normal sözlük yazarlarının sözlüğü sahiplenmesi
ilk üyeleriyiz diye mi böyle olduğunu bilemediğim durumdur.
şahsen bu platform başarıya ulaşırsa neden bilmiyorum kendim başarmışım gibi gurur duyacağım. iki gündür buradayım ve benim gibi düşünenler olduğuna eminim.
şahsen bu platform başarıya ulaşırsa neden bilmiyorum kendim başarmışım gibi gurur duyacağım. iki gündür buradayım ve benim gibi düşünenler olduğuna eminim.
devamını gör...
kendine bir soru sor
istediğin ne?
devamını gör...
göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçu
türk ceza kanunu 79-80 maddelerinde düzenlenmiştir.
madde 79 göçmen kaçakçılığı:
1) doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
a) bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,
b) türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,
kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. suç, teşebbüs aşamasında kalmış
olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
2) suçun, mağdurların;
a) hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,
b) onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi, hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.
3) bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.
(4) bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
suçun manevî unsuru, eylemin “doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddî bir yarar elde etmek maksadıyla” işlenmesidir.
türkiye’ye kaçak olarak girmelerinin sağlanması veya bu hususta teşebbüste bulunulması göçmen kaçakçılığı suçunun maddî unsurlarını oluşturmaktadır.
madde 80 insan ticareti:
1) zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.
(3) onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.
(4) bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
tehdit, baskı, cebir ya da şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak ya da kişiler üzerindeki denetim olanaklarından ya da çaresizliklerinden yararlanarak, rızalarını elde etmek suretiyle, kişileri tedarik etmek, kaçırmak, bir yerden bir başka yere götürmek, sevk etmek, barındırmak, insan ticareti suçunun maddi unsurunu oluşturur.
insan ticareti suçu özel kastla işlenebilen bir suçtur. yasa koyucunun bu suçta öngördüğü, fail/faillerde aranacak olan zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak amaçları, manevi unsur içinde yer alacak olan saiklerdir. her olayda bu saikler değerlendirilecek ve insan ticaretinin gerçekleşip gerçekleşmediği sonucuna varılacaktır. failin/faillerin kastı bu saiklerle birleşince, özel kast sonucu ortaya çıkacaktır.
yararlanılan kaynak
madde 79 göçmen kaçakçılığı:
1) doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
a) bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,
b) türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,
kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. suç, teşebbüs aşamasında kalmış
olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
2) suçun, mağdurların;
a) hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,
b) onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi, hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.
3) bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.
(4) bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
suçun manevî unsuru, eylemin “doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddî bir yarar elde etmek maksadıyla” işlenmesidir.
türkiye’ye kaçak olarak girmelerinin sağlanması veya bu hususta teşebbüste bulunulması göçmen kaçakçılığı suçunun maddî unsurlarını oluşturmaktadır.
madde 80 insan ticareti:
1) zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.
(3) onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.
(4) bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
tehdit, baskı, cebir ya da şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak ya da kişiler üzerindeki denetim olanaklarından ya da çaresizliklerinden yararlanarak, rızalarını elde etmek suretiyle, kişileri tedarik etmek, kaçırmak, bir yerden bir başka yere götürmek, sevk etmek, barındırmak, insan ticareti suçunun maddi unsurunu oluşturur.
insan ticareti suçu özel kastla işlenebilen bir suçtur. yasa koyucunun bu suçta öngördüğü, fail/faillerde aranacak olan zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak amaçları, manevi unsur içinde yer alacak olan saiklerdir. her olayda bu saikler değerlendirilecek ve insan ticaretinin gerçekleşip gerçekleşmediği sonucuna varılacaktır. failin/faillerin kastı bu saiklerle birleşince, özel kast sonucu ortaya çıkacaktır.
yararlanılan kaynak
devamını gör...
bilim
günümüzde zenginlerin daha uzun süreler yaşayabilmesini sağlamak adına fonlanan olgular bütünüdür.
bir bilim insanı olarak kabullenmekte zorlansam da durum tartışmasız budur. arada yine iyilikler, güzellikler getiren insanlar vardır ama hepsinin çıkış noktası aynıdır.
örneğin kuantum bilgisayarların en büyük fonlanma sebebi, kişiye özel ilaç üretimini sağlayacak olmasıdır. normal bilişimle bunu sadece belli yaklaşıklık şartları altında yapabilirsiniz. şu an içinde bulunduğumuz 2. kuantum devriminin sonuçlarından dünyanın nüfusunun belki de milyarda 1'i yararlanabilecek uzun süre boyunca.
bir bilim insanı olarak kabullenmekte zorlansam da durum tartışmasız budur. arada yine iyilikler, güzellikler getiren insanlar vardır ama hepsinin çıkış noktası aynıdır.
örneğin kuantum bilgisayarların en büyük fonlanma sebebi, kişiye özel ilaç üretimini sağlayacak olmasıdır. normal bilişimle bunu sadece belli yaklaşıklık şartları altında yapabilirsiniz. şu an içinde bulunduğumuz 2. kuantum devriminin sonuçlarından dünyanın nüfusunun belki de milyarda 1'i yararlanabilecek uzun süre boyunca.
devamını gör...
insancıklar
fyodor mihayloviç dostoyevski’nin 24 yaşındayken yazdığı, 1846 yılında yayınlanan ilk romanı. cemal baba’ya sormuşlar; kendinizi kısaca tanıtır mısınız? “1931 yılında doğdum, 1937 yılında annem öldü. 1944 yılında dostoyevski’yi okudum, o gün bugün huzurum yoktur.” demiş cemal süreya. biri 24 yaşında böyle bir ilk roman yazar, diğeri 13 yaşında okur ve huzursuz bir şair olur. eşek kadar olduk ama en azından ikinci defadır okuyorum romanı, diyerek avutuyorum kendimi. bazı kitaplar ergenlikte, orta yaşta ve olgunlukta olmak üzere en az 3 kere okunmalı bu hayatta. insancıklar, kesinlikle bu kitaplardan biridir. görsele eklediğim baskıdan okursanız güzel bir önsöz ve sonsöz sizi bekliyor. dönemin edebiyat anlayışına yapılan ironik ve ince göndermeleri yakalamak adına, puşkin’i ve palto başta olmak üzere gogol’u okumanızı tavsiye ediyorum.
(bkz: hepimiz gogol’un palto’sundan çıktık)
"aslına bakarsanız zenginler, fakir insanların kaderleri konusunda yüksek sesle yakınmalarından hiç hoşlanmazlar. onların, kendilerini rahatsız ettiklerini, problem çıkardıklarını söylerler. evet, gerçekten de fakirlik sorundur. belki onların karın gurultuları, zenginleri uykularından uyandırır!"
cemal süreya ve dostoyevski
(bkz: hepimiz gogol’un palto’sundan çıktık)
"aslına bakarsanız zenginler, fakir insanların kaderleri konusunda yüksek sesle yakınmalarından hiç hoşlanmazlar. onların, kendilerini rahatsız ettiklerini, problem çıkardıklarını söylerler. evet, gerçekten de fakirlik sorundur. belki onların karın gurultuları, zenginleri uykularından uyandırır!"
cemal süreya ve dostoyevski
devamını gör...
persona non grata
bir diplomasi terimidir. istenmeyen adam anlamına gelir. devletlerin, ülkelerindeki hoşlanmadıkları ve kovamadıkları yabancı misyon temsilcilerine karşı uyguladıkları tavırdır.
devamını gör...
min yoongi
9 mart 1993, güney kore - daegu doğumlu rapper, idol ve prodüktör. sahne adı suga. sugar'dan geliyor aslında, güney koreliler sugar yerine ''şyuga'' şeklinde telaffuz ediyorlar. yoongi'nin şeker gibi tatlı bir gülümsemeye sahip olmasından kaynaklansa gerek, sahne adı olarak suga seçilmiş.
dünyadaki en yetenekli rapper'lardan biri olduğunu düşünüyorum lakin dili ingilizce değil de korece olduğundan birçok kişi ön yargılı yaklaşıyor. yeniliklere ve farklılıklara açık olunması gerektiğini düşünüyorum.
diss desen var, duygulu bir şekilde rap yapmak desen (zor bir olaydır) var, şarkı sözlerini kendin yazmak desen var. kore geleneksel kültürü ile rap'i birleştirip ortaya yeni bir ürün koymak desen o da var. bakınız:
karakterinden biraz bahsedecek olursam, diğer üyelere göre çok daha sessiz ve kendi başına takılmayı seven içe dönük birisi. gözlem yeteneği kuvvetli, duygusal fakat bunu pek göstermeyi tercih etmeyen, daha mantıksal ilerlemeye çalışan bir kişilik. gençliğinde yaşadığı zorlukların ve psikoloğunun (yanlış bir psikolog tercihi örneği) bunda etkisi olabilir.
diğer sevdiğim şarkılarından bazılarına buradan ulaşabilirsiniz.
shadow
agust d
tear.
dünyadaki en yetenekli rapper'lardan biri olduğunu düşünüyorum lakin dili ingilizce değil de korece olduğundan birçok kişi ön yargılı yaklaşıyor. yeniliklere ve farklılıklara açık olunması gerektiğini düşünüyorum.
diss desen var, duygulu bir şekilde rap yapmak desen (zor bir olaydır) var, şarkı sözlerini kendin yazmak desen var. kore geleneksel kültürü ile rap'i birleştirip ortaya yeni bir ürün koymak desen o da var. bakınız:
karakterinden biraz bahsedecek olursam, diğer üyelere göre çok daha sessiz ve kendi başına takılmayı seven içe dönük birisi. gözlem yeteneği kuvvetli, duygusal fakat bunu pek göstermeyi tercih etmeyen, daha mantıksal ilerlemeye çalışan bir kişilik. gençliğinde yaşadığı zorlukların ve psikoloğunun (yanlış bir psikolog tercihi örneği) bunda etkisi olabilir.
diğer sevdiğim şarkılarından bazılarına buradan ulaşabilirsiniz.
shadow
agust d
tear.
devamını gör...
televizyona çıkan normal sözlük yazarları
lisede dershanenin tanıtım reklamında oynayıp yerel televizyonda beş dakikalığına meşhur olmuştum. bu şöhrete rağmen hayatıma eskisi gibi devam etmiştim tabi.*
devamını gör...
yazarların en sevdiği fast food
benim en sevdiğim fast food bir türk fast foodu olan lahmacundur.
devamını gör...
kelenderis (yazar)
her zaman "hodri meydan" a açık yazardır. "dünya" da çürüyen hiç bir şeyim yok. hep yeşertmeye çabalarım, gübrelerim, sularım,
gerekirse gdo bile veririm, değişmeyen hiç bir şeyin olmayacağına inanan tipik bir materyalist ateistim.
gerekirse gdo bile veririm, değişmeyen hiç bir şeyin olmayacağına inanan tipik bir materyalist ateistim.
devamını gör...
maşallah yerine kullanılabilecek alternatif kelime
acilen bulunması gereken kelimedir. bu ülkenin ateistleri taş mı yesin arkadaşlar. acilen dini literatürden çıkmış kelimeler için alternatif kelimeler bulmamız gerekiyor.
mesela, inşallah kavramının yerine umarım çok güzel kullanılabilmekte. hatta öyle ki inşallah yerine kasti olarak umarım dediğini fark eden akrabalardan hayırdır pink floyd gomünüs mü oldun gibi tepkiler alınabilmektedir.
burada tek problemin günlük yaşamda kullandığımız kelimelerden bazılarının yalnızca din kaynaklı olup alternatiflerinin olmayışı olabilir. bu konuda daha bilgili ateist arkadaşlardan da tavsiye bekliyoruz. evet lisede ateist olmaya karar veren yazar, sana diyorum.
mesela, inşallah kavramının yerine umarım çok güzel kullanılabilmekte. hatta öyle ki inşallah yerine kasti olarak umarım dediğini fark eden akrabalardan hayırdır pink floyd gomünüs mü oldun gibi tepkiler alınabilmektedir.
burada tek problemin günlük yaşamda kullandığımız kelimelerden bazılarının yalnızca din kaynaklı olup alternatiflerinin olmayışı olabilir. bu konuda daha bilgili ateist arkadaşlardan da tavsiye bekliyoruz. evet lisede ateist olmaya karar veren yazar, sana diyorum.
devamını gör...
kerem ile aslı
tam olarak şöyle bir aşk hikayesi sanırım:
devamını gör...
saniyelik salaklıklar
uykusuz kaldığım bir gün yalnız yaşarken yüzümü yıkamaya gidince aynada kendimi gördüğüm kendime bu kim ya demiştim ..
devamını gör...
tutunamayanlar'ın noktalama işaretsiz bölümü
en sevmediğim bölümdür.
ben çocuklu bir bireyim, üstüme atladıkları zaman kitabı yanıma koyarım. tekrar elime alacağım zaman kaldığım yeri ezberlemem gerekti çünkü kitap ayracı da kullansam sayfanın neresinde kaldığını unutup, yeniden tüm sayfayı okumak zorunda kaldım.
ota boka romantizm kasmayın yetheeeeer.
ben çocuklu bir bireyim, üstüme atladıkları zaman kitabı yanıma koyarım. tekrar elime alacağım zaman kaldığım yeri ezberlemem gerekti çünkü kitap ayracı da kullansam sayfanın neresinde kaldığını unutup, yeniden tüm sayfayı okumak zorunda kaldım.
ota boka romantizm kasmayın yetheeeeer.
devamını gör...
allah'ın vip kulu
ortadoğu'da ya da afrika'da doğmayan kişidir.
devamını gör...
profili seri beğeniye tutmak
beğeni ve favoriye layık olmadığını iddia eden yazar beyanıdır. başka kim karşılık bekler ki?... kaldı ki mesaj kutum kapalı, kimseyi tanımam etmem, ben beğeni attım sen de at demem. hiçbir zaman da demedim. hiçbir gruba üye yahut katılmış değilim. ha katıl diyenler olmadı mı elbette oldu. meğer öyle bir şey de varmış, onu da öğrendim ama uygun görmedim, katılmadım. prensip meselesi.
evet beğeni ve favori konusunda eli açık bir yazar olduğum doğru bundan sonra olmayacağız demekki. lakin ilkokulda değiliz. kalkıp, hiçbir tanımı okumadan beğenmem. burada hiç kimseye kendimi açıklamak zorunda da değilim. fakat yazar bir de #1331557 bu tanımla edit yapmış... hangi akla hizmetse?.. bunu da sormak elzemdir.
sayın yazara topluluk kurallarını okuyup beğeni atıldığında buna karşılık vermek zorunda olmadığı bilgisini de buradan ben aktarayım ki kimseye bir daha sataşmasın.
iyi sözlükler.
evet beğeni ve favori konusunda eli açık bir yazar olduğum doğru bundan sonra olmayacağız demekki. lakin ilkokulda değiliz. kalkıp, hiçbir tanımı okumadan beğenmem. burada hiç kimseye kendimi açıklamak zorunda da değilim. fakat yazar bir de #1331557 bu tanımla edit yapmış... hangi akla hizmetse?.. bunu da sormak elzemdir.
sayın yazara topluluk kurallarını okuyup beğeni atıldığında buna karşılık vermek zorunda olmadığı bilgisini de buradan ben aktarayım ki kimseye bir daha sataşmasın.
iyi sözlükler.
devamını gör...
kundaklanmış bebek çiçeği
kundaklanmış bebeklere benzeyen bu çiçekler çok tatlı ve sevimli bir orkide türüdür. anguloa uniflora, güney amerika’da yetişir.kundaklanmış bebek çiçeği
bebekler gibi yoğun ilgi ve bakım ister. yeni doğan bir bebeğin boyu ortalama 50 santimdir, kundaklanmış bebek çiçeğinin de.
bebekler gibi yoğun ilgi ve bakım ister. yeni doğan bir bebeğin boyu ortalama 50 santimdir, kundaklanmış bebek çiçeğinin de.
devamını gör...
hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
ne var ya ne var. bütün ilişkileri isimlendirmek zorunda mıyız? yada uzaktan sevmeyi sevmek neden çirkinlik, özgüvensizlik gibi kavramlarla tanımlandırılıyo hep? bazı duygular insani dokunuşlara ihtiyaç duymaz hatta çoğu zaman bozulurlar aldıkları müdahalelerle, diyen kişidir.
devamını gör...
şeytan olsaydınız yapacağınız şeyler
bu devirde hiçbir şey yapmama gerek yok. insanoğlu şeytana dönüştü zaten. arkama yaslanır izlerdim.
(bkz: arkadaşım şeytan)
(bkz: arkadaşım şeytan)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kaçıyoruz, ne kovalayanımız var ne yetişmeye çalıştığımız bir yer. üstünüze alınmayabilirsiniz, biraz içsel yergi yapacağım. asla duramadığım bir düşünce eylemi içindeyim. yatıyorum kalkıyorum ancak asla kapanmayan sonsuz hafızası olan bir makine var sanki… sürekli yine sonu olduğu dışında her şeyi planlıyor yapıp yıkıyor imgeleri. senaryolar kuruyor, mevcuttakileri tekrar oynatıyor. yolların haritasını çiziyor yeni yollar ekliyor. arada sıkılıyor da kendinden, başkalarının makinelerini izliyor, öğreniyor. bunca devamlı işi yaparken hem motivasyonu asla bitmiyor hem de kaçamaklar arıyor.
suyu çok severim her anlamda. sesinin ayrı bir güzelliği var. gece yarısı yağan yağmur damlalarının, gündüz deniz kenarında sahile vuran dalgaların ve daha fazlası… hep duru tanıdık bir hissi olur ve dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi dilde konuşursanız konuşun suyun sesi değişmez. işte sanıyorum ki bu sebepten olacaktır ki su sesine çok sığınıyorum. ne demek mi istiyorum? elbette yaptığınız bir şey var, en güzel fikirler duş alırken gelmez mi? icat noktası gibi. üzülerek söylüyorum ki yergim bununla sınırlı kalmıyor. çevreci bir insanım lütfen bir anlığına negatif düşüncelerinizi kaybedin. el yıkamak, bulaşıklarla uğraşmak gibi basit, monoton meşgalelerde düşünüyorum en çok. dalıp gidiyor ve hayattan kaçarken minik uyuşturucu seslere tutunuyorum. ama bizim makine durmuyor tabi en verimli dakikalarını yaşıyor. çok büyük bir tezatlık yok mudur bu durumda hem kaçış hem durma noktası… kaçma eylemi daha ağır gibi, düşününce ve yergiye dönüşünün ana sebebi de bu olsa gerek. bu yalnızca içsel bir yergi olmaktan çıkıyor bu durumda, hepimizin yetişmekte olduğu bir kaçış noktası var. sürekli bir şeylerden kaçmaya çalışıyor, bitmeleri için dakikalar sayıyoruz. çalıştığınız işi, gittiğiniz okulu, belki gündelik bir işinizi düşünün. yakın geçmişte yaşadığınız herhangi zaman donduran eylem. sürekli saate bakmaz mıyız? zaman geçse de bitirsek. tamamlama isteği… halbuki neye yetişmeye çalışıyorsak. bir sıkıcı görevi bitiriyor bir sonrakiyle hayatımızı sömürmeye devam ediyoruz. zaman geçiyor görevler tekrar ediyor ve biz sürekli kaçıyoruz. bir yere yetişeceğimiz de yok anladığım kadarıyla, akıntıda suyla sürükleniyoruz. akışın devamı için karşı konulamaz bir bacak çırpışı. anlamsız bir çırpış, akıntı zaten bizi götürecek. tamam bunca konuştuk, sizi de okurken bitirme (kaçma) isteği ile doldurmuş olabilirim. uzun lafın kısası bazen başınızı suya yaslayıp akıntıyı hissetmek, çevreye duyarlanmak, güzellik ve doğallığın tadını çıkarmalı. çok düşünmeden akışa kapılmalı. e böyle olunca doğru bir yol ya da yöntem benim nezdimde henüz yok. bulamadığımdan karalamaya yermeye geldim. iyi akışlar dilerim!
suyu çok severim her anlamda. sesinin ayrı bir güzelliği var. gece yarısı yağan yağmur damlalarının, gündüz deniz kenarında sahile vuran dalgaların ve daha fazlası… hep duru tanıdık bir hissi olur ve dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi dilde konuşursanız konuşun suyun sesi değişmez. işte sanıyorum ki bu sebepten olacaktır ki su sesine çok sığınıyorum. ne demek mi istiyorum? elbette yaptığınız bir şey var, en güzel fikirler duş alırken gelmez mi? icat noktası gibi. üzülerek söylüyorum ki yergim bununla sınırlı kalmıyor. çevreci bir insanım lütfen bir anlığına negatif düşüncelerinizi kaybedin. el yıkamak, bulaşıklarla uğraşmak gibi basit, monoton meşgalelerde düşünüyorum en çok. dalıp gidiyor ve hayattan kaçarken minik uyuşturucu seslere tutunuyorum. ama bizim makine durmuyor tabi en verimli dakikalarını yaşıyor. çok büyük bir tezatlık yok mudur bu durumda hem kaçış hem durma noktası… kaçma eylemi daha ağır gibi, düşününce ve yergiye dönüşünün ana sebebi de bu olsa gerek. bu yalnızca içsel bir yergi olmaktan çıkıyor bu durumda, hepimizin yetişmekte olduğu bir kaçış noktası var. sürekli bir şeylerden kaçmaya çalışıyor, bitmeleri için dakikalar sayıyoruz. çalıştığınız işi, gittiğiniz okulu, belki gündelik bir işinizi düşünün. yakın geçmişte yaşadığınız herhangi zaman donduran eylem. sürekli saate bakmaz mıyız? zaman geçse de bitirsek. tamamlama isteği… halbuki neye yetişmeye çalışıyorsak. bir sıkıcı görevi bitiriyor bir sonrakiyle hayatımızı sömürmeye devam ediyoruz. zaman geçiyor görevler tekrar ediyor ve biz sürekli kaçıyoruz. bir yere yetişeceğimiz de yok anladığım kadarıyla, akıntıda suyla sürükleniyoruz. akışın devamı için karşı konulamaz bir bacak çırpışı. anlamsız bir çırpış, akıntı zaten bizi götürecek. tamam bunca konuştuk, sizi de okurken bitirme (kaçma) isteği ile doldurmuş olabilirim. uzun lafın kısası bazen başınızı suya yaslayıp akıntıyı hissetmek, çevreye duyarlanmak, güzellik ve doğallığın tadını çıkarmalı. çok düşünmeden akışa kapılmalı. e böyle olunca doğru bir yol ya da yöntem benim nezdimde henüz yok. bulamadığımdan karalamaya yermeye geldim. iyi akışlar dilerim!
devamını gör...