asgari ücret alan vatandaşın haklı isyanıdır. isyan ederken gözyaşlarını tutamamış. ekonomi şahane, şahlanıyoruz falan filan dimi erdoğan? yatacak yerin yok valla. neyse…


yol tv'nin gerçekleştirdiği sokak röportajında asgari ücretle geçinmeye çalışan bir yurttaşın isyanı sosyal medyada gündem oldu.

ayda 100 lirayla geçinmeye çalıştığını dile getiren yurttaş, "geceleri ağlayarak uyuyorum. yaşım 35, bu ülkede yaşadığım için canımdan vazgeçtim artık" dedi.


"bunun sorumlusu devlettir"

yurttaş şunları söyledi:

“annem şu an kanser hastası. başımda babam yok tek başıma hayatla mücadele ediyorum. asgari ücret alıyorum. hamallık yapıyorum. bu kadar yorulup emek sarf edip aldığımız para ihtiyacımızı karşılamıyorsa biz ölelim. zengin çocukları gibi hayat yaşamak isterdim. 1500 lira kira veriyorum. çocuğum okula gidiyor. aylık 100 tl ile geçiniyorum. başımı yastığa koyunca gözyaşlarımla yatıyorum. kanser hastası annemi görmeye gidemiyorum. en son intihar edeceğim bunun sorumlusu devlettir. çocuğun canı bir şey istiyor alamıyorsun. o kadar çaldılar çırptılar sonra da allah diyorlar. daha yaşım 35 bu ülkede yaşadığım için canımdan vazgeçtim.”


kaynak; www.cumhuriyet.com.tr/turki...

edit: alttaki şahıs ne saçmalıyor lan? manyak mıdır nedir ya. sanki vatandaşı intihara ben sürüklüyorum dediğine bak hele!

edit 2: tanımını silmiş tipitip… kaçmasaydın iyiydi ya.
devamını gör...

her yaz mevsiminde köye giden birisi olarak bu isteğin en fazla 21 gün sürdüğü test edilip onaylandi. telefon da cekmiyorsa bu süre 14 güne kadar düşmekte.
devamını gör...

çünkü uyuyan halkı uyandırma riski olan faktörleri istemiyorlar, hoş bu halk kafasında top atsan uyanmaz ya paranoya yapıyordur bunlar.
devamını gör...

nazım hikmet'in bir kısmını kendi, kalanını sevdiği kadın vera'nın ağzından yazdığı şiiri. nazım'ın orhan kemal'e bir önerisinin örneği de bu şiirde mevcuttur. nazım, kemal'e bir mektubunda hem şiir hem de düzyazıda anlamı noktalama işaretlerinin insafına bırakmamasını, metinde noktalama işaretleri olmasa da aynı anlamın çıkabileceği şekilde kurmasını önermiştir. bu şiirinde de tavsiye ettiği gibi, anlamı noktalama işaretlerine teslim etmemiştir. dizelerdeki ses uyumunun ustalığı genç şairlere örnek olabilecek nitelikte öğreticidir.

nazım, önce ben öleceğim, sen de ölünce yanıma gelirsin derken vera ise ben daha ölümü düşünmüyorum diyerek başlar söze. nazım ocağın başındaki kavanozdan savrulacak, içinde bir tohum filizlenecek küllerini anlatırken vera daha bir çocuk doğuracaktır, hayat taşar içinden!

nazım, vera ile çöplükte açmış bir bitkinin iki çiçeğiyken, vera nazım'ın hapisten çıkma ihtimaline belki verir.
devamını gör...

sevdiğim bir görgü kuralıdır. yapılmadığı taktirde ayıp teşkil etmez.

güzel ilişkilere vesile olabilir. şuan oturduğum apartmanda üst katımda akedemisyen bir çift tarafından tasindigim ilk gün plastik tabak ile su böreği almıştım. sonradan anladım ki karşılık beklemediklerini göstermek için plastik tabak ile vermişler. bende bu iyiliğin intikamını almak için doğru zamanı beklemeye karar verdim. yok öyle iyilik yapıp kaçmak.

bir hafta sonra evde yoğun bir tadilat oldu. bir buçuk gün apartmanı inletmek zorunda kaldık. işte fırsatını bulmuştum. hemen gittim mini bir yaş pasta aldım en iyisinden. kapılarına dayandım. "kusura bakmayın dünden beri size büyük rahatsızlık verdik. bunu özür olarak kabul edin" diyerekten verdim.

aradan bir hafta geçmeden kapımda ellerinde bir kavun ile karsımdalar. bildiğimiz kavun. adam pazara gitmiş kavun çok iyiymiş bana da bir tane alivermis*

artık iyice gözümü kan bürüdü. öyle bir şey bulmaliydimki daha üstüne cikamasınlar. en son iyiliği ben yapayım. hırsımdan uykularım kaçıyordu. yani öyle yemek yapayım falan kesmez artık. en son memleket kozumu kullandım ve çok zor bulunan bir ceviz getirdim. parayla alamazsın o mevsimde. gittim yarım saat cevizin değerini anlattım * sonrada verdim.

artık arkadaş olduk. şimdi iki tane 65 yaşında arkadaşım var. ne zaman süper yemek yapsalar telefonum çalar. bende onların bilgisayarını falan tamir ediyorum. öyle bir ilişkimiz oldu.
devamını gör...

oglum diye demiyorum, çok yakisikli degil mi?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nickini görür görmez,

geçen kuşları görürsün hiç olmazsa;
dört duvarı göreceğine.

dedirten yazar.
devamını gör...

harry potter serisinde göstermiş olduğu başarıyı, seri bittikten sonra yaptığı açıklamalar ile kendi kurgusuyla çelişen mantık dışı devam hikayeleri ile gölgeleyen yazardır. bir de senaryo yazarlığına atılmışlığı vardır ki kendi kafasına sıkmakla aynı şey olabilir.

bazen bazı mükemmel işler ortaya konur ve sonra ne yaparsan yap aynı etkiyi ve büyüyü bırakmaz işte. kadın! uğraşıp durma, başyapıtın harry potter'dı ve sen daha iyisini üretmek için kendinle yarışsan da yapamayacaksın.
devamını gör...

masanın ortasındaki tuzluk. daima oradadır. evin sabiti olduğu için evdeki diğer eşyaların yerleri ona göre düzenlense yeridir.
devamını gör...

kurtuluş savaşı kahramanlarından, 2. ordu'nun kurucu komutanı. kurtuluş'ta semih sergen hocamız canlandırmıştı.

1876'da harput'ta doğar. ilk ve orta öğrenimini elazığ'da, liseyi erzincan askeri lisesinde okuduktan sonra harp okulu ve harp akademisini sınıf birincisi olarak bitirir.

askeriyede iki yabancı dil bilen (almanca ve fransızcası akademik seviyedeymiş, ayrıca derdini anlatacak kadar ingilizce de biliyormuş), askeri okullarda taktik dersi vermiş, aydın ve gözütok biri olarak tanınan yakup şevki paşa, balkan savaşları'nda çatalca'daki savunma hattının kurucuları arasındadır. bu cephedeki izlenimleriyle hayatının sonuna kadar aşırı titiz ve temkinli biri olup çıkar. birinci dünya savaşı'nda çanakkale cephesi'nde 19. tümeni mustafa kemal bey'den devralır, galiçya cephesinde general olur, 1. dünya savaşı'nın sonunda da doğu cephesinde şark ordular grubu komutanı olarak ateşkes hükümlerine göre boşaltılacak bölgede (kars, ardahan, batum) silahlı bir direniş örgütlemeye başlar, el altından silahları halka dağıtır, kars şura hükümetinin kurulmasına önayak olur... bu çalışmaları sayesinde de işgalcilerce mimlenir. açığa alınarak geldiği istanbul'da katarakt tedavisi görürken 1920'de tutuklanır ve malta'ya sürülür.

1921 kasımında malta sürgünleri serbest bırakıldığı zaman yakup şevki paşa da ankara'ya gelir. batı cephesinde örgütlenen iki ordudan 2. ordu kendisine teklif edilir, kabul eder. fevzi çakmak dışında tüm üstlerinin kendisinden kıdemsiz olmasını "ben malta'da yatarken sizler bu orduyu yoktan var ettiniz" diyerek kabullenir (mesela 1. orduya atanan (gbkz: ali ihsan sabis) bu kadar hoşgörülü olamamış, kıdem meselesini kafaya takip sürekli mesele çıkarınca da resen emekli edilmişti). ancak, 1922 yazında son şekli verilen ve "yaz sonunda harekete geçeceksiniz" denilen büyük taarruz planını fazla riskli bulur. ordunun harcanacağını, yunan tahkimatının bu kadar kısa sürede yarılması ve takviye yetiştirmesinin önlenmesinin mümkün olmadığını, yunanlılarla bir tür oyalama muharebesi yapılarak geri çekilmeye zorlanmasına daha sıcak baktığını ifade eder. "yarın hepimizi meclis önünde asarlar" diye lafını bitirir. ancak cephe komutanı ismet inönü, genelkurmay başkanı fevzi çakmak ve başkomutan mustafa kemal atatürk "ekonomimiz bir yılda düzelmeyeceğine göre uzun vadeli bir planla düşmanı oradan söküp atamayız, bunun için de baskınla işi bitirmek zorundayız" der, atatürk sorumluluğu tek başına kabul ettiğini söyler ve paşa da itirazı keser. ama taarruz başladığı zaman da ısrarla "bizim cepheden çekilen yok" diye genelkurmay emirlerini alt kademelere iletmez, atatürk talimatları doğrudan kolordu komutanlarına iletmek zorunda kalır. her şey bitip düşman denize döküldüğü zamansa, altı alt devresinden mustafa kemal paşa'nın elini öpmeye kalkar "sen kazandın" diye...

yunanlıların çekilmesi tamamlandıktan sonra türk birliklerinin çanakkale'de ingiliz mevzilerine gelip karargâh kurmasını genelkurmay yakup şevki paşa'ya yönettirir. çok temkin isteyen, kesinlikle ingilizleri çatışmaya sevk etmeden sinirlerini bozmaya yönelik bir psikolojik savaş verilecektir ve bu görevi aşırı temkinli paşa'dan başka kimse beceremez. bu görevi yapıp ingilizleri mütarekeye zorladıktan sonra, epeydir ihmal ettiği kataraktı ilerlediği için görevden istifasını veren yakup şevki subaşı, 1939'daki ölümüne kadar yüksek askerî şura üyesi olarak açıkta bulunur. yurtdışına tedaviye giderken, kendisine genelkurmay bütçesinden tahsis edilen harcırahın harcamadığı kısmını iade eden, açıkta bulunduğu yıllarda emrine verilen makam otomobilini bile istemeyen paşa'nın tutumluluğunu şu fotoğrafta da görebiliriz (herkes yeni üniforma giyerken onun üstünde 1910'lardaki üniforma var).

kaynak: genel olarak atatürk ansiklopedisi "yakup şevki subaşı" maddesi.
devamını gör...

türk müziğinin dahi çocuğu. 25 yıllık kısa ömründe birçok muhteşem parçanın arenjesini veya bestesini yapmıştır. bazen oturur düşünürüm acaba onno tunç ve uzay heparı hâlâ aramızda olsaydı türk popu bugün yine de bu hâlde olur muydu diye.
devamını gör...

kafa sözlüğün bu konuda bir yaptırımı yahut kısıtlaması olmazsa yeni gelenleri kaybedeceği gerçeği.
devamını gör...

umutsuzluk ,sağlıksız aile ilişkileri , gelecek kaygısı şeklinde sıralanabilecek şeylerdir.
devamını gör...

nick seçimi konusunda gülümseten yazar ancak nickinini tanımlamaktan çok söylemek istediğim başka şeyler var.
ben henüz sözlüğe yeni üye olmuşken, nickaltı başlığımı açan, yazdıklarımı değer verip okuyan, yazma konusunda motive eden inanılmaz tatlı ve enerji dolu bir insan. öyle sıcak biri ki onunla konuşurken kendinizi eski bir dostunuzla sohbet ediyor gibi hissediyorsunuz. hep buralarda olmasını diliyorum.*
devamını gör...

bir admine sormuşlar.
"ıssız bir adaya düşsen yanına alacağın 3 şey ne olur?" diye.
admin ;
"- 3 şeye gerek yok yanıma uykusuzkahve'yi alırım o her işimi halleder. " demiş.

öyle bir moddur uykusuzkahve.
anlatılmaz.
yaşanır...
devamını gör...

önce gözlerine bakıyorum sonra istemsizce parmaklarına.
devamını gör...

islamiyet öncesi türk devletlerinde ölen kişinin ardından düzenlenen törenlerdir.

diğer adı (bkz: yog)dur.
devamını gör...

iki kişilik öyküde tek başına savaştığını fark ettiğinde vazgeçiyorsun. dünyayı karşına alırsın ama seni yanlız bırakanla savaşamazsın çünkü.
devamını gör...

osmanlı imparatorluğunda şaşırtıcı ilkler;

bu entry bilgi amaçlı derlenerek kafa sözlük okurlarına sunulmuş olup; başka bir amacı bulunmamaktadır!..

-osmanlıların ilk başkenti söğüt'dür.
-lk osmanlı veziri alladdin paşa'dır.
-kendi adına ilk bakır para bastıran osman gazi’dir.
-ilk gümüş para bastıran orhan gazi’dir.
-ilk devlet teşkilatlanmasını başlatan orhan gazi’dir.
-ilk vakıf ve ilk düzenli ordu orhan gazi zamanında kurulmuştur.
-ilk osmanlı tersanesi  karamürsel’de orhan gazi döneminde kurulmuştur.
-osmanlılar tarafından fethedilen ilk türk beyliği karesioğulları beyliği’dir.
-rumeli’ye geçen ilk hükümdar orhan gazi, rumeli’de alınan ilk kale çimpe kalesi’dir.
-sultan” unvanını ilk kullanan hükümdar 1.murat’tır.
-kapıkulu ocakları ve tımar sistemi’ni ilk kuran 1.murat’tır.
-bizans ile yapılan ilk savaş osman gazi döneminde 1302-koyunhisarı (bapheon) savaşı’dır.
-haçlılarla yapılan ilk savaş 1.murat döneminde 1364-sırp sındığı savaşı’dır.
-topçu birliği ilk defa 1.murat zamanında kurulmuşur.
-top ilk defa 1. kosova savaşı 'ında kullanılmıştır.
-savaş alanında şehit düşen ilk ve tek padişah 1.murat olmuştur.
-lk yeniçeri ocağı 1.murat zamanında kuruldu.
-istanbul ilk defa 1391 yılında yıldırm bayezıd tarafından kuşatıldı.
-osmanlılara orta avrupa'nın kapıları ilk defa niğbolu zaferi ile açıldı.(1396)
-ilk deniz savaşı 1417’de 1.mehmed döneminde venedik ile yapılmıştır.
-enderun okulu ilk kez edirne’de 2.murat tarafından kuruldu.
-kendi isteği ile taht'tan çekilen ilk padişah 2.murat olmuştur.
-padişah emriyle öldürülen ilk sadrazam çandarlı halil paşa dır.
-devşirmeyken sadrazamlık makamına yükselen ilk kişi, fetihten sonra fatih sultan mehmed tarafından tayin edilen mahmud paşa’dır.
-vezir-i azamlar ilk defa fatih zamanında divana başkanlık etmişlerdir.
-ipekyolu ilk defa fatih' in kırım'ı fethiyle 1475'te osmanlı denetimine girmiş, karadeniz türk gölü haline gelmiştir.
-ilk defa osmanlı tahtına iki kez çıkan 2..murat, son kez çıkan 2.mustafa'dır.
-ilk kapitülasyon hakkını fatih sultan mehmed döneminde 1479’da vededik elde etti.
-veraset sistemi ilk kez fatih sultan .mehmed döneminde yazılı hale getirildi.
-ilk altın para fatih sultan mehmed döneminde bastırıldı.
-osmanlılara katılan son beylik 1515-turnadağı savaşı ile dulkadiroğulları beyliği’dir.
-anadolu türk siyasi birliği’ni kurma çalışmalarını başlatan orhan gazi, geniş çapta ilk kez sağlayan yıldırım beyazıt, kesin olarak sağlayan yavuz sulran selim’dir.
-yavuz'un mısır ve hicaz'ı feth etmesiyle baharat yolu ilk defa osmanlıların denetimine girdi.
-halife unvanını alan ilk hükümdar 1517’de yavuz sultan selim’dir.
-tüm osmanlı tarihinin en zengin maliyesi yavuz sultan selim döneminde yaşanmıştır.
-dünyanın en kısa meydan savaşı 1526-mohaç meydan savaşı’dır.
 -en uzun süre hükümdarlık yapan 46 yıl (1520-1566) tahtta kalan kanuni sultan süleyman’dır.
-akli dengesinin bozulduğu gerekçe gösterilen v.murad 93 gün ile osmanlı tarihi boyunca en az süre yönetimde kalmış olan padişahtır.
-viyana ilk defa kanuni tarafından kuşatıldı.(1529)
-ilk osmanlı-avusturya resmi anlaşması 1533-istanbul (ibrahim paşa) anlaşması’dır. bu anlaşma ile osmanlılar avusturya üzerinde üstünlük sağlamıştır.
-ilk osmanlı-iran resmi anlaşması 1555 amasya anlaşması’dır.
-akdeniz’de türk üstünlüğünü sağlayan 1538-preveze deniz zaferi’dir.
-ilk defa istanbul'da doğan, istanbul'da ölen padişah 2..selim dir.
-ordu başında sefere çıkma geleneğini ilk terk eden hükümdar 2.selim’dir.
-ilk deniz bozgunu 1571- inebahtı bozgunu’dur.
-osmanlı tarihinde ilk defa kanun-u kadim (yeniçeri ocağına asker alma kanunu) 3..murat zamanında bozuldu.
-veraset sistemi ilk kez 1603’te 1.ahmet tarafından çıkarılan “ekber ve erşed yasası” ile belirgin hale gelmiştir.
-ilk defa sultan ı.ahmet zamanında şehzadeleri sancaklara gönderme uygulaması kaldırıldı.
-osmanlı tarihinde yeniçeriler tarafından öldürülen ilk padişah genç osman (2.osman) dır.
-ilk kağıt para 1839’da abdülmecit döneminde bastırıldı.
-doğu’da en geniş sınırlara 1590-ferhat paşa anlaşması ile ulaşıldı.
 -doğu’da ilk toprak kaybı 1611-nasuh paşa anlaşması ile yaşandı.
-bugün ki türk-iran sınırını çizen anlaşma 1639-kasr-ı şirin anlaşması’dır.
-hem batıda hem genel anlamda en geniş sınırlara ulaşılan anlaşma 1672-1676-bucaş anlaşması’dır.
-osmanlıların avrupa üstünlüğünü bitiren anlaşma 1606-zitvatorok anlaşması’dır.
-ilk osmanlı-rus resmi anlaşması 1681-çehrin (bahçesaray) anlaşması’dır.
-ilk ciddi toprak kaybı 1699-karlofça anlaşması’dır.
-bozulma nedenlerini araştırarak raporlar hazırlatan ilk hükümdar ıv.murat’tır.
-osmanlıların batının üstünlüğünü kabul ettiği ilk anlaşma 1718-pasarofça anlaşması’dır.
-gerileme dönemi’nde kazançlı kapattığımız son anlaşma 1739-belgrad anlaşması’dır.
 -osmanlılar ilk kez 1774-küçükkaynarca anlaşması ile rusya’ya savaş tazminatı ödedi.
-ilk matbaa, üçüncü ahmed zamanında ve 1327 yılında faaliyete geçen ibrahim müteferrika matbaası’dır.
-ilk geçici elçilerin avrupa başkentlerine gönderilmesi, ilk itfaiye teşkilatının kurulması, ilk çiçek aşısının uygulanması ve 1718-1730 lale devri’nde gerçekleşmiştir.
-ilk iç borçlanma 3..mustafa döneminde gerçekleşti.
-avrupa başkentlerinde ilk daimi elçiliklerin açılması, ilk devlet matbaası, ilk kez yabancı dilde eğitim 3..selim döneminde gerçekleşmiştir.
-ilk defa osmanlı devletinden halkı türk ve müslüman olan bir toprak parçası (kırım) küçük kaynarca antlşması ile koparılmıştır.(1774)
-milliyetçilik fikrinin etkisiyle ilk ayaklanan (1804) ve ilk kez ayrıcalık elde eden (1812-bükreş anlaşması) azınlık sırplardır.
-ilk bağımsızlık kazanan azınlık (1829-edirne anlaşması) yunanlılardır.
-balkanlarda osmanlıdan ayrılan ilk azınlık yunanlılar (1829), son ayrılan arnavutluk (1913), kuzey afrika’da ilk kopan cezayir (1830), son kopan trablusgarp’tır (1912).
-osmanlıların boğazlar üzerinde egemenlik haklarını son kez tek başına kullandıkları anlaşma 1833-hünkariskelesi anlaşması’dır.
-osmanlılar ilk dış borcu 1853-1856-kırım savaşı sırasında 1854 tarihinde önce ingiliz sonra fransız bankalarından aldı.
-ermeni sorunu ilk kez 1878-berlin anlaşması’nda ortaya çıktı.
-ilk nüfus sayımı 1831’de 2..mahmut döneminde yapılmıştır.
-ilköğretim ilk kez 2.mahmut döneminde zorunlu hale geldi.
-ilk resmi gazete “takvim-i vakayi”dir. (2.mahmut dönemi)
-ilk posta örgütü ıı. mahmut zamanında kuruldu.
-ilk karantina uygulaması 2.mahmut döneminde gerçekleşti.
-osmanlı devletinde yaşayan azınlıklara ilk defa ayrıcalık bükreş antlaşması ile sırp lara verildi.
-boğazlar sorunu ilk defa hünkar iskelesi antlkaşası ile ortaya çıktı.(1833)
-ilk kez kendi isteği ile haklarını kısıtlayan padişah sened-i ittifak ile 2.mahmut’tur.
-avrupa başkentlerinde ilk devamlı elçiler 3.selim zamanında açıldı.
-ilk devamlı elçilik londra'ya açıldı.(1793)
-napolyon ilk yenilgisini akka kalesi önünde nizam-ı cedid ordusuyla yaptığı savaşta aldı.
-ingilizlere ilk defa kapitülasyonlar balta limanı ticaret antlaşması ile verildi.(1838)
-hukuk devleti anlayışı ilk kez tazminat fermanı ile abdülmecit döneminde gerçekleşti.
-azınlıklara verilen ilk siyasal hak ıslahat fermanı ile il genel meclisleri’ne seçme ve seçilme hakkıdır.
-osmanlılarda ilk parlamenter sistem ve anayasal düzen ı.meşrutiyet’in ilanı ile gerçekleşmiştir.
-türk tarihindeki ilk yazılı anayasa 1876-kanun-u esasi’dir.
-osmanlıda ilk çok partili rejim ıı.meşrutiyet’in ilanından sonra 1909 anayasası ile gerçekleşmiştir...

belki bir takım eksiklikler olabilir!...
devamını gör...

tam bir anadolu insanıdır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim