karşımdakinin ne dediğini anlamayıp tekrar etmesini sağlayıp, tekrar ettikten sonra yine anlamayıp anlamış gibi gülümseyerek surata baktığım an. hele o kişi sizden cevap bekliyorsa ortaya çıkan o bir kaç saniyelik boşluk inanılmaz tedirgin edici.
devamını gör...

ezginin günlüğü - eksik bir şey

şarkı sözleri
eksik bir şey mi var hayatımda
gözlerim neden sık sık dalıyor
eksik bir şey mi var hayatımda
gökyüzü bazen ciğerime doluyor

öyle bir şey ki bu, kolay anlatamam
atsan atılmaz satsan satamam
eksik bir şey mi var, anlayamam
bak çayım sigaram her şeyim tamam
eksik bir şey mi var, anlayamam
bak çayım sigaram her şeyim tamam

kalksam duraktan dolmuş gibi
arka koltukta unutulmuş gibi
terliklerimle gelsem sana
sonunda aşkı bulmuş gibi
terliklerimle gelsem sana
sonunda aşkı bulmuş gibi

eksik bir şey mi var hayatımda
gözlerim neden sık sık dalıyor
eksik bir şey mi var hayatımda
gökyüzü bazen ciğerime doluyor

kalksam duraktan dolmuş gibi
arka koltukta unutulmuş gibi
terliklerimle gelsem sana
sonunda aşkı bulmuş gibi
terliklerimle gelsem sana
sonunda aşkı bulmuş gibi

sonunda aşkı bulmuş gibi...



devamını gör...

eserin orijinal adı the grapes of wrath dır. adını incildeki vahiy 14 deki 19 ve 20.ayetlerden alır ( özellikle 19 dan ):


'' so the angel swung his sickle to the earth and gathered the clusters from the vine of the earth, and threw them into the great wine press of the wrath of god. ''



" bunun üzerine melek orağını yerin üzerine salladı. yerin asmasının ürününü topladı ve tanrının öfkesinin büyük cenderesine attı."
devamını gör...

oda parfümü etkisi gösterir. ohh miss.
devamını gör...

yüzde 99 hamiledirler.
devamını gör...

#kitap-film
david lynch üstadın, izlemelere doyamadığım, çokça sevdiğim kara film ve sürrealizmden ögeler taşıyan filmi. aynı zamanda nickimin esin kaynağı.
naomi watts müthiş bir oyunculuk sergiliyor, hayran kalmamak elde değil. şimdilik kamera arkasından şu görüntüler ile kısaca bitireyim.
devamını gör...

çift kiyafetleri asla giymem. o ne oyle abi
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merhaba genç kafa'cılar,

kafa sözlüğün ilk katılımcılarından biriyim ben de, çoğunuz gibi.
burada geçen zamanda bir çok mesele gördük birlikte, çözülenler de oldu, görünen o ki, hala çözüm bekleyenler de var.

herkes, kendi görebildiği, düşünebildiği, algılayabildiği oranda isteklerle gündemde başlıklar açtı, tanımlar girdi. çünkü farklı yaş, farklı eğitim, farklı kültürlerden insanlarız hepimiz .

benim söylemim diğer bir yazara ters gelebildi , başka bir yazarın söylemi isteği de bana ki bundan doğal birşey olamaz.

3-4 bin kişinin olduğu sözlükte, insanlar artık başlıklardan birbirini tanıyor duruma geldi ki, bu da katılımcı sayısının gerçekten az olduğunun bir göstergesi.

sözlük gündemine yön veren kişiler artık belli durumda. şu bir türlü alışamadığım skor listelerine bakıldığında, neredeyse aynı kisilerin olduğunu görmek zor değil.

doğrusunu söylemek gerekirse, ne etliye ne sütlüye muhabbetini güdüyorlarsa , burda ne işleri var demek geliyor ilk etapta içimden ama demiyorum bunu, çünkü kendi adıma bunu bir sorun olarak görmek istemiyorum.
klasik güncel türk halkının bir yansıması olarak görüyorum bu durumu ben ve bu düşüncedeki insanların, katılmamasının, katılmasından daha iyi olacağını düşünüyorum.

bireysel olarak benim en çok dikkatimi çeken durum, az sayıdaki katılımcının da, lütfen yanlış anlamasınlar, çok boş, fındık kabuğu doldurmayacak, gerçek yaşamdan oldukça uzak, lay lay lom bir havada birşeyler yapmya çalıştıklarını görüyorum.
ülkede işsizlik varmış, ekonomik sorunlar varmış, özgürlükler kısıtlanıyormuş, hukuk yerlerde
sürünüyormuş , vs.vs. hiiç bunlardan bi haber tarzda başlıklar, tanımlar...

önceki gün dü sanırım, akışın anlık fotosunu alıp, ' bunların hangisine ne yazalım ' diyerek başlık açtım, anında kaydoldu gitti .

yani aslında bu az sayıdaki katılımcı da herşeyin farkında, ne kadar boş işlerle uğraşıldığını görüyorlar ama tercihlerini yine o şekilde davranmaktan yana kullanıyorlar.

bazen gerçekten zaten az sayıdaki bu gündem belirleyen katılımcıların yaşlarını çok merak ediyorum .
çünkü, okulların kapalı olmasından
da mütevellit, evde oturan lise hatta ortaokul talebeleriyle aynı yerdeyiz, hatta onlar çoğunluktalar düşüncesine kapılıyorum.
bu kesinlikle birilerini yargılama sorgulama meselesi değil, lütfen yanlış anlamayın,
bu, kendimize, yaşımıza, düşüncelerimize daha fazla uyan bir yer arayışı meselesi .
yoksa, gençlerin çoğunlukta olduğu bir yerde, gelin sabah akşam ekonomi , siyaset vs konuşalım deme gibi bir lüksümüz zaten olamaz.
ama, ucundan azıcık da olsa, ' yaa evet, burada hayata benim penceremden bakanlar da var ' demek istiyor insan bazen.

bazı yazarlar şimdi gelip, ' ya senin istediğin gibi siyaset mi, konuşalım, bize ne devlet işlerinden, biz kafa dağıtıyoruz burada ..' diyecekler veya düşünecekler ama , ne söylemeye çalıştığımı anlayacak az da olsa yazarın burada bulunduğundan da eminim doğrusu.

bunu bir tercih, kültür, kuşak çatışması biçimine dönüştürmeden,
biraz daha dişe dokunur başlıklar açacak, tanımlar yapacak yazar kapasitesi var burada, bundan eminim ben, ama onlar da baktılar olmuyor, gerçek dünya kimsenin umurunda değil, gençler burada makara peşinde, bir çoğu yazmayı bıraktı. benim bildiklerim var ki, pes ettiler .
sözlük, şu anda sözlükten çok, liseli gençlerin muhabbet ortamı gibi, kafeler kapanınca kafa sözlük kafeye döndürülmüş durumda .

burayı biraz da yönetimin ilk başlardaki tutumu bu hale getirdi.

yok 800 tanıma kitap verecez dediler, yok adınızı süsleyip instagramda orda burda gösterip sizi meşhur edeceğiz dediler,
yok haftalık puan olacak, her hafta birinci seçip, boynuna çelenk takacağız dediler,
haa kötü mü ettiler, elbette kötü etmediler ama bizim toplumun bazı şeyleri anlaması için henüz zamana ihtiyacımız olduğu gerçeğini gözardı ettiler.

3 günde 1500 tanım giren yazarlar yarattılar. bunu başka yerde görmedim de duymadım da ben .

böyle olunca da, sözlüğe benim penceremden bakanlar için, burası çekilmesi güç bir yer haline geldi kısa sürede.

benim bu eleştirilerim yıkıcı değil, yapıcı eleştiriler, bu şekilde devam edemez, ederse de belli bir seviyenin üstüne çıkamaz diyorum bütün iyi niyetimle .

aralarda sürekli iyi niyetle gözlem ve düşüncelerimi paylaşıyorum dememe rağmen, yine de birilerinin gelip, tepkisel tavır göstereceğini biliyor , tüm yazarları biraz daha dikkatli, biraz daha kayda değer başlık ve tanımlar yapmaya davet ediyorum.

tüm yazarlara ve yönetime saygıyla.

edit: - yazımda defalarca yıkıcı değil, yapıcı düşüncelerle bunları yazıyorum, amacım kimseyi tektiplestirmek değil desem de, birileri yine karşı taarruza geçmekten geri kalmıyor nedense .

- ' ağbi ' kelimesinden rahatsız olan yazarlar olmuş, kendilerini tenzih ediyorum. tamamen iyiniyetle, gönülden gelen bir yaklaşım biçimiydi benim için.

- 600 tanımım varken gidiyorum deyip, üstüne 600 tanım daha yaptığımı araştırmışlar, bulmuşlar,
bazen kişide kalması gereken özel durumlar vardır, bu da onlardan biridir, evet gidiyordum, kalmama bana göre değerli olan bir gelişme vesile olmuştur.

- ismi önemli olmayan bir sözlükte daha önce bulunduğumu bulmuş bir yazar .
bunda sorun ne anlamadım.
buradaki bir çok kişi daha önce başka başka sözlüklerdeydiler zaten, suç mu bu ? hala farklı sözlüklerde yazmaya devam edenler bile var içimizde.
haa, o ekran görüntüsündeki amaç, söz konusu sözlüğün, gidenin arkasından terbiyesizce yapıştırdığı
' turkish airlines ' yazısına atıfta bulunmak ise, yanlış bir yerden girilmiş, çünkü o sözlükte kendi isteğiyle çıkıp gidenin arkasından herkesin profiline o ifade konuyordu zaten .
ayrıca söz konusu sözlükten de , yine burada görüp, bugün de paylaştığım kronik sorunlar yüzünden kendim ayrıldım.

- bu kadar uzun bir yazıda, bazı imla hatalarına dikkat çeken değerli yazarlar olmuş, affetsinler, hata hepimize mahsus bir durum.

- farklı fikirlerin çıkması son derece normal , ancak farklı fikirlerde amaç önemlidir sayın yazarlar .
ben amacımı defalarca açıkça söyledim, eksiğim, yanıldığım yerler olabilir, ama bu , sözlükte şu an sorunlar olduğu gerçeğini değiştirmez.
mesele, sorunları görmezden gelip, hasır altı etmek mi , yoksa elbirliğiyle tedbir almak mı olmalıdır?
devamını gör...

efendim bu cümle bazılarının mottosudur.

bunlar var ya istedikleri şeyi gömmek kudretine sahiptirler. lucifer ne diyordu? hah enteldir bunlar entel!

yüksek zevk sahibidirler.

öyle her kitabı okuyamazsınız, her müziği dinleyemezsiniz!

mesela elif şafak kötü yazardır onlara göre. edebiyatını para karşılığında satmıştır. elif şafak okuyan da iyi bir okur olamaz. yerine göre .... bile olabilir elif şafak okurları.

demet akalın şarkıcı bile değildir ki bir de şarkıları dinlensin.

bu insanlar hem edebiyat eleştirmeni hem müzik eleştirmeni, hem tarihçi hem siyasetçidirler. bu liste hem hem hem diye uzar da gider.

kriter insanıdırlar. uymuyorsanız o kriterlere geçmiş olsun. sizi yargılamaktan çekinmezler.
mesela beğendiniz herhangi kitabı veya yazarı, oldu ya yanlış değerlendirdiniz. onların bilgi-birikim ve algı seviyesine göre siz bir .... olabilirsiniz. çünkü bir kitabı dahi anlamaktan o kitabın yazarını olması gerektiği gibi değerlendirmekten uzaksınızdır.

gelgelelim aynı insan, bu sefer linç kültüründen bahseder. insanların birbirlerinin açıklarını kovaladığından dem vurur.
insanlar eksikliklerini bulduklarında birbirlerinin tepelerine biniyormuş. bunu güç yetireceklerine inandıkları insanlara yapıyorlarmış.
yoksa kendilerinden daha rütbeli kişilere karşı 'büyüksün reis, sana karşı boynumuz kıldan ince' deyip köşelerine çekiliyorlarmış.

peki siz değil miydiniz beğenileri üzerinden insanları yargılayan?
demezler mi size bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye.

ne âlâ memleket yahu; hem yargılayacaksın hem de linç kültüründen dem vuracaksın!

bu insanlar mutlu da olamazlar. hiçbir şeyi beğenmezler. ömürleri şikayetle geçer.

en iyisi varsa yoksa kendi yüce görüşleridir.
hani bir laf vardır; alimin kibri en tehlikelisidir diye o misal.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazen rüyanda ölmediğini görürsün bazen yine rüyana girer ben iyiyim merak etmeyin der ama senin aklından hiç çıkmaz. bazen mezarında çiçekler açmıyor diye üzülür çiçek ekersin bazen toprağı kurudu diye bol bol su dökersin ki yaşıyormuş gibi hissedesin.
devamını gör...

t: bir adet beşiktaş tribün bestesi.
buradan
tam yılını hatırlayamıyorum fakat bir ara inanılmaz popülerdi.* güzel bir storytelling çalışmasıdır.* kökeninin meşhur karne bestesine dayandığı yönünde rivayetler vardır. sert, yaralayıcı isyankar, hüzünlü, realist üst düzey lirikleri:
"okul hayatım bitti / defteri çöpe attım
mahalleye uğradım / tekelden çarşaf aldım

bira votka sarmadı / ağır bir şey aradım
torbacıya rastladım / 10 liralık ot aldım

kafayı kırdım yine / girmişim triplere
gece eve dönünce / gider koydum pedere

peder 's**t*r git!' dedi / beni evden def etti
'senin gibi bir oğlum / bundan sonra yok!' dedi

kaldım şimdi ortada / çektim gittim bir parka
uzanmışım banklara / dalmışım rüyalara

sevgilim mesaj atmış / 'neredesin aşkım?' yazmış
ben umursamayınca / o da gidip yol almış

hiç kimsem yok hayatta / kaldım beşiktaşımla
o siyah beyazına / canım feda uğruna

milletinin hep omzunda / manitasının kolu
ben de sardım boynuma / siyah-beyaz kaşkolu"
devamını gör...

dil öğrenme olayıyla ilgili her türlü icat.
tek tek kelime ezberleyerek dil öğrendiğimiz bu günleri unutmak istiyorum artık.
devamını gör...

oldukça popüler bir sabahattin ali romanı. şahsım da tek bir soluk da okuyup bitirmiştir. fakat sonradan izlemiş olduğum bir tiyatro uyarlaması, farklı bir açıdan bakma imkanı yarattı. bakın şimdi anlatıyorum.

ana karakter genç yaşında küçük bir beldeden, berlin gibi bir şehre gidiyor. aynı, yurt içinde anadolu'nun ücra köşelerinden şehre gelen bir genç gibi.

berlin de bir gece kulübüne gidiyor ve orada çalışan kızlardan birinden oldukça etkileniyor. aynı genç yurt içinde de bir turistik bar yada kabaca pavyona gidip de benzer bir şekilde kendini kaptırabilir ki bu aslında çok da nadir bir durum değil. genç ve tecrübesiz bir erkek, böyle bir ortama ilk defa girdiğinde etkilenmesi çok normal.,

maria, raif in saflığından etkileniyor ve kendini ona daha da yakınlaşırken buluyor. bu da gayet normal. yurt içinde de konsomatris olarak çalışan bir kadın genel olarak oldukça kaba erkekler ile vakit geçirmek zorunda kalırken, saf ve naif bir erkekte daha farkı bir rahatlık, güven bulabilir.

tek bir seferliğine birlikte oluyorlar ve olaylar burada başlıyor işte. çocuğun ilk seferi bu. tabi ki kadına aşık olacak. maria dediğin kadında öyle alelade bir kadın değil ki. görmüş geçirmiş, güzel ve kadınlığını kullanmayı bilen biri.

asıl saçma olan ise, bir şekilde memlekete dönüyorsun tamam ama bunca yıl böyle bir aşkın acısı ile yaşıyorsun ama hiç bir fırsat yaratıp da gidip soruşturmuyorsun, ne oldu bu kadına diye.

sabahattin ali öyle bir anlatmış ki, okurken aklına bunlar gelmiyor insanın. göz yaşları sel oluyor gidiyor ama en temeline inildiğinde "köyden geldim şehre, konsomatrise aşık oldum. kalbim kırıldı."
olayın özeti bu kısaca.

daha uzun uzun yazmak lazım tabi ama öyle fazla şey yapmamak lazım.
devamını gör...

bugüne kadar gördüğüm en saygılı, en kültürlü en sözlük gibi sözlüktür. içerisinde küfür olmaması, futboldan ve siyasetten ve seksten çok çok az bahsedilmesinden dolayı hayranlığımı kazanmıştır. şimdiden diğer küfürbaz sözlüklerin yazarlarını kıskandırmaya başlamıştır. yazarına iyi ki buradayım demeyi başarabilmiş bir sözlüktür.
devamını gör...

yönetimden çekilme icraatine.
devamını gör...

değerli hunidaşlarım, son günlerde yazarlarımızın kulübümüze gösterdiği teveccüh vesilesi ile ziyadesi ile memnunuz. ancak bu yoğunluk beraberinde bir takım aksaklıkların oluşmasına yol açtı. özellikle zihinsel iletişim trafiğinde zaman zaman kesintiler yaşanıyor. rica ediyoruz çok elzem olmadıkça, zihinsel iletişim kanallarını keyfi olarak kullanmayınız. geçen gün zihin kanallarında kebap mı daha millidir? lahmacun mu daha millidir tartışması yapan arkadaşlar, gözümüz üzerinizde haberiniz olsun.

tabi üye sayımız arttıkça huni ihtiyacı da ziyadesiyle arttı. bu arada başımıza birde huni hırsızı türedi.0330'un hunisini bile çalmış. yapma güzel arkadaşım! gerek yok böyle işlere. biz sizi ekibe aldık zaten. hunili şiirlerini okumayı heyecanla bekliyoruz. bu sebeple aldığınız huniyi bir an önce iade ederseniz çok memnun oluruz. 0330'un hunisinde yedi kere çay demlemeye kalkmışsın ondan da haberimiz olmadı sanma.

zaten herkese yetecek kadar hunimiz var. çünkü yeni hunilerimiz bu akşam itibarıyla elimize ulaşmış bulunuyor. tanesini 1 karma puan karşılığında satışa çıkarmaya karar verdik. peki neden böyle bir yol izliyoruz? esasen bu karma puanlar kulüp hesabında birikecek ve daha sonra sizlere yol, su ve elektrik olarak geri dönecek. kafa store'dan almak istediğiniz ve alamadığınız ürünler olduğunda, hunidaşlar kasasından, dilediğiniz kadar karma puanı çekip, istediğiniz alışverişi yapabileceksiniz. anlayacağınız kafa store'u patlatıyoruz. ileri marş marş!

huni satan abimizden şimdilik bu hunileri aldık devamı gelecek. hizmette sınır tanımıyoruz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu arada huni yerine kafasına gider pompası takan arkadaşlar rica ediyoruz bunu yapmayın. kulübümüze ve davamıza yakışmayan hareketler bunlar. bu son huni alımı ile birlikte artık böyle şeylere ihtiyacınız kalmayacak. lütfen bu konuda daha hassas olunuz. 1 karma puana huni kafanda kampanyasından yararlanmanız kulübün ve sizin akıbetiniz açısından isabetli olacaktır.

ayrıca bir kaç hunidaşımızla ilgili buraya not düşmem lazım. kaşkolnikov dostumuzun, kaşkolları ıslak kalmadığı için ciddi sıkıntılar yaşadığını duyduk. bu yüzden kendisine yardım etmek için tükürük ve ıslak huni timi kurmaya karar verdik. zira görevi mühim ve savsaklanacak bir görev değil. ayrıca neptüne gittiğinde mitosfer'i de gördüğü söyleniyor. biz kendisini aya gönderdik, neptün'de ne arıyor bu arkadaş? o durumun açıklanması lazım. hala aya huni takma hedefimiz devam ederken, bu neptün olayı ziyadesiyle canımızı sıktı haberiniz olsun. hunilerinizi lütfen kafanıza göre kullanmayın. çıldırma eşiğini aşacaksınız haberimiz olsun arkadaşlar! acil müdahale etmemiz gereken durumlar olabilir. mahlassızım da henüz hunipaşa'yı kurmadı. basın 4. kuvvettir. olmuyor böyle, acilen yayın hayatına başlaması lazım o derginin. dava mühim, dava meşakkatli, her huniliye ihtiyacımız var.

kafadan deniz'e ise hizmetleri sonrasında çok seveceği bir hediye aldık.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu arada süngerbob çorabı giyen yiğit'in hunisi maşallah motor takmış. öyle bir şevkle çalışıyor ve dava için kendisini paralıyor ki, ona yedek bir huni hediye etmeyi uygun gördük. evernevergreen'de hunili tanımlar işinde bayağı mesafe kat etti. kendisine buradan teşekkür ediyoruz. kuzguncuktaki vişne ise vişne rezervlerimizi tabiri caizse patlattı. o da bir alkışı hak ediyor. nizanim ise sürekli boş fotoğraf gönderiyor. görmemizi istediği bir şey var ama göremiyoruz. başka bir boyuta mı evrildi ne etti, anlamak mümkün değil! bu arada adını sayamadığım diğer arkadaşlar içinde ayrıca görevlendirmeler yapılacak ama öncelikle başlarındaki gider pompalarını çıkarmaları şart.

bythemali kariyerine garson olarak devam etme kararı aldı. o şekilde daha mutluymuş. tüm hunileri erken toplayacağım diye yola düştü. hayırlısı bakalım. bindik bir alamete gidiyoz kıyamete! amaaaneyyyy!

son olarak herkes bu figürleri ezberlesin. ilk mitingimizde palas pandıras götürülürken, bu hareketlere çok ihtiyacınız olacak.



dibine not: ponçik savar arkadaşımız belki üstümüzden bir tır geçer'in üyeliği onaylanmıştır. ponçiklerin topuklarına topuklarına sıksın. hunisine zeval gelmesin.
devamını gör...

..
devamını gör...

ter kokusundan daha iğrenç bir koku varsa; ter ve parfümle karışık o leş kokudur.
guzel kardeşim bak sen yarım şişe parfüm sıktın diye o leş koku gitmiyor aksine perçinleniyor. bak çok zor degil bir duş bir roll-on, bir de paşabahçe kolonyası misss.

neden teke gibi kokmayı tercih ediyorsun?
güzel de kadınsın/adamsın , neden kuru şampuan kullanıyorsun? kuduz oldun da suyla bir sorun mu yaşıyorsun?
yaz günü o baygın parfümle karışan ter kokun yüzünden ülkeye amerika 'kimyasal silah var' diye demokrasi getirir.
nolur sabahları bir duş al. aksam da günün kirinden yorgunluğundan arınmak için de bir de akşam duş al. sonra mis gibi takıl. bize garezin ne? insaf et!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim