kalabalık. kalabalıkların içinde bir dizi yanlışı gibi duruyorum.
devamını gör...

belirsiz her duruma karşı karamsar olmak süreç sonuçlanana kadar insanın ruhunu emerken, pollyanacılık oynamakta sürecin sonunda hayal kırıklığına sebep olabileceğinden beklenti içinde olduğumuz durumlara karşı objektif olabilmek yararımıza olur.
devamını gör...

bakın emin misiniz? *
devamını gör...

kişisel iletidir. ileti olarak sanırsam ilk, "şeyma subaşı" yazmıştım ve 2 ay sonra değiştirme kararı aldım. sonuçta şimdi acun macun başımıza iş çıkarmasın. saygılar abi.

edit: ikinci başucu eserim olan tanımdır.
devamını gör...

su cagatay ulusoy, cok gercek adam. her seyi yapabiliyor. her rolde farklı bir hayatı canlandırmıyor adeta barındırıyor gibi.
hepimizin bildiği ,gormek istemediği ,olmaktan korktuğu ,kücükleri korkutmak icin nadiren ağzına aldığı hayatları konu alan bu film belki biraz klise, cok umulmadık değil ama cok unutuldukları gozler onune sermis. benim icin olay film değil. olay gercekten boyle seyleri her gün yasayan, sokakta gercekten buna benzer hayatların varlığını hatırlamak,hatırlatmak. bu insanlara uzulup bu insanlara aglamak. belki bir oyunculuk da olsa birebir gorunce insanın kendi duygusunda bogulması kacınılmaz oluyor. allah kimseyi cekemeyeceği dertle sınamasın.
devamını gör...

hasretle gozlerinden öperim.. iç ısıtıyor..
devamını gör...

eve gelir gelmez sutyeni çıkarıp atmak
devamını gör...

sen ve senin gibilerin derdi iktidarla değil, doğrudan allah ile. insanların inandığı ve her şeyin sahibi olarak gördüğü bir varlığa, sevdiklerini emanet etmesi seni neden bu kadar rahatsız ediyor? çünkü senin savaşın doğrudan allah ile. iktidar falan hikaye. sen ve senin gibiler böyle yaptıkça bu ülkede siyasal islam daha çok yer edinir. bir bitmediniz.
devamını gör...

severek takip ediyoruz...
devamını gör...

çok ekşınlı bir sözlük kanka, sabahları kavga gürültü, akşama doğru şööyle bir duruluyor, akşamları da, sabah kavga ettiğimiz yazarlarla kardeş kardeş oturup çekirdek çitleyerek entry giriyok. bir de mafyacılık oynayan bebelerimiz vardı ama noldular bilmiyom. güzel yani, sen de gelsene...
t: yazarların kafa sözlükten çıkardığı kısa tanımlamalar.
devamını gör...

eksik ve kırık bir günaydın, cidden bugün kime gün aydı? amaaan banane? bana aymadı ya...

open.spotify.com/track/22ho...
devamını gör...

türk şiirinin anne kokulu dizelerinin şairi (bkz: didem madak)'ın her okunuşunda yutkunmayı zorlaştıran şiiri. telif hakları nedeniyle şiirin son bölümlerinden bir kesit paylaşıyorum.

--! spoiler !--

iki sigaram kaldı bu gece için
yüzyıl yetecek çocukluğum,
iki muhabbet kuşum,
biraz da ateşim var.
dua ediyorum ateşe
vazgeçsin diye beni yakmaktan bu gece
dünyanın bütün sabahları için iki bilet al maviş anne
aman umutsuz bir yer olmasın!

iki kendim varmış maviş anne
biri benmişim biri mutsuz
ben ölürsem maviş anne, mutsuz için
dünyanın bütün sabahlarına bir bilet al.

ben ölürsem mutsuza iyi bak!

--! spoiler !--
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bireye şekil veren esas oluşumun toplum olduğunu düşünüyorum. birey ne kadar ak olursa olsun kara bir yerde beyazlığını koruyamaz. iyi bir toplum yapısı iyi bireyler yetiştirir. elbette bazı istisnalar hariç. yani suç dahil bir çok değerde etkili olan toplumdur.
devamını gör...

(bkz: atma ziya)
her cinse çağrımdır! flört edeceğim derken ziya olma okur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kız dışında herkese dert olur. ben 8 yaşındaydım amcam babannemin eteğini başörtüsünü suratıma attığında. o güne kadar da büyüdüğüm zaman başörtü takmayı istiyordum. o hareket beni nefret ettirdi. çok şükür inat ettim. ne kadar akraba varsa üstüme geldi yine de geri adım atmadım. 4 kızı da askılı, şort giyen halam beni "dinden çıkmış" ilan etti yine de pes etmedim. sırf onların yüzünden namaz kılarken, kur'an okurken bile taktığım zaman nefesim daralıyor hemen çıkarıp atmak istiyorum.
devamını gör...

benim için beşiktaş'tır.
devamını gör...

beden eğitimi derslerini karın ağrısıyla beklemiş nesildir. sıra bana geldiğinde kalbim ağzımda atardı da ben o taklayı atamazdım.
devamını gör...

müjdat gezen’in de bir dönem yoğun şekilde muzdarip olduğu rahatsızlık. hatta o kadar ki günde 2-3 kez doktoruna gittiği olurmuş. bir gün doktoruna sormuş “bu takıntılar ne zaman geçecek” diye, doktoru da “merak etme, 50 yaşından sonra geçer. çünkü o zaman hastalıklar gelmeye başlar” demiş. 50’li yaşlardan sonra düzeldiğini söylüyor kendisi de.

simetri takıntısı ile ilgili savaş dinçel’le güzel bir anısı var hatta;

simetri takıntım var. en acısını savaş dinçel yapmıştır: “gel bak şu minarenin ucu yamuk” dedi. baktım yamuk hakikaten. en nihayet eski eserler müdürlüğü’ne telefon açtım. “ben müjdat gezen. burada mimar sinan’ın bir camii var, minaresi yamuk” dedim. adam beni ciddiye aldı. meğer poyraza bakanlar öyle olurmuş. 20 gün sonra iskele kurdular. savaş görünce “ulan bunu da mı yaptın” dedi. genel olarak yamukluklara karşıyım.
devamını gör...

malesef yaşandıktan sonra televizyonlar da, sosyal medyada çok "keşke" ile başlayan paylaşımlar, konuşmalar olacak, ama nafile iş işten geçmiş olacak. deprem anında ki toplanma alanlarına bile bina dikmiş ülkeyiz biz, varın gerisini siz düşünün. keşke insan canı bu kadar ucuz olmasaydı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim