kafa sözlük’te geri kafalı insan olması
şok olduğum bir durum. twitter 'da, ınstagram' da onları görmekten bıkıp buraya geliyorum burda da görünce canım sıkılıyor. malum partinin destekçilerinden bahsetmiyorum sadece. insanlık olarak aşmamız gereken çok şey var.
devamını gör...
mesaja 48 saat sonra cevap veren erkek
söz konusu cevap 1280’li yıllarda bir posta güvercini ile yollanmadıysa hoş olmayan durumdur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bir haftadır köydeyim. bir haftadır, her öğleden sonra yağmur yağıyordu. bu gün, sabahtan bu saate kadar hiç durmadan yağdı. halen de yağıyor.
köyün ırmağı kocaman oldu.
ne kadar taş, kaya varsa yola taşıdı. hava durumu çarşambaya kadar yağış gösteriyor.
bu yaşıma kadar, bildiğim 3 sel var. üçünde de yolumuzu almıştı. dilerim bu yağmurlar bereket getirir, sel getirmez.
öncelerden, köyde araç kullanmaya tırsardım. yol, yer yer dar olur ve karşıdan gelen araca yol vermek düşüncesi çok keyifli olmaz. yolun bir tarafı uçurumdur çünkü. babamın arabası ile yoldan uçmuşluğumuz, çocukluk anılarımda mevcuttur.
biraz yaşımın verdiği rahatlık, biraz da işim gereği, farkında olmadan baya baya olmuşum. köy yolu, dar yol demiyorum, her yola giriyorum. kaldı geriye yayla yolu tecrübe etmek. hava az açsa, onu da deneyimleyeceğim.
bizim memleket, babannemin tabiri ile fırsatsız bir memlekettir. para olur zaman olmaz, zaman olur hava olmaz, hava olur başka işler öncelenir.
yol akmazsa, hava az açarsa, annem de bize uyarsa bir de yayla yapabiliriz inşallah.
gayri ihtiyari, her sel haberi ile hem üzülüyorum hem ürküyorum. neyse, bu kadar kasvet yeter. yarın bu günden daha güzel olsun inşallah.
köyün ırmağı kocaman oldu.
ne kadar taş, kaya varsa yola taşıdı. hava durumu çarşambaya kadar yağış gösteriyor.
bu yaşıma kadar, bildiğim 3 sel var. üçünde de yolumuzu almıştı. dilerim bu yağmurlar bereket getirir, sel getirmez.
öncelerden, köyde araç kullanmaya tırsardım. yol, yer yer dar olur ve karşıdan gelen araca yol vermek düşüncesi çok keyifli olmaz. yolun bir tarafı uçurumdur çünkü. babamın arabası ile yoldan uçmuşluğumuz, çocukluk anılarımda mevcuttur.
biraz yaşımın verdiği rahatlık, biraz da işim gereği, farkında olmadan baya baya olmuşum. köy yolu, dar yol demiyorum, her yola giriyorum. kaldı geriye yayla yolu tecrübe etmek. hava az açsa, onu da deneyimleyeceğim.
bizim memleket, babannemin tabiri ile fırsatsız bir memlekettir. para olur zaman olmaz, zaman olur hava olmaz, hava olur başka işler öncelenir.
yol akmazsa, hava az açarsa, annem de bize uyarsa bir de yayla yapabiliriz inşallah.
gayri ihtiyari, her sel haberi ile hem üzülüyorum hem ürküyorum. neyse, bu kadar kasvet yeter. yarın bu günden daha güzel olsun inşallah.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilk aşkları için yaptıkları
öğle yemeği yemeyip resim ödevini yapmıştım, beğenmemişti.
devamını gör...
hüseyin nihal atsız
1940'ların dünya siyasetinde komünist rusya'nın etkileri kadar nazi almanyası'nın fikirleri de kendine taraftar bulmuştur. ırkçılık o zamanın konjonktüründe siyasi bir akımdır. atsız'ın ırkçı olduğu doğrudur ama bunu pespaye şekilde yapmamış makaleler ile bilimsel zemine yaymaya çalışmıştır.
atsız kendi sözleriyle ırkçılığı şöyle tarif etmiştir;
--- alıntı ---
"ırkçılık, birtakım şarlatan maskaraların ileri sürdüğü gibi kan tahlîl etmek, kafatası ölçmek veya yedi ced saymakla alâkalı değildir. ırkçılık, yabancı hiçbir şuuru benimsememek, ona sâhip çıkmamak dâvâsıdır!"
--- alıntı ---
türk tarifi ise şudur;
--- alıntı ---
"türk soyundan gelenlerle kendini bir türk kadar türk hissedenlere türk denilir."
--- alıntı ---
atsız, ilk zamanlar manevi babası rıza nur'un etkisiyle kemalizm'e eleştiriler getiren, siyasal islamcı menderes ve demokrat parti iktidarının izlediği politikaları görünce aksine mustafa kemal atatürk'ü yücelten yazılar kaleme almıştır.
atsız, görüşleri nedeniyle hayatı sürgünde geçen bir akademisyen, ırkçılık turancılık davası'nda yargılanmış bir dava adamı, türk edebiyatının en güzel aşk şiirini ''geri gelen mektup'' yazacak kadar usta bir şair, seküler bir türk milliyetçisi ve fikir adamıdır.
ırkçılığından önce konuşulması gerekenler bunlardır.
kaynak 1
kaynak 2
kaynak 3
atsız kendi sözleriyle ırkçılığı şöyle tarif etmiştir;
--- alıntı ---
"ırkçılık, birtakım şarlatan maskaraların ileri sürdüğü gibi kan tahlîl etmek, kafatası ölçmek veya yedi ced saymakla alâkalı değildir. ırkçılık, yabancı hiçbir şuuru benimsememek, ona sâhip çıkmamak dâvâsıdır!"
--- alıntı ---
türk tarifi ise şudur;
--- alıntı ---
"türk soyundan gelenlerle kendini bir türk kadar türk hissedenlere türk denilir."
--- alıntı ---
atsız, ilk zamanlar manevi babası rıza nur'un etkisiyle kemalizm'e eleştiriler getiren, siyasal islamcı menderes ve demokrat parti iktidarının izlediği politikaları görünce aksine mustafa kemal atatürk'ü yücelten yazılar kaleme almıştır.
atsız, görüşleri nedeniyle hayatı sürgünde geçen bir akademisyen, ırkçılık turancılık davası'nda yargılanmış bir dava adamı, türk edebiyatının en güzel aşk şiirini ''geri gelen mektup'' yazacak kadar usta bir şair, seküler bir türk milliyetçisi ve fikir adamıdır.
ırkçılığından önce konuşulması gerekenler bunlardır.
kaynak 1
kaynak 2
kaynak 3
devamını gör...
zenginlik belirtileri
ince çöp poşetini tekli değil ikili kullanmak.
"ooo zenginsin apla" dediler...
bana dediler, bana!
"ooo zenginsin apla" dediler...
bana dediler, bana!
devamını gör...
yazarların en sevdiği kayahan şarkısı
kara saplantım.
devamını gör...
nürnberg ırk yasaları
hitler 1933’te başbakanlığa atandıktan sonra, yetki yasasını elinde tutan hükümet , yasa hükümlerine dayanarak “almanya’nın nazileştirilmesi süreci”ni başlatmıştı.
7 nisan 1933’te kabul edilen ve devlet memurluğu mesleğinin ihyasına yönelik yasa ari sayılmayan devlet memurlarının derhal emekli edilmelerini şöyle gerekçelendiriyordu; “aryan olmayan memurlar emekliye sevk edilir".
aryan kavramı şöyle belirlenmişti; ailede birkaç kuşak öncesinde dahi bir yahudi’nin varlığının olmaması.
nürnberg ırk yasaları, reich vatandaşlık yasası ve alman kanını ve alman onurunu koruma yasası olmak üzere 2 ayrı yasayı ihtiva eden yasadır; nazi almanyasında 15 eylül 1935’te hitler tarafından ilan edilmişti.
reich vatandaşlık yasası’na göre yalnızca alman ya da en yakın akrabası alman olan kişiler dışında kalanlar almanya vatandaşı sayılmıyordu. yani yasa tam olarak alman kimdir, yahudi kimdiri tanımlıyordu. bilimsel bir temele dayandıramasalarda nazilere göre yahudiler, doğuma ve kana göre tanımlanan bir ırktı. bilimsel dayanak eksikliğini şöyle çözdüler; aile şeceresine bakmak. bu durumda, üç ya da üçten fazla büyük ebeveyni yahudi olacak şekilde yahudi topluluğunda doğmuş olanlar, kanunen yahudi sayılıyordu ve yahudilik onların çocuklarını ve torunlarını da kapsıyordu. dolayısıyla yahudiler, vatandaş değil de “devletin tebaası” statüsündeydiler. musevilikten hristiyanlığa geçmiş kişiler ya da kendilerini yahudi olarak görmeyen ya da yahudi topluluğuyla dini ya da kültürel bağları bulunmayanlar da bu kapsamdaydı.
burada mischlinge denen bir dar kriter de var; "karma ırk"lı bireyler. bunlar alman değildiler, ve fakat yahudi topluluğunda doğmuş olsalar bile "üç ya da üçten fazla büyük ebeveyni yahudi olmak" koşulu sağlanmadığından; en çok bir ya da iki büyük ebeveyn yahudi olduğu için yahudi olarak da tanımlanamayan kişilerdi.
alman kanını ve alman onurunu koruma yasası'na göre; yahudiler almanlarla evlenemeyecek hatta cinsel ilişkiye giremeyecekti. ırk kirlenmesine (rassenschande), böylelikle engel olunacaktı. 45 yaşın altındaki alman hizmetçiler yahudilerin hizmetlileri olmazdı. bu gerekçe kullanılarak binlerce yahudi, ya mahkum edilmiş ya kaybolmuş ya da toplama kamplarına gönderilmiştir.
bu yasalar sadece yahudileri değil aynı zamanda almanya’da yaşayan çingeneleri ve siyahları da kapsamına alıyordu. 2. dünya savaşı'nda almanya'nın ittifakı durumundaki ülkelerden macaristan, italya, slovakya, bulgaristan, hırvatistan ve romanya bu yasaları kendi ülkelerine uyarlayarak uygulamışlardı.
kaynak
kaynak
7 nisan 1933’te kabul edilen ve devlet memurluğu mesleğinin ihyasına yönelik yasa ari sayılmayan devlet memurlarının derhal emekli edilmelerini şöyle gerekçelendiriyordu; “aryan olmayan memurlar emekliye sevk edilir".
aryan kavramı şöyle belirlenmişti; ailede birkaç kuşak öncesinde dahi bir yahudi’nin varlığının olmaması.
nürnberg ırk yasaları, reich vatandaşlık yasası ve alman kanını ve alman onurunu koruma yasası olmak üzere 2 ayrı yasayı ihtiva eden yasadır; nazi almanyasında 15 eylül 1935’te hitler tarafından ilan edilmişti.
reich vatandaşlık yasası’na göre yalnızca alman ya da en yakın akrabası alman olan kişiler dışında kalanlar almanya vatandaşı sayılmıyordu. yani yasa tam olarak alman kimdir, yahudi kimdiri tanımlıyordu. bilimsel bir temele dayandıramasalarda nazilere göre yahudiler, doğuma ve kana göre tanımlanan bir ırktı. bilimsel dayanak eksikliğini şöyle çözdüler; aile şeceresine bakmak. bu durumda, üç ya da üçten fazla büyük ebeveyni yahudi olacak şekilde yahudi topluluğunda doğmuş olanlar, kanunen yahudi sayılıyordu ve yahudilik onların çocuklarını ve torunlarını da kapsıyordu. dolayısıyla yahudiler, vatandaş değil de “devletin tebaası” statüsündeydiler. musevilikten hristiyanlığa geçmiş kişiler ya da kendilerini yahudi olarak görmeyen ya da yahudi topluluğuyla dini ya da kültürel bağları bulunmayanlar da bu kapsamdaydı.
burada mischlinge denen bir dar kriter de var; "karma ırk"lı bireyler. bunlar alman değildiler, ve fakat yahudi topluluğunda doğmuş olsalar bile "üç ya da üçten fazla büyük ebeveyni yahudi olmak" koşulu sağlanmadığından; en çok bir ya da iki büyük ebeveyn yahudi olduğu için yahudi olarak da tanımlanamayan kişilerdi.
alman kanını ve alman onurunu koruma yasası'na göre; yahudiler almanlarla evlenemeyecek hatta cinsel ilişkiye giremeyecekti. ırk kirlenmesine (rassenschande), böylelikle engel olunacaktı. 45 yaşın altındaki alman hizmetçiler yahudilerin hizmetlileri olmazdı. bu gerekçe kullanılarak binlerce yahudi, ya mahkum edilmiş ya kaybolmuş ya da toplama kamplarına gönderilmiştir.
bu yasalar sadece yahudileri değil aynı zamanda almanya’da yaşayan çingeneleri ve siyahları da kapsamına alıyordu. 2. dünya savaşı'nda almanya'nın ittifakı durumundaki ülkelerden macaristan, italya, slovakya, bulgaristan, hırvatistan ve romanya bu yasaları kendi ülkelerine uyarlayarak uygulamışlardı.
kaynak
kaynak
devamını gör...
görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda
alındı demiyor mu bir de... şu insan demeye dilimin varmadığı yaratıklar karşımda cayır cayır yansalar, elimdeki bir bardak suya muhtaç olsalar, karşılarına geçer o suyu kana kana içerim. öylesine kin ve nefret doluyum.
devamını gör...
freud purosu
freud, bir rivayete göre geçmek bilmeyen kansere bağlı ağız yarasını purosu ile dağlamıştır ve takip edilesi sözlük yazarı.
devamını gör...
boğa burcu kadını
pozitif yönleri: kanaatkar, mutfakta şef gibi, realist ve zevk düşkünüdür.
negatif yönleri: inatçı, zaman zaman anlayışsız.
bu arada meraklıdırlar. bu yönlerini hangi tarafa koyacağımı bilemedim.
negatif yönleri: inatçı, zaman zaman anlayışsız.
bu arada meraklıdırlar. bu yönlerini hangi tarafa koyacağımı bilemedim.
devamını gör...
17 mart 2021 hdp'nin kapatılması için aym'de dava açılması
anlamsız dava. türkiye dünyada hiç olmadığı kadar yalnızken, bir muhalefet partisinin kapatılacağını zannetmem. milliyetçi tabanın gazını almak için hdp’ye ihtiyaçları var daha.
devamını gör...
12 angry men
sidney lumet'in yönetmenliğini yaptığı 1957 yapımı film. ''guilty, not guilty'' replikleriyle akıllara kazınan, 12 juri üyesinin bir olay karşısındaki karar alma sürecini ve ön yargı kavramını ustalıkla işleyen siyah beyaz bir yapıt, daha doğrusu başyapıt. filmin büyük bir bölümü tek odada ve birçok imkansızlıklarla çekilmesine rağmen hiç sıkmamasıyla da bilinir. imdb top 50 listesinde 5. sıradadır.
bir çocuğun babasını öldürme suçuyla mahkemede olduğu sahneyle başlar film. kendisine konuyla hiç ilgisi olmayan bir avukat verilmesinden ötürü doğru düzgün savunulmaz bile, tamamıyla suçlu gözüyle bakılmasına engel olamaz. kaderi 12 juri üyesinin elindedir artık. belki de sadece birkaç dakikada sonuca ulaşılacak ''suçlu'' oyuyla idama götürülecektir. 12 jurinin de kendi hayatları hakkında düşünceleri vardır; biri akşam gideceği maçı düşünür, bir başkası bu olayın üzerinde düşünmenin vakit kaybı olacağından israf etmemesi gereken zamandan yakınır.
oy birliği önemlidir, tek bir kişi bile farklı bir oy verirse, oylama tekrar yapılmak zorundadır. peki çocuğun 12 adet oya bağlı olan hayatına ne olacaktır?
bir çocuğun babasını öldürme suçuyla mahkemede olduğu sahneyle başlar film. kendisine konuyla hiç ilgisi olmayan bir avukat verilmesinden ötürü doğru düzgün savunulmaz bile, tamamıyla suçlu gözüyle bakılmasına engel olamaz. kaderi 12 juri üyesinin elindedir artık. belki de sadece birkaç dakikada sonuca ulaşılacak ''suçlu'' oyuyla idama götürülecektir. 12 jurinin de kendi hayatları hakkında düşünceleri vardır; biri akşam gideceği maçı düşünür, bir başkası bu olayın üzerinde düşünmenin vakit kaybı olacağından israf etmemesi gereken zamandan yakınır.
oy birliği önemlidir, tek bir kişi bile farklı bir oy verirse, oylama tekrar yapılmak zorundadır. peki çocuğun 12 adet oya bağlı olan hayatına ne olacaktır?
devamını gör...
sevgi
işleri çok zorlaştırıyor sahiden de.
insanları gömmeyi zorlaştırıyor. devam etmeyi zorlaştırıyor. çekip gitmeyi ya da bırakılmayı. her şeyi. her şeyi olduğundan daha zor hale getiriyor.
çok isterdim bir eşya olmayı. işlevli ya da değil. sabit bir nesne olmayı gerçekten çok isterdim. tamam çok uç bir istekse şayet, illa canlı olmam gerekiyorduysa primitif bir canlı olmayı tercih ederdim. babası öldü diye kahrolan kedi yok mesela. çimenlerin, budandıklarında canları yanıyor mu hala emin olmasam da tek hücreli olmayan canlıların bile hatta memelilerin, bizimki gibi duygusal acı eşikleri olmadığını gözlemleyebilecek kadar hayvan dilinden anlayan biri olduğumu düşünüyorum. güneş bana tepesi delik demişti bir keresinde. geçenlerde de biri keşke bir süreliğine de olsa zihnini alıp bir köşeye koyabilsem dedi. evet keşke yapabilsen ama özür dilerim üzerimde böyle bir etkin yok dedim bir süre düşündükten sonra. ben hayatımın en zor günlerini, hayatımın en zor günleri diye anabileceğim şeyler yaparak geçirdim sırf sevgiden. dedim size işleri çok zorlaştırıyor. o zaman bile zihnimi çok kısa, pek kısa süreler için durdurabildim deliler gibi ihtiyacım olmasına rağmen. olmayınca olmuyor yani.
halbuki eşya olsan öyle mi?
çok daha sertleşebilirim. hayvanlar akrabalarını, eşlerini, çocuklarını gömmüyorlar. ölü bedene böyle bir kutsiyet atfetmiyorlar. kan bağı gözetmeden çiftleşiyorlar. sevişmek değil, çiftleşmek. yep. sevdikleri için “suç” işlemiyorlar. suç işlemiyorlar :) güneş haklı tabi ki ben de az manyak değilim. 4 tane battaniyem var, en çok birini seviyorum. o kirlenince üzülüyorum. battaniye işi kolay, gider 3 tane daha aynından alırsın. ya insan? çarşıda satılmıyorlar. gitti mi gitti. bitti mi bitti. çık işin içinden seni yazık canlı kolaysa.
halbuki hayvan olsan öyle mi?
insanları gömmeyi zorlaştırıyor. devam etmeyi zorlaştırıyor. çekip gitmeyi ya da bırakılmayı. her şeyi. her şeyi olduğundan daha zor hale getiriyor.
çok isterdim bir eşya olmayı. işlevli ya da değil. sabit bir nesne olmayı gerçekten çok isterdim. tamam çok uç bir istekse şayet, illa canlı olmam gerekiyorduysa primitif bir canlı olmayı tercih ederdim. babası öldü diye kahrolan kedi yok mesela. çimenlerin, budandıklarında canları yanıyor mu hala emin olmasam da tek hücreli olmayan canlıların bile hatta memelilerin, bizimki gibi duygusal acı eşikleri olmadığını gözlemleyebilecek kadar hayvan dilinden anlayan biri olduğumu düşünüyorum. güneş bana tepesi delik demişti bir keresinde. geçenlerde de biri keşke bir süreliğine de olsa zihnini alıp bir köşeye koyabilsem dedi. evet keşke yapabilsen ama özür dilerim üzerimde böyle bir etkin yok dedim bir süre düşündükten sonra. ben hayatımın en zor günlerini, hayatımın en zor günleri diye anabileceğim şeyler yaparak geçirdim sırf sevgiden. dedim size işleri çok zorlaştırıyor. o zaman bile zihnimi çok kısa, pek kısa süreler için durdurabildim deliler gibi ihtiyacım olmasına rağmen. olmayınca olmuyor yani.
halbuki eşya olsan öyle mi?
çok daha sertleşebilirim. hayvanlar akrabalarını, eşlerini, çocuklarını gömmüyorlar. ölü bedene böyle bir kutsiyet atfetmiyorlar. kan bağı gözetmeden çiftleşiyorlar. sevişmek değil, çiftleşmek. yep. sevdikleri için “suç” işlemiyorlar. suç işlemiyorlar :) güneş haklı tabi ki ben de az manyak değilim. 4 tane battaniyem var, en çok birini seviyorum. o kirlenince üzülüyorum. battaniye işi kolay, gider 3 tane daha aynından alırsın. ya insan? çarşıda satılmıyorlar. gitti mi gitti. bitti mi bitti. çık işin içinden seni yazık canlı kolaysa.
halbuki hayvan olsan öyle mi?
devamını gör...
iyi geceler sözlük
geçen gün ( ya da bugün olabilir hafızam çok iyi değil zaten az sonraki sorun da bununla ilgili ) yazarlardan bir tanesinin hiçkimsenin ona iyi geceler demediğinden bahsettiği bir entry okumuştum ve o sabah kendi kendime “ akşam iyi geceler mesajı yazayım , belki mutlu olur. “ dedim ama unuttum. artık görür mü bilmem , keşke o zaman yazsaymışım. sana ve duymaya ihtiyacı olan tüm yazarlara iyi geceler.
devamını gör...
kişisel alan
türkiye'ye daha gelmemiş bir kavramdır.
devamını gör...
balına 1.nesil yazar olup çaylaklara ustalık taslayanlar
gerçekçi olalım ki pek çoğumuz orhan veli veya yaşar kemal değiliz. balına yeni bir sözlük olan kafa sözlüğe üye olduk. azimle klavyelediğimiz için 1. nesil yazar olduk. çaylak arkadaşlar arasında da illaki bizden daha yetenekli olanlar var. ekşici gibi davranıp lütfen azimlerini şey etmeyelim.
bazılarınız napayım kral, onlarda cingöz mütahit gibi doluşsaydı diyebilir. doğru, çakal olsalardı onlarda 1.nesil olabilir, benjamin reyiz ile aynı kayıkta yol alabilirdi. ama olmadı, yeni girişimlerde şansınız bol olsun.
bazılarınız napayım kral, onlarda cingöz mütahit gibi doluşsaydı diyebilir. doğru, çakal olsalardı onlarda 1.nesil olabilir, benjamin reyiz ile aynı kayıkta yol alabilirdi. ama olmadı, yeni girişimlerde şansınız bol olsun.
devamını gör...


