elli kere şikayet ettik
şimdi ben akp ve zihniyetinden hıncımı nasıl alabilirim? dar ağacında görsem yine alamam çünkü bu masumları geri getiremem. bu kadının kızıyla yaşacağı güzel günleri bu kadına ve kızına geri veremem. şunu söyleyeyim; !!!zalimler için yaşasın cehennem!!! ama dilerim ki o cehennemi maaile dünyada yaşarsınız. çünkü insanların elinden ailelerini aldınız çöp zihniyetinizle ülke yönetmeye kalkarak.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
şu an dinlediğim şarkının hayatta şiirden olacağı ve bu şiirinden ömer hayyam'ın rubaisi olacağı aklıma gelmezdi. akşam akşam daha ne kadar yeni şeyler öğreneceğim arkadaşlar. bakın yeni şeyler öğrenmek enerji, enerji kalori, kalori de yemeyi gerektirir*. diğer hafta da bu kadar informatik bir program olacaksa şimdiden uyarın yemeğimi ona göre ayarlayayım. gerçi ben oburum bana yemek bahane ama bugün yemiycem söz.
devamını gör...
lev nikolayeviç tolstoy
sigarayı, alkolü, et yemeyi 5o. doğum gününde bırakmış dünyanın en iyi ilk 3 romancısından biri.* et yemeyi bıraktıktan sonra oldukça fazla yumurta tüketmeye başlamış. çorbasına bile omlet ilave edermiş. kendi tarifi olan naneli kurabiyeleri ise çok severmiş.* ve onları zihin açan kurabiyeler olarak adlandırırmış. normal kurabiye hamuruna nane yağı ekleyerek siz de yapabilirsiniz.
devamını gör...
bir patronu karaktersiz yapan detaylar
patron olması yetiyor çoğu zaman. karakterli az sayıdaki patronlarımız alınmasın, selamlar. (bkz: swh)
devamını gör...
27 yaş
24 gün önce girdiğim yaş. yirmi yedi yaşın muhasebesini yaptığım zaman, korkunç bir reçeteyle karşılaşıyorum. 20'lerin başlarındaki kayıtsızlığın olmadığı ama artık yaşlanıp da umutlarınızın bitmediği bir yaştır 27 yaş. biraz da yaşamdan bahsedelim.
içinde bulunduğumuz ülkenin ekonomik şartları bize uymuyor, çoğumuz bu konulardan rahatsızız ve bunu mızmız çocuklar gibi her yerde dile getiriyoruz. lakin yaşamı büsbütün bir sürgün haline getiren, içinde bulunduğumuz şartlar değil. hiçbir dönemde de olmadı. bir yaşamı mahveden şey, insanın var olan potansiyelini öyle ya da böyle harcamasıdır. zamanı yönetemedik, günceli yakalamakta çok zorlandık, riske girmekten korktuk. takım elbiselilere kaderimizi teslim etmekte müthiş bir arzu duyuyoruz ve bu birçoklarının yaşamını cehenneme çeviriyor. sözlerimizde bir devrimci havası varken, elitlere el açıp medet umacak kadar da yolumuzu kaybetmiş durumdayız.
ben, arturo bandini, yirmi yedi senede şunu öğrendim: yaşamak çok zor. ben bu hayatı beceremedim. hastalıklar yaşadım, en sevdiğim insanı, babamı kaybettim. aile düzenim bozuldu, abimle küstüm, evimi terk ettim ve evsiz kaldım. küsüratları da var bu işin ama işin çerçevesi bu. hayat bana zor geldi biraz. çok erken anladım yanık türkülerin hangi hislerle yazıldığını. şımarmanın ne olduğunu unuttum. çünkü bana göre gençlik demek kayıtsızlık demekti, vurdumduymazlık demekti, hata yapma lüksüydü; utanacak işler yapacağımız zamanlardı gençlik, birilerinin arkasını toplayacağımız değil, birilerinin arkamızı toplayacağı zamanlardı. ben böyle tahmin etmiştim çünkü çevremde böyle gördüm ve hala böyle görüyorum.
20'ler demek "ben bir şey yaptım arkadaşlar" deyip, saçma sapan bir şeyden övgü beklemekti. bu arzu, bu beklentiydi. kız arkadaşınla öpüşmekti, onunla gezip tozmaktı. kafaları çekip sabahlara kadar eğlenmekti. gençlik buydu. gençlik, bir elimizi pantolonumuzun cebine sokup sigara içerek kasvetli sokaklarda yürümek değildi. renkliydi be kardeşim. yaşam, bize hiçbir standartın olmadığını, işin içindeysen her türlü boku sana yedirebileceğini, her çeşit senaryoyu sana dayatabileceğini açıkça gösterdi. geri dönüşü olmayan izler bıraktı bizde. yirmi yedi yaşın defterini zorluklarla doldurdu.
artık zorlanıyorum. aşti otogarındayım ve istanbul'a kalkacak otobüsü bekliyorum. bir meçhule doğru yol alacağım. ne getirir, ne götürür bilinmez ama hayatın adamakıllı üstüne bindiği insanlar iyi bilirler ki: artık iyi bir şeyin olmasını istemekten, umut etmekten ziyade daha kötü şeylerin olmaması için temkinli olursunuz. temkinliyim artık, daha ne kadar üzerimize geleceğini bilmediğimiz bir yaşamın tehditi altındayım. 27 yaşındayım ve ben bu hayatı sevenlerden olamadım.
içinde bulunduğumuz ülkenin ekonomik şartları bize uymuyor, çoğumuz bu konulardan rahatsızız ve bunu mızmız çocuklar gibi her yerde dile getiriyoruz. lakin yaşamı büsbütün bir sürgün haline getiren, içinde bulunduğumuz şartlar değil. hiçbir dönemde de olmadı. bir yaşamı mahveden şey, insanın var olan potansiyelini öyle ya da böyle harcamasıdır. zamanı yönetemedik, günceli yakalamakta çok zorlandık, riske girmekten korktuk. takım elbiselilere kaderimizi teslim etmekte müthiş bir arzu duyuyoruz ve bu birçoklarının yaşamını cehenneme çeviriyor. sözlerimizde bir devrimci havası varken, elitlere el açıp medet umacak kadar da yolumuzu kaybetmiş durumdayız.
ben, arturo bandini, yirmi yedi senede şunu öğrendim: yaşamak çok zor. ben bu hayatı beceremedim. hastalıklar yaşadım, en sevdiğim insanı, babamı kaybettim. aile düzenim bozuldu, abimle küstüm, evimi terk ettim ve evsiz kaldım. küsüratları da var bu işin ama işin çerçevesi bu. hayat bana zor geldi biraz. çok erken anladım yanık türkülerin hangi hislerle yazıldığını. şımarmanın ne olduğunu unuttum. çünkü bana göre gençlik demek kayıtsızlık demekti, vurdumduymazlık demekti, hata yapma lüksüydü; utanacak işler yapacağımız zamanlardı gençlik, birilerinin arkasını toplayacağımız değil, birilerinin arkamızı toplayacağı zamanlardı. ben böyle tahmin etmiştim çünkü çevremde böyle gördüm ve hala böyle görüyorum.
20'ler demek "ben bir şey yaptım arkadaşlar" deyip, saçma sapan bir şeyden övgü beklemekti. bu arzu, bu beklentiydi. kız arkadaşınla öpüşmekti, onunla gezip tozmaktı. kafaları çekip sabahlara kadar eğlenmekti. gençlik buydu. gençlik, bir elimizi pantolonumuzun cebine sokup sigara içerek kasvetli sokaklarda yürümek değildi. renkliydi be kardeşim. yaşam, bize hiçbir standartın olmadığını, işin içindeysen her türlü boku sana yedirebileceğini, her çeşit senaryoyu sana dayatabileceğini açıkça gösterdi. geri dönüşü olmayan izler bıraktı bizde. yirmi yedi yaşın defterini zorluklarla doldurdu.
artık zorlanıyorum. aşti otogarındayım ve istanbul'a kalkacak otobüsü bekliyorum. bir meçhule doğru yol alacağım. ne getirir, ne götürür bilinmez ama hayatın adamakıllı üstüne bindiği insanlar iyi bilirler ki: artık iyi bir şeyin olmasını istemekten, umut etmekten ziyade daha kötü şeylerin olmaması için temkinli olursunuz. temkinliyim artık, daha ne kadar üzerimize geleceğini bilmediğimiz bir yaşamın tehditi altındayım. 27 yaşındayım ve ben bu hayatı sevenlerden olamadım.
devamını gör...
öğretmene aşık olmak
eğitim öğretim hayatının bir evresinde öğretmenine aşık olma durumudur. benim bunu yaşamış bir tanıdığım var. lise öğretmenine kör kütük aşık olmuş. mezun olmuş, saplantı boyutuna getirmiş. açılmış reddedilmiş, o açıldıkça reddedilmiş. mesele ailenin kulağına kadar gitmiş. önce gelip geçici duygudur diye bakmışlar. üstelik ailesinin de hâli vakti yerindeymiş. oğulları bu saplantıdan kurtulsun diye almanya'ya yollamışlar. öğretmen bu süre zarfında evlenmiş barklanmış, derken kansere yakalanmış ve ölüm döşeğine düşmüş. hikayemizdeki esas oğlanımız onu son kez görmek için almanya'dan gelmiş ve görmüş. kısa bir süre içerisinde de öğretmenimiz hastalığa yenik düşüp bu dünyadan göçüp gitmiş. çocuğun ailesi de ona evlenmesi için birini tavsiye etmiş, o da olur demiş ve bu aşk burada bitmiş. şimdi üniversiteye giden kızları varmış.
sahi. bu aşk gerçekten de bitti mi acaba?
sahi. bu aşk gerçekten de bitti mi acaba?
devamını gör...
çalışan öğrencilere tavsiyeler
kendi imkanlarınızla okuduğunuz için her zaman bir adım önde olduğunuzu unutmayın. belki çalıştığınız iş sizi yoracak bunalıma sokacak ama şunu unutmayın siz farklısınız. kendi paranız olduğu için daha bir zevkle harcamalarınız olacaktır. ayrıca ailenizin üzerinde baskı kurmayacağı bir durum oluşmaya başlayacaktır. çünkü artık kendi kendinize bakıyorsunuzdur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
beyoğlu istanbul
hizliresim.com/bknwt0
hizliresim.com/bknwt0
devamını gör...
keşişleme
bir diğer adıyla samyeli olarak bildiğimiz, sıcak yerel rüzgârlarımızdan birisidir. güneydoğu yönünden gelen rüzgârdır. sıcak ve kavurucu bir özelliğe sahip olduğu için tarım ürünlerinin erken olgunlaşmasına neden olur. sıcaklığı artırır.
yerel denizciler tarafından ismi verilmiştir.
yazın güneydoğu anadolu bölgesinde yaşanan bunaltıcı sıcakların nedeni, bu bölgenin samyeli rüzgârının etkisi altısında kalmasından kaynaklanır. bir diğer nedeni ise, ırak ve suriye yani çöl bölgelerine en yakın bölgemiz güneydoğu anadolu bölgesi olduğu için en fazla etki burada hissedilir.
yerel denizciler tarafından ismi verilmiştir.
yazın güneydoğu anadolu bölgesinde yaşanan bunaltıcı sıcakların nedeni, bu bölgenin samyeli rüzgârının etkisi altısında kalmasından kaynaklanır. bir diğer nedeni ise, ırak ve suriye yani çöl bölgelerine en yakın bölgemiz güneydoğu anadolu bölgesi olduğu için en fazla etki burada hissedilir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sözlüğü sahiplenmesi
artık gün içinde ne yapıyorsa yapsın aklının bir kısmı burada olup 'acaba şu an ne yazıyorlar? ' diyen yazarlardır. yazarların hiçbirini tanımasam da hepsinin çok iyi ve kafa olduğundan eminim. samimi insanlar ve samimi ortam bulmam kolay değil, bulunca da insan bırakmak istemez sahiplenir.
devamını gör...
sevgilisi olmayan ezik erkek
niye ezik oluyorum acaba diye sorarım.
olmuyorsa bunun benim suçum mu olması gerekiyor veya sevgilim olacak kişinin suçu mu olması gerekiyor?
benim için imkânsız bir ilişki türüdür sevgili olmak mesela.
geleceği olmayan biri olarak karşımdaki insana neyi nasıl vaad edebilirim ?
engeller sadece kişiliklerle alakalı olmayabilir.
insanları yargılarken biraz ama biraz empati yapabilirsiniz. bu sizi küçültmek yerine yuceltir inanın.
olmuyorsa bunun benim suçum mu olması gerekiyor veya sevgilim olacak kişinin suçu mu olması gerekiyor?
benim için imkânsız bir ilişki türüdür sevgili olmak mesela.
geleceği olmayan biri olarak karşımdaki insana neyi nasıl vaad edebilirim ?
engeller sadece kişiliklerle alakalı olmayabilir.
insanları yargılarken biraz ama biraz empati yapabilirsiniz. bu sizi küçültmek yerine yuceltir inanın.
devamını gör...
normal sözlük'teki ciddi yazarlar
ben hangi gruba dahilim henüz çözemedim. ne çok ciddiyim ne de çok cıvıklıktan yanayım. ikisinin ortası olan bir grup varsa ben o grubun üyesiyim.
devamını gör...
yaşın geldi evlen
kalıplaşmış anne cümlelerinin favori repliklerinden biridir.
mezun olmuş, işini eline almış, onların deyimi ile "eli ekmek tutmuş" evlat için sıradaki hedef başının bağlanmasıdır. radarlar çocuğun müstakbel eşi için açık olmakla beraber yaşı gelen evlat da "evlen artık, yaşın geldi, ne zaman evleneceksin de biz torun göreceğiz" baskılarına maruz kalır.
"aşka sabır ve yürek gerek anne" diyemezsiniz, gelir anne terliği.*
mezun olmuş, işini eline almış, onların deyimi ile "eli ekmek tutmuş" evlat için sıradaki hedef başının bağlanmasıdır. radarlar çocuğun müstakbel eşi için açık olmakla beraber yaşı gelen evlat da "evlen artık, yaşın geldi, ne zaman evleneceksin de biz torun göreceğiz" baskılarına maruz kalır.
"aşka sabır ve yürek gerek anne" diyemezsiniz, gelir anne terliği.*
devamını gör...
çirkin kadınlara tavsiyeler
erkeklerin beğenmediği biri olmak sizi çirkin yapmaz. hadsizlik sizi çirkin yapar ama. işin özü bu.
devamını gör...
burçlara inanan insan
körü körüne olması gerekmeyip sadece burçlara inanması bile yetmekte olan insandır.
(bkz: kişide kaçma isteği uyandıran muhabbetler)
(bkz: kişide kaçma isteği uyandıran muhabbetler)
devamını gör...
birini unutmanın en iyi yolu
ona karşı kendini nötr bi hale getirmek. sevgi nefret hiçbir olumlu yada olumsuz duyguyu hissetmezseniz her şey olur biter.
devamını gör...
istenmeyen tüye bunu açıkça söylemek
tüy değildir o efendim; tüy kuşta olur. kıldır o kıl. bazen kıllara karşı açık olmak gerekir.
devamını gör...
9-10 ağustos 2022 arctic monkey istanbul konseri
geliyorlar...
kaynak için sizi buraya alalım.
2013 yılında rock'n coke'ta izlemek nasip olmuştu, beklediğimden daha iyi bir sahne performansları vardı, umarım bu konsere de gitmek nasip olur diye iç geçiriyorum ama zor, çok zor hem de.
zira, konser biletleri bizim korkunç ekonomimizden dolayı 500-600 lirayı bulur gibime geliyor, o zaman da asıl soru ister istemez beynimizde yankılanacak; "o kadar paraya değer mi?"
zamanında, özellikle 2009-14 zaman diliminde birçok festivale çok uygun fiyatlarla katıldığımdan dolayı bana bu çok yüksek bir miktar olarak gözüküyor, şahsen bence değmez, 600 liraya george harrison ve john lennon'u diriltip beatles'ı tekrar birleştirip getirseler dahi vermem lakin verebilecek arkadaşlar olursa şimdiden iyi izlemeler.
kaynak için sizi buraya alalım.
2013 yılında rock'n coke'ta izlemek nasip olmuştu, beklediğimden daha iyi bir sahne performansları vardı, umarım bu konsere de gitmek nasip olur diye iç geçiriyorum ama zor, çok zor hem de.
zira, konser biletleri bizim korkunç ekonomimizden dolayı 500-600 lirayı bulur gibime geliyor, o zaman da asıl soru ister istemez beynimizde yankılanacak; "o kadar paraya değer mi?"
zamanında, özellikle 2009-14 zaman diliminde birçok festivale çok uygun fiyatlarla katıldığımdan dolayı bana bu çok yüksek bir miktar olarak gözüküyor, şahsen bence değmez, 600 liraya george harrison ve john lennon'u diriltip beatles'ı tekrar birleştirip getirseler dahi vermem lakin verebilecek arkadaşlar olursa şimdiden iyi izlemeler.
devamını gör...
ezberlenen en saçma şey
periyodik tabloyu öğrenmek için 8.sınıfta h he li be b c n o f ne şeklinde devam eden ve yazıldığı gibi okunan tuhaf bi şeyi ezberlemiştim*.
devamını gör...
