funko
internet aramalarındaki tanımı : lisanslı vinil heykelcikleri ve bobble kafaları ile tanınan, lisanslı pop kültürü koleksiyon parçaları üreten bir amerikan şirketidir.
bana göre ise minnacık oyuncakları olmayacak fiyatlara satan oluşum. bir harry potter funko’su bakayım dedim bakmaz olaydım.
arz talep meselesi belki ama ciddi anlamda etmeyecek fiyatlara satılmakta.
bilmeyenler için :
bana göre ise minnacık oyuncakları olmayacak fiyatlara satan oluşum. bir harry potter funko’su bakayım dedim bakmaz olaydım.
arz talep meselesi belki ama ciddi anlamda etmeyecek fiyatlara satılmakta.
bilmeyenler için :
devamını gör...
cinci hoca (yazar)
nickini gördüğümde her an tacize uğrayacakmışım gibi hissetsem de sevdiğim bir cinci.
devamını gör...
yazarların bu yüzden hep yalnız kalacağım dediği şeyler
aşırı derecede duygusalım, belki de bu yüzden hep yalnız kalacağım.
devamını gör...
#osmancurtutuklansın
isviçre'de gelen 17 yaşındaki öz yeğenini tecavüz eden ve bütün bunlar dna ile kanıtlanmasına rağmen serbest bırakılan osman cur denen insanlıktan nasibini almamış zat tutuklansın.
devamını gör...
i. justinianus
bizans imparatorluğunun 4. yy.da yaşamış "büyük" sıfatlı impatatoru. kendisi illirya (arnavut) kökenlidir ve aslen soylu değildir. imparator i. justinus'un evlatlık çocuğudur. bizans'ın en çalışkan ve en zeki imparatorlarından biridir. tarihçi prokopius, onun insan olmadığını yazar. kendisinin gözlerini yuvalarından çıkarabildiğini ve hiç uyumayan bir imparator olduğunu anlatır.
yaptığı fetihlerle kuzey afrika'yı, italya'yı ve murcia'yı barbarların elinden çok kısa bir sürede almayı başarmıştır. bunu yapmasındaki gayesi, eski roma imparatorluğu topraklarını yeniden geri alabilmek adınadır. çok yetenekli bir askeri komutan olmasının yanında çok da hırslı birisi imiş kendisi. keza, onun bu kadar kısa sürede ele geçirdiği toprakları ise kendinden sonra imparatorlar elde tutmayı başaramamıştır. askeri dehasının yanında istanbul'un en güzide eseri olan ayasofya'yı inşa ettiren kişi de odur. kendisi döneminin en büyük dini mabedini inşa ettikten sonra ayasofya'nın içinden şu sözleri haykırmıştır:
- " ey süleyman, seni de geçtim! ".
yaptığı fetihlerle kuzey afrika'yı, italya'yı ve murcia'yı barbarların elinden çok kısa bir sürede almayı başarmıştır. bunu yapmasındaki gayesi, eski roma imparatorluğu topraklarını yeniden geri alabilmek adınadır. çok yetenekli bir askeri komutan olmasının yanında çok da hırslı birisi imiş kendisi. keza, onun bu kadar kısa sürede ele geçirdiği toprakları ise kendinden sonra imparatorlar elde tutmayı başaramamıştır. askeri dehasının yanında istanbul'un en güzide eseri olan ayasofya'yı inşa ettiren kişi de odur. kendisi döneminin en büyük dini mabedini inşa ettikten sonra ayasofya'nın içinden şu sözleri haykırmıştır:
- " ey süleyman, seni de geçtim! ".
devamını gör...
ahmed arif'in leylası
türk kadınının portresidir. yıllar sonra bir röportajda sorulan "böyle sevilmek nasıl bir duygu?" sorusuna "bilmem, hiç sevilmedim ki" diye cevap vermiştir. oysa ahmed, ona mektup göndermek için 5 kuruşluk posta puluna 1 gün hamallık yapmıştı diyarbakır otogarında. bu sevgi değil de nedir? sevgi, emek değilse nedir?
devamını gör...
hamile karısının karnını açarak poz veren adam
iki insan evli, mutlu, huzurlu ve bir bebek bekliyorlar. hamile diye utanması, saklaması mı gerekiyor? sizi leyleklerin getirdiğini filan mı zannediyorsunuz.
devamını gör...
normal sözlük üyesi olmanın avantajları
şu an zabahın köründe serviste zıplayarak işe giderken yolun anlamadan geçmesini sağlaması.
devamını gör...
predestination
neresinden tutulursa tutulsun elde kalan film. bug'ları görmezden gelirsek bir şeyler oluyor gibi oluyor ama yine oldurulamıyor. keyifli vakit geçirmiştim şahsen izlerken, orası ayrı.
şimdi,
--! spoiler !--
ilk olarak filmin ilk yarısındaki sahnelerden birinde kendi kuyruğunu yiyen yılandan bahsediyor karakterimiz (uroboros), bu da izleyicide direkt bir sonsuz paradoks-döngü ışıklarını yakıyor. zaten ardından gelen bir 'tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan' muhabbetiyle 90'dan çakıyorlar filmin mesajını.
bir paradoksun oluşabilmesi için başlangıç noktası şarttır ilkesini ele alarak filmdeki karakterin başlangıç noktasını göremediğimizi belirtmek isterim. zaten izleyicinin tüm filmi anladıktan sonra kalakaldığı tek soru bu. ''peki jane'in asıl anne babası kim?'' senaryoda izleyici bu soruya takılı kalmasın diye ''zaman makinesi falanca yıldan ötesine gidemiyor'' gibi bir cevap verilmiş. yani biz (zaman ajanıyla birlikte) ancak jane'in sadece yetimhane kapısına bırakıldığı güne gidebiliyoruz. öncesi yok. fakat bu durumda tanrı(?) tarafından jane şak diye bu paradoksa dışarıdan kondurulmadıysa, bizim görmediğimiz bir anne babası varsa işin içine biyoloji girer ve kendi kendiyle birlikte olarak doğurduğu çocuk yine kendisi olamaz. sonuçta rastlantısal olarak spermler seçiliyor ve yumurtada dölleniyor. doğan bebeğin de jane/john olması çok abuk. eğer ki jane'in kendinden ayrı bir anne babası yoksa bu paradoksa dışarıdan dahil edildi demektir. ya da film zaten bunun imkansızlığı üzerine kurulmuştur kim bilir... yani filmin belirmesinin sebebi bu çıkmazdır belki de. ya da ben azla eksiğim birleştiremiyorum, pek mümkün.
şuna da değinelim. bay robertson, ajanımıza/barmene zamanda yaptığı her yolculukta yaptığı küçük değişiklikler olduğunu
ama sonucun değişmediğini söylüyordu bir sahnede, ya da buna benzer bir şeydi her neyse; jane/john/barmen/bombacı ne yaparsa yapsın kaderini değiştiremiyor. kendisine son derece obsesif şekilde aşık. seçme şansı olduğunu bilmesine rağmen geçmişe her gidişinde kendisine aşık oluyor, kendisiyle birlikte oluyor ve kendisini yeniden doğuruyor. filmin sonuna doğru bombacı kütüphanedeki kızla ilişki yaşamaya çalıştığını denediğini ancak kızın bunu kaldıramadığını yürümediğini söylüyor. çünkü kendisinden başka kimseye birlikte olamamakta... "the only thing that i know for sure is that you are the best thing that's ever happened to me. i miss you dreadfully" diyor adam kendisi için, daha ne desin. yani buradan da geçmişe yolculuklarda ne kadar değişim yapmaya çalışırsa çalışsın filmde sonucun değişmeyeceğini alıyoruz. örneğin o süreçte bir yerlerde adamın (john'un) yüzü yanıyor, yüz nakli yapılıyor vs fakat süreçteki değişiklik sonucu etkilemiyor. karakter yine bir şekilde geçmişe döndüğünde kendisiyle tanışıyor, kendisine aşık oluyor, kendisini hamile bırakıyor, kendisini doğuruyor ve geçmişe dönüp kendisini yetimhaneye bırakıyor.
--! spoiler !--
anası babası zamanında sahip çıkmamış işte bak ne hale gelmiş yavrucak.
böyle şeyler izlemeyin.
gidip ders falan çalışın
bye.
şimdi,
--! spoiler !--
ilk olarak filmin ilk yarısındaki sahnelerden birinde kendi kuyruğunu yiyen yılandan bahsediyor karakterimiz (uroboros), bu da izleyicide direkt bir sonsuz paradoks-döngü ışıklarını yakıyor. zaten ardından gelen bir 'tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan' muhabbetiyle 90'dan çakıyorlar filmin mesajını.
bir paradoksun oluşabilmesi için başlangıç noktası şarttır ilkesini ele alarak filmdeki karakterin başlangıç noktasını göremediğimizi belirtmek isterim. zaten izleyicinin tüm filmi anladıktan sonra kalakaldığı tek soru bu. ''peki jane'in asıl anne babası kim?'' senaryoda izleyici bu soruya takılı kalmasın diye ''zaman makinesi falanca yıldan ötesine gidemiyor'' gibi bir cevap verilmiş. yani biz (zaman ajanıyla birlikte) ancak jane'in sadece yetimhane kapısına bırakıldığı güne gidebiliyoruz. öncesi yok. fakat bu durumda tanrı(?) tarafından jane şak diye bu paradoksa dışarıdan kondurulmadıysa, bizim görmediğimiz bir anne babası varsa işin içine biyoloji girer ve kendi kendiyle birlikte olarak doğurduğu çocuk yine kendisi olamaz. sonuçta rastlantısal olarak spermler seçiliyor ve yumurtada dölleniyor. doğan bebeğin de jane/john olması çok abuk. eğer ki jane'in kendinden ayrı bir anne babası yoksa bu paradoksa dışarıdan dahil edildi demektir. ya da film zaten bunun imkansızlığı üzerine kurulmuştur kim bilir... yani filmin belirmesinin sebebi bu çıkmazdır belki de. ya da ben azla eksiğim birleştiremiyorum, pek mümkün.
şuna da değinelim. bay robertson, ajanımıza/barmene zamanda yaptığı her yolculukta yaptığı küçük değişiklikler olduğunu
ama sonucun değişmediğini söylüyordu bir sahnede, ya da buna benzer bir şeydi her neyse; jane/john/barmen/bombacı ne yaparsa yapsın kaderini değiştiremiyor. kendisine son derece obsesif şekilde aşık. seçme şansı olduğunu bilmesine rağmen geçmişe her gidişinde kendisine aşık oluyor, kendisiyle birlikte oluyor ve kendisini yeniden doğuruyor. filmin sonuna doğru bombacı kütüphanedeki kızla ilişki yaşamaya çalıştığını denediğini ancak kızın bunu kaldıramadığını yürümediğini söylüyor. çünkü kendisinden başka kimseye birlikte olamamakta... "the only thing that i know for sure is that you are the best thing that's ever happened to me. i miss you dreadfully" diyor adam kendisi için, daha ne desin. yani buradan da geçmişe yolculuklarda ne kadar değişim yapmaya çalışırsa çalışsın filmde sonucun değişmeyeceğini alıyoruz. örneğin o süreçte bir yerlerde adamın (john'un) yüzü yanıyor, yüz nakli yapılıyor vs fakat süreçteki değişiklik sonucu etkilemiyor. karakter yine bir şekilde geçmişe döndüğünde kendisiyle tanışıyor, kendisine aşık oluyor, kendisini hamile bırakıyor, kendisini doğuruyor ve geçmişe dönüp kendisini yetimhaneye bırakıyor.
--! spoiler !--
anası babası zamanında sahip çıkmamış işte bak ne hale gelmiş yavrucak.
böyle şeyler izlemeyin.
gidip ders falan çalışın
bye.
devamını gör...
bir günlüğüne olmak istenen kişi
recep tayyip erdoğan olmak isterdim.
hemen bi basın toplantısı yapıp istifa ettiğimi söylerdim* bir gün de ülke huzura ererdi. (ülkem için "erdoğan" olmayı bile göze alıyorum be, kimse vatan aşkımı sorgulamasın.)
hemen bi basın toplantısı yapıp istifa ettiğimi söylerdim* bir gün de ülke huzura ererdi. (ülkem için "erdoğan" olmayı bile göze alıyorum be, kimse vatan aşkımı sorgulamasın.)
devamını gör...
yırttık abicim yırttık (yazar)
moderasyondan alınmıştır.
devamını gör...
unutulmayan kitap başlangıç cümleleri
"toy çağımda bir öğüt vermişti babam, hala küpedir kulağıma. 'ne zaman' demişti, 'birini tenkide davranacak olsan, hatırdan çıkarma, herkes senin imkanlarında gelmemiştir dünyaya!''"
muhteşem gatsby
muhteşem gatsby
devamını gör...
çocukken inanılmaz kıymetli olan şeyler
salona gecip kısık sesle cizgi film izlemek.
devamını gör...
kızılay'ın günde 1 lira kazanan esnafı icraya vermesi
eskişehir'de, kızılay'ın mülkünde kiracı olan esnafın , kirasını ödeyemediği için icraya verildiği durum.
eskişehir’de yaşayan ömer kaya, kızılay’a ait iş merkezinde bir dükkan kiraladı. corona virüsü salgını nedeniyle iş yapamayan kaya, 3 bin 500 tl’lik kirasını ödeyemedi. evli ve üç çocuk babası esnaf, kızılay’a olan birikmiş kira borçları nedeniyle icraya verildi.
covid sebebiyle yaklaşık bir yıldır doğru düzgün iş yapamayan, günde sadece 1 çay satıp, 1 lira kazanan esnafa bunu buradan yapan kızılay,
yılbaşı hediyesi olarak medya kuruluşlarına koli koli soda gönderiyor .buradan .
eskişehir’de yaşayan ömer kaya, kızılay’a ait iş merkezinde bir dükkan kiraladı. corona virüsü salgını nedeniyle iş yapamayan kaya, 3 bin 500 tl’lik kirasını ödeyemedi. evli ve üç çocuk babası esnaf, kızılay’a olan birikmiş kira borçları nedeniyle icraya verildi.
covid sebebiyle yaklaşık bir yıldır doğru düzgün iş yapamayan, günde sadece 1 çay satıp, 1 lira kazanan esnafa bunu buradan yapan kızılay,
yılbaşı hediyesi olarak medya kuruluşlarına koli koli soda gönderiyor .buradan .
devamını gör...
normal sözlük'ün 30 yaş üstü yazar kaynaması
ben, hiiiic üstüme alinmiyorum hatta öyle bir başlığın varlığından bile haberdar değilim, haberim yokmuş gibi çek panpa..
devamını gör...
yazarların kendilerini tanımlama şekli
aksi birinin tekiyim.
devamını gör...
kar yağdığında gelen huzur
muhtemelen çocukluğa götürdüğündendir.
devamını gör...
sözlüğün karma puanı dolandırıcılığı yapması
(bkz: bugün de bir şey olduk çok şükür)
özelliği etkinleştirdikten sonra ;
kokpit > profilim > bana özel > takip
adımları ile takipçilerinizi görebilirsiniz canlarım.
edit : başlık sahibesi başlığı sildiği için ilk tanımı ben atmış ve deli gibi kendi kendime konuşmuş gözüküyorum ama aslında öyle değil.
özelliği etkinleştirdikten sonra ;
kokpit > profilim > bana özel > takip
adımları ile takipçilerinizi görebilirsiniz canlarım.
edit : başlık sahibesi başlığı sildiği için ilk tanımı ben atmış ve deli gibi kendi kendime konuşmuş gözüküyorum ama aslında öyle değil.
devamını gör...


