son zamanlarda çok fazla yaşadığım durum.

eskiden bu durum için kenarda köşede bir miktar para saklardım. şimdi elime para geçtikçe kitaba yatırdığım için böyle durumlarda resmen kalakalıyorum. yine aynı durumdayım. evet, dün elimdeki bütün parayı 4 kitaba harcadım. kitaplar neden bu kadar pahalı ulan!*
devamını gör...

egonun en temel amacı, karar vermek ya da ertelemektir. id, mızmız bir çocuk gibidir. zaman ya da mekan tanımaz, istediği şey hemen olsun ister. buna karşın, süperego ise "insanlar ne der?", "günah değil mi?" diyerek idin isteklerini toplumsal ve vicdani açıdan sorgular. gerekirse cezalandırabilir de. ego ise, bu ikisi arasındaki dengeyi sağlar. idin isteklerini ve süperegonun baskısı arasında ya karar verir ya da erteler. bu sayede her ikisinin de görüşlerine göre hareket eder. kısa bir örnek verelim:

kişinin dış mekanda tuvaleti gelir. id, "koy ver gitsin" der. bu sırada süperego; "yavrum sen deli misin? insanlar ne der koy verirsen? aman bırakma" der. ego, id ile süperegonun baskısı arasında karar vermek zorundadır. karar verene kadar durumu erteler. sonrasında kişi, çalılık bir yer arar. bulduğunda, süperegoya şöyle der; "bak şurada 2 dakikada işimi hallederim kimse de görmez." bu sayede ego, idin dediğini yapar ama süperegonun da gönlünü alır. eğer idin dediğini yapmazsa, idden gelen enerji geri gönderilir ve bu bir zaman sonra patlamaya yol açar. eğer süperegonun dediğini yapmazsa, büyük bir vicdan azabı çeker ve kişi kendini cezalandırır.

sözün özü egonun amacı, karar vermektir.
devamını gör...
(tematik)

umut_yazar isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

sözlükte ''çok ufak, parçacık halinde olan'' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...

maliye bakanı (bkz: berat albayrak)
devamını gör...

başlığa sebep listede 1.90'ı tutturabilen yok.
devamını gör...

kapatma tuşu gelse iyi olur demek istediğim başlıktır. boş konuşanların kapatma tuşuna basıp susturacaksın.
devamını gör...

çözülmek istenseydi çoktan çözülmüş olacaktı denilesi sorunlar. (edit: tanım başlığın ilk haline göre yapılmıştı.) bir yerde bir sorun çok uzun süre devam ediyorsa, o sorunun çözülmesi birilerinin işine gelmiyor demektir. eğitim sorunumuz da, matematikten bağımsız olarak, genel bakışla böyle.

genel olarak bazı öğretmenlerin, düzgün ve anlaşılır cümle kurma problemi var. türkçe konusunda da eksik var çünkü eğitimde. bu kısmı geçiyorum. ne söylediği anlaşılmayan insanın anlattığı matematik de anlaşılmaz, bu 1.

matematik öğretenlerin en büyük eksiklerinden biri, anlattıkları konuların ne işe yaradığından bahsetmiyor olmaları. bunun müfredatta olmasına gerek yok. uzun uzun anlatmaya da gerek yok. "karmaşık sayılar mesela elektronik devrelerde kullanılır" de geç. öğrencinin kafasında hiçbir yere oturmayan, saçma sapan ve gereksiz konular haline geliyor konuların çoğu. zaten bu nedenle "gerçek hayatta ne işimize yarayacak?" sorusu çıktı piyasaya. bu 2...

bir başka sorun, hepimizin kanayan yarası olan ezbercilik. bir gün bir derste bir soru sorup çözmemizi istemişti matematik hocamız. konuyla hiç ama hiç ilgisi olmadığı halde logaritma ile kurdum denklemi ve doğru cevabı buldum. "logaritmayla mı buldun?" dedi kaşlarını şöyle bir kaldırarak, bir de şöyle bir baktı çözümüme. "ilginç" dedi gitti... oysa belki de üzerinde durulması gereken önemli bir şeyi fark etmiştik ya da zaten o problemlerin bir de logaritma ile çözülmesi mümkündü, kim bilir. fakat hocalar istiyor ki, o sırada hangi konuyu anlatıyorlarsa ille de onunla çözülsün soru. başka yöntemlerle de sonuca ulaşabiliyorsa önemli olanın bu olduğu düşünülmüyor. bu 3...

aklıma gelenlerden son olarak şu var ki bu da yine ezbercilikle ilgili aslında. sınavlara ille de her formülü ezberlemiş olarak girmeniz istenir. oysa gerçek hayat böyle bir şey değil. bir formülü unuttuğunuzda açıp bakabilirsiniz. sınavda önemli olan, farklı bakış açılarıyla düşünebilmek, sorunun çözümüne odaklanmak olmalı, neydi o formül diye düşünmek değil. bu yüzdendir ki öğrencilerin çoğu çözüm yolunu ezberler ve farklı bir soru türüyle karşılaştığında bakakalır şaşkın şaşkın. üniversite sınavlarında iyi puan alanların bir kısmı gerçekten çalışkan ve zekidir de bazıları da sadece ezberini iyi yapmıştır. sonuçta ortaya çok da vasıflı olmayan üniversite öğrencilerinin çıkıyor olmasının nedeni budur. bu da 4.
devamını gör...

her insanda farklı hissiyat uyandıran tanımsız olay
devamını gör...

görmek istediğim yerlerden biri.dibek kahvesi de içmeli.
devamını gör...

bir eylem.

onu bunu bilmem de, bu tür başlıklar nedeniyle suçlanma korkusuyla millet nickaltı bile giremiyor yazılarını beğendiği kişiye. toplumca bu kafayı değiştirmemiz gerek. eğlence amacıyla başlayan konular iftira, toplum baskısı ve linç kültürü ile sonuçlanıyor. yapmayınız, etmeyiniz...
devamını gör...

kürtaj bir haktır. ayrıca bu konuda herhangi bir erkeğin yorum yapması kadar saçma bi şey yok.
devamını gör...

bengi dönüş kavramı yanlış anlaşılmış ve popüler felsefe tarafından çarptırılmış filozof. nietzsche’ye göre bengi dönüş, fiziğe ilişkin bir yasa olmaktan ziyade, hayatı olumlamaya ilişkin psikolojik bir çıkarımdır. ki nietzsche kendisini son psikolog olarak tanımlar. bengi dönüş tekrar ve tekrar aynı hayatı yaşadığımız ve bunun farkında olmadığımız anlamına gelmemektedir. bengi dönüş hayattaki her olgunun/eyleminin derinden ilişkili olduğunu içerimlemektedir. yani insanın hayatındaki bir anın ortaya çıkması için, bütün hayatı aynı olmalıdır. tabi dediğim üzere bu fiziksel bir yasa olmaktan ziyade, bir düşünüş biçimdir. nietzsche bengi dönüş fikri aracılığıyla, hayatınızdaki bir anı olumlamak için bütün hayatınızı olumlamanız gerektiğine işaret eder. şimdi hayatınızdaki en mutlu anınızı düşünün, o anın ortaya çıkması için bütün acıların, üzüntülerin, hayal kırkılıklarının gerçekleşmesi gerektiğini düşünün. yani o anı olumlamak için, bütün hayatınızı baştan sona olumlamanız gerekmektedir. nietzsche bengi dönüşle bize, hayatın her şeyiyle olumlanması gerektiğini ve yaşadığımız hayatı tekrar ve tekrar yaşamak istememiz gerektiğini ifade etmektedir. çünkü bundan başka bir hayatımız yok ve hayat her şeye rağmen yaşamaya değer.
devamını gör...

kısa süreliğine de olsa insanlardan uzaklaşıp bir sonraki günü ve sorumluluklarınızı düşünmeden sadece yapmak istediğiniz şeyleri yaparak vakit geçirmek.
devamını gör...

gıybet ve dedikodu kazanının kaynaması için sınıf çöp kutusu önünde çalışan küçük alet.
küçük kırmızı çanta şeklinde bir kalemtrasim vardı, abimden bana kalan krampon şeklinde de bir kalemtrasim vardı. ikisini de annemin tüm uyarılarına rağmen okula götürmüş ve ikisini de ilk gün caldirmistim. aslında o gün insanlara kaybetmekten korktuğun şeyleri göstermemem gerektiğini anlamam gerekiyordu.
devamını gör...

hayır işim var gelemem dedikten sonra gelen "ne işin var ki?" sorusu..
devamını gör...

(bkz: balık tutmaya çıkan genç delikanlı)
devamını gör...

yoldaş benjamin franklin, af furyası ve hedeflenen yeni sözlük düzeni üzerine

evet değerli okuryazarlar gün geçmiyor ki, sözlüğümüzde yeni bir skandal patlak vermesin. baskıcı tek adam yönetimi, muhalif yazarların sesini kısmak için türlü türlü bahaneler üreterek, sürekli yeni uygulamaları gündeme sokuyor.

bu uygulamaların son halkası ise geçtiğimiz günlerde yoldaş'ın onayından geçerek yürürlüğe giren af kararı. bazılarınız bunun neresi kötü? sözlükten uzaklaştırılan yazarlar geri gelmiş işte, fena olmamış diye düşünüyor olabilir. ancak kazın ayağının öyle olmadığını sizlere bu yazımızda ayrıntıları ile anlatacağız.

bildiğiniz üzere cesur habercilik anlayışını şiar edindiğimiz için, önceki bültenlerimizde muhalif yazarların başına gelen elim hadiseleri sizlere tek tek aktarmış ve bu olayların takipçisi olacağımızın altını çizmiştik.

o yazarlara ilişkin bu konu bağlamında bir kaç ayrıntı vermek istiyoruz;

aldığımız bilgilere göre dady başına gelenler sonrasında, psikolojik destek almaya başlamış. klostrofobi tedavisi görüyormuş. metruk bir binada yoldaşın ajanları tarafından rehin tutulmasının yarattığı travmayı bir türlü atlatamıyormuş. yakın çevresinden aldığımız duyumlara göre, yoldaş'ı sözlükte gördüğü an sağ gözünde aniden bir seğirme başladığı için sözlük penceresini kapatıp hemen bilgisayarın başından kalkıyormuş.

bir diğer muhalif mellisho ise son günlerde yoldaşın saflarına katılmış gibi gözüküyor. devrim neferi yaşadığı kötü hadiseler sonrasında evirilerek tek adam yönetimini destekler hale geldi.

eski jön kafacılar aralarında ona ''benjamin franklinin anahtarı'' lakabını takmışlar. zira onun artık bir paratoner vazifesi gördüğüne inanıyorlar. yönetime yapılan eleştirilerde, eski ününü ve şanını kullanarak kendisini ortaya attığını ve bu eleştirilerin şiddetini bir nebze olsun düşürdüğünü iddia ediyorlar.

şef oglala lakotanın durumuna ise hiç girmek istemiyoruz. adamın barış çubuğu tüttürecek tütünü bile kalmamış. karma puanlarını kullanmasına izin verilmiyor. tek başına zor bir hayat sürüyor. kendisini tanıyan, onu seven bir kaç kişi hariç, özel mesajlar kesilmiş. millet bu güzel insanla selamı sabahı kesmiş.

işte tam da bu manzara-i umumiye çerçevesinde söz konusu af kararları yürürlüğe girdi. peki amaçlanan nedir ?

buradan yönetime bir takım sorular sormak istiyoruz;

-ortaya çıkması muhtemel yeni muhalif hareketleri, hakkında af kararı verdiğiniz, çoğunluğu karanlık ilişkiler ağının parçası olan troll ordunuzla mı sindirmek niyetindesiniz ?

-bu af kararını alırken, affettiğiniz trollere ne vaat ettiniz?

- istibdadi yönetiminiz hakkında konuşan muhaliflerin başlık ve tanımlarına bu troller aracılığı ile saldırılar düzenleyip, onlara itibar suikastları yapmayı mı amaçlıyorsunuz?

af kararı ile ilgili kafamızda çok fazla soru işareti var. ancak bu üç soru dahi niyetin ifşası açısından önem arz edecektir diye düşünüyoruz.

elbette görüşümüzü sadece dile getirmekle yetinmeyeceğiz. acar muhabirlerimiz, olanları içine sindiremeyen bazı sözlük yöneticilerine ulaştı ve konuyla ilgili ciddi bilgiler edindiler. noktasına virgülüne dokunmadan bu bilgileri sizinle paylaşıyoruz;

''bu bir haftadır falan konuşulan bir mevzu. yoldaşa bunun doğru yol olmadığını defalarca söyledim. ama şu sıralar gözü hiç bir şey görmüyor. özellikle muhalif kanadın sürekli yeni yazarlar ortaya çıkarması canını iyice sıktı. ne yaparız da bunun önünü alırızın telaşına düşmüş vaziyette. elinde gözlüğü yanında kahvesi sürekli çaylak iletilerini okuyor. hah işte bu diye bağırdığında anlıyoruz ki, okuduğu çaylağı çoktan mimlemiş. bunu yazar yapmayalım diyor bize. tehlikeli bu adam/kadın diyor ve keyif kahkahasını attıktan sonra bir başka iletiye geçiyor. yoldaşla son dönemlerdeki iletişimimiz resmen bir kabusa dönüştü. sözlükte pirinç ayıklar gibi kırık taş arıyor. bulduğunda ise sevinç nidaları atıyor. sadece bu mevzuya odaklanmış durumda.''

bir başka yönetici ise yoldaşın direktiflerini şöyle aktardı;

'' geri getirelim bu arkadaşları, ilgilenin konuyla, hem bize karşı minnet borçları olur. ne istersek yaptırırız. benim gözümden kaçıp yazar olan muhalifleri bu arkadaşlar aracılığıyla raptı zapt altına alırız. ne istiyorlarsa verin. karma puan konusunda elinizi korkak alıştırmayın. adamlara takipçi falan ekleyin. güzel güzel giydirin ki, efendi gözüksünler. ama gözdağı vermeyi de ihmal etmesinler. önce mesaj kutularına yönlendirin bunları. baktık sonuç alamıyorlar, başlık, tanım allah ne verdiyse ileri sürün. şöyle böyle koysunlar. küfür yasak ona dikkat etsinler. gerekirse masum pipileri falan kullansınlar. yani ne bileyim işte uygun bir jargon bulun bu çocuklara. ''

görüştüğümüz üçüncü yönetici ise mevzuya son noktayı koyuyor.

''canlı yayında sürekli es vermesinin, sesinin titremesinin sebebi kahve falan değil. bu konuda o kadar gergin ki, bize sürekli avazı çıktığı kadar bağırıyor. af önerisine karşı çıkan arkadaşların hepsine tabiri caizse gümbürdeyen gök gürültüsü misali gürledi. günde 5-6 paket sigara içmeye başladı. hatta içmiyor sigarayı resmen yiyiyor. ama yapacak bir şey yok. o olmazsa sözlük olmaz. sonuna kadar yanındayız. biz eskiden tanım/başlık kuyrukları görmüş nesiliz. bir başlığa yazabilmek için bize karne verilirdi. tanımlarımız onaydan geçerdi. en azından şimdi bunları yaşamıyoruz. hem biraz müdahale olacak ki, ortam müreffeh olsun!''

evet değerli okuryazarlar umarız tehlikenin farkındasınızdır. bu af kararından sonra huzurlu bir sözlük ortamı beklememiz abesle iştigal olacaktır. yoldaş'ın kontrklavye örgütü nerede demokrat, ilerici, açık fikirli bir yazar görürse üzerine çullanacaktır.

sizlere açıkça ve büyük puntolarla sesleniyoruz;

daha gün o gün değil, kaldırılmasın klavyeler.
dinleyin, uzaktan duyduğunuz trollerin ulumasıdır.
safları sıklaştırın yazarlar,
bu kavga yoldaşa karşı, bu kavga demokratik sözlük kavgasıdır.


***bugün sizlerle özel bir dosya paylaştığımız için sözlükle ilgili diğer haberlere bir sonraki bültende ulaşacaksınız. bazı skandallar üzerine ise ciddi çalışmalar yürütmeye devam ediyoruz. özellikle sözlük radyosunun kuruluş amacı ve biz yazarlar üzerindeki etkisine dair edindiğimiz çarpıcı bilgileri ilerleyen günlerde sizlerle paylaşacağız.

ayrıca masum pipiler konseyi hakkında da kulağımıza gelen bazı duyumlar var. bu konunun da üzerine eğilmeyi düşünüyoruz.

açık mert korkusuz kafa sözlük haber ajansını okudunuz.

sürç-i lisan ettiysek af ola!
devamını gör...

hiç unutamadığım, ömrüm boyunca unutamayacağımı bildiğim bir insan.

haddi, hududu, sınırı bilip bilmemek konusunda turnusol aynı zamanda. intiharı ile ilgili, insanları özendirip özendirmeme meselesi ile ilgili daha doğrusu, görüş beyan edemem. bilin bakalım neden? çünkü haddimi biliyorum.

"intihar, öyle birini görüp özenerek verebileceğiniz bir karar değil."
"çektiği videoyla intiharın kıyısındaki insanlara cesaret verdi, çok sakıncalı."

bu ya da buna benzer bir tespit yapabilmek için uzmanlığınız olmak zorunda arkadaşlar. bi' kendinize gelin ya. ama mesela şunu söylemek için bir uzmanlığa gerek yok; kimi rol model alacağımız, neyden ne oranda etkileneceğimiz insanların problemi değil. kimse eylemlerine bunu gözeterek karar vermek zorunda değil. çocuklarınızın ebrar karakurt'u görüp lezbiyen olmaya ya da mehmet pişkin videosu izleyip intihar etmeye karar vereceğinden korkuyorsanız -bu ne kadar mümkün dediğim gibi bilmiyorum ve birçoğunuz da bilmiyorsunuz- dönüp aynaya bakmanız gerekiyor. her gördüğünden etkilenecekse, kendi karar verme mekanizmasını gördüklerini taklit etmek parametresine bağladıysa oturup sizin düşünmeniz, sizin eylemlerinizi yeniden kurgulamanız gerekiyor. sorumluluk alanınız başka insanları değil kendinizi, bir ölçüde de yetiştirdiğiniz insanı kapsıyor. ya da size çok süper, böyle kırılmaz falan, bi' de görüş açısını sınırlandırabileceğiniz, içine hem kendinizi hem de çocuklarınızı koyabileceğiniz bir cam fanus üretecek adres lazım. mutlu mesut yaşarsınız içinde.
devamını gör...

eski sevgiliyi unutmak için yaşanan,kısa süreli bir ilişkidir.
devamını gör...

artık insanlarla alenen dalga geciyordur. baska açıklaması yok saka mi bu ya millet yanmış doga gitmiş evler yaralananlar ölenler ya arkadaş dünyada örneği yemin ediyorum yok en afedersiniz boktan ülkede bile istifalar gelirdi ederdi bizde hic bir şey olmamış gibi devam ediyor duvarları yumruklayacagim sinirden biz nasıl bir döneme denk geldik kabus gibi ya.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim