dünyanın en büyük derdini aşk acısı sanmak
henüz ölüm gerçeğiyle tanışmamıştır. sevdiğin birini temelli kaybetmenin ne demek olduğunu öğrenememiştir. sadece anılarla yaşamanın, geride kalan eşyalarına bakıp iç geçirmenin nasıl ağır olduğuna şahit olmamıştır. olmasın da. zira bu çok ağır gelir insana. neyse ki unutmak diye bir hediye verilmiş insana. zaman ile beraber alındığında çok tesirli bir ilaç.
devamını gör...
normal sözlük formatı ve kuralları için ne dediler
yepisyeni alenen yazılabilecek 2 kelimeye daha serbesti getiren ve kural güncellemesi yapılan format bütünüdür.
devamını gör...
bugün için şükrettiğin bir şeyi yaz
göbekten kurtulmuş olmak. sığ dertlerim var bu ara, ne yapayım.
devamını gör...
sen kimin çocuğusun diye soran teyze
hepsi aynı sürüm. klonlanmış gibi olmaları beni en şaşırtan özellikleridir.
devamını gör...
karpuz kabuğundan gemiler yapmak
kütahya'nın tavşanlı ilçesinde geçen,iki yakın arkadaşın sinemaya olan tutkularına hayran kaldığım,yer yer güldüren ahmet uluçay filmi.
hayatın en acımasız taraflarından biri de,tutku denen şeyin herkeste olmayışı.
ne zaman birinin gözlerinde görsem o ateşi,dünyanın en ayrıcalıklı insanına dönüşüyor.
hayatın en acımasız taraflarından biri de,tutku denen şeyin herkeste olmayışı.
ne zaman birinin gözlerinde görsem o ateşi,dünyanın en ayrıcalıklı insanına dönüşüyor.
devamını gör...
üniversiteden mezun olacak yazarlara tavsiyeler
muhtemelen mezun olmak üzere olan kişilerin heyecanla beklediği ama zaten duymuş oldukları tavsiyelerdir.
heyecanlısınız, biliyorum. hayatınız değişiyor artık ve işsizlikle boğuşan bir ülkede sizi strese sokacak bir döneme giriyorsunuz. ama korkmayın, derin bir nefes alın ve her şeyin iyi olacağına inanın. biraz pozitif düşünmek kimseye zarar vermez. *
öncelikle ben 2 yıl kadar önce mezun oldum ve mezun olduktan 2-5 ay sonra ilk işime girdim, çalışırken daha iyi bir iş teklifi alıp iş değiştirdim. eski iş yerimde de yeni iş yerimde de sevilen bir insan oldum. bir de benimle aynı donanıma sahip bir arkadaşım ise daha yeni iş buldu ve bu durum kesinlikle şans ya da tesadüf değil, eylemlerimizin sonucu. bu bilgiler ışığında affınıza sığınarak bir şeyler bildiğimi düşünüyorum ve birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum.
- öncelikle iş bakarken tek bir alana bağlı kalmayın. çoğunuzun mesleği ya da okuduğu alanlar buna izin veren alanlar diye düşünüyorum. sosyal bir alandan mezunsanız mesela, iş bulma ihtimaliniz olan paralel alanlara da bakın. sosyal medya uzmanlığı gibi işler mesela birçok alanın mezunlarının başvurabileceği alanlara giriyor.
- birçok ilana başvuracaksınız, başvurun da zaten, ama cevap almadıkça çekinmeyin. :) başvurduğunuz ilanlar genelde hayalinizdeki iş olacak ve çoğunlukla onlardan herhangi bir geri dönüş almayacaksınız. çünkü şartları iyi işler tecrübe istiyor genelde.
- ilk başta tam içinize yatmasa da yapmak isteyeceğiniz alanla uzaktan da olsa alakası olan işlere başvurun. alanınızla alakalı hiçbir şey bulamıyorsanız bile çağrı merkezi elemanlığı, müşteri temsilciliği gibi alanlara yönelin. bu tavsiyeyi vermek istemezdim ama eğer aileniz zengin değilse ne yazık ki atmanız gereken bir adım. çünkü iş verenler boş duranları sevmiyor, bir yandan böyle bir işte çalışıp bir yandan da daha iyi bir iş aramaya devam edin. inanın şansınız o zaman daha fazla olacak.
- iş hayatına girdiğinizde atılgan olun. yapmanız gereken şeyleri öğrenirken bol bol soru sorun, ilgili olduğunuzu muhakkak fark ettirin. yoksa siz arka planda o alanda birçok yeni şey öğrenseniz bile bu fark edilmediği sürece bir değeri olmuyor. meraklı olun ve bunu fark ettirin.
- yine iş hayatında bilmiyorum kelimesini unutun. bilmediğiniz konular olunca çok gerek olmadıkça bilmediğinizi söylemeyin, "hemen gerekli bilgileri edinip geri dönüşte" bulunacağım tarzı laflarla işi lehinize çevirin.
benden şimdilik bu kadar, oldukça klasik tavsiyeler biliyorum ama yine de ben de yazayım dedim. umarım hepiniz çok iyi yerlere gelirsiniz, bol şans diliyorum.
heyecanlısınız, biliyorum. hayatınız değişiyor artık ve işsizlikle boğuşan bir ülkede sizi strese sokacak bir döneme giriyorsunuz. ama korkmayın, derin bir nefes alın ve her şeyin iyi olacağına inanın. biraz pozitif düşünmek kimseye zarar vermez. *
öncelikle ben 2 yıl kadar önce mezun oldum ve mezun olduktan 2-5 ay sonra ilk işime girdim, çalışırken daha iyi bir iş teklifi alıp iş değiştirdim. eski iş yerimde de yeni iş yerimde de sevilen bir insan oldum. bir de benimle aynı donanıma sahip bir arkadaşım ise daha yeni iş buldu ve bu durum kesinlikle şans ya da tesadüf değil, eylemlerimizin sonucu. bu bilgiler ışığında affınıza sığınarak bir şeyler bildiğimi düşünüyorum ve birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum.
- öncelikle iş bakarken tek bir alana bağlı kalmayın. çoğunuzun mesleği ya da okuduğu alanlar buna izin veren alanlar diye düşünüyorum. sosyal bir alandan mezunsanız mesela, iş bulma ihtimaliniz olan paralel alanlara da bakın. sosyal medya uzmanlığı gibi işler mesela birçok alanın mezunlarının başvurabileceği alanlara giriyor.
- birçok ilana başvuracaksınız, başvurun da zaten, ama cevap almadıkça çekinmeyin. :) başvurduğunuz ilanlar genelde hayalinizdeki iş olacak ve çoğunlukla onlardan herhangi bir geri dönüş almayacaksınız. çünkü şartları iyi işler tecrübe istiyor genelde.
- ilk başta tam içinize yatmasa da yapmak isteyeceğiniz alanla uzaktan da olsa alakası olan işlere başvurun. alanınızla alakalı hiçbir şey bulamıyorsanız bile çağrı merkezi elemanlığı, müşteri temsilciliği gibi alanlara yönelin. bu tavsiyeyi vermek istemezdim ama eğer aileniz zengin değilse ne yazık ki atmanız gereken bir adım. çünkü iş verenler boş duranları sevmiyor, bir yandan böyle bir işte çalışıp bir yandan da daha iyi bir iş aramaya devam edin. inanın şansınız o zaman daha fazla olacak.
- iş hayatına girdiğinizde atılgan olun. yapmanız gereken şeyleri öğrenirken bol bol soru sorun, ilgili olduğunuzu muhakkak fark ettirin. yoksa siz arka planda o alanda birçok yeni şey öğrenseniz bile bu fark edilmediği sürece bir değeri olmuyor. meraklı olun ve bunu fark ettirin.
- yine iş hayatında bilmiyorum kelimesini unutun. bilmediğiniz konular olunca çok gerek olmadıkça bilmediğinizi söylemeyin, "hemen gerekli bilgileri edinip geri dönüşte" bulunacağım tarzı laflarla işi lehinize çevirin.
benden şimdilik bu kadar, oldukça klasik tavsiyeler biliyorum ama yine de ben de yazayım dedim. umarım hepiniz çok iyi yerlere gelirsiniz, bol şans diliyorum.
devamını gör...
yazarların ilham kaynakları
müzik ile uğraşıyorum, beste yapacağım zaman bana en çok ilham kaynağı veren şey bir şekilde besteye başlamak. başlayınca gerisi geliyor cidden.
devamını gör...
babalarını taciz iftirasıyla hapse attıran kızlar
feminizm arttı diye kimse babasını tacizle suçlamaz. yaşananların tek sebebi vardır.
o da toplumumuzda her türlü ahlaksızlığın, hırsızlığın, yalanın, zulmün, iftiranın, adamına göre meşru hatta övünülecek hale gelmiş olmasıdır.
o da toplumumuzda her türlü ahlaksızlığın, hırsızlığın, yalanın, zulmün, iftiranın, adamına göre meşru hatta övünülecek hale gelmiş olmasıdır.
devamını gör...
en garibinize giden turşu çeşidi
muz turşusunu gördü bu gözler.
devamını gör...
insanın içini hoş yapan kokular
temiz çarşaf kokusu. oda parfümlerinin bazıları.
devamını gör...
boş beleş sanılan yazarlar
burada yazdığı birkaç cümle'nin değerlendirilmesi sonucu boş beleş damgası yiyen aslında donanımlı olan yazarlar.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
eylül’dü.
dalından kopan yaprakların
sararan yanlarına yazdım adını
sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
eylül’dü.
di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
adımlarımızın kısalığı bundandı
bundandı gözlerimin durgunluğu.
sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
ellerin kadar ıssız,
sen kadar zamansız molalar veriyordum
ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
eylül’dü.
izlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
en çok sesini aradım.
gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
gözlerini sildi zaman..
dedim ya… eylül’dü.
savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.
cemal süreyya
dalından kopan yaprakların
sararan yanlarına yazdım adını
sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
eylül’dü.
di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
adımlarımızın kısalığı bundandı
bundandı gözlerimin durgunluğu.
sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
ellerin kadar ıssız,
sen kadar zamansız molalar veriyordum
ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
eylül’dü.
izlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
en çok sesini aradım.
gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
gözlerini sildi zaman..
dedim ya… eylül’dü.
savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.
cemal süreyya
devamını gör...
deniz kenarında yaşayan insanların daha mutlu olduğu gerçeği
içerden bildiriyorum dogru bilgi.
devamını gör...
90'lı yılları hatırlatan şeyler
devamını gör...
maruz kalınmak istenmeyen sorular
özellikle sözlükler gibi anonim yazılan yerlerde iki üç mesajdan sonra maruz kalınan, cevaplanmadığında kezban etiketiyle yaftalanma ihtimali olan sorulardır.
adın ne, nerelisin, nerde yaşıyosun, telefon numaran ne, tc kimlik numaran ve e devlet şifreni alabilir miyim gibi bunaltıcı sorular.
adın ne, nerelisin, nerde yaşıyosun, telefon numaran ne, tc kimlik numaran ve e devlet şifreni alabilir miyim gibi bunaltıcı sorular.
devamını gör...
vize sınavı
artık 'vize' kelimesini yalnızca yurtdışına çıkarken duymak istiyorum yazmak istediğim başlık. hele aynı anda iki üniversite okuyorsanız ve sınavlarınız çakışıyorsa vay halinize...
devamını gör...
çirkef insanla baş etme yöntemleri
çirkef insanlarla uğraşılmaz. onların lügatında anlaşmak, dinlemek kısaca insani davranışlarla hareket etmek yoktur. bu kişiler sürekli huzursuzluktan ve kavgadan zevk alırlar. bir çeşit mastürbasyon.
kaos sevicilerle mümkün olduğu kadar işiniz olmasın yoksa sizi de zamanla kendilerine benzetirler. bi de bakarsınız kıldan tüyden sebeplerle insanlara bağırırken bulursunuz kendinizi.
aynı ortak alanı paylaşmak zorundaysanız haliniz yaş. bir kişinin çirkef olduğunu anladıktan sonra ona çok sempatik, güler yüzlü davranılmaması taraftarıyım. fazla yüz göz olmaya da gelmez.
mesafeli tavırlarınızla size zarar vermemesi için duvarlar örün. kendi işinize gücünüze bakın. size emin olun diğerlerinden daha az bulaşır. bulaştığında da onunla ağız dalaşına girip istediğini vermeyin. sorunun dışına konuyu dağıtmasına izin vermeyin. o konu hakkında kendinizi savunun. sorunu çözecebilecek bir üst var ise ona gidin. o çözsün siz uğraşmayın. dedim ya bunların derdi kaos uzlaşma falan değil. bunlara ayy ben dost olucam çok iyi anlaşıcazz ben onun doktoru olucamm heyyo gibi iyi niyetli tavırlarla yanaşmayın. kendinizi yorarsınız anca. gidip tedavi olsun iyi olmak istiyorsa.
kaos sevicilerle mümkün olduğu kadar işiniz olmasın yoksa sizi de zamanla kendilerine benzetirler. bi de bakarsınız kıldan tüyden sebeplerle insanlara bağırırken bulursunuz kendinizi.
aynı ortak alanı paylaşmak zorundaysanız haliniz yaş. bir kişinin çirkef olduğunu anladıktan sonra ona çok sempatik, güler yüzlü davranılmaması taraftarıyım. fazla yüz göz olmaya da gelmez.
mesafeli tavırlarınızla size zarar vermemesi için duvarlar örün. kendi işinize gücünüze bakın. size emin olun diğerlerinden daha az bulaşır. bulaştığında da onunla ağız dalaşına girip istediğini vermeyin. sorunun dışına konuyu dağıtmasına izin vermeyin. o konu hakkında kendinizi savunun. sorunu çözecebilecek bir üst var ise ona gidin. o çözsün siz uğraşmayın. dedim ya bunların derdi kaos uzlaşma falan değil. bunlara ayy ben dost olucam çok iyi anlaşıcazz ben onun doktoru olucamm heyyo gibi iyi niyetli tavırlarla yanaşmayın. kendinizi yorarsınız anca. gidip tedavi olsun iyi olmak istiyorsa.
devamını gör...
ölüm dışında olabilecek en kötü şey
sakat kalıp birilerine muhtaç yaşamaktır.
devamını gör...
güllaç
türklerin göçebe olduğu zamanlara dayanıyor. kurutup saklanması ve taşınması bakımından hafif bir yük. yerleşik düzene geçilince de saray mönüsüne giriyor. sonra halka dağıtılan iftar yemekleriyle sokağa açılıyor ve tüm mutfaklarda kutlama tatlısı haline geliyor.
devamını gör...
geceye psikolojik bir telkin bırak
başlığı ve tanımı okudum. bir neden düşünürken daha fena oldum.*
ben telkinime geleyim. bana has olsun:
kendini kontrol edebiliyorsun. susadın mesela kalkıp bir su içiyorsun lakır lakır neeymişş aklımın kumandası benim elimde şimdi istediğim doğru önermeyi yapıyorum..... burayı siz doldurun kendiniz için. ben herkes ne istiyor bilemem.*
ben kendim için düşüneceğim. kumanda elinde haydi bas düğmeye...
ben telkinime geleyim. bana has olsun:
kendini kontrol edebiliyorsun. susadın mesela kalkıp bir su içiyorsun lakır lakır neeymişş aklımın kumandası benim elimde şimdi istediğim doğru önermeyi yapıyorum..... burayı siz doldurun kendiniz için. ben herkes ne istiyor bilemem.*
ben kendim için düşüneceğim. kumanda elinde haydi bas düğmeye...
devamını gör...