evet bunu hatırlayanlar olarak gelin sarılalım demek isterdim ama bunu izleyenler olarak birbirimizden uzak duralım ve sosyal mesafemizi koruyalım, bu link katiyen kapanmıyordu adi şerefsizler ölü babannem görmüştü bunu mezarında ters döndü karı sizin yüzünüzden bunu kim bulup karşıma çıkardıysa ilk babannesinin mezarına röveşata çekeyim emi...
devamını gör...

lisede başımı yakan hadise.

bilen bilir; eğer sınava taraflardan biri çalışmışsa, kağıtlar değiştirilir, çalışmayanın kağıdı önce doldurulur. benim de buna ilişkin değişik bir anım var.

11. sınıftayım efendim, yanlış hatırlamıyorsam ilk dönemi. en yakın arkadaşımla sınav haftası ne yapacağımızı düşünüyoruz. kendisi yabancı, türk değil. sürekli önerilerde bulunuyoruz, o diyor böyle olsun, ben atlıyorum hayır böyle olsun diyorum vs.
ders çalışmak bu iki şapşalın da aklına gelmiyor. ulan daha 1 hafta var. çalışmaya başlasanıza! lakin yok! şapşallar ya, çalışmıyorlar. neyse işte, öneriler tartışıldı, kararlar alındı. kabine toplantısı'ndan çıkan karara göre kağıt değiştirecektik.

ilk sınavın yapılacağı gün geldi çattı. ikinci dersteyiz, sınav sonraki ders. arkadaşım bozuk türkçesiyle "son feci mars hoca bizi buradağn kaldıracağ" diye endişeleniyor. tabii tanımıyor kankasını. her şeyi düşünmüşüm. üç gece öncesinden oturup iki ünite kimya çalışmışım falan. ertesi ders oldu, hoca geldi, yerleri değiştirdi. biz zaten hocanın kafasındaki plana göre oturmuşuz ya, hop diye yan yana düşmedik mi ari'yle?

şaşkın kimyacımız kağıtları dağıttı. bana baktı "geçen yılı unutma" der gibi. o arkasını döner dönmez arkadaşımın kağıdı benim kağıdım oldu. * hızlıca işaretlemeye başladım. tam bitti derken şaşkın kimyacı gelip önümde durdu. ee kızın kağıdı dolu. benim kağıdım ariel reklamındaki çarşaf gibi. sınavın bitmesine 20 dakika var. kimyacı anlamıştı sanırım, sınavın bitmesine 10 dakika kalana kadar yanımızdan gitmedi. sonra aldı önümdeki kağıdı, koskocaman ari xxx yazısını gördü. kolumuzdan tuttuğu gibi müdürün odasına.

o yıllar müdürün odası favori mekânım olmuştu da. *
devamını gör...

her doğru her yerde söylenmez sözünü aklıma getiren eylemdir. ille de üslup, ille de üslup efendim.
devamını gör...

kitap okumak, yürümek, spor yapmak, yeni bişey öğrenmek, açık hava da vakit geçirmek, gırıl gırıl kedi sevmek, sevdiklerine sarılmak, ertelediğin bişey yapmak için harekete geçmek, fazla uykudan kaçınmak sağlıklı beslenmeye çalışmak ve ağlamak.
devamını gör...

-asidoz, metabolik ve solunum asidozu olmak üzere ikiye ayrılır.

-solunum asidozu; solunum sayısının aşırı artması, bikarbonat tutulumu ve amonyak salgılanmasının artması ile kompanse edilebilir.(baskılanabilir)
-solunum asidozunda karbondioksit artar fakat metabolik asidozda karbondioksit azalır.

-metabolik asidoz; solunumun aşırı artması, böbreklerde bikarbonat tutulumu ve böbreklerden hidrojen iyonu atılımı ile kompanse edilebilir.
devamını gör...

muhtemelen tesbih sallamayı ve üçlü sarmayıda biliyordur..
devamını gör...

fazla gelgitli.
devamını gör...

heykelini ne zaman yapacak sorusunu akıllara getiren başlıktır.
devamını gör...

''regl oldum'' diyemeyecek kadar özgüvensiz kimselerin aradığı alternatifler ve onların yolları. regl olunmaz ayrıca ''reglim'' diyip geçersin.

ha ama latince ismi menstrual siklus, siz isterseniz bu şekilde ifade edip ''o da ne?'' diye soranlara oturup açıklamasını yapar, karşınızdaki insanlara bir yeni bilgi eklemiş olursunuz. bunlar hep sevap points.
devamını gör...

macaristan - budapeşte.
devamını gör...

--- alıntı ---

deniz subayı bir babanın oğlu olarak 1920 yılında caddebostan’da doğan turan seyfioğlu, ilk öğrenim ve lise yıllarının ardından babası londra tarım ataşeliğine atanmış.. babası ile birlikte ingiltere’ye gitmek istemişse de, 2.dünya savası sırasında londra’nın durumu kötü olması sebebiyle götürülmemiş.

böylece türkiye’de kalan turan, güney sınırından suriye’ye geçerim, oradan da bir yolunu bulur londra’ya giderim diye düşünmüş. ancak suriye’ye adım atar atmaz fransızların eline düşmüş. üç ay sonra fransızlar’ın, “lejyon’a yazılırsan hapisten kurtulursun” teklifini kabul etmiş ve lejyona yazılmış.

süveyş kanalı dolaylarında rommel’in ordusuyla çarpışmış. bir yıl sonra 1943 yılının eylül ayında türkiye’ye dönmüş. 2.dünya savaşına katılan ender türklerden biri olması dışında, kısa ömrüne çok şey sığdırmış turan seyfioğlu.. aynı zamada komple bir sporcu olan turan seyfioğlu, dereceler almış bir kayakçı,

fenerbahçe genç takımında iki yıl kalecilik yaymış bir futbolcu, çeşitli rekorları olan bir yüzücüydü. 50 ‘li yıllarda caddebostan da ettiği kavgalar efsane gibi anlatılırmış. .

beyaz perdede yarattığı ilk kahraman, 1951 tarihli yapım olan “ulubatlı hasan”. turan seyfioğlu 1951′de “sinema sanatçıları derneği”nin düzenlediği bir yarışmada en iyi artist armağanı kazanmış. 17 filmde başrol olmak üzere 40 civarı filmde oynamış. uludağ’da kayak dersi verirken, londra’dan turist olarak gelen patricia ile tanışmış, dost olmuşlar ve 1952 yılında da evlenmişler.

yedi yıl boyunca mutlu bir evlilik geçiren çiftlerin bir de kız çocukları olmuş. 1959 yılına gelindiğinde, patricia londra’ya dönmüş. ayhan ışık, ahmet tarık tekçe ve neriman köksal ile “devlerin öfkesi”, seyfioğlunun son filmi olmuş. bu filmi bitirdikten sonra rahatsızlanarak, tedavi için gittiği londra’da 18 ağustos 1961 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

--- alıntı --- buradan

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: hasss ifşa olduk)
devamını gör...

'birdenbire öfkelenme' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...

hikmetinden sual olunmaz allah'ın işlerinden. bence zaman ve enerji kaybı. koy işte oraya doğrudan cenneti, mis gibi takılalım. orada düzeni bozan olursa dünyaya yollardın gene.
devamını gör...

dolap icindekilerin guvende olduklarini kontrol etmektir.
devamını gör...

sanki çok gitmek istediğim bir yere gidip de gelmişim gibi çok mutlu ve ferah uyandım.
devamını gör...

frodo
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

öğrenciler. biz nasıl oy veriyorsak çobanımızı seçmek için, onlar da oy kullanmalı. hak sahibi olmalı.
devamını gör...

mikemmel olan kadındır.
yükseleni aslan olan ise ütopyadır.
like me.
devamını gör...

pilav, kaşıkla yenir. ayrıca ketçapla yenmez.

çatalla yiyenlere sesleniyorum: delikanlıysanız çubukla yiyin.

edit: haydaa. başlık değişmiş. önceki hali "pilav ne ile yenir" idi arkadaşlar. şimdi bir anlam kayması oldu. "başlık ne diyor sen ne diyorsun ulen avel" dememeniz için bu edite ihtiyaç duydum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim