türkiye'nin en çok uluslararası öğrenci çeken ülkelerden biri olması
nedeni şudur; türk gencinin didinip uğraştığı ve çok yüksek puanla girilen üniversitelere yabancı öğrencilerin kıytırık puanlarla girebilmesidir
devamını gör...
normal sözlük formatı ve kuralları için ne dediler
yepisyeni alenen yazılabilecek 2 kelimeye daha serbesti getiren ve kural güncellemesi yapılan format bütünüdür.
devamını gör...
musul
bir zamanlar bize ait, şu an ise ırak’ın en büyük şehirlerinden birinin adı. nüfusunun çoğunluğunu arap, türk ve kürtlerin oluşturduğu şehir.
devamını gör...
duvara karşı
hatırlıyorum da ilk izlediğimde küçük yaşlardaydım ve galiba da bu yüzden filmi çok sıradışı ve mantığa ters bulmuştum.şimdi düşününce tam olarak olmasa da ;aklımdaki evlilik ilişkisine yakın bir ilişkinin konu edildiğini fark ediyorum.sonu da güzel bitseydi iyi olurdu tabi.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
sözlükte komik bir şey gördüğümde hahahahah butonu arıyorum. olsa da kullansak..
devamını gör...
faydalı mobil uygulamalar
görme engellilerin gözü olabilmek için: be my eyes.
ne kadar çok kişiye ulaştırabilirsek o kadar fayda sağlamış oluruz.
ne kadar çok kişiye ulaştırabilirsek o kadar fayda sağlamış oluruz.
devamını gör...
hikaru nakamura
我不会叫你微笑,玫瑰
ünlü bir çin atasözü şöyle der;
-sana gülüm demem, zaten neden diyeyim ki??
ünlü bir çin atasözü şöyle der;
-sana gülüm demem, zaten neden diyeyim ki??
devamını gör...
normal sözlük'te küfrün yasak olması
başlık sayesinde yol göstericilerimizi, kendisini küfürsüz muhteşem ötesi ifade edebilen yetenekleri görmüş olduk elhamdürilla. sözlüğün ortasına küfürlü bir fav bırakasım var ama tutuyorum kendimi.
t: kural olduğu için söz söylemenin anlamsız kaldığı; lakin bir kural olarak varlığını sorgulamanın normal olduğu, beğenenlerinin olduğu kadar beğenmeyenlerinin de olduğu ve beğenmeyenlerinin nedense linç noktasında garip karşılandığı ilginç bir durum.
t: kural olduğu için söz söylemenin anlamsız kaldığı; lakin bir kural olarak varlığını sorgulamanın normal olduğu, beğenenlerinin olduğu kadar beğenmeyenlerinin de olduğu ve beğenmeyenlerinin nedense linç noktasında garip karşılandığı ilginç bir durum.
devamını gör...
haruki murakami
gazze- israil çatışması zamanları yani 2009'da israilde düzenlenen jerusalem prize'a (kudüs ödülleri) davet ediliyor yazarımız. çevresi tarafından ''eğer gidersen eleştirilerin odağı olursun, gitme'' önerilerine daha doğrusu uyarılarına maruz kalıyor fakat o gitmeyi seçiyor. ödül konuşması sırasında ise yumurta-duvar metaforunu israillilerin gözlerinin içine baka baka kullanıyor, mükemmel bir konuşma yapıyor.
--- alıntı ---
yüksek taş bir duvar ile o duvara çarpıp kırılan bir yumurta varsa, ben her zaman yumurtadan yanayım. evet, duvar ne kadar doğru, yumurta ne kadar yanlış olursa olsun ben yumurtanın yanındayım. çünkü her birimiz bir yumurtayız. her birimiz kırılgan kabuğumuzun içinde nadide birer ruhuz... ve hepimizin karşısında bir duvar var. bu duvarın adı sistemdir. duvarın bizi koruduğunu zannederiz ama o bazen kendi bildiğini okur ve bizi öldürmeye, bize başkalarını öldürtmeye başlar, soğuk, etkin ve sistematik biçimde. duvar çok yüksek, çok güçlü ve çok soğuk. bir gün barışa kavuşacağımızı umuyorsak, bu zafer nadide ruhlarımızın birlikteliğiyle elde edeceğimiz sıcaklık sayesinde mümkün olacak. duvarın, yani sistemin, ruhu yok. onun bizi kullanmasına, bildiğini okumasına izin vermemeliyiz. bizi sistem meydana getirmedi: onu biz meydana getirdik. işte size söyleyeceklerim bu kadar.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
yüksek taş bir duvar ile o duvara çarpıp kırılan bir yumurta varsa, ben her zaman yumurtadan yanayım. evet, duvar ne kadar doğru, yumurta ne kadar yanlış olursa olsun ben yumurtanın yanındayım. çünkü her birimiz bir yumurtayız. her birimiz kırılgan kabuğumuzun içinde nadide birer ruhuz... ve hepimizin karşısında bir duvar var. bu duvarın adı sistemdir. duvarın bizi koruduğunu zannederiz ama o bazen kendi bildiğini okur ve bizi öldürmeye, bize başkalarını öldürtmeye başlar, soğuk, etkin ve sistematik biçimde. duvar çok yüksek, çok güçlü ve çok soğuk. bir gün barışa kavuşacağımızı umuyorsak, bu zafer nadide ruhlarımızın birlikteliğiyle elde edeceğimiz sıcaklık sayesinde mümkün olacak. duvarın, yani sistemin, ruhu yok. onun bizi kullanmasına, bildiğini okumasına izin vermemeliyiz. bizi sistem meydana getirmedi: onu biz meydana getirdik. işte size söyleyeceklerim bu kadar.
--- alıntı ---
devamını gör...
gözün kenarını öpmek vs dudak kenarını öpmek
dunak; dudakla yanak arası. çok akıl karıştırıcı.
devamını gör...
başlıklarını tanımlarını mesajlarını engelle
ıki kişiye yaptığımdır.
evet gaddar ve yobazlardı... birini levent gültekin başlığında yazdığı kana susamış tanımı ile, diğerini atatürk'e karşı hadsiz tutumu yüzünden engelledim. ellerime sağlık.
evet gaddar ve yobazlardı... birini levent gültekin başlığında yazdığı kana susamış tanımı ile, diğerini atatürk'e karşı hadsiz tutumu yüzünden engelledim. ellerime sağlık.
devamını gör...
4 ocak 2021 avrupa'nın türk siha'ları için harekete geçmesi
--- alıntı ---
türk siha'ların ermenistan'ı darmadağın ederek azerbaycan'a tarihi bir zafer kazandırması avrupa'yı da harekete geçirdi. ingiltere "çığır açan silah" dediği siha'lardan almak isterken, almanya küçük siha'lar yerine büyüklerinden yana karar aldığı için pişman olduğunu açıkladı. türkiye'den alınan iha ve siha'ların avrupa'da havalanması an meselesi.
--- alıntı ---
buradan
türk siha'ların ermenistan'ı darmadağın ederek azerbaycan'a tarihi bir zafer kazandırması avrupa'yı da harekete geçirdi. ingiltere "çığır açan silah" dediği siha'lardan almak isterken, almanya küçük siha'lar yerine büyüklerinden yana karar aldığı için pişman olduğunu açıkladı. türkiye'den alınan iha ve siha'ların avrupa'da havalanması an meselesi.
--- alıntı ---
buradan
devamını gör...
sözlüğe nesilciliğin gelmesi
yeni isimle vuku bulmuş olay.
ikinci nesle sıcak davranın, misafirperver olun ; onları bağrınıza basın, sevin.
unutmayalım ki, bu devirde normal olmak bile başlı başına bir mesele! *
ikinci nesle sıcak davranın, misafirperver olun ; onları bağrınıza basın, sevin.
unutmayalım ki, bu devirde normal olmak bile başlı başına bir mesele! *
devamını gör...
kanal istanbul için küfürleşerek kavga eden dayılar
(bkz: senin ensen kalın göbeğin sağlam)
küfür ve kavga göremediğim dayılardır. kuvvetle muhtemel kesmişler. keşke kesmeselermiş. neyse. iyi tarafından bakalım. yepyeni bir sözlük klişesi kazandıran kapışma olmuş. tutar bu bkz. daha doğrusu tutarlarsa tutar, tutmazlarsa tutmaz.
yabancı gemilerin boğazlardan beleşe geçtiğini sanan ve “o zamanındaki iki üç tane şerefsiz yüzünden” diye atatürk hükümetine hakaret eden dayı ve dayı gibi düşünenler için de şunu söylemek istiyorum: boğazların rejimi montrö boğazlar sözleşmesi çerçevesinde düzenlenmiştir. montrö'ye göre, barış zamanında yalnızca savaş gemileri ücret ödemez. ha ödeselerdi bence iyi olurdu ama ayda yılda bir savaş gemisi geçiyor, o da hasbelkader. ticaret gemileri ise her koşulda ücrete tabiiler. öyle beleşe geçmek gibi bir durum yok ortada. geçiş ücretleri de tâ 1936 yılında altın cinsinden belirlenmiş zaten. benim için montrö'nün tek eleştirebilecek noktası, savaş gemilerinin beleşe geçiyor oluşu ve geçiş ücretlerinin dolara endekslenmemiş oluşudur. bu ikincisi ciddi gelir kaybına neden olmakta. onun dışında eleştirilebilecek bir kısım, benim bildiğim kadarıyla, yok.
ticaret gemilerinin geçiş ücretleri hakkında, dokuz eylül üniversitesinin yayınladığı, türk deniz ticareti tarihinin montrö ile ilgili kısmı aşağıdadır:
tdtts.deu.edu.tr/wp-content...
dayılardan nereye geldik. pek kısa zamanda montrö boğazlar sözleşmesi başlığında görüşmek üzere. kanalıma abone olmayı unutmayınız.
küfür ve kavga göremediğim dayılardır. kuvvetle muhtemel kesmişler. keşke kesmeselermiş. neyse. iyi tarafından bakalım. yepyeni bir sözlük klişesi kazandıran kapışma olmuş. tutar bu bkz. daha doğrusu tutarlarsa tutar, tutmazlarsa tutmaz.
yabancı gemilerin boğazlardan beleşe geçtiğini sanan ve “o zamanındaki iki üç tane şerefsiz yüzünden” diye atatürk hükümetine hakaret eden dayı ve dayı gibi düşünenler için de şunu söylemek istiyorum: boğazların rejimi montrö boğazlar sözleşmesi çerçevesinde düzenlenmiştir. montrö'ye göre, barış zamanında yalnızca savaş gemileri ücret ödemez. ha ödeselerdi bence iyi olurdu ama ayda yılda bir savaş gemisi geçiyor, o da hasbelkader. ticaret gemileri ise her koşulda ücrete tabiiler. öyle beleşe geçmek gibi bir durum yok ortada. geçiş ücretleri de tâ 1936 yılında altın cinsinden belirlenmiş zaten. benim için montrö'nün tek eleştirebilecek noktası, savaş gemilerinin beleşe geçiyor oluşu ve geçiş ücretlerinin dolara endekslenmemiş oluşudur. bu ikincisi ciddi gelir kaybına neden olmakta. onun dışında eleştirilebilecek bir kısım, benim bildiğim kadarıyla, yok.
ticaret gemilerinin geçiş ücretleri hakkında, dokuz eylül üniversitesinin yayınladığı, türk deniz ticareti tarihinin montrö ile ilgili kısmı aşağıdadır:
tdtts.deu.edu.tr/wp-content...
dayılardan nereye geldik. pek kısa zamanda montrö boğazlar sözleşmesi başlığında görüşmek üzere. kanalıma abone olmayı unutmayınız.
devamını gör...
normal sözlük'ün 35 yaş istilasına uğramış olması
yaşlıyız diye yeni mecralara yelken açmıyalım mı. bişi yapmıyoruz ki biraz eskiler biraz yeniler hem biz y lere acımalosınız bu teknolojik, kültürel ve sosyolojik değişimler biz yaşarken oldu ve olmaya devam ediyor. biz 90 larda kalmayı isterdik inanın, güzeldi herşey.
devamını gör...
eş cinsellerden nefret etme hakkı
hoşlanmayabilirsin tamam ama insanın ben eşcinsel olacağım/olmayacağım deme lüksü yok ki. doğuştan gelen bir durum için neden şahsın kendisine nefret besleyesin ki?
devamını gör...
sokak hayvanlarına selam veren insan
yüreği tertemiz bir insandır. onlara bir canlı olduğu için değer veren insandır.
devamını gör...
yazarların en köylü özelliği
yer sofrasını çok seviyorum, daha samimi ve doğal geliyor.
yemek masasının sıkış sıkışlığı ve kasılmışlığı yok.
bir de arada soğanın ortasına yumruk atıp öyle yiyorum.
soğan hassas noktamızdır, lütfen.
yemek masasının sıkış sıkışlığı ve kasılmışlığı yok.
bir de arada soğanın ortasına yumruk atıp öyle yiyorum.
soğan hassas noktamızdır, lütfen.
devamını gör...

