foyası meydana çıkmak
kuyumcular yapmış oldukları yüzük, küpe gibi ziynet eşyalarının üzerine foya adlı bir madde sürerlermiş. foya, mücevherin ışığı daha iyi yansımasını sağlar ve eşyayı parlak gösterir. zamanla bu foya adı verilen madde dökülür. işte bu duruma da foyası çıkmış denir. dilimizde bolca kullandığımız "foyası meydana çıktı" sözü de burdan gelmektedir.
devamını gör...
köpek balığı yüzgeci çorbası
çin mutfağında statü ve zenginlik sembolü olan, köpekbalığı yüzgecinin jöle kıvamına getirdiği fakat tadını diğer malzemelerden alan, tavuk ve domuz eti suyu ile yapılan çorbadır. geleneksel çin tıbbında kan dolaşımını hızlandırdığı, yaşam enerjisi verdiği düşünülür.
avlanan köpekbalıkları yüzgeçleri kesildikten sonra tekrar denize bırakılıyor, yüzgeçsiz kalan köpekbalığı ise kısıtlı hareket ve kan kaybı ile zamanla hayatını kaybediyor.


izlediğimiz jaws tarzı filmlerle, medyanın korku pompalaması ile köpekbalıklarını birer canavar olarak görmekteyiz. gerçekte ise insanlara tüm dünyada yüz civarı köpekbalığı saldırısı olmaktadır. bunların da sadece yüzde on kadarı kötü sonuçlanmaktadır. insanlar ise yılda 73 milyon köpekbalığını zenginliğini tatmin etmek ve inandıkları sapkın alternatif tıp öğretileri için öldürmektir.
sizce hangimiz daha canavarız?
avlanan köpekbalıkları yüzgeçleri kesildikten sonra tekrar denize bırakılıyor, yüzgeçsiz kalan köpekbalığı ise kısıtlı hareket ve kan kaybı ile zamanla hayatını kaybediyor.


izlediğimiz jaws tarzı filmlerle, medyanın korku pompalaması ile köpekbalıklarını birer canavar olarak görmekteyiz. gerçekte ise insanlara tüm dünyada yüz civarı köpekbalığı saldırısı olmaktadır. bunların da sadece yüzde on kadarı kötü sonuçlanmaktadır. insanlar ise yılda 73 milyon köpekbalığını zenginliğini tatmin etmek ve inandıkları sapkın alternatif tıp öğretileri için öldürmektir.
sizce hangimiz daha canavarız?
devamını gör...
ilk başta sevilmeyip zamanla alışılan şeyler
deniz soğuk olduğunda sevmiyorum ama girince alışıyorum...
devamını gör...
kafa sözlük ocak ve şubat ayı istatistiklerindeki düşüş
yanlış bir değerlendirmedir zira tanım sayısı ocak ayında aralık ayına göre yükselmiştir. şubat sonunda da ne olacağı belli değildir daha şubat'ın başı.
yeni üye konusunda bir düşüş yaşanmış o da normal. çaylaklık sistemi vs. devreye girdi. üye olacak büyük bir kısım zaten aralık ayında üye olmuştu. tabii aralık ayında o kadar yüksek olmasının sebebi olarak ekşi sözlük ve orada sözlükten bahsedilmesi gösterilebilir.
yeni üye konusunda bir düşüş yaşanmış o da normal. çaylaklık sistemi vs. devreye girdi. üye olacak büyük bir kısım zaten aralık ayında üye olmuştu. tabii aralık ayında o kadar yüksek olmasının sebebi olarak ekşi sözlük ve orada sözlükten bahsedilmesi gösterilebilir.
devamını gör...
boğaziçi sadece elitistlerin değil milletindir
üniversite hocası olarak yazıyorum. üniversiteler bir an önce milli eğitime ya da teknoloji bakanlığına bağlanmalıdır. aksi halde, belediye başkanı kızları, bakan yeğenleri doluşarak daha da berbat hale gelecek. ki geldi zaten
devamını gör...
lazarus refleksi
beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerde vücudun belli bir noktasına dokunulduğunda kolların göğüste çapraz bir şekilde istemsiz olarak kapanmasına (mumya pozisyonu) verilen isimdir. omurullik tarafından kontrol edilirler.
devamını gör...
covid-19 aşıları kısırlaştırıcı olabilir
keşke öyle bi şey olsa.8 milyar insan mı olur lan.
devamını gör...
kitap alıntıları
boşuna heveslenmemekte yarar var. insanların aslında birbirlerine söyleyecekleri hiçbir şey yoktur, karşılıklı olarak yalnızca kendi acılarını anlatırlar, bu böyledir. herkesin derdi kendine, dünyanınki de hepimize. insanlar o acılarından kurtulmaya çalışırlar çalışmasına, sevişme sırasında, onu ötekinin sırtına yıkarak, ama beceremezler tabii ve ne yaparlarsa yapsınlar, sonunda tüm acılarıyla baş başa kalırlar ve bir daha denerler, bir kez daha acılarını kakalamaya çalışırlar. çok güzelsiniz, küçük hanım derler ne ki yaşam onları yeniden yakalayıverir, aynı küçük numarayı bir kez daha deneyinceye kadar. ne de güzelsiniz, küçük hanım... bu arada acılarından kurtulmayı başardıklarını söyleyip böbürlenirler de , gelgelelim herkes gayet iyi bilir, değil mi, bunun hiç de doğru olmadığını, o acıyı bal gibi bütünüyle kendi içimizde sakladığımızı. bu numaraları yapa yapa yaşlandıkça giderek daha da çirkin, itici bir hal aldığımız için artık acımızı, iflas ettiğimizi gizlemekten bile aciz kalırız, en sonunda insanın ta derinlerinden suratına kadar ulaşmayı başarabilmesi şöyle bir yirmi, otuz yıl, hatta daha fazla zaman olan o sevimsiz ve çirkin ifade, gitgide yüzümüzde sıvışmadık yer bırakmaz. insan dediğin, işte bu işe yarar, sadece bu işe, ekşi bir surat ifadesini üretmek, biçimlendirmesi tüm ömrünü alan, hatta gerçek ruhunun bütününü eksiksiz yansıtabilmek için oluşturması gereken asıl surat ifadesi o kadar ağır ve karmaşıktır ki, bu tamamlamaya insanın ömrü bile her zaman yetmeyebilir.
-gecenin sonuna yolculuk, louise fersinand celine.
-gecenin sonuna yolculuk, louise fersinand celine.
devamını gör...
dolmuş
halk arasında minibüs anlamına gelen kelime. neden dolmuş dendiğini araştırdım ve vikipedi'den şöyle bir şey buldum.
önceleri otomobillerin, zamanla minibüslerin de kullanıldığı dolmuş taşımacılığında yola çıkmadan önce bütün koltukların dolması beklenir ve araç tamamıyla dolmadan hareket edilmezdi. bu nedenle kullanılan araçlara dolmuş denilmiştir.
önceleri otomobillerin, zamanla minibüslerin de kullanıldığı dolmuş taşımacılığında yola çıkmadan önce bütün koltukların dolması beklenir ve araç tamamıyla dolmadan hareket edilmezdi. bu nedenle kullanılan araçlara dolmuş denilmiştir.
devamını gör...
kapitalizm yıkılır mı sorunsalı
dunya uzerinde halihazirda var olmus her sistem yikilmaya mahkumdur. tipki tarih boyunca olusturulup dagilmis diger sistemler gibi. cunku her sistemin icerisinde mutlaka bir sizinti bulunur. buna 16. yuzyildan beri varligini surduren kapitalizmde dahildir. simdi sezarin hakki sezara mantigiyla soylemek gerekir ki kapitalizm mukkemele yakin oldukca zekice tarsalanmis bir ideolojidir. yikmasi cok zor ama imkansiz da degildir. zaten yapisi itibariyla da yenilenmedigi surece bitirebilecek bir sistemin ta kendisidir.
kapitalizmin sona ermesi ihtimalini konusmadan once bence mantelitesini anlamamiz gerekir. kapitalizm kabaca tanimiyla somuru uzerine kurulmus bir ekonomik yonetim bicimidir. mantigi, sermaye sahiplerinin kendi prensipleri dogrultusunda uretilen her neyse maksimum duzeyde uretim, minimum duzeyde masrafla carkinin islemesine yoneliktir. buyuk patronlarin sahip oldugu duzen icerisinde en buyuk amaclari verebilecegi en az maasla, kendi duzeninin islemesi, uretim icerisindeki masraflarin da en aza indirgenmesidir. iste sorun tam olarak burada bas gostermektedir. yalniz su var ki insanin rahat harcayabilmesi icin, ihtiyacindan fazla kazanc sahibi olmasi gerekir. aksi durum icerisinde giderler kisitlanir, gelirin ve harcamalarin kisitlandigi sistem icerisinde de teker donmez, dolayisiyla sistem kendi kendini patlatir. kapitalizm de iste kendini bu sekilde patlacak. ya baska bir boyuta evrilip daha da gelisecek yada tamamen sona erecek.
saniyorum baska bir boyuta evrilmesi olasi beklenen durum. yeni dunya duzeni olarak adlandirilan sistemde diger adiyla the great reset, tamamen bu ideolojinin gelisimine dayali zaten. kripto para da yeni olusturulacak sistemi icerisinde kurbanlarina verilmis vaadlerden biri mesela. neyse sistem coker mi yenisi mi gelir bilemeyiz, bunu yasayarak gorecegiz. lakin sistemin degismesiyle dunyada yikici degisikliklerin olacak olmasi, iste bu bilinen bir gercek.
kapitalizmin sona ermesi ihtimalini konusmadan once bence mantelitesini anlamamiz gerekir. kapitalizm kabaca tanimiyla somuru uzerine kurulmus bir ekonomik yonetim bicimidir. mantigi, sermaye sahiplerinin kendi prensipleri dogrultusunda uretilen her neyse maksimum duzeyde uretim, minimum duzeyde masrafla carkinin islemesine yoneliktir. buyuk patronlarin sahip oldugu duzen icerisinde en buyuk amaclari verebilecegi en az maasla, kendi duzeninin islemesi, uretim icerisindeki masraflarin da en aza indirgenmesidir. iste sorun tam olarak burada bas gostermektedir. yalniz su var ki insanin rahat harcayabilmesi icin, ihtiyacindan fazla kazanc sahibi olmasi gerekir. aksi durum icerisinde giderler kisitlanir, gelirin ve harcamalarin kisitlandigi sistem icerisinde de teker donmez, dolayisiyla sistem kendi kendini patlatir. kapitalizm de iste kendini bu sekilde patlacak. ya baska bir boyuta evrilip daha da gelisecek yada tamamen sona erecek.
saniyorum baska bir boyuta evrilmesi olasi beklenen durum. yeni dunya duzeni olarak adlandirilan sistemde diger adiyla the great reset, tamamen bu ideolojinin gelisimine dayali zaten. kripto para da yeni olusturulacak sistemi icerisinde kurbanlarina verilmis vaadlerden biri mesela. neyse sistem coker mi yenisi mi gelir bilemeyiz, bunu yasayarak gorecegiz. lakin sistemin degismesiyle dunyada yikici degisikliklerin olacak olmasi, iste bu bilinen bir gercek.
devamını gör...
yolda yürürken yaşanan garip durumlar
dar bir kaldırımda karşıdan gelen kişiyle yol vermeye çalışırken istemeden tango yapmak.
devamını gör...
adaçayı
yukarıda bazı yazarların belirttiği gibi işbu bitkinin kurusunu tütsü olarak kullanabilirsiniz. tütsülenen yere saatler boyu oldukça hoş ve lahutî bir koku yayıp sakinleştirmesinin yanı sıra yakılan yerde uyunursa gerçekçi rüyalar görmenize sebep olur. şaman âdeti olmasına rağmen anadolu'nun çoğu yerinde hâlâ nazara ve kötülüğe karşı tıpkı üzerlik gibi kullanılmaktadır. sakinleştirici etkisi ve rüya bahsi uydurma değil, gerçektir. deneyebilirsiniz.
devamını gör...
normal sözlük ocak devriminde bulunan açıklar
ocak devrimi adı altında sözlüğe eklenen birbirinden güzel ama oldukça pahalı yeniliklerin bulunan açıklarıdır.
ben kendi bulduklarımla başlamak istiyorum.
-renkli mahlas özelliği yerine online listesinden ismin üzerine tıklayabilirsiniz. böylelikle isminizi turuncuya boyayabilirsiniz.
-istediğiniz rozetin ekran görüntüsünü alıp profil fotoğrafına uygun şekilde kırparak ve profil fotoğrafı olarak ekleyebilirsiniz. rozetin yeri değişmiş olabilir ama işe yarar.
-takipçileri görmek 1000 karma puan ve 1000 tanım yapmakla da mümkün diye biliyorum. bu yol denenebilir.
-hakkınızda yazmak istediklerinizi de kapak fotoğrafı şeklinde arkaya yazdık mı, bir karma puan bile harcamadan her türlü özelliğini kullanabilir oluyoruz.
(bkz: işte bu kadar kolay)
ben kendi bulduklarımla başlamak istiyorum.
-renkli mahlas özelliği yerine online listesinden ismin üzerine tıklayabilirsiniz. böylelikle isminizi turuncuya boyayabilirsiniz.
-istediğiniz rozetin ekran görüntüsünü alıp profil fotoğrafına uygun şekilde kırparak ve profil fotoğrafı olarak ekleyebilirsiniz. rozetin yeri değişmiş olabilir ama işe yarar.
-takipçileri görmek 1000 karma puan ve 1000 tanım yapmakla da mümkün diye biliyorum. bu yol denenebilir.
-hakkınızda yazmak istediklerinizi de kapak fotoğrafı şeklinde arkaya yazdık mı, bir karma puan bile harcamadan her türlü özelliğini kullanabilir oluyoruz.
(bkz: işte bu kadar kolay)
devamını gör...
dünyanınbütünmeşhurlarınıntraşolurkenkullandığıjilet
önceki nickini bildiğim ve yeni nickiyle istediği egsantrik havayı yakalamış yazarımız. aynı zamanda şiir sever, karması boooool olsun. çok amin*
devamını gör...
mucizelere inanan yazarlar
benim. tabiatın kendisi bir mucizedir. eğer kişi yağmurun yağmasına, kuşların uçmasına, rüzgârın esmesine vs doğa olaylarına ağzı açık bakmıyorsa, hayret etmiyorsa bunlar normal geliyorsa o kişi de bir sorun vardır. bu şeyler normal değildir. sürekli aynı doğa olaylarını görmeye alışmışızdır bu yüzden bize normalmiş gibi gelir.
devamını gör...
iskoçya yerel kıyafetleri
hanımlar, erkeklerin etek boylarına karışıyor mudur acaba.
devamını gör...
dersim isyanı
genç türkiye cumhuriyeti’ne karşı feodal aşiret reisi eşkiya seyit rıza ve taraftarlarının başlattığı isyandır.
dersim bölgesi coğrafi özellikleri ve feodal yapısı dolayısıyla hem osmanlı döneminde hem de cumhuriyet’in ilk dönemlerinde sıkça isyanların görüldüğü bir bölgedir.
1877-1878 osmanlı rus savaşı sırasında da dersim aşiretleri ileri gelenleri işgal altındaki erzincan’da ruslar ile görüşerek yardım teklifinde bulunmuşlar, savaşın devamında hozat ve mazgirt’teki kışlaları yağmalamışlardır.
sevr antlaşması’nın imzalanmasından sonra yörede 1921 yılında koçgiri isyanı baş göstermiş ve bastırılmıştır.
cumhuriyet’in ilanından sonra ortaya çıkan yurttaşlık söylemleri, kast sisteminin sona erdireleceği, köylüye eşit hak ve toprak düşünceleri başta seyit rıza olmak üzere feodal ağaları rahatsız etmiştir.
dersim yöresinin imarı için açılan okullar, sağlık ocakları, yapılan yollar ve köprüler bağımsız kürdistan düşüne sekte vuracağı için 1937 nisanı ayında diğer 5 aşiret reisi ve seyit rıza bir araya gelerek hükümet’e;
‘’ hükümet bizi askerle ıslah etseydi çoktan başlamıştı. asker gönderemez diğer işlerle meşguldür. karakol yapmayacaksınız, köprü kurmayacaksınız, kaza ve nahiye kurmayacaksınız, silahlarımıza dokunmayacaksınız, vergilerimizi pazarlık usulü vereceğiz.’’
içerikli bir ültimatom göndermişlerdir.
elbette bu kadar kapsamlı bir kalkışmayı seyit rıza adında ilkel bir aşiret reisinin organize etmesi imkansızdır.
işin arka planında fransızlar ve onların kaşıdığı hatay meselesi vardır.
o dönemde ingilizler tarafından kurulmuş hoybun cemiyeti adında bir kürt derneği bulunmaktadır.
bu dernek 1935’te halep’te, sonra da kamışlı’da ermenilerin de katıldığı iki gizli toplantı yapmıştır.
bu toplantılarda, hatay meselesi dolayısıyla italyanlar, özellikle de fransızlar bu işin içinde yer almıştır.
burada hatay’ın türkiye’ye katılmasını önlemek açısından önemli kararlar almışlardır.
dersim isyanı da bu kararlar neticesinde doğmuştur.
o tarihten itibaren fransızlar mersin’e peksimet çuvalları içinde silah göndermeye başlamışlardır.
21 mart 1937'de harçik deresi üzerindeki köprü yıkılmış, telefon hattı kesilmiş ve bölgeyi koruyan karakol basılarak 33 asker şehit edilmiştir. bir hafta sonra bu kez seyit rıza kontrolündeki başka bir grup, sin köyünde bulunan telefon hatlarını kesmiş, yeni yapılan ilkokulu yakmış ve karakolu basarak 6 askeri şehit etmiştir.
isyanı avrupa ülkeleri destekler nitelikte yayınlar yapmışlar, londra radyosu kürtlük timsali bir isyan olarak duyurmuştur.
3 mayıs 1937 tarihinde isyan daha çok büyümeden türkiye cumhuriyeti hükümeti ilk tepkisini göstermiş ve türk hava kuvvetleri uçakları aşiret reislerinin toplantıda olduğu keçikesen köyünü bombalamışlardır.
bu bombalamaya ilk kadın savaş uçağı pilotu sabiha gökçen’de katılmıştır.
20 haziran 1937 tarihinde elazığ’a gelen ismet inönü bölge halkına bir duyuru yayınlamıştır.
bu duyuru;
‘’ağalık, derebeylik, şeyhlik, seyitlik kaldırılacak zorbaların mallarına el konulacak, dersim’e yol, köprü, okul yapılacak, askerlik ve vergi düzene konulacak, dersim’i eşkiya yatağı haline getirenler batı vilayetlerine gönderilecek, dersim tamamen boşaltılacak ve burada bakanlar kurulu izni olmadan kimse oturamayacak, memleketin çeşitli yerlerine yerleştirilen dersimliler ev ev dağıtılacaktır.’’ şeklindedir.
24 haziran 1937’den başlayarak isyan edenlerin köyleri yakılmış, isyancılara büyük zayiat verdirilmiştir.
isyanın başlarında 30.000 civarında olan isyancıların sayısı hükümetin kararlı tutumuyla bir anda çözülmüş ve sayıca azalmıştır.
çatışmalar 26-27-28-29 haziran günlerinde şiddetle devam etmiştir.
güçlerini giderek kaybeden isyancılar seyit rıza’nın idaresinde kutu deresi, kızıldağ ve sultanbaba dağları’na sığınmaya çalışmış, bu arada diğer aşiret reisleri yakalanmıştır.
gittikçe sıkışan seyit rıza da küçük oğlu hüseyin’den sonra diğer oğlu hasan’ın da 17 ağustos’ta teslim olması ve ardından sağ kolu ali şir’in 26 ağustos’ta öldürülmesiyle yanında iki kişiyle birlikte 10 eylül 1937 tarihinde silahsız olarak teslim olmuştur. ilk sorgusu erzincan’da yapılan seyit rıza asıl sorgusu için elazığ’a gönderilmiştir.
böylece 1937 yılının mart ayında başlayan dersim isyanı eylül ayında sona ermiştir.
tunceli ağır ceza mahkemesi’nde başlayan mahkeme 15 kasım’da sonuçlanmış, 11 kişi idama, 33 kişi de ağır hapse mahkûm olmuştur. idam mahkûmlarından 4’ünün çok yaşlı olmaları sebebiyle ölüm cezaları 30’ar yıl hapse çevrilmiştir.
15 kasım 1937 tarihinde seyit rıza’nın elazığ buğday meydanı'nda infazı gerçekleşmiştir.

bu harekâtın sona ermesinden sonra kasım ayında cumhurbaşkanı mustafa kemal atatürk bir doğu gezisine çıkmıştır.
dersim isyanı’nda şehit edilen 33 askerin anısına ismini kendisinin koyduğu singeç köprüsü’nün açılışını yapmıştır.
o meşhur fotoğrafı bu köprünün açılışında çekilmiştir.

kaynak
dersim bölgesi coğrafi özellikleri ve feodal yapısı dolayısıyla hem osmanlı döneminde hem de cumhuriyet’in ilk dönemlerinde sıkça isyanların görüldüğü bir bölgedir.
1877-1878 osmanlı rus savaşı sırasında da dersim aşiretleri ileri gelenleri işgal altındaki erzincan’da ruslar ile görüşerek yardım teklifinde bulunmuşlar, savaşın devamında hozat ve mazgirt’teki kışlaları yağmalamışlardır.
sevr antlaşması’nın imzalanmasından sonra yörede 1921 yılında koçgiri isyanı baş göstermiş ve bastırılmıştır.
cumhuriyet’in ilanından sonra ortaya çıkan yurttaşlık söylemleri, kast sisteminin sona erdireleceği, köylüye eşit hak ve toprak düşünceleri başta seyit rıza olmak üzere feodal ağaları rahatsız etmiştir.
dersim yöresinin imarı için açılan okullar, sağlık ocakları, yapılan yollar ve köprüler bağımsız kürdistan düşüne sekte vuracağı için 1937 nisanı ayında diğer 5 aşiret reisi ve seyit rıza bir araya gelerek hükümet’e;
‘’ hükümet bizi askerle ıslah etseydi çoktan başlamıştı. asker gönderemez diğer işlerle meşguldür. karakol yapmayacaksınız, köprü kurmayacaksınız, kaza ve nahiye kurmayacaksınız, silahlarımıza dokunmayacaksınız, vergilerimizi pazarlık usulü vereceğiz.’’
içerikli bir ültimatom göndermişlerdir.
elbette bu kadar kapsamlı bir kalkışmayı seyit rıza adında ilkel bir aşiret reisinin organize etmesi imkansızdır.
işin arka planında fransızlar ve onların kaşıdığı hatay meselesi vardır.
o dönemde ingilizler tarafından kurulmuş hoybun cemiyeti adında bir kürt derneği bulunmaktadır.
bu dernek 1935’te halep’te, sonra da kamışlı’da ermenilerin de katıldığı iki gizli toplantı yapmıştır.
bu toplantılarda, hatay meselesi dolayısıyla italyanlar, özellikle de fransızlar bu işin içinde yer almıştır.
burada hatay’ın türkiye’ye katılmasını önlemek açısından önemli kararlar almışlardır.
dersim isyanı da bu kararlar neticesinde doğmuştur.
o tarihten itibaren fransızlar mersin’e peksimet çuvalları içinde silah göndermeye başlamışlardır.
21 mart 1937'de harçik deresi üzerindeki köprü yıkılmış, telefon hattı kesilmiş ve bölgeyi koruyan karakol basılarak 33 asker şehit edilmiştir. bir hafta sonra bu kez seyit rıza kontrolündeki başka bir grup, sin köyünde bulunan telefon hatlarını kesmiş, yeni yapılan ilkokulu yakmış ve karakolu basarak 6 askeri şehit etmiştir.
isyanı avrupa ülkeleri destekler nitelikte yayınlar yapmışlar, londra radyosu kürtlük timsali bir isyan olarak duyurmuştur.
3 mayıs 1937 tarihinde isyan daha çok büyümeden türkiye cumhuriyeti hükümeti ilk tepkisini göstermiş ve türk hava kuvvetleri uçakları aşiret reislerinin toplantıda olduğu keçikesen köyünü bombalamışlardır.
bu bombalamaya ilk kadın savaş uçağı pilotu sabiha gökçen’de katılmıştır.
20 haziran 1937 tarihinde elazığ’a gelen ismet inönü bölge halkına bir duyuru yayınlamıştır.
bu duyuru;
‘’ağalık, derebeylik, şeyhlik, seyitlik kaldırılacak zorbaların mallarına el konulacak, dersim’e yol, köprü, okul yapılacak, askerlik ve vergi düzene konulacak, dersim’i eşkiya yatağı haline getirenler batı vilayetlerine gönderilecek, dersim tamamen boşaltılacak ve burada bakanlar kurulu izni olmadan kimse oturamayacak, memleketin çeşitli yerlerine yerleştirilen dersimliler ev ev dağıtılacaktır.’’ şeklindedir.
24 haziran 1937’den başlayarak isyan edenlerin köyleri yakılmış, isyancılara büyük zayiat verdirilmiştir.
isyanın başlarında 30.000 civarında olan isyancıların sayısı hükümetin kararlı tutumuyla bir anda çözülmüş ve sayıca azalmıştır.
çatışmalar 26-27-28-29 haziran günlerinde şiddetle devam etmiştir.
güçlerini giderek kaybeden isyancılar seyit rıza’nın idaresinde kutu deresi, kızıldağ ve sultanbaba dağları’na sığınmaya çalışmış, bu arada diğer aşiret reisleri yakalanmıştır.
gittikçe sıkışan seyit rıza da küçük oğlu hüseyin’den sonra diğer oğlu hasan’ın da 17 ağustos’ta teslim olması ve ardından sağ kolu ali şir’in 26 ağustos’ta öldürülmesiyle yanında iki kişiyle birlikte 10 eylül 1937 tarihinde silahsız olarak teslim olmuştur. ilk sorgusu erzincan’da yapılan seyit rıza asıl sorgusu için elazığ’a gönderilmiştir.
böylece 1937 yılının mart ayında başlayan dersim isyanı eylül ayında sona ermiştir.
tunceli ağır ceza mahkemesi’nde başlayan mahkeme 15 kasım’da sonuçlanmış, 11 kişi idama, 33 kişi de ağır hapse mahkûm olmuştur. idam mahkûmlarından 4’ünün çok yaşlı olmaları sebebiyle ölüm cezaları 30’ar yıl hapse çevrilmiştir.
15 kasım 1937 tarihinde seyit rıza’nın elazığ buğday meydanı'nda infazı gerçekleşmiştir.

bu harekâtın sona ermesinden sonra kasım ayında cumhurbaşkanı mustafa kemal atatürk bir doğu gezisine çıkmıştır.
dersim isyanı’nda şehit edilen 33 askerin anısına ismini kendisinin koyduğu singeç köprüsü’nün açılışını yapmıştır.
o meşhur fotoğrafı bu köprünün açılışında çekilmiştir.

kaynak
devamını gör...

