bir saat öncenin fotoğrafı ama olsun bnece

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"ben yapamadım bari evladım yapsın" cümlesini çok duyduğumuz ebeveyn türüdür. peki size soruyorum sayın ebeveynler, ya çocuğunuz istemiyorsa? onun isteklerini göz önünde bulundurdunuz mu? ilgisinin, yeteneğinin olduğu konuları fark ettiniz mi? yoksa sadece kendinizin gerçekleştiremediği o hayale zorla itiyor musunuz onu?
devamını gör...

dambıl. yerimden kalkacak halim yok.
devamını gör...

bu başlıktır.
çünkü adamın yazdığı tanımı okusan yanlış anlaşıldığını anlarsın.
ne bu insanların birbirini taşlama sevdası.
devamını gör...

kafa sözlüğün en araştırmacı kişilikli yazarıdır. ilgiyle takip ediyoruz, hep yazsın.
devamını gör...

“niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına?”

(bkz: nilgün marmara)
devamını gör...

newton'un üçüncü yasasına ithafen (bkz: interstellar) filminde cooper karakterinin kullandığı söz insanların bir yere varmak için buldukları tek yol, bir şeyleri arkalarında bırakmak .
devamını gör...

teraziler dengesizdir fakat dengesizlikten kastedilen aslında en doğrusunu seçmek için yaptığımız kararsızlıktır.


yüzyüzeyken konuşuruz-uykusuz ve dengesiz
devamını gör...

3000 liraya tekabül ediyor.
(bkz: coğrafya kaderdir)
devamını gör...

arkadaşlar, siz niye her şeyin çetelesini tutuyorsunuz arkadaşlar?
devamını gör...

son yazar alımlarından sonra kati suretle bu işin üstüne gidilmelidir.

evin en güzel odası minvalinde başlık açıp hep bir ağızdan ‘yatak odası’ düzeyinde entryler giriyorlar.

sürekli sisteme öfkeli ve azgınlar. #üniversiteleraçılsın hastagı bunların eseri. zannedersin alim olacaklar, tek amaçları tiktok ve seks.

böyle ayarsız bünyeler için bu türden komüniteler uygun değil. bunlar sözlük zirvelerine gelip iki kadeh içtikten sonra tuvalette kusup ortamı mahveder. böyle azgınlık olmaz ya.
devamını gör...

artık iğreniyorum twitterdan. adaletin twitter üzerinden yürütülmesinden, kızların tayma foto salıp benim gibi olmayan da kendine kız demesin kalıbında tweetlerinden, fenomenlerin saçma sapan viraller almasından, insanların samimiyetsizliğinden, gerçek hayatta iki lafı bir araya getiremeyen insanların twitter da prof kesilmesinden, insanların sürekli bir şeyleri linçlemesinden, user ların sürekli tespit kusmasından kurgu tweetlerden(özellikle tinercimayki ve bonaparte denen gereksizlerin kurguları ) kısacası her şeyden bıktım. bugün sildim tw hesabımı ve inanılmaz rahatlamış hissediyorum.
devamını gör...

elazığ/hazar gölü

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

umursamamak değilde doğal bir süreçtir bu. bizim ülkemizde cinsellik eğitimi yok,bireyler kendi vücudunu tanımıyor. bugün klitoris nerede diye sorsam o ne diyecek kişiler var. kadınların masturbasyon yapması bile ayıp sayılıyor,ülkemizde ‘hymen’ yani halk arasında kızlık zarı tartışması var ki böyle bir şeyin varlığı bile şüpheli. bu tarz ortamlarda büyüyen kişiler için ‘ayy kapat ışığı utanıyorum’ erkeğin haldır küldür içeri girmeye çalışmasını saymıyorum bile. taraflardan biri cinsel eğitim alsa tamam diyeceğim ama iki tarafda da olmayınca sorun yaşanıyor. bir kadının hamile kalması,yada kalabilmesi çok zorlu bir süreç. vajinusmus diye birşey var belli bir tabu içinde büyüyen kişilerin ilişkiden korkması ki bugün 10 kadından 5i bu korkuyu yaşıyor, herhangi bir destek de almıyor. erkek için ise evlilik tamamen kendi üzerine binen bir yük olduğu için sevişmeyi bir görev gibi biliyor. bugün boşanma davalarının çoğu erkeğin aleyhine sonuçlanıyor ve bu durumun %80 sebebi ‘erkeğin kocalık görevini yerine getirmemesi’ kocalıktan kasıt birlikte olmak. neyse fikir firar etmesin,bir kadının hamile kalabilmesi için ayda minimum 15-18 kez ilişkiye girmesi lazım. bunu bir düşünün türkiye şartlarında ? kadının çocuk isteyip,erkeğin çocuk istememesi yada tam tersi durumlarda ailelerin devreye girmesi,kuvvet macunları falan.

herşeyi geçtik ve kadın hamile kaldı diyelim asıl süreç burda başlıyor. hormonlar değişiyor,vücut değişiyor,bu da kadını doğal olarak da erkeği etkiliyor. bugün kadınların bile yanlış bildiği bir bilgi var ‘hamilelikte ilişkiye girersem çocuk zarar görür,yada düşük olur’ bu yanlış, erken düşük genel olarak kromozom anomalileri ya da gelişmekte olan bebekte görülen sağlık sorunlarına bağlı olarak ortaya çıkar. yani bu dönemde cinsel ilişki düşüğe etki etmez. fakat bu dönemde gebelik belirtileri yoğun olarak yaşandığı için çiftlerin geneli ilişki yaşamaz. (3 ay) herşeyi yolunda giden bir hamilelikte son 4 haftaya kadar ilişki yaşanabilir. hamilelik zaten başlı başına zor bir süreç, aş ermeler,sürekli değişen hormon değişiklikleri bla bla bla insanı yıpratır. herşey yolunda gitti ve bu 9 aylık süreci atlattınız lohusalık dönemi başlar. doğum eylemi bittikten sonra plasenta ve zarlarının ayrılmasından sonraki 6-8 (42 gün) haftalık dönemi kapsar. bu sürenin sonunda gebelikte meydana gelen tüm değişiklikler gebelik öncesine döner. lohusalık döneminde anne ve bebeğin hastalıklardan korunması için özenli bir bakıma ihtiyacı bulunmaktadır. çiftlerin çoğu için bu zor bir süreçtir. çünkü erkek,artık karısını ‘anne’ rolünde gördüğü için ilişkiden uzaklaşır ve ‘anne’ görür artık. yani aslında yaratılış amacı estetik kaygılardan ziyade çocuğu beslemek olan bir organ (bkz: ğöğüs) içinden süt çıktığını ve çocuğu emzirdiğini görünce erkek doğal olarak uzaklaşıyor,yaklaşırsam incitirim diye düşünüyor. kadınların çoğu, forumlarda bu durumdan şikayetçi, ‘kocam doğum yaptıktan sonra benimle ilişkiye girmiyor’ minvalinde bir çok şikayet mevcut. eğer destek alınmazsa bu durum ilerliyor ve çiftler boşanıyor, kaldı ki çocuk doğduktan sonra da ‘aman çocuk uyanacak,aman çocuk görür’ diye ilişki sürekli ertelenir. standart ilişki haftada 2 defadır,uzmanlar tarafından önerilen fakat bugün çoğu çift ayda 1 bile zor oluyor diyorlar. bu 5-10 yılı aşkın evliliklerde daha da artıyor. yani aslında bir canlının,içinde başka bir canlıyı barındırması,doğurması,büyütmesi bana göre mükemmel birşey,sırf şu olay bile kadınlara hayran bırakıyor beni ama bu durum herkes için geçerli değil. evlilik-çocuk-çocuk sonrası bunların hepsi yıpratıcı bir süreç. kısaca evlilik insanı yıpratır,arkadaşlar. duygusal aforizmaları bırakıp gerçeklerle yüzleşin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne olur ne olmaz diye yanımda maske taşımak olur herhalde.
devamını gör...

kaldırımda dalgın dalgın yürürken alt kat penceresinden boklu bebek bezi uzatıp "şunu şoo çöpe atıver gızım" diyen teyze
devamını gör...

şahsen kapanmayan gönül yaraları ile .
devamını gör...

kendisini gerçek hayatta tanıyorum ve fikrileri düşünceleri kurduğu cümleleri buraya yansıtması ve kendini ifade ediş tarzına hayranım. bu sebepten ötürü nick altını açma görevini üstlenip kendisini mutlu etmek istedim umarım daha çok yazar tanımlarını daha çok okuruz.*
devamını gör...

öncelikli olarak sürekli bu filmin çekilme aşamasında çektikleri videoları izliyorum ve sonra diyorum ki adam montun duruşunu dahi düşünüyor askıdaki montun duruşunu bile. boşuna nuri bilge ceylan olmamışsın be.ahlat ağacına gelirsek sinan üniversiteyi bitirdikten sonra kendisini yine ailesinin yanında buluyor çok fazla çatışmalar yaşıyor ailesiyle babasıyla hesaplaşmaları, yazdığı kitabı bastırmaya çalışması .sinan oldukça mutsuz, yenilmiş,çıkmaya çalıştığı o yerden çıkamıyor.aslında tüm karakterler gerçekten hayatımızda olan örneğin hatice okumaktansa zengin koca bulma hayaliyle yaşıyor. bunlar birebir gerçek hayatta yaşadığımız şeyler ve o kadar doğal anlatılıyor ki.örneğin imam sinanla tartışmaları sırasında sürekli kendi haklılığını iddia etmeye çalışıyor. sadece tartışma olduğunu haklı haksız aranmadığının farkında bile değil.sinan etrafında dönüyor film ve sinan kitabını bastırınca yine bir hayal kırıklığıyla karşılaşıyor kitabı hiç satılmıyor sinan bu labirent gibi yoldan çıkamıyor bir türlü. depresyon ve mutsuzluğu devam ediyor.3. ve 4. izleyişimde başka başka anlamlar çıkaracağıma eminim anlamadığım birçok noktalar olduğuna da eminim.derinliklere indiriyor sizi. nuri bilge ceylan ve zeki demirkubuz izleyiniz.
devamını gör...

will you marry me?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim