oyuncu necati şaşmaz tarafından hayat verilen bir kurtlar vadisi (dizi) karakteridir.

siber saldırıyı şalterleri kapatarak ve fişleri çekerek önlemeye çalışmıştır.
devamını gör...

çevrenizde bulunan insanları çıldırtabilendir. aynı zamanda çevrenizde bulunan insanların mutluluğu veya şebekliğine göre de sizi çıldırtabilendir.

ben her sabah çok sinirli uyanan bir insan olarak bu huyumu bilmelerine rağmen ''ööfff gülsene biraz ya bu ne böyle'' tepkileri verenlere güne kötü devam etmeleri için gerekli sebepleri verecek noktaya geliyorum mesela.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hamburgerli bölümdür kesinlikle.
devamını gör...

ebeveyn olmak. biri uyusa biri uyumuyor. uyku bize haram. *
devamını gör...

kamu ihalelerinde şeffaflığın olmaması önemli nedenlerden biridir. burada tartışılması gereken iki önemli husus vardır:

(1) ihale işlerinin nasıl olduğu ve olması gerektiğidir. ihaleler "açık maliyet" (open cost) (açık maliyet en basit tabirle, "firmaların kullandıkları girdilere yaptıkları ödemelerden kaynaklanan maliyeti ifade eder.") şeklinde yapılırsa her şey şeffaf olacağı için aslında tartışma da olmayacaktır.

(2) nihai hedefi ab'ne tam üye olmak olan bir ülkenin kamuya ilişkin alım ve/veya ihale süreçlerinin ab müktesebatı ile uyumlu olmaması ve her yıl yayımlanan ilerleme raporlarında bu hususta eleştiriler almasına rağmen hiçbir şey yapmamasıdır.

dünya ticaret örgütü (dtö) metinlerinde “government procurement”, ab düzenlemelerinde “public procurement”, anglo-american literatüründe çoğunlukla “government contracts”, “public purchasing” ya da “government purchasing”, bazı ülke düzenlemelerinde “public tender” ya da “state tender” kavramlarıyla ifade edilmek istenen “kamu alımı”, kamunun ihtiyaç duyduğu mal, hizmet ve yapım işlerinin ihale yoluyla tedarik sürecidir.

kamu alım süreci sadece ihaleye indirgenemeyecek bir süreçtir. burada açıklanması gereken nokta “kamu alımı” ve “kamu ihalesi” arasındaki ayrımın ne olduğudur. zira hemen her ülkede; kamunun ihtiyaç duyduğu mal, hizmet ve yapım işlerinin, uygulanacak belli usuller sonrasında belirlenecek bir bedel karşılığında özel kişilerden satın alınması işlemi, kamu alımları (public/government procurement) olarak nitelendirilmekte ve belli kurallara tâbi tutulmaktadır. kamu ihalesi ise, idarenin sözleşme iradesini oluşturmada uymak zorunda olduğu bir idarî usuldür.

nitekim kamu alımları ab müzakere sürecinde müstakil bir dosya olarak incelenmekte ve değerlendirilmektedir. başka ülkelerle yapılan müzakerelerde sermayenin serbest dolaşımı dosyası içinde ele alınan kamu alımları konusu, türkiye ile müzakere sürecinde ayrılmış ve başlı başına bir dosya haline getirilmiştir. açılan bu dosyalar üzerinden yürütülen türkiye’nin müzakere süreci, hazırlanan ilerleme raporları ile izlenmektedir. bir anlamda türkiye’nin bir önceki yıla göre yapılan ve/veya yapıl(a)mayan reformlarının bilançosunu bu raporlardan çıkartmak mümkündür.

ilerleme raporları incelendiğinde, türkiye’nin kamu alımları alanında yapmış olduğu düzenlemelerin, komisyon tarafından genel itibariyle yeterli görülmediği söylenebilir. örneğin 2001 raporu genel değerlendirmesinde “kamu ihaleleri ile ilgili mevcut mevzuat, müktesebat ile uyumlu değildir” denilmektedir. 2002 ilerleme raporundan 2003 yılına kadar kaydedilen gelişmelerin değerlendirildiği 2003 ilerleme raporunda ise, “kamu alımları konusunda, kamu ihale yasasında yapılan değişiklikle müktesebata uyum konusunda geriye gitmiştir” sonucuna ulaşılmıştır. ayrıca aynı raporda “kamu ihale yasasındaki değişiklikler türkiye’nin ab müktesebatına uyumunu azaltmıştır” iddiası yer almıştır. 2004 raporunda yer alan türkiye kamu ihaleleri değerlendirmesi ise kısaca şöyledir: “türkiye'nin kamu ihale yasası, ab'den ihalelere katılacaklara ayırımcılık yapılmamasını sağlayacak şekilde müktesebat ile uyumlaştırılmalıdır. mevzuatta yapılması gerekli bazı değişiklikler, uygulama alanının genişletilmesi, çok sayıda muafiyetin kaldırılması, ab mallarına ve üreticilerine karşı ayırımcılığın ortadan kaldırılması, rekabet ve tam şeffaflığa yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını içerir.”

9 kasım 2005 tarihinde yayınlanan sekizinci ilerleme raporu, yayınlanan diğer yedi rapora göre oldukça farklı bir rapor olarak değerlendirilmiştir, çünkü rapor, 3 ekim 2005 tarihinde müzakere çerçeve belgesi’nin kabul edilmesiyle, türkiye’nin ab’ye tam üyelik katılım müzakerelerine başlaması sonrası yayınlanan ilk rapor olmuştur. 2005 ilerleme raporuna baktığımızda, kamu ihaleleri 5 numaralı fasılda değerlendirilmeye alınmıştır. raporda; “kamu ihaleleriyle ilgili müktesebat şeffaflık, eşit muamele, serbest rekabet ve ayrımcılık yapılmamasına ilişkin genel ilkeleri kapsamaktadır” vurgusu yapılmış ve türkiye’de “genel ilkeler konusunda ilerleme olmamıştır. aksine, türk kamu ihale kanununda bir dizi istisnalar yürürlüğe konmuştur” denilmiştir. ayrıca sonuç kısmında son ilerleme raporundan bu yana “kayda değer bir ilerleme meydana gelmemiştir. aksine, kamu ihale kanununda bir dizi istisna mevcuttur ve ihale kanununa yapılan ilavelerle türk ihale mevzuatı müktesebattan daha da uzaklaşmıştır. türkiye müktesebatla çelişen yeni istisnalar kabul etmekten kaçınmalıdır. şeffaf olmayan ve ayrımcı kamu ihale uygulamalarına son verilmesi ve kamu ihale kanununun müktesebata uyumlaştırılması için harekete geçilmesi gerekmektedir” değerlendirmesinin yapıldığını görmekteyiz.

2006 ilerleme raporu da bir önceki ve daha sonraki raporlar gibi, genel ilkeler alanında bir gelişme bulunmadığı yönünde tespitte bulunmuştur. şeffaflık ilkesi kapsamında ele alınabilecek olumsuz bir saptama ise şöyledir: “kamu ihale kurumunun güncellediği kamu ihale eşikleri ve mali limitleri, ab seviyesinin üstünde kalmaya devam etmektedir. bu durum, teklif veren yabancıların şansını azaltmaktadır. buna ilaveten, karmaşık ve pahalı nitelik usulleri de, kamu ihalelerine geniş çaplı katılım için bürokratik engel oluşturmaya devam etmektedir.” ayrıca 2006 raporunun işletme ve sanayi politikası başlığını taşıyan 20 numaralı faslında, şeffaflıkla ilgili önemli bir eleştiri yer almaktadır: “ihalelerde, kamuya duyurma şartları her zaman tam olarak yerine getirilmemiştir.”

2007 yılında açıklanan ilerleme raporunda da bir önceki raporlardan farksız olarak, “genel ilkeler alanında hiçbir ilerlemeden bahsedilemez” cümlesi yer almıştır. ancak bununla birlikte, şeffaflık adına olumlu bir değerlendirmeden söz edebileceğimiz açıklamaları da aynı raporda okumak mümkün: “idari kapasite konusunda ilerleme kaydedildiği söylenebilir. kamu ihale kurumu artan biçimde etkin ve verimli bir çalışma yürütmektedir. 2007 itibariyle, ihale bültenleri yalnızca elektronik formatta yayımlanmaktadır ve ücretsiz olarak internet üzerinden erişime açık bulunmaktadır.” özetle söz konusu 2007 raporunda kamu alımları faslı için, sınırlı bir ilerlemeden bahsedilmektedir.

ilerleme raporlarında da her yıl bir önceki yıla göre artan şikayetlere dikkat çekilerek türkiye uyarılmaya çalışılmıştır. 2008 ilerleme raporu’nda bu durum şu şekilde özetlenmiştir: “ihtilaf direktifine uyumda herhangi bir ilerleme sağlanmamıştır. memnun olmayanlarca yapılan şikayetlerin sayısı, verilen ihalelerin tümünün sadece % 3’ünü temsil edecek şekilde, 2003’te yaklaşık 900’den 2007’de 4000’in üzerine çıkarak son yıllarda artmıştır. gözden geçirme prosedürü uzun sürmekte ve davaların yığılmasıyla sonuçlanmaktadır.” şikâyetlerin sayısı başvuru ve şikayete ilişkin yapılan birtakım düzenleme ve değişikliklerden sonra, 2008’e kıyasla 2009’da % 47 oranında azalmıştır. memnun olmayan isteklilerce yapılan şikayet sayısı 2009 yılında 2954 iken, bu sayı 2010 yılında % 45'lik bir artış göstererek 4281'e ulaşmıştır. ilginç bir şekilde, 2009 yılında görülen şikayet başvuru sayısındaki düşüşe rağmen, 2010 yılında sanki hiç düşüş olmamış gibi 2008 yılı şikayet başvuru sayısı yeniden görülmüştür. 2012 yılında, bir önceki yılla karşılaştırıldığında, memnun olmayan isteklilerce yapılan şikâyet sayısı % 9'luk bir artış göstererek, 4281’den 4670’e çıkarken, toplam ihale sayısı % 23 oranında artmıştır. şikâyet sayısının ihale sayısına oranı % 3 olarak gerçekleşmiş olup, bu durum türkiye’deki kamu alımları sisteminin istikrarlı hale gelmekte olduğuna işaret etmektedir. ancak, türkiye’nin şikâyet inceleme mekanizmalarına ilişkin mevzuatını, ab müktesebatıyla daha fazla uyumlu hale getirmesi gerekmektedir.

2010, 2011 ve 2012 yılları ilerleme raporları birlikte incelendiğinde öne çıkan ortak değerlendirmeler şöyledir:

- genel ilkeler bakımından ilerleme kaydedilmemiş,
- yerli istekliler lehine fiyat avantajı uygulaması devam etmekte,
- eşik değer rakamları yüksek tutulmakta,
- istisna alımların kapsamının devamlı genişletilmesi,
- altyapı sektörlerine ilişkin kamu alımlarını düzenleyen birlik direktifi türk ihale mevzuatında bulunmamaktadır,
- şikayetlerin incelenmesi direktifine uyum ile ilgili olarak ilerleme kaydedilmemiştir.

tüm bu ilerleme raporlarını bütün olarak değerlendirdiğimizde, genel ilkeler konusunda ab komisyonu’nun tatmin olmadığı açıkça görülmektedir. özellikle de komisyon, kik’in yerli istekli lehine fiyat avantajı sunan 63 üncü maddesini, rekabet ilkesi kapsamında büyük bir engel görerek, raporlarında sıklıkla eleştirmiştir. eşik değerler, nerdeyse ab eşik değerlerinin iki katı seviyesinde her yıl artarak devam etmektedir. kamu idareleri eşik değerin altındaki ihalelerinde yerli isteklilerin katılımına müsaade ettiği için, yabancı istekliler eşik altındaki ihalelere katılamamaktadır. bu durum da komisyon tarafından bugüne kadar hazırlanmış hemen hemen her raporda eleştirilmiştir.
devamını gör...

çok basit. önceliğiniz tanım girmek olmayacak. olay seri beğeni çetesine dahil olmak. gözleminizi iyi yapıp bunların kim olduğunu çözeceksiniz. sonra bu kişilerin yazdıklarına bakmadan beğeniyorsunuz, favorileri de eksik etmiyorsunuz. arada bir de karma puanını yüksek gördüklerinize takip atıyorsunuz. çünkü onlar kimin takip ettiğini görüyordur. bu kişilerde beni xxxx takip etti diye diğer arkadaşlarına söylüyor ve bingo. artık siz de rahatlıkla karma puanı kasabilirsiniz.
devamını gör...

önce bir başkasına bırakıp, sonra dayanamayıp kendim girip yazdığım tanımlar.
devamını gör...

burayı bir tanıdığımın açtığını sanıp 'benden habersiz sözlük açmışsın' demeye gelmiştim aslında. bu nedenle başka iki sözlükte kullandığım isimleri birbirine ekleyip kayıt oldum. fakat kesesine bereket tren gibi bir şey oldu kullanıcı adı ve öğrendim ki o tanıdığımın pek ilgisi yokmuş. bu nedenle o tren gibi kullanıcı adından kurtulup daha derli toplu bir şey bulmam gerektiğini hissettim. kullandığım kullanıcı adlarından farklı olmalı, anlamlı ve bana yakın olmalı vs. diye ararken internetten 'hestia'yı buldum.

hestia yunan mitolojisindeki rhea ile kronos'un en büyük kızı. olimpos'taki tanrıların en kibarı olarak biliniyor ve kendisi aile tanrıçası. bu yüzden de günlük ev hayatında önemli bir yere sahip. ayrıca o dev mitolojinin aksine hiç bir entrikaya bulaşmamış, hiç evlenmemiş ve birliktelik yaşamamış. olimpos'ta yanan kutsal ateş ve dünyadaki yanan her ocak onun kutsal mekanı olarak kabul ediliyor.

bir detay bilgi olarak; sıcağı severim ve evde kimsenin olamayacağı kadar mutluyum.
devamını gör...

hayatımızdaki her şeyi içine alan nesne.
tanımda geçen her şeyi, tarif etmem gerekirse tasnif de etmem gerek; diyorum.
mesela ilk aklıma gelen 'heyecan' larımızı taşır, ilk kez üniversite için yola çıktığımız bağımsız hayatımız için.
bazen de yorgunluklarımızı taşır, yaşadığımız rutin hayatın hengamesine bir nefes ara verdiğimiz tatillerimiz için.
sonra ayrılıklarımızı taşır, kimi zaman içimize kimi zaman da yanaklarımıza akıttığımız gözyaşlarımızla birlikte bir ilişkiyi nihayete erdirmek için.
en çok cesareti taşır, yeni bir hayata yol aldığımız zamanlarda içine attığımız hayatımızın eski kırıntıları ile birlikte.
bazen de durağanlığımızı saklar, içinde hapseder. yeni bir hareket, değişim, kaybediş ya da aranın olmadığı bir zaman dilimini gösterir.
kilere saklanmış bavulum, biliyorum sen de benim kadar eskimiş hissediyorsun. heyecanları da hareketi de özledin. az sabret... çok az kaldı yeniden yollara düşmek için.
devamını gör...

bizler bozkırın dalları birbirine bulaşmış ağaçlarıyız. bizim şeklimiz belli. bir makine bizi şekilden şekile sokamaz.
devamını gör...

orjinal dilinde forushande, türkçe çevirisiyle satıcı
iranlı ünlü yönetmen asghar farhadi'ye yabancı dilde en iyi film oscar'ını getiren 2016 yapımı bir başyapıt.
[ilk oscar'ı; a separation (film)]

farhadi sineması özgünlüğünü; aktardığı sade hikâyeleri, etkileyici bir şekilde yansıtmasıyla alıyor.
yaşadıkları topluma nazaranla daha entelektüel sayılabilen evli çift rana ve emad'ın başlarına gelen bir olayla, hayatlarının nasıl değiştiğini konu ediniyor.
iyinin ve kötünün birbirine karıştığı, ahlâki sorgulamaların ince ince işlendiği bu yapımı izlerken zamanı unutup, üçüncü bir göz olarak filmde hissedeceksiniz kendinizi.
devamını gör...

vay alüminyum! isme göre boy tahlili helal vallaha! salih diyorum o zaman bende. ne zaman belli olcak sonuçlar?
devamını gör...

değerli hissettiriyor. her eve lazım.
devamını gör...

ilk kez, yıllar önce alkislarlaryasiyorum'da izlediğim ve hastası olduğum montaj harikası. arada aklıma geldikçe açar günlük dozumu alırım.

aduket tarikatı - hacı street fighter

aduket tarikatı - street fighter 2
devamını gör...

gece canavara dönüşmeleriyle bilinirler. belki hep canavarlardır ama sabahları elbise kılığına giriyordur? bilemeyiz.
devamını gör...

1 paket sigara ve 1 adet engelli kartım. nakit param yok.
devamını gör...

kunduz chardara uzaktan kumandalı bomba tam biz geçtikten sonra patladı.
kabil, ısaf hq intihar bombası patladığında kampta öğle yemeğini yiyordum.
heetal hotel saldırısında heetal hotelde kalıyordum.
kunduz'da hemen her gün kampa yapılan roket saldırıları için yer tahmin oyunu oynardık. mekan seçersiniz, alanınızı işaretler ve 2 euro koyarsınız. kim roket saldırısında en yakın mesafeyi tahmin ederse parayı toplardı. genelde günde 3-4 roket atılırdı. allahtan atışlar geneldede kötüydü. en fazla bir ya da iki tanesi kampın içinde düşerdi. benim bulunduğum yere en yakın noktada düşen roket ofisimin tam arkasındaydı. yaklaşık 50 m.
kata kala aşiret savaşında çevremizin sarılması vb.
penşir'den mezar-ı sherif'e sivil arabayla giderken taliban kontrol noktası
kosova prizren gece baskını
suriye haseke'de ısıs kontrol noktası
kabil'de meksika barı baskınında barda sarhoştum
bu liste böyle devam eder gider. sanıyorum sadece kaldığım ya da bulunduğum yere yapılan intihar saldırısı sayısı 6dan fazla, normal yol bombaları ve abuk subuk baskınlar vb.leri ile bir kaç sayfayı doldurabilirim.
devamını gör...

17 ağustos 1999 gölcük depremi sonrasıydı. depremzedelere yardım için, geliri depremzedelere bağışlanmak üzere yunan dark metal grubu rotting christ beyoğlunda (yanlış hatırlamıyorsam (gbkz: alt kemancı)'da) bir konser verdi. hatta kocaelinden üst düzey yetkililer teşekkür konuşması falan yaptı grup sahneye çıkmadan önce. konserde çeşitli medya kanallarından kameraları görünce akşam haberlerde "metalcilerin yardımseverliği" tarzında haberler bekledik tabi doğal olarak. ama bilin bakalım ne oldu? reha muhtar denen zat, show tv ana haber bülteninde aynen şu manşetle verdi haberi: "yunanistandan gelen çürüyen isa isimli satanist grup, türkiyedeki çok sayıda satanist ve metalcinin katıldığı bir konser verdi" evet aynen bu şekilde verdi. ne yardımdan bahsetti ne de depremden. ben iki arkadaşım ile en önden izlemiştim konseri. arkadaşlardan biri evlatlıktan reddedilme derecesine geldi neredeyse, babam biriktirdiğim bütün şebek heavy metal fanzin koleksiyonumu sobada yaktı... zor zamanlardı..
devamını gör...

allah kahretsin, allah cezanı/belanı versin, allahım beni neyle sınıyorsun gibi içinde allah geçen cümleler kuruyorum.

başka da yok.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim