bedenen insan olmak değil mesele...sözünle, özünle, saygınla, sevginle kamil insan olman gerekir.sözleri nimri dede'ye ait "insan olmaya geldim" türküsünün şu dizelerini akla getirir.
"ikilik kinini içimden atıp
özde ben bir insan olmaya geldim
taht kuralı ariflerin gönlüne
sözde ben bir insan olmaya geldim
serimi meydana koymaya geldim
meğerse aşk imiş canın mayası
ona mihrab olmuş kaşın arası
hakkın işlediği kudret boyası
yüzde ben bir insan olmaya geldim
serimi meydana koymaya geldim"
devamını gör...

ticari kaygı ile sıradan bildiğimiz çaya ayasofya camiii görseli ile piyasaya sürülecektir. tutar mı? elbette tutmaz. hedefleri yurtdışına açılmakmış, ilk hedef pakistan imiş.*

mardin'de yer alan deyrülzafaran manastırı nda yıllardır deyrülzafaran çayı satılmaktadır.mardin'de çay mı yetişiyor? elbette hayır!
manastır ismini, çevresinde yetişen safran bitkisinden almaktadır. zafaran ise safran'ın arapça karşılığıdır. fakat adamlar oturmuş, turizmin can damarı olan bu manastıra gelen ziyaretçilere, manastıra özgü bir şeyler satabilmek için düşünmüş taşınmış. çaya safran ve bir kaç aromatik baharat katarak, kendi markalarını yaratabilmişlerdir. bakınız efendim, eğer ticari kaygı ile üretim yapacaksanız böyle orjinal fikirlerle gelin.

manastırı ziyaret ettiğinizde, içeride bulunan kafede bu çayı tadabilme imkanınız var ve yanında mükemmel süryani çöreği ikramıyla. bir kere içen müptelası oluyor haliyle*. bugün türkiye'nin her şehrine ve hatta ülke dışına dahi satışı yapılmaktadır.

ayasofya fotoğrafı ile satışa çıkacak olan çayı, marketlerden yerli ve milli vatandaşlarımız sadece heves için bir kaç kere alacaklardır. uzun vadede kötü bir yatırımdır çünkü bu türden popülist çıkışlarının sonu her zaman hüsran olmuştur.
durmak yok, yola devam edin! bizler, elbette yol kenarında sizleri gülümseyerek izliyor olacağız!!
devamını gör...

günaydın sevgili sözlük...
kişisel boşluklarımdan dolduramadıklarım var. hani lisede her ingilizce sınavında "fill in the blanks" bölümü olurdu ya, heh işte bende de öyle. cevabı konusunda emin olamadığım, fiili çekimleyemediğim, in miydi on muydu karar veremediğim boşluklar...

kaçmak istersin ya öyle bir boşluk. belki de bir kaçış.

nice hevesle yaptığınız bir uçurtmanın rüzgarlı havada gökyüzünde süzülürken bir anda elinizden kaçması sonucu ruhunuzda yarattığı boşluk gibi bir şey. belki de uçurtmanın amacı; kendini kaçırtmaktır. olamaz mı? olabilir. uçurtmayı gökyüzünde aramak ne kadar doğrudur ki?

boşluksuz, tamamlanmış günler dilerim. bi de bol şarkılı olsun.
benim şarkım mı? gökyüzünde aranmayan uçurtmalar
devamını gör...

iyi ki bitti...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok yakından olmasa da tanıdığım, söz yazarı, müzisyen, solist ve eski dergi yazarıdır.

çoğu insan onu yalnızca şarkılarıyla tanır ama bir ara kendisiyle birlikte nonserviam isimli fanzin kıvamlı rock - metal dergisinde yazarlık yapmıştık. kalemi de sağlamdır yani. şarkılarındaki sözlerden anlaşılır zaten. hafif melankolik ama cidden okuyanı / dinleyeni saran bir tarzı vardır.

bir ara neredeyse her ay bir konser verirdi, konser sonrası da tayfayla birlikte otururduk sohbet eder bir şeyler içerdik ankara’da. her neyse konuyu da tanımı da dağıtmayalım. iyidir yani, düzgün insandır. severim kendisini.

şarkıları şahanedir. sesi su gibidir. konuşurken farklı, şarkı söylerken farklıdır.

bana göre en güzel şarkılarından biri; sokak insanları

son olarak, çok güzel bir hatundur. makyaj güzeli değildir. saf ve temiz bir güzelliği vardır. gözleri çok güzel bakar, anlamlıdır içleri. içinin güzelliği dışına yansımış der, takılırdık ona eskiden. (ve o bunu hiç kabul etmezdi ehehhe.)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gülümseyemediğimiz her gün ziyandır.
devamını gör...

bir çok oyuncuyu yetiştiren ve meşhur eden bir zamanların en güzel ve naif dizilerinden .
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yarının yarınıdır.
yarın değil sonraki gün.
devamını gör...

vaktiyle bir atsız varmış iyi ki varmış
devamını gör...

hitler'in efsane arabası volkswagen marka beetle'lar. halk diline vosvos, tosbağa ismiyle yerleşen bu araçların tarihi 2. dünya savaşı öncesi almanya'sına dayanır, ekonomi kötüdür ve arabalar pahalıdır. orta sınıf almanlar için uygun fiyatlı araba gereksinimi vardı.

mayıs 1934 tarihinde hitler, ferdinand porsche ile berlin’deki keiserhof hotel’de bir araya geldiler. hitler, porsche’den “halk için bir otomobil” tasarlamasını istedi. hitlerin hedeflediği volkswagen 2 yetişkin ve 3 çoçuk taşıyabilecek, 100km hızla gidebilecek, ekonomik, ayrıca 3 silahlı askeri taşıyabilecek ve fiyatı 1000 reich mark’ı, yani o dönem için bir motorbisiklet fiyatını geçmeyecekti. haziran başında tip-60 geliştirildi ve 22 haziran'da porsche konstrüksiyon bürosu, alman otomobil endüstrisi kurumu (rda) arasında bir “halk otomobili” prototipi üzerinde anlaşma yapıldı. aralık ayında ise bugünkü kaplumbağa’nın “ataları”, v1 (saloon) ve v2 (kabriyole) prototipler tamamlandı.

böylece yaklaşık 82 yıl boyunca hayatımıza girecek vosvos'un ilk adımı atılmış oldu. alışılmadık bir görünüme sahip olan bu aracın karakteristik özelliği; eğilimli bir burun ve arka yapıya sahip olmasıdır. bunda amaç aerodinamik bir şekil ve çift eğrilikli kaporta yüzeyine sahip, akranlarına göre çok daha sağlam bir araç elde etmekti. arkaya yerleştirilen motor ve makas yerine torsiyon çubuğu kullanmadaki neden ise binek otomobillerde belirgin olan yol tutuş problemini gidermekti. ferdinand porsche’nin kullanmayı düşündüğü motor da oldukça farklıydı: 3 silindirli, yıldız şeklinde sıralanmış ve maliyetin düşük olması için hava soğutmalı bir blok’tan oluşuyordu. f.porsche daha sonraki projelerinde bu motoru değiştirdi ve yıldız şeklindeki 3 silindirli yerine karşılıklı yerleştirilmiş 4 silindirli “boksör motor” isminde yine hava soğutmalı bir motor kullandı ve istediği başarıyı elde etti. ayrıca uçak yapımı konusunda da deneyimleri olan f. porsche, bu bilgilerini projesinde de kullanarak oldukça hafif ve stabil bir şase tasarlamak için kolları sıvadı ve düz bir zemin üzerine iki sağlam direk koyarak az malzemeyle amacını gerçekleştirdi.

7 haziran 1938 tarihinde “motor” dergisinde, vosvos’un doğumu, “hitler’in sevinç getiren güç otomobili” başlığıyla duyuruldu. ilk vosvos, daha doğrusu kdf-wagen ilanı “ayda yalnızca 5 mark’a otomobil sahibi olmak" sloganıyla reklamlara çıkmıştı. böylece otomobil için insanlardan paralar kesilmeye başlanmış oldu. mayıs 1938 den sonra birkaç konsept araç daha üretildi ve vw38 serisi olarak isimlendirildi. bu araçların gövdeleri hala reutter otobüs üreticisi tarafından üretilmekteydi ve haftada ortalama 2 gövde üretiyorlardı. tam üretime 1939 eylül de geçilecekti ki - şanssız şekilde ıı. dünya savaşı ortaya çıktı. binlerce kişiden beetle için toplanan ödemlere rağmen araçlar teslim edilmedi ve paralar savaş finansmanı olarak kullanıldı.

ıı. dünya savaşı'nın bitmesi ve hitler'in 1945 te intihar etmesiyle birlikte almanya'yı yeniden inşaa etme görevi başladı. ülke karargahlar şeklinde bölümlendirildi. vosvos fabrikasının olduğu bölümün komutası ise ingilizlerin kontrolüne geçti. kraliyet elektrik ve makina mühendisleri'nin komutasındaki binbaşı ıvan hirst direniş güçlerinin lojistik ihtiyacları için tekrardan beetle üretimine başlangıç olaslığını değerlendirmek ve kontrol etmek üzere fabrikanın sorumluluğuna getirildi. fabrika, yakınlarındaki bir kaleden alıntılanarak 'wolfsburg' olarak isimlendirildi ve ' wolfsburg motor fabrikası' olarak bilinmeye başlandı.

mart 1946'da ise ayda 1000 araç üretebilen fabrikada ilk parti araç banttan çıktı.
1955 te volkswagen amerika kuruldu ve o yıl içinde 32.662 beetle satıldı. volkswagen amerika'nın en çok satan ithal arabası haline gelmişti
1968 de satışların zirve yapmasıyla 423.008 araba satıldı.
1972 de beetle, ford'un en çok tercih edilen araç olan "ford t" modelinin rekorunu egale ederek emin adımlarla yoluna devam etmekteydi.

ocak 1978 yılına gelindiğinde ise avrupa’da 16.255.500, dünyada 19.300.000’inci son klasik beetle, wolfsburg'daki üretim bandından ayrılırken bir döneminde sonu yavaş yavaş gelmiş oluyordu. bu beetle için son değildi, cabrio versiyonun üretimi karmann ghia tarafından 2 yıl daha sürdürüldü.
ocak 1980 almanya osnabrück’teki üretim sona erdi.
1985 avrupa içinde üretilen son vosvos, wolfsburg’daki müzeye yerleştirildi.
7 aralık 1986 brezilya’daki üretim sona erdi.
1989 nijerya, peru ve uruguay’daki üretimler sona erdi.
geriye sadece meksika fabrikası açık kalmıştı ve günde sadece 300 adet üretebiliyordu.
24 haziran 1992'de 21 milyonuncu vw meksika’da üretildi.
28 kasım 1993'te avrupa ralli şampiyonu roland jütting’in kullandığı 500 bg gücündeki bir vosvos, alman hava kuvvetleri’ne ait 7000 bg gücündeki fantom ile yarıştı. vosvos, 12 saniye süren yarışı çok az bir farkla önde bitirdi.

tarihlerden 2003...
1938 yılındaki ilk lansmanından ve 1945 yılındaki üretiminden şaşırtıcı bir 65 yıllık geçmişinde sonra, 30 temmuz 2003 yılında volkswagen mexico, puebla'daki beetle üretimini de sonlandırdı. 21.529.464’üncü son vosvos, wolfsburg’daki müzeye gönderildi.

volkswagen'ın 2003'te üretimini durdurarak bir devri kapattığı otomobil volkswagen beetle hakkında oldukça fazla bilinmeyen bulunuyor. küçük boyutuyla ve kendine özgü tasarımıyla herkesin beğenisini kazanmış otomobilin yalnızca otomobil değil kültürel bir sembol olduğu aşikar.

türkiye'de; vosvos, tosbağa gibi yakıştırmalara maruz kalan beetle'ın kaderi birçok ülkede aynı. fransa'da uğur böceği anlamına gelen "coccinelle" ismiyle bilinen araç, italya'da ve brezilya'da böcek anlamına gelen "maggiolino" ve "fusca" isimleriyle tanınıyor. bolivya'da kaplumbağa anlamına gelen "peta" ismine sahip olan beetle, endonezya'da da kurbağa anlamına gelen "kodok" ismiyle biliniyor.

vosvos, 1 milyonuncu aracı tamamen altın renginde üretmişti

dünyanın en fakir devlet başkanı olan jose mujica'nın makan aracı da bir volkswagen beetle'dı.

tarihte en uzun süre üretimde kalan araç rekoru volkswagen beetle'a aittir.

vosvos'lar, meksika'nın başkenti meksiko'da yıllarca taksi olarak kullanıldılar. 1972'de kullanılmaya başlanan yeşil renkteki 50.000 vosvos, 2012 yılında emekli edildi. yeşil vosvos'lar, o yıla kadar şehrin simgesiydi.

tüm dünyaya kendini kabullendirmiş, ülkelere kendi kültürünü götürmek yerine her ülkenin kendi kültürüne evrilmiş, bu yüzden de dünyanın her noktasında tüm ulusların kendisiyle bağ kurduğu bir araç. bu yüzden ona "araba" denmiyor ve her kültürde "vosvos"un farklı yerli isimleri var.
vosvos özgürlüktür.
vosvos ruhtur.
vosvos çocuktur.
vosvos siyasetten üstündür.
vosvos kapitalizmden üstündür.
vosvos halktır.

bonus:
volkswagen 2020 yılının başında vosvosa ait üretilen tüm parçaların da üretiminin sonsuza kadar durdurulduğunu ve 82 yıllık bir miladın tarihe karıştığını duyurdu. bu haber tüm dünyada büyük bir üzüntüyle karşılandı. sanki sevdiceğimizi kaybetmişiz gibi...
volkswagen'in tüm dünya ülkelerinde yayına soktuğu, her dilden insana hitap etmesi açısından yazısız/konuşmasız yayınladığı vefa reklamı: elveda vosvos
devamını gör...

bazen kötü hissettiğimde bunu ifade edecek terim bulamıyordum. an itibariyle buldum. açık unutulmuş ıslak mendili. çok hüzünlü.
devamını gör...

sürekli kendinden bahsediyor ve bol bol yalan söylüyor ise,

bilgisi olmayan konularda fikir beyan ediyor ise,

destekli argümanlar üretemeyip ad hominem yapıyor ise,

sürekli dikkat çekmek için özel bir çaba gösteriyor ise,

açık fikirli değil ise,

boş bir insan olma ihtimali yüksek olabilir.
devamını gör...

carlos fuentes kitabıdır.

dünyada korku romanı deyince akla bir çırpıda birkaç isim gelir. bunlardan edgar allen poe’yu ilk sıraya yazabilirim, çağdaş dönemde ise elimizde stephen king vardır ki bence onun da yeri poe kadar tartışılmazdır. büyülü gerçeklik dediğimiz zaman ise aklımıza gabriel garcia marquez düşer ilk solukta ki bu da gayet doğaldır. bu ikisinin bir birleşimi için ise fuentes’in kaygı veren dostluklar kitabındaki öykülere başvurabiliriz.

fuentes borges’e çok benziyor. zaten sanırım latin amerika edebiyatında aydınlık gözlü borges üstadıma benzemeyen yoktur. herkes ucundan kıyısından bulaşmıştır borges’e. yine de fuentes’in kendine has büyüleyici bir üslubu olduğunu söylemezsem de büyük haksızlık etmiş olurum.

bu kitapta latin amerika’da geçen bir kont drakula öyküsüne rastlayacaksınız, vlad’ın sömürü dolu sımsıcak güney amerika topraklarında boy göstermesine tanık olacaksınız. kan içen iki ihtiyarın hikayesi de ilginizi çekecektir mutlaka. ya da dünyaya gönüllü sürgün bir meleğin hikayesi. peki hastasına dokununca onu canlandıran bir doktorun öyküsüne ne dersiniz? hepsi fuentes’in kaleminin ucundan damlıyor.

hepimizin kaygı veren dostlukları var ve hepimiz büyülü bir gerçeklik içinde korkuyla yaşıyoruz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iyilik kavramı, terk edilen ve unutulan bir kavramdı. şu günlerde de psikoloji ve ruh sağlığı uzmanlarının yeniden irdelediği bir kavram oldu.
adı üzerinde karşıdakine gibi yapana da iyi geliyor. iyilik yapan kişinin öz saygısı artıyor. iyilik yapınca beyinde empatinin verdiği bir mutluluk hormonu salgılatıyor.
devamını gör...

sözlüğe katıldığım zamanlardan beri aklımda olan, bazı yazarlardan da benzer minvalde şeyler duyduğum bir mesele var.
bunu öneri haline getirmek istiyorum. ve bu konu bence çok önemli.

beğendim ve favorilere ekle butonlarının yanına bir de okudum butonu gelsin.
gelsin ki ne kadar okunduğumuz belli olsun.
tanımı sonuna kadar okuyan yazar bassın o butona. ya da basmasın fark etmez.

yalnız bu buton gelirse, sahte bir okunma reytingini de beraberinde getirir.
okudum butonunun karma puana etki etmemesi ise bunun çözümü olabilir.

ne kadar okunduğumuz beğenilmekten de favorilenmekten de önemli.
devamını gör...

siz hiç hayatınızda kurumuş yaprak toplamak zorunda kaldınız mı? cevap hayır ise, sonbahar romantizmini bir kenara bırakın piliiz ve gerçeklerle tanışmak için buyrun.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
her yer yaprak ama her yer. bu, buzdağının görünen kısmı bile değil yani.

o yüzden şu saatten sonra sonbaharı seviyorum diyenin kalbini kırarım.** sandığınız kadar romantik bi’ mevsim değil bu arkadaşlar.*
devamını gör...

aylık puan tablosunda bengaripsengüzeldünyaumutlu’ya karşı sol kulvardan yaptığı atak maalesef yetersiz kalacak yazar.
öngörü:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim