dün almış olduğu portakal bahçesinin hasadını kısa süre sonra yapmayı planlayan yazar.**
devamını gör...

bugün de ezik olduk çok şükür.
devamını gör...

büyük resmi görme kursundan yeni çıktım ve direkt bu başlığa geldim. kızıl öfke benjamin gemi iyice azıya aldı. yahu arkadaş sizin bu muhalif yazarlarla ne alıp veremediğiniz var? bu arkadaşları niye yönetim bünyesine katıp, etkinliklerini azaltıyorsunuz? kâh, bu işte sarı göbekli pavlov'un da dahli olabilir. ihaleyi sadece nükleer güdümlü benjamin'in üzerine yıkmamak lazım. bu taktikleri biz bir yerlerden tanıyoruz. ''muhalifi kat bünyene, sonra bak keyfine!'' anlayışı yiğidin harman olduğu bu coğrafyanın vazgeçilmez unsurlarından birisi. lakin bence bu sefer baltayı taşa vurdunuz. haberiniz olsun, bizim tanıdığımız dansöz, yönetim de en fazla kanto yapar, onda da yangın var yangın var diye bağırdı mı, biz de soluğu oracıkta alıveririz. aslında bir yönden de iyi oldu. yönetimi kendi silahı ile vurma fırsatı geçti kardeşimizin eline.

şimdi canım cicim terör örgütü ve ota moka beğeni timi huzursuzlanmaya başlamıştır diye düşünüyorum. operasyon şart. inlerine girmen lazım bunların. o parça tesirli jelibonlara, el bonibonlarına falan el koyman lazım. kamuflajlı huniyi takma zamanın gelmişti diye düşünüyorum. şimdi bu pencereden bakınca belki yoldaş da artık beraber yürüdük biz bu yollarda şarkısını söylemekten sıkılmıştır. ya da kandırılmıştır kim bilir? yani şu necip sözlüğün kara bahtı artık son buluyor olabilir. bilemiyorum dr. watson olabilir mi? zihin gecekondumdan görünenler bunlar. umarım şu iki ucu keskin bıçaklı mevzu, bizim gönlümüzden geçtiği şekliyle çözülür. kafa sözlük ağustos devrimi diye başlık mı açsak ne etsek? sorular... sorular... sorular!

neyse işin latifesi ve taşlaması bir yana hayırlı olsun dilerim kardeşim. sözlüğün ilk hunili modu olarak farkını hissettirmeni dileriz.

vallahi iyi oldu böyle, yine benjamine sallama fırsatı buldum. biraz rahatladım. senin nickaltında böyle olacakmış ne yapalım. kader utansın! *
devamını gör...

tek cümle ile özetleyebilirim.
"islam dine girmesi için kimseyi zorlamaz, ama dini yaymak için cihad eder." burdaki çelişkiye dayanaraktan pekte barışcıl bir din olduğunu söylemek zor.
devamını gör...

empati ve özel alana saygıdır.
devamını gör...

mahlasıma yakışanı yaptım.dün yine kuzguncuğa daldım ve bu dünya güzeline rastladım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"en uzun, en çaresiz geceni düşün. sabah olmadı mı?
yine olur."
(bkz: çalıkuşu)
devamını gör...

hahahah genel kültürmüş, malum takımın şakşakçılığını icra eden adamların genel kültürüne sektireyim afedersin.
devamını gör...

birinin evini barkını dağıtmak ve birinin varlığına ya da saygınlığına zarar vermek gibi anlamlarda kullanılan bir deyimdir. deyimin ortaya çıkışıyla ilgili farklı hikayeler vardır.

