1. satranç dünyasından referanslar
the queen’s gambit 7 bölümlük mini dizi olarak sunulmuştur. satranç dünyasında bir piyonun vezir olması için geçmesi gereken kare sayısı da 7’dir. buradaki anlama göre beth, başlarda bir piyon olarak yolculuğa başlıyor. 7 bölümde ilerlemesini tamamlayarak vezire dönüşüyor. dizinin sonunda da beth, beyaz vezir olarak simgeleniyor. the queen’s gambit aynı isimli bir kitap uyarlamasıdır. senaryo oluşumunda da gerçek dünyayı yansıtılmasından emin olmak için satranç ustaları referans alınmıştır. beth harmon, dünya satranç şampiyonası’nı kazanan ilk amerikalı bobby fischer’la benzer hikâyeler taşımaktadır. aynı isimli kitabın önsözünde de bobby fischer gibi isimlerin ilham kaynağı olduğu bilgisi yer almaktadır.

2. kıyafet seçimlerinde satranç tutkusu
beth harmon’ı ilk bölümlerde okul üniformasıyla görüyoruz. stil yolculuğu ise, kendisini evlat edinen alma wheathley’le gittiği bir new york mağazasında başlıyor. dizinin kostüm tasarımcısı gabriela binder, kostüm seçimleri için bazı isimlerden ilham almıştır ve beth harmon’ın satranç tutkusuna göre uyarlamıştır. 50’li yıllara atıfta bulunmak istediğinde jean seberg’ü, new york görünümleri için edie sedgwick’i referans almıştır. beth, evde tek başına satranç oynarken bile her zaman iyi görünmeyi başarmıştır. satranç taşlarını simgelemesi için çoğunlukla siyah, beyaz, krem renklerde kıyafetler tercih edilmiştir. desenlerde ise satranç tahtasını temsil eden damalı çizgiler kullanılmıştır.

3. tavandaki satranç seti
the queen’s gambit dizisinin sevenlerini şaşırtacak detayları arasında fark edilmesi zor bir konu yer alıyor; tavandaki satranç seti. beth harmon satranç tahtasıyla, yetimhanedeki bay shaibel sayesinde tanışmıştır. dizinin başlarında bay shaibel beth’le satranç oynamayı reddetmiştir. beth, aldığı hapların da etkisiyle, satranç tahtasını yatakhanenin tavanında görselleştirmiştir. oyunu öğrenmesi ve kendisini geliştirmesi de bu pratikler sayesinde gerçekleşmiştir. bay shaibel beth’le oynamayı kabul ettiğinde, beth satrançta uzun bir yol kat etmişti. beth, dizi boyunca zihnindeki satranç tahtasını tavanda hayal ederek pratik yapmaya devam etmiştir. beth’in her zaman tavanda görselleştirdiği set ise bay shaibel’le oynadığı satranç setidir.

4. finaldeki beyaz vezir
beth harmon final bölümde kar gibi beyaz görüntüsüyle karşımıza çıkıyor. kızıl saçlarının üzerindeki beyaz şapkasını, beyaz kabanı ve beyaz pantolonuyla tamamlamıştır. görüntüyü pekiştiren beyaz ayakkabısıyla da bir bütün oluşturulmuştur. beth’in final beyazının nedeni ise, artık satranç tahtasında bir kraliçe olduğunu vurgulamaktır. beyaz görünüm, beyaz vezir taşının görsel bir temsili olarak beth’in üzerine giydirilerek izleyiciye yansıtılmıştır. bu kıyafetin içerisinde beth’i arınmış, mutlu, başarmış ve özgüvenli görüyoruz. dizi her bölümde beth’in satranca olan tutkusuna yaptığı vurguyu, final sahnesinde “satrancın kraliçesi” olarak yansıtmıştır.

5. las vegas’ta dutch açı
dutch açı, gerçeklik algısının manipüle edildiği, eğik açıyı ifade etmek için kullanılıyor. psikolojik gerginliği ifade etmek için de tercih edilen, güçlü görüntü açılarından biri olarak biliniyor. dizide bu açıyla las vegas turnuvasında karşılaşıyoruz. benny watts satranç dünyasında ismi olan ve beth tarafından da takip edilen karakterlerden biridir. beth, turnuvada benny watts’a karşı zorlu bir mücadele verirken, kaybetmek üzere olduğunun farkındadır ve çok gergin bir ruh haline sahiptir. bu sahnelerde kamera beth’in etrafında eğik açıyla hareket etmeye başlıyor. beth’in gerilimi bu sahnede dutch açı ile izleyiciye yansıtılarak the queen’s gambit dizisinin sevenlerini şaşırtacak detayları arasında yer almıştır.

6. beth’in yaş temsili
beth’in ruj renkleri her sahne için özenle ve farklı tonlarda seçilmiştir. yapılan açıklamaya göre kullanılan renkler yaşını temsil etmektedir. dizinin makyaj ve saç tasarımcısı daniel parker; “sonlara doğru beth’in ruj rengi ölen annesine bir övgü olarak kabul edilebilir.” demiştir. alma’nın koyu ruju temel görünüşlerinden biriydi. beth’in final sahnesi de dahil kullandığı ruj, alma’ya ithafen seçilmiştir. daniel parker cümlesinin devamında; “dudaklar ve kirpikler bir karakterin ne yaptığını ya da davranışlarını temsil eden en önemli şeylerden biridir.” demiştir. beth’in kendisini eve kapattığı ve hayattan soyutlandığı bölümlerdeki makyajı da dağılmış ve solmuş ruh halini yansıtmaktadır.

7. beth’in ev duygusu
beth harmon’ı ilk gördüğümüz elbise, yakalı model ve açık gri renktedir. bu gri elbisenin üzerinde annesi tarafından yazılmış olan beth ismi yer almaktadır. yetimhaneye gittiği zaman elbisesi bayan deardorff tarafından yakılmak üzere kenara kaldırılıyor. elbisesini teslim etmeden önce dikkatlice incelediğini ve dikişlerine dokunduğunu görebiliyoruz. bath bu sahneyle, yanında kalan tek şeyi de ardında bırakmış oluyor. beth’i son oyununda da yakalı, açık gri bir elbiseyle görüyoruz. açıklamaya göre beth’in eve dönebileceği bir an yaratmak istedikleri için bu elbise tercih edilmiştir. the queen’s gambit dizisinin sevenlerini şaşırtacak detaylar arasında fark edilmesi zor olsa da, bu renk beth’in ev duygusunu temsil etmektedir.

8. bay schaibel’i onurlandırmak
beth harmon, verdiği röportajlarda kendisine satrancı öğreten kişinin bay schaibel olduğunu sıkça tekrarlıyor. buna rağmen yayınlanan röportajlarda bay schaibel’in ismi hiçbir zaman geçmiyor. beth, bay schaibel’in ölümüyle bodrum kat ofisine ziyaret ediyor ve başarılarının toplandığı bir panoyla karşılaşıyor. anlıyoruz ki bay schaibel beth’i her zaman takip etmiş ama kendi adının geçtiği herhangi bir röportajı okuyamamış. beth dizinin final bölümünde gazetecilere demeç verirken william schaibel’in kendisine ilk satrancı öğreten kişi olduğunu ve bu cümlesinin yayınlanması gerektiğini söylüyor. bay scheibel artık gazetelerde kendi adını göremeyecek olsa da beth tarafından final bölümünde onurlandırılmıştır.

9. the queen’s gambit örgütlenmesi
dizinin izleyicilerine anlattığı temalardan birisi de birbirine destek toplumların başarısıdır. benny karakteri bir noktada rus toplumunun satrançtaki başarısının en önemli özelliğinin dayanışma olduğunu vurguluyor. jolene, beth’in şampiyonaya katılması için gerekli olan maddi yardımı sağlayarak dayanışma döngüsünü başlatıyor. 7. bölümde bu kanı tam anlamıyla karşımıza çıkıyor. sscb satranç oyuncuları her ne kadar rakip olsalar da, yabancı olarak gördükleri beth’e karşı her zaman ittifak halindeler. beth, benny, harry ve diğer amerikalı satranç oyuncuları beth’i arayarak tüyo verdikleri zaman, aynı örgütlenmeyi amerikalılar olarak gerçekleştirmiş oluyorlar.

10. aynı isimli roman ve heath ledger
aynı isimli roman, 1983’te walter tewis tarafından kaleme alınmıştır. kitaptaki ilaç referansları kendi geçmişinden gelmektedir. walter tewis, new york times’a verdiği bir röportajda “gençken bana romatizmal kalp teşhisi konuldu ve hastanede ağır doz ilaçlar verildi.” demiştir. kadınların zekâsını yeni fark eden biri olarak değil, kadınların zekâlarını yeni gösterdiğini düşündüğü bir dönemden beth’i anlatmıştır. “… geçmişte birçok kadın zekâlarını saklıyordu şimdi böyle değil.” diyerek dönemin kadınlarından ilham aldığından bahsetmiştir. başlarda kitabın film olarak yapılması düşünülmüştür. heath ledger’ın yönetmenliğini yapacağı bir film olacakken, ledger 2008’de vefat etmiştir. mini dizi olarak daha iyi olacağı düşünülerek 2020 yılında netflix’ten yayınlanmıştır.
devamını gör...

(bkz: katranı kaynatsan olur mu şeker)
devamını gör...

önemli olma, dikkate değer olma anlamlarındadır.
devamını gör...

fas - şafşavan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

maurice utrillo - la place st. pierre et le sacré coeur de montmartre
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fıstık. bildiğimiz kavrulmuş fıstık. daha güzel giden bir şey tatmadım. ama özgürce yiyememek acıtıyor. kalori neticede çok kilo yapıyor.
devamını gör...

orijinal adı la vita e bella olan yönetmenliğini roberto benigni'in yapımcılığını gianluigi braschi, elda ferri'nin senaristliğini roberto benigni
ve vincenzo cerami'nin üstlendiği 1997 yapımı drama olmasına rağmen zaman zaman gülümseten ve yahudi kamplarını ve orada bulunan insanların çektiği acılarını, korkularını ve insanlığa sürülen kara lekeyi konu almış bir italyan filmidir.

oyuncuları,
roberto benigni
nicoletta braschi
giorgio cantarini
giustino durano
sergio bini bustric

guido (roberto benigni) yahudidir. eşi bir italyan ve 2. dünya savaşında eşinden ayrılarak minik oğluyla birlikte yahudi kamplarına gönderilirler. hayata tutunma çabasıyla çocuğunu korumak ve tüm bu yaşananları ona hissettirmemek için elinden geleni yapan fedakar bir babadır. zaman zaman tebessüm ettirmiş zaman zaman boğazıma bir düğüm bırakmıştır.

değişik bir dramdır bu film. guido'nun dora'ya (nicoletta braschi) olan aşkı oğlu giosue'ye (giorgio cantarini) olan düşkünlüğü ve sevgisi takdire şayandır.

benim için bu film pek kıymetlidir. abimle beraber defalarca izlediğimiz ve guido'ya her seferinde hayran kaldığımız ve üzerine saatlerce konuştuğumuz bir film. abime çok benzetirdim. insanlara sevgiyle yaklaşır, özveriyle ilişkilerini nakış nakış işlerdi. herkesi herkesi düşünür zor zamanlarında destek olmak için çabalardı. kendi durumunun hiç bir ehemmiyeti yoktu. sonumuzda zaten pek farklı olmadı. iyi insanlar erken gidiyor değil mi?

yıllardır izlemedim. ara ara açıp izleyesim geliyor sonra boşver banu diyorum boşver. anılar olduğu yerde çok daha güzel.

iyi seyirler efem.
devamını gör...

buna mı kırıldın diyen insanla aynı topluluğa üyelerdir.
(bkz: buna mı kırıldın diyen insanlar)
devamını gör...

bazı sohbetlerde bazı alıntılar insanın aklına çok süper şekilde cuk oturduğu için kullanan insandır.

mesela aşkla ilgili bir şey konuşurken aşkla ilgili bir alıntı eklersiniz şu kitapta şunu diyordu şair dersiniz.

