kalıplaşmış öğretmen cümleleri
arkataraf?
neye gülüyorsunuz bakayım. anlatın da biz de gülelim.
( gülemezsin sen, sen kıskan)
neye gülüyorsunuz bakayım. anlatın da biz de gülelim.
( gülemezsin sen, sen kıskan)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başına gelmiş trajikomik olaylar
üniversite stajını kamu da yaptım.devlet memurlarını genel olarak bilirsiniz, asık suratlı çok iş yapılmadığı halde sinirli ve kendini bir şey zanneden tipler(hepsine demiyorum ama çoğunluğu bu tanıma uyuyor)beni de en gıcığından birinin yanına verdiler hiçbir şey yaptırmıyor,konuşmuyor arada çıkın dışarı hava al diyor, eyvallah..sonlara doğru yaklaşıldığında ben staj dosyamı gösterip onaylatmaya götürdüm kendisine. kadın ne yaptıysam onaylamıyor okumuyor bile yazdığımı olmamış düzelt diyor. düzeltiyorum bunu çıkar diyor herşeyi yarım ağızla söylüyor. en sonunda benimki de kafa neticede ne yapmamı istiyorsunuz bana yol gösterin lütfen deyince, bastı kalayı bağırdıkça bağırıyor çıkın gidin görmek istemiyorum sizi diyor. biz de 2 kişi ağlamaklı çıkıyoruz odasından tuvalete giriyoruz diğer stajer kız da hüngür hüngür ağlıyor ben onu teselli etmeye çalışıyorum sonra ne mi oluyor?
aynen şöyle;
-sesin dışardan duyuldu hayırdır.
+kahkaha atıyor.. ay stajerlere bir bağırdım nasıl korktular..
-hadi ya az değilsin sende..
(hep beraber gülüyorlar)
aynen şöyle;
-sesin dışardan duyuldu hayırdır.
+kahkaha atıyor.. ay stajerlere bir bağırdım nasıl korktular..
-hadi ya az değilsin sende..
(hep beraber gülüyorlar)
devamını gör...
agora meyhanesi radyo yayını
günümüzde birçok insanın sorunu yalnızlık ama bu akşam yalnız değilsiniz. saat 20:00'de, hep birlikte yalnızlık üzerine konuşacağız ve başlık altında katılımınızı bekliyoruz.
geç kalmayın, bizi "yalnız" bırakmayın *
geç kalmayın, bizi "yalnız" bırakmayın *
devamını gör...
göğe bakma durağı
seviniriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi aferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat.
devamını gör...
hoşlanılan kişinin hoşlandığı kişi olmamak
kaderimiz.
devamını gör...
cami bulamayınca yanıbaşındaki kilisede dua eden müslüman
alternatif tatları denemeyi seven müslüman. abi incilide oku istersen seversin belki.
devamını gör...
kadınların aradığı erkek modeli
şöyle iyi avlanan mağarasına sahip çıkan bir şey olsun.
abi şaka mısınız hala şu başlıkları açıyorsunuz haahha.
abi şaka mısınız hala şu başlıkları açıyorsunuz haahha.
devamını gör...
11 ocak 2021 tüik'in işsizlik verilerini açıklaması
bu tür veriler sokak röportajlarından alıntılar içeriyor sanırım. “ülkede fağkir yok, işsiz yok” diyen yurdum insanına inanıyorum ben artık. herkesin cebinde akıllı telefonu varmış yaa, hatta üç tane arabası olan amcam konuşuyor röportajda. yani tüik verileri tam da halkımı yansıtıyor.
devamını gör...
17 gün kapalı kaldık ama ne oldu sorunsalı
yedik, içtik, hesabı da biz ödedik...
devamını gör...
kutsal gece
antonio da correggio'nun 1530 yılında yaptığı eserin ismidir.

italyan ressam, barok dönemi sanatçısıdır. barok dönemi, rönesans döneminin, denge ve matematiğinden uzak ama görsel anlamda kusursuz eserlerin verildiği bir dönemdir. bu iki dönem eserleri arasındaki en belirgin farklardan biri ışığın kullanılmasıdır. rönesans dönemi eserlerinde ışık genellikle eserin her yerini eşit ölçüde aydınlatır. barok döneminde ise bu konuda belirsizlik vardır. eserin bazı bölümleri diğer yerlere göre daha aydınlık ya da karanlıktır. ressam dini hikayelere çok ilgilidir. bu konuda raffaello ve michelangelo'dan etkilenmiştir. ayrıca mitolojiye de ilgi duymuştur.
gelelim sanatçının kutsal gece adlı eserine.
eserde, yoğun ışığın olduğu bölgede meryem'in kucağında isa vardır. hristiyanlık inancına göre isa, ahırda dünyaya gelmiştir. meryem'in arkasında bulunan hayvanların eserde bulunmasının sebebi budur. sanatçı bu eserinde isa'nın doğumunu anlatmaktadır. bulutların üzerinde görülenler, melekleri temsil ederler. melekler sevinç içinde bu anı izlemektedirler. meryem'in karşısındaki insanların yüzlerindeki şaşkınlık ve hayranlık ifadeleri çok belirgin olarak görülmektedir. isa'nın çevresindeki aydınlık ile, onun dünyaya gelmesiyle birlikte etrafına nur saçması tasvir edilmektedir.

italyan ressam, barok dönemi sanatçısıdır. barok dönemi, rönesans döneminin, denge ve matematiğinden uzak ama görsel anlamda kusursuz eserlerin verildiği bir dönemdir. bu iki dönem eserleri arasındaki en belirgin farklardan biri ışığın kullanılmasıdır. rönesans dönemi eserlerinde ışık genellikle eserin her yerini eşit ölçüde aydınlatır. barok döneminde ise bu konuda belirsizlik vardır. eserin bazı bölümleri diğer yerlere göre daha aydınlık ya da karanlıktır. ressam dini hikayelere çok ilgilidir. bu konuda raffaello ve michelangelo'dan etkilenmiştir. ayrıca mitolojiye de ilgi duymuştur.
gelelim sanatçının kutsal gece adlı eserine.
eserde, yoğun ışığın olduğu bölgede meryem'in kucağında isa vardır. hristiyanlık inancına göre isa, ahırda dünyaya gelmiştir. meryem'in arkasında bulunan hayvanların eserde bulunmasının sebebi budur. sanatçı bu eserinde isa'nın doğumunu anlatmaktadır. bulutların üzerinde görülenler, melekleri temsil ederler. melekler sevinç içinde bu anı izlemektedirler. meryem'in karşısındaki insanların yüzlerindeki şaşkınlık ve hayranlık ifadeleri çok belirgin olarak görülmektedir. isa'nın çevresindeki aydınlık ile, onun dünyaya gelmesiyle birlikte etrafına nur saçması tasvir edilmektedir.
devamını gör...
bu ülkede laiklik kılıfı altında müslümanlara yönelik nefret var
burada önemli olan şu,
tanımda fransa ele alınmış, ancak hepinizin bildiği gibi bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
bir çok ülkede buna benzer yaklaşımın, islam karşıtlığının yapıldığı iddiaları sürekli gündeme getirilmekte.
peki neden , neden böyle bir muameleye maruz kalıyor müslümanlar ve islamiyet.
müslümanların bu konuda, sürekli bir savunma ve karşı tarafı karalama moduna girmek yerine , ' acaba bizde hata var mı , varsa nerede yanlış yapıyoruz ' şeklinde bir öz değerlendirme yapması gerekmez mi artık ?
yani bu iş böyle sürüp gidecek mi ,
müslümanlar kendini , avrupa ve abd'ye kabul ettirme savaşı verecek ,
onlar müslümanları dışlama savaşı,
ve bu kısır döngü böyle sürüp gidecek .
eğer müslümanlar doğru yolda olduklarından emin iseler, bu kendilerini birilerine kabul ettirme mücadelesi neden ?
kapat kendini, gitme avrupaya abd'ye , öyle ya , istemiyor adam seni, ama sen yok illa ben gelicem, beni seveceksin diyorsun .
1200 lü yıllarda yaşanan haçlı savaşlarının üzerinden geçen 800 yılda, insanoğlunun bu din takıntısı konusundaki duruşunda, hiç birşeyin değişmemiş olması, sizce de ilginç ve düşündürücü bir durum degil mi ?
tanımda fransa ele alınmış, ancak hepinizin bildiği gibi bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
bir çok ülkede buna benzer yaklaşımın, islam karşıtlığının yapıldığı iddiaları sürekli gündeme getirilmekte.
peki neden , neden böyle bir muameleye maruz kalıyor müslümanlar ve islamiyet.
müslümanların bu konuda, sürekli bir savunma ve karşı tarafı karalama moduna girmek yerine , ' acaba bizde hata var mı , varsa nerede yanlış yapıyoruz ' şeklinde bir öz değerlendirme yapması gerekmez mi artık ?
yani bu iş böyle sürüp gidecek mi ,
müslümanlar kendini , avrupa ve abd'ye kabul ettirme savaşı verecek ,
onlar müslümanları dışlama savaşı,
ve bu kısır döngü böyle sürüp gidecek .
eğer müslümanlar doğru yolda olduklarından emin iseler, bu kendilerini birilerine kabul ettirme mücadelesi neden ?
kapat kendini, gitme avrupaya abd'ye , öyle ya , istemiyor adam seni, ama sen yok illa ben gelicem, beni seveceksin diyorsun .
1200 lü yıllarda yaşanan haçlı savaşlarının üzerinden geçen 800 yılda, insanoğlunun bu din takıntısı konusundaki duruşunda, hiç birşeyin değişmemiş olması, sizce de ilginç ve düşündürücü bir durum degil mi ?
devamını gör...
barista
kahveye olan tutkunuz varsa gerçekten çok keyif veren bir meslektir.
benim için baristalar hir sanatçıdır. kahveyi sunum aşaması , üstüne çizdiği şekiller hepsi bir ustalık gerektirmektedir. ayrıca mesleğimdir. bu sektöre girişim kahveye olan bağlılığımdan gelmektedir. sabahları kahve kokusuyla birlikte çalışmak büyük zevktir. parfüm dahi sıkmayız çünkü parfümümüz üstümüze sinen kahve kokumuzdur.
tanım; kahveyi hazırlayan kişilere denir.
benim için baristalar hir sanatçıdır. kahveyi sunum aşaması , üstüne çizdiği şekiller hepsi bir ustalık gerektirmektedir. ayrıca mesleğimdir. bu sektöre girişim kahveye olan bağlılığımdan gelmektedir. sabahları kahve kokusuyla birlikte çalışmak büyük zevktir. parfüm dahi sıkmayız çünkü parfümümüz üstümüze sinen kahve kokumuzdur.
tanım; kahveyi hazırlayan kişilere denir.
devamını gör...
başlıkların oradan oraya taşınması
gerçekten çok sinirliyim şu an benim başlığımı neden taşıyorsunuz?
ben bin kere kontrol ederek yapıyorum yapacağım işi. o başlık uygun olsa o başlığa yazardım zaten. insanların heveslerini kırdığınız için teşekkür ederim. sildim canım yazıyı. komple gideceğim yani o kadar sinirlendim.
ben bin kere kontrol ederek yapıyorum yapacağım işi. o başlık uygun olsa o başlığa yazardım zaten. insanların heveslerini kırdığınız için teşekkür ederim. sildim canım yazıyı. komple gideceğim yani o kadar sinirlendim.
devamını gör...
josef k
franz kafka’nın dava romanının talihsiz olduğuna inanılan baş kahramanıdır.
bir gün odasında otururken iki adam gelir ve josef k.’nın suçlu bulunduğunu söylerler ve kitap boyunca josef k. suçunun ne olduğunu öğrenmek için çabalar durur ve asla başarılı olamaz.
bu anlamsız arayış aslında franz kafka’nın özel yaşamında karşılığını bulur. elias canetti’nin yazdığı öbür dava kitabında bu konu bence açıklığa kavuşturulmuştur. canetti, franz kafka’nın felice bauer’e yazdığı mektupları incelediğinde dava romanının anlatmaya çalıştığı konu ile ilgili çok önemli ip uçları bulur.
kafka’nın felice ile yaşadığı bir anıdır her şeyin kaynağı. kafka, felice ile nişanlı iken bir yandan da felice’nin yakın bir kız arkadaşı ile mektuplaşmaktadır. insanların yücelttiği ve muhteşem bir aşık olarak gördükleri kafka aslında hiç de öyle bir adam değildir. ziyadesiyle çapkındır. bu mektuplaşmayı öğrenen felice o arkadaşını da yanına alarak kafka’ya gelir ve nişanı atar.
canetti’ye göre dava romanının anlattığı hikaye budur ve kafka, josef k.’nın roman boyunca suçunu anlamamasını sağlayarak bir anlamda kendini de aklamaya çalışmaktadır.
josef k. diğer bütün kafka kahramanları gibi kafka’nın kendisidir aslında.
bir gün odasında otururken iki adam gelir ve josef k.’nın suçlu bulunduğunu söylerler ve kitap boyunca josef k. suçunun ne olduğunu öğrenmek için çabalar durur ve asla başarılı olamaz.
bu anlamsız arayış aslında franz kafka’nın özel yaşamında karşılığını bulur. elias canetti’nin yazdığı öbür dava kitabında bu konu bence açıklığa kavuşturulmuştur. canetti, franz kafka’nın felice bauer’e yazdığı mektupları incelediğinde dava romanının anlatmaya çalıştığı konu ile ilgili çok önemli ip uçları bulur.
kafka’nın felice ile yaşadığı bir anıdır her şeyin kaynağı. kafka, felice ile nişanlı iken bir yandan da felice’nin yakın bir kız arkadaşı ile mektuplaşmaktadır. insanların yücelttiği ve muhteşem bir aşık olarak gördükleri kafka aslında hiç de öyle bir adam değildir. ziyadesiyle çapkındır. bu mektuplaşmayı öğrenen felice o arkadaşını da yanına alarak kafka’ya gelir ve nişanı atar.
canetti’ye göre dava romanının anlattığı hikaye budur ve kafka, josef k.’nın roman boyunca suçunu anlamamasını sağlayarak bir anlamda kendini de aklamaya çalışmaktadır.
josef k. diğer bütün kafka kahramanları gibi kafka’nın kendisidir aslında.
devamını gör...
beynin de cinsiyetinin olması
kadın beynine sahip kişiler biraz daha yumuşak( mizaç olarak) duygusal, hayalperest kişilerdir. erkek beynine sahip insanlar da daha sert, realist insanlardır. kadın beynine sahip erkekler olduğu gibi erkek beynine sahip kadınlar da mevcuttur.
kadın beynine sahip kişiler erkek beynine sahip kişilere göre empati kurma konusunda daha başarılıdır.
erkek beynine sahip kişilerin yer yön bulma konusunda kadın beynine sahip kişilere göre daha fazla gelişmiştir. kadın beynine sahip kişiler ise erkek beynine sahip kişilere göre daha fazla renk ayırt edebilir. kadınların alışveriş yapma süresinin erkeklere göre daha uzun sürmesinin nedeni de budur. erkeklerin alışveriş yaparken eline aldığı ilk şeyi* satın alıp alışverişi kısa sürede tamamlaması da bununla açıklanabilir.
not: bu entryde hiçbir cinsi aşağılayacak, küçük gösterecek şeyler yazılmamıştır.* bunları ben demiyorum bilim diyor.
kadın beynine sahip kişiler erkek beynine sahip kişilere göre empati kurma konusunda daha başarılıdır.
erkek beynine sahip kişilerin yer yön bulma konusunda kadın beynine sahip kişilere göre daha fazla gelişmiştir. kadın beynine sahip kişiler ise erkek beynine sahip kişilere göre daha fazla renk ayırt edebilir. kadınların alışveriş yapma süresinin erkeklere göre daha uzun sürmesinin nedeni de budur. erkeklerin alışveriş yaparken eline aldığı ilk şeyi* satın alıp alışverişi kısa sürede tamamlaması da bununla açıklanabilir.
not: bu entryde hiçbir cinsi aşağılayacak, küçük gösterecek şeyler yazılmamıştır.* bunları ben demiyorum bilim diyor.
devamını gör...
geceye cevabı olmayan bir soru bırak
bir tolstoy sorusu o halde "insan neyle yasar?"
devamını gör...
can kazaz
sesi de kalemi de çok güzel olan bir sanatçı. aşığım desem yeridir. öyle seviyorum.
devamını gör...
cartoon network
birkaç sene önce cartoon network yöneticisinin bir açıklamasına denk gelmiştim.
"biz çok yanlış şeyler yaptık. johnny bravo gibi dizilerle çocuklara kötü örnek olduk. artık daha dikkatli olacağız. eski yapımlarımızı hassasiyetlere dikkat ederek yeniden yaratacağız." gibi şeyler demişti.
geçen gün kanala denk geldiğimde anladım ki, dediklerini yapmışlar. ben 10'in bebek versiyonu çıkmış. scooby-doo'ya baby tv efekti eklemişler sanki. zaten büyüklere hitap eden dizilerin hepsi bitmiş. o başkan ve sekreterin flörtleştiği powerpuff girls ü bile bebek işine çevirmişler.
kanalın başarısını sağlayan farklılık-özgünlük gitmiş. her tv kanalında (hatta boşver tvyi youtube'da bile) görebileceğimiz
"diçimiçi fılçalamalıyıj yolsa diçimiz çülül" temalı şeyler vardı.
"biz çok yanlış şeyler yaptık. johnny bravo gibi dizilerle çocuklara kötü örnek olduk. artık daha dikkatli olacağız. eski yapımlarımızı hassasiyetlere dikkat ederek yeniden yaratacağız." gibi şeyler demişti.
geçen gün kanala denk geldiğimde anladım ki, dediklerini yapmışlar. ben 10'in bebek versiyonu çıkmış. scooby-doo'ya baby tv efekti eklemişler sanki. zaten büyüklere hitap eden dizilerin hepsi bitmiş. o başkan ve sekreterin flörtleştiği powerpuff girls ü bile bebek işine çevirmişler.
kanalın başarısını sağlayan farklılık-özgünlük gitmiş. her tv kanalında (hatta boşver tvyi youtube'da bile) görebileceğimiz
"diçimiçi fılçalamalıyıj yolsa diçimiz çülül" temalı şeyler vardı.
devamını gör...
normal sözlük'ten biriyle evlenmek
vakti evvelinde ekşi sözlük ve inci sözlük gibi popülaritesi olmayan genelde günde 40 50 kişinin aktif olduğu bir sözlükte yazardım.
birisiyle yakınlık kurmaya başladık ettik, düşünce yapımız, görüşlerimiz, hobilerimiz uyuyor diye. neyse bir baktık yaşadığımız şehir, hatta ilçe bile aynı. 20 milyonluk kentte büyük şans.
gel zaman git zaman kendileri kanser olduğunu, benimle bir daha konuşmak ve görüşmek istemediğini söyledi. her yerden engelledi vs. ne kadar direttiysem de kabul etmedi. sadece yakın zamanda bana haber vereceğini söyledi.
neyse evini de bilemediğim için gidemedim tabi. koca ilçede de bulamazdım.
aradan 2 buçuk sene geçti. ve bu popülaritesi olan sözlüklerden birinde kendisinin yazmaya devam ettiğini gördüm. yani sonuç game over.
birisiyle yakınlık kurmaya başladık ettik, düşünce yapımız, görüşlerimiz, hobilerimiz uyuyor diye. neyse bir baktık yaşadığımız şehir, hatta ilçe bile aynı. 20 milyonluk kentte büyük şans.
gel zaman git zaman kendileri kanser olduğunu, benimle bir daha konuşmak ve görüşmek istemediğini söyledi. her yerden engelledi vs. ne kadar direttiysem de kabul etmedi. sadece yakın zamanda bana haber vereceğini söyledi.
neyse evini de bilemediğim için gidemedim tabi. koca ilçede de bulamazdım.
aradan 2 buçuk sene geçti. ve bu popülaritesi olan sözlüklerden birinde kendisinin yazmaya devam ettiğini gördüm. yani sonuç game over.
devamını gör...