incir ağacının kökleri yayılma eğiliminde ve çok güçlü olduğundan, önüne ne çıkarsa parçalar. bir evin yakınına dikilirse evin temellerine zarar verebilir. bu sebeple eskiler bu 'ocağımı incir ağacı diktin' deyimini kullanmıştır.
bir halk hikayesi anlatılır. zalim bir devlet erbabı yaşarmış zamanın birinde.
sarayının bahçesini temizletirken emrindekilere bahçedeki incir ağaçlarını söktürüyormuş. oradan geçen bir derviş derebeyine seslenmiş: "söktürme o ağaçları, birinin ocağına dikmek, hayatını söndürmek istersen lazım olur sana..."
bilinir ki; incir ağacı viraneleri, harabeleri, terk edilmiş evleri, kuytuları pek sever ve oralarda boy sürer. hep fakir fukaranın malına göz diken, zalim bir adama incir ağacıyla zulmünün hatırlatılması bundandır.
bir diğer inanış da; incir ağacından düşenin mutlaka bir yeri kırılır, çünkü incir ağacı cinlerin uğrak yer ve evidir.
farklı bir yorum olarak; incir ağacı kesmek uğursuzluk getirirmiş...
bu sebeple incir ağacı dikildiği yerden asla kesilemezmiş. eğer birisi ocağınıza incir ağacı dikti ise onu kesemeyeceğinize göre artık ocağınızı da yakamazsınız. yani ailenizin, yuvanızın ocağı sönmüş anlamına gelir.

devamını gör...

aslında bir sürecin genel adıdır. sonuçları günümüzü şekillendirmede çok etkili olmuştur.

refah partisi 1995 seçimlerinden birinci parti olarak çıktı ve uzun bir hükümet kurma çabalarının sonucunda tansu çiller’in partisi dyp ile refah yol hükümetini kurdu. necmettin erbakan başbakan oldu.

o dönemler askerin ülke yönetimi üzerinde ağırlığı fazlaydı. askerin zaten kuşkuyla baktığı erbakan, başbakan olduktan sonra yaptığı bazı ziyaret ve toplantılarla şimşekleri hepten üzerine çekti. ilk ziyaretini iran’a yaptı. sonrasında libya’da kaddafi’yi çadırında ziyaret etti. bu ziyarette kaddafi türkiye aleyhine ağır ifadeler söyledi ama erbakan dut yemiş bülbüle dönmekle eleştirildi. başbakanlık konutunda tarikat liderleri ve şeyhlere iftar yemeği verdi. konuta sarıklı ve cübbelileri doldurdu. fettullah gülen’i de davet etmişti ama feto katılmadı. (eskiden feto derdik bu imama). hatta gülen, sonrasında askerin doğru yaptığını söyleyecekti.

süreci hızlandıran diğer gelişmelerden bazıları da şunlar oldu. sincan belediyesi “kudüs gecesi” düzenledi, cihat adıyla tiyatro gösterisi yapıldı. 23 şubatta ise fatih camii önünde sarıklılar “şeriat isteriz, yaşasın hizbullah” sloganları attı.

deniz kuvvetleri komutanı bir açıklama yaparak, irticanın pkk’dan daha tehlikeli olduğunu söyledi.

nihayetinde 28 şubat’ta mgk toplandı ve aldığı tavsiye kararlarını hükümete sundu. tabii ki erbakan kararların çok ağır olduğunu söyleyerek imzalamadı. 18 haziranda ise istifa etti. sonraki süreçte rp kapatılacaktı. bu sürecin postmodern darbe adıyla anılması ise kanlı bir darbe olmaması ve dolaylı olarak hükümetin istifaya zorlanmasıydı.

günümüzü nasıl şekillendirdiği konusu ise sürecin devamında parti içindeki bir grubun bu olaylardan dersler çıkarması, mağdurluğunu çok iyi kullanması ve askerin etkisi çeşitli yöntemler ile azaltarak iktidarını uzun yıllar ayakta tutması olacaktı.
devamını gör...

www.google.com/url?sa=t&...

neşet ertaş'ın "... kötü insanların türküleri yoktur." sözünün en çok yakıştığı başlıktır.*
başta akademik bir tanım girmeye çalıştım ama sonra bir baktım işin rengi değişmiş. sözlük moderasyon ekibi tarafından silinebilir diye düşündüğüm için (çünkü format dışı çok kelime kullanmışım) çok sevdiğim, o'ndan ders aldığım için bugün bir kez daha kendimi şanslı hissettiğim feyzan hocamın bir makalesini ekledim tanıma. umarım okursun birader. okursun da "bu devirde" diye kalıplar içine sokmaya çalışmazsın türküleri. zira "çağının gerisinde kalmak" zırvasıyla yaklaştığın türküler bir milleti tanıma, anlama ve yaşatma konusunda kültüre hizmet eden en önemli unsurların başında gelir. türküler en etkili iletişim araçlarıdır. kültürel kodlar gizlidir her kelimesinde. farklı milletleri araştıran araştırmacılar (tamamen duygusal sebepler için tabii) çoğu kez ve en etkili sonuçlar için türkülerden faydalanırlar. kafan berraklaştı mı az da olsa güzel kardeşim? arada bir "halk şarkıları" olarak da tanımladığımız türküleri dinle bak hiçbir şey kaybetmezsin. doğu'ya git mesela bölge insanının stranlarını bir dinle, dengbejlere bir bak. batı'ya git rumeli türkülerine bir kulak kesil. kuzey'e bir yönel kimmiş bu lazlar? çukurova da seni bekler sonra. öğren abi bu avşar ellerinin derdi neymiş. gel anadolu'ya bozlaklar sana nesin, nereden geldin öğretsin. alman halk şarkılarını bir araştır mesela hitler dönemi ile ilgili nazilerle ilgili ne bulacaksın? konu uzun, konu derin, konu önemli. sevmeyebilirsin sonuna kadar saygı duyarım. ama böyle nitelendirmek hoş olmadı. şu an az çok bir şeyler hakkında bilgi sahibiysek bu devirde, türkülerin katkısı yadsınamaz. pazar günleri de gomercan türkü ziyafeti veriyor, bekleriz. saygılar.

edit: yarın bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak radyo yayını "türkü gecesi" yapacak. yaşasın! tüm güzel dostların sesini duyacağız, harika. çıkın çıkın gelin efendim.
devamını gör...

kenan doğulu-yaparım bilirsin.
devamını gör...

ben çok yalnız biriyim. buradan bir arkadaşım olmasını ve bir şeyler paylaşabilmeyi tüm kalbimle isterim. belki sizi bahar candan gibi maaşa falan bağlayamam ama manevi anlamda elimden geldiğince destek olurum, arkadaş olmak istemiyorsanız bile konuşmak herhangi bir probleminizi,derdinizi anlatmak isterseniz ona da varım ben yeterki bir bildirim bir ses olsun.
devamını gör...

öğrencimin bilerek beni trollemeye çalışması. benim yemeyeceğimi bilerek bunu denemesi ve benim onu salaklamamam.
devamını gör...

ter kokusu.
devamını gör...

içine attıkları.
devamını gör...

ay'a gitmek he mi ?
devamını gör...

altında kalmayla sonuçlanacak eylem.
devamını gör...

buradan

suriye ve ırak’ta saatlerimi harcadım ordaki yerleri gördüm gezdim, eski ve yeni komutanlarımız orda olanlardan dolayı utanıyor . ordaki problem türkiye’dir ve erdoğan yaptığının bedelini ağır bir şekilde ödeyecektir.

adam aleni bunları söylüyor, dahası erdoğan’a da aynen söyleceğini iddia ediyor.

bunu bir de türkiye'nin kuruluşundan bu yana 1915 olaylarını amerika'daki hiçbir başkan soykırım olarak tanımlamazken neden şimdi bu biden böyle tanımladı sorusunu sorarak yorumlarsak durum vahim arkadaşlar. mayısta halkbank davasında yaşanacaklar sonrası fırtına kasırgaya dönüşecek gibi duruyor.
siyasal islam anlayışının ülkemizi düşürdüğü durum budur. onur kırıcı ve endişe verici.
devamını gör...

"gülmeyecek bu yüzü
neden verdin bana yâ râb?"



edit: ufak bir elektrik çarpması hissettim. yoksa???
günlük isyan dozumuzu da aldık bu başlık sayesinde...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim