mamografi
meme kanserinin teşhisindeki en etkin görüntüleme yöntemlerinden biridir.
40 yaş üzeri kadınlarda yılda 1 yapılması gerekmektedir.
mikrokalsifikasyonları güvenilir olarak gösteren tek yöntemdir.
mamografi filmine göre evrelendirilir. bu evreler için (bkz: bı-rads sınıflaması)
40 yaş üzeri kadınlarda yılda 1 yapılması gerekmektedir.
mikrokalsifikasyonları güvenilir olarak gösteren tek yöntemdir.
mamografi filmine göre evrelendirilir. bu evreler için (bkz: bı-rads sınıflaması)
devamını gör...
animizm
animizmde insan şeyler arasında bir şeydir. her şeyin bir "ruh"u ya da "can"ı yani sübjektivitesi vardır. bu evrende insan/insan dışı-doğa arasındaki ilişkiler aynı insan/insan ilişkileri gibidir ve genel kuralı bozmazlar. taş ya da ağaç ya da nehir bir "can"a sahiptir, aşağı değildir, yukarı da değildir.
devamını gör...
farmakoloji
her tıp öğrencisinin genellikle 3. sınıfta karşılaştığı ultra bela bir derstir.
devamını gör...
sahip olmak istenilen süper güç
superman’i yüklesinler komple
devamını gör...
en iyi bilgisayar markası
yaşasın 23 nisan.
devamını gör...
şarkıcı kalben'in takipçisine verdiği yanıt
böyle samimiyetsiz saçma sapan cevaplarla kendini kandıran insanlara sinir oluyorum. kalben takipçin seni sexy bulmak istiyor bu sese şu vucut gider diyor, fiziken tatmin etmiyorsun insanları bunun nesini anlamıyorsun. olay sistemin dayattığı kriterler değil, sistemin kriterlerini biz ata erkil zırtoların estetik kaygıları belirliyor. herkes bunu referans alıyor çünkü tahrik edici olan bu! şarkıcı dediğin görsel ve işitsel bir eğlence insanıdır. ozan olmak istiyorsan sokakta çal şarkılarını!
ben tombik ama tombikliğimi seven biriyim demek zorunda değilsin. insanlara kendinle barışık olduğunu belirtmek durumunda kalmak onur kırıcı bir şey. kimse yeterince kendiyle barışık yada memnun olamaz. hayat kısa memeler sarkıyor diyerek gerçeği inkar edemezsin memelerin sarkmasından endişe etmemen sıkı ve harika olmadığını düşünmenden kaynaklanıyor. mükemmel memelerin olsaydı yaşlanmamak için vampire dönüşmeyi arzulardın. gerçekten memelerinle barışık olsaydın sarkmalarından endişe ederdin. umarım yeterince saçmalamışımdır ama fikirlerim bunlar. kalbeni kırdıysam kusura bakma memelerim kısa ve hayat sarkıyor.
ben tombik ama tombikliğimi seven biriyim demek zorunda değilsin. insanlara kendinle barışık olduğunu belirtmek durumunda kalmak onur kırıcı bir şey. kimse yeterince kendiyle barışık yada memnun olamaz. hayat kısa memeler sarkıyor diyerek gerçeği inkar edemezsin memelerin sarkmasından endişe etmemen sıkı ve harika olmadığını düşünmenden kaynaklanıyor. mükemmel memelerin olsaydı yaşlanmamak için vampire dönüşmeyi arzulardın. gerçekten memelerinle barışık olsaydın sarkmalarından endişe ederdin. umarım yeterince saçmalamışımdır ama fikirlerim bunlar. kalbeni kırdıysam kusura bakma memelerim kısa ve hayat sarkıyor.
devamını gör...
evcil hayvanının ölümüne yas tutup ağlayan insan
bir hayvanla kurulan bağ, aynı insanlarla kurduğumuz bağlar gibidir. bir evlat veya bir kardeş gibi sevmek mümkündür. hayatının ve zamanının bir çoğunu paylaştığın bir hayvanın ölümüne üzülmek samimiyetsizlik veya şov değildir muhteremler. bu çirkin ve kınanası bir düşüncedir
devamını gör...
kadın yazarlardan erkek yazarlara tavsiyeler
duygusal ilişkiler bağlamında ilişkinin giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine göre ayrı ayrı tavsiyeler gelecek benden kendilerine. naçizane.
giriş bölümü için;
- umursamaz takılmayın, arkadaş ortamlarında sık bulunun ve mutlaka sohbet ettiğiniz arkadaşlarınıza onu takdim edin.
- sık aramayın ama ihmal da etmeyin, birçok erkek bunun dengesini kuramıyor, işin sırrı kendinizi özletmek ama unutturmamakta.
- onu dinleyin, anlattıkları ilginizi çekmese bile en azından dinliyormuş gibi yapın. özenli ve dikkatli olun. anlattığı bir konuya kayıtsız kalıp konuyu değiştirmeye çalıştığınızda kadın da erkek de kendisini salak gibi hissediyor arkadaşlar. aman diyeyim.
-bir gün programlayın, sıradan olmayan, buluşma yeri ve saatinden öteye giden bir program olsun. bugün için düşündüğüm, planladığım bir şeyler var, umarım senin de hoşuna gider şeklinde satın planınızı. yaptığınız program çok sıra dışı olmasa bile oturup düşündüğünüzü, emek verdiğinizi göreceğinden muhtemelen yanaklarınızı sıkmak isteyecektir. sonrasını bilemem.
- güzel kokun, temizlik önemli.
evet, geldik gelişme bölümü tavsiyelerine;
- arkadaşlarınızla arasındaki dengeyi düzgün kurun. arkadaşlarınızı asla ihmal etmeyin ancak arkadaşlarınızı ona tercih ettiğinizi düşünmesine de müsaade etmeyin, öyleyse bile durum bunu ona hissettirmeyin demek istiyorum, eğer siz oyunu kuralına göre oynarsanız sizin özel alanınıza müdahale etmeyecektir.
bu konuyu detaylandırmak istiyorum müsaadenizle.
şimdi duygusal ilişki dediğimiz müessese kurulum aşamasında, temelleri sağlam atılmış bir dostluğun, taşlar yerine oturduktan sonra ihtiyaç duyduğundan çok daha fazla emek ve zaman isteyen bir yapı. haliyle bu yapının da hali yoluna koyulması için geçen ilk evresinde arkadaşlarınızla olan görüşmelerinizde bir seyrelme oluyor. bunun normalliğinde mutabık olmakta fayda var. bu süreç bittikten sonra, yani sevgilinizle bazı şeyleri yoluna koyduktan, ilişkinizi rayına oturttuktan sonra bir yol ayrımına geliyorsunuz, bu noktada dikkatli olmak lazım, çünkü uzunca bir süredir zamanınızın çoğunu sevgilinizle geçirdiğiniz için bu süreçte daha seyrek görüştüğünüz arkadaşınızı özlemiş olmanıza rağmen, birden sevgilime ayırdığım zaman azalırsa yanlış şeyler düşünebilir korkusunu duyuyorsunuz ve hayatınızın son dönemlerindeki akışında sürmesini tercih edebiliyorsunuz. arkadaşınıza -ben burada en yakın, tek bir dost örneği üzerinden gideceğim- daha çok güveniyorsunuz çünkü, o beni nasıl olsa çok iyi tanıyor, bendeki yerini, anlamını iyi biliyor, bundan şüphe duymaz nasıl olsa'nın arkasına sığınıyorsunuz. zaman geçmeye devam ediyor, eğer o yol ayrımında yanlış bir tercih yapmışsanız (az önceki satırlarda betimlenen) arkadaşınızın kendini ihmal edilmiş hissetme dönemi başlıyor, bunu hissediyorsunuz, siz hissedince sevgili de durumu anlıyor. bunun üzerine önce gizliden gizliye bir süre sonra da gayet aleni bir şekilde bir kutuplaşma yaşanıyor gözleriniz önünde. bir tarafta yanında mutlu olduğunuzu bildiğinden sevgilinizden çok hoşlanan arkadaşınız öbür tarafta sizi çok sevdiği her halinden belli olduğundan "çok tatlıymış ya, çok sevdim arkadaşını" diyen sevgiliyi görüveriyorsunuz. görüşler tam tersine dönüyor birden. arkadaşınız "kuzguna yavrusu" düsturundan hareketle sevgilinizi suçluyor sürekli, "o giriyor aramıza, o zorluyor seni" diyor, sevgiliniz "manasız bir çekememezlik bu" diyor vs vs.. ve olaylar gelişiyor...
şimdi yukarıda anlatılanda arada kalan kişiye müstahaktır yaşananlar, çünkü fitili kendisi ateşlemiştir, dengeyi iyi kuramamıştır. ve akıllı bu kutuplaşmada genelde sevgilisinin tarafını tutup arkadaşını anlayışsızlıkla suçlamayı seçer. sorunun kendinde olduğunu bile fark etmediğinden, arkadaşından kendisini uzaklaştırmak için sevgilinin somut bir şeyler yapmamış olduğunu bildiğinden... unutur hayata dair her şeyi paylaşabileceği bir sevgilisi olsa bile onunla yaşadığı sorunları ancak ve ancak arkadaşıyla paylaşabileceğini... arkadaşının kıymetini...
dikkat; bakın burası çokomelli.
devam ediyorum;
- sorunlarından, sıkıntılarından bahsediyorken onu sadece dinlemekle kalırsanız güçsüz biri olduğunuzu düşünecektir, bir şeyler yapmaya gayret gösterin, yollar arayın, bu yollarda da ona eşlik edin, alenen sizden yardım istemeyebilir ama aslında istiyor, bunu aklınızdan çıkarmayın.
- size güvenebileceğini bilsin, ama ona tam olarak teslim olursanız, dünyadaki tek kadınmış gibi davranırsanız çekiciliğinizi kaybedersiniz unutmayın.
- paylaşın, bu çok önemli, acı/tatlı, iyi/kötü başınıza gelen günlük olaylardan sık bahsedin. onunla konuşmaktan keyif aldığınızı hissettirin. kadınların çoğu iletişimin sürekliliğini/kesintisizliğini önemser.
- ciddi bir şeyler düşünüyorsanız bu evrede ailenizle tanıştırmanız gerekecektir, şayet tanıştırmazsanız ciddiyetinizden şüpheye düşmesi an meselesidir.
- o ne kadar yaparsa yapsın, ailesi, çok yakın arkadaşları, hele hele de eski sevgilisi ile ilgili olumsuz görüş beyan etmeyin, bu konularda sessiz kalmak, yalnızca dinlemek lazım. nefret dahi ediyor olabilir, siz kötü sözler söylemekten yine de uzak durun itici olmak istemiyorsanız.
- arada şaşırtın, monoton, sıkıcı bir adam olduğunuzu düşünmesine izin vermeyin, ama çok uçarı bir adam imajı çizerseniz yine uzaklaşacaktır sizden. dengeyi iyi kurmak lazım.
- çok klişe gelecek ama sürpriz yapın, onu sevdiğinizi söyleyin, yemeğe falan götürün ara ara. bunlar gerekli sahiden.
sonuç bölümü içinse söyleyeceklerim şöyle;
şimdi öncelikle sonuçtan kastettiğimiz ilişkinin sonlanması ya da bir üst level'a taşınması. o yüzden her ikisi için de ayrı ayrı konuşmak lazım.
1. ilişkinin sonlanması
a. sonlandırmak istiyorsanız,
- gidin ve bitti, ben artık sana karşı bir şey hissetmiyorum deyin. hissediyorsanız hala ama bir sebepten ayrılmak zorunda iseniz bile en kısa yol budur, böyle yapmanızı tavsiye ederim. anlar ve kabul ederse ne ala, şayet anlamazsa biriyle birlikte görünmeniz gerekecek gözüne. bir ilişki içinde değilseniz bile öyleymiş gibi görünün, böyle olursa sizden çabuk vazgeçecektir.
b. şayet ayrılık size acı veriyorsa, onu geri istiyorsanız,
- hayatında biri yoksa ısrarcı olun, ilişkiniz esnasında yaşanan duygusal anları hatırlatın sık sık, ve pişman olduğunuzu söyleyin, sizin bir hatanız yoksa bile ayrılığa sebep olabilecek, bunu söylemekte fayda var çünkü kadınların bir çoğu "en iyi erkek pişman erkektir" mottosuna inanır. kesin yol değildir, ama hemen hemen denenebilecek tek yol budur. şayet hayatında biri varsa, sessiz olmanızda fayda var, tek bir kere (ya da duruma bağlı olarak ara ara hatırlatılabilir) onu bekleyeceğinizi belirtin. eğer bıçkın anadolu delikanlısı pozları takınırsanız muhtemelen sizden nefret edecektir. gerçi hayatında biri olmasına rağmen siz onu hala istiyorsanız kendinize hakim olmanız zor olabilir hafiften sıyırmış olduğunuzdan da bilemedim ben, orası benim alanıma girmiyor...
2- ilişkinin bir üst level'a taşınması (nişanlanma, evlenme kararsı vs..)
- kadın delirecek, bridezilla olacak, düşünmeyin, he he deyip geçin. düşünürseniz kararınızdan vazgeçebilirsiniz ama karşınızda gördüğünüz kişinin takındığı tavır ve hareketlerinin gerçek karakterini yansıtmadığını bilerek umursamazsanız zafer sizin olacak, düğünden sonra sizin tanıdığınız tatlı sevdicek olacak yine.
ay sonrasını da başka bir gün yazayım. olur mu öyle?
çok eğleniyorum.
esen kalın millet.
giriş bölümü için;
- umursamaz takılmayın, arkadaş ortamlarında sık bulunun ve mutlaka sohbet ettiğiniz arkadaşlarınıza onu takdim edin.
- sık aramayın ama ihmal da etmeyin, birçok erkek bunun dengesini kuramıyor, işin sırrı kendinizi özletmek ama unutturmamakta.
- onu dinleyin, anlattıkları ilginizi çekmese bile en azından dinliyormuş gibi yapın. özenli ve dikkatli olun. anlattığı bir konuya kayıtsız kalıp konuyu değiştirmeye çalıştığınızda kadın da erkek de kendisini salak gibi hissediyor arkadaşlar. aman diyeyim.
-bir gün programlayın, sıradan olmayan, buluşma yeri ve saatinden öteye giden bir program olsun. bugün için düşündüğüm, planladığım bir şeyler var, umarım senin de hoşuna gider şeklinde satın planınızı. yaptığınız program çok sıra dışı olmasa bile oturup düşündüğünüzü, emek verdiğinizi göreceğinden muhtemelen yanaklarınızı sıkmak isteyecektir. sonrasını bilemem.
- güzel kokun, temizlik önemli.
evet, geldik gelişme bölümü tavsiyelerine;
- arkadaşlarınızla arasındaki dengeyi düzgün kurun. arkadaşlarınızı asla ihmal etmeyin ancak arkadaşlarınızı ona tercih ettiğinizi düşünmesine de müsaade etmeyin, öyleyse bile durum bunu ona hissettirmeyin demek istiyorum, eğer siz oyunu kuralına göre oynarsanız sizin özel alanınıza müdahale etmeyecektir.
bu konuyu detaylandırmak istiyorum müsaadenizle.
şimdi duygusal ilişki dediğimiz müessese kurulum aşamasında, temelleri sağlam atılmış bir dostluğun, taşlar yerine oturduktan sonra ihtiyaç duyduğundan çok daha fazla emek ve zaman isteyen bir yapı. haliyle bu yapının da hali yoluna koyulması için geçen ilk evresinde arkadaşlarınızla olan görüşmelerinizde bir seyrelme oluyor. bunun normalliğinde mutabık olmakta fayda var. bu süreç bittikten sonra, yani sevgilinizle bazı şeyleri yoluna koyduktan, ilişkinizi rayına oturttuktan sonra bir yol ayrımına geliyorsunuz, bu noktada dikkatli olmak lazım, çünkü uzunca bir süredir zamanınızın çoğunu sevgilinizle geçirdiğiniz için bu süreçte daha seyrek görüştüğünüz arkadaşınızı özlemiş olmanıza rağmen, birden sevgilime ayırdığım zaman azalırsa yanlış şeyler düşünebilir korkusunu duyuyorsunuz ve hayatınızın son dönemlerindeki akışında sürmesini tercih edebiliyorsunuz. arkadaşınıza -ben burada en yakın, tek bir dost örneği üzerinden gideceğim- daha çok güveniyorsunuz çünkü, o beni nasıl olsa çok iyi tanıyor, bendeki yerini, anlamını iyi biliyor, bundan şüphe duymaz nasıl olsa'nın arkasına sığınıyorsunuz. zaman geçmeye devam ediyor, eğer o yol ayrımında yanlış bir tercih yapmışsanız (az önceki satırlarda betimlenen) arkadaşınızın kendini ihmal edilmiş hissetme dönemi başlıyor, bunu hissediyorsunuz, siz hissedince sevgili de durumu anlıyor. bunun üzerine önce gizliden gizliye bir süre sonra da gayet aleni bir şekilde bir kutuplaşma yaşanıyor gözleriniz önünde. bir tarafta yanında mutlu olduğunuzu bildiğinden sevgilinizden çok hoşlanan arkadaşınız öbür tarafta sizi çok sevdiği her halinden belli olduğundan "çok tatlıymış ya, çok sevdim arkadaşını" diyen sevgiliyi görüveriyorsunuz. görüşler tam tersine dönüyor birden. arkadaşınız "kuzguna yavrusu" düsturundan hareketle sevgilinizi suçluyor sürekli, "o giriyor aramıza, o zorluyor seni" diyor, sevgiliniz "manasız bir çekememezlik bu" diyor vs vs.. ve olaylar gelişiyor...
şimdi yukarıda anlatılanda arada kalan kişiye müstahaktır yaşananlar, çünkü fitili kendisi ateşlemiştir, dengeyi iyi kuramamıştır. ve akıllı bu kutuplaşmada genelde sevgilisinin tarafını tutup arkadaşını anlayışsızlıkla suçlamayı seçer. sorunun kendinde olduğunu bile fark etmediğinden, arkadaşından kendisini uzaklaştırmak için sevgilinin somut bir şeyler yapmamış olduğunu bildiğinden... unutur hayata dair her şeyi paylaşabileceği bir sevgilisi olsa bile onunla yaşadığı sorunları ancak ve ancak arkadaşıyla paylaşabileceğini... arkadaşının kıymetini...
dikkat; bakın burası çokomelli.
devam ediyorum;
- sorunlarından, sıkıntılarından bahsediyorken onu sadece dinlemekle kalırsanız güçsüz biri olduğunuzu düşünecektir, bir şeyler yapmaya gayret gösterin, yollar arayın, bu yollarda da ona eşlik edin, alenen sizden yardım istemeyebilir ama aslında istiyor, bunu aklınızdan çıkarmayın.
- size güvenebileceğini bilsin, ama ona tam olarak teslim olursanız, dünyadaki tek kadınmış gibi davranırsanız çekiciliğinizi kaybedersiniz unutmayın.
- paylaşın, bu çok önemli, acı/tatlı, iyi/kötü başınıza gelen günlük olaylardan sık bahsedin. onunla konuşmaktan keyif aldığınızı hissettirin. kadınların çoğu iletişimin sürekliliğini/kesintisizliğini önemser.
- ciddi bir şeyler düşünüyorsanız bu evrede ailenizle tanıştırmanız gerekecektir, şayet tanıştırmazsanız ciddiyetinizden şüpheye düşmesi an meselesidir.
- o ne kadar yaparsa yapsın, ailesi, çok yakın arkadaşları, hele hele de eski sevgilisi ile ilgili olumsuz görüş beyan etmeyin, bu konularda sessiz kalmak, yalnızca dinlemek lazım. nefret dahi ediyor olabilir, siz kötü sözler söylemekten yine de uzak durun itici olmak istemiyorsanız.
- arada şaşırtın, monoton, sıkıcı bir adam olduğunuzu düşünmesine izin vermeyin, ama çok uçarı bir adam imajı çizerseniz yine uzaklaşacaktır sizden. dengeyi iyi kurmak lazım.
- çok klişe gelecek ama sürpriz yapın, onu sevdiğinizi söyleyin, yemeğe falan götürün ara ara. bunlar gerekli sahiden.
sonuç bölümü içinse söyleyeceklerim şöyle;
şimdi öncelikle sonuçtan kastettiğimiz ilişkinin sonlanması ya da bir üst level'a taşınması. o yüzden her ikisi için de ayrı ayrı konuşmak lazım.
1. ilişkinin sonlanması
a. sonlandırmak istiyorsanız,
- gidin ve bitti, ben artık sana karşı bir şey hissetmiyorum deyin. hissediyorsanız hala ama bir sebepten ayrılmak zorunda iseniz bile en kısa yol budur, böyle yapmanızı tavsiye ederim. anlar ve kabul ederse ne ala, şayet anlamazsa biriyle birlikte görünmeniz gerekecek gözüne. bir ilişki içinde değilseniz bile öyleymiş gibi görünün, böyle olursa sizden çabuk vazgeçecektir.
b. şayet ayrılık size acı veriyorsa, onu geri istiyorsanız,
- hayatında biri yoksa ısrarcı olun, ilişkiniz esnasında yaşanan duygusal anları hatırlatın sık sık, ve pişman olduğunuzu söyleyin, sizin bir hatanız yoksa bile ayrılığa sebep olabilecek, bunu söylemekte fayda var çünkü kadınların bir çoğu "en iyi erkek pişman erkektir" mottosuna inanır. kesin yol değildir, ama hemen hemen denenebilecek tek yol budur. şayet hayatında biri varsa, sessiz olmanızda fayda var, tek bir kere (ya da duruma bağlı olarak ara ara hatırlatılabilir) onu bekleyeceğinizi belirtin. eğer bıçkın anadolu delikanlısı pozları takınırsanız muhtemelen sizden nefret edecektir. gerçi hayatında biri olmasına rağmen siz onu hala istiyorsanız kendinize hakim olmanız zor olabilir hafiften sıyırmış olduğunuzdan da bilemedim ben, orası benim alanıma girmiyor...
2- ilişkinin bir üst level'a taşınması (nişanlanma, evlenme kararsı vs..)
- kadın delirecek, bridezilla olacak, düşünmeyin, he he deyip geçin. düşünürseniz kararınızdan vazgeçebilirsiniz ama karşınızda gördüğünüz kişinin takındığı tavır ve hareketlerinin gerçek karakterini yansıtmadığını bilerek umursamazsanız zafer sizin olacak, düğünden sonra sizin tanıdığınız tatlı sevdicek olacak yine.
ay sonrasını da başka bir gün yazayım. olur mu öyle?
çok eğleniyorum.
esen kalın millet.
devamını gör...
ayrılık da sevdadandır
yol'a düş isimli müzik grubuna ait aynı isimli albümlerinde yer alan son derece hoş bir şarkıdır.
sözleri;
bir ay doğdu niye doğdu
beni kederlere boğdu
bizi boğdu
yokluğun ömrümü sardı
tütün bastı ay yarama
geceler ömrümü sardı
tütün bastı ay yarama
vedalaşmadan gidersen
yürek anlar ayrılığı, ayrılığı
ayrılıkta sevdadandır, ben bilirim sevdalıyım
ayrılıkta sevdadandır, ben bilirim sevdalıyım
yüreğimi yer yaşarım, ay karanlığıa şaşarım
ben şaşarım
zühre olmasan gece karanlığa karışırım
zührem olmazsan geceler topraklara karışırım
vedalaşmadan gidersen yürek anlar ayrılığı, ayrılığı
ayrılıkta sevdadandır, ben bilirim sevdalıyım
ayrılıkta sevdadandır, ben bilirim sevdalıyım
bir kokusu vardır akşamın ve toprağın
candan geçirir insanı, yaşama düşman yalnızlığı
bilirim tutarsızdır tuttukların
bağıra bağıra bağrına bastıkların bilirim
sadece uykularla sınırlıdır, ayakta uyutulduğunu unuttuğun anların
intihar ediyorsun belki rüyalarında
belki de biri öldürüyor seni sıkarak avuçlarında
korkuyorsun, korkuyorsun ölümden de yaşamaktan da
olmuyor iksisi de
ne yaşam beliriyor yüzünde
ne ölüm alıp başını gidiyor sessizce
her gün biraz daha ölerek yaşıyorsun
her gün yaşayarak biraz daha ölüyorsun
her gün biraz daha
keşke yapabileceğin bir şey olsa
bir şey olsa seninle ölmek dışında
vedalaşmadan gidersen yürek anlar ayrılığı, ayrılığı
ayrılıkta sevdadandır, ben bilirim sevdalıyım
ayrılıkta sevdadandır, ben bilirim sevdalıyım
sözleri;
bir ay doğdu niye doğdu
beni kederlere boğdu
bizi boğdu
yokluğun ömrümü sardı
tütün bastı ay yarama
geceler ömrümü sardı
tütün bastı ay yarama
vedalaşmadan gidersen
yürek anlar ayrılığı, ayrılığı
ayrılıkta sevdadandır, ben bilirim sevdalıyım
ayrılıkta sevdadandır, ben bilirim sevdalıyım
yüreğimi yer yaşarım, ay karanlığıa şaşarım
ben şaşarım
zühre olmasan gece karanlığa karışırım
zührem olmazsan geceler topraklara karışırım
vedalaşmadan gidersen yürek anlar ayrılığı, ayrılığı
ayrılıkta sevdadandır, ben bilirim sevdalıyım
ayrılıkta sevdadandır, ben bilirim sevdalıyım
bir kokusu vardır akşamın ve toprağın
candan geçirir insanı, yaşama düşman yalnızlığı
bilirim tutarsızdır tuttukların
bağıra bağıra bağrına bastıkların bilirim
sadece uykularla sınırlıdır, ayakta uyutulduğunu unuttuğun anların
intihar ediyorsun belki rüyalarında
belki de biri öldürüyor seni sıkarak avuçlarında
korkuyorsun, korkuyorsun ölümden de yaşamaktan da
olmuyor iksisi de
ne yaşam beliriyor yüzünde
ne ölüm alıp başını gidiyor sessizce
her gün biraz daha ölerek yaşıyorsun
her gün yaşayarak biraz daha ölüyorsun
her gün biraz daha
keşke yapabileceğin bir şey olsa
bir şey olsa seninle ölmek dışında
vedalaşmadan gidersen yürek anlar ayrılığı, ayrılığı
ayrılıkta sevdadandır, ben bilirim sevdalıyım
ayrılıkta sevdadandır, ben bilirim sevdalıyım
devamını gör...
günlük hayatta en çok kullandığınız kelime
olabiliiir.
devamını gör...
normal sözlük için alternatif küfür önerileri
kulbu kırık çaydanlık
devamını gör...
abla terörü
10 yaşıma kadar maruz kaldığım terör çeşididir.
büyük ablam tırnaksız cimciklerdi. küçük ablam ise cimcikleme konusunda bir ekol sahibiydi. cimcikleme olayına yeni bir soluk getirmişti. öncelikle tırnaklarını bana geçirirdi. sadece bu bile büyük bir acı verirken araba kontağı çevirir gibi dairesel harekete başlardı. dairesel hareket çektiğim acıyı arttırırken karşı koyma şansımı azaltırdı. şimdi evlendiler de kurtulduk.
büyük ablam tırnaksız cimciklerdi. küçük ablam ise cimcikleme konusunda bir ekol sahibiydi. cimcikleme olayına yeni bir soluk getirmişti. öncelikle tırnaklarını bana geçirirdi. sadece bu bile büyük bir acı verirken araba kontağı çevirir gibi dairesel harekete başlardı. dairesel hareket çektiğim acıyı arttırırken karşı koyma şansımı azaltırdı. şimdi evlendiler de kurtulduk.
devamını gör...
havada cinsel ilişkiye girmek
kamasutra, ıtırlı bahçe, tao falan kesmemiş olacak ki artık millet nelerin peşine düşmüş.
insanlar aşk hayatlarını renklendirmek için türlü ilginçliklere başvuruyor. gerçek olamayacak kadar tuhaf olan bu olayda ingiliz çift, paraşütle atlarken cinsel ilişki yaşamaya kalkıştı ancak fantezileri hastanenin acil servisinde bitti.
buradan
insanlar aşk hayatlarını renklendirmek için türlü ilginçliklere başvuruyor. gerçek olamayacak kadar tuhaf olan bu olayda ingiliz çift, paraşütle atlarken cinsel ilişki yaşamaya kalkıştı ancak fantezileri hastanenin acil servisinde bitti.
buradan
devamını gör...
uzaktan arkadaş edinmek
dijital dünyanın en tatlı nimeti.
insanın yazdıkları ile kendini bıraktığı sanal cemaatlerde onda kendini gören, iletişime geçen ile başlayan, kimim kime şifa olduğu birbirine karışan, kişilerin değerlerinin mesafeyi belirlediği, içine güven ve samimiyetle doldurulunca tadından yenmeyen arkadaşlık.
insanın yazdıkları ile kendini bıraktığı sanal cemaatlerde onda kendini gören, iletişime geçen ile başlayan, kimim kime şifa olduğu birbirine karışan, kişilerin değerlerinin mesafeyi belirlediği, içine güven ve samimiyetle doldurulunca tadından yenmeyen arkadaşlık.
devamını gör...
iyi sahurlar
ramazan'ın ilk sahuru bereketli olsun sözlük.
ilk oruç günümüz kolay geçsin inşallah.
afiyet olsun.
kalın sağlıcakla.
ilk oruç günümüz kolay geçsin inşallah.
afiyet olsun.
kalın sağlıcakla.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sosyal hayatları
sosyal hayatı olan yallah başka sözlüklere biz burda asosyal koalalarız.
devamını gör...
uzay ve havacılık tıbbı
tıbbın anabilim dallarından biri. son zamanlarda artan insanlı uzay çalışmalarıyla birlikte daha da önemli hale gelmiştir. hava ve uzay personelinde ağırlıksız ortam*, vakum, basınç ve radyasyon kaynaklı meydana gelebilecek çeşitli hastalıkların tanı, teşhis ve tedavisi ile ilgilenir.
devamını gör...
unutulmayan muhteşem yüzyıl replikleri
ben gebeyim *
devamını gör...
ne okuyacağını bilmemek
zaman zaman yaşadığım durum.kararsızlık zor.
devamını gör...
trabzon
t:hakkında en çok sansaysonun döndüğü ama tam olarak kimsenin birşey bilmediği şehir.
öncelikle trabzonun tarihi antik çağa uzanır. caesarlı eusebius adlı tarihçiye göre şehrin kuruluş tarihini mö 756 olmakla birlikte bu iddia trabzon'u istanbul, roma hatta, genel kanıya göre trabzon ve diğer doğu karadeniz kolonizasyonunu gerçekleştiren sinop'tan daha eski bir kent yapmaktadır. bu durum gerçekse sinoplular var olan bir kenti mö 630 tarihinden sonra yeniden kolonize etmiş olmalıdırlar.anabasis'te geçen "pontos euksenios kıyısındaki bu şehir sinope'nin lazların ataları olan kolhis ülkesindeki kolonisidir" ifadesi daha sonra arrian ve peripleus tarafından da onaylanmıştır.
bugünkü trabzon insanları kıpçak türkleri, *yunan , ukrayna , kafkas ve pontusluların kırmasıdır.
kanuni sultan süleyman trabzonludur.
batıda rönesansın başlamsını sağlayan bessarion adlı üniversite hocası trabzonludur.
ipek yolunun bir kısmının trabzon limanına uğruyor olması trabzonun tarih boyunca hep anadoludaki en önemli ve en zengin bölgelerinden yaptı.
isminin yunan mitolojisinde lycaon'un oğlu trapezeus'un arkadya'daki adaşına ismini verdiği bilindiğinden, karadenizdeki trabzon'un da bu mitolojik kahramandan adını aldığı ve kent adının yunan toponomi geleneğinden kaynaklandığı düşünülmektedir.
evliya çelebi'nin, 2500 yıllık geçmişi olan bu ismi 17. yüzyılda türkçe halk etimolojisi kaynaklı ”tuğra-bozan“ yakıştırması ile açıklamaya çalışmış olması da kimi çevrelerce ciddiye alınmıştır.
trabzon şehrinden ilk defa mö 400 yılında şehri gören atinalı xenophon tarafından bahsedilmiştir. merkezinde yunanların çevre köylerinde bugünkü lazların ataları olan kolhislilerin ve yaşadığı trabzon, antik çağ ve sonrasında zigana geçidi üzerinden ermenistan ve euphrates civarında üretilen ticari malların takas edildiği ticaret merkezi ve dış ülkelere satıldığı bir ihraç limanı özelliğindeydi. pontus imparatoru mithridates'in roma imparatorluğu ile giriştiği bir dizi savaşı kaybetmesinin ardından anadolu topraklarının yanı sıra trabzon da roma hakimiyetine girmiştir.
trabzon imparatorluğu
bir dönem bizans imparatorluğunu da yönetmiş olan komninos hanedanı'ndan aleksios latin işgali nedeniyle trabzon'a gelerek teyzesi gürcü kraliçesi tamar'nın da desteğiyle kendini roma imparatoru ilan etmişse de batı özellikle vatikan trabzon imparatorunu küçümseyerek "laz hükümdarı" olarak tanımlamıştır. trabzon imparatorları başlangıçta diğer bizans (doğu roma) imparatorları gibi çift başlı (aetos) figürünü sembol olarak kullanmışlarsa da latin işgalinin sona ermesi ve konstantinopolis'te yeniden yasal yönetimin iktidarı ele geçirmesiyle, bir çatışmaya sebebiyet vermemek için bugün trabzon ayasofya müzesinin giriş kapısının üzerinde rölyefi bulunan tek başlı kartal sembolü tercih etmişlerdir. cenevizliler ile venedikliler, moğollar ile osmanlılar hatta çeşitli türkmen (akkoyunlu kabile federasyonuna mensup) klanları ile denge politikası sürdürerek, varlığını sürdürebilen bu zengin liman kenti, istanbul'un fethinden sekiz yıl sonra 1461 yılında fatih sultan mehmet tarafından karadeniz'deki çeşitli beylikler, italyan kolonileri ve kırım'la birlikte ele geçirilerek ipek yolunun stratejik anahtarının osmanlı hakimiyetine girmesi sağlanmıştır.
osmanlının anadoluda güçlenmesi
1300'lü yıllarda samsun'un kaybedilemsinin üzerine trabzon imparatoluğu vergiye bağladı. istnbulun fethi ile bizans resmen tarihin tozlu raflarında yerini almıştı. fatih sultan mehmed ise bizansın bir dirilmeyeceğinden emin olmak için trabzona öncü birlik göndermiştir.
akıllı politikalar ve doğru strateji izleyerek bölgede bağımsızlığını yüzyıllar boyunca koruyan trabzon imparatorluğu rusların trabzonu işgaline kadar osmanlı idaresinden çıkmayacaklar ve islamı kabul edecekler.
kurtuluş savaşı sırasında trabzon
erzurum kongresinin toplnaması sağlanılmış ayrıca bir sürü miting yapılarak halkı bağımsızlık için çalışmıştır.
ayrıca ordu için tarladaki lahanaların sökülüp patates ekilmiştir.
türkiye cumhuriyeti'nin 81 ilinden biri olan trabzon, doğu karadeniz bölgesi'nde yer almakta ve 4.685 km2lik yüz ölçümüyle ülke topraklarının %0,6'sını oluşturmaktadır. ilin cumhuriyet dönemindeki sınırları kültürel ve tarihsel bir düşünceyle değil tamamen idari yapı ve merkezlere uzaklıklar baz alınarak çizilmiştir.
önemli yerler
trabzon tiyatro binası

zagnos köprüsü

popüler kültürde trabzon
son çıkan call of duty black ops cold war'da sscb'nin trabzonu işgal etmeye çalışması ile ilgili bölüm vardır.
dünya'da trabzon ile ilgili eserler ve yorumlar

fransız ressam fabius brest'in "trabzondaki kervansaray" adlı eseri)
evliya çelebi trabzon için "bu şehre küçük istanbul denilse yeridir. irem bağları gibi süslü bir şehirdir burası".
öncelikle trabzonun tarihi antik çağa uzanır. caesarlı eusebius adlı tarihçiye göre şehrin kuruluş tarihini mö 756 olmakla birlikte bu iddia trabzon'u istanbul, roma hatta, genel kanıya göre trabzon ve diğer doğu karadeniz kolonizasyonunu gerçekleştiren sinop'tan daha eski bir kent yapmaktadır. bu durum gerçekse sinoplular var olan bir kenti mö 630 tarihinden sonra yeniden kolonize etmiş olmalıdırlar.anabasis'te geçen "pontos euksenios kıyısındaki bu şehir sinope'nin lazların ataları olan kolhis ülkesindeki kolonisidir" ifadesi daha sonra arrian ve peripleus tarafından da onaylanmıştır.
bugünkü trabzon insanları kıpçak türkleri, *yunan , ukrayna , kafkas ve pontusluların kırmasıdır.
kanuni sultan süleyman trabzonludur.
batıda rönesansın başlamsını sağlayan bessarion adlı üniversite hocası trabzonludur.
ipek yolunun bir kısmının trabzon limanına uğruyor olması trabzonun tarih boyunca hep anadoludaki en önemli ve en zengin bölgelerinden yaptı.
isminin yunan mitolojisinde lycaon'un oğlu trapezeus'un arkadya'daki adaşına ismini verdiği bilindiğinden, karadenizdeki trabzon'un da bu mitolojik kahramandan adını aldığı ve kent adının yunan toponomi geleneğinden kaynaklandığı düşünülmektedir.
evliya çelebi'nin, 2500 yıllık geçmişi olan bu ismi 17. yüzyılda türkçe halk etimolojisi kaynaklı ”tuğra-bozan“ yakıştırması ile açıklamaya çalışmış olması da kimi çevrelerce ciddiye alınmıştır.
trabzon şehrinden ilk defa mö 400 yılında şehri gören atinalı xenophon tarafından bahsedilmiştir. merkezinde yunanların çevre köylerinde bugünkü lazların ataları olan kolhislilerin ve yaşadığı trabzon, antik çağ ve sonrasında zigana geçidi üzerinden ermenistan ve euphrates civarında üretilen ticari malların takas edildiği ticaret merkezi ve dış ülkelere satıldığı bir ihraç limanı özelliğindeydi. pontus imparatoru mithridates'in roma imparatorluğu ile giriştiği bir dizi savaşı kaybetmesinin ardından anadolu topraklarının yanı sıra trabzon da roma hakimiyetine girmiştir.
trabzon imparatorluğu
bir dönem bizans imparatorluğunu da yönetmiş olan komninos hanedanı'ndan aleksios latin işgali nedeniyle trabzon'a gelerek teyzesi gürcü kraliçesi tamar'nın da desteğiyle kendini roma imparatoru ilan etmişse de batı özellikle vatikan trabzon imparatorunu küçümseyerek "laz hükümdarı" olarak tanımlamıştır. trabzon imparatorları başlangıçta diğer bizans (doğu roma) imparatorları gibi çift başlı (aetos) figürünü sembol olarak kullanmışlarsa da latin işgalinin sona ermesi ve konstantinopolis'te yeniden yasal yönetimin iktidarı ele geçirmesiyle, bir çatışmaya sebebiyet vermemek için bugün trabzon ayasofya müzesinin giriş kapısının üzerinde rölyefi bulunan tek başlı kartal sembolü tercih etmişlerdir. cenevizliler ile venedikliler, moğollar ile osmanlılar hatta çeşitli türkmen (akkoyunlu kabile federasyonuna mensup) klanları ile denge politikası sürdürerek, varlığını sürdürebilen bu zengin liman kenti, istanbul'un fethinden sekiz yıl sonra 1461 yılında fatih sultan mehmet tarafından karadeniz'deki çeşitli beylikler, italyan kolonileri ve kırım'la birlikte ele geçirilerek ipek yolunun stratejik anahtarının osmanlı hakimiyetine girmesi sağlanmıştır.
osmanlının anadoluda güçlenmesi
1300'lü yıllarda samsun'un kaybedilemsinin üzerine trabzon imparatoluğu vergiye bağladı. istnbulun fethi ile bizans resmen tarihin tozlu raflarında yerini almıştı. fatih sultan mehmed ise bizansın bir dirilmeyeceğinden emin olmak için trabzona öncü birlik göndermiştir.
akıllı politikalar ve doğru strateji izleyerek bölgede bağımsızlığını yüzyıllar boyunca koruyan trabzon imparatorluğu rusların trabzonu işgaline kadar osmanlı idaresinden çıkmayacaklar ve islamı kabul edecekler.
kurtuluş savaşı sırasında trabzon
erzurum kongresinin toplnaması sağlanılmış ayrıca bir sürü miting yapılarak halkı bağımsızlık için çalışmıştır.
ayrıca ordu için tarladaki lahanaların sökülüp patates ekilmiştir.
türkiye cumhuriyeti'nin 81 ilinden biri olan trabzon, doğu karadeniz bölgesi'nde yer almakta ve 4.685 km2lik yüz ölçümüyle ülke topraklarının %0,6'sını oluşturmaktadır. ilin cumhuriyet dönemindeki sınırları kültürel ve tarihsel bir düşünceyle değil tamamen idari yapı ve merkezlere uzaklıklar baz alınarak çizilmiştir.
önemli yerler
trabzon tiyatro binası

zagnos köprüsü

popüler kültürde trabzon
son çıkan call of duty black ops cold war'da sscb'nin trabzonu işgal etmeye çalışması ile ilgili bölüm vardır.
dünya'da trabzon ile ilgili eserler ve yorumlar

fransız ressam fabius brest'in "trabzondaki kervansaray" adlı eseri)
evliya çelebi trabzon için "bu şehre küçük istanbul denilse yeridir. irem bağları gibi süslü bir şehirdir burası".
devamını gör...