benim kara şapşalım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayat çok zor..
güne mutlu başlamak çok zor.
her gün önüne çıkan onca engeli atlatıp modunu düşürmeye çalışanları görmezden gelip hep aynı umutla nefes almak çok zor.
sevdiğin insanların senden bir bir uzaklaştığını görmek ve izlemekten başka hiçbir çarenin olmadığını farketmek çok zor.
hayallerine giden yolda yere serilen dikenlerin arttığını görmek ve yinede durmayıp o dikenlere basarak o yolda ilerlemek çok zor.
insanların gözlerine bakıp anlaşılmayı beklemek ve kimsenin seni anlamadığını görmek çok zor, helede herkesi bu kadar iyi anlıyorken.
verdiğin onca değerin ve güvenin boşa gittiğini görmek, yaptığın o kadar fedakarlığın karşılığını koca bir nankörlükle almak çok zor.
kalbin paramparça olmuşken gülümsemeye çalışmak çok zor.
yüzlerce cümle yazabilirim buraya, beni seni onu anlatan yüzlerce cümle. ama benim demek istediğim hayat zor ve bu saydıklarıma rağmen hayatı mutlu bir şekilde yaşamaya çalışmak çok daha zor..
devamını gör...

öncellikle “kanal istanbul” demek yanlıştır. türkçeye ihanettir. bunun doğrusu “istanbul kanalı” dır. istanbul’a yapılması düşünülen kanal büyük bir hatadır. zaten var olan bir su yolu yakınına kanal açılmaz. dünyada örneği yoktur. ancak altta başka nedenlerin olduğunu iyi analiz etmek gerekir. büyük resim, bunun bir dayatma olduğunu gösteriyor. yoksa akılla, bilimle, vicdanla anlam verilemez.

edit: hulki cevizoğlu’nun açıklaması bana biraz eksik gelmiştir. sanırım muhalefete bir gönderme yapmıştır ama bence açıklaması eksiktir. olmamış yani!
devamını gör...

"yıl 2046. nerdesin ve ne yapıyorsun?" temalı açtığım başlıktır. 2046 yılında 45 yaşında olacağım ve annemin babamın 70 yaşında olacağı gerçeğini kabullenemedim anlık.
devamını gör...

sokrates diyor ki; bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir. ben de bilmediğim her konunun, bilginin cahiliyim. her önerinize açığım değerli sözlük yazarları.
devamını gör...

bizim hanım öyle gibi duruyordu ama en düğüncü o çıktı.
devamını gör...

*kodlayan iko'nun adıyla yaz.!
devamını gör...

(bkz: kaktüs).

çok şahsiyetli buluyorum.
saygılar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal dümdüz sevgilidir.

kitap okumayı seven bir insandır. saçma sapan edebiyat yapmaya gerek yok. dergi okumayı seven sevgiliyle aynıdır.
devamını gör...

"sizin gününüzde birileri yayın yapıyoor" diyerek üzüntümü dile getirdiğim yayın. meğerse zaten cenkmiş yabancıya gitmemiş. nerede bıraktım şuurumu acaba ah nerede vah nerede*?
devamını gör...

bu meseleyi hiç anlamıyorum. şu filmlerde konunun bittiğini şıp diye anlayan tipler gibi hiç olamadık.10 kere hadi görüşürüz haadi öptüm haadi bay bay demeden telefonu kapatamıyoruz.
devamını gör...

kıymetini o olmadığında daha çok hissetiren yemek.
devamını gör...

sözlükte acilen halledilmesi gereken sorun. mizah, troll adı altında her değere istedikleri gibi sallayabileceklerini sanıyorlar. komik bile değil.
devamını gör...

(bkz: kafa sözlük kızlarının güzel olmadığı gerçeği) başlığını açan biri için iddialı sözler
tinder diye bir uygulama varmış öneririm.
devamını gör...

cengiz aytmatov'un roman'ıdır.

sallantılı varlığımızda hiç bir şey bize daima bizde kalması için verilmemiştir. her şey bir burgaca kapılır, bazen görünür, bazen kaybolur, yeniden meydana çıkar ve sonra yine silinir. bunun içindir ki hislerimizi damgalayarak, ebedileştirerek değişmez bir şekilde ifade yollarını arıyoruz.
devamını gör...

şşş durun arkadaşlar! bir süre tespit doğruymuşçasına ses çıkarmıyoruz ve sonra hep beraber sol frame'i çökertip topluca başıboşlara ışınlanıyoruz. sonra arkadaşın fikrini bir kez daha alıyoruz. daha da olmazsa çay ocağı açıp bu işleri bırakıyoruz.
devamını gör...

here, take a seat yeğenim.
devamını gör...

onur ünlü'nün yazıp yönettiği başrollerini (bkz: serkan keskin) (sait), (bkz: osman sonant) (orhan), (bkz: tansu biçer) (turgut), (bkz: nadir sarıbacak) (nazım),(bkz: fatih artman) (aziz) oynadığı 2015 yılında yayınlanmış kanal d dizisidir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

beş parmağın beşi de bir olmaz misali, her bir kardeş ismini 5 ünlü edebiyatçımızdan almıştır. sait faik abasıyanık, orhan veli, turgut uyar, nazım hikmet, aziz nesin. her bir kardeşi ayrı ayrı tanıyıp sevmenizi sağlayan, aynı evde yaşayan dizideki karakterlere değinmek istiyorum.

beş kardeşin en büyüğü sait başeğmez; balıkçıdır. anne ve babalarını depremden kaybeden sait, ne olursa olsun her şekilde kardeşlerinin yanında olmuş, onlara önce babalık sonra ise abilik etmiştir. koruyup kollamış, zor zamanlarında destek olmuştur. azılı rakibi olsa da yine de en büyük dostu kudret olmuştur sait'in. ama iki dostun büyük aşkı fahriye'dir. fahriye ise ikisini de terkeder ve gider. dizinin ilerleyen kısımlarında gelse de ne sait'i bulur yerinde ne de kudret'i. her yer de karşınıza çıkacak o replik anlatır fahriye ile sait'in aşkını...

fahriye: gömleğin de güzelmiş.
sait: salı pazarından almıştık birlikte. hatırladın mı?
fahriye: sahi mi bu o gömlek mi ? ay,allah iyiliğini versin. eskimedi mi bu hala?
sait: hatırası olan şeyler eskimiyor be fahriye.


onu terkeden sonra da dönen fahriye'yi unutamamıştır sait. ama yine gideceğini bilir ve şu sözleri der, içine doğmuş gibi;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

zamanla fahriye ile olamayacaklarını anlar sait. peşinden koştuğu fahriye'nin yerine , çocuk gibi peşinden koşan canan hanımcığına bir şans verir. "biz hep birlikte tatlı bir hayatımız olsun istiyoruz. çünkü sizi seviyoruz sait bey ''der. öyledir de. canan hanım abilerine muhtaç dört kardeşi de ayırmaz. sait için de önemli olan o'dur. canan hanıma "ben de sizi seviyorum" der.

nazım başeğmez karakteri: benim ve belki de çoğu kişinin en çok sevdiği karakterdir nazım. çocuk ruhludur. ismi gibi edebiyat aşığıdır. gazetecidir. abisi sait'e en düşkünü, çocuk gibi bakıma en muhtacı ve en hassas kalplisi o'dur. az ama öz konuşur. bazen öyle cümleler kurar ki, kelimeler susunca nazım konuşmuş olur. "sevelim! der . her şeye rağmen. hayat geçiyor, hayat geçecek. aralarda birbirimizi ne kadar çok seversek yanımıza o kar kalacak "der. mesleğine aşıktır nazım. gazete yazıları yayınlansın diye elinde kameralarla maceraya atılır. başı belaya girer ama yine de kalbinin saflığıyla kurtulur. şans eseri de hayatının aşkıyla tanışır.

korkma der ona. cebinden nazım hikmet'li defterini çıkarır veee "bakın nazım hikmet. kötü olan birisi cebinde nazım hikmet taşır mı?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

evinin bahçesinde kullanılmayan kömürlüğü çalışma alanı yapar. ne zaman canı sıkılsa kapanır oraya, ve içini döker satırlara.

gelelim mahallenin imamı turgut'a; kardeşlerin en uysalı, sakini, en efendisi, en dini bütün olanı. varı yoğu işidir onun için. aşk onun için camiidir, dualardır,kıldığı namazlardır. aşık olur o da. sesine vurulur önce kızın. sonra eşsizliğine. aşkını, odasının kapısına yazdığı şu sözlerle anlatır. "bir derdim var. bin dermana değişmem, lütfen rahatsız etmeyin".
turgut denince akla hep şu sahne gelir ve dizinin fişinin çekilmesine neden olur."
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

camiye hırsız girer. fakat turgut camiye giren hırsızı yakalamak için kamera sistemi alır ve kamerayı televizyona bağlar.
bunun üzerine biri “camide televizyon olur mu? günah” şeklinde karşılık verir.
turgut ise buna cevaben “öyle mi diyorsun. e camide hırsız var o günah değil mi?”şeklinde cevap verir.

orhan başeğmez: dizinin en eğlenceli, en komik, en safı. tek gayesi vardır hayatında o da şarkı söylemek. isteği ile yeteneği arasında dağlar kadar fark vardır. ses yarışmasına katılmak, şarkıcı olmak ister. önce badigart'lık yapar ama sonra işler karışır ve şarkı söylemeye başlar. şanssızdır orhan. hatta bu şansızlığını şöyle dile getirir;" niye beni kimse ciddiye almıyor? biliyorum, herkes aptalın teki olduğumu düşünüyor ama aptal falan değilim. beni ciddiye almıyorlar çünkü ben insanlarda merhamet uyandırıyorum. insanlar birine acıdıkları zaman, onu ciddiye almıyorlar.saygı duyduklarını ciddiye alıyorlar.korktuklarını ciddiye alıyorlar.hatta sevdiklerini !ama kimse acıdığı birini ciddiye almıyor.dilenciye para verirsin ama nasılsın? diye sormazsın, onun gibi bir şey.ama hani bizim birbirimize karşı merhametli olmamız gerekiyordu ?kim uydurdu bunu ?kimin yalanı bu ?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

en haylazı, en yaramazı, nefes bile alsa başını belaya sokan, kardeşlerin en küçüğü aziz başeğmez: araba galerisinde araba teslimatı yapan aziz, kazandığı parayı at yarışına yatırır, bazen en yükseklere çıkar genel müdür olur, bazen ise dolmuşa binecek parayı zor bulur. behzat ç'deki harun gibidir aziz'de. küfürü sever, başını belaya sokar ama abilerine laf ettirtmez. kavga çıksa,mevzu olsa ilk o gider. başına buyruktur. her şeye eyvallahı da yoktur. kendini şöyle ifade eder aziz;" az biraz gamsız olduğumu söylerler, kahır keder tutmam. en büyük tutkum varsa yoksa atlar!bana soru sordunuz mu anında cevabını alırsınız. neyse o, yalan yok! abilerimi severim ama en çok kartay'ı severim.seviyorum ama at işte,az paramı yemedi".

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


her sabah kardeşlerini bu şarkıyla uyandırır sait. hangimiz sevmedik.
dizi bu şarkıyla başlar bu şarkıyla biter. kırmızı kamyonetle başlar, kırmızı kamyonetle biter. 5 kardeşle başlar ve 5 kardeşle biter.

ülkemizde iyi ve güzel olan şeylerin kıymeti bilinmediği gibi bu dizininde kıymeti bilinmez. 13. bölümde final yapar.

o güzel insanlar o güzel kırmızı kamyonete binip gittiler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

öğrenciydim bir şey olamadım hâlâ öğrenciyim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim