şayet ulaşılırsa soğumakla sonuçlanan olacak durumdur aynı zamanda.
devamını gör...

devrin skywalker ukdesi.

birinden vazgeçmem gerekirse sevgiliden vazgeçerim.* bilemiyorum çok zor. sevgili, sözlük, sevgili, sözlük,... aman tanrım! bu tıpkı sophie'nin seçimi gibi. ofofofof. ikisini de seviyorum. ikisi de benim bebeklerim. herkes yerini bilse ya. hatta işi abartıp sözlük arası sevgili yapmak istiyorum. en kötü papatya yapraklarını sırayla kopararak tercih yapmaya çalışırım.
devamını gör...

her insan kendine özgü niteliktedir. herkesin kendine has bir amacı olabilir. unutmayı veya unutulmayı önlemek bir nedeni olabilir. bir de ölümsüz hissetmek için olabilir. hep ölümsüz olmayı hayal eder insan. bu eylem de bunu sağlayabilir.
yazının ortaya çıkmadığı dönemlerde de haber amaçlı veya korunmak bilgilendirmek amaçlı mağaralara çizimler yapılmış. gelecek düşünülmüş.
devamını gör...

aslında kişiye göre değişir. eğer o kişi sizin için önemliyse ne yaparsa yapsın çok krediye sahiptir. öyle kolay birakamazsınız. ama önemli değilse çok eften püften bir sebeple soğuyabilirsiniz.
devamını gör...

kociş.
devamını gör...

terlik atmak ve para biriktirmek.

geçen günlerden çarşamba yine yoğun bir iş temposu, kendi evime gitmeyi gözüm kesmedi. basit ve kolaya kaçıp konum olarak en yakın olan lokasyona yani annemlerin evi geçtim. gecenin bir saatinde geldim.
annem terlik bir karşılama yaptı.b
bu saatte mi gelinir ?
hotel mi burası hayvan herif ?
felan fistan sabah on numara kahvaltı ardından tam çıkarken. kadıncağız çıkarmış cebime bir şeyler iliştiriyor.
dur demeye kalmadan kıçıma bir tepik.kapının kilitlenmesi sesi.
mission completed !
cebime bozukluk kağıt para ne bulduysa sıkıştırmış.
ah ah anne başka bir şey dostum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tarihin sıfır noktası olarak adlandırılan göbekli tepe, 1995'te harald hauptmann önderliğinde başlatılan çalışmalar ile, insanlığın ilk yerleşik hayata geçtiği dönemde yani mö. 10 binli yıllarda inşa edildiği bulgularla kanıtlandı. çünkü buğdayın ilk izleri burada bulundu ve tarihin ilk ibadethanesi /tapınak olarak kabul ediliyor. tabi insanlığın ilk yerleşik hayata geçtiği yer burası olduğu için adem ve hava'nın buraya gönderildiğini düşünen bir kesimde mevcut.


göbeklitepe mısır piramitlerinden 7 bin 500 yıl daha önce yapılmıştır. neolitik dönemde inşa edilen göbeklitepe alnında bulunan dev şekilli (t) kayalar alana taşıyarak getirildiği tahmin ediliyor, bu nedenle tapınak olarak görülüyor ve bu bulgular insaların neolitik dönemde yerleşik hayata geçtiğini kanıtlıyor, göbeklitepe keşfedilmeden önce o dönemde hala avcılık ve toplayıcılık yaptığı ve göçebe olduğu düşünülüyordu.


bazı tarihçiler göre göbeklitepe'nin, ibadet yerinden daha çok bir sığınaktı. uzaklara göç eden insanların , bu bölgede dinlendiğini veya mola verdiğini düşünülüyordu . bu görüş de göbeklitepe’nin gizemini koruyan bir “barınak” olma özelliğini de taşıyor ama taşların üzerindeki çeşitli figürler bu fikirleri çürütüyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


not : göbekli tepenin ismi 12 tepe olarak değişiyormuş.
devamını gör...

herkesin 3'er 5'er flörtü olması. aynı anda 3 5 kişiyi tanıyamazsınız arkadaşlar. flörtleşme olayından çıkıyor artık o olay.
devamını gör...

bir metnin dil ve anlatım, imla, üslup, biçim konularında düzeltisini yapma işi. bu işi yapan kişiler redaktör olarak isimlendirilir. redaktör kişi kimi zaman editörün sorumluluğunda olan işleri de üstlenir.

akademik metinlerde, edebi metinlere nazaran daha rahat yaptığım iş. en azından zaman çekimi, üslup değişiklik göstermiyor ve soyut ifadelerle oldukça nadir karşılaşıyorum. akademik metinlerde standart bir dil olduğu için görece beyin karıncalanmadan halledilebilir buluyorum. edebi metinde düzelti yaparken ise adeta uykularım kaçıyor. metni anlam kaybına uğratmadan düzeltme kaygısıyla kıvranıyorum resmen. kimi metinleri redakte etmek ise hakikaten yeni baştan yazmaktan farksız olabiliyor. bu sebeple yazarının anlatmak istediğini özümsemeden düzelti yapılması ortaya çıkan iş iyi olsa dahi istenenin dışında bir sonuç doğurabiliyor.
devamını gör...

gustav flaubert romanıdır.

flaubert’i nasıl bilirdiniz? bilir miydiniz? evet, flaubert madam bovary’nin yazarıdır, hatta flaubert madam bovary’dir ama sanki çok daha iyi bir roman olan bilirbilmezler’e ve bu romanın pek muhterem kahramanları françois denys bartholomée bouvard ve juste romain cyrille pécuchet’ye biraz haksızlık ediyoruz.

bouvard ve pecuchet bir bankta otururkeh tanışır ve kaynaşırlar bouvard yüklü mirasını alır, pecuchet emekli olur ve büyük bir ev satın alıp oraya yerleşirler zira kahramanlarımızın çok derin ve dünyayı sarsacak bazı planları vardır. hiç bir konuda tam bir bilgiye sahip değillerdir, bir broşürden öğrendikleri kadarıyla botanikle uğraşabilirler ya da cansız mankenler üzerinde anatomi incelemeliryle uğraşabilirler. her şeyi yapabilir muhterem kahramanlarımız ama hiç bir şey yapamazlar.

onlarca alanda çabaladıktan sonra yapabilecekleri en iyi şeyi yaparlar ve kopyalama işine girerler. romanımızın çevirmeni olan ve yetinmeyip bir de önsöz yazan tahsin yücel bu kopyalama işinin çeviri sanatının doğumu olduğunu ima eder. ona göre bu roman “çevirmenlerin romanıdır”.

flaubert iki küçük burjuva kahramanı aracılığı ile dönemin sanat, siyaset ve bilim dünyasına farklı bir gözle bakmamızı sağlar…
devamını gör...

senin canını yakma imkanın varken susmayı tercih ettiğin kişilerin gelip senin içine öküz oturtması...
devamını gör...

meta sözlük başlığımı akıştan kaldırmış sözlük. ahaha ayıp olmuyor mu sevgili modlar. bakın orada normal sözlük başlığı açılmış bile. kardeş kardeş oynasanıza.
devamını gör...

şaka maka tam 5 sene önceydi.

zaman ne çabuk geçmiş.
devamını gör...

saçlarımdan tuttun, çamurumdan çıkardın, nefes alıyorum şimdi biraz.
bu çamur ikimize aitti di mi?
bıraktım seni di mi?
ama ben dedim sana "ya makaraya alırım ya da saldırır kaçarım" diye?

ve seni bir an bile makaraya almadım, alamazdım, kocaman yalanlar dolu bir hayatı önüne attım, bak dedim, "bunlar yok" artık.
anlamadım seni, anlayamadım ve korktum, zaten başın yeteri kadar balonlarla dolu iken seni de bulaştırmak istemedim kendimle.
kaçtım.
bilmiyorum be kadın, konuşuruz bunları, boyoz yumurta ve su bardağında çay * benden, mekan pasaport, zaman sabah.
sonra da elinden kahve içelim, olur mu?*

şunu da ortaya bırakayım, hangimiz yerinden bir milim kıpırdarsa öbürü üstüne atsın, aklı başına gelsin, bir daha olmasın, burnun çok güzel, ben salağım, teşekkür ederim......

aha da şuraya bıraktım.
devamını gör...

evet sabah sabah bünyemde kendini gösteren büyük bir memnuniyetsizlik.
sanal aleme ayak bastığımdan beri aşina olduğum bu (bkz: daddy issues) edebiyatı her zaman yok sattı.
kızlı erkekli travmatik hayatlarınızı, yarım kalmışlıklarınızı sürekli yazdınız. bende her seferinde üzüldüm.
ama artık gına geldi *.
artık gözümde yağmur çay kahve rakı edebiyatından bir farkı yok.
hepiniz birer kafka adayı oldunuz. keşke sizde babaya mektup diye birer eser patlatsanız da insanlık rahatlasa.
*
devamını gör...

alfred adler der ki: her insanda aşağılık kompleksi vardır. kimisinde daha belirgin görülür kimisinde geri planda kalmıştır. sorsak kimse buna sahip değildir ancak her insanda eser miktarda bulunur. nevrotikler ise bunu başka davranışlarla üstünlük duygusuna dönüştürmeye çalışır.
devamını gör...

güçlüsün, ama yüreğinin bir yerindeki çatlaktan bu güç akıp gidiyor. bu çatlağı kapamayı başaramazsan gücünü tamamen yitireceksin, zavallı biri olacaksın. bu çatlaktan ne sızıyor dışarıya, biliyor musun? her an patlamaya hazır, tehlikeli, kocaman bir duygu balonu. neden böyle bir balon büyüttün içinde? yaşamlarından memnun, mutlu insanları görünce neden durup dururken sinirleniyorsun? onları bu kadar çok küçümsemenin nedeni ne, niye onları incitmek istiyorsun? tamam seni anlıyorum, onların hepsinin aptal olduğunu düşünüyorsun, onları küçümsüyorsun; çünkü sen onlar yüzünden başarısız ve öfkeli biri oldun, onların ahlak anlayışları ve mutlu olma yöntemleri bu kocaman dünyayı yönettiği için sen onlara yenik düştün. bu düşüncelerin beynini işgal etmesine izin vermemelisin, çünkü senin asıl düşmanın bir kurşun kadar yok edici olabilen bu kötü düşüncelerdir. kurşunlar, kurbanlarını seçip onları hemen öldürdükleri için çok acı vermezler. ama senin içinde yalnızca kurşun değil, bakteriler de var. bakteriler insanı birden öldürmezler; onu yavaş yavaş yıpratarak en sonunda bir ucubeye dönüştürürler, bu ucubenin yaşamak için tek şansı vardır, o da küçümseme ve nefretle bilenmiş oklarını çevresine rasgele fırlatmaktır. bir sürü şeye sahip olabilir bu ucube; ama hayatta hiç başarılı olamaz, çünkü kendi kendisinin düşmanı olduğu için sahip olduğu şeyler ile mutlu olmayı hiçbir zaman beceremez. soğukkanlılıkla - truman capote
devamını gör...

ah yüreğimde dört nala atlar,
atların sağrısında kanatlar...
devamını gör...

gözlerimin içindeki ülkemsin sen kafa sözlük. “ancak kendinde devrim yapabilen devrimci olabilir” dedik. seninle çıktık bu yola… “devrimden başka bir hayat yoktur” demenle yürüyoruz omuz omuza.
sen ki reklamlarla cebini doldurup, yazarları açken her gün dürüm yiyenlerden değilsin.
doğruyu savunup “daima zafere kadar” diyenlerdensin.
bizler ise haksızlıklara, adaletsizliklere, sessizliğe devrim yapan kardelenleriz. zulmün, zorbalığın hesabını soran sönmeyen ateşleriz.
sözlükte farklı düşünenleri de unutmamak gerekir tabi ki…kafa store rozetleri ile ilgili olarak kimi “ev, araba, villa, uçak, yat” gibi rozetler almak isteyebilir.
kimi de “nobel ödülü, oscar ödülü, pulitzer ödülü, altın portakal ödülü” gibi rozetler isteyebilir.
mizah amaçlı olarak şöyle muhabbetler geçebilir…*
“kız, kafa sözlük’te bir oğlan vardı. ev, araba, yat, arsa, boğaz’da yalı, uçak, her türlü rozeti vardı. beni takip eder, çok beğeni yapardı. el emeği, göz nuru, alın teri ile çok puan kazanmıştı, meğerse hepsi beni etkilemek içinmiş ayol.”
ya da annesi sorar “oğlum ne oldu eskiden hiç kitap okumazdın, şimdi elinden kitap düşmüyor.”
-“ kütüphane rozetli bir kız var anne. ben de tanım yazıyorum rozetdaş olmak için. sen de kafa sözlük’e üye ol da bana beğeni yap puan kazandır.”
bu arada bazen mizahi bir şekilde yazıyoruz ama tanımlarda gülmece işareti * kullansak dahi yazdıklarımızı yanlış anlayanlar olabiliyor. iko bunun için bir çözüm getirebilir. tanımın başlangıcına özel bir gülmece işareti koyulursa yazarın maksadı daha iyi anlaşılmış olur.
özellikle çaylaklık sisteminin gelmesi iyi olmuş. ceketi sırtında yazarlar vardır, tanımını yazar çıkar, puana rozete bakmaz. kimi yazar da puana beğeniye bakar. içimizde daha evvel gazete ve dergilerde yazmış yazarlar da var, okuma yazmayı yeni öğrenip gelen çocuklar da.
"kafamı dağıtıp hoşca vakit geçireyim" diyen de var, burayı komuta ettiği bölük sanıp "disiplin" diye tutturan emekli subaylar da...yeni nesil arasında "puan toplayım, level atlayım, ödül kazanayım" diye heves eden gençler de var. yapıcı eleştiriler ile sistem zaman içinde yerine oturur.
sözlüğe katkısı olan herkes sağ olsun. getirilen yenilikler için yoldaş benjamin franklin, iko ve kıymetli moderatörlerimize teşekkürler.
devamını gör...

parkede uyumaya başladıysa havalar da ısınmaya başlamıştır.
bir parke kadar olamadık iyi mi!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim