nickaltı olmayan yazar
yabancıların bir lafı var, çok sevdiğim (bkz: beauty is in the eye of the beholder).
bize ise "güzellik bakanın gözlerindedir." gibi çevrilebilir fakat aslında anlamı tam öyle değildir.
kimilerine göre hiç bir şey olmayan yerde bile, birilerine göre güzellikler silsilesi olabilir, şeklinde bir anlam barındırdığını söylemek daha doğrudur.
nicaltı olmayan yazarlar, gizli birer hazine olabilirler.
başlıkların ilk ve son sayfaları arasında, sol frame de kaybolan nice başlıklar arasında kalan güzelim duyguların, tanımların, tespitlerin, esprilerin mimarı olabilirler.
ve inanın, bir düşünce, belki bugün değil ama bir gün bir insanın fikrini değiştirebilir.
bu düşünceyi belki onlarca enrty arasında dolanırken tesadüfen bulur ve o zaman yazarlar nick altınıza. işte o değerli bir nicaltı olur. yazdıklarınız gerçek bir etki yaratmıştır çünkü.
aynı zamanda büyük sanatçılara, edebiyatçılara bakıldığında, kaç tanesinin yaşadığı dönemde taktir edildiğini görürüz ki. hep eziyet çekmişlerdir, bugün taktir ettiklerimiz. o kadar çok örnek var ama, kafka sık gelir aklıma. düşünsenize, yaşarken tek bir kişi bile yazdıklarınız okumamış ve dünyaya veda ederken kendiniz hakkınızdaki düşünceleriniz sadece hayal kırıklığından ibaret. hemde öyle ki arkadaşınızı çağırıp yazdıklarınızı yakmasını istiyorsunuz. düşüncelerinizin yıllar sonraki nesillere şekil vereceğini bilmeden.
o yüzden yazın dostlar. taktir beklemeden yazın. şu hayatta ne yaparsanız karşılık beklemeden yapın.
kimse görmese de duymasa da, o ağaç düşmüştür.
bize ise "güzellik bakanın gözlerindedir." gibi çevrilebilir fakat aslında anlamı tam öyle değildir.
kimilerine göre hiç bir şey olmayan yerde bile, birilerine göre güzellikler silsilesi olabilir, şeklinde bir anlam barındırdığını söylemek daha doğrudur.
nicaltı olmayan yazarlar, gizli birer hazine olabilirler.
başlıkların ilk ve son sayfaları arasında, sol frame de kaybolan nice başlıklar arasında kalan güzelim duyguların, tanımların, tespitlerin, esprilerin mimarı olabilirler.
ve inanın, bir düşünce, belki bugün değil ama bir gün bir insanın fikrini değiştirebilir.
bu düşünceyi belki onlarca enrty arasında dolanırken tesadüfen bulur ve o zaman yazarlar nick altınıza. işte o değerli bir nicaltı olur. yazdıklarınız gerçek bir etki yaratmıştır çünkü.
aynı zamanda büyük sanatçılara, edebiyatçılara bakıldığında, kaç tanesinin yaşadığı dönemde taktir edildiğini görürüz ki. hep eziyet çekmişlerdir, bugün taktir ettiklerimiz. o kadar çok örnek var ama, kafka sık gelir aklıma. düşünsenize, yaşarken tek bir kişi bile yazdıklarınız okumamış ve dünyaya veda ederken kendiniz hakkınızdaki düşünceleriniz sadece hayal kırıklığından ibaret. hemde öyle ki arkadaşınızı çağırıp yazdıklarınızı yakmasını istiyorsunuz. düşüncelerinizin yıllar sonraki nesillere şekil vereceğini bilmeden.
o yüzden yazın dostlar. taktir beklemeden yazın. şu hayatta ne yaparsanız karşılık beklemeden yapın.
kimse görmese de duymasa da, o ağaç düşmüştür.
devamını gör...
yazarların olmak istediği hayvan
martıdır. üstünde masmavi uçsuz bucaksız bir gökyüzü, altında masmavi derya deniz. işte özgürlük.
devamını gör...
türkçenin yetersiz bir dil olması
cümle yapısı noktasında düşündüğümdür. uzun cümle kurmak her zaman hata yapma riski doğurur. bir de uzun cümlelerde anlatmak istediğinizi anlatmanız zorlaşır; çünkü cümlenin iki önemli öğesinden özne başta olmasına rağmen yüklem sondadır ve hatta çoğu zaman özneyi de yüklemin içine saklarız ve uzunca bir gereksiz nesne öbeğinden sonra özne ve yükleme ulaşırız. oysa ki özne ve yüklemin başta yer aldığı dillerdeki uzun cümlelerde özne ve yüklemi baştan öğreniriz ve sonrası ise nesne teferruatıdır.
devamını gör...
yazarların yalnız olma nedeni
*yalnızlık insanın çevresinde insan olmaması demek değildir. insan kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramadığı ya da başkalarının olanaksız bulduğu bazı görüşlere sahip olduğu zaman kendisini yalnız hisseder." der jung. belki de yalnızlığın en güzel tanımıdır bu. çünkü yalnızlık bir durumdan öte bir hissiyattır çoğu kez. fikirde yalnızlık, davranışta yalnızlık gibi de çoğaltabiliriz bu durumu. her birimizin bambaşka olduğu bir dünyada birbirimize hiç dokunmayan çizgilerden ibaretmişiz gibi hisseder insan bazen. sorunu kendine sorar, çözemez, boğulur. anlarız ki belki de kaderimizdir yalnızlık.
devamını gör...
sözlükteki regl ve ped muhabbetlerinden ikrah gelmesi
her ay kadınlar regl oluyor, ped kullanıyor. bu kadınların yaşamının bir parçası. sözlük yazarlarının yarısı kadınsa doğal olarak bu başlıklar olacaktır.
ikrah geldiyse, okumayın , geçin efendim.
ayrıca bu başlıkta regl ve ped muhabbetine örmektir.
ikrah geldiyse, okumayın , geçin efendim.
ayrıca bu başlıkta regl ve ped muhabbetine örmektir.
devamını gör...
ninelerin ettiği dualar
babaannem "datlı datlı verdiğin canı datlı datlı al ırabbım!"
devamını gör...
idaho
eyaletin ismi, kızılderili shoshone kabilesinin dilinde, dağların mücevheri anlamında e dah hoe kelimesinden geliyor.
devamını gör...
kemalettin kamu
t: aynı zamanda milletvekilliği de yapmıştır. şimdiki milletvekillerine bakınca, neyse... ayrıca meclis'in düzenlediği milli marş yarışmasına da katılmıştır. kamu'nun kaleme aldığı şiir final altılısına kalmıştır.
şöyle derdo bir şiir dillendirmiş şair (marşı değil):*
"yıllardır ki bir kılıcım kapalı kında,
kimsesizlik dört yanımda bir duvar gibi;
muzdaribim bu duvarın dış tarafında,
şefkatine inandığım biri var gibi.
sanıyorum saçlarımı okşuyor bir el,
kıpırdamak istemiyor göz kapaklarım;
yan odadan bir ince ses diyor gibi gel!
ve hakikat bırakıyor hülyamı yarım.
gözlerimde parıltısı bakır bir tasın,
kulaklarım komşuların ayak sesinde;
varsın yine bir yudum su veren olmasın,
baş ucumda biri bana 'su yok' desin de!"
ne zaman aklıma düşse bu dizeler o yalnızlığı/kimsesizliği hissedebiliyorum.
şöyle derdo bir şiir dillendirmiş şair (marşı değil):*
"yıllardır ki bir kılıcım kapalı kında,
kimsesizlik dört yanımda bir duvar gibi;
muzdaribim bu duvarın dış tarafında,
şefkatine inandığım biri var gibi.
sanıyorum saçlarımı okşuyor bir el,
kıpırdamak istemiyor göz kapaklarım;
yan odadan bir ince ses diyor gibi gel!
ve hakikat bırakıyor hülyamı yarım.
gözlerimde parıltısı bakır bir tasın,
kulaklarım komşuların ayak sesinde;
varsın yine bir yudum su veren olmasın,
baş ucumda biri bana 'su yok' desin de!"
ne zaman aklıma düşse bu dizeler o yalnızlığı/kimsesizliği hissedebiliyorum.
devamını gör...
beğeni alınca mutlu olan yazar
tüm yazarlarımız ama en çok ben ben ben ben...
devamını gör...
şahsiyet
haluk bilginer’in emmy ödülünü sonuna kadar hakketiğinin kanıtı olan dizidir.
“ sen zannediyor musun ki bir tek alzheimer olan sensin? herkes hasta. hepsi hasta. yarın bugün bir milli maç olur, herkes her şeyi unutur. bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak? sen kimsin ki lan? alt tarafı bir katil. alt tarafı bir cinayet haberi.”
hikaye mardin’de devletin üst düzey yöneticileri tarafından tacize uğranmış bir kızın hayat hikayesinden uyarlanmış yani gerçek bi hikaye .keşke gerçek yaşamda da nç. ( tacize uğrayan kız) için bu şekilde intikam alınsaydı.
“ sen zannediyor musun ki bir tek alzheimer olan sensin? herkes hasta. hepsi hasta. yarın bugün bir milli maç olur, herkes her şeyi unutur. bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak? sen kimsin ki lan? alt tarafı bir katil. alt tarafı bir cinayet haberi.”
hikaye mardin’de devletin üst düzey yöneticileri tarafından tacize uğranmış bir kızın hayat hikayesinden uyarlanmış yani gerçek bi hikaye .keşke gerçek yaşamda da nç. ( tacize uğrayan kız) için bu şekilde intikam alınsaydı.
devamını gör...
stres altında vücudun verdiği garip tepkiler
sağ bacağım dakikada 100 kere titriyor. ayağım kaç kere yere pat pat vurduğu için kaç kez başka ellerce durdurulmaya çalışıldı.
devamını gör...
mesajınız var turuncusu
irkilmiyor değilim, acaba yanlış bir şey mi yaptım diye düşünüyorum.
devamını gör...
yabancı uyruklu biriyle evlenmek
olur da her yerde aynı müsamaha gösterilmez.
trabzonda öteki köyden evlenene bile yabancıya gitti derler.
kültür farkı yoruyor. biri bana rus kadınlarının, güzelliği dünya çapında rus kadınlarının kıskançlıklarının yorduğunu demişti. sen o kadar güzel kadın ol, boyun 170 cm olsun, saçların orjinal sarı olsun, sık sık, eşinin bürosunu bas, sen orda ne yapıyorsun diye.
yabancı ile evlenmek, bilemedim neyse.
trabzonda öteki köyden evlenene bile yabancıya gitti derler.
kültür farkı yoruyor. biri bana rus kadınlarının, güzelliği dünya çapında rus kadınlarının kıskançlıklarının yorduğunu demişti. sen o kadar güzel kadın ol, boyun 170 cm olsun, saçların orjinal sarı olsun, sık sık, eşinin bürosunu bas, sen orda ne yapıyorsun diye.
yabancı ile evlenmek, bilemedim neyse.
devamını gör...
kur'an'da kadına vurma ayeti
kuran'da geçen nisa 34'dür.
yüzyıllarca osmanlı'da bile tefsirlerde "vurmak" olarak geçmiş, kimse dini tahrip etmemiştir.
ama baktılar birileri kadın hakları diyor, insan hakları diyor, hümanizm diyor.
hemen bazı "yenilikçi" din adamları çıktı.
dediler ki yok bu kelime "darabedir durabedir" kökü şudur budur, 78 tane anlama gelir. bu da "yatak ayırmak" anlamına gelir. he kardeşim he çocuk kandırıyorsunuz. aptalız biz.
bırakın. çocuk muyuz. din işte. neyse o.
şekillendirip durmayı kesin artık.
yüzyıllarca osmanlı'da bile tefsirlerde "vurmak" olarak geçmiş, kimse dini tahrip etmemiştir.
ama baktılar birileri kadın hakları diyor, insan hakları diyor, hümanizm diyor.
hemen bazı "yenilikçi" din adamları çıktı.
dediler ki yok bu kelime "darabedir durabedir" kökü şudur budur, 78 tane anlama gelir. bu da "yatak ayırmak" anlamına gelir. he kardeşim he çocuk kandırıyorsunuz. aptalız biz.
bırakın. çocuk muyuz. din işte. neyse o.
şekillendirip durmayı kesin artık.
devamını gör...
friends vs how i met your mother
friends;
samimidir,
candır,
dosttur,
duygusaldır,
sıcak çikolata gibidir içinizi ısıtır,
moraliniz bozuk olduğunda size sarılır,
öyle nahiftir ki karakterlere bağlanırsınız.
ailenizin bir parçasıdır friends.
bu başlığın tanımı olmamalı dostlar...
samimidir,
candır,
dosttur,
duygusaldır,
sıcak çikolata gibidir içinizi ısıtır,
moraliniz bozuk olduğunda size sarılır,
öyle nahiftir ki karakterlere bağlanırsınız.
ailenizin bir parçasıdır friends.
bu başlığın tanımı olmamalı dostlar...
devamını gör...
güzel kadın çirkin erkek birlikteliği
daha önce yazmıştım bu başlığa. yeniden yazma gereği doğdu. bilirsiniz sözlük ortamında çoğu yazar avukat, doktor, mafya, şair, yazar, sosyolog, psikolog gibi farklı özelliklere sahiptir. 87 iq ile her şey haline gelir ve hadsizleşir. sonrasında beklentisi şu olur. benim istediğim gibi yazmalısınız! benim istediğim başlıklara yazmalısınız! benim düşündüğüm gibi düşünmüyorsanız o zaman laf sokarım! benimle aynı görüşe sahip değilseniz o zaman doğru şeylerden bahsetmiyorsunuz ve derhal öteki olarak sizi etiketlerim! sözlükler gibi basit oluşumların bile kullanim amacını anlamayan tiplerin başkasına teşhis koyabilecek haddi kendinde bulması sahiden incelenesi bir konu.
hayatta herkesin tercihleri vardır. daha önce yazmıştım. benim hayatıma giren insanlar hep çok karizmatik tiplerdi. karizmasından ödün verebilen kişiler hiç degillerdi. özellikle seçimim bu oluyor, şekilciyim herhalde. olabilir. ancak bugün güzel sözlüğümüze yakışır bir ponçiklik ile bu başlığı çok farklı şekilde ele alacağım. çünkü inanılmaz ama buna başlık denir ve yazarlar başlıklara göre fikir belirtir.
başlıyorum.
pardoğğnn ama çirkin diye bir şey yoktur. kısa boy diye yine bir şey yoktur. büyük burun, kocaman ağız, hatta sivilce diye bir şey yoktur. çirkinliğin ve güzelliğin, zekanın ve aptallığın insanın psikolojisini etkilemesi diye bir şey hiç olamaz. hepimiz insanız. hepimiz eşitiz. ilişkiler tek tiptir ve gözlem denilen şey yoktur.
mesela bir şeyi iddia ediyorsan o zaman o sensindir. transların olduğunu mu iddia ediyorsun? o zaman sen bir transsın! ve en önemlisi çirkinlik diye bir şey yoktur. ruh güzelliği vardır ama ruh çirkinliği yoktur. kafa sözlük burası. burada sadece güzel şeyler konuşulmalı.
o nedenle başlık tümden hatalı zaten. bu başlık kadın ve erkek birlikteliği olarak açılmalıydı. çünkü konuşulması gereken binlerce farklı konu varken işimiz gücümüz bu mu? bazı şeyleri özetleyip incelemeyi bırakmalıyız.
orada 90 kilo hatçe varken ve sahiden zeki, güzel karakterli biriyken nerdeyse herkes 49 kiloluk melis ile ilgilenir. ama güzellik ve çirkinlik yoktur, ruh güzelliği vardır. bu nedenle ben bu ilişkinin sonsuz bir huzur ortamında devam edeceğini düşünüyorum. birbirlerini tamamlayıp net olarak evlenirler. en ideal ilişkidir. erkek çok değer bilir ve asla daha güzelinin peşinden gitmez.
çirkinlik diye bir şey yoktur.
yeniden gelip ponçikliklerime devam edeceğim. bu sözlük insanın içini pembe pembe yapıyor.
hayatta herkesin tercihleri vardır. daha önce yazmıştım. benim hayatıma giren insanlar hep çok karizmatik tiplerdi. karizmasından ödün verebilen kişiler hiç degillerdi. özellikle seçimim bu oluyor, şekilciyim herhalde. olabilir. ancak bugün güzel sözlüğümüze yakışır bir ponçiklik ile bu başlığı çok farklı şekilde ele alacağım. çünkü inanılmaz ama buna başlık denir ve yazarlar başlıklara göre fikir belirtir.
başlıyorum.
pardoğğnn ama çirkin diye bir şey yoktur. kısa boy diye yine bir şey yoktur. büyük burun, kocaman ağız, hatta sivilce diye bir şey yoktur. çirkinliğin ve güzelliğin, zekanın ve aptallığın insanın psikolojisini etkilemesi diye bir şey hiç olamaz. hepimiz insanız. hepimiz eşitiz. ilişkiler tek tiptir ve gözlem denilen şey yoktur.
mesela bir şeyi iddia ediyorsan o zaman o sensindir. transların olduğunu mu iddia ediyorsun? o zaman sen bir transsın! ve en önemlisi çirkinlik diye bir şey yoktur. ruh güzelliği vardır ama ruh çirkinliği yoktur. kafa sözlük burası. burada sadece güzel şeyler konuşulmalı.
o nedenle başlık tümden hatalı zaten. bu başlık kadın ve erkek birlikteliği olarak açılmalıydı. çünkü konuşulması gereken binlerce farklı konu varken işimiz gücümüz bu mu? bazı şeyleri özetleyip incelemeyi bırakmalıyız.
orada 90 kilo hatçe varken ve sahiden zeki, güzel karakterli biriyken nerdeyse herkes 49 kiloluk melis ile ilgilenir. ama güzellik ve çirkinlik yoktur, ruh güzelliği vardır. bu nedenle ben bu ilişkinin sonsuz bir huzur ortamında devam edeceğini düşünüyorum. birbirlerini tamamlayıp net olarak evlenirler. en ideal ilişkidir. erkek çok değer bilir ve asla daha güzelinin peşinden gitmez.
çirkinlik diye bir şey yoktur.
yeniden gelip ponçikliklerime devam edeceğim. bu sözlük insanın içini pembe pembe yapıyor.
devamını gör...
bitkilerde acı hissi
(bkz: backster etkisi) bitkilerin hisleri gerçekten kuvvetli, bu yapılan çeşitli araştırmalar ile kanıtlanmış bir durum.
devamını gör...


