abd'liler bizdeki hastaneleri görünce geri kalmışız diyor
nitelik ve nicelik nedir bilmeyen cumhurbaşkanı fıkrası. ne kadar bina yaparsak o kadar iyidir kafasıyla yaşıyor.
abi bunu da demezsin artik ya. adam gözümüzün içine baka baka dalga geçiyor lan.
abi bunu da demezsin artik ya. adam gözümüzün içine baka baka dalga geçiyor lan.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
ölüme erken, sevgiye geç
yine gecikmişim, bağışla sevgilim
sevgiye on kala, ölüme beş.
(aziz nesin)
ölüme erken, sevgiye geç
yine gecikmişim, bağışla sevgilim
sevgiye on kala, ölüme beş.
(aziz nesin)
devamını gör...
şinigami
şinigami ölüm tanrısı anlamına gelen japonca bir kelimedir. ölüm meleği figürünün meiji döneminde japonlar tarafından kültürlerine ve dinine kabul edilmiş halidir. şinigami kavramı bugün orijinal japon kurgularında sıkça görülür.
cruel estel ukdesi.
devamını gör...
aile içi siyasi görüş farklılığı
bir dedem ateist, diğer dedem cihad hocası. bir amcam komünizmden defalarca içeri alınmış, babam milli görüşçü. ablam sosyalist, abim ülkücü. annem mezheplere inanmıyor, annanem şafiî. ne zaman aile toplantısı olsa, "acaba birbirlerini öldürecekler mi?" diye merakla bekliyorum. çok gergin ve sıkıntılı bir ortam. böyle bir ailede büyümenin tek ve en iyi yanı ise kişisel görüşlerinizi savunmayı öğrenebilmenizdir. tabii bu kargaşanın tarafı olmak istemezseniz de apolitiğin allah'ı olursunuz.
devamını gör...
30 ocak 2021 milföy hamurlu böreği yere hiçbir kırıntı dökmeden yiyebilmem
az önce başardığım eylemdir. en son 2002'de ilhan mansız senegal'e altın gol attığında bu kadar gürültülü sevinmiştik.
sırf bu mukaddes vazifeyi yerine getirmek için mahalle fırını muhammet abi'ye gidip en fiyakalısından mayalı bir hamur çekmesini söyledim. annem evde karbonat tozlarını hazırladı, fırını iyice temizledi, ortamda herhangi bir kırılma durumu oluşmaması için evi vakumladı.
ben de bir hafta önceden frankfurt'tan çağırdığım timuçin eniştem ve kuzenim svetlana'yı havalimanında karşıladım. enişte gelirken sana zahmet bir kutu isveç çikolatası getir dedim, getirmemiş p...k
neyse eve doğru gittik. o sırada aklımda dört düşünce var:
1. düşünce: acaba milföy hamurlu böreği hiçbir kırıntı dökmeden yiyip, hayatımdaki en büyük hedefi gerçekleştirebilir miyim?
2. düşünce: acaba karacabey son ayakta birinci gelebildi mi? gelemediyse sıkıntı 6'lı iptal alimiyumm...
3. düşünce: acaba merve boluğur neden hem bu kadar seksi, hem bu kadar gizemli, hem de bu kadar medyatik??
4. düşünce: yemin ederim on dakika düşündüm bunu ama bulamadım. maksat dört sayısına ulaşayım. çok seviyom ben dördü, favorim..
neyse eve geldik. annem hazırlamış milföy hamurlarını.
babam: timuçin, sizin bu merkel bizi kıskanıyormuş diyorlar doğru mudur, sen iyi bilirsin.
eniştem: valla enişte es ist lustig ya hahaha. enişte yauğğv bu almanlar hep böyle işte napacan yauğvv.
annem: bırakın şimdi siyaseti. hadi sofraya.
anneannem: nimeti celilullah bereketi halilullaahhh!
svetlana: papa, oma ne yapıyor??
eniştem: yemek duası kızım.
svetlana'ya komikli olsun diye ne desem diye düşünüyom iki saattir. anadolu lisesi almancamı da unuttum, eğer translate'e bakarsam kız anlar komikliği kaçar.
ben: wie gehts kuzenn?? heheh
svetlana ja wirklich? du hast ein paar tricks für mich gelernt. lolol
o anda "s*çtık" gülüşü yaptım. benim almancam bitti tabii, bu kadar komplike bir cümleyi anlayamadım ve kendisine çemberlitaş'ın yol tarifi sorulmuş dönerci mahmut usta gibi "bacım gogogo sırtını ver turn rayt!" diyecek gibi oldum..
neyse o anda herkes benim milföy hamurlu böreği yiyişimi bekliyor. anneannem salavat zinciri getirmiş ve "hırt" diye bir ısırık aldım, çiğneyip çiğneyip yuttum. o anda herkes "ollleeeeyyy" diye bağırdı. dışarıda bekleyen gitarını en son kanuni sultan süleyman döneminde akort etmiş sokak müzisyeni flamenko çalmaya başladı. salonda hepimiz dans etmeye başladık. anneannem buzdolabından f1 grandprix'te hamilton kazandığında patlattığımız özel şampanyalardan zulalarından bir tane çıkarıp patlattık. yıllardır bu anı bekliyordum, mutluluktan ağlamıştım.
bu sevincimi sizlerle paylaşmak istedim kafa sözlük. seviyorum sizleri, hayatı, başarma duygusunu ve mutluluğu (gülen surat)
sırf bu mukaddes vazifeyi yerine getirmek için mahalle fırını muhammet abi'ye gidip en fiyakalısından mayalı bir hamur çekmesini söyledim. annem evde karbonat tozlarını hazırladı, fırını iyice temizledi, ortamda herhangi bir kırılma durumu oluşmaması için evi vakumladı.
ben de bir hafta önceden frankfurt'tan çağırdığım timuçin eniştem ve kuzenim svetlana'yı havalimanında karşıladım. enişte gelirken sana zahmet bir kutu isveç çikolatası getir dedim, getirmemiş p...k
neyse eve doğru gittik. o sırada aklımda dört düşünce var:
1. düşünce: acaba milföy hamurlu böreği hiçbir kırıntı dökmeden yiyip, hayatımdaki en büyük hedefi gerçekleştirebilir miyim?
2. düşünce: acaba karacabey son ayakta birinci gelebildi mi? gelemediyse sıkıntı 6'lı iptal alimiyumm...
3. düşünce: acaba merve boluğur neden hem bu kadar seksi, hem bu kadar gizemli, hem de bu kadar medyatik??
4. düşünce: yemin ederim on dakika düşündüm bunu ama bulamadım. maksat dört sayısına ulaşayım. çok seviyom ben dördü, favorim..
neyse eve geldik. annem hazırlamış milföy hamurlarını.
babam: timuçin, sizin bu merkel bizi kıskanıyormuş diyorlar doğru mudur, sen iyi bilirsin.
eniştem: valla enişte es ist lustig ya hahaha. enişte yauğğv bu almanlar hep böyle işte napacan yauğvv.
annem: bırakın şimdi siyaseti. hadi sofraya.
anneannem: nimeti celilullah bereketi halilullaahhh!
svetlana: papa, oma ne yapıyor??
eniştem: yemek duası kızım.
svetlana'ya komikli olsun diye ne desem diye düşünüyom iki saattir. anadolu lisesi almancamı da unuttum, eğer translate'e bakarsam kız anlar komikliği kaçar.
ben: wie gehts kuzenn?? heheh
svetlana ja wirklich? du hast ein paar tricks für mich gelernt. lolol
o anda "s*çtık" gülüşü yaptım. benim almancam bitti tabii, bu kadar komplike bir cümleyi anlayamadım ve kendisine çemberlitaş'ın yol tarifi sorulmuş dönerci mahmut usta gibi "bacım gogogo sırtını ver turn rayt!" diyecek gibi oldum..
neyse o anda herkes benim milföy hamurlu böreği yiyişimi bekliyor. anneannem salavat zinciri getirmiş ve "hırt" diye bir ısırık aldım, çiğneyip çiğneyip yuttum. o anda herkes "ollleeeeyyy" diye bağırdı. dışarıda bekleyen gitarını en son kanuni sultan süleyman döneminde akort etmiş sokak müzisyeni flamenko çalmaya başladı. salonda hepimiz dans etmeye başladık. anneannem buzdolabından f1 grandprix'te hamilton kazandığında patlattığımız özel şampanyalardan zulalarından bir tane çıkarıp patlattık. yıllardır bu anı bekliyordum, mutluluktan ağlamıştım.
bu sevincimi sizlerle paylaşmak istedim kafa sözlük. seviyorum sizleri, hayatı, başarma duygusunu ve mutluluğu (gülen surat)
devamını gör...
erdoğan ikinci atatürk’tür
ben de ikinci lenin'im. şu ikinci fatih, öbürü de ikinci che.
perinçek yine perinçek.
perinçek yine perinçek.
devamını gör...
yazarların yaşadığı en büyük şanssızlık
yazarların başından geçen talihsizliklerin en büyüğünün sorulduğu başlıktır.
bundan tam 10 sene önce hayatımda 2.defa oynadığım sayısal lotoda 44 yerine 46 geldiği için 6'yı kaçırmıştım.
eğer tutmuş olsaydı sözlük açılışında dansöz oynatacaktım.
bundan tam 10 sene önce hayatımda 2.defa oynadığım sayısal lotoda 44 yerine 46 geldiği için 6'yı kaçırmıştım.
eğer tutmuş olsaydı sözlük açılışında dansöz oynatacaktım.
devamını gör...
yazarların bugüne kadar hissettiği en büyük fiziksel acı
beyin ameliyatı olmuştum. 10 gün boyunca sadece sırt üstü yattım ve ya bir daha yürüyemezsem diye ağladım. annem elimden tutup götürüyordu tuvalete. su içmek bile canımı yakıyordu. herhalde o 10 gün ve bir aylık iyileşme sürecinde 10 kilo verdim. ama o acıyı asla unutmam.
devamını gör...
kafa sözlük
eğer online sayısında hiç bot yoksa uludağ sözlük'ten daha çok online sayısına sahip olan sözlüktür. böyle giderse birkaç yıl içerisinde en büyük 2. sözlük olacaktır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
anlık mutluluklarım var benim. bu anlar hep parmakla sayılıyor çünkü mutsuz çoğunluk gibi mutsuzum bende. tam da az önce her şey ne güzeldi, dünya dönerken sanki hanımeli kokuyordu her yer, çocuklar hep mutlu, insanlar hep umutluydu. sonra geçti o an’lar...etrafım yerlere içlerindeki kötülükleri kusan insanlar yüzünden rezalet. kediler kavga ediyor, çocuklar da ağlıyor. üstelik içimdeki gökyüzü şimşek çakıyor ve ben korkuyorum...
pusulam rüzgar...
gel gidelim, yolları bana sorma, ne bileyim
gidelim buradan, pusulam rüzgâr
kendimi yediğim yılları bana sor, var mı hevesin?
gidelim buradan, pusulam rüzgâr
pusulam rüzgar...
gel gidelim, yolları bana sorma, ne bileyim
gidelim buradan, pusulam rüzgâr
kendimi yediğim yılları bana sor, var mı hevesin?
gidelim buradan, pusulam rüzgâr
devamını gör...
insanı tüketen şeyler
gereksiz işler,
boş ve çok konuşan kişiler,
sıcaklar.
boş ve çok konuşan kişiler,
sıcaklar.
devamını gör...
tarlatan
eteğin istediğiniz kabarıklığa ulaşması için halkalarla sertlik verilmiş bir tür kumaş veya tülden etek.
daha çok gelinlik, nişan elbisesi gibi kıyafetlerin altına, duruş güzelliği sağlamak ve eteği istenilen kabarıklığa ulaştırmak-kaldırmak için kullanılır.
resimag.com/p1/e7d769fcdef1.jpeg
daha çok gelinlik, nişan elbisesi gibi kıyafetlerin altına, duruş güzelliği sağlamak ve eteği istenilen kabarıklığa ulaştırmak-kaldırmak için kullanılır.
resimag.com/p1/e7d769fcdef1.jpeg
devamını gör...
16 yaşındaki çocuğa pitbulların saldırması
suç pitbull'ların sahibinin. zaten vahşi bir hayvan bakıyorsun, bari bağla, millete zarar vermesin.
bu pitbull sahipleri genelde aklı kıt insanlar oluyor. evet evet tanıyorum öyle birisini ve evet genelleme yapıyorum.
pitbull sahibi olmayı, güç göstergesi gibi görüyorlar. bunu hava atma aracı sanıyorlar. geri zekalılar. tabii ki hayvan sevelim ki ben bahçeli bir evim olsa, muhakkak köpek sahiplenirim. ama bu cins resmen katil. böyle şehrin ortasında beslenecek bir cins değil.
bu köpeklerden önce sahipleri geri zekalılıklarının cezasını çekmeli.
bu pitbull sahipleri genelde aklı kıt insanlar oluyor. evet evet tanıyorum öyle birisini ve evet genelleme yapıyorum.
pitbull sahibi olmayı, güç göstergesi gibi görüyorlar. bunu hava atma aracı sanıyorlar. geri zekalılar. tabii ki hayvan sevelim ki ben bahçeli bir evim olsa, muhakkak köpek sahiplenirim. ama bu cins resmen katil. böyle şehrin ortasında beslenecek bir cins değil.
bu köpeklerden önce sahipleri geri zekalılıklarının cezasını çekmeli.
devamını gör...
violet (yazar)
tatlı mı tatlı, kibar mı kibar, anlayışlı mı anlayışlı... sıralanıp gider tüm bunlar, öyle bir yazardır kendisi. çok güzel tespitler, ince ironiler ve eğlenceli tanımlarıyla okuyucularını güldürürken düşündüren, düşündürürken tavana baktıran, tavana bakarken ben ne yapıyorum hissini yaşatan duygu karmaşası gibi bir yazardır. mesela nickaltını yazmaya başlarkenki ruh halim şu an değişti. ne oldu bize ya?
devamını gör...
anlatamıyorum
insanın duygularını anlatamadığı anların sesi olan “ anlatamıyorum” şiiri orhan veli’nin en güzel şiiridir benim için. üç beş satıra ne derin mânalar yüklenmiş. “ kelimelerin kifayetsiz olduğunu” mısrasıyla anlatamadıpımız bir sözcük bin sözcüğe ithaf etmiş. severim, okurum, yazarım. selam olsun tüm sevenlere...
devamını gör...
otuz yaşında hala ailesiyle yaşayan tip
sürekli 'ne zaman evleneceksin' sorusuna maruz kalan insandır..
devamını gör...
müslüman olup gelişen ülke
müslümanlıktan bağımsız olarak dini değerlere körü körüne bağlanan hiçbir ülke gelişemez. her zaman din bir yerde sömürge, ayak bağı olarak karşımıza gelir. çünkü devletlerin değil bireylerin dini yönelimi olabilir. devletse tüm bunları korumak, kollamak ve taraf tutmamak zorundadır.
devamını gör...





