(bkz: suphanallah bu da nesi)
devamını gör...

bunun sebebi zekayla ilintili genlerin aynı zamanda depresyonu da tetiklemesidir. yani başka bir deyişle o genler olmazsa depresyon olmaz, ama deha da olmaz. yani dahi insanlar genellikle melankoliktir evet. mesela patronlarının öylesine söylediği bir cümleyi aşırı derece analiz edip kafaya takarlar ve bu onları üzebilir. kısaca sıradan insanları pek üzmeyen durumlar, olaylar onlar için yeterince kalp kırıcı olabilir. bu yüzden zeki olduğunu düşündüğünüz insanlarla konuşurken biraz daha empatiyle yaklaşırsanız onları çok mutlu edemezsiniz belki ama en azından üzmezsiniz.

edit: dahiler genellikle melankoliktir demek, melankolik insanlar genelde dahidir demek değildir arkadaşlar.
devamını gör...

şurada 13-14 yaşındaki ergenlerin bile yazmayacağı şeyler yazan kazık kadar insanlar (y kuşağı) varken z kuşağına gelene kadar ilk önce aranızdan onları aforoz edin sevgili yaşlı ve kırıcı insanlar.
devamını gör...

etimolojik olarak fransızca étiquette "yafta" sözcüğünden dilimize geçmiş bir kelimedir. fransızca sözcük eski fransızca estiquier "iliştirmek, yapıştırmak" fiilinden evrilmiştir. bu sözcük germence yazılı örneği bulunmayan *stikan "saplamak, sivri şey sokmak" fiilinden alıntıdır. germence fiil hintavrupa anadilinde yazılı örneği bulunmayan *steig- "sivri bir şey batırmak, saplamak, delmek" biçiminden evrilmiştir.

küçükken çeşit çeşit; ayıcıklı, çizgifilmli, eğlenceli çeşitlerine sahip olduğumdur. kitaplarımı kapladıktan sonra tatlı bir etiket yapıştırmayı çok severdim. hem kitabın hangi derse ait olduğunu, hem de ismimi yazardım. etiketleri seçmek ve yapıştırmak ayrı bir etkinlikti benim içim. *
devamını gör...

bir şarkı.

bir zamanlar denizimin öte tarafında bir şarkıcı varmış, adı eleni vitali. gün gelmiş bi' şarkı söylemiş kendi dilinde, şarkı aradaki denizi geçmiş buranın kıyılarının rüzgarları ile yayılmış, kulaklara ve / daha henüz / yaşayan kalplere girmiş, bir daha da çıkmamış.
rivayet odur ki; bu şarkıyı dinleyip sözlerinin bir gramını anlamasalar bile inceden de olsa bi' kalp sızısı geçirenler dünyanın en güzel ve en şanslı insanlarıymış.



sözlerini de bırakalım madem öyle:

önce elliniki

μου στέλνεις γράμμα και γραφή
πως τώρα πια δεν μ' αγαπάς
δική σου η επιλογή
καλή σου τύχη όπου κι αν πας
μου στέλνεις γράμμα και γραφή
πως τώρα πια δεν μ' αγαπάς
δική σου η επιλογή
καλή σου τύχη όπου κι αν πας
ρίξε μονάχα μια ματιά
σε όσα πίσω σου αφήνεις
ίσως σου κάνουν συντροφιά
όταν μονάχος σου θα μείνεις
ρίξε μονάχα μια ματιά
σε όσα πίσω σου αφήνεις
ίσως σου κάνουν συντροφιά
όταν μονάχος σου θα μείνεις
μου στέλνεις γράμμα και γραφή
πως σ' άλλη αγκαλιά πετάς
μέσα σε τόσες αγκαλιές
πως το μπορείς και αγαπάς?
μου στέλνεις γράμμα και γραφή
πως σ' άλλη αγκαλιά πετάς
μέσα σε τόσες αγκαλιές
πως το μπορείς και αγαπάς?
ρίξε μονάχα μια ματιά
σε όσα πίσω σου αφήνεις
ίσως σου κάνουν συντροφιά
όταν μονάχος σου θα μείνεις
ρίξε μονάχα μια ματιά
σε όσα πίσω σου αφήνεις
ίσως σου κάνουν συντροφιά
όταν μονάχος σου θα μείνεις

mealini de iliştirelim;

mektup ve yazı
bir mektup ve yazı göndermişsin bana
sevmiyormuşsun beni artık
seçim senin
iyi şanslar nereye gidersen de

sadece bir bak
arkada bıraktıklarına
belki sana yoldaş olurlar
yalnız başına kaldığında

bir mektup ve yazı göndermişsin bana
başka bir kucağa uçuyormuşsun
bunca kucak arasında
nasıl sevebiliyorsun?

sadece bir bak
arkada bıraktıklarına
belki sana yoldaş olurlar
yalnız başına kaldığında
devamını gör...

abi size göre her yazar itici. şunu yapan yazar itici bunu yapan yazar itici, ne yapsın bu yazarlar? yukarıda da belirtildiği gibi bazen gözden kaçan tanımlar oluyor ve editöre ulaşmak zorunda kalıyor millet. sen tut bilgi içerikli kol kadar tanım gir ama onun bi karşılığı olmasın öyle mi? valla olmaz, emeğe saygısızlıktır bu.

ayrıca bel altı vurup saçma sapan trollük yapanlar ve zıt görüşe anlayış göstermeyenler dışında hiçbir yazar itici değildir bana göre. sözlükte aşırı kutuplaşma var yalnız dikkatimden kaçmıyor değil. ya kardeşim salın insanları bi ya, şurada istediğimiz gibi yazıp çizelim altında bi mana aramayın rica ediyorum be üf.
devamını gör...

kaybetmekten korkmazsan, insanlar giderler. korkarsan da giderler.

insanlar giderler.
devamını gör...

kafkayı az çok tanıyanlar onun ruh halini bilir. içten içe hem babasına olan öfkesi, annesinden göremediği sevgisi, yahudi oluşu ve bulunduğu toplumda bu kimliğiyle varolamayışı*, hem ailesinde, hem inancında, hem de sosyal hayatında tutunacak bir dal bulamayışının gölgelerinin yansıdığı, hep suçlanmış, ama kendini ifade edememiş, çaresizce yollar arasa da en sonunda tembelliği ve umutsuzluğunun kurbanı olmuş kafka’nın iç dünyasını yansıtan bir karakter josef k.

her ne kadar hayat, insanlar ve hatta hak ve adalet noktasında eksik kalan hukuk sisteminin hukuksuz işleyişini ortaya seren bir kitap olsa da, o davanın arkasında koşan josef k’nın, aslında kendi kaybolmuşluğu ve çözümsüzlüğüyle olan mücadelesi de göze çarpar karakterde.

evsiz, yurtsuz, ailesiz ve hatta vatansız hisseden bir adamın tutunamayışının da öyküsüdür adeta. zira davayı ve sebebini öğrenmek için herkese dönüp dolaşıp sorduğu “benim suçum ne?” sorusu, ilk kucağına düştüğü annesi, kendinden nefret etmesine sebep olan babası ve daha nicelerine sormak isteyip de soramadığı ukde sorusu gibi kafkanın... ya da bir diğer deyişle josef k’nın...
devamını gör...

uğruna kavgalar dönen kadınları tanımlamaya yarayan tabir.

hadi hayal edelim. filmlerde gördüğünüz patlama sahneleri var ya, hani karakterin biri arkasında yangın kıyamet patlayan binaya aldırmadan kameraya doğru yürür. hah işte o yürüyen karakteri güzel ve seksi bir kadın yapın, arkadaki patlamayı da bu kadın için birbirlerini gırtlaklayan bir tomar erkek yapın. şöyle bir şey gibi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel ama değil de aynı zamanda.

bir de bunun çok benzeri bir terim olan vixen vardır. o da çok benzer anlamlara geliyor. gibi gibi.
devamını gör...

(bkz: tamam)
devamını gör...

ekseriyetle gavur diye nitelendirilen ülkelerin islam ülkelerinden daha fazla islama yakın ve müreffeh olması gibi bir tezatlık vardır. kul hakkı, adalet, eğitim, sosyal devler vs.
devamını gör...

sigara izmaritlerini merdivenlere atmayarak ne kadar medeni olduğumuzu gösterelim.
devamını gör...

nalbur, hırdavat,boya malzemeleri , bitki, çiçekçilik, ve fidancılık yapanlar, ve en önemlisi hobi bahçesi adı altında insanlara toprak parçası kiralayanlar, bunlar zaten o yerlere tapu veremez güya hisse veriyorlar ama hukuken hiç bir hakları yok , zaten çoğu arazide 2b arazisi, ama oraya ortak olanlar bilmiyor farkında değiller.
bunlar parayı çok güzel götürdü.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
devamını gör...

korona sayesinde ilgi alanıma girmiştir. evin balkonunu seraya çevirdiğim doğrudur. bakimi kolay bir bitkidir. kendileri kışın,ekim-kasım ayları gibi havanın soğumasıyla kış uykusuna yatar bu süre zarfında su verilmez, toprak çok kurursa ve suya ihtiyaç duyarsa belki ayda 1 su verilebilir. kışın bitmesiyle nisan- mayis aylarında kış uykusundan uyanan kaktüsümüz çiçek açmaya baslar. evet şaşırmayın kaktüsler de çiçek acar. yazın 10,15 günde toprağın kurumasıyla su verip uyandırılan kaktüsün birçok çeşidi vardır. halk arasında kaynana dili,kaynana topuzu, leş kaktus, tavsan kulağı kaktüs gibi isimler verilmiştir. leş kaktüs adı gibi çok kötü kokar. kaktüsler uygun gübre genelde sıvı besin takviyeleri yapılır, çok sık yavru verirler. çok sık saksı değişimini sevmezler. alanları dar olmalı kaktüslerin, geniş saksıları sevmezler. ev ici dekorunda çok sık kullanılsa da aslında kaktüsler açık ve hava alan alanlari daha çok severler. gelişimleri daha iyi olur. altı delikli saksıları tercih edebilirsiniz. suyu tutmayan topraklar onlar için daha iyidir. çünkü dikenleri sayesinde gereken su ihtiyaçlarını bünyelerinde tutarlar. unutmayın kaktüsler susuzluktan değil çok sulanmaktan çürür ve ölürler.
devamını gör...

bir başlığa girip entryler arasında aşağı doğru gidince başlık kayboluyor. ve ben eğer dalgınsam bunun hangi başlık olduğunu unutabiliyorum. yazılımcı arkadaşlardan ricam başlığın üst tarafta sabitlenmesidir. şimdiden teşekkürler...
devamını gör...

nice yaşları olur umarım. bu konuda bence sözlük yazarları teşekkürü hak ediyor çünkü sözlüğü sözlük yapan onlardır. onlar entry girmese nasıl yürüyecek bu gemi gençler? yalnız şaka maka bu sözlüğü sevmiş biri olarak umarım ileride ekşi sözlüğü bile solda sıfır bırakır ve türkiye’nin en iyi sözlüğü olur.

yönetim olsun bazı yazarlar olsun kaliteli. uzun lafın kısası önü çok açık bir sözlük ve daha çok normal sözlük yaşı kutlarsınız siz. sevgi ve saygıyla, herkese iyi akşamlar. *
devamını gör...

uzun zamandır takip ettiğim kaliteli bir yazar. tanımlarını severek okuyorum. nickaltında bu kadar az tanım olmasına da şaşırmadım değil. umarım hep böyle güzel yazar, ben de okumaya devam ederim.
devamını gör...

sinir hücreleri arasındaki birlikte tetiklenme durumunun, bu hücrelerin aralarında bulunan bağlantıyı güçlendireceğini söyleyen, hebb teorisi, hücre birleştirme teorisi ya da hebbian öğrenme gibi isimlerle de anılan, nöropsikolog donald hebb tarafından ortaya atılmış teori.

bir a sinir hücresi, her seferinde b sinir hücresinden hemen önce çalışıyorsa bu durum zamanla bu hücrelerin birlikte çalışmasını sağlayan olayla ilgili bir pekiştirmeye yol açar. yani? yani mesela herhangi bir konuyu öğrenmeye çalışırken yaptığınız aynı egzersizler, her seferinde aynı hücrelerin çalışmasını sağlar. bu durum zamanla yerleşik bir hal almaya başlar. bunu, bir noktaya sürekli aynı yoldan gidip döndüğünüzde, ayak izleriniz nedeniyle o yolun zamanla aşınması gibi düşünebilirsiniz. böylece bir daha sefere o noktaya gitmek için zorlayıcı bir yolu kullanmak yerine aşınmış patikayı takip edersiniz ve bu işleri kolaylaştırır.

özetle hebb kuralı, öğrenme olayının bir açıklamasıdır. aynı zamanda kötü alışkanlıkların bırakılmasının neden bu kadar zor olduğunu da açıklar.

günümüzde bu kural, başka yöntemlerin yanında ek olarak yapay zekâ ve yapay sinir ağları çalışmalarında kullanılır.
devamını gör...

yazmayayım, işime gücüme bakayım, durduk yere huysuz ihtiyar gibi davranmayayım diyorum ama olmuyor.
sabahları metrobüse bile 'kahvesiz' binemeyen, kendisini lsoe mezunuymuş gibi konumlandırıp, ingilizcesi "meeting set etmek"ten öteye gidemeyen, 3 kuruşluk plazalarda proletarya olduğunun bile ayırdında olmadan çalışan beyaz yakalılara yönelik boş beleş 'kişisel gelişim' veya 'motivasyon' safsatası.

bizim insanımız kadar hiçbir şeyin faturasını kendisine kesmeyen, her daim abdestinden şüphesi olmayan bir millet daha yoktur. "ay güneş gördüğümüz mü var kız, herhalde d vitaminim düştü, kafamı kaldıramıyorum." "ay gün içerisinde takviyelerimi almadığım zaman down oluyorum, bir türlü hypelayamıyorum kendimi." gibi binlerce bik bik, cik cik tavırlarıyla kadın erkek fark etmeksizin götümüze süs vermeye bayılıyoruz.

bir de işin reklam / ilgi çekme boyutu da var tabii. spor deyince aklına ancak gece kulüplerinde kaçmış çoraplarınla instagram'da fotoğraf paylaşmaktan başka bir şey gelmesin; sağlıklı beslenme deyince london breakfast tea + poğaça 'dan başka bir vizyonun olmasın; 2 kat yukarıya yürüyerek çıkamayacak kadar sosyete ol; ondan sonra ay motivasyonum düşük, ay bir teknik buldum muhteşem.

neymiş bu teknik ? 25 dakika çalışacakmışsınız, 5 dakika da mola verecekmişsiniz. öf, icada bakın; subhanallah yarabbi'm, bu nasıl bir teknikmiş be. ay pardon; telefonum çaldı, ellerimi yıkama saatimin geldiğini haber veriyor. sonra devam ederim.

oturun, sıfır.

ilkokuldan beri uygulanan 40 dk ders / 10 dk teneffüs uygulamasının, kurumsal yaşamda odaklanmaya yönelik versiyonu : tanım
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim