sahip çıkamadığınız her değere,başka biri sahip çıktığında; yalayın diye yaratıldı avuç içleri.

küçük iskender
devamını gör...

gerçek sarışın mısın yoksa boya mı.
devamını gör...

öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yokettim.

ve şimdi
birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim.

(bkz: ismet özel)
devamını gör...

hiroşima'ya ilk atom bombasının atıldığı uçağın adı. fark edileceği üzere enola bir kadın ismi, gay ise tahmin edilen anlamının dışında eskiden kullanıldığı anlamıyla mutlu demek. uçağın pilotu olan paul tibbets annesin adını bu uçağa vermiştir. radyolarda hiroşimanın haberi duyulduğunda pilotun annesi felç geçirmiş ve ölümüne kadar öyle yaşamıştır.

aynı zamanda 1980 çıkışlı bir orchestral manoeuvres in the dark şarkısının da adıdır. bu şarkının ilerleyen yıllarda bir çok versiyonu yapılsa da benim için 2011 tarihli the hillbilly moon explosion versiyonu en güzelidir.
devamını gör...

tanımlarıma bakarak pek düşünmediğimi söyleyebilirim.
devamını gör...

mercanların arasında
küçük balıklar vardı
en güzelleri el boyunda
kavuniçi olanlardı

bir gün bir rüya gördüm
o kavuniçi balık benmişim
büyümem beklenmeden
afiyetle yenmişim.
devamını gör...

ilk duyduğum anda kafamın içinde (bkz: dolu kadehi ters tut) - aldattım şarkısı çalmaya başlamıştı. pişman olduğuyla ilgili konuştu. her cümlesini zaten ne duyuyor ne anlıyordum. çantamı toplayıp yavaşça kalktım. eve giderken arkadaşımla telefonda konuştuk çok soğukkanlı olduğum için merve aksak'a benzetti. ağlamadım daha doğrusu ağlayamadım. akşam yemeği yerken hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. yani kısacası tek bir kelime edemedim beni aldatan kişiye.
devamını gör...

sevince . . .

devamını gör...

karşı tarafa nispet yaparcasına dini inancını belirtmek maksadıyla kullanıldığında, kullanan kişiyi son derece itici gösteren sözcük.
devamını gör...

ilaçtan başka bir şey içebilme lüksüm yok ne yazık ki.
devamını gör...

bir iki genç yazar yazmış. lütfen sevgili genç yazarlar klişe olacak ama kanser olmayı bayılmak sanmayınız! yalvartan bir hastalık kendisi, düşmanınız için bile istemeyeceğiniz bir türden.
devamını gör...

psikolojide bir kuramdır.
heider denilen bir herif tarafından,sağduyu psikolojisi çalışmasında yer verilmiştir.
bu çalışmada, kişilerin veya örgütlerin davranışlarının iki temeli vardır.
1-bireysel güç .
2-çevresel güç.
bireysel güç: kişinin çalışkanlığı, çabası gibi faktörlerlerdir.
çevresel güç ise, şans gibi kişinin elinde olmayan olaylardır.
---------------------------------------------------------------------------------------
peki ya algılarımız?
performansla ilgili durumu ya yanlış algıladıysak...
algılanan yetenek, algılanan çaba, algılanan şans ve algılanan iş zorluğu...
----------------------------------------------------------------------------------------------

atfetme, bir davranışın sonuçlarını anlamaya çalışmaktır. insanları anlamaya çalışmak, kendini anlamaya çalışmak. diğer insanların davranışları ile ilgili değerlendirme yapmak,
dolayısı ile çıkarımlar yapmak.
burada birey, hem kendi davranışlarını değerlendirir, hemde diğer insanların davranışlarını anlamdırır.
yaptığımız çıkarımlar, davranışlarımızı yönlendirir.
yüklediğimiz neden ve sonuçlar, davranış şeklimizi etkiler.

yukarıda ayrılmış bölümde, , algıların değerlendirme ve çıkarımlardaki önemine değindik.
atfetme süreçleri şöyle işler;

algılayan a kişisi olsun.
-----a kişisi, nedensellik yükleme aşamasında, bilgi, güdü ve inançlarından yararlanır.
nedensellik loading....

-----a kişisi, b kişisinin nedenlerine ''nedenleriyle'' bir anlam yükler. bunlar iç faktörler veya dış faktörler olabilir.

------buna göre a kişisi kendi algılarına göre, bir sonuca varır. beklentiler geliştirebilir.

bütün bu davranış mekaniğine, nedensellik- atfetme denir.

algıları ''tuhaf'' olan insanla bu mekanik, b kişisi için zulme dönüşebilir. dünyayı kendi algıları ile şekillendirmeye çalışan insanlardan, kaçınınız efem.
çünkü genelde kendine yontarlar.
(bkz: kendine yontmak)
devamını gör...

(bkz: kör saatçi) dawkins'in bu kitabı yazış amacı; darwinci dünya görüşünün yalnızca doğru değil, varoluşumuzun gizemini çözebilecek tek kuram olduğunu okuyucuya göstermektir. evrimi herkesin anlayabileceği yalın bir dille anlatırken ayrıca evrim karşıtı görüşlere de cevap niteliğinde yazılan bu eser, ismini 18. yüzyıl tanrı bilimcisi paley'in iyi bilinen bir savından alır. paley'in 1802'de yayınlanan natural theology or evidences of the existence and attributes of the deity adlı eseri, tanrı savının bilinen en iyi açıklamalarındandır.

diyelim ki, ormanda yürürken ayağınız taşa takıldı ve taşın oraya nasıl geldiği sorusuyla karşı karşıya kaldınız. aklımıza gelecek yanıtlardan biri, ya taşın ezelden beri orada olduğu yada bu yanıtın saçmalığını göstermek çok kolay olacaktır. fakat diyelim ki yerde bir saat buldum ve saatin nasıl olup da orada olduğunu sorguluyorum. biraz önceki yanıt yani taşın ezelden beri orada olduğu yanıtı, saat için aklımdan geçmeyecektir.

paley, doğal fiziksel nesneler ile tasarlanmış üretilmiş nesnelerin farkını gösterir. buradan da şu sonuca çıkar. nasıl ki doğada saat benzeri bir nesne bulduğumuzda bunun doğruluğu ve tasarımındaki giriftlik bizi bu saatin bir yapımcısı olduğunu, insan elinden çıkması gerektiğini düşünmeye zorluyorsa, insanın mükemmelliğine bakarak onunda bir tasarımcısı, yaratanı olmak zorundadır.
hatta sık sık ortaya koyduğu insan gözü örneğiyle bu sonuca ulaşır. gözü, teleskop benzeri tasarlanmış bir aletle kıyaslar ve sonunda nasıl ki teleskopun görmeye yardım etmesi için bir tasarımcısı olmak zorundaysa, insan gözü içinde bunun olması gerekliliğini savunur.

dawkins akıllı tasarım argümanına cevap olarak, evrim mekanizmalarının aklı ve düş gücü olmadığını, geleceği planlayamayıp, ön göremeyeceğini ve eğer her şeyi tasarlayan bir saatçi (tanrı) varsa bu saatçinin kör olduğunu, yada başka bir deyişle böyle bir saatçi olmadığını, gösterir.


- en yalın biçimiyle doğal seçilim, çevrenin türe zorla kabul ettirildiğini ve bu çevreye en iyi uyum sağlayan genetik çeşitlemelerin hayatta kalabileceğini varsayar. zorla kabul ettirilen çevredir, türde bu çevreye uymak üzerine evrilir. sy400



- hemen hemen tüm halkların kendi yaratılış söylenceleri vardır. kutsal kitaptaki öyküde orta doğu'da çobanlık yapan bir kabilenin benimsediği öyküdür yalnızca. bir batı afrika kabilesinin dünyanın karıncaların dışkısından yaratıldığını söyleyen inancından daha özel bir konumda değildir. tüm bu söylencelerin ortak özelliği, bir çeşit doğaüstü varlığın kasıtlı niyetlerine bağlı olmasıdır.
ilk bakışta, "anlık yaratılış" ve " yönlendirilmiş evrim" diyebileceğimiz iki görüş arasında önemli bir ayrım var. günümüz tanrıbilimcileri anlık yaratılışa inanmaktan vazgeçtiler. bir tür evrim olduğunun kanıtları çok fazla. fakat kendilerine evrimci diyen bir çok tanrıbilimci -örneğin, 2.bölümde alıntı yaptığımız birmingham piskoposu - tanrı'yı arka kapıdan içeri sokmaya çalışıyor. evrimin izlediği yolda tanrı'nın bir çeşit gözetmenlik görevi üstlenmesine izin veriyorlar. tanrı, ya insanın evrimsel tarihinin kilit noktalarını (elbette ki, insanın evrimsel tarihinin) ya da evrimsel değişime götüren günlük olayları etkiliyor.
böylesi inançların aksini kanıtlayamayız; özellikle de, tanrı'nın, müdahalelerinde doğal seçilim sonucu gerçekleşen evrimden beklenenleri yakından taklit etmeye özen gösterdiği varsayılırsa... böylesi inançlar için söyleyebileceğimiz birinci şey, gereksiz oldukları; ikinci şey de bizim açıklamak istediğimiz örgütlü karmaşıklığı zaten varsaydıklarıdır.
evrimi bu denli düzenli kuram yapan şeylerden biri de, örgütlü karmaşıklığın ilksel yalınlıktan nasıl ortaya çıktığını açıklayabilmesidir. sy 402-403
devamını gör...

kime ne ki ? dediğim başlıktır.
uygulayan yada onu gören memnundur şikayeti yoktur.
rahatsız olan da bakmaz yoluna devam eder olur biter.
size nedir?
bize nedir?
herkes işine baksındır özetle olay.

milletçe nasıl meraklıyız insan davranışları üzerine duygusal semptomlar geliştirmeye.
anlamıyorum.
anlayamıyorum.
devamını gör...

'sevgiye inanmadığın doğru değil, anne. tersine öylesine çok inanıyorsun ki, çevrendeki sevgi azlığından ve bu azıcık sevginin bile hiçbir zaman eksiksiz olamadığından deli gibi acı duyuyorsun. sevgiden oluşmuş bir kişisin sen. ama, yaşama inanmıyorsan eğer sevgiye inanmak yeterli mi?'

doğmamış çocuğa mektup-oriana fallaci

bu kitabı ortaokulda falan okumuştum.alt benliğime öyle işlemiş ki;hala çocuk dünyaya getirmenin ne kadar doğru olup olmadığını sorgulatır bana.
devamını gör...

ilk animesi(97 yılındaki) ve mangasına min +24 yaş sınırı getirilmesi gereken bir yapım öyle bir yapim ki ambiyans ve karakterleri ve o insana tarifsiz hisler yaşatan her tarafınizi çaresizlik ve korku ile saran o müzikleriyle izlediğim yüzlerce animenin arasında benim için çok farklı bir yerdedir.
berserk i ilk izlediğim zaman 17 yaşındaydım bir gecede bitirmiştim ve bir hafta etkisinden kurtulamadim heralde bir görsel yapımda travmatik etki bırakan tek yapımdır berserk. öyle bir final yapar ki aradan 12 yıl geçmiş olduğu hâlde düşündüğüm zaman halen kasvet basar.
öyle bir finaldir ki boğazınıza yumruğu vurur hiç bir şekilde çekmeden öylece bitirir.
çizim yeteneği bu dünyadan olmayan kentura miura nin 1989 da başladığı mangasidir. halen devam etmekle olup manga hikayesini bir finale baglamamasindan yapılan animesi hikayenin bir kısmını barındırır. bünyesinde kaotik şekilde cinsellik ve şiddet unsurları barındıran berserk i miura nin nasıl bir ruhsal durumda oluşturduğunu halen aklım almıyor.
devamını gör...

kesinlikle katılıyorum. çoğu zaman şuraya girdiğimde ülkede ne olmuş/insanların bakış açısı ne diye bakmak için giriyorum ama hiç bir konu benlik değilmiş gibi geliyor. önemli konular gündeme gelmiyor, nadiren yazan olsa da başlık pek kimsenin ilgisini çekmiyor.
devamını gör...

başta ne güzel takılıyordu "doğal doğal", biraz pohpohlanıp ismi dönmeye başlayınca kurabiye canavarı çıktı içinden, olsun.
devamını gör...

anlık düşünülmüş bir nick benimkisi. öyle hikayesi falan yok yani. sözlüğün adıyla da uyumlu olduğu için çok hoşuma gitmişti gerçi sözlüğün adı değişti ama olsun. nickimi gördükçe kafa sözlüğü yad edersiniz artık.
devamını gör...

kutlu olsun!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim