böyle bir şeyin mümkün olmadığını belirtmek isterim. inssnların her durum karşısında davranışları ve tavrı değişebilir. sadece bir davranışa odaklanıp bir insan hakkında analiz yapılamaz. yapan insanlar tabi ki var onlar insankurdu olduğunu söylerler. itibar etmeyiniz.
devamını gör...

izledikten sonra mutlaka açıklamasının okunması gereken film.
sanat eseri gibi gerçekten muazzam. fikri çok ilginç olmasına rağmen bir süre sonra alışıyorsunuz. yaptığı aforizmaları bir kenara bırakırsak ilk izleyişte filmden çıkarılan anlamlar bile aklınızı günlerce meşgul edebilir.
devamını gör...

çok genç görünmek bazen yıpratıcı oluyor. arafta kalmak gibi bir şey; ne o tarafa aitsin tamamen, ne de bu tarafa. bazı şeyler için çok yaşlısın, bazı şeyler için çok genç...

bir çeşit lanet gibi sanki.
devamını gör...

sevdiğini söylemenin başka bir yoludur.
"seni seviyorum denmez bizde
kitap hediye edilir."
devamını gör...

matlik soz konusu oldugunda siyahin tokatladigi karsilastirma.
klasik parlak ojelerde, bordo oje tum seksiligi ile kazanir o ayri.
devamını gör...

müslüman bile degilim yine de başımı açtırmıyorlar. bir senesi var bu işlerin, bir sene sonra sağ ya da ölü başı açık bir kadın olacağım.
hayatımı işgal etmeleri: bu işgalin ebedi olacağı anlamına gelmiyor. bunu onlara öğreteceğim.
onurlu bir direnişle özgürlüğümü kazanacağım. şimdi bir atatürk kızı olarak bir plan dahilinde ilerliyorum. nasıl ki o büyük taarruz için bir sene hazırlık yaptı. ben de tüm şartları oluşturup, kendi taarruzumu öyle gerçekleştireceğim.
siz beni suskun diye yenik sanmaya devam edin. o kredi bitsin, kedilerimi de alıp evime nasıl gidiyorum bakıp kalacaksınız.
devamını gör...

tabii ki ne diyoruz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ltb, loft, mavi
devamını gör...

girdilerini okumaktan keyif aldığım, sözlüğün bir avuç kıymetli yazarından biri.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tam olarak böyle.
devamını gör...

türkiye cumhuriyetinin resmi dilidir. ancak türkçe değildir.

kırgızistanlı biriyle tanıştım. türkiye'ye doktora için gelmiş. laf lafı açtı sohbet içerisinde. en nihayetinde de konu osmanlı türkçesi'ne geldi. kız bana dedi ki, dilinizin adı türkçe, burası türkiye. biz binyıllarıdır var olan bir toplumuz. orta asya'da öz türkçe'yi kullanan, aynı dili konuşan ülkeleriz. ama ben sizin ülkenize geldiğimde dilinizi anlamak için bile epey zorlandım. dili değiştiren, doğudan, batıdan etkilenip, kültürün bel kemiği olan dilini saf tutamayan sizsiniz. ama sizin dilinizin adı türkçe, bizimkinin adı kırgızca, azerice, uygurca. işte bunlar hep siyaset dedi. bu arada iletişim dilimiz ingilizce. mükemmel değil mi?

düşününce doğru. biz türkçe bile konuşmuyoruz ki. farsça'dan, arapça'dan, sömürü devletleri gibi fransızca'dan binlerce kelimenin dilimize nüfuz etmesine izin vermişiz. türkiye topraklarında devşirme bir dil yaratıp adını da türkçe koymuşuz. öz türkçe başka ülkelerde, başka adlarla anılıyor. şimdi gelmiş okullarda osmanlı türkçesi öğretmeye çalışıyoruz. bunu da harf devrimi ile bir gecede "cahilleştiğimizi" düşündüğümüz için yapıyoruz. ben okuduğum bölümden dolayı üniversitede osmanlı türkçesi yazmış, okumuş, çeviri yapmış bir insanım. osmanlı tükçesi'nin türkçe olmadığını bilecek kadar dili etimolojik olarak tanıdım, öğrendim. kalkıp bana kültür, sanat, edebiyat demeyin. bu siyasi bir hareket; neo osmanlıcı tavrın eğitim sistemimize tecavüzü. adı türkçe olan dilin köküne kibrit suyunu çakmak. harf devrimi bile değil, dil devrimi bu. ülkenin dilini, yani kültürünü değiştirmeye çalışmak.

bu topraklarda 600 yıl hüküm süren bir devletin dilini üniversitelerde osmanlı türkçesi diline hakim dilbilimciler yetiştirerek bilimsel düzeyde tarihsel, sanatsal olarak inceleyebilirsin. tıpkı bu topraklar üzerinde yaşamış azınlık diye adlandırılan(!) toplumların dilini öğrenip, bu alanda araştırma yapabilecek donanıma sahip akademik personel yetiştirmen gibi. konu bilimsel araştırma ise bir yaptığın bir yaptığınla örtüşsün, gel canımı ye. ama senin derdin o değil. ve ne yazık ki biz bunu biliyoruz.

cehalet mutluluk gerçekten.
devamını gör...

(bkz: mevlana celaleddin-i rumi)
sonundaki rumi, anadolulu anlamına gelir. 13. yy.da anadolu'nun adı 'rum'. rum da roma'dan geliyor. bizans, doğu roma ya, işte oradan.
devamını gör...

gençlerin yaşımı duyunca, ölmeye az kaldığını sandıkları yaştayım.
haklılar,
bana da zamanında 30 yaş üstü ölecek gibi gelirdi.
40 yaşımdan beri anladığım, gerçekten insan 30larda ölüyor, 40larda yeniden doğuyor.
mis gibi tecrübelerin yanına, her biri yaşanmışlık dolu kırışıklıklar ekleniyor, saçlara da yıldızlar düşüyor.
görmüş geçirmiş, kimsede aklı kalmayan, kendinden emin bir ruh eşlik ediyor insana.
görüş açılıyor, nefes yettiği kadar gidiliyor.
45 yaşı tavsiye ediyorum, sırası gelen yaşayabilir.
devamını gör...

herkese hitap etmeyen ve bu yüzden hiçbir zaman mainstream olmamış müzik türü (iyi ki de olmamış). 70'lerde belli başlı gruplar iyi albüm satışları yakaladılar; ancak genel anlamda fazla bilinmez. zaten 5 dakikalık şarkıya uzun diyen ya da diyebilecek kitleden 15-20+ dakika uzunluğunda şarkıları dinlemesini bekleyemezsiniz. progressive rock, müziği dinlemenin ötesinde, anlama ve kafa yorma da gerektirir.

müzik türlerinin şahıdır. ne ararsanız vardır içinde. diğer türlerle harmanlandığında çok iyi ve çok farklı şeyler de ortaya çıkabilmektedir.
devamını gör...

sürekli çalışma sistemini değiştirip, sabit fikirli olan müdür. aynı zamanda kıl olur bu lanet olası adamlar. her iş yerinde bir adette ispiyoncusu da bulunduğu için arkasından atıp tutmamak gerekir.
devamını gör...

yunanca eski anlamına gelen ar(ch)ke ve bilgi, bilim anlamına gelen logos kelimelerinin birleşiminden oluşur. kelime anlamı olarak da "eskinin bilgisi" anlamına gelir.

arkeoloji hakkında yanlış bilinen o kadar çok şey var ki hangisinden başlasam bilemedim.

arkeoloji yazının bulunmasından önceki kültürleri inceler diye bir cümle okudum az önce. arkeoloji kesinlikle böyle bir şey değildir. arkeoloji, sadece yazıdan önceki kültürleri değil sonrakileri de esasen eski olarak tanımlanabilecek şeyleri inceler.

aşağıda yazacağım arkeolojinin bazı alt dalları arkeoloji hakkında insanların ne kadar yanlış bir algıya sahip olduklarını gösteriyor:
sualtı arkeolojisi
osmanlı arkeolojisi
fabrika arkeolojisi/sanayi arkeolojisi
neden özellikle bu üçünü örnek verdiğimi açıklayayım.
sualtı arkeolojisini insanların '' arkeoloji toprak altında kalan kültürleri inceler'' yanılgısı için seçtim.
osmanlı arkeolojisini, insanlardaki arkeolojinin çok eski kültürlerle ilgili olduğu yanılgısı için seçtim.
sanayi arkeolojisini ise bu bilimin alanının ne kadar geniş olduğunu anlatabilmek için seçtim.

hakkında birçok yanılgının olmasını geçtim önemi de yeterince idrak edilemiyor. kaçak kazılar, altın bulurum umuduyla talan edilen arkeolojik alanlar yetmezmiş gibi bilinçsiz arkeologların da verdiği zararlar çoktur.

höyük mü yoksa tümülüs mü olduğu tam anlaşılamayan bir alanda yanlış yöntemle kazı yapıldığı için tahrip edilen hem höyükler hem de tümülüsler var. onu da geçtim kazı boyunca yanlış muhafaza edildiği için tahrip olan eserler var.

bu coğrafya tam bir arkeoloji cennetiyken bu kadar yanlışın yapılması elbette sindirilmesi zor gerçekten. gerçi padişah tahtını evine götüren müze müdürleri varken biz kime neyi anlatıyoruz.
devamını gör...

(10 sene önce)

-bu çalan ne?
+anathema.
-güzelmiş. ama karamsar gibi biraz?
+sen bile farkettin di mi?
-güzel ama.
+öyledir.

--------

(10 sene önce)

-ne yedin bugün dışarda?

+döner.

-"hep karbonhidrat protein.. sebze ye."

+peki..

-hep peki diyosun yemiyosun.

+yicem.

----------------

(10 sene önce)

-(yüzüme bir salise baktıktan sonra şaşmaz bir isabetle) içki mi içtin sen?

+ee evet?

-çok içmişsin galiba..

+eeöö öyle oldu eheh?

-git yat.

+diyosunnn..

-git yat!!

+tamam be gittik.

------------------

(10 sene önce)

-kros! kağıt getir! kağıt getir! çabuk!

+hö. noluyo yau?

-kağıt getirsenee!!

+al

-(elinde kalem, televizyona kitlenmiş şekilde) çabuk getirsene oğlum bütün yemek tarifini ezberlemek zorunda kaldım senin yüzünden.

+bambaşkaymışsın.

--------------------

(10 sene önce)

-(suçlu suçlu) bugün temizlik yaparken gitarının telini kütüphanenin köşesine taktım, koptu. kusura bakma oğlum.
+canın sağolsun değiştiricektim zaten.
-(hafif şaşırmış) masraf çıkmadı mı yani?
+çıktı. 5 kağıt. sorun değil. 5000 lira olsa da sorun değil.
-(rahatlamış bir biçimde) ben de birşey sandım. hıh.
+ehehheh

----------------

(10 sene önce)

anne sabah kalkar, odaya gelir, cross uyanıktır. günaydınlaşılır.

-yemek yedin mi?
+yemedim
-dün de yemedin. börek ısıtayım sana
+ısıtma
-ısıtayım
+o zaman 1 parça olsun
-1 parça börek mi yenilirmiş, 2 parça yapayım, elektriğe yazık
+yiyemem yau, aç değilim o kadar

aradan 10 dakika geçer, anne gelir. elindeki tabakta minik minik kareler şeklinde kesilmiş börek vardır.

+(tabağa bakar) bak bi de parça parça etmiş ki 2 dilim olduğu anlaşılmasın, yemezler gülüm
-(ciddiyetini koruyamaz, gülümsemeye başlar)
+ bak bak suratından belli ya
-(artık gülüyor) benim dilimlerim kalın o yüzden öyle oldu
+(pes eder, böreği alır)

--------------------
devamını gör...

(bkz: ruhsal bozukluk)
devamını gör...

dikkat ederseniz filmin başından sonuna kemal sunal hakime ifade veriyor. lakin bir defa bile hakim gösterilmiyor. filmin sonunda da şöyle bir cümle geçiyor :
" siz söyleyin hakim bey burada suçlu kim ?" yani aslında en başından beri hakim biz izleyicileriz. doğru yada yanlışın taktiri de bize bırakılıyor.
devamını gör...

çaresizliği insanın iliklerine kadar hissettiren cümledir. aslında hem duygusal hem de akılsal yönden baktığımızda sarf edilmesinin saçma, cahilce hatta anlamsız olduğunu düşünebiliriz. ancak hayat her zaman her şeyin doğru ya da akılcı olmasına izin vermiyor.
insanlar bunu söyledikçe, ve bunu söyleyen insan sayısı arttıkça, işler zorlaşıyor, maaşlar azalıyor, işverenler çalışanlarına daha beter davranıyor. hal böyle olunca hem toplum için, hem kişinin kendisi için sarf edilmesi oldukça zararlı bir cümle oluyor kendisi.
ancak, bunu söyleyen/söylemek zorunda olan kişilere kızmak mümkün mü? çöken bir ekonomide, azıcık bir maaşla çalışmaya mahkum milyonlarca insan var. hatta günü geçirebildiklerini söylemek bile yanlış olur. bu insanların işini elinde tutmak için ya da yeni bir iş bulmak için bu cümleyi söylemesinden daha olağan bir şey yok. çaresizlik insana her şeyi yaptırıyor çünkü.
bir gün kimsenin söylemek zorunda kalmamasını umduğumdur aynı zamanda.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim