ya. gilgamesh çok yanlış işlerin peşine düştün aslanım. o egonun sonu iyi olmayacaktı zaten belliydi yani ama mantıklı adamdın. azıcık tanrı kompleksin vardı ama olsun.
zirveyi bununla yapıp serinin başka hiçbir animesine, oyununa, filmine falan el sürmeden zirvede bırakmak lazım. müzikleri, senaryosu, çizimler falan derken alın size seinen diye çıkarıp masaya vurmuş adamlar.
kutsal kaseye koyayım kiritsugu sana bir şey olmasın. hey gidi ne güzel animeydi ya.
devamını gör...
erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
#945837
her kadın feminist değil sayın yazar. sorunuz genelleme dolu. herkes beğenilmek ister; bazısı fiziğini kullanır bazısı yeteneğini bazısı zekasını.
her kadın feminist değil sayın yazar. sorunuz genelleme dolu. herkes beğenilmek ister; bazısı fiziğini kullanır bazısı yeteneğini bazısı zekasını.
devamını gör...
insanın içinde dönüp duran bıçak
öyle zaman zaman vuranlardan değil devamlı bir şekilde işgal kuvveti gibi davranan bir huzursuzluğun nedenidir.
tam biz huzursuzluktan kurtulduğunu düşünürken insan bir şeyler ters gider. belki kimsenin suçu yoktur bunda ama zaten suçluyu bulunca hafifleyen bir şey değildir huzursuzluk.
ve o kadar berbat bir duygudur ki bu, insan buluttan bile nem kapabilir. ve biz biliriz ki duvarı nem yiğide gam öldürür. deli bir yürek olduğum zamanlara dönerek kamyon arkası bir cümle ekleyerek içimde dönen bıçağın acısını azaltmak istedim ama olmuyor bazen.
her cümlenin yankısında sizi neyin rahatsız edeceğini anlamaya çalışırsınız. cümlenin içinde rahatsız olacağınız bir şey olmasa bile bıçağın şavkıyan yüzünü görmek bile yeterli gelir huzursuzluğu körüklemeye.
bıçağın kestiği yer, battığı yer belki çok acımayacaktır ama işte daha ilk kesiğin acısı geçmeden yenileri gelince acı kendi içinde katlanarak büyüyor böyle.
uyku bir kaçış olmuyor bazen. ama ele gün karşı uyur gibi yapmak işe yarıyor yine de. zaten dünyada yaşama şeklimiz uyur gibi yapmaya benzer bir pandomim zaten. ne bileyim saçmaladıkça insan rahatlıyor belki de.
sürekli içine batan bir bıçağı hissetmekten daha kötü olan şey bu hisse alışmaya başlamak sanırım. en basit cümlelerin arkasından gelecek birinci çoğul çekimli filler beklemek bıçağın acısını artırmıyor sadece sürekli bir huzursuzluk beklentisine neden oluyor.
belki insafa gelir bahsi geçen bıçak. belki durur bir yerde. belki körelir zamanla. belki batar ama acıtmaz.
tam biz huzursuzluktan kurtulduğunu düşünürken insan bir şeyler ters gider. belki kimsenin suçu yoktur bunda ama zaten suçluyu bulunca hafifleyen bir şey değildir huzursuzluk.
ve o kadar berbat bir duygudur ki bu, insan buluttan bile nem kapabilir. ve biz biliriz ki duvarı nem yiğide gam öldürür. deli bir yürek olduğum zamanlara dönerek kamyon arkası bir cümle ekleyerek içimde dönen bıçağın acısını azaltmak istedim ama olmuyor bazen.
her cümlenin yankısında sizi neyin rahatsız edeceğini anlamaya çalışırsınız. cümlenin içinde rahatsız olacağınız bir şey olmasa bile bıçağın şavkıyan yüzünü görmek bile yeterli gelir huzursuzluğu körüklemeye.
bıçağın kestiği yer, battığı yer belki çok acımayacaktır ama işte daha ilk kesiğin acısı geçmeden yenileri gelince acı kendi içinde katlanarak büyüyor böyle.
uyku bir kaçış olmuyor bazen. ama ele gün karşı uyur gibi yapmak işe yarıyor yine de. zaten dünyada yaşama şeklimiz uyur gibi yapmaya benzer bir pandomim zaten. ne bileyim saçmaladıkça insan rahatlıyor belki de.
sürekli içine batan bir bıçağı hissetmekten daha kötü olan şey bu hisse alışmaya başlamak sanırım. en basit cümlelerin arkasından gelecek birinci çoğul çekimli filler beklemek bıçağın acısını artırmıyor sadece sürekli bir huzursuzluk beklentisine neden oluyor.
belki insafa gelir bahsi geçen bıçak. belki durur bir yerde. belki körelir zamanla. belki batar ama acıtmaz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
bundan 5-6 yıl önce bir merak sarıp denemeye yazmaya çalıştığım defterimden bir tane paylaşayım dedim.*)
bir bahar rüzgarı esiyordu gülümseyerek
ağaçlar yitirmeden hediye ediyordu yapraklarını saçlarına
rica ediyordu güneş tüm sıcaklığıyla
ay gülümseyecekti her gece sonsuza dek.
ben kız kulesine bakıyordum o bana
gizlice
yine bir dilek feneri havaya süzülmüştü istemeyerek
olmayacak,gerçekleşmeyecek o dilek anlasana diye haykırıyordu
altındaki ateşin söneceği ana dek.
şimdi sokaktaki insanlarla çarpışıyorum
istemsizce
alışmış içimdeki ruh bu duruma
bir senle çarpışamıyorum şu koca istanbulda
isteyerek.
*)
bir bahar rüzgarı esiyordu gülümseyerek
ağaçlar yitirmeden hediye ediyordu yapraklarını saçlarına
rica ediyordu güneş tüm sıcaklığıyla
ay gülümseyecekti her gece sonsuza dek.
ben kız kulesine bakıyordum o bana
gizlice
yine bir dilek feneri havaya süzülmüştü istemeyerek
olmayacak,gerçekleşmeyecek o dilek anlasana diye haykırıyordu
altındaki ateşin söneceği ana dek.
şimdi sokaktaki insanlarla çarpışıyorum
istemsizce
alışmış içimdeki ruh bu duruma
bir senle çarpışamıyorum şu koca istanbulda
isteyerek.
*)
devamını gör...
9 şubat 2022 abu dabi'de yaşanan patlama
birleşik arap emirlikleri başkenti abu dabi' de bir otelin kral dairesinde yaşanan patlamadır. füze saldırısı olduğu ve sedat peker'in kaldığı otelin kral dairesi olduğu iddia ediliyor.
başka bir zamanda olsa inandırıcı olmaz bu detay ama halil falyalı'nın öldürüldüğü gün yaşanması ''acaba mı'' diye sordurttu açıkçası.
twitter.com/Haber/status/14...
başka bir zamanda olsa inandırıcı olmaz bu detay ama halil falyalı'nın öldürüldüğü gün yaşanması ''acaba mı'' diye sordurttu açıkçası.
twitter.com/Haber/status/14...
devamını gör...
içmedeyiz normal sözlük
bence başlık mastor içiyor olsun adam içkiden kalan zamanlarda sözlüğe giriyo..
devamını gör...
ağlatan kitap alıntıları
sakın ölme benden önce. nerede kiminle yaşarsan yaşa ama sakın benden önce göçüp gitme sonsuzluğa ne olur. kıyametim olursun...
(piraye'nin nazım'a mektubu)
kitap: piraye'de nazım olmak.
(bkz: nazım hikmet) & (bkz: piraye)
(piraye'nin nazım'a mektubu)
kitap: piraye'de nazım olmak.
(bkz: nazım hikmet) & (bkz: piraye)
devamını gör...
ilişkide kişiyi cepte yapan cümleler
tartışmamak için hemen özür dilemen. ne isterse yapman asla senin istediklerin olmasa bile hiç lafını etmemen.
devamını gör...
8d müzik
kulaklikta dinlendiginde canli konser dinliyormus efekti veren bir boyut.
sesin 85 db ve alti yukseklikte dinlenilmesi lazim, uzeri durumu insan icin tehlikeli olabiliyor.
sesin 85 db ve alti yukseklikte dinlenilmesi lazim, uzeri durumu insan icin tehlikeli olabiliyor.
devamını gör...
kısa bir cehennem ziyareti
hikâye ziyadesiyle yaratıcı. aslına bakarsanız cehennem gibi cehennem yaratmış peck. hele ki, kitapseverler için fevkaladenin fevkinde bir cehennem. düşünsenize her yer kitap, geçmişten günümüze ve geleceğe dair yazılmış/yazılabilecek her şeyi içerisinde barındırıyor. yani nazım'ı bile taca atan bir mekan. nazım oraya gitmiş olsa, ''en güzel'' şiirini yazdığı için pişman olurdu. zira orada henüz diye bir kavram yok * ebedi işkence böyle olur cidden. borges'i ters yüz ederek ulaştığı mekan ve kurgu benim için şapka çıkartılacak cinsten. okunması rahat. yer yer ufak kopuşlar yaşayabiliyorsunuz ama o yazarın dilinden kaynaklanmıyor bence. konu örgüsünü düşündükçe sizde oluşan gerginlik ve bunalmışlıkla alakalı. netice olarak ben kendimi orada düşündüğümde, cidden afakanlar basacak gibi oluyorum. neyse adam gibi yaşayın da sonra bu tarz bir cehenneme düşerseniz psikolojiniz bozulmasın. ama şu şerhi de koymak lazım; bu cehennemde yediğiniz önünüzde yemediğiniz arkanızda olduğu için kitap vesaire gibi dertleriniz yoksa mutlu da olabilirsiniz. azıcık aşım ağrısız başım deyip cehennemi cennet kılabilirsiniz. orada ince bir dokundurma var anlayana. ama derdiniz yemekse yine de afiyet olsun *
devamını gör...
atatürk laikliği anlatırken paşam ben anlamadım diyen vekil
atamın üşenmeyip tekrar detaylı bir şekilde anlatmasına ve meclis oturumunun bir miktar uzamasına neden olacak milletvekilidir. nitekim bambaşka bir görüş neticede...
devamını gör...
şaka maka öğretmenlerin 1 senedir yatıyor olması
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük fobisi
elektrik çarpması.
devamını gör...
bugün bayram
çocukluğumda ve şimdi her bayram içimi kıpır kıpır eden sıcacık barış abi şarkısı.
her bayram bu şarkı gibi şeker tadında olsun.
edit: bütün barış manço kliplerini gözümü kırpmadan izleyebilirim. hareketler, tavırlar efsane.
her bayram bu şarkı gibi şeker tadında olsun.
edit: bütün barış manço kliplerini gözümü kırpmadan izleyebilirim. hareketler, tavırlar efsane.
devamını gör...
oğuz atay
sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi.
|korkuyu beklerken.
|korkuyu beklerken.
devamını gör...
ülkenin refah seviyesini artırmak için yapılacaklar
eğitime yatırım...
devamını gör...
yazarların unutamadığı film replikleri
bu maskenin altında etten daha fazlası var. bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirlere kurşun işlemez.
devamını gör...
güzel günler gelecek mi sorunsalı
"güzel günler" bugünkü çabana göre yaratılıyor. bugün herhangi bir şey yapmıyor ve olağan durumunu zamana bırakıyorsan durağan her şey gibi meseleler kendi içlerine çökerek çürür. öylece durmak seni korumayacağı gibi savunma gücünü de köreltir. bir amaç, bir büyük fikir, bir güncel politika benimsemek insanı kurtarır.
hepimiz zor zamanlardan muhakkak ve muhakkak geçiyoruz. geçeceğiz. hayatın pürüzsüz tek bir anı bile yoktur olamaz. bu kabulle, bu kabulü bir kılıca dönüştürerek hamleler yapabilmek gerekiyor.
"başarmış adam rahatlığı" diye bir şey var; akışkan, güleç, net, uzlaşmacı, fedakar. bu kafaya o insanlar kolay gelmiyorlar. poz keserek kral olunmuyor. poz keserek sadece embesil olursunuz. günü kurtaran, yücelikten mahrum, sahte, bütün hamlelerini sadece sürünerek yapan, başını kaldırıp hiç gerçeğini gösteremeyen, hatta onu kabul bile edememiş bir küçük sinsi gibi yaşar gidersiniz. duran her şey insan da tozlanır. algısı tozlanır. kalbi de öyle. bu toz öyle bir katılaşır ki silkelendiğinde geçeceğini sandığın o toz tabakası kabuğun olmuştur artık. geçmiş olmuş. bitmiş bir hayat.
"yarın, onu planlayanındır" diye bir cümlecik okumuştum. müthiş bir kafa üretmiş olmalı bu cümleciği. küçücük bir cümleye sığdırılmış sayfalarca bilgi var burada. "öyle görünmek" için değil, rol yapmak, "desinler"e oynamak için değil. direkt olmak için. planlayan olmak için. "yarın" hakkında zamana bir kayıt daha açmak.
ağzıyla kalbinin bağlantısını kopartmış bir kafanın ürünü değildir bu gibi eylemler. eylemleriyle güya düşündükleri farklı olan asalakların kalbi de kaldırmaz yarını sırtlamayı. onlara bi sahne verin. tek istedikleri şey salyalar saçarak o sahnede tepinmek. hayatlarını da böyle kullanıyorlar. fazlası değil. sahneye çıkarlar, bikaç küçük alkış, gerçeklikle bağlantısı koparılmış kurgusal bir karakter, biraz dram, biraz komedi, çokça yalan ve tamamdır. yeni dünyanın güya başarmış insanı.
gerçek bu değil. güzel günler gelecek ama onun için çalışana gelecek. biçok şey feda edilmeli. önce zaman. sonra küçük küçük o büyülü kelime hayata sokulmalı. ne o büyülü kelime? hayatı saçmalıklardan kurtaran o küçük kelime nedir? "hayır" kelimesidir tabii ki. beş harfli sihir. dediğiniz an amacınız daha da keskinleşiyor.
çalışmadan olmayacak kardeşlerim. yarını sırtlamadan, onun hakkında da bir fikir edinmeden asla olmayacak. uyan ve savrul... böyle geçen şey hayat değildir. gençliktir, güzelliktir, yapıp etme şevkidir ama hayat değildir geçen. hayat ancak bu kafayla ziyan edilir. geçmez. hatta sıkıntıdan bom, patlarsın.
büyük bir fikre adanmak gerek. köppppek gibi çok p ile çalışmak. şov yapmamak, sahte sahte triplere girmemek, danışmak, dertleşmek, anlatmak, dinlemek, üretmek, paylaşmak, yol göstermek, yol sormak. canlılık yani. enerji biraz. temiz ama. nasılsanız değil, kalbiniz nasılsa öyle ayılacaksınız bu rüyadan. fiyakalı görünmeyi boşver. demeyiversinler. şak şak alkış da kurtarmaz. eminlik gerekiyor. dümdüz yürümek. sapmamak. paçavralarla vakit kaybetmemek. akabilmek.
hepimiz zor zamanlardan muhakkak ve muhakkak geçiyoruz. geçeceğiz. hayatın pürüzsüz tek bir anı bile yoktur olamaz. bu kabulle, bu kabulü bir kılıca dönüştürerek hamleler yapabilmek gerekiyor.
"başarmış adam rahatlığı" diye bir şey var; akışkan, güleç, net, uzlaşmacı, fedakar. bu kafaya o insanlar kolay gelmiyorlar. poz keserek kral olunmuyor. poz keserek sadece embesil olursunuz. günü kurtaran, yücelikten mahrum, sahte, bütün hamlelerini sadece sürünerek yapan, başını kaldırıp hiç gerçeğini gösteremeyen, hatta onu kabul bile edememiş bir küçük sinsi gibi yaşar gidersiniz. duran her şey insan da tozlanır. algısı tozlanır. kalbi de öyle. bu toz öyle bir katılaşır ki silkelendiğinde geçeceğini sandığın o toz tabakası kabuğun olmuştur artık. geçmiş olmuş. bitmiş bir hayat.
"yarın, onu planlayanındır" diye bir cümlecik okumuştum. müthiş bir kafa üretmiş olmalı bu cümleciği. küçücük bir cümleye sığdırılmış sayfalarca bilgi var burada. "öyle görünmek" için değil, rol yapmak, "desinler"e oynamak için değil. direkt olmak için. planlayan olmak için. "yarın" hakkında zamana bir kayıt daha açmak.
ağzıyla kalbinin bağlantısını kopartmış bir kafanın ürünü değildir bu gibi eylemler. eylemleriyle güya düşündükleri farklı olan asalakların kalbi de kaldırmaz yarını sırtlamayı. onlara bi sahne verin. tek istedikleri şey salyalar saçarak o sahnede tepinmek. hayatlarını da böyle kullanıyorlar. fazlası değil. sahneye çıkarlar, bikaç küçük alkış, gerçeklikle bağlantısı koparılmış kurgusal bir karakter, biraz dram, biraz komedi, çokça yalan ve tamamdır. yeni dünyanın güya başarmış insanı.
gerçek bu değil. güzel günler gelecek ama onun için çalışana gelecek. biçok şey feda edilmeli. önce zaman. sonra küçük küçük o büyülü kelime hayata sokulmalı. ne o büyülü kelime? hayatı saçmalıklardan kurtaran o küçük kelime nedir? "hayır" kelimesidir tabii ki. beş harfli sihir. dediğiniz an amacınız daha da keskinleşiyor.
çalışmadan olmayacak kardeşlerim. yarını sırtlamadan, onun hakkında da bir fikir edinmeden asla olmayacak. uyan ve savrul... böyle geçen şey hayat değildir. gençliktir, güzelliktir, yapıp etme şevkidir ama hayat değildir geçen. hayat ancak bu kafayla ziyan edilir. geçmez. hatta sıkıntıdan bom, patlarsın.
büyük bir fikre adanmak gerek. köppppek gibi çok p ile çalışmak. şov yapmamak, sahte sahte triplere girmemek, danışmak, dertleşmek, anlatmak, dinlemek, üretmek, paylaşmak, yol göstermek, yol sormak. canlılık yani. enerji biraz. temiz ama. nasılsanız değil, kalbiniz nasılsa öyle ayılacaksınız bu rüyadan. fiyakalı görünmeyi boşver. demeyiversinler. şak şak alkış da kurtarmaz. eminlik gerekiyor. dümdüz yürümek. sapmamak. paçavralarla vakit kaybetmemek. akabilmek.
devamını gör...