sözlükte en sevdiğim aktivite olması sebebiyle benimdir efendim. hatalı başlık görünce düzeltilmeden yetişmek için ışık hızında entry giriyorum. hoşuma gidiyor. ama de/da'nın bitişik yazılması gibi düşük bütçeli hatalar ilgimi çekmiyor. ben anlam karmaşasından hoşlanıyorum.

(bkz: askerde eşini hamile karısıyla aldatmak)

sanat eseri gibi ya..
devamını gör...

kendi düzenlediği turnuvada 3. olarak izleyenleri dumura uğratmış satranç dehası. muhtemelen online olmasından dolayı zira satranç hesaplama oyunu olduğu kadar psikoloji oyunudur da. şu pandemi bitse de eski formuna dönse.
devamını gör...

içinden ayrıldığı dünya sözlük'ü online yazar sayısı olarak geçmiş ben olsam bunu bi düşünürdüm derviş kasıntısı senin olduğun yerde ot bitmiyor üç beş yağcıya kendini orada pohpohlatıp dur bakalım. kafa sözlük herkese açık olursa zamanla ekşi den bunalan yazarları buraya getirebilir diye düşünüyorum. yolu açık olsun.
devamını gör...

mevcut hava koşullarında yapılması oldukça zararlı olan pekmez.

bildiğiniz üzere ülkemizin havası oldukça kirli, bu kirler de kar, yağmur gibi hava olayları sayesinde yeryüzüne iniyor.

bu sebeple ne karın ne de yağmurun ağza sürülmemesi, yenmemesi daha sağlıklı olur.
devamını gör...

savaş ve barış - selam ve dua.
devamını gör...

güzel tanımları olan yazar. ilk nickaltı yazısını yazmanın heyecanı ile umarım donup kalmam.* daha çok yazmasını dilerim çünkü efeniimm eğer daha çok yazarsa trollere karşı petrificus totalus etkisi yaratacak ve hepsi donup kalacak.! kendisi bolca beğeniyor, dikkat donup kalabilirsiniz.! teşekkürler. *

not: bu tanımda kaç kere donup kaldım.
not2: bu tanımda kaç kere donup kalırım dedim.
not3: bak yine dedim.
devamını gör...

bu yazıyı belki dün yazdım, belki de bugündü. tam hatırlamıyorum. önemi var mı onu da bilmiyorum. muhtemelen yoktur ama yine de içimde tuhaf bir uzaklaşma duygusuyla oturdum bekliyorum.

albert camus’un anlatmak her zaman zordur zaten. anlatmaya başlamamak için binbir neden bulur insan ama kaçınılmaz son her zaman gelir. o yüzden onunla ilgili yazıların ne zaman yazıldığı da hiçbir zaman mühim olmamıştır ve muhtemelen de hiçbir zaman olmayacaktır.

albert camus bir röportaj esnasında kendisine bir muhabir tarafından en absürt ölüm şeklinin ne olduğu sorulduğunda trafik kazasında ölmek olduğunu söylemiştir. ve bilin bakalım ne oldu? camus bir imza töreninden dönerken trafik kazasında öldü. absürtlük camus’yü ölürken bile yalnız bırakmadı. var oluşunun anlamlanması için ihtiyaç duyduğu şey belki de buydu zaten.

romanın kahramanı mersault da bir absürtlük denizinde yüzmektedir. belki bu yüzden onu ilk deniz kenarında görürüz. mersault her şeyi aynı kayıtsızlık karşılar. doğal bir ölümle giden annesini de, cinayete kurban giden arap’ı da, yaşadığı ilişkiyi de...

mersault doğal olmayan bir inziva içinde çok doğal bir şekilde yaşayan ve kayıtsızlıkla kaplanmış bir yaşayan ölüdür.

okunmaya değer mi bilmiyorum ama okumazsanız eksik kalacaksınız. yine de siz bilirsiniz.
devamını gör...

erkek egemenliğine bir nebze olsun "dur" diyen, her konuyu küfürsüz biçimde de mahalle ağzından işlememeye yarayan ve seviyeyi hep bel üstünde tutmasıyla sadece fikirleri ile varolan insanlar için çok güzeldir.
beyinlerimiz savaşsın isterdim ama silahsızsınız sözüne istinaden beyinsizlerin barınamadığı bir sözlük.
devamını gör...

her başıma geldiğinde ayıldığım zaman arkadaşlarım tarafından anlatıldığına göre ''özür dileriiiiğğğğüğğm'' diye ağladığım saçmalıktır.
ne için ve kimden özür dilediğim hala merak konusu.
devamını gör...

derin nefes almak, ortamdan uzaklaşmak.
devamını gör...

bir aziz kedi ve feyyaz yiğit işi. exxen ekranlarında 2 sezondur devam etmekte. aslında bir popüler kültür eleştirisi iken nasıl oldu da bir anda popüler kültür işi oldu ben de pek anlamış değilim; ancak son zamanlarda izlediğim en komik türk işi. aziz kedi ve feyyaz yiğit'i neredeyse 15-20 yıldır takip ediyorum. çok beğendiğim yazar her ikisi de. feyyaz'ın 3 kitabını da alıp okudum ve gerçekten inanılmaz beğendim. gibi dizisi için acun ılıcalı sınırsız bir alan ve özgürlük vermiş aziz ve feyyaz'a ve sonunda da muhteşem bir dizi ortaya çıkmış. başlangıçta yılmaz ve ilkkan'ın aşırı sıradan hikayesi gibi başlamıştı. ilk bölümden beni sarmıştı. ama beni içine çeken bölüm avrupalı yam yam bölümü oldu. ersoy'uın babaannesinin yendiği bölüm yani. yalnızca bu bölüm için oyuna dahil olan ersoy karakteri öyle büyük bir iş çıkardı ki dizinin kalan bölümlerine de dahil oldu ve şuan ersoy'suz bir gibi düşünemiyorum bile.
ne çekti beni peki bu diziye? bir kere çok sade. öyle dev prodüksüyonlar yok. çok gerçekçi. sanki birlikte takıldığım arkadaşlarım gibi. çok kendimizi eleştiriyor ve güldürerek yapıyor bunu. absürdizmin dibine vuruyorlar. oyunculuklar harika. her bölümde aslında toplumsal bir olaya gönderme var. ya da hepimizin gıcık olduğu bir olaya bir tiplemeye gönderme var. aslında hepimiz biraz yılmaz biraz ersoy biraz ilkkanız. ve bunu bizim suratımıza kocaman bir tokat gibi çarpıyor ve bunu yaparken de hepimizi güldürüyor.
feyyaz yiğit'in oyunculuğunu ali atay ile yaptıkları filmlerde (bkz: ölümlü dünya)(bkz: cinayet süsü) çok beğenmiştim. hatta filmleri neredeyse feyyaz götürüyor demiştim. ancak gibi dizisinde oyunculuğu adeta tavan yaptı. tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.
devamını gör...

heyyyy benim arslanım! hey benim yörük ali efem! hey benim kara yılan'ım, şahin beyim! hey benim hasan tahsin'im! yiğidim aslanım! seni vatan kadar tertemiz aldından öpüyorum safkan arslanım benim... atatürk'ün bursa nutkunu uygulamış tek başına! devletine, milletine azılı düşman olanlara yumruklarıyla dalmış!
"ben antepliyim, şahin'im ağam.
mavzer omzuma yük.
ben yumruklarımla dövüşeceğim.
yumruklarım memleket kadar büyük!" mısraları geldi aklıma!
kahrolsun pkk! kahrolsun hdp! kahrolsun hdp ile ittifak kuran partiler! yaşasın büyük türk milleti ve türk devleti!
devamını gör...

yerilmesi gereksiz olandır. istediği yerden istediği türde bir ilişki aramakta özgürdür. kimseyi de bağlamaz.
arkadaş ortamında tanışıp evlenenlerin evliliği de pek mükemmel sanki, hiç belli olmuyor o işler.
devamını gör...

kafamı balkon demirlerine sıkıştırmak. ana habere konu olmadan halletmişti babam demirleri bükerek.
devamını gör...

yasanın çıkacağını sanmıyorum. rte bir de kendilerinin 15-16 tane hayvanı olduğunu, çoğunun hediye geldiğini söyledi. bazılarını “bakıma alıyoruz” bazılarını da başkalarına “hediye ediyoruz” dedi. bu insandan doğru dürüst bir hayvan hakları yasası çıkarmasını bekleyemiyorum maalesef. bir iki kişiyi rastgele görevlendirmişler. onun yerine birkaç dernek falan belirlenip görüşleri alınarak yasa hazırlanmalıydı. durumu en iyi onlar bilebilir.
devamını gör...

güzel adamdır. belki vefat etmiştir. ahmet hamdi'dir belki de.

elbisem çok eski olsun fakat
bahçemde en iyi güller yetişsin
devamını gör...

gece ve gündüz - batum

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kişi kendini kastigi zaman müthiş ağrı verir.
"derin bir nefes alın, kendinizi kasmayın." sık duyarsınız bunu hemşirelerden. rahatlanınca hızlıca olup biter.

elinizdedir yani kendinizi kasmamak. bakın şimdi derin nefes alıyoruz ve popoları salıyoruz. biddi.
devamını gör...

gaspar noé imzası taşıyan ve bugün sonunda izleyebildiğim 2021 yapımı sinema filmi. ünlü yönetmenin son filmi olan lux æterna isimli orta metrajlısında da denediği split screen (ayrık ekran) tekniğinde çektiği 2 saat 22 dakikalık başyapıtı.

film prömiyerini cannes'da yaptı. yönetmenin yakın geçmişteki türkiye ziyaretinde gösterimi yapıldı, uluslararası istanbul film festivali'nde uluslararası kategoride büyük ödül (golden tulip) ve fipresci aldı ayrıca hamburg'dan da eleştirmen ödülü ile döndü.

filmin iki olağanüstü başrolü var. ilki elbette dario argento. tüm zamanların en tanınan korku yönetmenlerinden biri. senarist, oyuncu, italyan sineması dendiğinde akla gelecek ilk 5 isimden biri. bu yaşayan efsaneye vortex'de kendisi kadar olmasa da yine oldukça yakından tanıdığımız fransız aktris françoise lebrun eşlik ediyor. bu iki isimsiz karakteri ortadan ikiye bölünmüş ekranda, filmin neredeyse tamamında tek mekanda, kendi hayatlarını yaşarlarken izliyoruz. kendilerini her bir başka açıdan gördüğümüzde milisaniyelik karartılarla yönetmen açılarla dans ediyor,
izleyicinin başını döndürüyor ne var ki bu bile hikayenin ağırlığı ve filmin temasının "sıkışmışlık" perspektifinden sunumunun mükemmelliğinin yanında hiç kalıyor. gaspar noé sıfır seks, sıfır dehşet ile +16 etiketiyle türkiye'de gösterilen bu filminde diğer tüm filmlerinden daha çok çığlık attırmayı hedeflemiş izleyicisine ve bunu başarmış gerçek bir deha. evet climax dahil.

filmden çıktım, bana biraz serotonin lazım dedim ve koca bir tabak makarna yedim. yetmedi şarap içtim. yetmedi yol geldim uyumaya çalıştım o da yetmedi kalkıp bira açtım ve bilgisayarın başına geçtim. hayır içimden çıkarmam lazım belli ki, uyutmayacak herif... bin tane demans hikayesi izledik. her birinde az buz değil baya baya dayak yedik, önce yaşlılarımızı sonra kendi yaşlılığımızı düşündük, etkilendik... ama bu öyle böyle bir şey değil. filmde toplamda üç kişi var. üçüncü olan kişi ile başrollerimizin bir sahnesi var ki gerçekten boğazıma sarılmış ve nefes almamam için uğraşan altı el hissettim üzerimde. bu filmin en fazla 3.5 sayfalık çerçeve bir senaryosu olduğu, tüm diyalogların emprovize olduğu o kadar belli ki... filmi hissetmemek mümkün değil. ne desem boş gelecek biliyorum. zaten saçma sapan bir metin oldu anlatmak istediğim hiçbir şeyi anlatamadım. izleyenler ne demek istediğimiz anlayacaktır. puanlayamam, haddim değil.
devamını gör...

teşekkür ediyorum kardeşim, emeğine sağlık..

not: bu başlıktan haberdar olmamı sağlayan minik yazara da teşekkürler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim