siz kimsiniz de hayata hazırlamak için milleti üzüyorsunuz, aldatıp terkediyorsunuz? şaka kutusundan mı çıktınız siz? allah'ın psikopatları.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
temizliğe kahve molası
yıllarca unutulmuş olan köy evini yeniden yuva yapıyoruz .
devamını gör...

anadolu'dan çıkmış tarihteki ilk süper güçlerden biridir.
siyasi olarak mısırlılar la suriye'de siyasi mücadeleye girmişlerdir.
devamını gör...

peru köylülerinin yiyeceği olan bir tohum. onunla birlikte maş fasulyesi ve mercimek de bunları yemeyen insanlarca fark edildi.
devamını gör...

evet insan ilişkilerinde de sürekli görüştüğümüz ve sevdiğimizi düşündüğümüz insanlara karşı nezaketi elden bırakıyoruz, yıpratıcı olabiliyoruz. fakat yeni karşılaştığımız birine hayatımızda olan birine nazaran çok daha saygıyla, nezaketle davranıyoruz.
bu bana da çok ilginç gelmiştir, samimiyet ilerledikçe davranışlara dikkat etmek yerine, bayır aşağı giden freni patlak araba misali langur lungur gidiyoruz.
devamını gör...

2.dünya savaşı'nın en önemli fotoğraflarından birisidir. berlin'e giren kızıl ordu alman federal meclisi (reichstag) binasına sovyet bayrağını dikmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beklentileri azaltarak yaşamak.

ne kadar beklenti, o kadar hayal kırıklığı.
devamını gör...

uğruna randevular iptal ettiğimiz, artık bir pazar klasiği haline gelen yayın. daha ne kadar içerdeyiz diyeceğim bilmiyorum, daha önce hiç bu kadar içerde olmamıştım. evet, içerdeyiz.
devamını gör...

tek marifeti halkı dinle korkutmak olan kişi beyanı.

16 sene istanbul’da yaşamış biri olarak diyorum ki, her sene istanbul’da bir kere bu kar felaketi olur. 1 gün en azından insanlar evlerine zor giderler. yıllar önce 5 saatte , 5 dk.lık mesafeyi gidememiştim, iyi hatırlıyorum. bir kere de 3 saat otobüs beklediğimi biliyorum.

bayılıyorlar her şeyi dine bağlamaya. istanbul akp ‘de iken çıkarsaydı ya bu bey sesini. dinini siyasete satmış bey. vardır elbet menfaati, bilemiyorum.
devamını gör...

sessiz, sakin gözüken insanların sinirlendiklerinde, üstlerine fazla gidildiğinde, haksızlığa uğradıklarında verdikleri tepkilerin bu görünüşlerine aykırı olarak beklenilenden daha sert ve yıkıcı olabileceğini anlatan atasözümüzdür.

bazı insanlar yaradılış itibari ile yumuşak huylu iken bazıları ise gönül kırmaktan çok korktukları için, huzursuzluk olmasın ,aman tadımız kaçmasın diye düşündükleri için insanlara karşı daha hoş görülü davranmaya çalışırlar.özellikle bu 2. grup sabırla sessizliğini, sakinliğini sürdürürken bir yandan da ister istemez kendisine karşı yapılanlarınların acısını, hırsını içinde biriktiriyordur.susması acizliğinden, korkaklığından değil sadece insanlara birçok kez şans vermek istemesindendir yoksa bu yapılanları görmezden geldiğini bunlardan rahatsızlık duymadığını göstermez.
yalnız karşıdaki kişi bu inceliği fark edemezse, ona karşı vur kafasına, al ekmeğini modundaki davranışlarına devam etmeyi kesmezse bu fırtınadan önce süt liman olarak gördüğü denizde, kategori 5 kasırgaya da hazır olmalıdır zira bu 2. gruptaki insanlar harekete geçtiklerinde artık kafalarında her şey bitmiş, gemiler,köprüler yanalı çok olmuş sadece karşıdakine bunu anlayacağı dilden konuşmak kalmıştır. işte o zaman bu yenen tekme öyle bir sert gelir ki bunu yiyen kolay kolay kendine gelemez.
devamını gör...

güzel türkçemizde, sıfat-fiil grubundaki fiilimsilerin kolayca ezberlenmesi için oluşturulan metot cümledir.

sıfat fiil grubundaki fiilimsiler; fiil kök veya gövdelerine "-an,-ası, -mez,-ar,-dik,-ecek,-miş" ekleri getirilerek yapılır.

örneğin: yanmış makarna
devamını gör...

sözlüklerde neredeyse sıradanlaşan bir şey bu. o kadar rahat konuşuyorlar ki, sanırsınız türkiye bir swinger cenneti. yok efendim gayet normal bir şeymiş, toplumsal normların baskısı, kaç bin yıllık kültürel baskılar falan fiş mekan. oğlum manyak mısınız siz? ben eşimi paylaşmıyorum diye, aldatmıyorum diye bilmem kaç bin yıllık kültürün esiri mi oluyorum? e seviyorum ulan. sevdiğim için aldatmıyor ve paylaşmıyor olabilir miyim?

hepiniz mi marjinalsiniz arkadaş. hepiniz mi anarşist ruhlusunuz anlamıyorum ki. hiç mi "normaliniz" yok hayatınızda? kucak kucağa mısınız mınaki hep.

edit: evli değilim te allam ya.
devamını gör...

sizler de bilirsiniz ki hikaye demek eski zamanlar da yaşamış insanlar için her şeydi. kültürlerini bu hikayeler aracılığıyla yaydılar. o hikayelerin on binlerce yıl öncesinden günümüze kadar gelmesini sağlayan sevgili atalarımızın ruhları önünde saygıyla eğilerek şükranlarımı sunuyorum onlara.

bu hikayede tanrılara yer olmayacak. tamamen tanrıçalardan kurulu bir hikayedir bu. çünkü, tanrılar şanslarını kaybettiler. maalesef bunca yıl dünyamızı çok kötü yönettiler. şimdi sıra tanrıçalarımızda.

ben daha çok küçük bir çocuktum. etrafımda bir düzensizlik hakimdi. her şey gibi ben de düzensizdim. belirli bir şeklim şemalim yoktu. bunu sizlere nasıl anlatsam, bir kargaşa hali vardı. her şey birbirine karışmıştı. toz bulutları çoktu. oradan oraya sürüklenip duruyorduk. insanın başı olmadan başının döndüğünü düşünün işte öyle bir şeyler. ah tabiî ki bütün bunları hayal meyal hatırlıyorum.
bir gün bir şeylerin değişiyor olduğunu fark ettim. sanki başımın dönmesi geçiyor, toz bulutları dağılmaya başlıyor, beni deli eden bu kargaşa azalıyor gibi gelmeye başlamıştı. bir süre sonra bir ses duydum. o ses nerden geliyordu. ses neydi? ve bu sesi nasıl oluyor da duyuyordum? hatta nasıl oluyor da anlıyordum. bir mucize gerçekleşiyordu.
ah bu sesi hala ruhumun iliklerinde hissediyorum. konuşan toprak anamızdı. (bkz: gaia)bütün tanrıçaların soylarının dayandığı ilk tanrıçamız. ilk duyduğum sesti bu. o konuşurken şekiller belirip, toz bulutları ortadan kalkmaya başlıyordu. ellerimi görüyordum. görmek neydi. el neydi? bir şeyler görüyordum ama o zamanlar tanımlayamıyordum gördüklerimi. o güzelim ses konuşuyordu. ilginç bir şekilde söylediklerini anlıyordum. yaşamaktan, düzenden bahsediyordu. birlikte yaşamaktan. ama bunun için bazı kurallarımız olacak diyordu. ve bazı tanrıçalar göndereceğim size, yaşamayı öğretmesi için diye söylüyordu. aradan çok uzun zaman geçti ancak bunları hatırlayabiliyorum. gaia, onu anlamak çok zordu. hatta tam olarak anlayabilmek imkansızdı. ah bu aciz aklımla nasıl anlayabilirdim ki. o nasıl oluşmuştu? onun varlığı nereden gelmekteydi? bunları çok düşündüm uzun yıllar. onu anlayabilmek ancak o gibi olmak ile mümkündü. onun varlığı, tüm her şeyi başlatmaktı. her şey onun varlığından doğmuştu. evet bunu gözlerimle görmüştüm. her şeyi bilendi o. o demek her şeydi.

bizlere gönderdiği ilk tanrıçamız (bkz: demeter) di. bereket ve tarım tanrıçamız. yaşamak için bize gerekli olan besini o sağlayacaktı. ah ne kadar bilgili ve yardımseverdi. elini değdiği her şey çoğalıyordu. onun sayesinde karnımız doyuyordu. bizi sarıp sarmalıyor ve büyütüyordu.

toprak anamızın bizlere gönderdiği ikinci tanrıçamız (bkz: themis) olacaktı. kanunların örf ve adaletin tanrıçası. bizlere hep birlikte nasıl yaşayacağımızı anlattı. ne kadar güzel anlatıyordu tek tek. her şeyin kuralını öğretti bize. adaleti ve bazı durumlarda nasıl davranacağımızı anlattı.

sonra gaia bizlere, (bkz: hygieia) yı gönderdi. sağlık tanrıçamız olacaktı kendisi. hastalandığımızda bizi tedavi eden oydu. ah nasıl da herkes ile bir bir ilgilenirdi, hayran kalmamak mümkün değildi. zarafeti dilere destandı.

gaia bizler için her şeyi düşünüyordu mutlu bir yaşam sürmemizi istiyordu. ve birbirimizle daha uyumlu ve kardeşçe yaşamamız için bizlere (bkz: harmonia)yı gönderdi. bu nasıl bir saflık ve temizlikti. nasıl bir iyilikti. bizlere yardımlaşmayı iyiliği anlattı, tek tek gösterdi neler yapmamız gerektiği. onun sayesinde aramızda hiç kavga dövüş yaşanmadı.

her şeyi başlatan; sonrasında, bize (bkz: athena) yı gönderdi. zeka , sanat tanrıçası idi kendisi. ah çok sevdim sanatı. hayrandım ona. nasıl güzel şarkılar, müzikler öğretiyordu bize. resim nasıl yapılır onu da gösterdi bize. hep beraber tiyatro oyunları düzenledik. çok keyiflendirdi bizi.

sonra, toprak anamız bize zor zamanlarımızı kolayca atlatmamız için (bkz: elpis) i gönderdi. kendisi umut tanrıçamızdı. umudun nasıl önemli bir kavram olduğunu öğretti bize. güler yüzünü, zarafetini, kibarlığını bir an olsun kaybetmiyordu. ona hayran olmamak elde değildi.

her şeyi bilen son olarak bize (bkz: afrodit) i gönderdi. kendisi güzellik ve aşk tanrıçamız olacaktı. gaia bizim hayatımıza renk ve hareket getirmek istiyordu. heyecan nedir bilmezken bize heyecanı öğretti. ah çok güzel hissiyatları deneyimlememizi sağladı.

uzun yıllar gaia ve diğer tanrıçalarımız sayesinde çok mutlu hayat sürdük. ta ki, tanrılar denilen şeylerin ortaya çıkmaya başlamasına kadar. ah dostlar ondan sonrasını anlatmayayım. tanrılar ile birlikte başka değişik tanrıçalar da türedi. siz bundan sonrasını çok iyi biliyorsunuz. sevgiyle.
devamını gör...

-timothy bu kim?
+kim?
-işte kim onu diyorum, yazmış sana.
+tanımıyorum.
-emin misin?
+eminim buse nerden tanıyayım ya.
-çok ilgili gibi yazmış da...
+yazdığımı beğenmiştir ondan.
-evet bence de öyle olmuştur.
+buse!
-...
+buseee?
-...
devamını gör...

sözlüğün eski rock'çı ağır abilerinden. üşenmese yazsa biraz da az okusak.

her gördüğümde bi yerlerden gözüm ısırıyor diyorum ama hala tam çıkaramadım. ankara falan diyor, belki de aynı barın birasını içmişizdir çokça. belki benim kağıt param bi şekilde döne dolaşa onun cebine girmiştir. olamaz mı?
devamını gör...

- neden hristiyanismail?
- ismail adında bir hristiyan olmaz diye düşündüm.

bu kadar mantıklı bir argümanla mahlas almış bir insan troll olabilir mi arkadaşlar? yapmayınız.*
devamını gör...

kendisine beste yaptım, taze çıktı sıcak sıcak;

ellerini çekip benden takipçim bugün gider oldu,
hem sever hem sevilirdik bu ayrılık neden oldu?
devamını gör...

belirsizlikler.
devamını gör...

yazdım yazdım sildim. ne diyeyim şimdi. toprağın bol olsun küçük kardeşim. bizi de affet emi.
devamını gör...

navigasyonla bir yerden bir yere giderken son bir kaç km kala aynı şekilde yanlış yola sapmam.
her seferinde bir kaç km daha yolu uzatmama sebep olmam.
bunu erkekler yapınca sağında solunda kim varsa ona çekmiriyor* ben yapınca kendime gülüyorum.
kendimi az ciddiye alsam mı, kızsam mı kendime. yapmam mı bir daha diye düşündüm bir an.
boş ver be köylü, 3 günlük dünya arada da yoldan çık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim