valla hiç çekinmem. çok rahatımdır bu konuda. sonuçta doğmak için ben yalvarmadım. öyle her şeye para döken biri de değilimdir zaten. kimseyi de zor duruma sokmaya gerek yok yani.
devamını gör...

etimolojik kökeni italyanca ''cari-care'' ye dayanmaktadır. . '' saldırı, yüklemek, doldurmak'' tan gelmektedir.
karikatür çok eski zamanlara dayansa da başlangıcı 16. yüzyılda annibale carraci’nin çizimleriyle başladığı kabul edilir,
ilk foto pompei dönemine ait, bir politikacının karikatürüdür. ikinci foto ise annibale carraciye ait bir çizimdir.

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

''media.mutualart.com/Images/...''

17 ve 18 yy'da ise özellikle matbaanın icadıyla birlikte geniş kitlelere ulaşabiliyor. 19 yy.'da özellikle fransız ihtilalinin etkisiyle, toplumu yönlendiren, toplumsal sorunları konu eden, düşündüren, iğneleyen bir sanat türüdür.
burada unutulmaması gereken şey; abartı ve gerçeği çarpıtan bir özelliğinin unutulmaması gerektiğidir. bu mizahın yapısıdır.
mizah insanoğlu var olduğu zamandan beri vardır. insan var olduğu süre içerisinde siyasette vardır. bu nedenle; mizahın bir dalı olan karikatürden alınmak; neblem biraz ''şey''dir.
neyse efenim konumuza dönecek olursak; karikatür mizahı çizgi yoluyla ifade eder.
ülkemizde ilk mizah dergisi 1870 yılındaki ''diyojen''dir.bazı imzasız karikatürleri bünyesinde barındırmıştır.
ilk karikatür sanatçısı ise ali fuad'dır.
ali fuad'dan iki karikatür paylaşalım; ''göbek sendeyken kimselere kapıyı açtıramazsın.''
ikinci karikatürde ise bence geleceği görmüş ve insanın tembelliğinin sınırsızlığını vurgulamıştır. bence bir baş yapıttır.
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
o zamanları osmanlı mizahı ''çok iyi'' imiş... öyle ki osmanlı mizahçıları ingiliz punch dergisinden intihal yarışına girmişler.
örnekler;
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
şu makaleyede bir göz atmanızı tavsiye ederim www.academia.edu/16532596/H...
devamını gör...

devamlı karbonhidrat tüketmekten mütevellit ortaya çıkan sonuçtur. protein insanı tok tutar, ve daha sağlıklıdır.
devamını gör...

mavi tiki kapalı olan kişiler kendi mesaj attıkları zaman geri açıyorlarsa gerçek sinsilik budur işte.
devamını gör...

* "insan; denizin olmadığı yerde, umut adına, martı olmalı..." sözleri ile insana, yaşama tutunma azmi veren şair, roman ve oyun yazarı.
devamını gör...

günaydın sözlük. kendimi cemal süreyya'nin soyadındaki y harfi gibi hissediyorum bugün. öylesine yersiz, öylesine gereksiz.
devamını gör...

hepsi, ayrı tatlı olan sesler.
ilham irem'den konuşamıyorum
geldi aklıma birden.
ne tatlı bir hüznü var. dalmalara doymaz insan maziye.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir pazar keyfi.
devamını gör...

can deem at team can deem bull doom (smile)
devamını gör...

dergipark,
acarindex,
sobiad,
google akademik,
researchgate,
science direct,
jstor,
elsevier vb. yerlerden makalelere ulaşabilirsiniz.
devamını gör...

alfred bester'in "tiger tiger" adlı bilimkurgu kitabının girişinde yer alan, aynı isimli bir william blake şiiridir.

tyger tyger, burning bright,
in the forests of the night;
what immortal hand or eye,
could frame thy fearful symmetry?

in what distant deeps or skies.
burnt the fire of thine eyes?
on what wings dare he aspire?
what the hand, dare seize the fire?

and what shoulder, & what art,
could twist the sinews of thy heart?
and when thy heart began to beat,
what dread hand? & what dread feet?

what the hammer? what the chain,
in what furnace was thy brain?
what the anvil? what dread grasp,
dare its deadly terrors clasp!

when the stars threw down their spears
and water'd heaven with their tears:
did he smile his work to see?
did he who made the lamb make thee?

tyger tyger burning bright,
in the forests of the night:
what immortal hand or eye,
dare frame thy fearful symmetry?

selahattin özpalabıyıklar'dan çevirisini de bırakayım şuraya.

kaplan! kaplan! gecenin ormanında
ışıl ışıl yanan parlak yalaza,
hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
kurabildi o korkunç simetrini?

hangi uzak derinlerde, göklerde
yandı senin ateşin gözlerinde?
o hangi kanatla yükselebilir?
hangi el ateşi kavrayabilir?

ve hangi omuz ve hangi beceri
kalbinin kaslarını bükebildi?
ve kalbin çarpmaya başladığında,
hangi dehşetli el? ayaklar ya da

neydi çekiç? ya zincir neydi?
beynin nasıl bir fırın içindeydi?
neydi örs? ve hangi dehşetli kabza
ölümcül korkularını alabilir avcuna?

yıldızlar mızraklarını aşağıya atınca,
göğü sulayınca gözyaşlarıyla,
güldü mü o, görünce eserini?
kuzu'yu yaratan mı yarattı seni?

kaplan! kaplan! gecenin ormanında
ışıl ışıl yanan parlak yalaza,
hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
kurabilir o korkunç simetrini?

edit: imla
devamını gör...

mayası bozuk, sütü bozuk, kanı bozuk deyimlerini karşılayan söylem.

edit: sevgili meja’ ın tanımıyla “tiyneti bozuk” olarak girdiğim başlığı doğru yazılımı olan “ tıyneti bozuk” olarak düzeltilmesini istedim. doğru bilinen bir yanlışımızı da düzeltmiş oldu sevgili meja. teşekkürler.
devamını gör...

müzik dinleme ve paylaşma platformu
devamını gör...

ancak kafası son derece karışık bir güruha dahil olan bir kişinin yapacağı türden eylem.

sevgili dostlarım, romalılar;
bazı insanlar ciddi ciddi neyin kul hakkı olduğu hakkında en ufak bir fikre sahip değiller. kısacık bir örnek anlatayım.

belediyemiz, eski başkanının yolsuzlukları ile ünlü. bir arkadaşım vardı, başı örtülü (bu arada ben de inançlı biriyim ama bu arkadaş biz kapanmadığımız için bizim doğrudan cehennemlik, kendisinin de cennetlik olduğundan emin), iyi de anlaştığım bir kız. bir gün bu başkan hakkında konuşurken "ben de onun yerinde olsam ben de yerdim" dedi gayet pervasızca.

kıssadan hisse; insanlar cennetlik olmanın şartlarını o kadar yanlış biliyor ki, işi gücü bırakıp bunlara laf anlatmaya kalksak, en az 30 senemiz bununla geçer.
devamını gör...

yaşamaktan değil de yaşayamamaktan yorulduk. gün geçsin diye saat tutmaktan, oh bugün de bitti diye yatmaktan, ay sonunu nasıl getireceğim diye telaşlanmaktan yorulduk.
devamını gör...

boğaziçi'nin müzik ve dans konusunda başarılı işler ürettiği topluluklar var, buyrunuz acapella grubu:


edit: boğaziçi üniversitesi ile alakası olmayan bir oluşummuş. isim benzerliği olduğunu bir yazar arkadaşımız aktardı.
devamını gör...

nesrin sipahi'nin yorumuyla dinlediğim şarkıdır.

aşkın kanunu yazsam yeniden
kimi ümitleri yel alır gider
aşkın kanununu yazsam yeniden
kimi ümitleri yel alır gider


dünyanın bir yazı bir kışı vardır
her yolun bir sonu bir başı vardır
her aşkın sonunda göz yaşı vardır


devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geçende camdan mutfağa girdi 10 tur attı çıktı. ne yapacagimi bilemedim. ısırsa vampir olur muyum diye düşündüm .çıkıncaya kadar bekledim. hiçbir yere çarpmadan çıktı gitti gariban.

not: kurt ısırsa kurtadam mı olucan diyen bir yazar çıkacak hissediyorum.

edit: köpek ısırsa nolcan alimünyum diyen cıktı.pes.

edit: kanka beni geçende kedi ısırdı. miyavlamaya başladım diyen var. hahaa.
devamını gör...

engels- ailenin, özel mülkiyetin ve devletin kökeni
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim