(bkz: sarı tuvalet terliği)
küfür neymiş görmek isteyenler 33. saniyeden sonra izleyebilirler. *

"tuvalet terliği! sarı olan! plastik. bi tarafı kopmuştur hani. ayak dışarı çıkar. basamazsın yahu! yani giyemezsin de ayağını sürersin üstüne basarak. işte o pis, tuvalet terliği!"
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
**
devamını gör...

çocukluktan beri muzdarip olduğum sorundu bu.

doktorlar tarafından bile şımarıklık olarak görülüyordu bu durum. hiç olmazsa bazı doktorlar tarafından diyelim. hap yutamıyorum şurup yazar mısınız dediğim zaman panikle beyaz kod veriyorlardı. hatta bizzat hastane polisinin beni alıp kabataş meydanına götürüp çığlıklar eşliğinde zincirlemişliği vardır. üstüme şuruplar döküp ellerimi arkadan bağlayıp üstü çıplak deri eldivenli 40-50 kediye kuşa yalattılar beni. çok utanıyorum, lütfen öyle bakmayın.

eski erkek arkadaşım bir gün hap yutamıyor olmamı bağırsaklardan kaynaklı bir sorun olarak görmüştü. benim bu tür konularda takıntılı olup kesinlikle kabul etmiyor olmam nedenli adam uzman görüşünü korkmadan belirtemiyordu ama ucundan kıyısından bilgiyi veriyordu. çocukken bağırsaklarımda yarattığı rahatsızlık hissi nedeniyle kendimi hap yutamadığıma inandırmış olabilirdim ona göre.

o bu görüşü sunduktan sanıyorum 2 sene sonra üzerine düşündüm. belki 1.5 sene. çocukluğu düşündüm. karnımın sürekli ağrımasını, günün nerdeyse 16-17 saatinde uykusuz kalmamı, huzursuzluğumu, daha önemlisi doğduktan sonra hiçbir şekilde 1 sene boyunca uyumayıp ağlamış olduğumun şikayetinin hâlâ yapılıyor olmasını ve neden çocukken tek tip beslenmeye başladığımı düşündüm, sonuçta kendisine hak verdim. resmen çocukken bağırsaklarımda yarattığı sorunlar nedenli ilaç kullanmayı bırakmıştım ve kendimi korktuğuma inandırmıştım. buralarda ise kendisini çok öpüyorum, hep nokta atışı tespitler yapıyordun minik poğaçam.

ben bu durumu anlayınca ne oldu? hapı ağzıma attım ve şak diye yuttum. hatta pozitif çıkınca intihar eder gibi 8 ilacı birden yuttum. hap dilimin altına kaçmadı, boğulur gibi olmadım, daha önemlisi boğulma korkum olmadı. öyle bir anda hap yutmaya başladım yani.

bu uzun yazının özeti şu bebeksiler. çocukken antibiyotik kullanımı bağırsak florasını bozduysa ve siz de buna bağlı olumsuzluklar yaşadıysanız hap yutmayı bırakmış olabilirsiniz. o yüzden bir an bu durumun bağırsak ile ilgili yaşadığınız bir tartışmanın sonucu olduğunu düşünün ve deneyin. çünkü ben denedim sahiden boğulmuyor insan. ha boğaza takılıyor mu? ben şuncacık ekmeği yutarken ve hatta çoğu zaman tükrüğü ile boğulan bir insan olarak hapı boğazın oraya takmayı başardım. lan dedim sahiden hap yüzünden ölüyorum bu nasıl iş diye bile düşündüm ama su içtim ve çok ilginç bir şey oldu. hap su ile birlikte oradan kaydı gitti.

inanılmaz bir bilgi değil mi? bence öyle. öpüyorum hepimizi.

not: bazı ilaçları kırıp içmek çok ciddi sorunlar beraberinde getiriyormuş. öyle şeyler yapmayın.
devamını gör...

uğur mumcu'nun 12 mart muhtırası dönemine ilişkin içeriğe sahip kitabı.


patnos'da çok şey kazandım. orada, "halk" dediğimiz soyut kavramın ne olduğunu canlı örneklerle anladım. siirtli maşallah çavuşu, trabzonlu osman çavuşu, denizlili havancı niyazi'yi, kırklarelili recep'i, mersinli mithat'ı, ankaralı dinçay'ı tanıdım. her biri, birer insanlık simgesi gibi çevremizde, bizlere, "hoca nasrettin gibi ağlayan, bayburtlu zihni gibi gülen", halkın en taze güllerini sundular. yüreklerimize duygu pınarlarından şelâleler akıttılar. erlik işleminden sonraki aşamalar, işleri büsbütün arap saçına döndürdü. şimdi ne er sayılıyorum ne de yedek subay...

uğur mumcu, sakıncalı piyade


ilk baskısı 1977 yılında yapılan kitap 116 sayfa.


ellerin dert görmesin uğur mumcu! sakıncalı piyade’yi yazdığın için, eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık. kendi yazdıklarıma gülemem. ama senin yazdıklarını gülerek okudum. ‘acı acı gülmek’ deyimi vardır ya, işte öyle acı acı güldüm.

aziz nesin


ayrıca bu tamlama, türk dili kurumu'na göre "kendisine pek güvenilmeyen, huzursuzluk çıkarabilecek kimse." anlamında kullanılıyor.
devamını gör...

özellikle yeteneksiz olmasına rağmen özgüven patlaması yaşayarak televizyon programlarına çıkan insanların saçmalıkları karşısında oluşan his.
devamını gör...

karun ve krezüs olarak da bilinen lidya kralıdır. "karun kadar zengin" sözüne de konu olan kral, zenginliği ile nam salmıştır.

onun krallığında lidya, ticaret ve altın madenciliği çok zengin bir devlet haline gelmiştir. yunan şehir devletlerini istila ederek kızılırmak'a kadar ilerlemiştir.
devamını gör...

(bkz: yalnız bu bana biraz abartılı geldi)

uçurulan yazarlar için yönetimden açıklama falan istemem şahsen. takip ettiğim, tanıdığım bir yazar olmadığı sürece merak da etmem neden uçurulduğunu. bazen yönetimin bile açıklamaya utandığı olaylar oluyor. gördük zamanında.

ayrıca hristiyanismail kimdir, tanımam etmem. ilgili yazarın eksikliğini hissettiğim söylenemez.
devamını gör...

günlerdir yerleştirme sonuçların açıklanmasını bekleyen öğrenciler ve aileleri bu sabah nihayet öğrendiler.
iyi sonuç alanların gözü aydın, sonuç dilediği gibi olmayanlara geçmiş olsun.

17-20 yaşlarında mesleğini seçmek zorunda bırakılan öğrencilerin bir anlık hevesle, ailesinin etkisiyle, yanlış yönlendirmelerle tercih ettiği mesleklere mutlu olmalarını bekliyoruz. oysa insan o yaşlarda neyle mutlu olacağını bilecek kadar yetkin değil.

yolunuz açık olsun taze üniversiteliler, mezuna kalanlar size de kolay gelsin.
devamını gör...

ilginç ama böyle hissediyorum.

otobüs durağı boyunca sağa sola gidip gelmeler, yoldan geçen arabalara yılmaz vural usülü taktik vermeler, durak önünden geçen insanlara "hocam ne yapıyorsun ya?" demek ve daha fazlası... hepsinden o kadar keyif alıyorum ki!

gerçi siz aykut kocaman usulü takılıyorsunuzdur; kollar bağlı, oturmuş ve donuk.
devamını gör...

hayır kadınlar çok konuşmuyor, kadınların anlatacak çok şeyleri var, daha çok kitap okuyor, daha çok düşünüyorlar, dolayısıyla hem zekaları gelişiyor, hemde fikirleri, ve ne düşündüklerini daha doğru ifade edebilecek kapasiteleri olduğu için, daha çok şeyi farkediyorlar, ve doğal olarak daha çok konuşuyorlar, bunun bilimsel verileri de var ama şimdi üşeniyorum, kadınlar sorunları çıkaran olmadıkları halde okuyup araştırıp, konuşup iletişim kurup, çözüm araken, erkekler, konuyu kapatmak istiyor çünkü sorunun kaynağı kendileridir genelde, bu "çok" tan kasıt bence erkeklerin işine gelmeyen bir çokluk..

erkeklerin öncelikleri farklı malumunuz,
yine hep verdiğim yüzdeyi veriyorum, %99,99 u böyle bence, yani şahsen bir kadına erkek olarak değilde nötr insan olarak yaklaşan bir erkek görmedim henüz, entellektüel, sanatçı, akademisyen olanlar da dahil, yani ben rastlamadım,

bu öncelikten yola çıkarsak da, gündemlerinde okumanın, düşünmenin, konuşmanın da olmayacağını tahmin etmek zor olmaz, haliyle konuşmayı da sevmezler tabiiki, konuşmak için, konuşabilmek lazım önce, söyleyecek bir şeylerinin olması lazım, o cümleleri kurmak, yönetmek, konuyu bağlamak filan lazım, yani bir bildiğinin olması lazım..

anladınmı şimdi kadınların çok konuşuyor olduğu gerçeğinin arkasındaki gerçeği *
devamını gör...

efsanenin (bkz: michael schumacher) oğlu. baba schumacher oğlunun yarışçı olmasını hiç istememiş ama j. schumacher söz dinlememiş. efsanenin emekliliğinden sonra hiç bir f1 yarışı izlememiş olan beni de yeniden yarışlara döndürebilecek mi bakalım.
devamını gör...

osmanlı askeri sisteminde; akıncılar içinde düşman ordusu içine girmek ve muhasara altındaki kalelere dalmak için gönüllü yazılanlar hakkında kullanılan bir tabirdir.
devamını gör...

kesinlikle anne ve baba ile olan tartışmalarım. ne olursa olsun sonunda akıldan çıkmayan pişmanlıklar oluyor .
devamını gör...

gözleri kapatıp giyinmesini beklemek.
devamını gör...

gümbür gümbür patladığım bir kesit olmuş tebrikler tartarus. *
şaka maka kafa sözlük sineması gelişiyor.
devamını gör...

dunyanin en sacma olayi.

her iki tarafin da birbirine yazik etmesiyle sonuclanir %99,99999. ergenlik, belki universite sonuna kadar katlanilabilir gozukse de yas ilerledikten sonra eeh be kardesim yok artik, bir de bununla mi ugrasacaksiniz?*

baslangicta tamam her sey mukemmel gidiyor olabilir, hatta bir ekran otendekini dibinde hissediyor olabilirsin tamaam en iyisi sensin de, biraz da gercekler mi be? sevgi neydi emekti, yok kardesim sevgi sadece bir kadin adiydi askhfjshf

opmek istesen opemezsin, ekrani mi opeceksin nedir olayin? agladigin an gomulecek boyun bulamazsin, yastiklara kapanip aglamak da sov. ya da ya da yeni bir sey aldiginda gostermek icin internetinin muhtesor cekiyor olmasi lazim ki donmadan gosterebilesin. *

uzun bekleyisin bulusmaya dondugu an, yapmayi planladiginiz seyleri reele doktugunuzde aldiginiz keyif, tahmin etmeye calisirken delirdigin kokuyu hissettigin an. bunlar guzel seyler evet fakat bitecegi kesin olan seylerin anlik mutluluklari maalesef karin doyurmuyor.

yani deneyin tabii, hobi olarak kalsin ama mumkunse.
devamını gör...

bir başlığın altına defalarca tanım girip silip en sonunda 'neyse ya' diye çıktığım bile oluyor. zamanla alıştım ama.
devamını gör...

sevgi zaten gösterilmek için yok mu?
devamını gör...

tanım: sözlükte sadece z neslinden yazarlar olsaydı girilmesi muhtemel başlıklar.
örnek: (bkz: cellat 36) veya diğer tiktokurlar hakkında başlık.
(bkz: yazarların en sevdiği tiktokerlar)
(bkz: yazarların en sevdiği youtuberlar)
(bkz: gay çiftli dizi önerileri)

(not: arkadaşlar ben z neslinden biriyim. bu başlığı açma sebebim z nesliyle alakalı bilinen klasikleşmiş şakaları birbirimizle paylaşmaktı, aklı beş karış havada yaşıtlarımı mizahi bir dille eleştirmekti. her jenerasyonun insanlarının ayrı sıkıntıları, aklı beş karış insanları bulunur. bu çok normal. y neslinden insanların yaptığı utanç verici şeyler de var, x neslinden insanların da. bunlarla eğlenmenin bir sıkıntısı olduğunu düşünmemiştim, kırdığım kim varsa özür dilerim. z neslinden olan ben z neslinden olan arkadaşımla konuşurken kendi jenerasyonumdaki bazı insanların yaptığı komik şeylerden bahsederken bu fikir geldi aklıma, beraber gülmemiz için de açtım. kimseyi küçük görmek gibi bir niyetim yoktu, olamaz da. bir açıklama yapmayı düşünmüyordum ancak çok yanlış anlaşıldığımı düşünüyorum. siz yine de kusuruma bakmayın. dediğimin arkasında durmayıp başlığı silmem ikiyüzlülük olur, bu nedenle tutuyorum. başlığı açarken beni güldüren şeyler de hala beni güldürüyor. değişen bir şey yok. sadece kendimi açıklamak istedim.)
devamını gör...

ya ben buna tarçınlı herhangi bi şey diye cevap vermek istiyorum.biliyorum çok fazla seveni var ama sahiden o kadar o kadar güzel kokuyo ki tadınca hayal kırıklığına uğruyorum bi türlü sevemedim ben. kokusu çok hoşuma gidiyo ama çıldıriciğim ifenim
devamını gör...

görünüşü bazen güzel de olsa hijyen açısından sınıfta kalacak tırnak türüdür.

*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim