25 ocak 2021 yalova’da alevi vatandaşların evlerine kırmızı boya ile çarpı atılması
o çarpıyı atan zihniyetin içinden birinin gelip ağladığı başlık. evet kesin gençlik kolları falan çıkar, böyle saçma iddialarda bulunup birilerini zan altından bırakmak çok kolay.
zihniyetiniz batsın!
zihniyetiniz batsın!
devamını gör...
uyanış
çölü geçmiş su yatağına varmıştım
suyu bekliyordu kabuğum çatlamak için
uyandım sesinize
dört duvar arası dağlar
kapılar
aynalar
göz içi ırmaklar… değil!
sesinizin çoğaldığı koyu bir zamandan izliyordum gölgemi
gölgem aslına yürürken suya eğildim
kayıp bir zaman vardı hafızamda
ne zaman yaklaşsam kururdu ağzım
bir gülümsemeyim şimdi
yakamoz değilim ne de bir serap
suya indim
su üzerinde kırıldığım renkleri
bırakıp geldim
çöl üzerinde yandığım kızgın kumları
üfleyip yağmurlara…
bahçeleri söylüyor sesiniz…
eksiksiz gül kokuyor
başım dönüyor bahçelerden
sokakları yürüyoruz!
dünyalı yürüyoruz
can cana değiyor duvarları hiç ederek
ellerimiz yumruk
kırılmış dalları
sararmış yaprakları
attım da geldim
soluğunuzda ne güzel şarkılar var
ırmakların yürüdüğü dağların
ırmakların kavuştuğu denizlerin şarkısı
uzanıyor göğe
kalbim
yedinci dem şiiridir.
suyu bekliyordu kabuğum çatlamak için
uyandım sesinize
dört duvar arası dağlar
kapılar
aynalar
göz içi ırmaklar… değil!
sesinizin çoğaldığı koyu bir zamandan izliyordum gölgemi
gölgem aslına yürürken suya eğildim
kayıp bir zaman vardı hafızamda
ne zaman yaklaşsam kururdu ağzım
bir gülümsemeyim şimdi
yakamoz değilim ne de bir serap
suya indim
su üzerinde kırıldığım renkleri
bırakıp geldim
çöl üzerinde yandığım kızgın kumları
üfleyip yağmurlara…
bahçeleri söylüyor sesiniz…
eksiksiz gül kokuyor
başım dönüyor bahçelerden
sokakları yürüyoruz!
dünyalı yürüyoruz
can cana değiyor duvarları hiç ederek
ellerimiz yumruk
kırılmış dalları
sararmış yaprakları
attım da geldim
soluğunuzda ne güzel şarkılar var
ırmakların yürüdüğü dağların
ırmakların kavuştuğu denizlerin şarkısı
uzanıyor göğe
kalbim
yedinci dem şiiridir.
devamını gör...
boşanmak isteyen eşine iç çamaşırını bırakan kadın
adam olmak cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesi dir.
helal olsun kadına çok güzel kapak yapmış.
helal olsun kadına çok güzel kapak yapmış.
devamını gör...
çabuk unutulan şeyler
devamını gör...
yazarların en sık aldığı teklif
ders yapalım mı, akşam ders yapalım mı, sabah ders yapalım mı, amuda kalkıp ders yapalım mı?
t. karşı tarafın sizden beklentisini dile getirdiği öneri.
t. karşı tarafın sizden beklentisini dile getirdiği öneri.
devamını gör...
polislerin sevilip askerlerin sevilmeme nedeni
sanki tam tersi bir durum var. ya da bana öyle geliyor.
devamını gör...
atatürk'ün dinsiz olduğu iddiası
orasını hiç birimiz bilemeyiz, inanç bireysel bir olgudur çünkü. fakat; inançlıyız çok şükür diye gezenlerin, neler neler yaptığını biliyoruz bence birazcık da bu gerçekliği düşünün, sorgulayın.
devamını gör...
mustafa kemal'e sevgi duymama özgürlüğü
olmamalı öyle özgürlük. sırf devrimleri islam'a karşı diye mi sevmeyecek bazıları? haydi onu geçtik, kurtuluş savaşı da yalan herhalde. binlerce şehit boşuna verildi yani. yok öyle iş, devrimlerini sevmiyorsa bile bu ülke için gösterdiği çabayı ve savaşı sevmek "zorundadır". evet zorunda. eğer birisi, bu ülkeyi işgalcilerin elinden kurtarıp, türk milletini tekrar yükseltmek için uğraşan adamı azıcık dahi sevmiyorsa onda çok büyük bir sıkıntı vardır.
devamını gör...
sıkıldım dövmesi
"dövmek" anlamındaki dövme sanan bir ben değilimdir umarım. sıkılınca, pata küte kardeş dalaşı geldi aklıma. bu daha mantıklı. yoksa, sıkıldım diye dövme yaptırsam, vucudumda dövmesiz yer kalmazdı.
devamını gör...
madalyalı yazarlar özelliğinin gelmesi
amaç olarak güzel ama sürdürülen yol olarak biraz kendi içinde çelişen kafa sözlük özelliği.
öncelikle "her 150 kelime ve yukarısı tanım" illa ki madalyaya layık mı, ya da başka bir soru tarzı ile "150 kelimeden aşağı" ama madalyaya layık olan tanımlar var mı ona da bakmak lazım.
bana göre - sadece bir örnek, aklıma ilk gelen isim o - @unnecessary_ - adlı yazar genelde kısacık yazar ama genel tabir ile "boş yaptığı" tanım neredeyse yok denecek kadar azdır. ben sayfalar dolusu yazarım ama çoğu sadece kendim için ve bomboştur? yani 150 kelime kuralı ilk sıkıntı.
"madalyalı tanımlarımız, moderatör ve editörlerimiz tarafından tespit edilecek ve madalyası takılacak."
başlığın ilk tanımında bu yazıyor, güzel ve mantıklı. ama niye daha sonra madalya müracaatları diye başlık açılıp insanlara "ya sen bi bak, kurallara uyuyorsa bize haber ver, madalyanı takalım" türü işlem yapılıyor? yazarlar "bu 150 kelime mi, içinde alıntı var mı, koşulları kapsıyor mu? diye düşünüp sonra sizden" verin madalyamı" diye rica edecek öyle mi?
karar verin, madalyayı siz mi vereceksiniz yazarlar kendileri mi rica minnet alacak?
bunun yerine iko'nun bir sorgu yaptırıp 150 kelime ve üstü tüm tanımları görevli arkadaşlara paslaması daha mantıklı ve kolay değil mi? onlar da koşulları kapsıyor mu diye kontrol eder, hak edene madalyası verilir?
ha, belki teknik vs olarak mümkün değildir bu ama o zaman da ilk başta bu belirtilemez miydi?
yine ilk tanımdan bir paragraf;
"geçmişe yönelik bütün madalyalarınız teslim edilip, itina ile verilecektir. *"
şu an yazılanlar bile kontrol edilemiyor sanırım, böyle bir şey olacağına emin misiniz? gerçi özellikle belirtmediğim bir söz var o yıldızın içinde, onu tutacağınıza inanıyorum.
dediğim gibi güzel ama biraz daha üzerinde düşünülebilirdi sanki, yine de emeği geçenlere teşekkürler.
öncelikle "her 150 kelime ve yukarısı tanım" illa ki madalyaya layık mı, ya da başka bir soru tarzı ile "150 kelimeden aşağı" ama madalyaya layık olan tanımlar var mı ona da bakmak lazım.
bana göre - sadece bir örnek, aklıma ilk gelen isim o - @unnecessary_ - adlı yazar genelde kısacık yazar ama genel tabir ile "boş yaptığı" tanım neredeyse yok denecek kadar azdır. ben sayfalar dolusu yazarım ama çoğu sadece kendim için ve bomboştur? yani 150 kelime kuralı ilk sıkıntı.
"madalyalı tanımlarımız, moderatör ve editörlerimiz tarafından tespit edilecek ve madalyası takılacak."
başlığın ilk tanımında bu yazıyor, güzel ve mantıklı. ama niye daha sonra madalya müracaatları diye başlık açılıp insanlara "ya sen bi bak, kurallara uyuyorsa bize haber ver, madalyanı takalım" türü işlem yapılıyor? yazarlar "bu 150 kelime mi, içinde alıntı var mı, koşulları kapsıyor mu? diye düşünüp sonra sizden" verin madalyamı" diye rica edecek öyle mi?
karar verin, madalyayı siz mi vereceksiniz yazarlar kendileri mi rica minnet alacak?
bunun yerine iko'nun bir sorgu yaptırıp 150 kelime ve üstü tüm tanımları görevli arkadaşlara paslaması daha mantıklı ve kolay değil mi? onlar da koşulları kapsıyor mu diye kontrol eder, hak edene madalyası verilir?
ha, belki teknik vs olarak mümkün değildir bu ama o zaman da ilk başta bu belirtilemez miydi?
yine ilk tanımdan bir paragraf;
"geçmişe yönelik bütün madalyalarınız teslim edilip, itina ile verilecektir. *"
şu an yazılanlar bile kontrol edilemiyor sanırım, böyle bir şey olacağına emin misiniz? gerçi özellikle belirtmediğim bir söz var o yıldızın içinde, onu tutacağınıza inanıyorum.
dediğim gibi güzel ama biraz daha üzerinde düşünülebilirdi sanki, yine de emeği geçenlere teşekkürler.
devamını gör...
bublogta
insanların bilim, teknoloji, kültür-sanat, sağlık gibi çeşitli konularda duygu, düşünce ve birikimlerini paylaştığı, yeni kurulmuş blog tarzı bir platformdur. üye olarak yazılarınızı paylaşabildiğiniz gibi, üye olmadan içerikleri okuyabiliyorsunuz.
sayfayı buradan inceleyebilirsiniz.
sayfayı buradan inceleyebilirsiniz.
devamını gör...
israil'in mescid-i aksa'ya saldırması
“yıkılasın israil! enkazını göreyim
sana ülke diyenin yüzüne tüküreyim”
n. fazıl kısakürek
her ramazan ayı aynı şiddet, aynı görüntüler...
sana ülke diyenin yüzüne tüküreyim”
n. fazıl kısakürek
her ramazan ayı aynı şiddet, aynı görüntüler...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
ismini veremeyeceğim birtakım kimyasal maddeler üretiyorum. yalnızca üretim değil satıştan da sorumluyum.
devamını gör...
sitoloji
hücrelerin yapısını inceleyen ve hücre bilimi olarak da tanımlanan bilim dalının ismi.
devamını gör...
iyi sahurlar
kendim oruç tutmamama rağmen geleneği sevdiğimden sahur yapıyorum... şaka la babam tutmadığımı çakmasın diye el mecbur kalkıyorum. yoksa kralı uyandıramaz gece beni. siz bilmessiniz tersi pistir babamın *
hepinize hayırlı sahurlar.
hepinize hayırlı sahurlar.
devamını gör...
hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
doğru kişiyle karşılaşmadığından bir ilişkiye başlamayan, farklı öncelikleri olduğunu düşündüğüm kişilerdir. herhangi bir psikolojik sorunu olduğuna delalet etmez. en azından öyle bir kriter yoktur yani psikolojide.
devamını gör...
0 faktöriyel
devamını gör...
prevalans
bir toplumda herhangi bir andaki toplam olgu sayısının toplam nüfusa bölünmesi ile elde edilen ölçüte verilen isimdir.
devamını gör...
toplum sözleşmesi
(bkz: toplum sözleşmesi) rousseau'nun dört kitaptan oluşan, mülkiyet, eşitlik, özgürlük, yasa, devlet gibi konulara ele alıp insan ve toplumun gelişimini bu kavramlar üzerinden değerlendiriyor. özgür bireyin toplumla ve devletle ilişkisinin bilhassa üzerinde duruyor birinci bölüm " insan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur" diye başlar. ayrıca rousseau vatandaşlığı ise kitapta şu şekilde tanımlamıştır "biz bütün vatandaşlar kendi çıkarlarımızdan yine hepimizin ortak çıkarları için fedakarlık yaparız. devlet burada sadece bir rol üstlenici konumundadir aslında ve anayasa dedigimiz toplum sözleşmesi, hepimizin tabi olduğu ve kapsayıcı nitelik taşır. kısacası, kendini topluma bağlayan kişi, hiç kimseye bağlanmamış olur ve kendi üzerinden başkasına tanımış olduğu hakların aynını elde etmeyen hiçbir üye bulunmadığına göre de,herkes hem yitirdiginin tam karşılığını, hem de elindekini korumak için daha çok güç kazanmış olur". yine tek ve mutlak bir hükümet biçimi olmadığını devletlerin nüfusuna göre yönetim biçimlerinin de değişiklik göstermesi gerektiğini savunur. rousseaunun bu eseri aynı zamanda fransız devriminin öncülerine de esin kaynağı olmuştur.
-hükümet ya da yüksek yönetim diye yürütme gücünün yasal yoldan kullanılmasına; hükümdar ya da görevli diye de, bu yönetim işini üstüne alan kimseye ya da bütüne diyorum. sy 34
-hükümet ya da yüksek yönetim diye yürütme gücünün yasal yoldan kullanılmasına; hükümdar ya da görevli diye de, bu yönetim işini üstüne alan kimseye ya da bütüne diyorum. sy 34
devamını gör...
hayat kalitesini düşüren şeyler
her şeyi gereksiz fazla düşünmek
devamını gör...