çünkü o konuda en güzel cümleyi o şair kurmuştur bizim ne haddimize bak usta şöyle demiş dersiniz.
devamını gör...

bazen bir adım ötesi bile kaf dağının ardı gibi olabilir. bazen ise dünyanın öbür ucu göz açıp kapama mesafesindedir.
mesafeyi uzatan yaşanmışlıklardır, ulaşım aracı değildir. mesafeleri yok edenlere sonsuz mutluluklar selam eder.
devamını gör...

doğallığını bozan her şey.
devamını gör...

1993 yapımı tarihi film.
devamını gör...

acayip hoş bir olay. ulan aşıkım aşık diye dolanırsın.

avantajları kadar dezavantajları vardır. o koku sana iyi hissettirebilir. başka bir durumda o koku hatırlanmaya çalışılabilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o zaman bir teoman iyi gider.
devamını gör...

sosyal medyada, bir şekilde popüler olan arkadaşı olan kişinin, avuntusu.
içinde bir miktar gurur da olabilir.
an itibariyle,
sözlüğe benim sayemde dahil olan
bir arkadaşımın, açtığı tüm absürt başlıkların ilgi görmesi sonucu, benim de sahip olduğum hissiyat.
sen neymişsin diyorum ona.
helal olsun.
can sıkıntısı nelere kadir. *
tek senin canın sıkılmıyormuş.
devamını gör...

bir hoş bakış, yarım gülüş.
devamını gör...

harika bir duygudur diye katılmak istediğim başlık.
en güzel his ise her ülkede çalacak bir kapının olduğunu bilmek diye düşünüyorum,gitmeyecek olsan bile.
farklı milletin insanlarının kendilerine özgü kültürlerini harmanlayarak kendini geliştirmek,değiştirmek mükemmel bir his.
yurt dışına gidemiyorum nasıl yapayım demeyin. couchsurfing gibi uygulamaları kullanarak insanlarla tanışıp kalıcı dostluklar kurabilirsiniz.
devamını gör...

sokaktaki insanın şahit olmadığı bir hayatı ayrıntılarıyla gözlemlemeyi gerekli kılan, insanların karanlık yüzüyle karşı karşıya bırakan çetin bir mücadele. insanın da hayatta kalabilmek için kendi kendine verdiği bir savaş var. bu ortamlarda da hayat risk altında ve bomba, füze, kurşun tabii ki de adres sormuyor.
devamını gör...

doğa üstü kapalı bir mesaj verir,cevap verir.

biz insanlar olarak dünyada en çok sorun yaratan varlıklarız.ancak bir şekilde doğa da tepkisini vermekte . çoğunu anlayamasak da bazen anlayıp da devam ettiğimiz de oluyor.

küresel ısınma, ozon tabakasına verdiğimiz zarardan dolayı dünyanın tepkisidir.

su savaşları /suyun yok oluşu, tasarruflu kullanmayıp çokça israf ettiğimiz suyun tepkisidir.

virüs ,cinayetler ,savaşlar,sistemin çöküşü ve daha bir çoğu doğanın bize gönderdiği habercilerdir.
doğanın kaldıracak gücü kalmadı, tükeniyor da...
kendisi bu durumdan çok da memnun değil.
" her şeyin çaresi vardır ancak ölümün çaresi yoktur doğa ölmeden hayat vermemiz gerekecek bu yüzden de belli fedakarlıklar yapmamız gerek"
aslında kendimiz için rahat olan bir şeyi sırf doğaya zarar verdiğinden dolayı kullanmamaya başlarsak bu bir fedakarlıktır.
doğanın da bu durum karşısında verdiği cevap net ve anlaşılır oluyor. "doğa sen ona bunu yaptın diye güzel bir ortam sunar" zaten biz de bunu istemiyor muyduk. doğa bizim bir parçamız ve onun yok oluşu demek bizim yok oluşumuz demek.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim