rabbişkom hem örgütlenip, hem moderasyonun arkasından sallayıp, inanamıyoroooom beni de takip etmiş aa ben etmiyormuşum hemen takibe aldım ehe ühe kem küm yapanlardan da sakınsın bizi.

günlük duamızıda ettik, çok şükür.
devamını gör...

eğer ileride buralar değerlenir ve bu entry de nujiyan tarafından okunursa şayet, birkaç söylemek istediklerim var. senin altını üstünü çizdiğin küçük prensine ben de kendimce eklemeler yaptım. bazı yerleri çıkarıp, bazı yerleri ekleyerek kendimce kendi hayatıma yordum. daima başucu kitabım olduğunu zaten biliyordun. her zaman benimle olan kitabını ev arkadaşım benden habersiz okumak için alıp kaybetmiş. yaklaşık 3 yıl oldu. sadece bilmeni istiyorum. aynısını aradım taradım ama bulup da anılarını yaşatamadım, özür dilerim. bana hissettirdiği hâlâ aynı *
devamını gör...

amerika birleşik devletleri'nde soldan sağa geçiş, yük arabalarının yerini birkaç çift at tarafından çekilen büyük yük vagonları aldığında gerçekleşti. vagonlarda sürücü koltuğu yoktu, bu yüzden sürücüler sol arka atın üzerine oturur ve tüm atları kontrol edebilmek için kırbaçlarını sağ ellerinde tutardı. solda oturan sürücüler, karşıdan gelen vagonların tekerleklerinden uzak durabilmek için diğer vagonların sağlarından geçmeyi tercih ediyordu. bunun da, yolun sağ tarafında sürdüklerinde daha kolay olduğunu fark ettiler ve daha sonrasında şerit değiştirme kararı alındı.

kanada'da değişmenin sebebi de amerika ile olan ulaşımda oluşan sorunlar en büyük etken olarak kayda geçmiştir.
devamını gör...

başlığı görünce aklıma gelen söz...sahi ne kadarını sustuk konuştuklarımızın?????
susuştu yüzün
bu ufukta bitiyor yüzün
ve başka bir gökyüzü başlıyor
komşu ellerle sarmalanıyorsun
yanıyorsun....
ne kadar övülsen az
avazım çıktığı kadar susuyorum
ismindeki sesli harfleri
mayınlı bir gülümsemeyle
senin karasularında olmak,
üstünde ilkbahar bir entari,
sanki
yeniden
eski bir öyküye başlamak...
yüzündeki o billur akşam kahvaltısı
sürgülerken özümü,
ne kadarını sustuk
konuştuklarımızın?....
yılmaz erdoğan
devamını gör...

çok çok ilginç bulduğum haber. ülkede şimdiye kadar görülen en büyük fil göçüymüş, mart 2020'de yola çıkmış, 500 kilometre katetmişler ve sebebini kimse bilmiyor. belli bir rotaya göre ilerlemiyorlarmış ayrıca.
peki neden? kendilerine uygun doğal bir ortam aramak için mi çıktılar yola? çok garip. yazara ben de katılıyorum, iyi bir şeyin habercisi olamaz bu.
konuyla ilgili bir de haber bırakayım.
devamını gör...

ben kahve içmek diye biliyorum ama, başlık açıldığına göre benim kafamın basmadigi anarşik bir amacı olabilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başıma ara ara gelen olaylardan biri. br şeyi içimden çok istediğim oluyor, onun için uğraşıyorum didiniyorum ama o an olmuyor. bir süre sonra pes ediyorum ve zamanla olayı unutuyorum. derken beklenmeyen bir anda, o şeyin olduğunu görüyorum. sanki "olmasını istediğin şeylerin nasıl gerçekleşeceğini sen belirleyemezsin, kendini rahat bırak" diyor yukarıdan birileri. *
devamını gör...

olivia merilahti gibi tatlı bir soliste sahip, fransız/fin folk rock ve bağımsız rock grubu.
şöyle bir performansı var ki sesine mi, hareketlerine mi hangi birine aşık olayım? bu kesmez derseniz full performance (live on kexp)den devam.
devamını gör...

uzun hali sistemik juvenil idiyopatik artrittir.
en az iki hafta süren günde bir iki defa yükselen 39 derece üzerinde intermittant ateş ile karakterizedir.

buna ek olarak eritematöz döküntü, jeneralize lenfadenopati hepatomegali ve/veya splenomegali bulgularından en az biri eşlik etmelidir.
devamını gör...

doğum günü.

başlıkta sadece fiziki şeyler mi kastedildi bilmiyorum ama aklıma ilk gelen şey o oldu.
devamını gör...

sözlüğün erkekler dünden böyleler zaten:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kızlar hiç çelme falan uğraşmasınlar, onun düşeceği varmış bacım.
devamını gör...

böğürtlen gibi tatlış, sempatik bi meyveye kim neden böğürtlen gibi kaba bi isim vermiş mesela. bak heceleyerek söyleyince kaba olduğu daha da fark ediliyor. bö-ğürt-len.
devamını gör...

sanırım bu konuda seni en çok ben anlıyorum yoldaş. ki daha önce sözlüğün kalitesinin düştüğünü söyleyen yazarlara da aynı senin dediklerini söylemiştim. sözlüğü var eden, içerik üreten ve üst noktaya taşıyan bizleriz. mod'lar sadece troll içeriklere teknik olarak müdahale ediyor. bunu herkesin bilmesi lazım artık. ben inanıyorum ki sözlük malum sözlüğe ciddi bir rakip oldu. belki birgün malum sözlüğü dahi geçecek. sözlükte ciddi başlıklar olacağı gibi elbette eğlenceli başlıklar da olmalı ki millet her şeyin b.ka sardığı bir yüzyılda azıcık nefes alsın. aksi halde wiki'den ne farkımız kalır? ben modlarımızın gayet kaliteli insanlar olduğunu hissediyorum. malum sözlükte de yazmış biri olarak o sözlüğün modlarından kat be kat insancıl ve kaliteli olduklarını söyleyebilirim. yahu bir kere sizinle direkt mubatap oluyorlar, yardımcı olmaya çalışıyorlar. malum sözlükte çat diye kapıyı suratınıza kapatırlar. ne olduğunu anlamadan aylarca ceza yersiniz. bu sözlükte sizi insan yerine koyuyorlar ki normal olan da olması gereken de bu zaten. ben seninle mutluyum sözlük. olur da birgün yanlış yaparsak söyleyin düzeltirim. yeterki çat diye kapılar yüzümüze kapanmasın. yolumuz ve yolunuz açık olsun yoldaşlar. imza: sizleri seven bir yazarınız.
devamını gör...

bilmeye çalışan insandır*. bilmiyorum olumsuz bir kelime olarak görülse de insanı öğrenmeye götüren itici güçtür. biliyorum demek ise tam tersine netliktir kişinin bilgiye kapalı olmasıyla sonuçlanabilir.

benim kanaatime göre kişinin bilmiyorum demeye cüret etmesi gerekir. bu hem kendisi hem de çevresi için çok daha iyi olacaktır.*
devamını gör...

ben hep 50 liralık alıyorum.

(bkz: başlık başa) aman ne güzel.
devamını gör...

bazen "keşke bir kapatma düğmesi" olsa diye düşünülen hafıza türü.

ilahi bir yetenek ya da sonsuz bir lanet gibi.
devamını gör...

evet değiştirmekle hata ediyorlar,ilgili yazarımsı şahsiyetleri direkt uçurmaları daha doğru olurdu,uyarı iyi niyet falan yaramaz bizim milletimize.kural çiğnenmek için vardır değil mi?
devamını gör...

“şimdi, şu anda
kaçsak burdan başı alıp nere gideriz?
bilmeden hiç yol iz, boş verip ne varsa
kitli kapılar açılsa”
devamını gör...

"seni seviyorum ama isterdim ki bu senin karnını doyursun, yaranı onarsın, üstünü örtsün, hiç olmadı bir cam pencere açsın, içine su serpsin, sırtını okşasın ve sen uyurken etrafa göz kulak olsun. oysa hiç bir şey yapmıyor. yani seviyorum, çok seviyorum ama bunun bu kadar oluşu beni kırıyor."

tam olarak böyle bir şey...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim