kitap alıntıları
-ağlamak kötü bir şey mi?
+ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. neden sordun?
-bilmiyorum. bir türlü alışamadım. sanki yüreğim boş bir kafes...
şeker portakalı-josé mauro de vasconcelos
+ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. neden sordun?
-bilmiyorum. bir türlü alışamadım. sanki yüreğim boş bir kafes...
şeker portakalı-josé mauro de vasconcelos
devamını gör...
mona lisa
çocuklar günlük hayatta karşılarına çıkan ve anlam veremedikleri görselleri sesleri duyguları kokuları vs. (yani bir başka deyişle uyarıcı çevreden aldıkları uyaranları ) anlamlı hale getirdiklerinde gerçek bir ogrenme olusturuyorlar. bir sonraki öğrenme için guduleniyor, hayal güçlerini geliştiriyorlar. bunu başarmanın en estetik yolu ise sanat. işte mona lisa güzel ,çirkin, eski, yeni, değerli, doğru,yanlış, dağınık, düzenli, mutlu, mutsuz, uzak, yakın ve daha pek çok kavramı konusabileceginiz bir konu.
kim ?
kim ?
devamını gör...
çay banyosu
aklınıza ne geldiğini çok iyi biliyorum: bülent ersoy'un süt banyosu*... durun hemen, fantazilerinizden sıyrılın: çünkü bu öyle bir olay değil. hem olsa zaten maymuna dönerdiniz, kafanızı sallayıp kendinize gelin ve okumaya devam edin. yoksa bu işin sonu pek iyi değil, ona göre.*
tam olarak, yakın dönem atalarımızdan kalma, kocakarı ilacı diyemeyeceğimiz basit bir yöntemdir bu.
şöyle ki: bildiğiniz demlenmiş siyah çayın, bir kahve fincanı yardımıyla ılıtılarak, göze uygulanması biçimidir. gözünüzü eğip çayın içerisine batırır, kırpıştırarak gözünüzün, yarı manada antiseptik olan, çayla, banyo etmesini sağlarsınız. bu sayede gözünüzdeki mikroplar ölürken, göz dinlenir, ağrı, kaşıntı ve iltihap hali hatta varsa arpacık gibi dertleriniz de, bünyenize göre kısa ya da orta süreçte, deva bulur.
ben doktora sık gitsem bile, çok sık iltihaplanma sorunu yaşadığım için, artık tıbbi müdahale ve ilaçlardan sıkılarak kendimi, içeriğini bildiğim ve makyaj temizleme, kirpik uzatma, gözlerimi dinlendirme gibi bir çok yararını da keşfettiğim, iltihabın da hakkından gelen ve atalarımızdan kalan bu yöntemle çare bulmaya alıştım.. .
bu yöntemin, gördüğüm, keşfettiğim tek yan etkisi: göz altı morluğu ya da kararması yapması ki onun da çözümü: çay banyosu yapar yapmaz göz altlarınızı ve bilahare göz çevresini silmek: o kadar.
ne diyelim; anneanemin meşhur bir sözü vardır: dert gezer deva da gezer... bulmalı, kullanmalı ve tarihi seyirde: lokman hekimden tutun da hipokrata kadar yapıldığı gibi paylaşıp ve bir amaca hizmet etmesi sağlanmalı...
tam olarak, yakın dönem atalarımızdan kalma, kocakarı ilacı diyemeyeceğimiz basit bir yöntemdir bu.
şöyle ki: bildiğiniz demlenmiş siyah çayın, bir kahve fincanı yardımıyla ılıtılarak, göze uygulanması biçimidir. gözünüzü eğip çayın içerisine batırır, kırpıştırarak gözünüzün, yarı manada antiseptik olan, çayla, banyo etmesini sağlarsınız. bu sayede gözünüzdeki mikroplar ölürken, göz dinlenir, ağrı, kaşıntı ve iltihap hali hatta varsa arpacık gibi dertleriniz de, bünyenize göre kısa ya da orta süreçte, deva bulur.
ben doktora sık gitsem bile, çok sık iltihaplanma sorunu yaşadığım için, artık tıbbi müdahale ve ilaçlardan sıkılarak kendimi, içeriğini bildiğim ve makyaj temizleme, kirpik uzatma, gözlerimi dinlendirme gibi bir çok yararını da keşfettiğim, iltihabın da hakkından gelen ve atalarımızdan kalan bu yöntemle çare bulmaya alıştım.. .
bu yöntemin, gördüğüm, keşfettiğim tek yan etkisi: göz altı morluğu ya da kararması yapması ki onun da çözümü: çay banyosu yapar yapmaz göz altlarınızı ve bilahare göz çevresini silmek: o kadar.
ne diyelim; anneanemin meşhur bir sözü vardır: dert gezer deva da gezer... bulmalı, kullanmalı ve tarihi seyirde: lokman hekimden tutun da hipokrata kadar yapıldığı gibi paylaşıp ve bir amaca hizmet etmesi sağlanmalı...
devamını gör...
kristof kolomb
coğrafi keşifler döneminde amerika kıtasına giden ama orayı hindistan sanan, bu yüzden kızılderililere indian denilmesini sağlayan kişidir.
black lives matter gösterileri sırasında bir kaç heykeli kızgın gençler tarafından kırılmıştır.
black lives matter gösterileri sırasında bir kaç heykeli kızgın gençler tarafından kırılmıştır.
devamını gör...
suriyelilerin durmadan üremesi
moderasyonun acilen el koyması gereken başlıklardan birisidir bu tip ırkçı ve ayrıştırıcı başlıklar.
öncelikle tespit kasacak kadar konunun uzmanı olduğunu düşünen yazarlar tenezzül edip iki tane makale açıp okusaydı belki nüfus piramitleri hakkında bilgi sahibi olur ve bu başlığı açmaya utanırdı. * buradan bakınız*, bakın siz açıp okumaya üşeniyorsunuz diye sayfasına kadar ekledim linke... öncelikle her coğrafyanın kendine has piramidi vardır ve bu piramit ülkelerdeki gelişmiş düzeyine göre zamanla şekil değiştirir. geri kalmış ülkelerde yüksek bebek ve gebe ölümleri, kültürel faktörler, sigorta sistemi olmaması sebebiyle evi geçindirme sorumluluğunu çocukların alması gerekliliği gibi durumlar sebebiyle insanlar bu hızda çoğalıyorlar. bugün bu adamlara sövmek yerine türkiye başta olmak üzere komşu ülkelerin suriye üzerinde var olan dış politikalarını eleştirmek daha insani ve medeni olacaktır.
öncelikle tespit kasacak kadar konunun uzmanı olduğunu düşünen yazarlar tenezzül edip iki tane makale açıp okusaydı belki nüfus piramitleri hakkında bilgi sahibi olur ve bu başlığı açmaya utanırdı. * buradan bakınız*, bakın siz açıp okumaya üşeniyorsunuz diye sayfasına kadar ekledim linke... öncelikle her coğrafyanın kendine has piramidi vardır ve bu piramit ülkelerdeki gelişmiş düzeyine göre zamanla şekil değiştirir. geri kalmış ülkelerde yüksek bebek ve gebe ölümleri, kültürel faktörler, sigorta sistemi olmaması sebebiyle evi geçindirme sorumluluğunu çocukların alması gerekliliği gibi durumlar sebebiyle insanlar bu hızda çoğalıyorlar. bugün bu adamlara sövmek yerine türkiye başta olmak üzere komşu ülkelerin suriye üzerinde var olan dış politikalarını eleştirmek daha insani ve medeni olacaktır.
devamını gör...
kıskançlık
gerçekten çok acayip bir duygu.
dün asya reis'in dizisini izlerken derin ile aralarında geçen bir diyalog üzerine tekrar gözden geçirdim.
- volkan benden boşanmak istediğini söylediğinde neden delirdim biliyor musun?
- neden?
- çünkü benimle birlikteyken sana tek bir kez bile boşanmak istediğini söylemedi.
kıskanacağım biriyle birlikte olmam dedim hep. kıskanan miko'dan hoşlanmıyorum. kıskanma halinden hoşlanmıyorum. sonra birine aşık oldum. kıskanmamamın mümkün görünmediği bir ilişki yaşadım ve kıskanmadım. yani "bunu kıskanmayacaksın da neyi kıskanacaksın, deli misin sen" diyebilecekleri bir ilişki olmasına rağmen kıskanmadım demek istiyorum. çok acayip gerçekten. sonraysa kıskansam kimsenin garipse(ye)meyeceği durum dışında ne varsa kıskandığımı fark ettim.
kıskanacağı biriyle birlikte olmamış ve bu konu hakkında düşünmeye gerek duymamış biri olarak, kendi yaşanmışlığımdan ve dünkü diyalogdan yola çıkarak şöyle bir sonuca vardım, belki işinize yarar, insan, ilişkisinde ne kadar alan kapladığına inanıyorsa o alanın kapsadığı durum ve şeyleri (belki kişileri) kıskanıyor. benimle yaşadığını onunla da yaşıyor. ya da yaşıyor mu? yaşamasın. duruma göre.
cidden garip bir şey.
dün asya reis'in dizisini izlerken derin ile aralarında geçen bir diyalog üzerine tekrar gözden geçirdim.
- volkan benden boşanmak istediğini söylediğinde neden delirdim biliyor musun?
- neden?
- çünkü benimle birlikteyken sana tek bir kez bile boşanmak istediğini söylemedi.
kıskanacağım biriyle birlikte olmam dedim hep. kıskanan miko'dan hoşlanmıyorum. kıskanma halinden hoşlanmıyorum. sonra birine aşık oldum. kıskanmamamın mümkün görünmediği bir ilişki yaşadım ve kıskanmadım. yani "bunu kıskanmayacaksın da neyi kıskanacaksın, deli misin sen" diyebilecekleri bir ilişki olmasına rağmen kıskanmadım demek istiyorum. çok acayip gerçekten. sonraysa kıskansam kimsenin garipse(ye)meyeceği durum dışında ne varsa kıskandığımı fark ettim.
kıskanacağı biriyle birlikte olmamış ve bu konu hakkında düşünmeye gerek duymamış biri olarak, kendi yaşanmışlığımdan ve dünkü diyalogdan yola çıkarak şöyle bir sonuca vardım, belki işinize yarar, insan, ilişkisinde ne kadar alan kapladığına inanıyorsa o alanın kapsadığı durum ve şeyleri (belki kişileri) kıskanıyor. benimle yaşadığını onunla da yaşıyor. ya da yaşıyor mu? yaşamasın. duruma göre.
cidden garip bir şey.
devamını gör...
moderatörlerin sözlüğü kendi haline bırakması
nicelik uğruna yapılan her şeyin bir sonucu vardır. tıpkı nitelikli şeylerin kalıcı olması gibi.
belki yoruldunuz, belki dayanamıyorsunuz ama bu hâl hâl değildir. böyle alternatif olunmaz. sesi çok çıkanlar sözlüğü ileri taşımaz.
ekşi sözlük kaçtığımız yer ise modlar lümpen takımını ayıklamak zorundadır. çünkü burası ekşiyi aştı neredeyse.
sözlük kabak tadı vermeye başlıyor sevgili modlar.
kendi urganını hazırlayan bir mahkuma dönüşüyor sözlüğümüz farkında mısınız?
karma puanlar uğruna sol frame isimlerden geçilmiyor.
alın puanlarımızı dağıtın birilerine.
yeter ki bu mevzu kapansın.
böyle gitmez bu devran. mesajlaşmada anlaşıp sol frameye isim kusan yazarlara rozetlerin tamamı açılsın onlar da kurtulsun bizde. biz derken inanıyorum ki benim gibi rahatsız olan üç beş kişi daha vardır.
böyle etkileşim ancak kaliteden götürür. başka da bir şey getirmez.
sözlüğe girme istatistiğim düştü.
belki yoruldunuz, belki dayanamıyorsunuz ama bu hâl hâl değildir. böyle alternatif olunmaz. sesi çok çıkanlar sözlüğü ileri taşımaz.
ekşi sözlük kaçtığımız yer ise modlar lümpen takımını ayıklamak zorundadır. çünkü burası ekşiyi aştı neredeyse.
sözlük kabak tadı vermeye başlıyor sevgili modlar.
kendi urganını hazırlayan bir mahkuma dönüşüyor sözlüğümüz farkında mısınız?
karma puanlar uğruna sol frame isimlerden geçilmiyor.
alın puanlarımızı dağıtın birilerine.
yeter ki bu mevzu kapansın.
böyle gitmez bu devran. mesajlaşmada anlaşıp sol frameye isim kusan yazarlara rozetlerin tamamı açılsın onlar da kurtulsun bizde. biz derken inanıyorum ki benim gibi rahatsız olan üç beş kişi daha vardır.
böyle etkileşim ancak kaliteden götürür. başka da bir şey getirmez.
sözlüğe girme istatistiğim düştü.
devamını gör...
iz bırakan şarkı sözleri
devamını gör...
uykusuz kalmaya değer şeyler
sessiz, karanlık olması yeterli. kendimle başbaşa kaldığım saatleri seviyorum.
devamını gör...
parmesan
orijinal adı parmigiano reggiano olan parmesan peyniri sert ve sarımtırak bir peynir olup salatalarda, risottoda (sebze ve et çeşnileriyle yapılmış italyan plavı) ve makarnalarda çokça kullanılır. parmesan peyniri çoğunlukla parma, reggio - emilia ve modena'da; azınlıkla bologna ve mantovo'da üretilir. üretimi için en az 12 ay bekletilmesi gerekir.
devamını gör...
bir kadına verilecek en güzel çiçek
hangisi olursa olsun saksıda gelmesi gereken çiçektir. aksi halde sayın hamfendiler sakince oradan uzaklaşın, naçizane tavsiyemdir.
devamını gör...
y kuşağının z kuşağını küçümsemesi
bence bu durumu en iyi özetleyen psikiyatrist bahar tezcan'ın geçtiğimiz senelerde attığı bir tweet:
" bir dönemin çocukları öyle yoğun baskılarla büyütüldü ki; sus, edepli ol, her şeyi isteme, ağlama, elalem ne der! şimdi o çocuklar büyüdü ve acısını çıkarırcasına çocuklarına şunları öğütlüyor; tüm dünya senin, her şeyi iste, hepsi hakkın, kendine hayran ol. “hiç” neslinden “ben” nesline!"
bırakın bu gençler hakları olanı alsınlar. nasıl olmak istiyorlarsa öyle olsunlar. ister tiktok videosu çeksin, ister meydanlarda pankart taşısın. yeter ki bizler onlara kendileri olabilecekleri, seslerini duyurabilecekleri o güvenli ortamı sağlayabilelim. sizin gibi olmayan illa kötü değildir. kabullenelim bunu. çok güzeller, çok parlaklar. fırsat verirsek gözlerindeki ışık yeter ülkeyi aydınlatmaya.
" bir dönemin çocukları öyle yoğun baskılarla büyütüldü ki; sus, edepli ol, her şeyi isteme, ağlama, elalem ne der! şimdi o çocuklar büyüdü ve acısını çıkarırcasına çocuklarına şunları öğütlüyor; tüm dünya senin, her şeyi iste, hepsi hakkın, kendine hayran ol. “hiç” neslinden “ben” nesline!"
bırakın bu gençler hakları olanı alsınlar. nasıl olmak istiyorlarsa öyle olsunlar. ister tiktok videosu çeksin, ister meydanlarda pankart taşısın. yeter ki bizler onlara kendileri olabilecekleri, seslerini duyurabilecekleri o güvenli ortamı sağlayabilelim. sizin gibi olmayan illa kötü değildir. kabullenelim bunu. çok güzeller, çok parlaklar. fırsat verirsek gözlerindeki ışık yeter ülkeyi aydınlatmaya.
devamını gör...
bir şeylerin kendiliğinden düzelmesini beklemek

zamanla hiçbir şey değişmez ya da düzelmez; aksine kontrolden çıkar eğer öylece beklersek.
şans kartları dağıtılır, kader de diyebiliriz buna. ön göremeyeceğimiz gerçeklikler vardır er yada geç yüz yüze geleceğimiz.
nasıl olsa düzelir denen şeyler o kadar çoktur ki...
bazıları sağlıkla ilgilidir:
yıllarca kilo vermeyi umarsanız ama yüksek kalorili yiyecekleri hayatınızdan çıkaramazsınız.
bazıları hedefle:
herhangi bir alanda başarılı olmak istersiniz ama ya kılınızı kıpırdatmaz ya da samimi bir şekilde çalışmazsınız.
bazıları öylece durup beklediklerinizdir , farkında gibisinizdir ‘ama yok, değildir’ dersiniz:
yaklaşan tehlikeleri görmezden gelip devam etmeye çalışırsınız, bu bazen ilişkiler bazen sağlıkla ilgili sorunlar, bazen de mutlaka bir gün yaşayacağımız deprem gibi felaketler olabilir.
ilişkileri denetlemek, yönetmek hiç de kolay değildir, burada da çok fazla değişken devreye girer çünkü.göz göre göre zarar veren bir iletişimi sürdürmek -aileden birileri, arkadaş, sevgili ya da eş- zamana bıraktıkça daha da yıpratacaktır.
kontrolün tamamen bizden çıktığı duygusu enerjimizi sömürür ve yeniden hareket etme özgürlüğümüzü elimizden alır.
devamını gör...
moderasyona çok yüklenilmesi
moderatörlüğü gönüllü işkenceye benzetmekteyim.
neden? şikayetmiş vs. geç, onlar neyse.
her başlığa, her tanıma bak tek tek, hepsine kategori etiketi vur, markette çalışan işçi moderasyondan az etiket vurmuştur. buna bir çözüm gerekiyor, kategoriler moderasyona ciddi bir yük.
neden? şikayetmiş vs. geç, onlar neyse.
her başlığa, her tanıma bak tek tek, hepsine kategori etiketi vur, markette çalışan işçi moderasyondan az etiket vurmuştur. buna bir çözüm gerekiyor, kategoriler moderasyona ciddi bir yük.
devamını gör...
berk keklik

duraktan durağa bilgi yarışması serisiyle haberlere çıkan ve ali ihsan varol'a kelime oyunu'nda sorular sormuş, genç fenomen.
skeçlerinin küfürsüz, samimi olması; nokta atışlarla espri yapabilmesiyle çoğu fenomene göre başarılı buldum.
devamını gör...
kıl dönmesi
her 4 erkekten 5’inde olan, kimi zaman kadınlarda da görülebilen insanı dumur eden, duyulduğunda karizma falan bırakmayan rahatsızlık.
devamını gör...
mustafa kemal atatürk
savaştan çıkıp, savaşa girerken bile sürekli eğitimle ilgili çalışmalar yapmaya çalışmış, türk insanını nasıl yükseltirim diye uğraşmış olan başkomutan.
mustafa kemal atatürk’ü en güzel anlatanlardan biri ahmet naç- tedx *
mustafa kemal atatürk’ü en güzel anlatanlardan biri ahmet naç- tedx *
devamını gör...
ödünç kitap
tanım: bir şekilde kitaplık oluşturan birinin (bkz: satın alarak), (bkz: ödünç alarak), kütüphanesindeki kitapları, (bkz: severek), (bkz: isteyerek) ya da (bkz: gönülsüz olarak) bir başkasına vermesine ödünç kitap vermek denir.
yaklaşık 28 defa falan ev değiştirdim (daha fazla olabilir). edebiyat ağırlıklı olmak üzere 2000'den fazla kitap. her taşınmada taşıma şirketi çalışanları tarafından küfürlere gark olmak da cabası. sonunda şimdi oturduğum son eve taşınırken, zaten kolilediğim kitapların büyük çoğunluğunu il halk kütüphanesine bağışladım. (bu iş o kadar zor oluyor ki anlatamam. kimse o kadar koliyi evinizden almak için gelmeye yanaşmıyor.)
elbette ki, el yazması, matbu kitaplar ya da imzalı kitaplar hala evde. bir de çok gerekli olanlar, başucu kitabı dediklerimiz. gerisi herkesin oldu. şimdi kafam rahat. içim huzurlu.
yaklaşık 28 defa falan ev değiştirdim (daha fazla olabilir). edebiyat ağırlıklı olmak üzere 2000'den fazla kitap. her taşınmada taşıma şirketi çalışanları tarafından küfürlere gark olmak da cabası. sonunda şimdi oturduğum son eve taşınırken, zaten kolilediğim kitapların büyük çoğunluğunu il halk kütüphanesine bağışladım. (bu iş o kadar zor oluyor ki anlatamam. kimse o kadar koliyi evinizden almak için gelmeye yanaşmıyor.)
elbette ki, el yazması, matbu kitaplar ya da imzalı kitaplar hala evde. bir de çok gerekli olanlar, başucu kitabı dediklerimiz. gerisi herkesin oldu. şimdi kafam rahat. içim huzurlu.
devamını gör...

