günlerdir aralıksız şekilde yemeden içmeden ve ısrarla islam'ı kendince lekelemeye çalışan abuk sabuk bazı yazarlar var.
sözlükte sadece bu sebeple bulunmak için varlar gibi yemiyorlar içmiyorlar, tüm yalan ve iftiralarını müthiş bir kötülük ile sunuyorlar sergiliyorlar. neye karşı? bu coğrafyanın en biricik inancı olan islam'a karşı.
mesele müslüman olmak ya da olmamak da değil aslında. herkes her istediğine inanır, inanıyor da.
maalesef tam olarak değindiğim konu yepyeni açılmış kafa sözlüğün yönetim anlayışı.

insanların kutsalına saldırıya varmış olan hastalıklı çalışmaların önünü açması/ onlara herhangi bir şekilde yaptırım uygulamaması.
bu sefer ne oluyor, bahsettiğim başlıkları açan hastalıklı ve urlu zihinler, daha fazla daha fazla saldırmaya devam ediyor.
kimse bana fikir özgürlüğünden, ifade özgürlüğünden bahsetmesin. sabah akşam insanların kutsalına, dinine yalan yanlış dogma iftiralarla saldırmak dünyanın her yerinde önü kapatılan ve fikir özgürlüğü kapsamında görülemeyecek şeyler.
sözlük yönetiminin bu konuya çok ama çok hassas yaklaşması gerektiğini düşünüyorum. aksi takdirde gelecek eleştirilerin çığ gibi büyüyeceğini ve sözlüğün sözüm ona çok sesli özgür bir platform yerine tek sesli sığ bir platforma evrileceğini, körler sağırlar birbirini ağırlar bir yere dönüşeceğini düşünüyorum.
tabi eğer istenen tam olarak bu değilse!
devamını gör...

t: huysuzluk yapan birini ifade etmeye yarayan fiillerden biri. sürekli bir şeylerden şikayet eden insanlar için kullanılır:

+abi, bıktım bu hayattan vallahi.
+o'lum her gün zırlıyo'sun yeter lan.

sürekli zırlayana ise zırlak denir. kardeşi ağlaktır.
devamını gör...

adı türkiye olmayan bir ülkenin meclis genel kurul salonu'nun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş.

konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı firmadan marangoz davet ederek kapıyı göstermiş ve fiyat istemiş.
birinci marangoz:
“500 tlye olur bu iş” demiş. “200 malzeme, 200 işçilik, 100 kâr.”
bürokrat ikinci marangoza dönmüş:
- siz aynı işi kaça yaparsınız?
- 2,500 lira.
- nasıl olur bu kadar fiyat farkı?
- 1000 bana, 1000 size... 500 de bu arkadaşa veririz kapıyı yapar.

ihale ikinci marangoza verilmiş.
devamını gör...

cocuk ve kedidir... ikisi de insani gulumsetir, kalbini yumusatir. guzel olan ne kadar insani duygu varsa onlari aciga cikarir.ayriyeten sohbeti ve enerjisi etkileyici olan insanlari da ekleyebilirim.
devamını gör...

mutsuzluk demeyelim de canım acayip sıkılıyor ya yapacak bir şey de yok.
devamını gör...

kahve... sevemedim gitti bir türlü. bazen içnek için zorluyorum kendimi veya ortama ayak uydurmak için ama yok, çaya ihanet etmiş gibi hissediyorum. çayın o mis kokusu buram buram burnuma gelince hemen yarım bırakıp kahveyi, ezelden ebede yarenime koşuyorum.
devamını gör...

uzun uzun yazılarını hiç sıkmadan okutabilen güzide yazarlarımızdan kendisi.
kim bilir nerelerde olan raikkonen'in yazdıklarını okuyorum, ne kadar muhteşem! *
daha fazla yazmasını dört gözle bekliyorum.
devamını gör...

tüketilen gıdalar, alkol ve sigarayla ilişkili olduğunu gözlemlediğim baş ağrısı. özellikle yaz aylarında suyun az tüketimi ve sigarayı fazla tüketmenin birleşmesiyle ortaya çıkabilmektedir. ağrı kesiciye direnci, normal baş ağrılarına göre daha yüksektir.
devamını gör...

anlamsız bir muhabbet başlatmış olan kule gözcüsüdür.

-heyy sen kuledeki, ulu hakanımız cengiz han size teslim olmanız ve bu işi acısız bitirmeniz için bir fırsat veriyor!
+cengiz han kim ***
-sen!! bre gafil step eşeği seni! sen nasıl ulu hakan cengiz han'ı bilmezsin!!
+siz kimsiniz birader
-biz moğollarız aptal!
+hangi moğollar hani şu anadolu rock grubu olan moğollar mı?

general tam hücum emri vermektedir ki, araya cahit berkay girerek "baylarrr bayanlarr size bir manimiz var dinleyiverin gariii" diyerek ince sazdan girer.
devamını gör...

kelime dağarcığınızın gelişmesi için birebirdir. ihsan oktay anar çok detaylandırarak tasvirler her şeyi, e haliyle bunu yaparken de alışık olmadığımız kelimelerden yararlanır bolca. ama bu "süslü" kelimeler sizi korkutmasın. bir kere yazarın diline alışınca kitabı elinizden bırakmak istemeyeceksiniz.
devamını gör...

ailesi tarafından beyni yıkanmış, çocukluğunu yaşayamayan çocuktur.
devamını gör...

bugün yeni keşfettiğim yazarın beş kitabını da alarak devam ettiğim hastalığım.
devamını gör...

net sevmiyordur öylesine çıkıyordur.
devamını gör...

epeydir dahil olduğum gruptur.
her türlü devrecilik imtina ile yapılır.
devamını gör...

mellisho bizi gartic'e götür !!1!!11!!1 *
devamını gör...

at nalı çakmak için kullanılan küçük çiviye verilen ad.
anadolu’da çivi anlamında da kullanılır.
şairlerimizin şiir dizelerinde sıkça kullandığı söz öbeği.
devamını gör...

hbo'nun mini dizi olarak nitelendirdiği ancak benim için ayrıca belgesel niteliği de taşımakta olan harika yapım. yaklaşık 1'er saatten oluşan 6 bölümden oluşuyor. dolu dolu geçirilecek 6 saat olarak nitelendirilebilir bu yapımı izlemek. yaşanılanlara bir nevi şahit olup on binlerce insanın hayatı söz konusu olmasına rağmen politikaların acımasızlığıyla yüzleşiyorsunuz.
çoğunlukla tekrarlandığı gibi beni de rahatsız eden tek kısmı ukrayna'nın kuzeyinden moskova'nın göbeğine kadar herkesin çatır çatır ingilizce konuşuyor olmasıydı.

bu arada merak edip google maps'ten pripyat bölgesine bir bakınayım dedim. 2015'in haziran ayından streetview görüntüleri mevcut. uzaktan da olsa santral bölgesini, terkedilmiş binaları görmek, o yollarda yürürcesine ekran üzerinden dolaşmak farklı bir tecrübe oldu.
devamını gör...

''2002’de bugünkü türkiye’yi anlatsaydınız insanlara, kimse inanmazdı'' demiş mahir ünal.

2021'e geldik hala inanamıyoruz başkanım. umarım yaptığınız hazırlık boşa gider tek temennimiz.
devamını gör...

salo ya da sodom'un 120 günü' olarak türkçe'ye çevrilen pasolini filmi..

2. dünya savaşı sırasında salo adlı devlette geçen film, gerçekci sinema konusundaki tüm algılarınızı alt üst edecek bir yapımdır. toplumun en üst tabakasını oluşturan 4 kişinin, yanlarına 9 genç kız ve genç erkek alarak, her türlü sapkınlığı yaşamalarını anlatan film, dünyanın birçok ülkesinde uzun yıllar yasaklı kaldı. alt metninde sağlam bir kapitalizm ve faşizm eleştirisi sunan, ancak birçok sahnesinin çok sert olmasından dolayı, zaman zaman mesajı vermekte zorlanan filmin çekimlerinin bitmesinin ardından, filmin yönetmeni pier pasolo pasolini, bir grup tarafından dövülerek öldürülmüş, bu filmi tüm dünya halklarına miras bırakmıştır. izlemek için, sağlam bir mide, çelik gibi sinirler ve 18 yıldır yaşıyor olmak gerekmektedir.
devamını gör...

freud.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim