sarılmaya hasret kalmak
bir sevdicek tarafından sarılmaya hasret kaldım. umarım bu kişi hayırlı ise karşıma çıkar.
devamını gör...
sözlük mağazası bahar indirimleri
tuik enflasyon verileri baz alındığında mümkün olmayan indirimlerdir.
(bkz: bize gelişi o kadar)
ancak yine de ilerleyen günlerde sürprizler olabilir, bi bakalım.
(bkz: bize gelişi o kadar)
ancak yine de ilerleyen günlerde sürprizler olabilir, bi bakalım.
devamını gör...
tek vasfı lol oynaması olup yurtdışına gitmek isteyen türk genci
dil öğrenmiş, kendini geliştirmiş, okulunu okuyan bir birey olarak size sesleniyorum ey türk gençleri :
"önceliğiniz kendinizi geliştirmek değil, yurt dışına gitmek olsun"...
"önceliğiniz kendinizi geliştirmek değil, yurt dışına gitmek olsun"...
devamını gör...
yazarların psikolojik durumları
çok yorgunum ve bu keşke sadece fiziksel olsaydı. mental olarak ve daha birçok yönden de yorgun hissediyorum.
bu hayat beni zorluyor sözlük.
bu hayat beni zorluyor sözlük.
devamını gör...
beş dakikalık konuyu beş saatte anlatan insan
pazartesi sabah içtimalarında konuşmasını bilmeyen tabur komutanı binbaşıdır.
bir konu daha var diyerek lafı uzatınca off diyen askerlere derhal "tabur çök,kalk" cezasını vermiştir.
bir konu daha var diyerek lafı uzatınca off diyen askerlere derhal "tabur çök,kalk" cezasını vermiştir.
devamını gör...
yazarların koleksiyonunu yaptığı şeyler
kitap ayracı.
devamını gör...
ali ismail korkmaz
19 yaşında, düşlerindeki özgür dünya ümidinden koparılan ve hep 19 yaşında kalacak olan kardeşim.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
devamını gör...
yürünen en uzun mesafe
ölüdeniz'den kelebekler vadisi'ne dağdan taştan giderekten yaptığım yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 12 km'lik mesafedir. sonunda kendimi vadinin güzel sularına bırakmıştım. *
devamını gör...
hamburgercilerden dondurma kahve alan insan
bir kafeye gittiğinde nescafe üçü bir arada kalitesinde, üçüncü sınıf bile olmayan kahveler içmek, o bulaşık suyundan hallice kahvelere 10 tl civarında para vermek istemiyor olabilir. dondurma satan birçok dükkana da sattığı ürünler paketli halde, toptancıdan geliyor zaten, o kadar büyük bir özelliği yok elde yapılmıyorsa. hem dondurmacıda hem de küçük bir kafede çalıştım geçmişte, içilecek kahvenin bir özelliği yoksa hamburgerci kahvesini tercih ederim. gerçek kahve içmek isteyen, dondurma yemek isteyen zaten hangi kahveciyi tercih edeceğini, gideceği dondurmacıyı biliyordur. fiyatıyla gayet kabul edilebilir ürünler sunuyor hamburgerciler.
devamını gör...
yüzbaşı jack
gerçek adı kintpuash'dı. california'nın kuzeyi, oregon'un güneyinde yaşayan küçük bir kızılderili kabilesi olan modoc'ların reisinin oğluydu. babası gittikçe çoğalan beyazlarla çarpışıyor ve onlardan uzak durmalarını istiyordu. fakat oğlu beyazların elbiselerini, evlerini, at arabalarını, yaşam tarzlarını seviyordu.
babası ölünce reis oldu ve beyazlara gidip çarpışmaya gerek olmadığını, onlar gibi yaşamak istediklerini söyledi. beyazlar, bizimle yaşayamazsınız, en iyisinin bir rezervasyona gitmeleri olduğunu söylediler. klamath kabilesinin rezervasyonuna gönderildiler ama oradakiler o kadar kötü davrandı ve gelen yiyecek sadece onlara verilip bunlar aç kalınca, eski topraklarına geri döndüler. a.b.d ordusu kamplarına gelip rezervasyona dönmelerini istedi. modoc'lar orada kendilerine yiyecek verilmediğini, dönmek istemediklerini söylediler ama mecburdular. silahları teslim ederken ortalık karıştı ve birkaç asker öldürüldü. kızılderililer hemen diğer kampa kaçtılar. kintpuash'ın yanına gittiler ve olanları anlattılar. reis adamlarına çatıştıkları için kızgındı, savaşmak istemiyordu, zaten küçük bir kabileydiler ve 50 savaşçıları belki vardı ama kendi halkınıda idam etmeleri için beyazlara veremezdi. bütün savaşçılar toplantı yaptı ve kintpuash ve birkaç kişi hariç, askerleri vuranlar başta olmak üzere, savaş kararı çıktı. artık modoc savaşı başlamıştı. lav yatakları olan kayalık bölgeye saklandılar ama bir zaman sonra etrafları a.b.d askerleri ile doldu. a.b.d ordusu önce toplarla vuruyor, saldırıyor ama ölenler, yaralananlar olsada, kayalık alandaki savaşçılar onları kolayca vuruyorlardı. ne kızılderililer kaçabiliyor, ne beyazlar onları yok edebiliyordu. bu yüzden beyazlar görüşme istediler ama birkaç kere toplantı olsada, birileri idam edileceği için sonuç çıkmadı. belki komutanlarını vurursak, ordu dağılır ve kaçabiliriz diyerek, toplantıya gelen general canby'i kintpuash öldürdü. gerçekten kaçtılar ama her yer a.b.d askeri doluydu zamanla yaşlılar, çocuklar, kadınlar ve savaşçılar vuruldu yada yakalandılar. artık sadece etrafa dağılmış aç, perişan birkaç savaşçı kalmıştı ve sürekli yer değiştiriyorlardı. reis kintpuash'ın beyazlara vermediği, askerleri öldüren dört kişi, askerlere haber gönderdiler ve eğer affedilirlerse, reisi sağ yada ölü getireceklerini söylediler. askerler bunu kabul etti ve eski savaşçıları, askerleri reisin saklanabileceği yerlere götürdüler. sonunda bir yerde reis ve üç savaşçısını yakaladılar. kintpuash devamlı savaş isteyen, askerleri öldüren eski savaşçılarını, askerlerin yanında görünce şaşırdı. artık onlar için herşey bitmişti, 1873 yılında kintpuash ve üç adamı asıldılar.
babası ölünce reis oldu ve beyazlara gidip çarpışmaya gerek olmadığını, onlar gibi yaşamak istediklerini söyledi. beyazlar, bizimle yaşayamazsınız, en iyisinin bir rezervasyona gitmeleri olduğunu söylediler. klamath kabilesinin rezervasyonuna gönderildiler ama oradakiler o kadar kötü davrandı ve gelen yiyecek sadece onlara verilip bunlar aç kalınca, eski topraklarına geri döndüler. a.b.d ordusu kamplarına gelip rezervasyona dönmelerini istedi. modoc'lar orada kendilerine yiyecek verilmediğini, dönmek istemediklerini söylediler ama mecburdular. silahları teslim ederken ortalık karıştı ve birkaç asker öldürüldü. kızılderililer hemen diğer kampa kaçtılar. kintpuash'ın yanına gittiler ve olanları anlattılar. reis adamlarına çatıştıkları için kızgındı, savaşmak istemiyordu, zaten küçük bir kabileydiler ve 50 savaşçıları belki vardı ama kendi halkınıda idam etmeleri için beyazlara veremezdi. bütün savaşçılar toplantı yaptı ve kintpuash ve birkaç kişi hariç, askerleri vuranlar başta olmak üzere, savaş kararı çıktı. artık modoc savaşı başlamıştı. lav yatakları olan kayalık bölgeye saklandılar ama bir zaman sonra etrafları a.b.d askerleri ile doldu. a.b.d ordusu önce toplarla vuruyor, saldırıyor ama ölenler, yaralananlar olsada, kayalık alandaki savaşçılar onları kolayca vuruyorlardı. ne kızılderililer kaçabiliyor, ne beyazlar onları yok edebiliyordu. bu yüzden beyazlar görüşme istediler ama birkaç kere toplantı olsada, birileri idam edileceği için sonuç çıkmadı. belki komutanlarını vurursak, ordu dağılır ve kaçabiliriz diyerek, toplantıya gelen general canby'i kintpuash öldürdü. gerçekten kaçtılar ama her yer a.b.d askeri doluydu zamanla yaşlılar, çocuklar, kadınlar ve savaşçılar vuruldu yada yakalandılar. artık sadece etrafa dağılmış aç, perişan birkaç savaşçı kalmıştı ve sürekli yer değiştiriyorlardı. reis kintpuash'ın beyazlara vermediği, askerleri öldüren dört kişi, askerlere haber gönderdiler ve eğer affedilirlerse, reisi sağ yada ölü getireceklerini söylediler. askerler bunu kabul etti ve eski savaşçıları, askerleri reisin saklanabileceği yerlere götürdüler. sonunda bir yerde reis ve üç savaşçısını yakaladılar. kintpuash devamlı savaş isteyen, askerleri öldüren eski savaşçılarını, askerlerin yanında görünce şaşırdı. artık onlar için herşey bitmişti, 1873 yılında kintpuash ve üç adamı asıldılar.
devamını gör...
islamda kadına verilen değer
doğru sandığımız haksız davranışları bir kenara koyar ve iyi bir anlayış tutumu öğrenilirse, diğer cinsiyet insanı kadar değerli olduğu anlaşılır. asıl, islam'ın kadına değer vermediği sanısı, bilgisizlikten ve dogmatiklikten doğmuştur.
islam evrensel bir dindir. istanbul gibi metropolik bir bölgede yaşayan biri için de, amerika gibi özgür ve ileri bir ülkede yaşayan biri için de, doğunun en ücra köşesinde bir köyde yaşayan insan için de geçerlidir. bu saydığım üç yerde yaşayış ve değer anlayışları birbirinden farklıdır. ama islam'ın yaptığı bu noktalarda yaşam konusunda haksızlığa uğrayacak insanların hakkını korumaktır.
kadın erkeğin malıdır diye bir sanı var mesela. bu, açıkça söyleyebilirim ki, tamamen yanlıştır. kadın tek başına bir bireydir, erkek tek başına bir bireydir. ikisi de başlangıç olarak eşit seviyede kuldur. üstünlük ancak takvadadır.* ikisi de allah tarafından yaratılmıştır. birinin sevabını/günahını, bir diğeri üstlenemez. düşününce, allah'ın yarattığı aynı tür canlıya farklı cinsiyetlerde yarattı diye farklı değerler vermesi mantıklı değildir. hiçbir cinsiyet tanrılığa daha yakın değildir, yalnızca insandırlar.
kadının işi evidir diye bir sanı da var ki bu da doğru değildir. aile bir kurumdur ve ev içinde yapılması gereken işler vardır ama kadın bu ev işlerinin hiçbirini yapmak zorunda değildir. ne yazık ki evdeki erkek birey bu konuda daha çok yükümlülüğe sahiptir ve evin ihtiyaçlarını bir şekilde karşılamak zorundadır, kural olarak. tabii bu kural olduğu için, ama karşılıklı birbirini seven iki insan bir aile kurmuşlarsa iki birey de zorunda hissetmeden işleri ortaklaşa yapacaktır. *
başka bir yanlış anlaşılmanın aksine, kadın çalışıp kendi parasını kazanabilir * ve kendi rızası dışında hiçbir alanda harcamak zorunda değildir. bu noktada da yine, erkek birey karısının ve ailesinin maddi ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür ve karısının parasını talep edemez, kural olarak. kadın isterse ailesiyle parasını paylaşabilir pek tabii. sanıyorum ki metreopolik bölgelerde yaşayan aydın insanların hiçbiri kocam kazansın ben harcayayım şeklinde düşünmeyecektir, kimse de böyle düşünecek biriyle hayatını birleştirmek zorunda değildir. yine de islam anlayışı olarak kadın, kendi kazandığı parayı ailesi adına harcamak zorunda değildir, kimse tarafından zorlanamaz.
erkeklerin dört kadınla evlenebilmeleri hakkında: bu bir izindir, islam'da vardır ve bir müslümanın kuran'ın devamı gibi iman etmesi gereken bir kaidedir. yalnız, çoklu nikah tavsiye edilmemiştir. hatta bir erkeğin bunu yapabilmesi için adaletli davranması gerekir ve kuran'da açıkça yazar ki bu adaleti sağlamak ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın mümkün değildir *. ama yine de izindir. peki neden izindir? belki gerçek nedenini bilemeyiz ama normalüstü anlarda gerekebilir: kadın popülasyonunun aşırı artması gibi ya da insan popülasyonunun çok azalması sebepli nüfusu daha çok arttırabilmek için.
gelelim bunun kadınla bağlantısına. bir kadın evlenme akdinde kocasının başka evlilik yapmayacağını talep edebilir, kocası da bunu kabul ederse söz vermiş olur. verilen sözü tutmak bir kul hakkıdır. verdiği söze karşı başka evlilik yapar ise en büyük günahlardan olan kul hakkına girmiş olur. ve karısı, bu durumu kabul etmek zorunda da değildir, mahkemeye gidip boşanabilir.
çok (dörde kadar) evliliğin hak olduğuna inanmak imanın gereğidir. ancak, buna inanmak kadının, kocasının kendi üzerine evlenmesini onaylayarak rıza göstermesi, tasvip etmesi zorunluluğunu getirmez. link sorularla islamiyet
genel anlamda bir kadın istemediği biriyle evlenmek zorunda da değildir, kimse tarafından da zorlanamaz. gerektiği taktirde de boşanabilir *.
boşanma hakkında da yine nikahta kadın kocasının üç boşama hakkından birini talep edebilir. kocası razı olursa verir, verildiyse geri alınamaz. vermediyse de kadın nikahı gerçekleştirmek zorunda değildir. (bu konular genelde nikah öncesinde konuşulur tabii.) neden iki tanesini isteyemiyor diye düşünmeye gerek yok bence, zira bunun asıl amacı tek bir kişide toplanan gücü bölmektir.
mehir, denen bir şey vardır ve kadının inkar edilemez hakkıdır. nikahta erkek birey bu mehir miktarını kabul ederek evlenmişse, artık kadın ne kadar ne istediyse, bunu temin edip karısına vermek erkeğin sorumluluğudur. kadının erkeğe mehir verme gibi bir zorunluluğu yoktur.
miras konusunda çok ayrıntı var. ama erkek kardeşin 2 pay, kız kardeşin 1 pay almasında adaletsizlik var gibi görünüyor. yalnız, kadın evlendiğinde kocası tarafından ihtiyaçları karşılanmak zorunda olduğu için, kız kardeş kocası tarafından ihtiyaç halinde bırakılmayacak zaten. ve erkek kardeş de kendi karısının ihtiyaçlarını karşılamak zorunda. kız kardeş evlenmese de erkek kardeş tarafından ihtiyaçları karşılanmak durumunda. hiçbir durumunda kadın çalışmak zorunda kalmadan ihtiyaç halinde bırakılamaz zaten. ki öncesinde dediğimiz ve modern dünyada da dememiz gerektiği gibi hiçbir kadın bir erkeğe muhtaç değildir ve kendi emeğiyle çalışıp kazanabilir. evet, bir kadın bir erkeğe muhtaç değildir ama ihtiyacı olan durumlarda yakınlık derecesine göre erkekler tarafından ihtiyacının karşılanması o erkeklerin sorumluluğudur.
şiddet konusunda: allah'ın verdiği vicdanı kullanan herkes bir insana fiziksel, psikolajik, maddi-manevi herhangi bir şiddet uygulamanın yanlış olduğunu bilir, hisseder. bu konuda ayette* geçen "dövün" ifadesi iyi irdelenmelidir. herhangi sinirli olunan bir durumda yapılabilir gibi bir algı oluşmasın, çünkü bu doğru değil. kadının kocasına karşı aşırı kötü bir şey yapması lazım. ona rağmen öncelik uyarmada ve yatakları ayırmadadır. dövmenin boyutu da asla toplum tarafından aşağılayıcı olarak nitelendirilen boyutta olamaz, buna bağlı olarak bir tokat dahi bizim kültürümüzde yanlış kabul edildiğinden, bu dövme ifadesini, haberlerde gördüğümüz olayların bir izni olarak düşünemeyiz. tefsircilerden ata, tüm hadislerle birlikte ayeti anlayarak "koca, karısını dövemez." demiştir. tefsir için sonuç olarak islam erkeğe şiddet uygulama hakkını vermez. iyi niyetli, kendini kontrol edebilen bir insan da, bu hak verilmiş olsa dahi, bir insanı incitemez, incitmeyi vicdanına yediremez.
cinsellik konusunda herhangi bir ayrım yoktur. çiftlerinin birbirini sevmesine dayanır. hayır, hayırdır. karşılıklı rıza yoksa tecavüz vardır. insan olan bunu anlar. bu konuyla alakalı hadis, seksi emelleri için kullanmaya çalışacak insanlar içindir. açıklamalı link sorularla islamiyet
şahitliğinin kabul edilmemesi gibi bir durum da yoktur. *
kadın bu bakımdan da ikinci sınıf ve dereceden bir insan olarak algılanmadığı içindir ki, “erkek bulunmadığı takdirde” denilmemiş, erkek bulunsa bile kadınların tanıklığı kabul edilmiştir. âyetin ifadesine dikkat edildiğinde anlaşılacağı üzere iki kadının şahitliğinde tanıklık eden yine bir kadındır; yani nisabı (şahitlik için gerekli sayı) doldurma bakımından bir kadın, bir erkek gibidir. diğer kadının işi, hemcinsinin unutması veya yanılması halinde ona hatırlatmaktan, hatırlamasına yardımcı olmaktan ibarettir. kaynak
peki nedir bu erkek > kadın algısı? ayette şöyle geçiyor: "erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. yalnız, erkekler için onların üzerinde bir derece vardır. allah´ın izzeti var, hikmeti var." *
ayette geçen “erkeklerin onların üzerindeki hakları bir derece daha fazladır.” mealindeki ifadeden maksat, mirastaki farklılık ve cihatla mükellefiyettir. güzel bir açıklama sorularla islamiyet
----
ben burada kadının islam'da ne kadar değerli olduğunu anlatmaya çalışmadım zira en başında dediğim gibi üstünlük ancak takvadadır. "islam kadına değer vermiyor." algısının yanlış olduğunu anlatmaya çalıştım. başka şeyler aklıma gelirse eklerim.
islam evrensel bir dindir. istanbul gibi metropolik bir bölgede yaşayan biri için de, amerika gibi özgür ve ileri bir ülkede yaşayan biri için de, doğunun en ücra köşesinde bir köyde yaşayan insan için de geçerlidir. bu saydığım üç yerde yaşayış ve değer anlayışları birbirinden farklıdır. ama islam'ın yaptığı bu noktalarda yaşam konusunda haksızlığa uğrayacak insanların hakkını korumaktır.
kadın erkeğin malıdır diye bir sanı var mesela. bu, açıkça söyleyebilirim ki, tamamen yanlıştır. kadın tek başına bir bireydir, erkek tek başına bir bireydir. ikisi de başlangıç olarak eşit seviyede kuldur. üstünlük ancak takvadadır.* ikisi de allah tarafından yaratılmıştır. birinin sevabını/günahını, bir diğeri üstlenemez. düşününce, allah'ın yarattığı aynı tür canlıya farklı cinsiyetlerde yarattı diye farklı değerler vermesi mantıklı değildir. hiçbir cinsiyet tanrılığa daha yakın değildir, yalnızca insandırlar.
kadının işi evidir diye bir sanı da var ki bu da doğru değildir. aile bir kurumdur ve ev içinde yapılması gereken işler vardır ama kadın bu ev işlerinin hiçbirini yapmak zorunda değildir. ne yazık ki evdeki erkek birey bu konuda daha çok yükümlülüğe sahiptir ve evin ihtiyaçlarını bir şekilde karşılamak zorundadır, kural olarak. tabii bu kural olduğu için, ama karşılıklı birbirini seven iki insan bir aile kurmuşlarsa iki birey de zorunda hissetmeden işleri ortaklaşa yapacaktır. *
başka bir yanlış anlaşılmanın aksine, kadın çalışıp kendi parasını kazanabilir * ve kendi rızası dışında hiçbir alanda harcamak zorunda değildir. bu noktada da yine, erkek birey karısının ve ailesinin maddi ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür ve karısının parasını talep edemez, kural olarak. kadın isterse ailesiyle parasını paylaşabilir pek tabii. sanıyorum ki metreopolik bölgelerde yaşayan aydın insanların hiçbiri kocam kazansın ben harcayayım şeklinde düşünmeyecektir, kimse de böyle düşünecek biriyle hayatını birleştirmek zorunda değildir. yine de islam anlayışı olarak kadın, kendi kazandığı parayı ailesi adına harcamak zorunda değildir, kimse tarafından zorlanamaz.
erkeklerin dört kadınla evlenebilmeleri hakkında: bu bir izindir, islam'da vardır ve bir müslümanın kuran'ın devamı gibi iman etmesi gereken bir kaidedir. yalnız, çoklu nikah tavsiye edilmemiştir. hatta bir erkeğin bunu yapabilmesi için adaletli davranması gerekir ve kuran'da açıkça yazar ki bu adaleti sağlamak ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın mümkün değildir *. ama yine de izindir. peki neden izindir? belki gerçek nedenini bilemeyiz ama normalüstü anlarda gerekebilir: kadın popülasyonunun aşırı artması gibi ya da insan popülasyonunun çok azalması sebepli nüfusu daha çok arttırabilmek için.
gelelim bunun kadınla bağlantısına. bir kadın evlenme akdinde kocasının başka evlilik yapmayacağını talep edebilir, kocası da bunu kabul ederse söz vermiş olur. verilen sözü tutmak bir kul hakkıdır. verdiği söze karşı başka evlilik yapar ise en büyük günahlardan olan kul hakkına girmiş olur. ve karısı, bu durumu kabul etmek zorunda da değildir, mahkemeye gidip boşanabilir.
çok (dörde kadar) evliliğin hak olduğuna inanmak imanın gereğidir. ancak, buna inanmak kadının, kocasının kendi üzerine evlenmesini onaylayarak rıza göstermesi, tasvip etmesi zorunluluğunu getirmez. link sorularla islamiyet
genel anlamda bir kadın istemediği biriyle evlenmek zorunda da değildir, kimse tarafından da zorlanamaz. gerektiği taktirde de boşanabilir *.
boşanma hakkında da yine nikahta kadın kocasının üç boşama hakkından birini talep edebilir. kocası razı olursa verir, verildiyse geri alınamaz. vermediyse de kadın nikahı gerçekleştirmek zorunda değildir. (bu konular genelde nikah öncesinde konuşulur tabii.) neden iki tanesini isteyemiyor diye düşünmeye gerek yok bence, zira bunun asıl amacı tek bir kişide toplanan gücü bölmektir.
mehir, denen bir şey vardır ve kadının inkar edilemez hakkıdır. nikahta erkek birey bu mehir miktarını kabul ederek evlenmişse, artık kadın ne kadar ne istediyse, bunu temin edip karısına vermek erkeğin sorumluluğudur. kadının erkeğe mehir verme gibi bir zorunluluğu yoktur.
miras konusunda çok ayrıntı var. ama erkek kardeşin 2 pay, kız kardeşin 1 pay almasında adaletsizlik var gibi görünüyor. yalnız, kadın evlendiğinde kocası tarafından ihtiyaçları karşılanmak zorunda olduğu için, kız kardeş kocası tarafından ihtiyaç halinde bırakılmayacak zaten. ve erkek kardeş de kendi karısının ihtiyaçlarını karşılamak zorunda. kız kardeş evlenmese de erkek kardeş tarafından ihtiyaçları karşılanmak durumunda. hiçbir durumunda kadın çalışmak zorunda kalmadan ihtiyaç halinde bırakılamaz zaten. ki öncesinde dediğimiz ve modern dünyada da dememiz gerektiği gibi hiçbir kadın bir erkeğe muhtaç değildir ve kendi emeğiyle çalışıp kazanabilir. evet, bir kadın bir erkeğe muhtaç değildir ama ihtiyacı olan durumlarda yakınlık derecesine göre erkekler tarafından ihtiyacının karşılanması o erkeklerin sorumluluğudur.
şiddet konusunda: allah'ın verdiği vicdanı kullanan herkes bir insana fiziksel, psikolajik, maddi-manevi herhangi bir şiddet uygulamanın yanlış olduğunu bilir, hisseder. bu konuda ayette* geçen "dövün" ifadesi iyi irdelenmelidir. herhangi sinirli olunan bir durumda yapılabilir gibi bir algı oluşmasın, çünkü bu doğru değil. kadının kocasına karşı aşırı kötü bir şey yapması lazım. ona rağmen öncelik uyarmada ve yatakları ayırmadadır. dövmenin boyutu da asla toplum tarafından aşağılayıcı olarak nitelendirilen boyutta olamaz, buna bağlı olarak bir tokat dahi bizim kültürümüzde yanlış kabul edildiğinden, bu dövme ifadesini, haberlerde gördüğümüz olayların bir izni olarak düşünemeyiz. tefsircilerden ata, tüm hadislerle birlikte ayeti anlayarak "koca, karısını dövemez." demiştir. tefsir için sonuç olarak islam erkeğe şiddet uygulama hakkını vermez. iyi niyetli, kendini kontrol edebilen bir insan da, bu hak verilmiş olsa dahi, bir insanı incitemez, incitmeyi vicdanına yediremez.
cinsellik konusunda herhangi bir ayrım yoktur. çiftlerinin birbirini sevmesine dayanır. hayır, hayırdır. karşılıklı rıza yoksa tecavüz vardır. insan olan bunu anlar. bu konuyla alakalı hadis, seksi emelleri için kullanmaya çalışacak insanlar içindir. açıklamalı link sorularla islamiyet
şahitliğinin kabul edilmemesi gibi bir durum da yoktur. *
kadın bu bakımdan da ikinci sınıf ve dereceden bir insan olarak algılanmadığı içindir ki, “erkek bulunmadığı takdirde” denilmemiş, erkek bulunsa bile kadınların tanıklığı kabul edilmiştir. âyetin ifadesine dikkat edildiğinde anlaşılacağı üzere iki kadının şahitliğinde tanıklık eden yine bir kadındır; yani nisabı (şahitlik için gerekli sayı) doldurma bakımından bir kadın, bir erkek gibidir. diğer kadının işi, hemcinsinin unutması veya yanılması halinde ona hatırlatmaktan, hatırlamasına yardımcı olmaktan ibarettir. kaynak
peki nedir bu erkek > kadın algısı? ayette şöyle geçiyor: "erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. yalnız, erkekler için onların üzerinde bir derece vardır. allah´ın izzeti var, hikmeti var." *
ayette geçen “erkeklerin onların üzerindeki hakları bir derece daha fazladır.” mealindeki ifadeden maksat, mirastaki farklılık ve cihatla mükellefiyettir. güzel bir açıklama sorularla islamiyet
----
ben burada kadının islam'da ne kadar değerli olduğunu anlatmaya çalışmadım zira en başında dediğim gibi üstünlük ancak takvadadır. "islam kadına değer vermiyor." algısının yanlış olduğunu anlatmaya çalıştım. başka şeyler aklıma gelirse eklerim.
devamını gör...
bungee jumping
yapmayı çok istediğim bir aktivite. sanki intihar ediyormuşsun ama ölmüyormuşsun gibi. ölümü yaşıyorsun ama ölmüyorsun. çok güzel bence.
devamını gör...
1 ocak 2021 milli piyangonun varlık fonuna çıkması
milli piyango yılbaşı çekilişinde 100 milyon tl’lik büyük ikramiye çeyrek bilete çıktı. aynı rakamlara sahip 4 biletten sadece biri satıldı. üçünün satılmadığı kısa sürede fark edildi. sahipsiz kalan 75 milyon lira tvf'na kasasına girdi.
kaynak
kaynak
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
mahşerin dört atlısı ıı - larıssa ıone( çeviren: burcu çelik)
mahşerin dört atlısı'ndan limos'a merhaba deyin. o bir dişi ama bildiğiniz dişilerden değil. ölümsüz, savaşçı, tutkulu, inatçı ve geçmişi sırlarla dolu bir dişi."
mahşerin dört atlısı'ndan limos'a merhaba deyin. o bir dişi ama bildiğiniz dişilerden değil. ölümsüz, savaşçı, tutkulu, inatçı ve geçmişi sırlarla dolu bir dişi."
devamını gör...
seri oylayıp favlayan ardından takibe alıp mesaj atan yazar
öpmese bari dedirten ilginç yazardır. ya kardeşim ne yapıyorsun sen, kendine gelir misin lütfen? cidden ayıp oluyor ha.
devamını gör...
sen haklısın deyip konuyu kapatmak
bu kadar mantıklı çok az hareket var.
devamını gör...
yazarların önerdiği kolonya markaları
bee beauty - japon kiraz çiçeği kolonyası. eyüp sabri tunçer'in japon kirazı çiçeği kolonyasından daha iyi olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
"yazmasını iste."
nedir bu yazmasını iste? ukte dediğimiz şeyin birkaç eksen etrafında döndürülmüş hali aslında. fikrin orijini, bilenler vardır aranızda, quora sitesindeki "ask to answer". orada nasıl çalışıyor? x konusu, sorusu görüyorsunuz ve "yahu bir y kişisi vardı bu konularda yetkin, cevaplamasını bi isteyeyim bakayım, ne diyecek bu konuda merak ediyorum" diyor ve y kişisine ask to answer gönderiyosunuz, y şahsı da kendini acayip önemli hissedip, "yahu baksana fikrime danışıyolla, negzel kişiyim ben" deyip yazıyor.
sözlükte nasıl çalışır? x başlığını gördüğünüzde, o konuyla ilgili olduğunu bildiğiniz y yazarına mesajla "ya kankim şu başlığı gördün mü sen de yazsana tam senlik" demek yerine tek tuşla ona, "x yazar sizin y başlığında yazmanızı istedi" bildirimi gönderiyorsunuz. bildirimlerin salgılattığı dopamine bağımlı olan 21. yüzyıl y insanı da hem bildirimden, hem önemsendiğini hissettiğinden mutlu oluyor; hem de normalde gözünden kaçırdığı bir başlığı görmüş oluyor. herhangi bi sözlükte denendi mi? bildiğim kadarıyla hayır.
artılar:
- entry sayısının artması
- etkileşim sayısının artması
- total yazar tatminine katkıda bulunma ihtimali
eksiler:
- abuse edilebilir.
- mutlak suretle "günde x kadar yazmasını iste gönderebilirsiniz" yahut "yalnızca takip ettiğiniz yazarlardan yazmasını isteyebilirsiniz" şeklinde kısıtlamalar gerektirir.
- iko'ya ekstra iş çıkarır.
nedir bu yazmasını iste? ukte dediğimiz şeyin birkaç eksen etrafında döndürülmüş hali aslında. fikrin orijini, bilenler vardır aranızda, quora sitesindeki "ask to answer". orada nasıl çalışıyor? x konusu, sorusu görüyorsunuz ve "yahu bir y kişisi vardı bu konularda yetkin, cevaplamasını bi isteyeyim bakayım, ne diyecek bu konuda merak ediyorum" diyor ve y kişisine ask to answer gönderiyosunuz, y şahsı da kendini acayip önemli hissedip, "yahu baksana fikrime danışıyolla, negzel kişiyim ben" deyip yazıyor.
sözlükte nasıl çalışır? x başlığını gördüğünüzde, o konuyla ilgili olduğunu bildiğiniz y yazarına mesajla "ya kankim şu başlığı gördün mü sen de yazsana tam senlik" demek yerine tek tuşla ona, "x yazar sizin y başlığında yazmanızı istedi" bildirimi gönderiyorsunuz. bildirimlerin salgılattığı dopamine bağımlı olan 21. yüzyıl y insanı da hem bildirimden, hem önemsendiğini hissettiğinden mutlu oluyor; hem de normalde gözünden kaçırdığı bir başlığı görmüş oluyor. herhangi bi sözlükte denendi mi? bildiğim kadarıyla hayır.
artılar:
- entry sayısının artması
- etkileşim sayısının artması
- total yazar tatminine katkıda bulunma ihtimali
eksiler:
- abuse edilebilir.
- mutlak suretle "günde x kadar yazmasını iste gönderebilirsiniz" yahut "yalnızca takip ettiğiniz yazarlardan yazmasını isteyebilirsiniz" şeklinde kısıtlamalar gerektirir.
- iko'ya ekstra iş çıkarır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
merhaba defter. bazen sadece bana ait bir düzeyde kötü, yetersiz, can sıkıcı bir ömre sahip olduğumu düşünürdüm. ama hep burada yazdığım gibi '' gönüllere dokunmak '' niyetimle bir çok kişiyle etkileşime sahip oldum. hepsiyle de tanıştığım için kendimi şanslı hissediyorum. gönüllere dokunmak, insan biriktirmek belki önceleri bu kadar yoğun ilerlemiyordu ama sözlük sayesinde hızla artmaya başladı ki çok mutlu oldum ben de.
bir nebze de olsa yaraya merhem olabiliyorsam ne mutlu bana. yoksa ne hedefleyebilirim ki ? ben istiyorum ki insanlar umutlansın, tebessüm etsin, bir kaç dakikalığına da olsa olumsuzluklar ortadan kayboluyorsa vicdanım hafiflemiş, yüreğim ferahlamıştır.
belki bazılarına garip gelebilir, aksini düşünebilir ama güzel olan ne biliyor musunuz ? başkaları için yaşamak...
bir nebze de olsa yaraya merhem olabiliyorsam ne mutlu bana. yoksa ne hedefleyebilirim ki ? ben istiyorum ki insanlar umutlansın, tebessüm etsin, bir kaç dakikalığına da olsa olumsuzluklar ortadan kayboluyorsa vicdanım hafiflemiş, yüreğim ferahlamıştır.
belki bazılarına garip gelebilir, aksini düşünebilir ama güzel olan ne biliyor musunuz ? başkaları için yaşamak...
devamını gör...