esra ersoy'un çocuk istismarından 10 yıl hapis cezası alması
kaynak
medyada ciciş kardeşler olarak bilinen esra ve ceyda kardeşlerden esra ersoy, bodrum'da 13 yaşındaki bir çocuğa cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle 10 yıl 1 ay hapse mahkum edilip mahkeme tarafından yakalama kararı çıkarılmış.
t24'ten asuman aranca'nın haberine göre, esra ersoy, geçen yıl bodrum'da ailesinin kiraladığı konutta tatil yapan 13 yaşındaki s.b.'nin yalnız olduğu sırada evin kapısını çaldı. kapının açılmasıyla içeriye giren ersoy, s.b.'ye erkek arkadaşından kaçtığını, içeriye almazsa erkek arkadaşının ikisini de döveceğini söyledi. ersoy'un söylediklerinden korkan 13 yaşındaki s.b. de yaşadığı şokun etkisiyle sesini çıkarmadı. bir süre sonra ersoy, s.b.'nin evinde uyuşturucu hap aldı. aldığı hapın etkisiyle "kaç kişi benimle birlikte olmak için para teklif ediyor, senden para istemiyorum" diyen ersoy, daha sonra s.b.'nin şortunu indirirek tacizde bulundu. s.b. ise istemediğini belirterek ersoy'u itti.
bir süre sonra s.b.'nin annesi kapıya geldi. kendisini tanıtan ve ünlü biri olduğunu söyleyen ersoy, s.b.'den annesi kapıyı açtığında bunun bir kamera şakası olduğunu söylemesini istedi. ancak ersoy, annenin eve girmesiyle konutu terk etti. s.b. de annesine başına gelenleri anlattı. bunun üzerine aile karakola giderek şikayetçi oldu.
şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınan ersoy, taciz iddiasını reddederken eve girdiğini kabul etti. soruşturma sonunda bodrum başsavcılığı ersoy hakkında "çocuğun cinsel istismarı ve tehdit" suçlamasıyla dava açtı. davanın karar duruşması dün bodrum ağır ceza mahkemesi'nde görüldü.
10 yıl 1 ay hapis
mahkeme yargılama sonucunda ersoy'u, "çocuğun cinsel istismarı" suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 8 yıl hapse mahkum etti. ersoy'un işlediği diğer suçun "tehdit" değil "tehdit kullanmak suretiyle konut dokunulmazlığını ihlal" suçunu oluşturduğuna hükmeden mahkeme, sanığa bu suçtan da 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi. sanığa takdiri indirim de uygulanmadı. mahkeme ayrıca ersoy'un hükmen tutuklanmasına da karar vererek, sanık hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı.
medyada ciciş kardeşler olarak bilinen esra ve ceyda kardeşlerden esra ersoy, bodrum'da 13 yaşındaki bir çocuğa cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle 10 yıl 1 ay hapse mahkum edilip mahkeme tarafından yakalama kararı çıkarılmış.
t24'ten asuman aranca'nın haberine göre, esra ersoy, geçen yıl bodrum'da ailesinin kiraladığı konutta tatil yapan 13 yaşındaki s.b.'nin yalnız olduğu sırada evin kapısını çaldı. kapının açılmasıyla içeriye giren ersoy, s.b.'ye erkek arkadaşından kaçtığını, içeriye almazsa erkek arkadaşının ikisini de döveceğini söyledi. ersoy'un söylediklerinden korkan 13 yaşındaki s.b. de yaşadığı şokun etkisiyle sesini çıkarmadı. bir süre sonra ersoy, s.b.'nin evinde uyuşturucu hap aldı. aldığı hapın etkisiyle "kaç kişi benimle birlikte olmak için para teklif ediyor, senden para istemiyorum" diyen ersoy, daha sonra s.b.'nin şortunu indirirek tacizde bulundu. s.b. ise istemediğini belirterek ersoy'u itti.
bir süre sonra s.b.'nin annesi kapıya geldi. kendisini tanıtan ve ünlü biri olduğunu söyleyen ersoy, s.b.'den annesi kapıyı açtığında bunun bir kamera şakası olduğunu söylemesini istedi. ancak ersoy, annenin eve girmesiyle konutu terk etti. s.b. de annesine başına gelenleri anlattı. bunun üzerine aile karakola giderek şikayetçi oldu.
şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınan ersoy, taciz iddiasını reddederken eve girdiğini kabul etti. soruşturma sonunda bodrum başsavcılığı ersoy hakkında "çocuğun cinsel istismarı ve tehdit" suçlamasıyla dava açtı. davanın karar duruşması dün bodrum ağır ceza mahkemesi'nde görüldü.
10 yıl 1 ay hapis
mahkeme yargılama sonucunda ersoy'u, "çocuğun cinsel istismarı" suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 8 yıl hapse mahkum etti. ersoy'un işlediği diğer suçun "tehdit" değil "tehdit kullanmak suretiyle konut dokunulmazlığını ihlal" suçunu oluşturduğuna hükmeden mahkeme, sanığa bu suçtan da 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi. sanığa takdiri indirim de uygulanmadı. mahkeme ayrıca ersoy'un hükmen tutuklanmasına da karar vererek, sanık hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı.
devamını gör...
evlenmemek için nedenler
şahit olunmuş kötü evlilikler...
devamını gör...
revani
istisnasız en güzel tatlı. özellikle antep fıstıklı yapılanı.
devamını gör...
kokusu yaşam sevincini artıran şeyler
devamını gör...
medine vesikası
islam devletinin ilk anayasasıdır. bu anayasa hz. muhammed önderliğinde hazırlanmış, 47 maddelik kısa bir metindir. bazı tarihçiler bu anayasanın tarihteki bilinen ilk yazılı anayasası olduğunu söyler. eğer öyle değilse bile, her halükarda ilk anayasalardan biridir. ayrıca şunu da söyleyeyim ki, bu anayasa, kur'an-ı kerim yargıları gibi olmayıp, zamanın şartlarına göre değişikliğe uğraması mümkün olmuş olan bir anayasadır.
ayrıca bu vesikanın maddelerini yazmadan önce, maddelerde geçen bazı kabile isimleri hakkında yazmak daha iyi olur. çünkü eğer maddeleri okursanız, tam bir şekilde anlayabilmeniz içindir bu. bu anayasa, hz. muhammed'in önderliğinde, medine halkı için hazırlanmış bir anayasa olup, daha o dönem tek bir yönetim altında olmayan arabistan'daki medine şehri halkını ayrı bir millet yapmıştır. böylelikle bu anayasa, hz. muhammed'in gelecekte kuracağı ilk islam devletinin de temellerini atmıştır.
vesikanın maddelerini anlamanıza yardımcı olacak, bazı sözlerin anlamı;
kureyş - hz. muhammed'in de mensup olduğu, ileri gelen arap kabilelerinden bir tanesi. kurucusu hz. muhammed'in büyük dedelerinden olan kusay bin kilab'dır. bu kabile, hz. muhammed'in mensup olduğu bir kabile olsa bile, müslümanların en çok savaştığı kabile olarak kabul edilir.
muhâcir - hz. muhammed ile mekke'den medine'ye göç eden sahabiler topluluğudur. başka anlamları da vardır.
benu avf - hz. muhammed zamanındaki arap kabilelerinden biridir. onlar yahudilerin hükmettiği bir bölgeye geçmek istiyorlardı. fakat o bölgenin halkı buraya yerleşebilmeleri için yahudiliğe geçmelerini şart koştu. benu avf kabilesi, bu şartı kabul etti ve burdan medine'ye doğru hareket ettiler.
adı geçen buraya yazmadığım diğer 3 kabile hz. muhammed dönemindeki arap kabilelerinden biridir.
benu'n-neccâr - hz. muhammed zamanındaki arap kabilelerinden biridir. müslümandırlar.
benu amr ibn avf - medine'deki 2 büyük kabileden biri olan evs'in bir koludur.
benu'l-evs - medine'de ensarı oluşturan bir kahtani asıllı 2 arap kabileden biri.
benu sâ'lebe - adnani ve kahtanilere mensup bazı kabilelerin ismidir.
cefne ailesi - sa'lebe'nin bir kolu.
benu'ş-şuteybe - hz. muhammed zamanındaki arap kabilelerinden biri.
--
medine vesikası maddeleri:
"bismillahirrahmanirrahim.
1. bu kitap (yani yazı), muhammed peygamber tarafından kureyşliler ve yesribli (medineli) müminler ve müslümanlar, ve bunlara tabi olanlarla yine onlara daha sonrasından katılmış olanlar ve onlarla da beraber cihad edenler için düzenlenmiştir.
2. işte bu kimseler, diğer insanlardan ayrı bir ümmettirler (toplulukturlar).
3. kureyş'den olan muhâcirler, kendi aralarında âdet olması bakımından kan diyetlerini ödemeye katılırlar ve onlar savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini müminler arasındaki makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
4. benu avflar, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye katılacaklardır ve müslümanların oluşturduğu her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini müminler arasında makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
5. benu hârisler, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her bir tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasında makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
6. benu sâideler, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasında makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
7. benu cuşemler, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasındaki makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
8. benu'n-neccârlar, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasındaki makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
9. benu amr ibn avflar, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasındaki makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
10. benu'n-nebîtler, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasındaki makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
11. benu'l-evsler, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasındaki makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır...
12. müminler, kendi aralarında ağır malî sorumluluklar altında bulunan hiç kimseyi bu halde bırakmayacaklar, kurtuluş fidyesi yahut kan diyeti gibi borçlarını makul bilinen esaslara göre vereceklerdir.
12 * . hiçbir mümin, diğer bir müminin mevlâsına (yani kendisinin akdî kardeşlik rabıtası kurmuş olduğu kimse) muhalefet edemez. (bu maddenin diğer bir versiyonu, hiçbir mümin, diğer bir müminin mevlâsı ile onun aleyhinde olmak üzere bir anlaşma yapmayacaktır).
13. takva sahibi müminler, kendi aralarında haddi aşan ve haksız bir fiil vukuunu tasarlayan veya bir suç veya hakka tecavüz yahut da müminler arasında bir karışıklık çıkarma kasdını taşıyan kimseye karşı olacak, ve bu kimse onlardan birinin evladı dahi olsa, hepsinin elleri onların aleyhine kalkacaktır.
14. hiçbir mümin bir kafir için, bir mümini öldüremez ve bir mümin aleyhine hiçbir kafire yardım edemez.
15. allah'ın himaye ve teminatı (zimmeti) tektir, müminlerin en ehemmiyetsizlerinden birinin tanıdığı himaye onların hepsi için bir hüküm ifade eder. zira müminler, diğer insanlardan ayrı olarak birbirlerinin mevlâsı (kardeşi) durumundadırlar.
16. yahudilerden bize tabi olanlar, zulme uğramaksızın ve onlara karşı olanlarla yardımlaşılmaksızın, yardım ve arka çıkmamıza hak kazanacaklardır.
17. barış, müminler arasında bir tekdir. hiçbir mümin, allah yolunda girişilen bir savaşda, diğer müminleri hariç tutup, bir barış anlaşması akdedemez, bu barış, ancak onlar (müminler) arasında genellik ve adâlet esasları üzere yapılacaktır.
18. bizimle beraber savaşa katılan bütün askerî birlikler, birbirleriyle nöbetleşeceklerdir.
19. müminler, birbirlerinin allah yolunda (uğrunda) akan kanlarının intikamını alacaklardır.
20. takva sahibi müminler, en iyi ve en doğru yol üzerinde bulunurlar.
20. * . hiçbir müşrik, bir kureyşlinin malını ve canını himâyesi altına alamaz ve hiçbir mümine bu hususta engel olamaz (yani, kureyşliye hücum etmesine mani olamaz).
21. herhangi bir kimsenin, bir müminin ölümüne sebep olduğu kesin delillerle sâbit olur da, maktûlün velîsi (yani hakkını müdafaa eden) rızâ göstermezse, kısas hükümlerine tabî olur; bu halde bütün müminler ona karşı olurlar. ancak bunlara, sadece bu kaidenin tatbiki için hareket etmek helâl (doğru) olur.
22. bu sahîfenin (yani yazının) muhteviyatını kabul eden, allah'a ve ahiret gününe inanan bir mü'minin bir katile yardım etmesi ve ona sığınacak bir yer temin etmesi helâl (doğru) değildir; ona yardım eden veyahut sığınacak bir yer gösteren kıyamet günü allah'ın lânet ve gazabına uğrayacaktır ki, o zaman artık kendisinden ne bir para ödemesi ne de bir tavîz alınacaktır.
23. üzerinde ihtilâfa düştüğünüz bir şey, allah'a ve muhammed'e götürülecektir.
24. yahudiler, müminler gibi, muharebe devam ettiği müddetçe kendi harp masraflarını karşılamak mecburiyetindedirler.
25. benu avf yahudileri, müminlerle birlikte (diğer bir versiyona göre, müminden) bir ümmet (topluluk) teşkil ederler. yahudilerin dinleri kendilerine, müminlerin dinleri kendilerinedir. buna gerek mevlâları ve gerekse bizzat kendileri dahildirler.
25. * . yalnız kim ki haksız bir fiile girişir veya bir suç işler, o sadece kendine ve aile fertlerine zarar vermiş olacaktır.
26. benu'n-neccâr yahudileri de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır.
27. benu'l-hâris yahudileri de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır.
28. benu sâ'ide yahudileri de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır.
29. benu cuşem yahudileri de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır.
30. benu'l-evs yahudileri de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır.
31. benu sa'lebe yahudileri de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır. yalnız kim ki haksız bir fiile girişir veya bir suç işler, o sadece kendini ve aile fertlerini zarara uğratmış olacaktır.
32. cefne ailesi, sa'lebenin bir koludur, bu bakımdan sa'lebeler gibi mülâhaza olunacaklardır.
33. benu'ş-şuteybe de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır. kaidelere muhakkak riayet edilecek, bunlara aykırı hareket olmayacaktır.
34. sa'lebenin mevlâları, bizzat sa'lebeler gibi mülâhaza olunacaklardır.
35. yahudilere sığınmış olan kimseler, bizzat yahudiler gibi mülâhaza olunacaklardır.
36. bunlardan (yahudiler) hiçbir kimse müslümanlarla birlikte askerî sefere, muhammed'in müsaadesi olmadan çıkamayacaktır.
36 * . bir yaralamanın intikamını almak yasak edilmeyecektir. muhakkak ki bir kimse bir adam öldürecek olursa neticede kendini ve aile fertlerini mes'ûliyet altına sokar; aksi halde haksızlık olacaktır (yani bu kaideye uymayan bir kimse haksız durumda olacaktır). allah bu yazıya en iyi riâyet edenlerle beraberdir.
37. bir harp vukuunda yahudilerin masrafları kendi üzerine ve müslümanların masrafları kendi üzerinedir. muhakkak ki bu sahîfede (yazıda) gösterilen kimselere harp açanlara karşı, onlar kendi aralarında yardımlaşacaklardır. onlar arasında hayırseverlik ve iyi davranış bulunacaktır. kaidelere muhakkak riayet edilecek, bunlara aykırı hareketler olmayacaktır.
37 * . hiçbir kimse müttefikine karşı bir suç işleyemez. muhakkak ki zulmedilene yardım edilecektir.
38. yahudiler müslümanlarla birlikte, beraberce harp ettikleri müddetçe masrafa bulunacaklardır.
39. bu sahîfenin (yazının) gösterdiği kimse lehine yesrib vâdisi dahili (cevf), harâm (mukaddes) bir yerdir.
40. himâye altındaki kimse, bizzat himaye eden kimse gibidir; ne zulmedilir ve ne de (kendisi) suç işleyecektir.
41. himâye verme hakkına sahip kimselerin izni müstesnâ, bir himâye hakkı verilemez.
42. bu sahîfede (yazıda) gösterilen kimseler arasında zuhurundan korkulan bütün öldürme yahut münazaa vak'alarının allah'a ve resûlullah muhammed'e götürülmeleri gerekir. allah bu sahîfeye (yazıya) en kuvvetli ve en iyi riâyet edenlerle beraberdir.
43. ne kureyşliler ve ne de onlara yardım edecek olanlar, himâye altına alınmayacaklardır.
44. onlar (yani müslümanlar ve yahudiler) arasında, yesrib'e hücum edecek kimselere karşı yardımlaşma yapılacaktır.
45. şayet onlar (yahudiler), (müslümanlar tarafından) bir barış akdetmeye veya bir barış akdine katılmaya davet olunurlarsa, bunu doğrudan doğruya akdedecekler veya ona katılacaklardır. şayet onlar (yahudiler), (müslümanlara) aynı şeyi teklif edecek olurlarsa, mü'minlere karşı aynı haklara sahip olacaklardır; din mevzuunda girişilen harp vak'aları müstesnâdır.
45 * . her bir zümre, kendilerine ait mıntıkadan (gerek müdafaa, gerek sair ihtiyaçlar konusunda) mes'uldür.
46. bu sahîfede (yazıda) gösterilen kimseler için oluşturulan şartlar, aynı şekilde evs yahudilerine, yani onların mevlâlarına ve bizzat kendi şahıslarına, bu sahîfede (yazıda) gösterilen kimseler tarafından sıkı ve tam bir muhafazakârlık ile tatbik olunur. (kaidelere) muhakkak riâyet edilecek, bunlara aykırı hareket olmayacaktır. ve haksız şekilde kazanç temin edenler, sadece kendi nefsine zarar vermiş olurlar. allah bu sahîfede (yazıda) gösterilen maddelere en doğru ve en mükemmel riâyet edenlerle beraberdir.
47. bu kitap (yazı), bir haksız fiil işleyen veya suç işleyen ile cezâ arasına engel olarak giremez. kim ki bir harbe çıkar, emniyette olur veya kim ki medine'de kalırsa yine emniyet içindedir; haksız bir fiil veya cürüm vukuu halleri müstesnâdır. allah ve resûlullah muhammed himayelerini, (bu sahîfeyi) tam sadakat ve dikkat içinde muhafaza eden kimseler üzerinde tutacaklardır.
ayrıca bu vesikanın maddelerini yazmadan önce, maddelerde geçen bazı kabile isimleri hakkında yazmak daha iyi olur. çünkü eğer maddeleri okursanız, tam bir şekilde anlayabilmeniz içindir bu. bu anayasa, hz. muhammed'in önderliğinde, medine halkı için hazırlanmış bir anayasa olup, daha o dönem tek bir yönetim altında olmayan arabistan'daki medine şehri halkını ayrı bir millet yapmıştır. böylelikle bu anayasa, hz. muhammed'in gelecekte kuracağı ilk islam devletinin de temellerini atmıştır.
vesikanın maddelerini anlamanıza yardımcı olacak, bazı sözlerin anlamı;
kureyş - hz. muhammed'in de mensup olduğu, ileri gelen arap kabilelerinden bir tanesi. kurucusu hz. muhammed'in büyük dedelerinden olan kusay bin kilab'dır. bu kabile, hz. muhammed'in mensup olduğu bir kabile olsa bile, müslümanların en çok savaştığı kabile olarak kabul edilir.
muhâcir - hz. muhammed ile mekke'den medine'ye göç eden sahabiler topluluğudur. başka anlamları da vardır.
benu avf - hz. muhammed zamanındaki arap kabilelerinden biridir. onlar yahudilerin hükmettiği bir bölgeye geçmek istiyorlardı. fakat o bölgenin halkı buraya yerleşebilmeleri için yahudiliğe geçmelerini şart koştu. benu avf kabilesi, bu şartı kabul etti ve burdan medine'ye doğru hareket ettiler.
adı geçen buraya yazmadığım diğer 3 kabile hz. muhammed dönemindeki arap kabilelerinden biridir.
benu'n-neccâr - hz. muhammed zamanındaki arap kabilelerinden biridir. müslümandırlar.
benu amr ibn avf - medine'deki 2 büyük kabileden biri olan evs'in bir koludur.
benu'l-evs - medine'de ensarı oluşturan bir kahtani asıllı 2 arap kabileden biri.
benu sâ'lebe - adnani ve kahtanilere mensup bazı kabilelerin ismidir.
cefne ailesi - sa'lebe'nin bir kolu.
benu'ş-şuteybe - hz. muhammed zamanındaki arap kabilelerinden biri.
--
medine vesikası maddeleri:
"bismillahirrahmanirrahim.
1. bu kitap (yani yazı), muhammed peygamber tarafından kureyşliler ve yesribli (medineli) müminler ve müslümanlar, ve bunlara tabi olanlarla yine onlara daha sonrasından katılmış olanlar ve onlarla da beraber cihad edenler için düzenlenmiştir.
2. işte bu kimseler, diğer insanlardan ayrı bir ümmettirler (toplulukturlar).
3. kureyş'den olan muhâcirler, kendi aralarında âdet olması bakımından kan diyetlerini ödemeye katılırlar ve onlar savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini müminler arasındaki makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
4. benu avflar, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye katılacaklardır ve müslümanların oluşturduğu her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini müminler arasında makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
5. benu hârisler, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her bir tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasında makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
6. benu sâideler, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasında makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
7. benu cuşemler, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasındaki makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
8. benu'n-neccârlar, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasındaki makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
9. benu amr ibn avflar, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasındaki makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
10. benu'n-nebîtler, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasındaki makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır.
11. benu'l-evsler, kendi aralarında adet olması bakımından, önceki şekiller altında kan diyetlerini ödemeye ve her tâife, savaş esirlerinin kurtuluş fidyesini, müminler arasındaki makul bilinen esaslara göre ödemeye katılacaklardır...
12. müminler, kendi aralarında ağır malî sorumluluklar altında bulunan hiç kimseyi bu halde bırakmayacaklar, kurtuluş fidyesi yahut kan diyeti gibi borçlarını makul bilinen esaslara göre vereceklerdir.
12 * . hiçbir mümin, diğer bir müminin mevlâsına (yani kendisinin akdî kardeşlik rabıtası kurmuş olduğu kimse) muhalefet edemez. (bu maddenin diğer bir versiyonu, hiçbir mümin, diğer bir müminin mevlâsı ile onun aleyhinde olmak üzere bir anlaşma yapmayacaktır).
13. takva sahibi müminler, kendi aralarında haddi aşan ve haksız bir fiil vukuunu tasarlayan veya bir suç veya hakka tecavüz yahut da müminler arasında bir karışıklık çıkarma kasdını taşıyan kimseye karşı olacak, ve bu kimse onlardan birinin evladı dahi olsa, hepsinin elleri onların aleyhine kalkacaktır.
14. hiçbir mümin bir kafir için, bir mümini öldüremez ve bir mümin aleyhine hiçbir kafire yardım edemez.
15. allah'ın himaye ve teminatı (zimmeti) tektir, müminlerin en ehemmiyetsizlerinden birinin tanıdığı himaye onların hepsi için bir hüküm ifade eder. zira müminler, diğer insanlardan ayrı olarak birbirlerinin mevlâsı (kardeşi) durumundadırlar.
16. yahudilerden bize tabi olanlar, zulme uğramaksızın ve onlara karşı olanlarla yardımlaşılmaksızın, yardım ve arka çıkmamıza hak kazanacaklardır.
17. barış, müminler arasında bir tekdir. hiçbir mümin, allah yolunda girişilen bir savaşda, diğer müminleri hariç tutup, bir barış anlaşması akdedemez, bu barış, ancak onlar (müminler) arasında genellik ve adâlet esasları üzere yapılacaktır.
18. bizimle beraber savaşa katılan bütün askerî birlikler, birbirleriyle nöbetleşeceklerdir.
19. müminler, birbirlerinin allah yolunda (uğrunda) akan kanlarının intikamını alacaklardır.
20. takva sahibi müminler, en iyi ve en doğru yol üzerinde bulunurlar.
20. * . hiçbir müşrik, bir kureyşlinin malını ve canını himâyesi altına alamaz ve hiçbir mümine bu hususta engel olamaz (yani, kureyşliye hücum etmesine mani olamaz).
21. herhangi bir kimsenin, bir müminin ölümüne sebep olduğu kesin delillerle sâbit olur da, maktûlün velîsi (yani hakkını müdafaa eden) rızâ göstermezse, kısas hükümlerine tabî olur; bu halde bütün müminler ona karşı olurlar. ancak bunlara, sadece bu kaidenin tatbiki için hareket etmek helâl (doğru) olur.
22. bu sahîfenin (yani yazının) muhteviyatını kabul eden, allah'a ve ahiret gününe inanan bir mü'minin bir katile yardım etmesi ve ona sığınacak bir yer temin etmesi helâl (doğru) değildir; ona yardım eden veyahut sığınacak bir yer gösteren kıyamet günü allah'ın lânet ve gazabına uğrayacaktır ki, o zaman artık kendisinden ne bir para ödemesi ne de bir tavîz alınacaktır.
23. üzerinde ihtilâfa düştüğünüz bir şey, allah'a ve muhammed'e götürülecektir.
24. yahudiler, müminler gibi, muharebe devam ettiği müddetçe kendi harp masraflarını karşılamak mecburiyetindedirler.
25. benu avf yahudileri, müminlerle birlikte (diğer bir versiyona göre, müminden) bir ümmet (topluluk) teşkil ederler. yahudilerin dinleri kendilerine, müminlerin dinleri kendilerinedir. buna gerek mevlâları ve gerekse bizzat kendileri dahildirler.
25. * . yalnız kim ki haksız bir fiile girişir veya bir suç işler, o sadece kendine ve aile fertlerine zarar vermiş olacaktır.
26. benu'n-neccâr yahudileri de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır.
27. benu'l-hâris yahudileri de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır.
28. benu sâ'ide yahudileri de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır.
29. benu cuşem yahudileri de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır.
30. benu'l-evs yahudileri de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır.
31. benu sa'lebe yahudileri de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır. yalnız kim ki haksız bir fiile girişir veya bir suç işler, o sadece kendini ve aile fertlerini zarara uğratmış olacaktır.
32. cefne ailesi, sa'lebenin bir koludur, bu bakımdan sa'lebeler gibi mülâhaza olunacaklardır.
33. benu'ş-şuteybe de benu avf yahudileri gibi aynı haklara sahip olacaklardır. kaidelere muhakkak riayet edilecek, bunlara aykırı hareket olmayacaktır.
34. sa'lebenin mevlâları, bizzat sa'lebeler gibi mülâhaza olunacaklardır.
35. yahudilere sığınmış olan kimseler, bizzat yahudiler gibi mülâhaza olunacaklardır.
36. bunlardan (yahudiler) hiçbir kimse müslümanlarla birlikte askerî sefere, muhammed'in müsaadesi olmadan çıkamayacaktır.
36 * . bir yaralamanın intikamını almak yasak edilmeyecektir. muhakkak ki bir kimse bir adam öldürecek olursa neticede kendini ve aile fertlerini mes'ûliyet altına sokar; aksi halde haksızlık olacaktır (yani bu kaideye uymayan bir kimse haksız durumda olacaktır). allah bu yazıya en iyi riâyet edenlerle beraberdir.
37. bir harp vukuunda yahudilerin masrafları kendi üzerine ve müslümanların masrafları kendi üzerinedir. muhakkak ki bu sahîfede (yazıda) gösterilen kimselere harp açanlara karşı, onlar kendi aralarında yardımlaşacaklardır. onlar arasında hayırseverlik ve iyi davranış bulunacaktır. kaidelere muhakkak riayet edilecek, bunlara aykırı hareketler olmayacaktır.
37 * . hiçbir kimse müttefikine karşı bir suç işleyemez. muhakkak ki zulmedilene yardım edilecektir.
38. yahudiler müslümanlarla birlikte, beraberce harp ettikleri müddetçe masrafa bulunacaklardır.
39. bu sahîfenin (yazının) gösterdiği kimse lehine yesrib vâdisi dahili (cevf), harâm (mukaddes) bir yerdir.
40. himâye altındaki kimse, bizzat himaye eden kimse gibidir; ne zulmedilir ve ne de (kendisi) suç işleyecektir.
41. himâye verme hakkına sahip kimselerin izni müstesnâ, bir himâye hakkı verilemez.
42. bu sahîfede (yazıda) gösterilen kimseler arasında zuhurundan korkulan bütün öldürme yahut münazaa vak'alarının allah'a ve resûlullah muhammed'e götürülmeleri gerekir. allah bu sahîfeye (yazıya) en kuvvetli ve en iyi riâyet edenlerle beraberdir.
43. ne kureyşliler ve ne de onlara yardım edecek olanlar, himâye altına alınmayacaklardır.
44. onlar (yani müslümanlar ve yahudiler) arasında, yesrib'e hücum edecek kimselere karşı yardımlaşma yapılacaktır.
45. şayet onlar (yahudiler), (müslümanlar tarafından) bir barış akdetmeye veya bir barış akdine katılmaya davet olunurlarsa, bunu doğrudan doğruya akdedecekler veya ona katılacaklardır. şayet onlar (yahudiler), (müslümanlara) aynı şeyi teklif edecek olurlarsa, mü'minlere karşı aynı haklara sahip olacaklardır; din mevzuunda girişilen harp vak'aları müstesnâdır.
45 * . her bir zümre, kendilerine ait mıntıkadan (gerek müdafaa, gerek sair ihtiyaçlar konusunda) mes'uldür.
46. bu sahîfede (yazıda) gösterilen kimseler için oluşturulan şartlar, aynı şekilde evs yahudilerine, yani onların mevlâlarına ve bizzat kendi şahıslarına, bu sahîfede (yazıda) gösterilen kimseler tarafından sıkı ve tam bir muhafazakârlık ile tatbik olunur. (kaidelere) muhakkak riâyet edilecek, bunlara aykırı hareket olmayacaktır. ve haksız şekilde kazanç temin edenler, sadece kendi nefsine zarar vermiş olurlar. allah bu sahîfede (yazıda) gösterilen maddelere en doğru ve en mükemmel riâyet edenlerle beraberdir.
47. bu kitap (yazı), bir haksız fiil işleyen veya suç işleyen ile cezâ arasına engel olarak giremez. kim ki bir harbe çıkar, emniyette olur veya kim ki medine'de kalırsa yine emniyet içindedir; haksız bir fiil veya cürüm vukuu halleri müstesnâdır. allah ve resûlullah muhammed himayelerini, (bu sahîfeyi) tam sadakat ve dikkat içinde muhafaza eden kimseler üzerinde tutacaklardır.
devamını gör...
ezberlenen en saçma şey
araba plakaları. eşin, dostun, akrabanın, komşunun araba plakalarını ezberliyorum saçma bir şekilde. neden yaptığım ve ne işime yarayacağı hakkında ise bir fikrim yok.
devamını gör...
yapılan her iş eşliğinde müzik dinlemek
fırsatımın olduğu her anda yaptığım şey.yaptığım iş daha kolaylaşıyo ve zamanın daha çabuk geçmesini sağlıyo bence.
devamını gör...
kafa sözlük
sık sık gidilen butik kafe sıcaklığını hissettiğim platform.
devamını gör...
can bonomo
yaptığı resimleri ve yazdığı şarkıları çok severim. en sevdiğim resmi bir dönem başlık fotoğrafımdı mesela. çok yetenekli. ayrıca eurovision'da yazıp seslendirdiği şarkı da avrupa'ya, biz buradayız, isterseniz kovun ispanya'dan hala türk hegemonyasının altındayız işareti veriyordu. ne ala.
devamını gör...
güneş (yazar)
söylecek her şey söylenmiş bana cümle kalmamış. güneş. hep yaz. hep okuyalım. elimizden başka ne geliyor bu canına yandığımın dünyasında.
devamını gör...
babaya sigara içerken yakalanmak
yakalanmak isteyip de bi türlü yakalanamamaktan ve babadan bir şey saklamak vicdan yükü yarattığından mütevellit akşam yemeği sonrası beklemekten sıkılıp sigara kullandığımı söylediğimde hangi markayı içtiğimi sorması ve marlboro dediğimde tadının kaçtığı durum. zevksiz ve müsrifmişim..
devamını gör...
regl anıları
ilk olduğumda gün boyu ağlamıştım. boyum uzamayacak diye düşünüyordum. uzamadı. doğru düşünmüşüm.
devamını gör...
sıradan zaferler
manu larcenet'in 2003 yılında çıkardığı çizgi romandır. 2004 yılında angoulême uluslararası çizgi roman festivalinde en iyi çizgi roman albümü ödülünü kazanmıştır.
2020'de çizgi roman okumaya başladığım kitaptır.
kitap sıradan zaferleri anlatmada iyidir. sıcak bir hikayesi vardır. ben polis şakasına çok gülmüştüm :)
2020'de çizgi roman okumaya başladığım kitaptır.
kitap sıradan zaferleri anlatmada iyidir. sıcak bir hikayesi vardır. ben polis şakasına çok gülmüştüm :)
devamını gör...
arjantin
bana "bugüne kadar ben et yememişim ki" dedirten ülke. arjantin'de muhteşem bir parilla yani ızgara kültürü var ama asıl olay kullanılan ette. artık havasından mı suyundan mı, patagonya'nın çayırlarından mıdır bilinmez et bildiğin lokum. daha da enteresanı kaliteli restorana da gitsen, esnaf lokantası da olsa, hatta süpermarketten bile alsan et her yerde kaliteli. ama sınırın bir adım ötesine git, şili'de kayış gibi oluyor o etler. daha da güzeli süper ucuz olması. mesela dananın sırt kısmı ki en pahalı ve lezzetli kısım bu, 30 tl civarıydı. aynı cins et türkiye'de o dönem 70 liraydı. tabi bunda biraz arjantin pezosunun dandik bir para birimi olması da etkili. dananın diğer kısımları daha da ucuz, domuz eti hepten ucuz. ayrıyetten eti coşturan chimichurri adında bir sosları var ki enfes. biftek dışında asado dedikleri kaburga konusunda uzman bu herifler. zaten konu üzerine cilt cilt yazmışlar. bunun dışında bütün latin amerika ülkelerinde bulabileceğiniz cazuela, empanada, a lo pobre gibi yiyecekler de mevcut. ha bir de unutmadan buenos aires'de çok güzel pizza yapıyorlar.
yalnız kahvaltı kültürü çok zayıf. yok gibi bir şey. kruvasan+kahve en standart kahvaltı. bir de arjantinlilerin kendilerine has bir sandviçi var. miga denen yumuşacık ekmekle yapılıyor. başka da alternatif yok. bir de bu herifler dulce de leche ile yatıyor, dulce de leche ile kalkıyor. sütten yapılan bir çeşit tatlı krema. ekmeğe falan sürülüyor.
bir de bu ülke muhteşem malbec şaraplarının anavatanı. tanen açısından zengin olduğu için kırmızı etle muhteşem bir ikili oluyor. işin bonusu şarabın çok ucuz olması. fiyatlar 10-100 tl arasındaydı ben oradayken, her fiyat skalasını denedim kötü ya da berbat dediğim tek bir şişe bile çıkmadı. ülkenin en sevdiğim bölgesi haliyle şarap memleketi mendoza olmuştu. ha bir de mate var. herkes, her yerde, her dakika mate içiyor. hatta mate otomatları kurmuş adamlar :) mate bir çeşit bitki, bunun çayını yapıyorlar, özel kupası ve pipetiyle içiliyor. kahve kadar olmasa da kafein açısından zengin.
arjantin ispanyolcasına gelince, yeni başlayan için zordur. alışması zaman alır, biraz kulak tırmalar. bu ülkenin insanları da cidden çok kafa. inanılmaz sıcak kanlılar ve hoşsohbetler. bir masaya oturduğunuzda gülmekten karnınıza ağrılar girmeden kalkamazsınız. kısacası güzel ülkedir. buzullarından bağlarına, patagonyasından şehirlerine kadar güzel memleket.
yalnız kahvaltı kültürü çok zayıf. yok gibi bir şey. kruvasan+kahve en standart kahvaltı. bir de arjantinlilerin kendilerine has bir sandviçi var. miga denen yumuşacık ekmekle yapılıyor. başka da alternatif yok. bir de bu herifler dulce de leche ile yatıyor, dulce de leche ile kalkıyor. sütten yapılan bir çeşit tatlı krema. ekmeğe falan sürülüyor.
bir de bu ülke muhteşem malbec şaraplarının anavatanı. tanen açısından zengin olduğu için kırmızı etle muhteşem bir ikili oluyor. işin bonusu şarabın çok ucuz olması. fiyatlar 10-100 tl arasındaydı ben oradayken, her fiyat skalasını denedim kötü ya da berbat dediğim tek bir şişe bile çıkmadı. ülkenin en sevdiğim bölgesi haliyle şarap memleketi mendoza olmuştu. ha bir de mate var. herkes, her yerde, her dakika mate içiyor. hatta mate otomatları kurmuş adamlar :) mate bir çeşit bitki, bunun çayını yapıyorlar, özel kupası ve pipetiyle içiliyor. kahve kadar olmasa da kafein açısından zengin.
arjantin ispanyolcasına gelince, yeni başlayan için zordur. alışması zaman alır, biraz kulak tırmalar. bu ülkenin insanları da cidden çok kafa. inanılmaz sıcak kanlılar ve hoşsohbetler. bir masaya oturduğunuzda gülmekten karnınıza ağrılar girmeden kalkamazsınız. kısacası güzel ülkedir. buzullarından bağlarına, patagonyasından şehirlerine kadar güzel memleket.
devamını gör...
iyi geceler mesajı atacağın bir kişinin bile olmaması
ona da alışıyor bünye dediğim yokluktur.
mesaji bırak, günde 100 kelime dahi edemediğim günler çoğalıyor gitgide.
önce en yakınım, sonra babam derken kimse kalmadı yakınım olarak.
arkadaşlarla zaten pandemi sebebiyle bir araya gelemiyorum.
mesaj atmanın ne kıymeti var ki ?
bir dost, sıcak bir ses yoksa neye yarar ki hayatın ?
mesaji bırak, günde 100 kelime dahi edemediğim günler çoğalıyor gitgide.
önce en yakınım, sonra babam derken kimse kalmadı yakınım olarak.
arkadaşlarla zaten pandemi sebebiyle bir araya gelemiyorum.
mesaj atmanın ne kıymeti var ki ?
bir dost, sıcak bir ses yoksa neye yarar ki hayatın ?
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
oğlum beni neden sevmiyosunuz lan?!
devamını gör...
adını ve soyadını bir gün sol frame'de görmek
çok ürkütücü bir his olsa gerek.. arada yenileye her basışımda karşıma çıkacak diye korkmuyor değilim..
hoş ne yazacaklar.. trollün biriydi derler, evden aldıracağım derler, ekmek bıçağıyla hayalarına çalışacağım bile diyen olur..
giden gider de yazdıklarım ne olacak sözlük ahalisi? lan geberdi de kurtulduk derler belki. libido patlaması başlıklarıma acırım sonra.. heba olur o kadar emek. belki tek kelimeyle 'son' yazılıp abdulseyidbincabbar'a noktayı bu şekilde koyan bile olur.
insan gerçekten değersiz. isim, soyisim, telefon numaran, sıfatın.. insan dediğin bu kadar. bu kadarız ya.. ürkütücü.
hoş ne yazacaklar.. trollün biriydi derler, evden aldıracağım derler, ekmek bıçağıyla hayalarına çalışacağım bile diyen olur..
giden gider de yazdıklarım ne olacak sözlük ahalisi? lan geberdi de kurtulduk derler belki. libido patlaması başlıklarıma acırım sonra.. heba olur o kadar emek. belki tek kelimeyle 'son' yazılıp abdulseyidbincabbar'a noktayı bu şekilde koyan bile olur.
insan gerçekten değersiz. isim, soyisim, telefon numaran, sıfatın.. insan dediğin bu kadar. bu kadarız ya.. ürkütücü.
devamını gör...
rüyada geleceği görmek
size gerçek bir hikaye anlatacağım. anlattıklarım benim başıma gelmiş olaylardır. tanrıya bile inanmayan beni bile hala sorgulatmaktadır.
bundan bir 5-6 sene önce anneannem bize gelmişti. bir kaç gün bizde kaldıktan sonra birlikte köye gitmeye karar verdik. köyde 1 hafta geçirdik. ardından geri dönüş yolculuğunda ben baya bi uykusuzdum. yolda uyumayı da çok seviyordum o zamanlar. yaslandım arkama ve gözlerimi kapadım. uyuduğum sırada çok tuhaf bir rüya gördüm. anneannem ve dedemin yüzleri kan içinde bir kayanın üzerinde ölü vaziyette duruyorlardı. bu arada dedem daha ben 5 yaşımdayken falan öldü. sonra birden irkilerek uyandım. derin derin nefes alarak etrafıma baktım. neredeyse yetişmiştik yaşadığımız şehire. tam o sırada babam ne olduysa oldu ve direksiyon hakimiyetini kaybetti. araba şarampole yuvarlandı ve takla attı. bizim aileden kimseye bir şey olmamıştı. sadece babamın burnu kanamıştı o kadar. ama anneannem arabada yoktu. hemen dışarı çıktım ama gördüğüm şey korkunçtu. anneannem taşların üzerinde duruyordu ve yüzü kan içindeydi. rüyamdakinin aksine anneannem o gün değil bir kaç gün sonra vefat etti. hala o günü hatırladıkça içim ürperir nasıl olur böyle bir şey? aklım almıyor sözlük cidden.
bundan bir 5-6 sene önce anneannem bize gelmişti. bir kaç gün bizde kaldıktan sonra birlikte köye gitmeye karar verdik. köyde 1 hafta geçirdik. ardından geri dönüş yolculuğunda ben baya bi uykusuzdum. yolda uyumayı da çok seviyordum o zamanlar. yaslandım arkama ve gözlerimi kapadım. uyuduğum sırada çok tuhaf bir rüya gördüm. anneannem ve dedemin yüzleri kan içinde bir kayanın üzerinde ölü vaziyette duruyorlardı. bu arada dedem daha ben 5 yaşımdayken falan öldü. sonra birden irkilerek uyandım. derin derin nefes alarak etrafıma baktım. neredeyse yetişmiştik yaşadığımız şehire. tam o sırada babam ne olduysa oldu ve direksiyon hakimiyetini kaybetti. araba şarampole yuvarlandı ve takla attı. bizim aileden kimseye bir şey olmamıştı. sadece babamın burnu kanamıştı o kadar. ama anneannem arabada yoktu. hemen dışarı çıktım ama gördüğüm şey korkunçtu. anneannem taşların üzerinde duruyordu ve yüzü kan içindeydi. rüyamdakinin aksine anneannem o gün değil bir kaç gün sonra vefat etti. hala o günü hatırladıkça içim ürperir nasıl olur böyle bir şey? aklım almıyor sözlük cidden.
devamını gör...


