kuvvet taşıyıcı parçacıklar aracılığıyla ortaya çıkan ve evrenin temeli sayılan 4 kuvvet: elektromanyetik kuvvet, güçlü nükleer kuvvet, zayıf nükleer kuvvet, kütle çekim kuvveti.

buradan gerisi bunların nasıl ortaya çıktığını, çalışma mekanizmasını merak edenler için. uzun olacak biraz ne yazık ki...

***

evrendeki birçok parçacığın birbiriyle ilişkisini açıklayan temel kuvvetler, sanal parçacık adını verdiğimiz atom altı parçacıklar aracılığıyla ortaya çıkarlar. bu sanal parçacıklar, evrenin dokusundan ödünç enerji alarak çiftler halinde var olur, ardından birbirlerini yok ederek ödünç enerjiyi de geri verirler.

***

1- elektromanyetik kuvvet

ışığın hammaddesi olan fotonların taşıyıcılık yaptığı bu kuvvet, elektrik yüklü parçacıkların manyetik alandaki etkileşimleriyle ilgilidir.

kuvvetin ortaya çıkma nedeni momentum aktarımıdır. bunu günlü hayattan bir örneğe benzeterek anlatayım.

2 kayığımız var. birinde siz duruyorsunuz, birinde arkadaşınız duruyor ve yüz yüzesiniz. ellerinizdeki basket toplarını aynı anda birbirinize atıyorsunuz ve herkes diğerinin attığı topu tutuyor. bunu üst üste birkaç kez yaptığınızda, momentum aktarımı nedeniyle kayıklar geriye doğru itilir ve gittikçe uzaklaşırsınız birbirinizden.

tersini düşünelim. bu kez kayıklarda birbirinize sırtınız dönük şekilde duruyorsunuz. ellerinizde birer bumerang var. bunları fırlatıyorsunuz ve birbirinizin attığı bumerangları tutuyorsunuz. bu kez sırt sırta olup bumerangları yüzünüzün dönük olduğu yere doğru fırlattığınızdan, negatif momentum aktarımı yapmış olursunuz.

şimdi gelelim konuya... 2 mıknatısın birbirini itmesi ya da çekmesi, tam da fotonların bu momentum aktarımı sebebiyle gerçekleşir. aynı türden yükler birbirini iterken, farklı türdekiler birbirini çeker. çünkü yükler arasında her zaman bir enerji dağılımı oluşur ve yükler, doğanın kanunları gereği en düşük enerji olan bölgeye doğru hareket ederler.

fotonlar durgun kütleye sahip olmadığından, uzun mesafeler boyunca seyahat edebilirler. bu da, elektromanyetik kuvveti en uzun menzilli temel kuvvet yapmaya yeterlidir.

***

2- güçlü nükleer kuvvet

atomların çekirdeklerindeki proton ve nötronları oluşturan kuark adlı parçacıkları bir arada tutan bir güç var. buna güçlü nükleer kuvvet diyoruz ve gluon adlı parçacıkların taşınmasıyla ortaya çıkıyor.

gluonların da durgun kütlesi yok ama bunlar foton kadar uzun menzillere erişemiyorlar çünkü bunu engelleyen farklı bir özellikleri var. buna renk yükü diyoruz ve başka bir yazının konusu olacak kadar uzun ve önemli. ancak şu kadarını söyleyeyim, renk yükleri de elektriksel yük gibi bir parçacık özelliği ve gluonların kısa süre içerisinde, etraflarındaki diğer parçacıklarla etkileşime girmesine neden oluyor. bu nedenle fotonlar serbestçe hareket ederken, gluonlar hemen bağlanıyor.

***

3- zayıf nükleer kuvvet

radyoaktivite dediğimiz şeyi hepimiz biliyoruz. bu olayı gerçekleştiren atomlar, kararsız çekirdekler olarak anılır. evrende kararsız olan her şey gibi bunlar da kararlı duruma geçmek için çekirdek yapılarını değiştirirler ve radyoaktif hale geçerler. çekirdek bozunması dediğimiz bu olaylar w ve z bozonlarının değiş tokuşu ile gerçekleşir.

örneğin bir protondan nötrona geçiş yapıp yük dengesini koruyacak şekilde kuark dönüşümünü gerçekleştiren ve görevini tamamlayan bir bozon, anında farklı parçacıklara bozunur. bu kuvvetin menzili çok kısadır çünkü bozonlar büyük kütleli parçacıklardır.

***

4- kütle çekim kuvveti

hepimizin aşina olduğu ama ne olduğu tam da tanımlanamayan bu kuvvet, daha çok makro ölçekteki cisimlerin etkileşimlerini açıklar. gezegenler, yıldızlar, kara delikler gibi...

yukarıdaki 3 temel kuvvet, kuantum kuramı ile uyum altında birleştirilmiş durumda. kütle çekimini ise henüz birleştiremedik. bu kuvvetin taşıyıcı teorik parçacığı graviton ama dediğim gibi, teorik. varlığı mümkün görünüyor ama henüz gözlenemedi.

graviton, sicim teorisi ile açıklanabiliyor ancak nasıl çalıştığı henüz tam olarak anlaşılabilmiş değil. o nedenle ben de size anlatamıyorum. ancak döngüsel kuantum kütle çekim teorisi gibi bazı teorilerle açıklanmaya çalışılıyor. bu kuvvet de kuantum kuramı ile birleştirildiğinde her şeyin teorisi elde edilecek diye düşünüyor bilim insanları.

***

son bir bilgi: modelleme ve gözlemlerden anladığımız kadarıyla, büyük patlama'dan hemen sonra bu dört kuvvet birbirine yapışık durumdaydı ve evren genişledikçe, yani sıcaklığıyla yoğunluğu azaldıkça, bu kuvvetler de teker teker birbirinden ayrılarak, münferit şekilde ortaya çıktılar.
devamını gör...

çok uzun bi süre dönemeyiz. üzgünüm ama şuanki durum gerçekten de bunu gösteriyor bence. hem günlük olarak açıklanan vaka tablolarında görülen durum hem de insanların sürekli dışarda ve genelde maskesiz bi şekilde dolaşmaları buna işaret ediyor. gerçekten üzülüyorum bu duruma çünkü birileri günde 20 saat hastanede hayat kurtarmaya çalışıyor ya da birileri sevdiklerini kaybediyor belki iyi olurlar umuduyla iyileşmeleri için bekliyor yani kısacası insanlar maddi ve manevi açıdan 1 seneden fazladır zarar görüyorlar. kendimizi korumak zorundayız maalesef çünkü insanlar dikkat etmiyor, sokağa çıkma yasağı olsun olmasın sürekli ama sürekli dışardalar. o yüzden dediğim gibi eğer bu işi daha ciddiye almazsak çok uzun bi süre bu durumu hatta daha kötüsünü yaşayacağız bence.
devamını gör...

kendimi bir fazlalık gibi hissediyorum adeta. herkesin hayatında olan, ihtiyaç duyulmayan ama "birgün lazım olur, kalsin"diye tutulan gereksiz bir eşya gibiyim. hiçbir zaman lazım olmayacağım ve tek yaptığım şey boşuna yer kaplamak olacak. bunu o kadar fazla hissediyor ve biliyorum ki benliğimde dahi inkar edemiyorum. eski, 2 yıl önceki o berbat halime dönüyorum, hissediyorum. yavaş yavaş eriyorum. kimse bilmese bile...
şu dünyada dostlarım, tek bir şey istemiştim. sadece tek bir şey : anlaşılmak.
sadece bunu istemiştim. yorgunluklarim, kırginliklarım, özlemim, acım... bir kez anlaşılsam yetecekti bana. koskoca dünya, milyonlarca insan... anlatamadım derdimi, yetmedi nefesim. ama hayat devam ediyor dostlar ve ben hala buradayım. burada olmak zorundayim.
devamını gör...

(bkz: ne salak salak başlıklar bunlar ya)
devamını gör...

hakkında büyük ön yargılara sahip olduğumuz bu hastalığı tanımak için muazzam bir gün. düşünme, fiziksel davranış, duyularını kullanma gibi beyin aktivitesi gerektiren durumlarda görülen ciddi bozukluktur. nörobiyoloji temelleri olan bu hastalık hezeyanlar ya da halüsinasyonlarla birlikte devam eden bir sendromdur. ayrıca ankara'da şizofreni hastalarının çalıştığı mavi at kafe ön yargılarımızı kırmada oldukça yardımcı olacaktır. odtü'de düzenlenen sempozyumlardan birinde herkesin öğretim görevlisi zannettiği şizofreni hakkında konuşan katılımcılardan birisi konuşmasının sonunda şizofreni hastalığına sahip olduğunu söylerek herkesi oldukça şaşırtmıştı. psikolojik sağlığı yıpratabilen bu hastalığın tedavisinde kişilere sosyal destek ve bilinçli davranışlarla yardımcı olabiliriz.
devamını gör...

cabbar yine cabbarligi ni yapmış.
sende olmasan kendimizi huzurevinde zan ediyoruz.
çok fazla uçma dan yazarsan tamam tebessüm ettirir ama, ipin ucunu kaçırma lütfen.
devamını gör...

başlık sıkıntılı bi kere. türklere özgü eziklikler ne demek? bildiğin bu başlıkta türklere hakaret var. ayrıca herhangi bir etnik kökeni hedef alsak ve o etnik köken için şöyle başlık açsak adına ırkçılık deriz ama türklere salladığımızda da herkes saf ayağına yatıyor ya da hunharca saldırıyor.

ben bir çerkesim fakat şöyle başlıklara küfür etmemek için zor tutuyorum kendimi… bari türkiye cumhuriyeti vatandaşına özgü eziklikler diye başlık açılsaydı, türkler hedef alınmasaydı…

gerçekten çok yazık.
devamını gör...

kapitalist düzenin kölesi oldukları için çok normal kabul edilebilecek bir durum. ekşi sözlüğü halen bir katılımcı sözlük olarak mı görüyorsunuz? hayır aslında ekşi sözlük dev bir reklam ajansı. sadece çalışanlarının bundan haberi yok.
devamını gör...

bu daha başlangıç, nice binlere.
devamını gör...

botanik'in bir kolu olarak “patoloji” adıyla avrupa’da ortaya çıkmış, patolojinin anlamının diğer dallardan dolayı genişlemesinden sonra “fitopatoloji” şekline dönüşmüştür. phytopathology, bitki hastalıkları bilimi olup phytos*, pathology* kelimelerinden oluşmaktadır.

bitkilerde hastalığa neden olan canlı ve cansız etkenlerin neler olduğunu, hastalık etmenlerinin bitkilerde meydana getirdiği belirtileri, bunların bitkide hastalık oluşturma mekanizmalarını, hastalıktan korunma ile ilgili metotlar ve üründeki zararı azaltma konuları üzerinde araştırmalar yapar. yalnız büyümekte ve gelişmekte olan bitkilerin sağlığının bozulmasıyla değil, aynı zamanda bitkilerin ve bunların ürünlerinin saklanması, ambalajlanması ya da nakli sırasında oluşabilecek sorunları da inceler.

çok geniş kapsamlı bir bilim dalı olan fitopatoloji; mikoloji, bakteriyoloji, viroloji, herboloji, botanik, bitki anatomisi ve fizyolojisi, genetik, biyokimya, bahçe ve tarla bitkileri yetiştiriciliği, toprak bilimi, bitki besleme, meteoroloji, moleküler biyoloji, genetik mühendisliği, tarımsal mekanizasyon ve daha birçok bilim dalının temel bilgilerini kombine ederek kullanan bir bilim dalıdır.

beş ana bölümden oluşmaktadır;
- simptomatoloji, hastalık belirti*leri bilimi. nekrotik* simptomlar, hipopilastik* simptomlar, hiperplastik* simptomlar.
- etioloji, hastalık sebepleri bilimi.
- patoloji, hastalık oluşumu bilimi.
- epidemiyoloji, hastalık salgınları bilimi.
- hijyen ve terapi, bitkileri hastalıklardan koruma ve tedavi yöntemleri.

bitki hastalıkları konusunda bilgimizi artmasını sağlayan bu bilim dalı aynı zamanda bitki hastalıklarından korunma ile ilgili materyal, ekipman ve metot gelişimi konusundaki çalışmaları da içermektedir. bitki hastalıklarından korunulmadığı ve bunlar kontrol edilmediği zaman ürün miktarının azalması ve pazar kalitesinin düşmesinden dolayı ürün fiyatlarında artış söz konusu olmaktadır.

her türlü üretim sürecinde kişi yaptığı işi neden yaptığını bilmesi gerekmektedir. ben yaptım oldu kafasıyla hareket edildiği taktirde üretimin ekonomik olmadığı gözlemlenmiştir. tüm üretim süreçleri için geçerli olan takip ve kontrol yöntemleri, hassas canlılar olan bitkilerin üretiminde daha bi' önem kazanmaktadır..

aynı şartlarda bakımı yapılan aynı iki bitki üzerinde uygulanan bir çalışmada. öğrencilerden, birinci bitkiye kötü sözler, ikinci bitkiye ise güzel sözler söylenmesi istenmiştir. 30 gün süren bu çalışma sonucunda birinci bitkinin gelişiminin gerileyerek solduğu, ikinci bitkinin ise canlı renkleri ile optimum geliştiği gözlenmiştir.
eyyorlamam bu kadar..

hayr eken, hayr biçer.
şer eken pişmanlık biçer..
kim ne ekerse ancak onu biçer...

- hz. imam hasan askeri -
devamını gör...

wes craven, zamanında yanlış hatırlamıyorsam los angeles times gazetesinde okuduğu bir haber üzerine bu filmin hikayesinin ilhamını alıyor. haberde sanırım vietnam’dan göç etmiş bir ailenin uyurken kabuslarında tek tek öldüğü anlatılır. koca bir aile bu şekilde göçer gider. olay, craven’da bir şimşek çakmasına yol açar ve insanları uykularında öldüren bir iblis gibi orijinal bir fikir yaratır. daha önce düşünülmemiş, yalnızca rüyalarda gezen, kurbanlarını kabuslarında katleden bir iblis. kabusta ölen kişi gerçek hayatta da ölür. tıpkı o gazete haberindeki gibi.

freddy karakteri ise, wes craven küçücük bir çocukken, herhalde 7 - 8 yaşlarındayken, abisi ile evde yalnız kaldıkları bir akşam camdan dışarı bakar. sokakta lambanın altında tıpkı freddy gibi şapka giymiş bir evsiz dikilmektedir. bu evsiz aniden dönüp craven’a bakar. craven korkuyla geri çekilir. gece kurşun gibi ağırdır. tekrar baktığında adamı hâlâ orada ona bakarken görmüş, korkup geri çekilmişti. uzaklarda öten baykuşlar adeta gecenin getirdiği bu iblisin habercisiydi. craven bir cesaret tekrar bakınca adamı oturdukları apartmanın kapısına doğru gittiğini görmüş ve adam az sonra gözden kaybolmuştu. yıldızlar gökyüzünden bu dehşet anını izlerken silik ışıklarını şehrin üzerine yağdırmaktaydı. wes, abisine adamdan bahsetmeye karar vermişti. sanki zaman yavaşlamış, hava ağırlaşmıştı. wes nefes almakta zorlanırken, abisi beyzbol sopasını alıp hazırlanmıştı. küçük gözleri adeta yuvalarından uğrayan çocuğum, kalbi deli gibi çarpmaya başlamıştı. apartmanın merdivenlerinde giderek yaklaşan ayak sesleri, abi ve kardeşin kalp atışlarını ezmeye çalışıyormuş gibiydi. adımlar artık onların dairesinin olduğu kattaydı. koridorda evlerinin kapısına doğru biri ağır adımlarla ilerlemekte, ağırlaşan hava wes ve abisinin ciğerlerini yakmaktaydı. abisinin bir an için cesaretini topladığını, kapıya doğru gittiğini gören wes, alnının terlediğini, göz kapaklarının yandığını hissediyordu. ayak sesleri artık kapılarının önüne gelmiş, kapının önünde durmuştu. beyzbol sopasına sarılan abisinin kapıyı ani bir hareketle açtığını gören wes, ellerini kulaklarına götürse de zaten artık tek duyabildiği kendi kalp atışlarıydı. kapının açılması sanki koca bir saat sürmüştü. abisi sopayla kapının hemen yanında hazır bekliyordu. wes, nefesinin kesildiğini, gözlerinin karardığını hissetse de, kendine hakim olmaya çalışmış, gerekirse abisine yardımcı olması gerektiğine kendini ikna etmişti. sonunda kapı ardına kadar açıldı. abisi sopayı sımsıkı tutmuş havaya kaldırmıştı. ancak kapıda hiçkimse yoktu. wes, gözlerine inanamıyordu. abisi derhal apartman koridoruna çıktı sopayla. orada da kimseyi bulamadı. derin bir nefes alarak içeri girdi. wes’le birbirlerine baksalar da tek kelime edemeden öylece kalmışlardı. ayak seslerini ikisi de duymuş, kapıya kadar geldiğini dinlemişlerdi. ama adam artık orada değildi. bunun üzerine birbirlerine tek kelime etmediler.

(bkz: wes craven)
(bkz: korku)
(bkz: los angeles times)
(bkz: kabus)
(bkz: freddy krueger)
devamını gör...

bugün yine ölüm yıldönümün. tam 8 yıl olmuş. her 10 temmuz'da "uyan ali'm" diye anıyoruz seni abim. huzurlar içinde uyu

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pomme'nin güzel olan tek şarkısıdır ceux qui revent. kronik uykusuzluk hakkındadır.
devamını gör...

bir grup insan.

sen şimdi benimkilere az mı diyorsun yani?

şşt, duydunuz mu millet! az dedi size...
devamını gör...

vay canınaaa.
bunu öğrendiğim çok iyi oldu. şimdi rahat bir uyku çekebilirim.
devamını gör...

yolda müzik dinlerken şarkı söyleyebiliyorum ve kendi kendime konuşabiliyorum.
online meetlerde esneyebiliyorum ve gülebiliyorum.
kendimi güzel hissetmediğim günler çirkinliğimi kapattığına inanııp rahat hissediyorum.
soğuk havalarda yüzüm ve burnum üşümüyor.
artık insanların ağzı kokmuyor.
devamını gör...

taşların aralarındaki toprak, yağmur suyunu çekerek bir anlamda sel taşkınlarının önüne geçiyor.
devamını gör...

balık.
devamını gör...

dirk nowitzki açık net. gerçi yaşlanmıştı ama dallas forması en çok ona yakışıyordu. miami heat ile olan o efsane final sezonu ve 37 derece ateş ile çıktığı maç ile hatırımda kaldı hep.
devamını gör...

yayın içimizden geçiyor...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim