angaralılar eşek mi de onlara içirmediniz? aklımda deli sorular.

ha bu arada, amsterdam ne ya? tuborg ne ya? hayal kırıklığına uğradım şu an ağlıyorum ühüğ.*
devamını gör...

ajanslara düşen habere göre gerçekleşen olaydır.
katar'lıların bu kadar ekonomimizin içinde olmasına da anlam yükleyemediğimdir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynak
devamını gör...

atın üstüne eğersiz binen, bir elinde ok ve yay bir elinde mızrak olan, deri elbiseler ve uzun deri çizmeler giyen dövmeli kadınlar. güçlü, savaşçı, vahşi ve ares'in kızları...
kendilerine has yönetim şekilleri, yasaları, yaşam biçimi ve de mücadeleleri ile mitolojide kendilerine günümüzde bile 'vavvv be' dedirtecek özellikleri var.

ama ben bunları burada uzun uzun anlatmak yerine pandora'nın mitolojik inciler kanalındaki podcastine bakınız veriyorum tam şurada insanı sıkmadan bıcır bıcır anlattığı üslubundan ve de tatlı sesinden dinleyin diye.
devamını gör...

kendisi ile yeni karşılaştığım tekrar tekrar okunası bir (bkz: ataol behramoğlu) şiiridir.

yaşamak bu yangın yerinde,
her gün yeniden ölerek.
zalimin elinde tutsak,
cahile kurban olarak.
yalanla kirli havada,
güçlükle soluk alarak.
savunmak gerçeği, çoğu kez
yalnızlığını bilerek.
korkağı, döneği, suskunu
görüp de öfkeyle dolarak.
toplanır ölü arkadaşlar,
her biri bir yerden gelerek.
kiminin boynunda ilmeği,
kimi kanını silerek.
kucaklıyor beni metin altıok,
"aldırma" diyor gülerek
"yaşamak görevdir bu yangın yerinde
yaşamak, insan kalarak"


ataol behramoğlu
devamını gör...

bir mathias roux kitabıdır.

alt başlığı felsefeye sportif bir giriş olan kitap sıkıcı felsefe girizgahlarından öğrencileri kurtarıp onları ilgilerini çekebilecek bir konu üzerinden yakalayıp felsefenin engin denizine atmayı amaçlamaktadır.

futbolun sadece futbol olmadığını, bir oyundan fazlası olduğunu, gerçek futbolun endüstriyel futbol ile karıştırılmaması gerektiğini anlatmak için birçok tanım yazdım. futbol bir tutkudur ve mathias roux l’express en iyi deneme kitabı ödülünü alan bu tutkuyu kullanarak insanların felsefenin içine çekmeye çalışmış ve bunu da hakkıyla yerine getirmiş.

yazar felsefeyi anlatmak için alt zemin olarak 2006 dünya kupasını seçmiş. ki bu dünya kupasını gören herkesin aklına öncelikle uzatmaların ikinci yarısında zinedine zidane’ın materazzi’ye attığı o unutulmaz kafa gelecektir. bu kafa kupayı kaybettirmiş olabilir ama bir efsane olarak her zaman hatırlanmaya değerdir.

yazar maçı dakika dakika ele alarak yaşanan bütün önemli dakikaları felsefe ile bağlantı kurarak açıklamış. futbol aşığı bir felsefe sever için bulunmaz bir eser.

sokrates bugünleri görseydi meksika dalgasını başlatan taraftar o olurdu belki de.
devamını gör...

willoughby yasası
birine bir makinenin çalışmadığını kanıtlamaya çalışırsanız makine o anda çalışmaya başlayacaktır.

murphy 4 numaralı ölçüt
ne zaman bir işi yapmaya karar verirseniz, o anda yapmanız gereken bir başka iş çıkacaktır.
devamını gör...

naptın sattın mı dobloyu?...elde edemediğime dönüşmüşken ve buna alışmışken niye şimdi? şakaların canımı acıtıyor yapma.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

the beatles compilation albümü olanı, bir pazar günü açık havada kahvaltı yapmaya giderken dinlenilebilecek en güzel albümdür.

tek eksisi içinde bir strawberry fields forever barındırmamasıdır.

ancak bu compilation'ın sıralaması bile öyle mükemmeldir ki emin olun albümde ne bir eksik ne de bir fazla şarkı hissetmezsiniz.

zaten love me do ile bir enerji patlaması halinde başlayan albüm, from me to you ve she loves you ile yükselmeye devam eder ve peşpeşe i want to hold your hand, can't buy me love, hard day's night derken 11. sıradaki yesterday'e kadar pek öyle tempoyu düşürmez. yellow submarine'le kafayı bulursunuz hemen ardından ve penny lane gelir.

ancaaaak, bilhassa all you need is love'a sıra geldiğinde camları kapatıp teyibe ses vermek ve özellikle şarkının outrosundaki "all you need is love; she loves you yeah yeah yeah" mash-up kısımına zevzek zevzek ve son ses eşlik etmek elzemdir.

sonraları the ballad of john and yoko ve derken kaçınılmaz son, let it be gelir. dilerim gideceğiniz yere varmışsınızdır o sırada. çünkü eğer varmadıysanız albüm bir anda ortada bırakacaktır. ola ki böyle bir durumda kaldınız, yapabileceğiniz en mantıklı şey bir adet the doors compliation albümüyle yola devam etmektir.
devamını gör...

"bazıları, başkalarının acısına uzaktan bakıp kederlenmekle iyi insan olunabileceğini sanıyor. hatta sadece kendi iyiliğinin al­tını çizebilmek için üzüntüsünü ele güne duyurmaya çalışı­yor. oysa şunu iyice öğrendim ki, vicdandan en çok söz eden insanlar, sadece başkalarının kurbanlarına üzülen katiller. kabullenmek zor ama aslında, başkalarının acısına bakarken insanda kederden ziyade hodbin hisler uyanıyor. savaş gazile­rine bakmak feci bir duyguyla tanıştırıyor insanı: şükretme duygusu. duyguların en ikiyüzlü, en sefil olanı. haline şükretmelerin en rezilcesi, başkalarının haliyle mukayese edilerek yapılanı ... o zaman insan yaradan'a, verdiği mutluluklar için değil, olsa olsa başkalarına verip kendinden esirgedi­ği acılar için teşekkür ediyor. sana şükürler olsun ki beni de­ğil, onu seçmişsin diyor! ve bunu ne zaman fark etse, mesela
hastanedeki ölü çocuklara, onların ince ayak bileklerine bakarken, ruhunu derin bir utanç kaplıyor."

(bkz: nermin yıldırım) (bkz: saklı bahçeler haritası (kitap))
devamını gör...

çocuklara ve yaşlılara karşı asla erteleyemediğim ve öteleyemediğim bir zaafım var. evlatları tarafından bakılmayan, sokakta yaşayan, çalışmak durumunda kalan yaşlılara ve sokakta mendil satan, cam silen, dilenen çocuklara asla dayanamıyorum. yıllar önce bir banka önünde oturan yaşlı teyzeye yardım etmiştim. tek oğlu dövüp, bankaya para çekmeye getirmişti. şerefsiz oğlu yoktu yanında ama o an orada olsaydı parçalardım heralde. “eve gitmek eziyet, kendi evimde çile çekiyorum.” demişti. başka bir şehirden geçerken denk gelmiştik ve o an ne yapabilirim bilemedim. yetişmemiz gereken bir yerde vardı. acele ile düşünemedim de. ayrıldım yanından. yıllar var ki en büyük pişmanlığım. ya mal rapunzel gerizekalı rapunzel alıp bi karakola götürsene veya bir sığınma evine veya bir muhtarlığa ne biliyim belediyeye bir yere götürsene. hayatım boyunca kendimi affetmedim. bir de haberlerde bir kız çocuğu şey demişti; “ mendil alan abiler, göğüslerime dokunuyor. dokunduklarında para veriyorlar, daha çok mendil alıyorlar.” diye. kahroldum o an. o haber her yatağa yattığımda gözümün önüne geliyor. lan şerefsiz mahlukatlar hiç mi evladınız, yeğeniniz, kardeşiniz yok hadi yok onu da geçin, insanlığınız da mı yok.
of ya sabah sabah yine bi dellendim ben. tamam sakinim!
devamını gör...

çatı konstrüksüyonuna ait her hangi bir verinin şu an için olmadığı yapı. buradan şöyle varsayımlar çıkarmak pek tabi ki normal olacaktır. ilki, yapıda büyük olasılıkla bir kültle alakalı olarak yıldız gözlemleri yapılmaktaydı. ikincisi, yine dini bir ritüel ile alakalı olarak kullanılan yere getirilen insan naaşları yırtıcı kuşlar tarafından tüketiliyordu. oha çok fantastik demeyin, antik iranlılarda dahma kuleleri bu iş için kullanılırdı tabi benimkisi sadece varsayım ikisinin arasında binlerce sene var ve muhtemelen de alakasız. yıldız gözlemi en mantıklısı.

bir diğer enteresan bilgi de, burada bira üretildiği tespit edildi. evet bildiğiniz bira. yani bildiğinizden daha ilkel tabi ama bira. ancak bu bilgiyi malum kültür bakanlığı halı altına süpürmeyi tercih ediyor.

piktografik bir anlatımın olduğu t dikmelerinde de genellikle yırtıcı hayvanlar betimlenmiş. çıkan diğer plastik eserlere de bakarsak eğer altay şamanizmi veya amerikan yerlilerindeki gibi totemist bir inanç ile animist bir inancın senkronizasyonunu düşünmek şu anki verilerimiz içinde makul adaylar olacaktır.

x files'ın yedinci sezonundaydı sanırım. batı afrika'da bulunan antik bir ufo enkazı vardı üzerinde kuran incil ve tevrat'tan bölümler vardı. çılgınca olmaz mı öyle bir şeyler falan olsa ?

tabi göbeklitepe ile alakalı en büyük handikapımız yazının olmaması... zaten biraz da o yüzden ne söylesem ihtimal dahilinde olabiliyor bu yüzden de çok eğlenceli sdlkgjsdf şaka.

burasının bir de kardeşi vardır karahantepe diye. aynı mimari. aynı gelenek. neolitik çalışan birisi için iştah açan bir yer. ben mi ? ben hobi olarak sevip okuyorum. ama günün sonunda çember yapısında 12 adet t dikmesinin yer alması enteresan bir nüans. bunu rahmetli schmidt'in öğrencisine sorduğumda ''olur öyle şeyler çok da hikmetine şeyapma'' minvalinde şeyler söylemişti....
devamını gör...

acun firarda programında yaşanan abi ben türküm olayı.

yine ülkenin birinde disko disko gençler çılgınca eğlenmektedir. ama bir tanesi vardır ki tam apaçi ve dans adı altında karı kıza sulanıyor. acun bunu görüyor ve bi oh çekiyor. oh be diyor, bi tek türkler böyle sanırdım, her yerde varmış meğersem, tarzı bir laf ediyor.

bunu duyan delüanlı acun'a bağırıyor: "abi ben türk'üm ya "
acun mort..
devamını gör...

ben kendime 10 üzerinden kırmızı veriyorum.
bu tipe anca kırmızı kart verilir. 6 maç da ceza.
devamını gör...

kuş gibi olup aç uyananların, bir kaç fincan çayla derdini tasasını unutanların anlayabileceği bir olay.
bu sabahta kahvaltımı yaptım mutlu oldum elhamdulillah.
devamını gör...

tam ateist olamamıştır bu. ateist 101 dir. içinde şüpheler gebertiyor onu derinde yada yüzeyde. ilginçtir ki ateistligi sonradan gören yurdum dinsizleri de bir adım öteye gidemiyor. anadolu ateisti ahshshd. mayalari islam'la yoğurulmus adam ne kadar ateist olursa artık. en babası verilen selamı almayınca adam da tatmin oluşuyor ateistligi buna dayanıyor.
devamını gör...

bu özellik yüzünden kendimi güvende hissedemiyorum. sanki telefonda konuşurken birisi beni dinliyor veya yanımda oturan kişi telefonumu dikizliyormuş hissi veriyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

pencereler
pencereler
kırk evin penceresi odama girdi
ben oturdum birinin içine
sarkıttım ayaklarımı bulutlara
bahtiyarım
diyebilirdim belki

nazım hikmet ran
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anneeeeee! ben ne zaman doğacağım yaaaa!

tanım : 2002 yılındaymış gibi yazdığımız başlık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim