çarmıh
eski zamanlarda adi suçlardan suçlu bulunan kişileri cezalandırmak amacıyla kullanılan, küçük t harfine benzer çapraz bir şekilde birbirine tutturulmuş iki tahtadan oluşan düzenek.
suçlu kişi, çarmıha gerilmeden önce kırbaçlanırdı. daha sonra boynuna, işlediği suça ilişkin bilgi veren bir levha asılarak, çarmıha gerileceği yere kadar kendi çarmıhını sırtında taşıması sağlanırdı.
suçlu kişinin kolları iki yana doğru açılır ve kişi el bilekleri ile ayaklarından çarmıha çivilenirdi. kan kaybı kişiyi öldürecek düzeyde olmazdı. kişi, vücudunun ağırlığını kolları ile taşıyamadığı için göğüs kafesinin çökmesi sonucu boğularak ölürdü. eğer suçluya "iyilik yapmak" ve onu hemen öldürmek istenirse, bacak kemikleri kırılarak ölüm çabuklaştırılırdı çünkü bu kemikler kırıldığında vücudun çökmesi daha kısa sürerdi.
bu cezalandırma yöntemi aslında son derece aşağılayıcı bir yöntem olarak kabul edilirdi. çarmıha gerilen kişi tamamen çıplak olurdu. adi suçlar ve devlete isyan edenler için uygulandığından, zaten çarmıha gerilenler halkın gözünden düşmüş kişilerdi. hz. isa'yı cezalandırmak amacıyla böyle bir yöntem de, onu halkın gözünde küçük düşürmek için özellikle seçilmişti. *
aslında hristiyanların, bu cezalandırma şeklinin kişiye yönelik aşağılayıcı içeriği nedeniyle, çarmıh mevzusunu utanç verici olarak kabul ettiği ve çarmıha gerilmeyi temsil eden haç sembolünün birkaç yüzyıl boyunca pek de ortalıkta görünmediği söylenir.
suçlu kişi, çarmıha gerilmeden önce kırbaçlanırdı. daha sonra boynuna, işlediği suça ilişkin bilgi veren bir levha asılarak, çarmıha gerileceği yere kadar kendi çarmıhını sırtında taşıması sağlanırdı.
suçlu kişinin kolları iki yana doğru açılır ve kişi el bilekleri ile ayaklarından çarmıha çivilenirdi. kan kaybı kişiyi öldürecek düzeyde olmazdı. kişi, vücudunun ağırlığını kolları ile taşıyamadığı için göğüs kafesinin çökmesi sonucu boğularak ölürdü. eğer suçluya "iyilik yapmak" ve onu hemen öldürmek istenirse, bacak kemikleri kırılarak ölüm çabuklaştırılırdı çünkü bu kemikler kırıldığında vücudun çökmesi daha kısa sürerdi.
bu cezalandırma yöntemi aslında son derece aşağılayıcı bir yöntem olarak kabul edilirdi. çarmıha gerilen kişi tamamen çıplak olurdu. adi suçlar ve devlete isyan edenler için uygulandığından, zaten çarmıha gerilenler halkın gözünden düşmüş kişilerdi. hz. isa'yı cezalandırmak amacıyla böyle bir yöntem de, onu halkın gözünde küçük düşürmek için özellikle seçilmişti. *
aslında hristiyanların, bu cezalandırma şeklinin kişiye yönelik aşağılayıcı içeriği nedeniyle, çarmıh mevzusunu utanç verici olarak kabul ettiği ve çarmıha gerilmeyi temsil eden haç sembolünün birkaç yüzyıl boyunca pek de ortalıkta görünmediği söylenir.
devamını gör...
askerde eşini hamile karısıyla aldatmak
"eşi askerde olan hamile kadınla birlikte olmak " olarak düzeltilebilir zannımca.
devamını gör...
iç burkan gerçekler
gıdaya ve temiz suya erişimin bu kadar kolaylaştığı 21.yüzyılda uzak coğrafyalarda insanların ve bilhassa çocukların aç ve susuz uyumaları. coğrafya kader mader değil, hepimizin ayıbı bu.
devamını gör...
bitter çikolata sevenlerin kendini elit sanması
alakası bile olmayan bir şeydir.
bitter çikolata seviyorum ama elit olduğumdan değil , öyle istediğimden dolayı.
bitter çikolata seviyorum ama elit olduğumdan değil , öyle istediğimden dolayı.
devamını gör...
neoliberalizm
kapitalizmin fiktif olarak kendisini yenilemesidir. öğretileri hemen hemen aynıdır. 1978'de ilan edilen washington uzlaşısıyla mutabık kılınmıştır.
devamını gör...
normal sözlük’ün etrafında kelebeklerin uçuştuğu yazarlar tayfası
abisi çoğumuzun derdi tasası var zaten gerçek hayatta. o etrafında kelebek uçuşan tayfanın da vardır inan ama burayı ağlama duvarı olarak değil de kafa dağıtmalık bir mecra olarak görüyorlardır. hepsi bu. herkesin burayı kullanım şekli farklı.
devamını gör...
yatak odasını kız tarafının alması
(bkz: edanur) isimli yazarın fikirlerini belirttiği başlık.
''bana göre bu tarz yöreler çok saçma. eğer imkanı varsa her şeyi erkek tarafı yapar, yoksa da el ele verilir ortak yapılır. yok onu sen al bunu ben alayım. çingenlikten başka bir şey değil.''
''eğer imkanı varsa her şeyi erkek tarafı yapar, yoksa da el ele verilir ortak yapılır.
''eğer imkanı varsa her şeyi erkek tarafı yapar''
''her şeyi erkek tarafı yapar''
''erkek tarafı yapar''
''erkek''
bu girdiyi ben yanlış anlamış olayım lütfen. bu kadar çelişkiyi beynim kabul etmiyor. lütfen ironi olsun. ironi demi ?
''bana göre bu tarz yöreler çok saçma. eğer imkanı varsa her şeyi erkek tarafı yapar, yoksa da el ele verilir ortak yapılır. yok onu sen al bunu ben alayım. çingenlikten başka bir şey değil.''
''eğer imkanı varsa her şeyi erkek tarafı yapar, yoksa da el ele verilir ortak yapılır.
''eğer imkanı varsa her şeyi erkek tarafı yapar''
''her şeyi erkek tarafı yapar''
''erkek tarafı yapar''
''erkek''
bu girdiyi ben yanlış anlamış olayım lütfen. bu kadar çelişkiyi beynim kabul etmiyor. lütfen ironi olsun. ironi demi ?
devamını gör...
mülâzım-ı sânî
osmanlı devletinin son dönemi ve cumhuriyetin ilk 11 yılında kullanılmış olan, "üsteğmen" rütbesine karşılık gelen askeri bir rütbe.
26 kasım 1934 tarihin'de "lakap ve ünvanların kaldırılması" kanunu'nun 3. maddesi gereğince iptal edilmiştir.
26 kasım 1934 tarihin'de "lakap ve ünvanların kaldırılması" kanunu'nun 3. maddesi gereğince iptal edilmiştir.
devamını gör...
aşkın metafiziği
(aşkın metafiziği) schopenhauer bu kitabında aşkın ne olduğu ve ilişkilerde erkeklerle kadınların birbirlerinden beklentileri üzerine analizler yapar. darwin, türlerin kökenin de canlıların iki temel amacı olduğunu savunmuştur. hayatta kalma mücadelesi ve gen aktarımı. schopenhauer bundan tam otuz yıl önce sadece gözlemlerine dayanarak erkek kadın ilişkilerinde önemli olan şeyin soyu devam ettirme arzusu olduğunu savunmuş, "aşk" ve "romantizm" gibi kavramları, soyumuzu devam ettirmek için seçtiğimiz kişiler üzerinde doğanın bize oynadığı oyunlar olarak değerlendirmiştir.
- kayıtsız koşulsuz bir üreme içgüdüsünün her türlü cinsel sevginin temeli olduğu, konunun daha yakından yapılacak bir çözümlemesiyle ve kendimizi kolay kolay geri tutamayacağımız bir çözümlemeyle doğrulanabilir. öncelikle aşık olan bir erkek, doğası gereği hercai; buna karşılık bir kadın, vefakar olmaya eğilimlidir. bir erkeğin aşkı belli bir dönemden sonra, yani tatmine eriştikten sonra hissedilebilir derecede azalır; neredeyse başka her kadın onu sahip olduğu kadından daha fazla cezbeder, değişikliği arzular, halbuki bir kadının aşkı karşılık gördüğü andan itibaren artar. bunun sebebi, doğanın türün korunmasını ve olabildiği kadar büyük bir çoğalmayı hedeflemesidir. sy 49-50
- kayıtsız koşulsuz bir üreme içgüdüsünün her türlü cinsel sevginin temeli olduğu, konunun daha yakından yapılacak bir çözümlemesiyle ve kendimizi kolay kolay geri tutamayacağımız bir çözümlemeyle doğrulanabilir. öncelikle aşık olan bir erkek, doğası gereği hercai; buna karşılık bir kadın, vefakar olmaya eğilimlidir. bir erkeğin aşkı belli bir dönemden sonra, yani tatmine eriştikten sonra hissedilebilir derecede azalır; neredeyse başka her kadın onu sahip olduğu kadından daha fazla cezbeder, değişikliği arzular, halbuki bir kadının aşkı karşılık gördüğü andan itibaren artar. bunun sebebi, doğanın türün korunmasını ve olabildiği kadar büyük bir çoğalmayı hedeflemesidir. sy 49-50
devamını gör...
emile
yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla geçmiş olması, bu arada bilimin çağlar atlamış olmasına rağmen hala büyük oranda doğru tespitler barındıran jean jacques rousseau eseridir. özellikle psikoloji ve pedagoji bilimlerinin daha ortada olmadığı 18 yy için devrimsel bir kitaptır. en basitinden günümüz bazı popüler çocuk doktorları bile, ninelerimiz en doğrusunu yapıyordu bebeleri kundaklamak gerekir derken, bu adam o dönemde kundaklamanın çocuğun hem fizyolojik hem de psikolojik gelişimine olumsuz etkilerinin olacağını söylemiştir.
öne sürülen bazı savlar bilimsel gelişmeyle desteksiz kalmış olsa da bir sistem olarak ortaya koyduğu eğitim modeli sağlamdır. bireysel olarak uygulayan var mıdır bilmiyorum ama fransa dahil hiçbir ülkede bir eğitim politikası olarak uygulanmamıştır. bu haliyle bir eğitim ütopyası gibidir.
yazıldığı dönem dikkate alınarak bir rehber kitap olarak değil de bir klasik eser olarak okunmalı. yazılanları o çağın kafasıyla tartmalı ve bulunduğumuz çağın bilimsel imbiğinden geçirerek dimağımıza işlemeliyiz.
rousseau'nun beyin kıvrımlarında seyahat etmek, çağının ötesindeki düşünce yapısını anlamak için ideal bir eserdir.
öne sürülen bazı savlar bilimsel gelişmeyle desteksiz kalmış olsa da bir sistem olarak ortaya koyduğu eğitim modeli sağlamdır. bireysel olarak uygulayan var mıdır bilmiyorum ama fransa dahil hiçbir ülkede bir eğitim politikası olarak uygulanmamıştır. bu haliyle bir eğitim ütopyası gibidir.
yazıldığı dönem dikkate alınarak bir rehber kitap olarak değil de bir klasik eser olarak okunmalı. yazılanları o çağın kafasıyla tartmalı ve bulunduğumuz çağın bilimsel imbiğinden geçirerek dimağımıza işlemeliyiz.
rousseau'nun beyin kıvrımlarında seyahat etmek, çağının ötesindeki düşünce yapısını anlamak için ideal bir eserdir.
devamını gör...
regl ağrısı
ayıp bir şey olmayan saygı duyulması gereken şey
devamını gör...
sözlük yazarlarının sözlük hesaplarının şifresi
evlilik tarihimizle eşiminin ve benim ismimizin harflerinden oluşan şifre.
not: yeni evliyken böyle sacmaliklar yapıp sonra alıştığınız için birakamadiginiz şifreler oluyor. evet.
not: yeni evliyken böyle sacmaliklar yapıp sonra alıştığınız için birakamadiginiz şifreler oluyor. evet.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
düşüncelerimi beni tanımayan yargılamayacak insanlarla paylaşmak daha rahatlatıcı.
devamını gör...
dünyanın en güzel kokusu
bir evlat annesinin kokusunu onlarca koku içerisinden ayırt edebilir ve bir anne evladının kokusunu binlerce bebek arasından. anne ve evlat kokusu üzerine koku tanımıyorum.
devamını gör...
depresyonda olan kişiye çık bi hava al iyi gelir demek
depresyonda olan kişinin, depresyonda olmasına sebebiyet veren şeyleri de kendisiyle beraber hava aldırmaya çıkaracağını unutan kişi beyanı.
unutmayın ki; dertleriniz eviniz içinde, ofiste, dışarıda vs değil. tam burada, kafatası dediğimiz yerin içerisinde.
unutmayın ki; dertleriniz eviniz içinde, ofiste, dışarıda vs değil. tam burada, kafatası dediğimiz yerin içerisinde.
devamını gör...
namaz kılarken sağa sola bakan kişi
belki namazı bitirip selam veriyordur demek istediğim kişidir.
devamını gör...
kadın adı var ise ak parti sayesinde
"kadına şiddet abartılıyor."
"ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum."
"kız mıdır kadın mıdır bilemem."
"bir kadın olarak sus!"
"yalnız bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya."
"anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün? anası ölsün."
sizin ve sizin gibilerin bugün tek kelime etmeye yüz bulamaması gerekirdi.
"ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum."
"kız mıdır kadın mıdır bilemem."
"bir kadın olarak sus!"
"yalnız bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya."
"anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün? anası ölsün."
sizin ve sizin gibilerin bugün tek kelime etmeye yüz bulamaması gerekirdi.
devamını gör...
bugün için şükrettiğin bir şeyi yaz
çok şükür bugün market alışverişini zamlı yaparak devletime katkıda bulundum. çok şükür.
devamını gör...
köylülerin depresyona girmemesi
dünya sağlık örgütünün dünyanın farklı bölgelerinde yaptığı çalışma kırsal alanda depresyonun korkutucu boyutlarını ve nedenlerini ortaya koyuyor.
türkiye ile ilgili olarak ise şehir ve kırsal alanda cinsiyetlere bağlı olarak depresyonu kıyaslayan bir araştırma var. istanbul'da doğum büyümüş kişilerde depresyon oranı daha düşük ve kadın ve erkeklerde depresyon aynı seviyede. van'da yaşayanlar ve van'dan istanbul'a göçenlerde depresyon oranı daha yüksek ve erkeklerin depresyon oranı kadınlardan daha yüksek.

ekonomik durumu iyi, eğitimli kişiler depresyona girdiklerinde bunu depresyon olarak tanımlayabilmekte ve gerekli psikolojik yardımı alabilmekteler.
depresyona giren köylü ise genel olarak derdi olan köylüdür. derdinden, çilesinden çökmüştür. huysuz ve suratsız olan köylüdür, afra tafra yapan köylüdür. nazarlara gelmiştir, basmaması gereken yere basmıştır, cinler basmıştır, al basmıştır, bedduaya gelmiştir, hayırsız evlat olmuştur vb. tanımlamanın farklı olması ve bu kişilerin depresyona girdiklerinde gerekli desteği alamıyor olmaları depresyona girmedikleri anlamına gelmiyor.
şehir ve köy arasında yapılacak bir çalışmanın istanbul, van kapsamında yapılan çalışmaya benzer sonuçlar doğurması muhtemeldir. çalışmaların büyük bölümünde yoksulluk ve eğitim oranının düşüklüğü ile depresyon arasında direkt bağlantı görülmekte.
türkiye ile ilgili olarak ise şehir ve kırsal alanda cinsiyetlere bağlı olarak depresyonu kıyaslayan bir araştırma var. istanbul'da doğum büyümüş kişilerde depresyon oranı daha düşük ve kadın ve erkeklerde depresyon aynı seviyede. van'da yaşayanlar ve van'dan istanbul'a göçenlerde depresyon oranı daha yüksek ve erkeklerin depresyon oranı kadınlardan daha yüksek.

ekonomik durumu iyi, eğitimli kişiler depresyona girdiklerinde bunu depresyon olarak tanımlayabilmekte ve gerekli psikolojik yardımı alabilmekteler.
depresyona giren köylü ise genel olarak derdi olan köylüdür. derdinden, çilesinden çökmüştür. huysuz ve suratsız olan köylüdür, afra tafra yapan köylüdür. nazarlara gelmiştir, basmaması gereken yere basmıştır, cinler basmıştır, al basmıştır, bedduaya gelmiştir, hayırsız evlat olmuştur vb. tanımlamanın farklı olması ve bu kişilerin depresyona girdiklerinde gerekli desteği alamıyor olmaları depresyona girmedikleri anlamına gelmiyor.
şehir ve köy arasında yapılacak bir çalışmanın istanbul, van kapsamında yapılan çalışmaya benzer sonuçlar doğurması muhtemeldir. çalışmaların büyük bölümünde yoksulluk ve eğitim oranının düşüklüğü ile depresyon arasında direkt bağlantı görülmekte.
devamını gör...
futbolla ilgilenen kadın görünce hemen ofsaytı soran tipler
"kadınlar futboldan ne anlar yaaa?" ile başlayan cümleler kuran tiptir.
devamını gör...