makyaj yapmayan insan
temizlik, hafiflik, fazlalıktan uzaklık hissini seven insandır.
tercih meselesidir.
tercih meselesidir.
devamını gör...
kırtasiyeye girince gelen her şeyi alma isteği
hatta kırtasiyeci olma isteğidir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
tır şoförü. böyle yolda giderken ara ara "düüt düüt" diye sizleri selamladığım da doğrudur. *
devamını gör...
öz hakiki kafa sözlük
başlık esnaf lokantası kokuyor.
devamını gör...
nagehan alçı'nın kendisini damardan rock'çı ilan etmesi
yanlıştır.
kendisi rockçı değil rokçudur.
kendisi rockçı değil rokçudur.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
takma ya geçer
devamını gör...
imparatoriçe theodora
bir rivayete göre mısır başka bir rivayete göre de kıbrıs doğumlu theodora miladın 6. asrı ortalarına doğru doğmuştur. ailesi ile birlikte henüz çocuk yaşta istanbula gelmiş ve ahlak fesadının başı olan hipodromda büyümüştür. bizansın da en meşhur fahişesi olmuştur. hipodrom öyle bir yerdi ki en düşük tebadan en kibar tebaya kadar herkes fahişelerle düşüp kalkar ve onlarla eğlenirdi. saraylarım günlük dedikoları dahi hipodram kaynaklı olabilirdi... sirkler rakkashaneler fuhuşhaneler mevcuttu ve theodora nın ailesi de bu sirklere mensuptu. henüz theodora çok küçükken ölen babası ayı bekçisi idi, o öldükten sonra bu güzel kız istanbul’un birçok serserisi, hırsızı ve kibarının aguşunda büyüyüp serpildi. sahnede onu çıplak izlemek için gelenler salonları, sirkleri doldururdu... fakat namı kötü bir namdı tüm istanbul’u sarmıştı bu nam ama bazı kişiler onu görünce hastalıklı bir insan görmüş gibi kaçarlardı.
bir aralık bir rütbeli bir memur aşığı ile afrikaya kaçtı ve orada yapamadı. iskenderiyeye geldi, orada manastıra girdi ama yine yapamadı. evet yeniden istanbuldaydı şimdi de ... lakin artık uslu, yaşlı ve dingindi.
istanbulun kenar mahallelerinden bir eve kapandı, kırklı yaşlardaydı. hayatını burada sakince geçirmek niyetindeydi.
birden bir tesadüf eseri imparatorun meşhur yeğeni olan prens ıustinianus ile karşılaştı. kırkını geçmiş olan bu kadın onu hemen kendisine aşık etti ve aşkları için onunla evlenebilmek için ıustinianus kanunları değiştirdi (çünkü ahlaksız bir kadınla evlenmek yasaktı oysa imparatoriçelerin türlü ahlaksızlıkları hoşgörülürdü zira ahlaksız kadınla da evlenilmezdi). neticede prens ıustinianus ve theodora evlendi. bir zamanlar ahlaksızlıkla namussuzlukla suçlanan kadın şimdi imparatororiçe ve parmakla gösterilip özenilen, örnek alınan kadın olmuştu. imparatoriçe olduktan sonra ahlak metaneti içerisinde yirmi bir sene saltanat sürdü.
devrinde nika ihtilali baş gösterdi. ümidini kaybeden imparator ve generali tam kaçacak iken onları tuttu ve tesirli sözleri ile etkiledi, oradan ayrılmayacağını ölecekse de imparatoriçe olarak öleceği yeğlediği beyan etti. bunun üzerine tüm cesaretini toplayan imparator ve general ihtilalci halk üzerine saldırarak 50.000 kişiyi bir günde kılıçtan geçirerek ihtilali kanla bastırdı.
theodora, kansere yakalandı ve 548’de ruhu bedenini terk etti. cenazesinde ise imparator ıustinianus’un bir çocuk gibi günlerce ağlayarak “benim uğur yıldızım, mukaddes kadın!”, dediği rivayet ediledurur.
sevgiler...
bir aralık bir rütbeli bir memur aşığı ile afrikaya kaçtı ve orada yapamadı. iskenderiyeye geldi, orada manastıra girdi ama yine yapamadı. evet yeniden istanbuldaydı şimdi de ... lakin artık uslu, yaşlı ve dingindi.
istanbulun kenar mahallelerinden bir eve kapandı, kırklı yaşlardaydı. hayatını burada sakince geçirmek niyetindeydi.
birden bir tesadüf eseri imparatorun meşhur yeğeni olan prens ıustinianus ile karşılaştı. kırkını geçmiş olan bu kadın onu hemen kendisine aşık etti ve aşkları için onunla evlenebilmek için ıustinianus kanunları değiştirdi (çünkü ahlaksız bir kadınla evlenmek yasaktı oysa imparatoriçelerin türlü ahlaksızlıkları hoşgörülürdü zira ahlaksız kadınla da evlenilmezdi). neticede prens ıustinianus ve theodora evlendi. bir zamanlar ahlaksızlıkla namussuzlukla suçlanan kadın şimdi imparatororiçe ve parmakla gösterilip özenilen, örnek alınan kadın olmuştu. imparatoriçe olduktan sonra ahlak metaneti içerisinde yirmi bir sene saltanat sürdü.
devrinde nika ihtilali baş gösterdi. ümidini kaybeden imparator ve generali tam kaçacak iken onları tuttu ve tesirli sözleri ile etkiledi, oradan ayrılmayacağını ölecekse de imparatoriçe olarak öleceği yeğlediği beyan etti. bunun üzerine tüm cesaretini toplayan imparator ve general ihtilalci halk üzerine saldırarak 50.000 kişiyi bir günde kılıçtan geçirerek ihtilali kanla bastırdı.
theodora, kansere yakalandı ve 548’de ruhu bedenini terk etti. cenazesinde ise imparator ıustinianus’un bir çocuk gibi günlerce ağlayarak “benim uğur yıldızım, mukaddes kadın!”, dediği rivayet ediledurur.
sevgiler...
devamını gör...
ankara'nın en kötü yanı
bozkırda yalnız olmak.
devamını gör...
melekler arasında iş bölümünün adaletsiz olması
son yıllarda asıl yardıranın azrail olduğunu öne sürerek katıldığım önerme.
lakin mikail kafa izninde, kesin bilgi, yayalım!
lakin mikail kafa izninde, kesin bilgi, yayalım!
devamını gör...
kavak ağacı
bu ağaçtan yapılan ürünler hafif olduğu için tercih edilir fiyat olarak uygun ama malzeme olarak dayanıksız olur kavak ağacı. eskiden, yaşadığım şehirde her yer kavaktı. 4. katta olan evimin balkonuna gelirdi ağacın yarısı. bakar bakar evde yangın çıksa acaba burdan ağaca atlayabilir miyim diye sürekli kafamda aksiyon senaryoları yazardim.
baharda milletin alerjisi var diye kese kese bitirdiler dün farkettim, lan bu kavaklar nereye gitti diye. 15 yıl sonra bunu yeni farketmek de..
baharda milletin alerjisi var diye kese kese bitirdiler dün farkettim, lan bu kavaklar nereye gitti diye. 15 yıl sonra bunu yeni farketmek de..
devamını gör...
gece kahve içen tip
gece uyumak istemeyen insandır muhtemelen.
devamını gör...
baryogenez
evrenin oluşum aşamasında madde - antimadde asimetrisine neden olduğu düşünülen süreç.
--- uzun yazı uyarısı ---
madde ile antimadde her zaman çiftler halinde oluşur. ancak bu çiftler bir araya gelir gelmez yok olurlar ve ortaya büyük bir enerji çıkar. büyük patlama ile evren oluştuğu anda burada çiftler halinde yaratılan madde ve antimaddenin birbirini yok etmesi ve evrenin hiç var olmaması gerekirdi; en azından bugün bildiğimiz şekliyle... ancak öyle olmadığını görüyoruz.
etrafımızda ve uzayda gördüğümüz her şey, normal madde ya da baryonik madde adını verdiğimiz maddeden oluşuyor: galaksiler, içlerindeki yıldızlar, asteroitler, dünya, biz... ancak laboratuvar ortamlarında oluşturduğumuz zamanlar ya da bazı radyoaktif bozunmalar gibi belirli koşullar dışında antimaddeyi pek sık görmüyoruz. peki bu nasıl oldu?
bu baryon asimetrisinin ortaya çıkması için birtakım özel koşullar oluşmuş olmalı. zaman içerisinde, soruya tam olarak doğru yanıtı veremeyen çok farklı fikirler öne sürüldü bu konuyla ilgili. en meşhur olan 3 tanesine bakalım.
1- nükleer fizikçi andrei sakharov bu sürecin gerçekleşebilmesi için 3 koşul öne sürdü. tek tek inceleyelim.
a) evrenin termal dengede olmaması
bunun doğru olduğunu biliyoruz çünkü evren ortaya çıktığından bu yana soğumaya devam ediyor. üstelik böyle bir denge durumuna sahip olabilmek için, kapalı bir sistem ve yeterli süre gerekiyor diyebiliriz. bir oda gibi mesela... odadaki havanın her yeri birbiriyle eşit sıcaklığa gelecek kadar zamanımız varsa böyle bir durum gerçekleşebilir ve en sonunda odada sıcaklık dağılımı her noktada aynı olur. bu koşullarda, odadaki gaz moleküllerinin birbiriyle etkileşime geçecek kadar zamanı olmuştur. fakat evren oluşurken bunun böyle olmadığını biliyoruz. hatta kozmik enflasyon teorisinin ortaya çıkmasının bir nedeni de bu soruna açıklık getirme çabasıydı.
b) c ve cp simetrisi ihlali
telaşa gerek yok, şimdi anlayacağız bunların ne olduğunu.
c simetrisi "charge conjugation" kelimelerinden geliyor. yük konjugasyonu ya da yük simetrisi olarak anabiliriz bu özelliği. fizik yasalarının madde ve antimaddeye aynı şekilde uyarlanabileceğini ifade ediyor diye de özetleyebiliriz. madde ile antimadde mesela aynı spine sahiptir. eğer c simetrisini ihlal ederseniz, madde yine öncekiyle aynı spine sahipken, antimadde artık ters yönlü spine sahip olabilir. zayıf çekirdek kuvveti ya da zayıf nükleer kuvvet dediğimiz ve doğadaki temel kuvvetlerden biri olan kuvvet, bu yasayı sürekli olarak ihlal eder. nötrino ve antinötrino spinleri buna örnektir.
nötrinoların spinleri her zaman saat yönündeyken, antinötrinoların spini saatin tersi yöndedir. eğer bunu değiştirmek isterseniz parçacığın doğrultusunu değiştirmeniz gerekir ki burada da devreye cp simetrisi olayı girer. bu da "charge - parity" kelimelerinden gelir. burada artık işin içine ayna simetrisi girmiştir. aynaya bakıp sağ gözünüzü kırparsanız, aynadaki görüntü size sol gözünü kırpıyormuş gibi görünür.
basitçe nasıl anlatılır bilemiyorum ama şöyle deneyelim; diyelim ki pozitif yüklü bir parçacığımız var. bunu negatif yüklü bir parçacığa çevirdiğimizi düşünelim. bu yük simetrisidir. 1/2 spinle dönen bir parçacığımız olsun. bunu -1/2 spinle dönen bir parçacığa çevirirsek buna da ayna simetrisi diyebiliriz. pozitif yüklü +1/2 spinli parçacığa karşılık negatif yüklü -1/2 spinli bir parçacık birlikte yük-ayne simetrisi oluşturur, yani cp simetrisi. işte bunu ihlal edersek baryonik maddenin antimaddeye sayıca üstün gelmesi gibi bir sonuçla karşılaşabiliriz ve evet; doğa bunu ihlal eder. yine zayıf çekirdek kuvveti aracılığıyla.
standart modeldeki bazı parçacıklar da cp simetrisini bozar. ancak sorun şu ki evrendeki tüm bu antimadde yokluğunu bu ihlaller açıklayamaz.
c) baryon sayısı korunumunun ihlali
proton ve nötron gibi baryon adını verdiğimiz parçacıklar kuarklardan oluşur. bunlar çeşitli çekirdek tepkimeleri sonrasında dönüşümler geçirebilir ama genel olarak baktığınızda sayıca değişmezler. bir radyoaktif bozunum sonrasında bir baryondan başka bir baryon elde edebilirsiniz ama baryonları ortadan kaldırmazsınız. bu nedenle baryon sayısı korunumludur. andrei sakharov'un baryon asimetrisini açıklamak için öne sürdüğü 3 koşuldan 2'si gerçekten evrende karşımıza çıkarken bu sonuncusu yani baryon sayısının korunumu, ihlale uğramaz. doğada mesela 1 protondan 3 proton oluşması diye bir şey görmeyiz.
maalesef ilk 2 seçenek problemin bir kısmını açıklayacak gibi göründüyse de 3. seçenek bu iddianın sorunu çözmeye yetmeyeceğini göstermiş oldu.
2- bir başka fikir de şöyleydi: evren oluştuğu anda madde ve antimadde birbirinden o kadar büyük bir hızla uzaklaştı ki, birbirlerini yok etmeye fırsat bulamadılar. ilk bakışta mantıklı gibi görünen bu öneriye göre, evrenin uzak noktalarında, yakınlardakinin aksine, antimaddeden oluşan birtakım gök cisimleri olmalıydı. ancak bu durumda ortaya şöyle bir açmaz çıkıyor: biliyoruz ki madde - antimadde ikilileri büyük bir enerjiyle birbirini yok ediyor. şu halde uzak evrendeki antimadde yapılarla yakındaki baryonik madde yapılarının birbiriyle çarpıştığı bir sınır olmalı ve bu sınırda sürekli olarak bu türden çarpışıp yok olmalar yaşanacağından bu bölgede bir enerji şelalesi gözlenmeli. ancak bildiğimiz kadarıyla böyle bir şeye evrenin hiçbir bölgesinde rastlanmıyor.
üçüncü bir ihtimal de richard feynman tarafından ortaya atılmıştı. feynman, antimaddenin, baryonik madde parçacıklarının zamanda geriye doğru giden versiyonları olduğunu öne sürdü. buna göre büyük patlama ile evren oluştuğunda madde şimdi bildiğimiz haliyle içinde bulunduğumuz zamana doğru hareket etmiş, antimadde ise zamanda geriye doğru hareket etmiş olmalıydı. bu durumda ortaya birbirinin zıttı olan 2 evren çıkmış olmalıydı. fakat laboratuvar ortamında antimadde üreten deneylerde böyle bir duruma ilişkin herhangi bir bulgu gözlenmedi. antimadde de tıpkı madde gibi davranıyor zaman söz konusu olduğunda. yani bu ihtimal de çöpe gitmiş oluyor böylece.
***
günümüzde cern deneylerinde bu konu ele alınıyor. her ne kadar umut verici bazı çalışmalar yapılmış olsa da bu sonuçların evren boyutunda bir antimadde kaybının nasıl gerçekleştiğine ilişkin bir cevabı henüz yok.
edit: unutmuşum, ekleme yapayım. 2008'de nambu, kobayashi ve maskawa nobel ödüllerini bu konuyla ilgili çalışmalar için aldılar. o konuya da zaman olursa ve unutmazsam ayrıca değinirim.
--- uzun yazı uyarısı ---
madde ile antimadde her zaman çiftler halinde oluşur. ancak bu çiftler bir araya gelir gelmez yok olurlar ve ortaya büyük bir enerji çıkar. büyük patlama ile evren oluştuğu anda burada çiftler halinde yaratılan madde ve antimaddenin birbirini yok etmesi ve evrenin hiç var olmaması gerekirdi; en azından bugün bildiğimiz şekliyle... ancak öyle olmadığını görüyoruz.
etrafımızda ve uzayda gördüğümüz her şey, normal madde ya da baryonik madde adını verdiğimiz maddeden oluşuyor: galaksiler, içlerindeki yıldızlar, asteroitler, dünya, biz... ancak laboratuvar ortamlarında oluşturduğumuz zamanlar ya da bazı radyoaktif bozunmalar gibi belirli koşullar dışında antimaddeyi pek sık görmüyoruz. peki bu nasıl oldu?
bu baryon asimetrisinin ortaya çıkması için birtakım özel koşullar oluşmuş olmalı. zaman içerisinde, soruya tam olarak doğru yanıtı veremeyen çok farklı fikirler öne sürüldü bu konuyla ilgili. en meşhur olan 3 tanesine bakalım.
1- nükleer fizikçi andrei sakharov bu sürecin gerçekleşebilmesi için 3 koşul öne sürdü. tek tek inceleyelim.
a) evrenin termal dengede olmaması
bunun doğru olduğunu biliyoruz çünkü evren ortaya çıktığından bu yana soğumaya devam ediyor. üstelik böyle bir denge durumuna sahip olabilmek için, kapalı bir sistem ve yeterli süre gerekiyor diyebiliriz. bir oda gibi mesela... odadaki havanın her yeri birbiriyle eşit sıcaklığa gelecek kadar zamanımız varsa böyle bir durum gerçekleşebilir ve en sonunda odada sıcaklık dağılımı her noktada aynı olur. bu koşullarda, odadaki gaz moleküllerinin birbiriyle etkileşime geçecek kadar zamanı olmuştur. fakat evren oluşurken bunun böyle olmadığını biliyoruz. hatta kozmik enflasyon teorisinin ortaya çıkmasının bir nedeni de bu soruna açıklık getirme çabasıydı.
b) c ve cp simetrisi ihlali
telaşa gerek yok, şimdi anlayacağız bunların ne olduğunu.
c simetrisi "charge conjugation" kelimelerinden geliyor. yük konjugasyonu ya da yük simetrisi olarak anabiliriz bu özelliği. fizik yasalarının madde ve antimaddeye aynı şekilde uyarlanabileceğini ifade ediyor diye de özetleyebiliriz. madde ile antimadde mesela aynı spine sahiptir. eğer c simetrisini ihlal ederseniz, madde yine öncekiyle aynı spine sahipken, antimadde artık ters yönlü spine sahip olabilir. zayıf çekirdek kuvveti ya da zayıf nükleer kuvvet dediğimiz ve doğadaki temel kuvvetlerden biri olan kuvvet, bu yasayı sürekli olarak ihlal eder. nötrino ve antinötrino spinleri buna örnektir.
nötrinoların spinleri her zaman saat yönündeyken, antinötrinoların spini saatin tersi yöndedir. eğer bunu değiştirmek isterseniz parçacığın doğrultusunu değiştirmeniz gerekir ki burada da devreye cp simetrisi olayı girer. bu da "charge - parity" kelimelerinden gelir. burada artık işin içine ayna simetrisi girmiştir. aynaya bakıp sağ gözünüzü kırparsanız, aynadaki görüntü size sol gözünü kırpıyormuş gibi görünür.
basitçe nasıl anlatılır bilemiyorum ama şöyle deneyelim; diyelim ki pozitif yüklü bir parçacığımız var. bunu negatif yüklü bir parçacığa çevirdiğimizi düşünelim. bu yük simetrisidir. 1/2 spinle dönen bir parçacığımız olsun. bunu -1/2 spinle dönen bir parçacığa çevirirsek buna da ayna simetrisi diyebiliriz. pozitif yüklü +1/2 spinli parçacığa karşılık negatif yüklü -1/2 spinli bir parçacık birlikte yük-ayne simetrisi oluşturur, yani cp simetrisi. işte bunu ihlal edersek baryonik maddenin antimaddeye sayıca üstün gelmesi gibi bir sonuçla karşılaşabiliriz ve evet; doğa bunu ihlal eder. yine zayıf çekirdek kuvveti aracılığıyla.
standart modeldeki bazı parçacıklar da cp simetrisini bozar. ancak sorun şu ki evrendeki tüm bu antimadde yokluğunu bu ihlaller açıklayamaz.
c) baryon sayısı korunumunun ihlali
proton ve nötron gibi baryon adını verdiğimiz parçacıklar kuarklardan oluşur. bunlar çeşitli çekirdek tepkimeleri sonrasında dönüşümler geçirebilir ama genel olarak baktığınızda sayıca değişmezler. bir radyoaktif bozunum sonrasında bir baryondan başka bir baryon elde edebilirsiniz ama baryonları ortadan kaldırmazsınız. bu nedenle baryon sayısı korunumludur. andrei sakharov'un baryon asimetrisini açıklamak için öne sürdüğü 3 koşuldan 2'si gerçekten evrende karşımıza çıkarken bu sonuncusu yani baryon sayısının korunumu, ihlale uğramaz. doğada mesela 1 protondan 3 proton oluşması diye bir şey görmeyiz.
maalesef ilk 2 seçenek problemin bir kısmını açıklayacak gibi göründüyse de 3. seçenek bu iddianın sorunu çözmeye yetmeyeceğini göstermiş oldu.
2- bir başka fikir de şöyleydi: evren oluştuğu anda madde ve antimadde birbirinden o kadar büyük bir hızla uzaklaştı ki, birbirlerini yok etmeye fırsat bulamadılar. ilk bakışta mantıklı gibi görünen bu öneriye göre, evrenin uzak noktalarında, yakınlardakinin aksine, antimaddeden oluşan birtakım gök cisimleri olmalıydı. ancak bu durumda ortaya şöyle bir açmaz çıkıyor: biliyoruz ki madde - antimadde ikilileri büyük bir enerjiyle birbirini yok ediyor. şu halde uzak evrendeki antimadde yapılarla yakındaki baryonik madde yapılarının birbiriyle çarpıştığı bir sınır olmalı ve bu sınırda sürekli olarak bu türden çarpışıp yok olmalar yaşanacağından bu bölgede bir enerji şelalesi gözlenmeli. ancak bildiğimiz kadarıyla böyle bir şeye evrenin hiçbir bölgesinde rastlanmıyor.
üçüncü bir ihtimal de richard feynman tarafından ortaya atılmıştı. feynman, antimaddenin, baryonik madde parçacıklarının zamanda geriye doğru giden versiyonları olduğunu öne sürdü. buna göre büyük patlama ile evren oluştuğunda madde şimdi bildiğimiz haliyle içinde bulunduğumuz zamana doğru hareket etmiş, antimadde ise zamanda geriye doğru hareket etmiş olmalıydı. bu durumda ortaya birbirinin zıttı olan 2 evren çıkmış olmalıydı. fakat laboratuvar ortamında antimadde üreten deneylerde böyle bir duruma ilişkin herhangi bir bulgu gözlenmedi. antimadde de tıpkı madde gibi davranıyor zaman söz konusu olduğunda. yani bu ihtimal de çöpe gitmiş oluyor böylece.
***
günümüzde cern deneylerinde bu konu ele alınıyor. her ne kadar umut verici bazı çalışmalar yapılmış olsa da bu sonuçların evren boyutunda bir antimadde kaybının nasıl gerçekleştiğine ilişkin bir cevabı henüz yok.
edit: unutmuşum, ekleme yapayım. 2008'de nambu, kobayashi ve maskawa nobel ödüllerini bu konuyla ilgili çalışmalar için aldılar. o konuya da zaman olursa ve unutmazsam ayrıca değinirim.
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
devamını gör...
tartışmayı bilmeyen insan
türkiye'de bol bulunan lüzumsuz şey. şey kelimesini bilerek kullandım. insanı insan yapan bazı vasıflar olmazsa, karşınızdaki insan olmaktan çıkıp "bir şey"e dönüşüyor, ne olduğunu anlamlandıramadığınız...
insan olmak en başta düzgün bir üslup gerektirir. "o bana dedi önce, o başlattı" gibi bahanelere sığınıp tartışırken ağzını bozan tipleri sevmem. demek ki zaten farkınız yok diye düşünürüm. önemli olan o ne derse desin kendi terbiyeni muhafaza edebilmek. yoksa karşılık olarak sövmek o kadar kolay ki...
tartışma adabını, üslubu biliyor diyelim. bu kez devreye at gözlüğüyle bakıp bakmadığı girer. kendi fikirlerini mutlak doğru kabul eden insanla tartışmaya girilmez. bilimsel bir konuda "doğrusu budur" diye diretebilirsiniz sadece ama onda da bir pay bırakarak. zira bilim geliştikçe bildikleri de her zaman olmasa bile, değişir. fakat tartışılan şey kişisel bir fikirse, bunu dayatamazsınız kimseye.
bir şeyi tartışırken onu kimseye kabul ettirme zorunluluğumuz yok. bu böyle ya da bence böyle der, bırakırsınız. üzerinde düşünmek o kişiye kalmıştır. belki de bir süre sonra "düşündüm de sen haklısın" diyecektir, kim bilir.
son olarak, özellikle dini ve politik tartışmalara dikkatli katılın. karşınızdakini doğruyu düşünmek yerine inandığınız fikirlerden nefret ettirme durumuna getirebilirsiniz.
insan olmak en başta düzgün bir üslup gerektirir. "o bana dedi önce, o başlattı" gibi bahanelere sığınıp tartışırken ağzını bozan tipleri sevmem. demek ki zaten farkınız yok diye düşünürüm. önemli olan o ne derse desin kendi terbiyeni muhafaza edebilmek. yoksa karşılık olarak sövmek o kadar kolay ki...
tartışma adabını, üslubu biliyor diyelim. bu kez devreye at gözlüğüyle bakıp bakmadığı girer. kendi fikirlerini mutlak doğru kabul eden insanla tartışmaya girilmez. bilimsel bir konuda "doğrusu budur" diye diretebilirsiniz sadece ama onda da bir pay bırakarak. zira bilim geliştikçe bildikleri de her zaman olmasa bile, değişir. fakat tartışılan şey kişisel bir fikirse, bunu dayatamazsınız kimseye.
bir şeyi tartışırken onu kimseye kabul ettirme zorunluluğumuz yok. bu böyle ya da bence böyle der, bırakırsınız. üzerinde düşünmek o kişiye kalmıştır. belki de bir süre sonra "düşündüm de sen haklısın" diyecektir, kim bilir.
son olarak, özellikle dini ve politik tartışmalara dikkatli katılın. karşınızdakini doğruyu düşünmek yerine inandığınız fikirlerden nefret ettirme durumuna getirebilirsiniz.
devamını gör...
pamuk gibi yapan şeyler
kedimin uyku zamanı gelip yanıma yatması ve uzun uzun mırlaması.
devamını gör...
deniz gezmiş
filistin kurtuluş örgütü sol olduğu için islamcılar pek sevmez. mesela sarışın bir kız vardı fkö den, israil in serbest bıraktığı hani. kaç kere haber oldu yandaş kanallarda? sabah akşam filistin de filistin diyen ahmak çomar bilmez ki deniz gezmiş fkö saflarında eğitim görmüş. varsa yoksa katil terörist hede hödö. hayır, kimseyi öldürmemiş biri nasıl katil oluyor o da apayrı bir mevzu...neyse, kahramanı ogün samast olan ülkenin teröristi elbette denizler olur.
devamını gör...
fular
entellektüellik için değil şık durduğu ve kıyafeti tamamladığı için takılan aksesuardır.
en güzel duranları anne eşarplarıdır.
en güzel duranları anne eşarplarıdır.
devamını gör...
bu kadar insan aptal olamaz
olabilir.
devamını gör...

