düz
sondaj isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
sözlükte 'girintisi çıkıntısı, inişi çıkışı olmayan, yüzeyinde pürüz bulunmayan.' anlamına gelen sözcüktür.
sözlükte 'girintisi çıkıntısı, inişi çıkışı olmayan, yüzeyinde pürüz bulunmayan.' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
kelebek
konya 'da bulunan tropikal kelebek bahçesinde, her türlü formunun ve envaiçeşidinin görülebileceği, olağanüstü güzel desenleri ve kamuflaj yetenekleri ile hayranlık uyandıran, -diğer böceklerin aksine birçok kişi için göze hoş gelen- pulkanatlı böcek türü.
not: müzede sıcaktan ve nemden çok etkilenenler rahatsızlık hissedebilir.
not: müzede sıcaktan ve nemden çok etkilenenler rahatsızlık hissedebilir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri

9 kapı, biri banyo wc.
onu sayma.
6 sı dolu, sadece 2 türk varız bu katta, o en başta ben en sondaki odadayım. ikimiz sabit, ara odalar somali'lere ait, daha büyük o odalar, onlar da daha kalabalık zaten.
şu saat, kimse uyumamış, buranın saatine göre öğleden sonra / akşam kıvamı, her odadan sesler geliyor, somalice öğreniyorum yavaş yavaş, bunlardan önce salavatladığımız mali'lilerden de fransızca kapmıştım biraz.
şeytan diyor çal rastgele bir kapıyı, selam sabah vermeden gir içeri, boş bir yatağa vur kafayı ve uyu. onlar ben yokmuşum, hiç olmamışım gibi konuşma ve hayallerine devam etsinler, son durak ve son hayalleri belçika bu tayfanın, geçen gün oradan haber geldi ama, bazıları başarmış.yey!
sezen'in gülümse dediği zamanlar da az önce önümden geçti sanırım, o kadar da dikkatli dinliyordum oysa, tuhaf?
tanrım, ya güneşi hiç söndürme ya da bırak hep kapalı kalsın, arada kalınca olamıyorum ben.
canım patates salatası istiyor ve deli gibi koşarak koridorun sonundaki pencereden uçarak çıkmak şu an hiç de mantıksız gelmiyor.
devamını gör...
erkan kolçak köstendil
kendisini ulan istanbul (dizi)sinde karlos karakteriyle tanıdım. beğendiğim bir oyuncudur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başarıları
4 yaşımdan beri adımı okuyup yazabiliyorum.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
insanı en çok kendisi yorar. örneğin iş yerinde birisi size hoşlanmadığınız bir şey söylemiştir söylediği sözü düşünmeye başlarsınız, sonra kafanızda kurmaya başlarsınız acaba bu sözle şunu mu söylemek istedi yoksa daha farklı bir şey mi söylemek istedi sonra kendinizi sorgularsınız acaba bunu söylediği için ben böyle düşündüğüm için bende mi bir sorun var diye düşünürsünüz ama bende bir sorun yok yanlış bir şey de yapmadım o zaman sorun onda mı diye sürüp giden bir sarmalın içine sokarsınız kendinizi ve yavaş yavaş bu ve bunun gibi düşünceler ruhunuzu yorar ve sonunda hayata karşı yorgun düşmüşünüzdür. ama bu yorgunluğun en büyük sebebi sizsinizdir çünkü bu düşünme eylemini siz yapmışsınızdır.
devamını gör...
köy kahvesi
tostların epey lezzetli olduğu kahvelerdir.
bir de cidden sıcak bir ortamı var. yalan yok ben çekinirdim yav nasıl o kadar erkeğin arasına girip oturacağım diye pekala öyle değilmiş. kimse rahatsız falan etmiyor. açlıktan midem sırtıma yapıştığında kendimi kahveye atıp aşırı lezzetli bir tost yemiştim, elim ayağım ısınana kadar da oralet yüklemişlerdi bünyeme. harikaydı.
bir de cidden sıcak bir ortamı var. yalan yok ben çekinirdim yav nasıl o kadar erkeğin arasına girip oturacağım diye pekala öyle değilmiş. kimse rahatsız falan etmiyor. açlıktan midem sırtıma yapıştığında kendimi kahveye atıp aşırı lezzetli bir tost yemiştim, elim ayağım ısınana kadar da oralet yüklemişlerdi bünyeme. harikaydı.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
yine sınıyor hayat.
geçmişte de defalarca yaptığı gibi.
tıpkı; çok ihtiyaç duyduğumuzda parasızlıkla,
kaybettimiz sağlığımıza kavuşmak için kapı kapı derman arayışımızda, kargaşa hâlinde veya manevî boşlukta huzuru arayisimızda,
çok kalabalıkta sakinliği, yalnızlıkta kalabalığı,
tempolu bir çalışma dönemi sonrası tatili özlettiği veya özlem duyduğumuz ilgiyi, aşkı, sevgiyi aratarak, bazen bulduktan sonra pişman ederek yaptığı gibi yine yeniden sınıyor.
geçmişte de defalarca yaptığı gibi.
tıpkı; çok ihtiyaç duyduğumuzda parasızlıkla,
kaybettimiz sağlığımıza kavuşmak için kapı kapı derman arayışımızda, kargaşa hâlinde veya manevî boşlukta huzuru arayisimızda,
çok kalabalıkta sakinliği, yalnızlıkta kalabalığı,
tempolu bir çalışma dönemi sonrası tatili özlettiği veya özlem duyduğumuz ilgiyi, aşkı, sevgiyi aratarak, bazen bulduktan sonra pişman ederek yaptığı gibi yine yeniden sınıyor.
devamını gör...
eyluling ile youtube röportajı
güzel ve eğlenceli bir röportaj olmuş. bu sayede moderatörlerden ikisini de görmüş olduk.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
birini nasıl kırmazsın
kendi kalbini kırarak.
devamını gör...
mutsuzlukla başa çıkmanın yolları
''kendimi her zaman mutlu hissederim çünkü kimseden bir şey ummam. beklentiler her zaman yaralar. hayat kısa. öyleyse hayatınızı sevin, mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. sadece kendiniz için yaşayın.'' (shakespeare)
devamını gör...
sébah & joaillier
pascal sébah'ın oğlu jean pascal sébah ve aile yakını olan polycarpe joaillier tarafından kurulan fotoğraf stüdyosu. osmanlı fotoğrafçılığı için büyük önem taşıyan bu stüdyodan 1950'lere kadar osmanlı coğrafyasını anlatan bir çok fotoğraf çıktı.
döneminde adını duyuran ve başarılı olan stüdyo, 1889'da ikinci wilhelm'in istanbul ziyaretinde çektikleri fotoğraflarla ''prusya sarayı fotoğrafçısı'' ünvanını, kısa süre sonra da 2. abdülhamid tarafından ''osmanlı sarayı fotoğrafçısı'' ünvanını aldı.
stüdyo 1885-1904 yılları arasında bu isimle devam ederken, daha sonra hem el değiştirerek hem isim değiştirerek* 1950'lere kadar ayakta kaldı. buraya kadar tüm bilgiler için kaynak.
polycarpe joaillier'in 5. kuşaktan torunu olan fabrizio casaretto'nun hazırladığı ve tüm sébah & joaillier arşivini eklediği bir websitesi/dijital koleksiyonu var. sitede kategorilere ayrılmış halde bulunan 1500 civarı fotoğraf mevcut. buradan hatta fotoğrafların paylaşıldığı bir instagram hesabı da var. buradan
içerisi derya deniz demek yerinde olacak. arşivde bulunan fotoğraflarla hem istanbul'u, hem anadolu'nun bir çok şehrini gezebilir, birkaç yüzyıl önceye gidip gelebilirsiniz. mesela 1885 yılına istanbul'da nargile içmeye gidebilir, oradan bir kebapçıya geçebilirsiniz. hatta 1890'lara ilerleyip çok hoş poz vermiş olan üç kadınla tanışabilirsiniz. pek keyifli oluyor.
istanbul'da bir nargileci, 1885
istanbul'da bir kebapçı, 1884
üç kadın saçlarını tararken, 1890'lar
döneminde adını duyuran ve başarılı olan stüdyo, 1889'da ikinci wilhelm'in istanbul ziyaretinde çektikleri fotoğraflarla ''prusya sarayı fotoğrafçısı'' ünvanını, kısa süre sonra da 2. abdülhamid tarafından ''osmanlı sarayı fotoğrafçısı'' ünvanını aldı.
stüdyo 1885-1904 yılları arasında bu isimle devam ederken, daha sonra hem el değiştirerek hem isim değiştirerek* 1950'lere kadar ayakta kaldı. buraya kadar tüm bilgiler için kaynak.
polycarpe joaillier'in 5. kuşaktan torunu olan fabrizio casaretto'nun hazırladığı ve tüm sébah & joaillier arşivini eklediği bir websitesi/dijital koleksiyonu var. sitede kategorilere ayrılmış halde bulunan 1500 civarı fotoğraf mevcut. buradan hatta fotoğrafların paylaşıldığı bir instagram hesabı da var. buradan
içerisi derya deniz demek yerinde olacak. arşivde bulunan fotoğraflarla hem istanbul'u, hem anadolu'nun bir çok şehrini gezebilir, birkaç yüzyıl önceye gidip gelebilirsiniz. mesela 1885 yılına istanbul'da nargile içmeye gidebilir, oradan bir kebapçıya geçebilirsiniz. hatta 1890'lara ilerleyip çok hoş poz vermiş olan üç kadınla tanışabilirsiniz. pek keyifli oluyor.
istanbul'da bir nargileci, 1885
istanbul'da bir kebapçı, 1884
üç kadın saçlarını tararken, 1890'lar
devamını gör...
bir cümleyle hayattan öğrendiklerimiz
bir cümleye indirgenmemesi gerektiğini öğrendim.
devamını gör...
5 haziran dünya çevre günü
doğadan uzaklastigimiz, beton binalarda yaşamayı normal görmeye başladığımız günlerden bu yana giderek artan bir hızla çevre daha çok kirleniyor. doğadan uzak yaşayan insan, denizi ya da ormanı görmek için saatlerce yol giden, her gün görmeyen insan şehirdeki gibi çöpünü de birisi gelip toplasın istiyor.
bu konuda benim dikkatimi çeken bir konu tüketim hızımız. örneğin daha steril ve kolay olduğu gerekçesi ile tek kullanımlık ürünlerin kullanımı çok fazla. japon35'in de belirttigi gibi piknik alanları hep çöp içinde. bu çöplerin önemli bir kısmı da tek kullanımlık tabak bardak vs ile plastik içecek şişeleri. sadece alışveriş tercihlerimiz de bile gereksiz ambalajlanmış ürünleri tercih etmemek,plastik ürünler yerine doğal ürünler ( çam ahşap bez vb ) tercih etmek, gereksiz ambalajlı ürünlerden uzak durmak, bir dönem dalgasini geçtiğimiz market poşeti yerine bez çanta kullanmak bile bireysel olarak çevreye önemli katkı sağlıyor. daha az tüketim, daha az ürün daha az geri dönüşüm demek.
çöpunu yere atmama, çevre bilinci ise bence çocuklardan gençlerden değil tam tersi yaşlılardan başlamalı. eğitim için hiç bir zaman geç değil. çocuklar ve gençler ailelerini taklit ediyor. ülkede kültür kavramının içi boşaltıldı. kültür halihazırda yaşayan insanlarla birlikte oluşturulmalı. anne babası degistirilmeyen bir genci eğitmek öyle kolay ve kalıcı olmuyor.
bu konuda benim dikkatimi çeken bir konu tüketim hızımız. örneğin daha steril ve kolay olduğu gerekçesi ile tek kullanımlık ürünlerin kullanımı çok fazla. japon35'in de belirttigi gibi piknik alanları hep çöp içinde. bu çöplerin önemli bir kısmı da tek kullanımlık tabak bardak vs ile plastik içecek şişeleri. sadece alışveriş tercihlerimiz de bile gereksiz ambalajlanmış ürünleri tercih etmemek,plastik ürünler yerine doğal ürünler ( çam ahşap bez vb ) tercih etmek, gereksiz ambalajlı ürünlerden uzak durmak, bir dönem dalgasini geçtiğimiz market poşeti yerine bez çanta kullanmak bile bireysel olarak çevreye önemli katkı sağlıyor. daha az tüketim, daha az ürün daha az geri dönüşüm demek.
çöpunu yere atmama, çevre bilinci ise bence çocuklardan gençlerden değil tam tersi yaşlılardan başlamalı. eğitim için hiç bir zaman geç değil. çocuklar ve gençler ailelerini taklit ediyor. ülkede kültür kavramının içi boşaltıldı. kültür halihazırda yaşayan insanlarla birlikte oluşturulmalı. anne babası degistirilmeyen bir genci eğitmek öyle kolay ve kalıcı olmuyor.
devamını gör...
lennykereviz
hanımcı diye adı çıkmış yazar. hiç üzülmesin efenim dergide hanımcılık kazanacak adlı yazımı kendisine hediye ediyorum. okusun içi ferahlasın.*
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
acunu oyalayıp acunda oyalanan
kıvılcımlı oklardan biri değildi yusuf
güzel olmasına güzeldi
ama bunu söylemek
dile denk düşmüyor nedense
çünkü denilmez
silahlı bir birliğe bakıp:
ne de güzel bir ordu!
güzelse de güzel denilmez ordulara
savaşı hatırlatan hiçbir şeyi gönül
yatkın bulmaz güzel kelimesiyle anlatmaya.
yusuf'un güzelliği
bir çarpışma gibi içrek
bir savaş gibi yaman
terk ediş uyandırmıyor gidişi
bir kalış sunmuyor durduğu zaman.
ismet özel-bir yusuf masalı
kıvılcımlı oklardan biri değildi yusuf
güzel olmasına güzeldi
ama bunu söylemek
dile denk düşmüyor nedense
çünkü denilmez
silahlı bir birliğe bakıp:
ne de güzel bir ordu!
güzelse de güzel denilmez ordulara
savaşı hatırlatan hiçbir şeyi gönül
yatkın bulmaz güzel kelimesiyle anlatmaya.
yusuf'un güzelliği
bir çarpışma gibi içrek
bir savaş gibi yaman
terk ediş uyandırmıyor gidişi
bir kalış sunmuyor durduğu zaman.
ismet özel-bir yusuf masalı
devamını gör...
128 dolar nerede başlığının yönetim tarafından sansürlenmesi
(bkz: #128milyardolarnerede) (bkz: 128 milyar dolar)
detaylı arama kısmına 128 milyar dolar yazarsanız envai çeşit başlık karşınıza çıkacaktır.
(bkz: aramaya inanmak)
detaylı arama kısmına 128 milyar dolar yazarsanız envai çeşit başlık karşınıza çıkacaktır.
(bkz: aramaya inanmak)
devamını gör...
para mutluluğu satın almaz
bal gibi de alır. *
• paranız yokken yanınızda olmayan insanları hayatınızda çıkarmanıza yardımcı olur ve toksik ilişkilerden uzaklaşmış olursunuz. +1 mutluluk.
• bozuk üç liranız var diyelim, bir gofreti çok seviyorsunuz ve kendisi iki lira. hadi yap bi' güzellik, dersiniz, alırsınız. +2 mutluluk.
örnekleri pek tabii çoğaltabiliriz ancak şu basit iki misalle de anlattığımı düşünüyorum. para dediğimiz şey yalnızca villalar, lüks araçlar veya enes batur'lar için değildir. bir de herkesin mutluluk tanımı farklı değil miydi?
• paranız yokken yanınızda olmayan insanları hayatınızda çıkarmanıza yardımcı olur ve toksik ilişkilerden uzaklaşmış olursunuz. +1 mutluluk.
• bozuk üç liranız var diyelim, bir gofreti çok seviyorsunuz ve kendisi iki lira. hadi yap bi' güzellik, dersiniz, alırsınız. +2 mutluluk.
örnekleri pek tabii çoğaltabiliriz ancak şu basit iki misalle de anlattığımı düşünüyorum. para dediğimiz şey yalnızca villalar, lüks araçlar veya enes batur'lar için değildir. bir de herkesin mutluluk tanımı farklı değil miydi?
devamını gör...

