kalmadı böyle kişiler. değerini bildik mi bilemedik mi bilemedim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün daha yüksek bir sesle!

zoruna gidenin borusuna gitsin.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ölüm, yani sevdiğin daha uzun zaman göreceğin birinin yok olup gitmesi. cidden bazen ufak hesaplar peşinde zavallı oluyoruz.
devamını gör...

sokak
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir özdemir asaf şiiri.

“öyle bir ilkyaz ol ki korkut yaprakları,
öyle bir son yaz ol ki tut yaprakları,
sararıp dökülürken güz rüzgarlarında
ardında savrulsunlar, unut yaprakları.
sevinçlerinde onlar vardı, hüzünlerinde onlar
seninle yeşerdiler, seninle soldular..
olsunlar senden sonra da umut yaprakları.”
devamını gör...

"dünyada her kim ki canını, cananı için severse aslında yine cananını sevmiş olur, aynı şekilde cananını yani sevgilisini kendi canı için seven kişi yine kendi varlığını sevmiş olur."
devamını gör...

hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki. hâlâ sinemada biyografik bir filminin olmamasına üzülüyorum. netfliks bu adamın tek sezonluk bir dizisini bile yapabilir. öyle derin öyle güzel bir adamdır.
devamını gör...

savaş yaralarım diye zikrettiğim birçoğu da çocukluktan kalan derinin kusurlu şekilde iyileşmesi durumu. benimkiler güzel. sınırlarımı zorladığımı ya da gerizekalı gibi davransam da denemekten vazgeçmediğimi hatırlatıyor bana.

tam da yarım saat kadar önce yatakta uzanmışken üzerime atlayan yeğenim göbeğimi davul gibi kullanırken göbek deliğimin hemen yanındaki insan eli yapımı diğer deliğimin izini görüp bir aydınlanma yaşadı. teyze benim dikiş izlerim senden daha havalı, dedi. dedim elbette seninkiler daha yeni, hala korkunç gözüküyor. * sonra hikayesini tekrar anlatmasını istedim. kapıdan geçmek yerine duvara tırmanmayı tercih etmiş. eğlendin mi dedim, çok dedi. o zaman harika ama dikkatli olmalısın deyince annem ama bir daha yapmayacak söz verdi, dedi. nasıl yani artık duvarlara tırmanmayacak mısın, hayatta olmaz dedim. kafamı karıştırıyorsun, çıkayım mı duvarlara, dedi ozi. elbette, sadece dikkat et hangisine çıkmak güvenli onu bul, korkarak yaşayamazsın dedim. yara almaktan korkma yeter ki iyileşebilir olsunlar, dedim. teyze sen hiç büyükler gibi tavsiye vermiyorsun farkında mısın, dedi. annem de büyüyemediğindendir, dedi.
ahhh sanırım ikisi de birazcık haklı. ve de bu arada hala, düşerken yaşanılan adrenalin, korkudan daha çekici geliyor.
devamını gör...

eski çağlardan beri gıda saklama yöntemi olarak da kullanılan, dumanın ürün yüzeyine uygulanması yöntemidir.
devamını gör...

“istediğin bir şey oluyorsa bir hayır, olmuyorsa bin hayır ara.”
devamını gör...

kuantum teorisinin ortaya atıldığı zamanlarda albert einstein tarafından söylenmiş olan söz.

niels bohr ve werner heisenberg gibi ünlü fizikçilerin kopenhag yorumu adı altında, kuantum mekaniğine ilişkin olarak getirdikleri açıklama basitçe şöyleydi: bir kuantum sisteminin durumu hakkında bilgi sahibi olabilmek için yapmanız gereken tek şey onu ölçmektir. ölçüm yapmadığınız sürece mesela bir parçacık aynı anda, olasılık dalgasının izin verdiği her yerde olabilir.

gündelik hayattan basit bir benzetme olarak tavla zarını örnek verebiliriz. zarın üzerinde 6 adet sayı bulunur. siz zarı atana kadar zar aynı anda 1, 2, 3, 4, 5 ve 6'dır. zarı attığınızda, yani bir gözlem/ölçüm yaptığınızda en üste gelen sayı neyse, bu 6 durumu tek bir duruma indirgemiş olursunuz. işte parçacıkları da bunun gibi birçok olasılığa sahip bir yapı olarak düşünebilirsiniz. siz gözlem yaptığınızda parçacığın mesela spini tek duruma çöker ve -1/2 olur. oysa gözlem anına kadar hem +1/2 hem de -1/2'ydi. başka bir deyişle ne +1/2 ne de -1/2'ydi. ölçümü yaptığınız anda onu tek durumu "seçmeye" zorladınız.

bu fikir einstein ve başka bazı fizikçileri çok rahatsız etmişti. bunun üzerine boris podolsky ve nathan rosen ile birlikte meşhur epr paradoksunu gündeme getirdiler. bunun kopenhag yorumunu çürüteceğini umuyorlardı. ancak olaylar onların istediği gibi gelişmedi ve kopenhag yorumu tam olarak doğru olmasa da üstünlüğünü sürdürdü.
devamını gör...

günümüzde vefa artık bir semt ismi.
devamını gör...

virüsten korkuyordur, parası yoktur, sınava hazırlanıyordur.
devamını gör...

(bkz: millet ne cuğaralar içiyor)
devamını gör...

zor bir hayatı olmasına üzüldüğüm, o zor hayata rağmen kendini bırakmamasını takdir ettiğim, evliyken yaptığı çapkınlıklar nedeniyle kendisine kızdığım, her türlü hediyelik ya da gündelik kullanım amaçlı eşya üzerinde yüzünü görmekten bıktığım ve çalışmalarını pek de beğenmediğim meksikalı ressam.

cidden, modelini beğendiğim bir çantanın, cüzdanın ya da benzeri eşyaların diğer yüzünü çevirince frida ile karşılaşmaktan ve başka seçeneğin olmamasından fenalık geldi. tamam, yine yapın öyle işler ama biraz azaltın lütfen bunun dozunu. herkes her ünlüye hayran olmak zorunda değil.
devamını gör...

avrupa yakası.
devamını gör...

yolunuz yeşilli, gününüz aydın olsun..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şu dönemde evde ekmek yaparak yaşar.
devamını gör...

"artık şu sözlük kızlarını bi salın abi, yeter" dediğim başlık. sol frame de bu tarz başlıklar görmekten gına geldi. trollüğünüzü gidin kendi arkadaş çevrenize yapın arkadaş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim