en iyi arkadaş
karşılıklı oturup çay içerken eski anılardan konuşulup hiç çekinmeden en saçma hallerrini bile onun yanında sergilediğin kişidir.(prof)dedikodu dahil.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
the haunting of hill house
türkçesi tepedeki ev olan kısa bir korku dizisi.
bunu izleyeli uzun zaman oldu. o yüzden genel olarak sahnelerine pek hakim değilim ancak burada sahneleri konuşmayacağım.
kendi gözlemlerimden bahsetmek istiyorum.
mutlu bir aile tablosu görüyoruz dizinin başında. anne baba çalışıyor, çocuklar şöyle böyle eğleniyor ve sıcacık bir sunday sabahı pancake tadında bir aile görüyoruz. bu aileye baktığımda baba dahil herkesin taşıyıcı kolonu anne gibime geliyor.
sonra paranormal olaylar başlıyor. her bölümde bir çocuğun hikayesi işleniyor. hem çocukluk hem de yetişkin hallerini ve travmalarını nasıl bastırdıklarını görebiliyoruz. aşırı ilginç gelen bir kısım da var ki kimse annesinin ölümü hakkında pek konuşmuyor, babalarına sormuşlar ve cevap alamamışlar. tamamda burada kapandı mı hakikaten? hayret verici doğrusu.
olayların kızışmasını annenin migren ağrısı yaşamaya başlamasıyla bağdaştırıyorum. hayır efendim demeyi, "yarasa bu bir paranormal hikaye!" hayallerinizi yıkmak isterim çünkü bu aslında bir paranormal hikaye değil.
hepsinin psikolojisi annenin migren ağrısı yaşayıp kendi aklında olayları çarpıtması ile başlıyor. her çocukla annenin özel konuştuğu bir sahne var dikkat ederseniz. çocuklar annenin söylediklerini belleğe atıyor ve korkunun, gerginliğin, kasvetin getirdiği etkiyle maalesef toplu olarak bir sanrının içine düşüyorlar.
mesela o meşhur oda. meşhur odayı hepsi özel alanı olarak almış belleğe. e ama bakıyoruz hepsi bir olduğunda o odaya girmeye çalışıyor, bir türlü kapıyı açamıyorlar? nasıl oluyor bu? çünkü özel alanlarına kimseyi almak istemiyorlar. bana göre çıkış noktalarından biri de bu oda meselesi.
son bölümde hepsi zaten çakozluyor odanın olayını. aslında böyle bir oda yoooğğ!
anne ailenin kolonu demiştim. anne psikolojik olarak çökmeye başlayınca maalesef tüm ailede bu yolda sürükleniyor. bakın mesela nel'in ölüm sahnesi. tıpkı annesinin öldüğü hali gibi tipi dikkat ederseniz. elbise giyip aylak aylak dans ettikten sonra intihar etmesi de etkileyiciydi.
çocukken edindikleri travmalara o kadar inanıyorlar ki tüm hayatlarına dahil ediyorlar bu travmayı. bu travmaların çıkış noktası da sıyıran güzel anne. annenin baş ağrısından evvel paranormal olaylar dönmüyor. aslında sezdiriyorlar ama dişe dokunur bir paranormal olay yok.
velhasıl çerezlik, yağmurlu havada battaniye altında çok güzel gidecek bir dizi. sevmiştim o zamanlar.
tabii bunlar da benim görüşlerim turşular. bence hepsi topluca delirdi dizide de bunu anlatıyorlardı ama siz bilirsiniz tabii klasik amerikan korku hikayesi de diyebiliriz. öptüm.
bunu izleyeli uzun zaman oldu. o yüzden genel olarak sahnelerine pek hakim değilim ancak burada sahneleri konuşmayacağım.
kendi gözlemlerimden bahsetmek istiyorum.
mutlu bir aile tablosu görüyoruz dizinin başında. anne baba çalışıyor, çocuklar şöyle böyle eğleniyor ve sıcacık bir sunday sabahı pancake tadında bir aile görüyoruz. bu aileye baktığımda baba dahil herkesin taşıyıcı kolonu anne gibime geliyor.
sonra paranormal olaylar başlıyor. her bölümde bir çocuğun hikayesi işleniyor. hem çocukluk hem de yetişkin hallerini ve travmalarını nasıl bastırdıklarını görebiliyoruz. aşırı ilginç gelen bir kısım da var ki kimse annesinin ölümü hakkında pek konuşmuyor, babalarına sormuşlar ve cevap alamamışlar. tamamda burada kapandı mı hakikaten? hayret verici doğrusu.
olayların kızışmasını annenin migren ağrısı yaşamaya başlamasıyla bağdaştırıyorum. hayır efendim demeyi, "yarasa bu bir paranormal hikaye!" hayallerinizi yıkmak isterim çünkü bu aslında bir paranormal hikaye değil.
hepsinin psikolojisi annenin migren ağrısı yaşayıp kendi aklında olayları çarpıtması ile başlıyor. her çocukla annenin özel konuştuğu bir sahne var dikkat ederseniz. çocuklar annenin söylediklerini belleğe atıyor ve korkunun, gerginliğin, kasvetin getirdiği etkiyle maalesef toplu olarak bir sanrının içine düşüyorlar.
mesela o meşhur oda. meşhur odayı hepsi özel alanı olarak almış belleğe. e ama bakıyoruz hepsi bir olduğunda o odaya girmeye çalışıyor, bir türlü kapıyı açamıyorlar? nasıl oluyor bu? çünkü özel alanlarına kimseyi almak istemiyorlar. bana göre çıkış noktalarından biri de bu oda meselesi.
son bölümde hepsi zaten çakozluyor odanın olayını. aslında böyle bir oda yoooğğ!
anne ailenin kolonu demiştim. anne psikolojik olarak çökmeye başlayınca maalesef tüm ailede bu yolda sürükleniyor. bakın mesela nel'in ölüm sahnesi. tıpkı annesinin öldüğü hali gibi tipi dikkat ederseniz. elbise giyip aylak aylak dans ettikten sonra intihar etmesi de etkileyiciydi.
çocukken edindikleri travmalara o kadar inanıyorlar ki tüm hayatlarına dahil ediyorlar bu travmayı. bu travmaların çıkış noktası da sıyıran güzel anne. annenin baş ağrısından evvel paranormal olaylar dönmüyor. aslında sezdiriyorlar ama dişe dokunur bir paranormal olay yok.
velhasıl çerezlik, yağmurlu havada battaniye altında çok güzel gidecek bir dizi. sevmiştim o zamanlar.
tabii bunlar da benim görüşlerim turşular. bence hepsi topluca delirdi dizide de bunu anlatıyorlardı ama siz bilirsiniz tabii klasik amerikan korku hikayesi de diyebiliriz. öptüm.
devamını gör...
sözlük yazarlarının paraya acımadığı anlar
vergi dairesine girince öyle güzel hissediyorum ki şu vergiden de koy o da olsun şundan da ver lütfen derken kendimi kaybediyorum.
devamını gör...
grass widow
2009 yılında san fransisco'da kurulmuş ama ne yazık ki 2013 yılında son bulmuş, noise pop diyebileceğimiz ama tam olarak tarzını anlatmaya gerçekten gücümün yetmediği, deneysel ve bir o kadar da karmaşık bir müzik grubu; aynı zamanda en sevdiğim müzik grubu!
bu müzik grubunu size şöyle anlatabilirim aslında, surf rock ritimlerine eşlik eden korosal indie pop vokaller?! evet, yine anlatamadım ama olsun. bateride minnoş lillian maring, basta sevimli hannah lew, ve gitarda minnako raven mahon bulunuyor bu müzik grubunda.
şarkı sözlerinde de oldukça yerinde feminizm göndermeleri ve zamanın erkek egemenliği hakkında eleştiriler yapıyorlar bu ablalar.
bu ablalarımızın 3 adet çok hoş stüdyo albümü mevcut.
ilki kendi isimlerini kullandıkları debut albüm olan, 2009 yılında çıkmış grass widow albümü. bu albüm ilk olmasına rağmen benim için en başarılı olanı, hele ilk giriş şarkıları to where var ya... durun ben buraya bırakayım da dinleyin; to where
hemen ardından bir yıl kadar sonra past time çıkmış, past time içlerinde en piyasa yapmış olanı diyebiliriz, en bilindik şarkıları bu albümde yer alıyor.
ve sene 2012 olduğunda ise internal logic cıkmış ve hemen ardından da dağılmak zorunda kalmışlar. internal logic, oldukça underrated bir albüm diyebiliriz, tabi sebeplerinin başında bir klip çekemeden veyahut bir turnede şarkılarını doğru düzgün seslendiremeden dağılmış olmalarını da ekleyebiliriz bir kenara.
keşke hiç dağılmasalarmış diyorum kendilerini ne zaman dinlesem... çünkü benim için bir alternatifleri yok, müziklerine benzeyen şeyler üreten bir müzik grubu ne yazık ki yok; kendileri benim için eşsiz kelimesinin karşılığı
bu müzik grubunu size şöyle anlatabilirim aslında, surf rock ritimlerine eşlik eden korosal indie pop vokaller?! evet, yine anlatamadım ama olsun. bateride minnoş lillian maring, basta sevimli hannah lew, ve gitarda minnako raven mahon bulunuyor bu müzik grubunda.
şarkı sözlerinde de oldukça yerinde feminizm göndermeleri ve zamanın erkek egemenliği hakkında eleştiriler yapıyorlar bu ablalar.
bu ablalarımızın 3 adet çok hoş stüdyo albümü mevcut.
ilki kendi isimlerini kullandıkları debut albüm olan, 2009 yılında çıkmış grass widow albümü. bu albüm ilk olmasına rağmen benim için en başarılı olanı, hele ilk giriş şarkıları to where var ya... durun ben buraya bırakayım da dinleyin; to where
hemen ardından bir yıl kadar sonra past time çıkmış, past time içlerinde en piyasa yapmış olanı diyebiliriz, en bilindik şarkıları bu albümde yer alıyor.
ve sene 2012 olduğunda ise internal logic cıkmış ve hemen ardından da dağılmak zorunda kalmışlar. internal logic, oldukça underrated bir albüm diyebiliriz, tabi sebeplerinin başında bir klip çekemeden veyahut bir turnede şarkılarını doğru düzgün seslendiremeden dağılmış olmalarını da ekleyebiliriz bir kenara.
keşke hiç dağılmasalarmış diyorum kendilerini ne zaman dinlesem... çünkü benim için bir alternatifleri yok, müziklerine benzeyen şeyler üreten bir müzik grubu ne yazık ki yok; kendileri benim için eşsiz kelimesinin karşılığı
devamını gör...
büyük suriyeli mitingi
gidin çölde oynayın.
misafir olarak geldikleri ülkede kendi kararlarını verebileceklerini sanıyorlar.
edit: haber asparagasta olsa geçerliliği sabit.
her an miting yapacaklarmış gibi grup halinde gezmelerine, mekanın sahibi gibi takılmalarına bir gönderme.
misafir olarak geldikleri ülkede kendi kararlarını verebileceklerini sanıyorlar.
edit: haber asparagasta olsa geçerliliği sabit.
her an miting yapacaklarmış gibi grup halinde gezmelerine, mekanın sahibi gibi takılmalarına bir gönderme.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
aşk nedir.
devamını gör...
kendine bir soru sor
ne zaman iş bulacaksın?
devamını gör...
serkan is my girl
allah kahretsin yine takıldı aklıma.
serkan is my gooorllll serkan is my gorl.
serkan is my gooorllll serkan is my gorl.
devamını gör...
yazarların kendi tipine 10 üzerinden vereceği puan
çevremdekiler yakışıklı olduğumu söylerler. erkek olsam giderim varmış.
devamını gör...
x mahlaslı yazar sizi gözledi bildirimi
hiç gözleyenim olmadığından dolayı varlığına dair bir kanıta ulaşamadığım, bu nedenle de varlığına inanmadığım bildirim.
devamını gör...
kader alacak intikamını
bi’ şarkıdan esinlendim. bu günlerde neredeyse inanacağım şu söze. ne kitaplar okudum, ne filmler izledim. ufkum genişledi, zekamın eskisi kadar kıvrak olmadığı anları fark ettim. şaşırmamaya alıştım sanarken hala şaşırtan hayat… ah ulan. ah demişken, kimseye etmedim ne eyvallah ne de ah. ne bir nefret, ne bir kin duygusu gütmedim. olanı biteni sessizce sindirdim, içime kapandım acı çektiğim an’larda.
bir kere demedim, intikam alayım. öfkemden kudurmadım mı? kudurdum. evimde, tek başıma. gel zaman, git zaman pireler berber veya tellal iken… off saptık. dur.
tanıyan bilir, inançlı birisi değilim. kadere de inanmıyorum ama karma kesinlikle var. evet.
dandik bir boşanmayı “aman tanrım dünyanın sonu. nasıl böyle bir şey yapılabilir? hahah gördünmü boşanıyor, ben demiştim.” diye gözünde büyütüp, tüm şehirde hunharca dalga geçen akrabamın birinin seks skandalları ortaya çıktı ve şimdi benle dalga geçmesinin belli bir zaman sonunda kendisi boşanıyor. umarım boşanmanın olağan bir durum olup, herkesin tercih edebileceği/ maruz kalabileceği bir durum olduğunu anlamıştır artık.
bir diğer vaka ise eski eşimin bana çektirdiği onca ızdıraba rağmen, boşandıktan sonra edindiği çevresine rağmen, en dipteyken yine beni arayıp, yardım istemesidir. vijdanıma ve merhametime yenik düşüp yardım edecek kadar ezik değilim. insafımı suistimal etmelerine dur diyeli çok oldu. kusura baksınlar. ben o dipsiz kuyularda boğulurken, onca acıda kıvranırken… ah etmiyorum ulan. görünen tablo ortada. vasat ve rezilsiniz.
hal böyleyken ya kader aldı intikamını ya da karma denen bir şey var ve dengesi muazzam bir şey.
bir kere demedim, intikam alayım. öfkemden kudurmadım mı? kudurdum. evimde, tek başıma. gel zaman, git zaman pireler berber veya tellal iken… off saptık. dur.
tanıyan bilir, inançlı birisi değilim. kadere de inanmıyorum ama karma kesinlikle var. evet.
dandik bir boşanmayı “aman tanrım dünyanın sonu. nasıl böyle bir şey yapılabilir? hahah gördünmü boşanıyor, ben demiştim.” diye gözünde büyütüp, tüm şehirde hunharca dalga geçen akrabamın birinin seks skandalları ortaya çıktı ve şimdi benle dalga geçmesinin belli bir zaman sonunda kendisi boşanıyor. umarım boşanmanın olağan bir durum olup, herkesin tercih edebileceği/ maruz kalabileceği bir durum olduğunu anlamıştır artık.
bir diğer vaka ise eski eşimin bana çektirdiği onca ızdıraba rağmen, boşandıktan sonra edindiği çevresine rağmen, en dipteyken yine beni arayıp, yardım istemesidir. vijdanıma ve merhametime yenik düşüp yardım edecek kadar ezik değilim. insafımı suistimal etmelerine dur diyeli çok oldu. kusura baksınlar. ben o dipsiz kuyularda boğulurken, onca acıda kıvranırken… ah etmiyorum ulan. görünen tablo ortada. vasat ve rezilsiniz.
hal böyleyken ya kader aldı intikamını ya da karma denen bir şey var ve dengesi muazzam bir şey.
devamını gör...
akraba
bazen akbaba olduklarına şahit olmuşumdur.
devamını gör...
güne bir söz bırak
bir kere yanlış trene bindiyseniz ; koridordan ters tarafa yürümenin hiçbir faydası yoktur.
(bkz: nietzsche)
(bkz: nietzsche)
devamını gör...
yazmak için girilen başlığa yazamadan çıkmak
başlığa girdiğimde önce tanımları okurum. biri benim yazmak istediğim şeyleri yazmışsa beğenirim ve aynısını yazmadan çıkarım. bazen de o kadar çok tanım okurum ki "ben ne diyecektim ya? " diye diyeceğimi unutup "neyyysse" der çıkarım.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
" yağmur olsan binlerce damla arasından tutardım seni. çünkü korkarım; toprak aldığını vermiyor geri."
cemal süreya
cemal süreya
devamını gör...
dizüstü eteği yasaklayan akp'li belediye
akpnin işgalindeki bursa'nın osmangazi ilçe belediyesidir. çalışanlara gönderilen genelgeye göre kadın personelin etek boyunun dizi aşması, yırtmaçlı olması, kolsuz ve yakası çok açık kıyafet giymesi yasaklanmış.
alınan bu kararın hukuki dayanağı da 1980 darbesi sonrasında 1980 darbesi sonrasında darbecilerin aldığı "kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin kılık ve kıyafetine dair yönetmelik" kararı. darbe karşıtı akp darbecilerin yasaları ile insanların yaşam şekillerine müdahale ediyor.
www.birgun.net/haber/akp-li...
alınan bu kararın hukuki dayanağı da 1980 darbesi sonrasında 1980 darbesi sonrasında darbecilerin aldığı "kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin kılık ve kıyafetine dair yönetmelik" kararı. darbe karşıtı akp darbecilerin yasaları ile insanların yaşam şekillerine müdahale ediyor.
www.birgun.net/haber/akp-li...
devamını gör...
kadın düşmanı başlıklara izin vermeyeceğiz
kadın düşmanlığı yapanların beyninin içinde ne olduğunu biliyorsunuz siz.
ama annelerine küfredecek olsanız savunmaya geçecek olan iq'su
yerlerde sürünen cinsler.
ama annelerine küfredecek olsanız savunmaya geçecek olan iq'su
yerlerde sürünen cinsler.
devamını gör...





