panteizm
islam'a göre tasavvufta vahdet-i vücut(her şey tanrıdır evren tanrının kendisidir) ve vahdeti şühud(bu daha panenteizm yani tanrı hem evrenin kendisidir hem de başka bir şeydir) diye de geçer fakat ehl-i sünnete göre kafirdirler.
panteizm uyarılmış ateizmdir, deizm sulandırılmış teizmdir.
-richard dawkins
panteizm uyarılmış ateizmdir, deizm sulandırılmış teizmdir.
-richard dawkins
devamını gör...
ebu simbel
google'a "en küçük tapınak" diye aratınca varlığından haberdar olduğum antik tapınak. en küçük tapınakla uzaktan-yakından zerre ilgisi olmamasına rağmen nedense bu tapınak karşıma çıktı ama herhalde google amca kafayı yemiş. sonra bi araştırdım, pek ilginç bir şey yoktu. sonra yabancı sitelere baktım, gene ilginç bir şey yoktu. ben de dedim ki tamam umrumda bile değil burası. sonra "ipsambul" denen sözcükle karşılaştım. dedim ki ipsambul ne acaba. acaba zaman, zamanında bükülmüş de ve dünya ikiye mi ayrılmış. yani yeryüzünde eski versiyonlarımız mı varmış. mesela ben kedi yiyen fare, 2000 yıl önce fare yiyen kedi diye birisi mi varmış. ve ipsambul, zamanın diğer yarısında yer alan istanbul mu? ve işte psikopata bağladığımı farkedince ben de ebu simbel'i araştırdım ve ipsambul ile bağlantısını aradım..
ebu simbel deyince aklınıza arabistan gelebilir ama hayır, bu tapınak, antik mısır firavunlarından ıı. ramses'in yapmış olduğu bir tapnak. burası o dönem, "kutsal dağ" olarak anılmış ve surlarla da sağlamlaştırılmış. belli ki önemli bir yermiş. ve buraya yazıtlarda "ramzessopolis kalesi" adı verilmiş. istanbul-ipsambul-ramzessopolis (konstantinopolis).. evet, bu zamanın bükülmüş olması teorisini destekler nitelikteydi. ayrıca burası dünya mirası listesine de alınmış. ve buranın eski adı "ipsambul"muş. ramzessopolis-ipsambul. konstantinopolis-istanbul. nasıl bir bağlantı olabilir acaba?..
ve diğer ilginç bir bilgi, burayı ıı. ramses aşkı için yaptırmış! evet, tabi burasını tanrı amon ve diğer bazılarına da ithaf etmiş ama hem de karısına da ithaf etmiş. ve hatırlayalım, istanbul kim için inşa edilmişti?.. yok burdan bağlayamadım beyler-bayanlar. aslında biraz zorlasam bağlayabilirdim ama bağlamak istemiyorum neyse. bu teori de burda bitmiştir. hadi eyvallah.
ebu simbel deyince aklınıza arabistan gelebilir ama hayır, bu tapınak, antik mısır firavunlarından ıı. ramses'in yapmış olduğu bir tapnak. burası o dönem, "kutsal dağ" olarak anılmış ve surlarla da sağlamlaştırılmış. belli ki önemli bir yermiş. ve buraya yazıtlarda "ramzessopolis kalesi" adı verilmiş. istanbul-ipsambul-ramzessopolis (konstantinopolis).. evet, bu zamanın bükülmüş olması teorisini destekler nitelikteydi. ayrıca burası dünya mirası listesine de alınmış. ve buranın eski adı "ipsambul"muş. ramzessopolis-ipsambul. konstantinopolis-istanbul. nasıl bir bağlantı olabilir acaba?..
ve diğer ilginç bir bilgi, burayı ıı. ramses aşkı için yaptırmış! evet, tabi burasını tanrı amon ve diğer bazılarına da ithaf etmiş ama hem de karısına da ithaf etmiş. ve hatırlayalım, istanbul kim için inşa edilmişti?.. yok burdan bağlayamadım beyler-bayanlar. aslında biraz zorlasam bağlayabilirdim ama bağlamak istemiyorum neyse. bu teori de burda bitmiştir. hadi eyvallah.
devamını gör...
cözülemeyen sudoku (yazar)
friendship'in sahibesi, discordun kraliçesi, 7 krallığın hükümdarı, büyük çim denizinin khaleesi'si, zincirkıran, kaymakbüken, yanmaz yapışmaz teflon, paczkilerin annesi, sözlüğün ve diyarın koruyucusu, isminin birincisi.
bu çocuk gülünce mutlu oluyorum. o yüzden çok maymunluk yapıyorum onunla konuşurken. öyle. şımarmasın hemen, daha fazla övmeyeyim. *
bu çocuk gülünce mutlu oluyorum. o yüzden çok maymunluk yapıyorum onunla konuşurken. öyle. şımarmasın hemen, daha fazla övmeyeyim. *
devamını gör...
covid-19 karşı büyülü iksir içtiğini iddia eden bakan'ın covid-19'a yakalanması
sri lanka'da gerçekleşen trajikomik hadise.
sri lanka sağlık bakanı pavithra wanniarachchi, bir büyücünün covid-19' a karşı %100 başarılı ve içenlerin bir daha bu illete korunaklı olacaklarını iddia ettiği karışımı hem içmişti hem de insanların kullanması yönünde teşvikte bulunmuştu.
büyücünün büyülü iksir diye lanse ettiği karışım bakanı covid-19'a karşı koruyamadı.
bakanlık tarafından yapılan açıklamada, wanniarachchi’nin koronavirüs testinin pozitif çıkması sonucu hastanede tedaviye alındığı bildirildi.
kaynak
sri lanka sağlık bakanı pavithra wanniarachchi, bir büyücünün covid-19' a karşı %100 başarılı ve içenlerin bir daha bu illete korunaklı olacaklarını iddia ettiği karışımı hem içmişti hem de insanların kullanması yönünde teşvikte bulunmuştu.
büyücünün büyülü iksir diye lanse ettiği karışım bakanı covid-19'a karşı koruyamadı.
bakanlık tarafından yapılan açıklamada, wanniarachchi’nin koronavirüs testinin pozitif çıkması sonucu hastanede tedaviye alındığı bildirildi.
kaynak
devamını gör...
tarhana çorbasını bir üst noktaya çıkaran detaylar
süt. aksini diyen iç anadoluludur.*
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
benimkiler aklıma gelmedi ama kardeşiminki aklıma geldi :) üçlü prizin fişini yine aynı üçlü prize takıp elektrik elde etmeyi denemişti. şimdi türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde elektrik mühendisliği okuyor, tuhaf.
devamını gör...
evde sıkılmayan asosyal tip
evde sıkılmamanın asosyallik olduğunu bize öğrettiğin için teşekkür ederim sevgili yazar, canım yazar, hanimiş bakalım yazar.
kendi kendine yetebilen tiptir. gerektiğinde sosyalleşir.
kendi kendine yetebilen tiptir. gerektiğinde sosyalleşir.
devamını gör...
üç kelimelik hikayeler
hamdım, piştim, yandım.
devamını gör...
pete sampras
şimdiki zamanların golfçüsü, bir zamanların tenis efsanesi, sabahın bir körü uyanıp tenis izlememe neden olan iki insandan biri - diğeri martina hingis- rekortmen bir sporcudur.

çok sayıda iyi tenisçi seyrettik, büyük keyif aldık, heyecanlandık, sinirlendik, birçok duyguyu yaşadık onları izlerken ama sadece birkaç tanesi derin ve kaybolmayan izler bıraktı hayatımızda. pete sampras o iz bırakanlardan biri.
1971 doğumlu amerikalı pete, diğer birçok amerikalının aksine çok düzgün bir aile hayatına sahip olan ve ailesi ile bağları kuvvetli olan bir insandır, antrenörü ile de böyle bir bağ kurar ve onun elinin değmesi ile de 19 yaşında şampiyonluğa ulaştıktan sonra düşüşe geçen kariyeri tekrar şahlanır. 14 şampiyonlukla rekoru majesteleri roger federer’e kaptırana kadar elinde bulunduran pete her zaman tenisin bir numaralarından biri olmayı başarmıştır.

benim için sampras’ı unutulmaz yapan şey ise daha önce tenis kortunda hiç görmediğim bir şeyi alışkanlık haline getirmiş olmasıdır. pete sık sık karşıdan gelen topları uçarak karşılardı. bu benim için o kadar alışmadık bir durumdu ki her an gözüm ekranda pete’i zor durumda bırakması beklenen bir vuruşun gelmesini, pete’in de onu süpermen gibi uçup çıkarmasını beklerdim.

pete benim için şu sözün tam karşılığıdır:
bazı kahramanlar pelerin takmaz.

çok sayıda iyi tenisçi seyrettik, büyük keyif aldık, heyecanlandık, sinirlendik, birçok duyguyu yaşadık onları izlerken ama sadece birkaç tanesi derin ve kaybolmayan izler bıraktı hayatımızda. pete sampras o iz bırakanlardan biri.
1971 doğumlu amerikalı pete, diğer birçok amerikalının aksine çok düzgün bir aile hayatına sahip olan ve ailesi ile bağları kuvvetli olan bir insandır, antrenörü ile de böyle bir bağ kurar ve onun elinin değmesi ile de 19 yaşında şampiyonluğa ulaştıktan sonra düşüşe geçen kariyeri tekrar şahlanır. 14 şampiyonlukla rekoru majesteleri roger federer’e kaptırana kadar elinde bulunduran pete her zaman tenisin bir numaralarından biri olmayı başarmıştır.

benim için sampras’ı unutulmaz yapan şey ise daha önce tenis kortunda hiç görmediğim bir şeyi alışkanlık haline getirmiş olmasıdır. pete sık sık karşıdan gelen topları uçarak karşılardı. bu benim için o kadar alışmadık bir durumdu ki her an gözüm ekranda pete’i zor durumda bırakması beklenen bir vuruşun gelmesini, pete’in de onu süpermen gibi uçup çıkarmasını beklerdim.

pete benim için şu sözün tam karşılığıdır:
bazı kahramanlar pelerin takmaz.
devamını gör...
anneannenin öğrettikleri
belki direkt olarak söylemedi ama insanlara karşı nazik olmayı, kimseyi yargılamamayı, kimsenin arkasından konuşmamayı anneannemden ögrendim. yanında kimseyi başkası hakkında kötü konuşturmazdı. bunları yapamadıgım zaman kendimi ona layık bir torun olarak görmüyorum ve bu vicdan içimdeki iyi insanın baskın olmasına sebep oluyor. canım anneannem, umarım huzur içindesindir gittigin yerde.
devamını gör...
şu an duymak istediğiniz söz
özledim, görüşelim.
devamını gör...
en yakın kitabın 75. sayfasının 5. cümlesi
“insan tuhaf davranabilirdi.”
kayıp tanrılar ülkesi / ahmet ümit
kayıp tanrılar ülkesi / ahmet ümit
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
evvelsi gün, gece 2 civarı, hava serin, ses seda yok, arada rüzgarın uğultusu duyuluyor sanki bir şey anlatmak istermişçesine. yeşil renkle bezenmiş koltukta oturuyorum öylesine, daha sonra bir ses duyuyorum. ‘evet, evet bu annemin sesi’ diyorum. aramızda kısa bir diyalog oluyor:
+kızım
-efendim anne?
+saçımla oynar mısın?
-gel, gel oynarım tabii.
daha sonra geliyor yanı başıma, kedi misali kıvrılıyor bacaklarıma doğru. saçları ipek gibi diyorum içimden, yumuşacık… daha sonra acıtıyor muyum?diye soruyorum, yok
diyor, tamam o hâlde diyorum. devam ediyorum ipek gibi saçlarıyla oynamaya. bir süre hiç konuşmuyoruz, bir anda bir ses duyuyorum, ellerin pamuk gibi diyor, öyle mi? diyorum, öyle diyor. bir süre daha oynuyorum saçlarıyla… öyle oynarken saçlarıyla, aklıma birden ölüm düşüyor, hüzünleniyorum aniden, belli de etmemeye çalışıyorum. annemin ne kadar yaş aldığını fark ediyorum, onun saçlarıyla daha ne kadar oynayabilirim, ona daha ne kadar sarılabilirim diye düşünüyorum, hüzünleniyorum yine. bu zamana kadar geçirdiğimiz vakitler gözlerimin önünden geçiyor, kahroluyorum içten içe… ölüm de doğum kadar hayatın bir gerçeğiydi, normaldi. fakat insanın canından canının gitmesi, nefesinin gitmesinin düşüncesi o kadar korkunç ki, düşünmek dahi berbat. ‘kabullenebilir miyim?’ diyorum kendi kendime, nasıl devam ederim yaşamaya hiçbir şey olmamış gibi?… nasıl devam edebiliyor bunca insan sevdikleri olmadan yaşamaya? ediyorlar bir şekilde, etmek zorundalar diyorum, aileleri var, sorumlu oldukları bir hayatları, bir çocukları, bir şeyleri var diyorum. ya benim? benim olacak mı? ben böyle düşünürken bir ses duyuyorum. evet, evet annemin sesi…
+kızım
-efendim anne?
+saçımla oynar mısın?
-gel, gel oynarım tabii.
daha sonra geliyor yanı başıma, kedi misali kıvrılıyor bacaklarıma doğru. saçları ipek gibi diyorum içimden, yumuşacık… daha sonra acıtıyor muyum?diye soruyorum, yok
diyor, tamam o hâlde diyorum. devam ediyorum ipek gibi saçlarıyla oynamaya. bir süre hiç konuşmuyoruz, bir anda bir ses duyuyorum, ellerin pamuk gibi diyor, öyle mi? diyorum, öyle diyor. bir süre daha oynuyorum saçlarıyla… öyle oynarken saçlarıyla, aklıma birden ölüm düşüyor, hüzünleniyorum aniden, belli de etmemeye çalışıyorum. annemin ne kadar yaş aldığını fark ediyorum, onun saçlarıyla daha ne kadar oynayabilirim, ona daha ne kadar sarılabilirim diye düşünüyorum, hüzünleniyorum yine. bu zamana kadar geçirdiğimiz vakitler gözlerimin önünden geçiyor, kahroluyorum içten içe… ölüm de doğum kadar hayatın bir gerçeğiydi, normaldi. fakat insanın canından canının gitmesi, nefesinin gitmesinin düşüncesi o kadar korkunç ki, düşünmek dahi berbat. ‘kabullenebilir miyim?’ diyorum kendi kendime, nasıl devam ederim yaşamaya hiçbir şey olmamış gibi?… nasıl devam edebiliyor bunca insan sevdikleri olmadan yaşamaya? ediyorlar bir şekilde, etmek zorundalar diyorum, aileleri var, sorumlu oldukları bir hayatları, bir çocukları, bir şeyleri var diyorum. ya benim? benim olacak mı? ben böyle düşünürken bir ses duyuyorum. evet, evet annemin sesi…
devamını gör...
yaşar kemal
kullandığı dil o kadar sade ve o kadar içerden ki. siyasi duruşundan sebep türkiye'de çok sıkıntılar çekmiş ve ince memed kitabını yayınevleri basmaya yanaşmamıştır. daha sonra (bkz: tilda yaşar), (bkz: münevver andaç) ve (bkz: güzin dino) tarafından kitap ingilizce'ye çevrilmiş, hak ettiği değeri ancak bu sayede görmüştür malesef. nobel'e kadar gitmiştir.
devamını gör...
normal sözlük'e saldırı yapılması
efendim dış odaklar tarafından gerçekleştirilmiş saldırı. fakat bir zarar veremeden gittiklerini sanıyorum.
devamını gör...
uzun entrylerin okunmaması
bazen yazının sığlığı anlaşılmasın diye dolambaçlı cümlelere başvurulur. belki de o yazılar derin mana taşır, biz anlayamayız. uzun ya da kısa, en güzeli anlaşılır cümlelerle yazabilmek ve okuyabilmektir.
devamını gör...



