adaçayı tavuğu
centrocercus ya da adaçayı kekliği olarak da bilinen bir kuş türü. anavatanı kuzey amerika'dır. gerek yaşadıkları ormanların tahrip edilmeleri gerek kaçak olarak avlanmaları onları nesillerini de tükenme tehlikesi ile karşı karşıya bırakmıştır. uluslararası doğayı koruma birliği tarafından koruma altına alınan türler arasında bulunurlar. çok ilginç bir çiftleşme ritüelleri vardır ve görülmeye değerdir.
devamını gör...
kantitatif psikoloji
kantitatif psikoloji; psikolojik araştırmalardaki sayısal ve istatiksel modellemenin uygulamasını içerir. ve davranışsal verileri inceleyip açıklamak için istatistiksel yöntemlerin gelişimini izler.
devamını gör...
kışı güzel kılan detaylar
sokağı gören bir pencereye sahip olmak, karın yağışını izlerken kalorifere yapışmaktır.
devamını gör...
güne bir söz bırak
"her başarının ardında muazzam bir bedel vardır. bazı bedeller zihinleri, yürekleri kanatır, bazısı bedenleri. "
devamını gör...
sipariş nickaltı
devamını gör...
haram olsun ben böyle devletin
hafta sonu yasağında hastaneye giden bir vatandaşın çevirmeye takılıp, cezayı ödedikten sonra söylediği sitem dolu sözlerdir.kaynak
karı koca sosyal mesafeye uyun deyip kadını arabadan indiren zihniyetin yeni eseridir. kaynak
olay şöyle gelişiyor;
çevirmeye takılan vatandaş hastaneye gideceğini söylüyor,
polis itirazlara rağmen evrakları olmadığı için cezayı kesiyor
vatandaş 3500 lirayı ödemesinin 2 ay süreceğini söylüyor ve gitmeden önce haram olsun ve böyle devletin... gibi sitem dolu sözler sarf ediyor.
ardından polisin tarzı değişiyor ve kolundan tutup azarlıyorlar ve tutanak tutacaklarını ifadeye götüreceklerini söylüyorlar.
vatandaş bakıyor söyledikleri üzerine bilmem kaç aylık çalışması kadar daha ceza bindirecek alttan almaya başlıyor.
vatandaşın çaresizliği her halinden belli gerçekten iç acıtıcı görüntüler.
yöneticiler her durumda çifte standart ile vatandaş nezdinde tiksinç bir duruma düştüler. nasıl insanların yüzüne bakıyorlar aklım almıyor.
(bkz: anarşizm)#314533
(bkz: faşizm)
ek: bu arada 3500 lira ceza nasıl bir manyaklık avrupada cezalar 100 euro civarında oluyor,
ek2: bu vatandaşın cezasının karşılanmasını çok isterim, iletişim bilgilerini bulan varsa paylaşsın lütfen.
karı koca sosyal mesafeye uyun deyip kadını arabadan indiren zihniyetin yeni eseridir. kaynak
olay şöyle gelişiyor;
çevirmeye takılan vatandaş hastaneye gideceğini söylüyor,
polis itirazlara rağmen evrakları olmadığı için cezayı kesiyor
vatandaş 3500 lirayı ödemesinin 2 ay süreceğini söylüyor ve gitmeden önce haram olsun ve böyle devletin... gibi sitem dolu sözler sarf ediyor.
ardından polisin tarzı değişiyor ve kolundan tutup azarlıyorlar ve tutanak tutacaklarını ifadeye götüreceklerini söylüyorlar.
vatandaş bakıyor söyledikleri üzerine bilmem kaç aylık çalışması kadar daha ceza bindirecek alttan almaya başlıyor.
vatandaşın çaresizliği her halinden belli gerçekten iç acıtıcı görüntüler.
yöneticiler her durumda çifte standart ile vatandaş nezdinde tiksinç bir duruma düştüler. nasıl insanların yüzüne bakıyorlar aklım almıyor.
(bkz: anarşizm)#314533
(bkz: faşizm)
ek: bu arada 3500 lira ceza nasıl bir manyaklık avrupada cezalar 100 euro civarında oluyor,
ek2: bu vatandaşın cezasının karşılanmasını çok isterim, iletişim bilgilerini bulan varsa paylaşsın lütfen.
devamını gör...
okuyana ilaç olacak sözler
acını yaşa, öfkeni yaşa. ve seyret. kendini sakın bastırma. öyle suyun üstünde akan yaprağa bakar gibi bak, seyret. uzanıp onu almaya kalkışma. kendini suçlama. olacak olandan kaçamazsın. o yüzden hiç bastırma kendini, baskılama. çünkü insan bastırdığı duygunun esiri olur.
(bkz: cahit zarifoğlu)
(bkz: cahit zarifoğlu)
devamını gör...
poker surat
duygu, düşünce ve hislerini, surat ifadesi ve mimiklerine yansıtmama sanatı. bir nevi harry potter evrenindeki zihnebend'in muggle dünyasındaki izdüşümü.
adını, ideal poker oyuncusunun sahip olduğu ifadesiz surattan alsa da, kişi yeterince kendisini geliştirirse sahip olmadığı ya da mevcut durumunda halihazırda sahip olduğu ancak baskın olmayan duygu ve düşünceleri de yansıtabilir. işte bunlar hep manipülasyon.
adını, ideal poker oyuncusunun sahip olduğu ifadesiz surattan alsa da, kişi yeterince kendisini geliştirirse sahip olmadığı ya da mevcut durumunda halihazırda sahip olduğu ancak baskın olmayan duygu ve düşünceleri de yansıtabilir. işte bunlar hep manipülasyon.
devamını gör...
trust ziva 21821 kulaküstü kulaklık
carrefour'dan 50 tl'ye aldığım ve uzun süre keyifle kullandığım kulaklığım. şimdi 70tlden başlıyor. fiyatına göre çok kaliteli bir ürün. bassları benim çok hoşuma gidiyor, o fiyata göre çok iyi. uzun süre kulakta kalınca ağrı yapıyor ama. kullanıcı puanım 7/10. 3 puanı nereden kırdın sayın yazar derseniz kulağı ağrıtması derim.
edit: bana uzun süre yol arkadaşlığı eden, fiyatına göre ve benim çok da anlamama rağmen mükemmel bass verdiğini düşündüğüm bu güzel kulaklığımın ömrü çok kısa bir süre önce son buldu. hem de kendisine emanet ettiğim kardeşim tarafından... neyse canı sağ olsun.
kardeşim sağ olsun yerde bırakmış, sandalyeyi çekerken de fark etmemiş, garibim kulaklık onlarca kilo yükün altında kalarak yamulmuştu.
ama harbiden güzel kulaklıktı kendisi. bana uzun süre yol arkadaşlığı etti. düşürmelerime, spordayken kulağımda uzun süre durması ve ter yemesine rağmen bana mısın demedi. dayandı da dayandı yani. böyle bir sonu hak ettiğini düşünmüyorum.
ayrıca 50 liraya aldığım, daha sonra 70 liralara kadar çıkan bu kulaklık şimdilerde yüz liradan aşağı fiyatta satılmıyor. yine de harika bir fiyat/performans ürünü olduğunu düşünüyorum.
edit: bana uzun süre yol arkadaşlığı eden, fiyatına göre ve benim çok da anlamama rağmen mükemmel bass verdiğini düşündüğüm bu güzel kulaklığımın ömrü çok kısa bir süre önce son buldu. hem de kendisine emanet ettiğim kardeşim tarafından... neyse canı sağ olsun.
kardeşim sağ olsun yerde bırakmış, sandalyeyi çekerken de fark etmemiş, garibim kulaklık onlarca kilo yükün altında kalarak yamulmuştu.
ama harbiden güzel kulaklıktı kendisi. bana uzun süre yol arkadaşlığı etti. düşürmelerime, spordayken kulağımda uzun süre durması ve ter yemesine rağmen bana mısın demedi. dayandı da dayandı yani. böyle bir sonu hak ettiğini düşünmüyorum.
ayrıca 50 liraya aldığım, daha sonra 70 liralara kadar çıkan bu kulaklık şimdilerde yüz liradan aşağı fiyatta satılmıyor. yine de harika bir fiyat/performans ürünü olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
sabahın erken saatlerinde duyulan kumru sesi
sabah erken kalkma sebebimdir. bir tek ben mi seviyorum şu kuşları.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının oy vermiyor olması
(bkz: sözlükte yazmak ama okumamak) olayından kaynaklıdır.
devamını gör...
havuç
gözlere sanıldığı gibi ekstra iyi gelmeyen sebze.
bahsedilen bilgi, aslında 2. dünya savaşı esnasında radar teknolojisini almanlardan gizlemek isteyen ingiliz ordusunun bir propagandasıydı.
propaganda o kadar başarılı olmuştu ki; çocuklara dondurma yerine havuç yenilmesi öğretiliyor, çubuk havuçlar satılıyordu.
anlayacağınız üzere, havuç bir zamanlar aşırı popüler bir sebzeydi.
o dönemlere ait fotooğraflar:


havuç sadece a vitamini ekslikliği olduğu durumlarda göze iyi gelir ama mucizeler yaratmaz. daha iyi göreceğim diye abartıya kaçılmaması gerekir. ciddi miktarlarda alındığında ciltte sarı-turuncu renkler bırakabilir.
bahsedilen bilgi, aslında 2. dünya savaşı esnasında radar teknolojisini almanlardan gizlemek isteyen ingiliz ordusunun bir propagandasıydı.
propaganda o kadar başarılı olmuştu ki; çocuklara dondurma yerine havuç yenilmesi öğretiliyor, çubuk havuçlar satılıyordu.
anlayacağınız üzere, havuç bir zamanlar aşırı popüler bir sebzeydi.
o dönemlere ait fotooğraflar:


havuç sadece a vitamini ekslikliği olduğu durumlarda göze iyi gelir ama mucizeler yaratmaz. daha iyi göreceğim diye abartıya kaçılmaması gerekir. ciddi miktarlarda alındığında ciltte sarı-turuncu renkler bırakabilir.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
bugün, yarın her daim aynı sebepledir aslında. geçti sanarız geçmez. bilinçaltına süpürülür ve gün gün açığa çıkar. hiç beklemedik bir anda yakalar bizi. sonra cebelleş dur.
şu görsel. ve bana anımsattıkları.

bu tarz konular hakkında yazmak pek istemiyorum aslında. bırakın yazmayı gördüğüm an bile tüm vücudum reaksiyon gösteriyor.
evet geçen haftanın gündemi o zaman da yazmadım. yazamıyorum, konuşamıyorum bu konuları ben.
çevremde böyle şeylere maruz kalmış çok insan var. biri şuan 28 yaşlarında. 6 yaşındayken babasının arkadaşı yapmış bu rezilliği. şuan bu kadın çok farklı bir yapıda. tanısanız muhattap olmazsınız. insanları özellikle erkekleri kırmaktan zevk alıyor. onları kullanmak, kandırmak onun için bir sanat olmuş.
ben yapım gereği hep soğuk dururum insanlara. bir arkadaş grubu aracılığıyla tanıştım onunla da. çok neşeli gibi duran ama hayatı hep uçlarda yaşayan bir kadın. benim için hiç mahsuru yoktu. bir kulüp ortamında tanımıştık ve devamında sokak hayvanları olsun müzisyen camiası olsun bir şekilde çok fazla denk düştük. hep anlatıldı onun yaptıkları o ortamlarda. hep konuşuldu o yokken. ağızlarını yaya yaya eleştirdiler hep. bu gruplardaki eski nişanlım - kendileri gitar eğitmeni ve müzik dehasıdır- dışındaki herkesle seviyeli bir ilişki kurdum. neyse çok uzatmayalım işte. tam nasıl oldu bilmiyorum ama baş başa kaldık bir gün bu arkadaşla, biraz yürüyelim dedik. önce benden açıldı konu. aslında imreniyorum sana kimseyle sıkı fıkı değilsin ne güzel dedi. - ah ah bir bilsen ne zordur bu durum kuzu diyemedim.- sonra konu ona geldi. ağzından çıkanları duymak çaktı beni oraya. ben de bir yara bu dedi. neden bana anlattı bilmem belki de serinliğim ona güven verdi.
ara ara yine denk geldik ama hiç bir zaman yakın olmadık. aslında isterdim çok isterdim. şöyle kocaman bir sarılayım, bağrıma basayım, hiç ayırmayayım yanımdam ama olmuyor işte.
o yara şekillenmiş ve hayatına girecek giren her insana karşı bir silaha dönüşmüş. kimi zaman onların nefeslerini kestiğini gördüm bu silahla. bu bir savunmamı bilmiyorum? bu nedir adını koyamıyorum? hatta onu suçlayamıyorum bile. hayatının kıyısından yürüyüp gidiyorum.
acıları gözlerine oturmuş. hayata nefretle bakıyor. o kocaman gülümseyişinin ardında iğrenerek bakıyor dünyaya. zayıf buldumu birini söküp atıyor köklerinden bir tarafa. en çok onlarla eğleniyor en çok acılarına tuz bastığı insanlar onda bir haz uyandırıyor.
o işkence ediyor evet ama işkence edilen de keyif alıyor gibi görünüyor. önceleri hayretle izledim bu olayları. sonrasında üzülmenin ötesine geçemedim.
bakın bu yaraların tedavisi yok. bu acıların merhemi yok. bu insanların bir çoğu kayıp insanlar. hallerine üzülsenizde, acısanızda, eleştirsenizde, merhem olayım el uzatayım desenizde nafile.
bu sadece birinin hikayesi. o kadar çoklar ki. duydukça içime kaçıyor umutlarım.
'şimdi bu çocuğa ne olacak?'diyorum. bu çocukta kaybolacak hem de gözümüzün önünde. derin travmalar yaşayıp ne kendine ne çevresine huzur vermeyecek. huzur onun için artık sadece içi boş viran bir ev olacak. ruhunu kemiren bir acı olacak umut.
şu görsel. ve bana anımsattıkları.

bu tarz konular hakkında yazmak pek istemiyorum aslında. bırakın yazmayı gördüğüm an bile tüm vücudum reaksiyon gösteriyor.
evet geçen haftanın gündemi o zaman da yazmadım. yazamıyorum, konuşamıyorum bu konuları ben.
çevremde böyle şeylere maruz kalmış çok insan var. biri şuan 28 yaşlarında. 6 yaşındayken babasının arkadaşı yapmış bu rezilliği. şuan bu kadın çok farklı bir yapıda. tanısanız muhattap olmazsınız. insanları özellikle erkekleri kırmaktan zevk alıyor. onları kullanmak, kandırmak onun için bir sanat olmuş.
ben yapım gereği hep soğuk dururum insanlara. bir arkadaş grubu aracılığıyla tanıştım onunla da. çok neşeli gibi duran ama hayatı hep uçlarda yaşayan bir kadın. benim için hiç mahsuru yoktu. bir kulüp ortamında tanımıştık ve devamında sokak hayvanları olsun müzisyen camiası olsun bir şekilde çok fazla denk düştük. hep anlatıldı onun yaptıkları o ortamlarda. hep konuşuldu o yokken. ağızlarını yaya yaya eleştirdiler hep. bu gruplardaki eski nişanlım - kendileri gitar eğitmeni ve müzik dehasıdır- dışındaki herkesle seviyeli bir ilişki kurdum. neyse çok uzatmayalım işte. tam nasıl oldu bilmiyorum ama baş başa kaldık bir gün bu arkadaşla, biraz yürüyelim dedik. önce benden açıldı konu. aslında imreniyorum sana kimseyle sıkı fıkı değilsin ne güzel dedi. - ah ah bir bilsen ne zordur bu durum kuzu diyemedim.- sonra konu ona geldi. ağzından çıkanları duymak çaktı beni oraya. ben de bir yara bu dedi. neden bana anlattı bilmem belki de serinliğim ona güven verdi.
ara ara yine denk geldik ama hiç bir zaman yakın olmadık. aslında isterdim çok isterdim. şöyle kocaman bir sarılayım, bağrıma basayım, hiç ayırmayayım yanımdam ama olmuyor işte.
o yara şekillenmiş ve hayatına girecek giren her insana karşı bir silaha dönüşmüş. kimi zaman onların nefeslerini kestiğini gördüm bu silahla. bu bir savunmamı bilmiyorum? bu nedir adını koyamıyorum? hatta onu suçlayamıyorum bile. hayatının kıyısından yürüyüp gidiyorum.
acıları gözlerine oturmuş. hayata nefretle bakıyor. o kocaman gülümseyişinin ardında iğrenerek bakıyor dünyaya. zayıf buldumu birini söküp atıyor köklerinden bir tarafa. en çok onlarla eğleniyor en çok acılarına tuz bastığı insanlar onda bir haz uyandırıyor.
o işkence ediyor evet ama işkence edilen de keyif alıyor gibi görünüyor. önceleri hayretle izledim bu olayları. sonrasında üzülmenin ötesine geçemedim.
bakın bu yaraların tedavisi yok. bu acıların merhemi yok. bu insanların bir çoğu kayıp insanlar. hallerine üzülsenizde, acısanızda, eleştirsenizde, merhem olayım el uzatayım desenizde nafile.
bu sadece birinin hikayesi. o kadar çoklar ki. duydukça içime kaçıyor umutlarım.
'şimdi bu çocuğa ne olacak?'diyorum. bu çocukta kaybolacak hem de gözümüzün önünde. derin travmalar yaşayıp ne kendine ne çevresine huzur vermeyecek. huzur onun için artık sadece içi boş viran bir ev olacak. ruhunu kemiren bir acı olacak umut.
devamını gör...
13 mayıs 2021 normal sözlük bayramlaşması
bu bayramı farklı kutlayalım..
küsler falan barışmasın.aslında anlaşamadığınız, nezaketen görüştüğünüz insanlarla ilişkinizi net bir şekilde kesin. hayatınızı yalınlaştırın, sahteliklerden arının, canınızı sıkana "uzaklaş" deyin..
yürümeyen, kangren olmuş, samimiyetsizlik akan münasebetleri kesin.
keyifli, huzurlu, mutlu bir bayram olsun.
küsler falan barışmasın.aslında anlaşamadığınız, nezaketen görüştüğünüz insanlarla ilişkinizi net bir şekilde kesin. hayatınızı yalınlaştırın, sahteliklerden arının, canınızı sıkana "uzaklaş" deyin..
yürümeyen, kangren olmuş, samimiyetsizlik akan münasebetleri kesin.
keyifli, huzurlu, mutlu bir bayram olsun.
devamını gör...
münir özkul
onu hep ya mahmut hoca veya yaşar usta olarak hatırlayıp güzel insanlardan biri diye anacağız.
devamını gör...
28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi
göğsümü gere gere katıldığım ve bunu söylemekten imtina etmeyeceğim eylemdir. hiç öyle fetö metö, dıj güçler ayaklarına yatıp da gezi direnişini karalayamazlar. bazıları fetönün dizinin dibinde bağdaş kurarken biz mütemadiyen küfrü basıyorduk sümüklü vaize.
yalnız şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, bazı terör örgütleri protestolar tüm ülkeye yayılınca - ki bu ilk eylemden günler sonra oldu- gezi parkına sızma yaptılar, zaten yakma yıkma olaylarını da tahmin ediyorum bu gruptakiler gerçekleştirdi, o noktada ben ve benim gibi bir çok arkadaşım uyanarak derhal eylemi sonlandırdık. keza o tarihlerde sivil polisler eylemci kılığında gezi parkında cirit atıyordu.
suç bireyseldir, terör örgütleri mensuplarının yaptıkları gezi parkı direnişinin temel çıkış noktasını ve bizim anayasada temel hakkımız olan gösteri ve toplantı yürüyüşü maddesine dayanarak yaptığımız barışçıl protestoyu değersizleştirmez.
devletin görevi yakanın yıkanın ensesine yapışmaktır, anayasal hakkını kullananın değil.
yalnız şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, bazı terör örgütleri protestolar tüm ülkeye yayılınca - ki bu ilk eylemden günler sonra oldu- gezi parkına sızma yaptılar, zaten yakma yıkma olaylarını da tahmin ediyorum bu gruptakiler gerçekleştirdi, o noktada ben ve benim gibi bir çok arkadaşım uyanarak derhal eylemi sonlandırdık. keza o tarihlerde sivil polisler eylemci kılığında gezi parkında cirit atıyordu.
suç bireyseldir, terör örgütleri mensuplarının yaptıkları gezi parkı direnişinin temel çıkış noktasını ve bizim anayasada temel hakkımız olan gösteri ve toplantı yürüyüşü maddesine dayanarak yaptığımız barışçıl protestoyu değersizleştirmez.
devletin görevi yakanın yıkanın ensesine yapışmaktır, anayasal hakkını kullananın değil.
devamını gör...
sözlükte herkesin birbirinin sesine düşmesi
düşmüyoruz. güzele güzel diyoruz.
devamını gör...
köy evlerinde her odada banyo olması
her odada banyo mu, hangi köyün evidir acaba orası.
devamını gör...
