yazarların iyi ki almışım dediği şeyler
9. sınıftayken kantinden bir liraya aldığım uçlu kalemim ve kalemimle 5. yılımız oluyor.
devamını gör...
yazarların kendinde en nefret ettiği özellik
aşırı derecede umursamaz biriyim. üzerimde büyük bir bosvermişlik var. adeta yarın ölecekmişim gibi her şeyden elimi eteğimi çekmiş, 1 gün sonrasını bile düşünmeden yaşıyorum ve yaşamaya devam ettikçe çıkmaz sokaklardan çıkamıyorum.
devamını gör...
ülkücüleri eğitip topluma kazandırmak
taşı egitemezsin ama, heykel yapabilirsin, duvar örebilirsin, oturak bile yapabilirsin yeri geldiğinde. çeliği bukebilirsin mesela. ülkücü eğitmek mi ? işte onu yapamazsın...
devamını gör...
en iyi 36 yazarın kolajı
ne güzel yapılmış, emek verilmiş, - hangi kıstaslarla / ne zaman - yapıldığı açık açık yazılmış, yapana helal, 36'lık dilime giren güzel yazarlara da selam olsun.
benim ilk hedefim ilk 360, sonrası allah kerim*
not : olur da bi ihtimal günün birinde böyle bir sıralamada olursam kolaj filan yapmadan önce haber verin, benim eşeği ahıra saklayayım.
benim ilk hedefim ilk 360, sonrası allah kerim*
not : olur da bi ihtimal günün birinde böyle bir sıralamada olursam kolaj filan yapmadan önce haber verin, benim eşeği ahıra saklayayım.
devamını gör...
hissizleşmek
belli olaylar yaşadıktan sonra, insanın hisleriyle ulaşabileceği en son yerdir hissizlik.
hissedememektir aslında. istemektir, başaramamaktır.
(bkz: iyi insanları kırmayın lan)
hissedememektir aslında. istemektir, başaramamaktır.
(bkz: iyi insanları kırmayın lan)
devamını gör...
babayla olan ilişki
arkadaş gibi bir ilişki bizimki. ondan daha güzel kahve yapanı tanımadım.
devamını gör...
philocalist
yunanca kökenli bir sözcüktür. güzel şeyleri keşfeden ve güzel şeyleri seven kimseler anlamına gelmektedir.
-bazen bir ruhu bazen bir manzarayı güzel buluruz. ruhu keşfetmenin güzelliğini tadarken, o güzel manzaraya bakmak ise belki hayatta en heyecan verici şeydir.
-bazen bir ruhu bazen bir manzarayı güzel buluruz. ruhu keşfetmenin güzelliğini tadarken, o güzel manzaraya bakmak ise belki hayatta en heyecan verici şeydir.
devamını gör...
klasik erkek yalanları
sen kafanda kurmuşun zaten. *
devamını gör...
kişide kaçma isteği uyandıran muhabbetler
düğünü yaklaştığı için çeyiz düzen kız muhabbeti. ha bir de hükumet güzellemesi yapan ve bir kaynağa dayanmadan wp-facebook paylaşımlarından edinilen güya bilimsel muhabbetler
devamını gör...
görünmez heykelin 150 bin liraya satılması
bakınız işte bu salaklıktır. hani 50 milyon dolara satılan düz renk tablolarlar ile dalga geçiyorduk ama orada en azından sergilenebilecek bir eser var. asıl mallık tanımı budur.
büyük ihtimalle kara para aklamak için kullanılacaktır. dünya üzerinde hiçbir insan da bunun "sanat" olduğunu bana kabul ettiremez.
büyük ihtimalle kara para aklamak için kullanılacaktır. dünya üzerinde hiçbir insan da bunun "sanat" olduğunu bana kabul ettiremez.
devamını gör...
yazarın açtığı başlığın hak ettiği değeri görmemesi
ifade etmek icap ederse ; yazar düşünüp bir farkındalık ya da deklarasyon ortaya koyuyor ama hemen altına troll bir yazar gelip tabiri caizse goy goy makara yapıyor . daha çok etkileşim alıyor. bu yazarın hali necedir sorarım size , özetle dostlarım başlıkda ciddi manada emek varsa hakkını verelim adamı motive edelim görüşündeyim taktir edersiniz.
devamını gör...
ölürüm türkiyem'in çalıntı olması
bir iddia.
bu konuda mustafa yıldızdoğan'ın ifadesi doğruysa epey komik duruma düşerler yalnız:
--- alıntı ---
"beni her şeyle itham edebilirler ama hırsızlıkla asla. 'vatan, bayrak ve allah.' diyen, siyaset ve politika üstü bir tavırla ortaya koyduğum, 1992 yılında bestelediğim bu parça, yıllarca ülkemde dinlendi. bu zamana kadar 'bu parçanın müziği bana aittir' dememişimdir. bu benim ailemden gördüğüm edep ve üslubumdan kaynaklanan bir güzelliktir. 15 temmuz sonrasında bu parça yine parlamıştır. çünkü bu tür eserler asırda bir gelir. dün, vatan ve bayrak hainleri, millet düşmanları birleşmiş, benim hırsızlık yaptığımı söylüyor. sosyal medyadada paylaşılan ve bir müzik grubunun fotoğrafına yer verilen videoda, kürtçe şarkı duyuluyor. videodaki resim, 2 yıl önce çekilmiştir. bunu siyah beyaz yapmışlar. bu yayınlanan videonun kime ait olduğu ve hangi şirkete ait olduğu ortada yok. dolayısıyla nereden çıktığını da bilmiyorum."
--- alıntı ---
bu konuda mustafa yıldızdoğan'ın ifadesi doğruysa epey komik duruma düşerler yalnız:
--- alıntı ---
"beni her şeyle itham edebilirler ama hırsızlıkla asla. 'vatan, bayrak ve allah.' diyen, siyaset ve politika üstü bir tavırla ortaya koyduğum, 1992 yılında bestelediğim bu parça, yıllarca ülkemde dinlendi. bu zamana kadar 'bu parçanın müziği bana aittir' dememişimdir. bu benim ailemden gördüğüm edep ve üslubumdan kaynaklanan bir güzelliktir. 15 temmuz sonrasında bu parça yine parlamıştır. çünkü bu tür eserler asırda bir gelir. dün, vatan ve bayrak hainleri, millet düşmanları birleşmiş, benim hırsızlık yaptığımı söylüyor. sosyal medyadada paylaşılan ve bir müzik grubunun fotoğrafına yer verilen videoda, kürtçe şarkı duyuluyor. videodaki resim, 2 yıl önce çekilmiştir. bunu siyah beyaz yapmışlar. bu yayınlanan videonun kime ait olduğu ve hangi şirkete ait olduğu ortada yok. dolayısıyla nereden çıktığını da bilmiyorum."
--- alıntı ---
devamını gör...
bir anneye verilecek öğütler
çocuğunu çok sev. onu diğerleri ile kıyaslamaktan vazgeç. mecbur kalmadığın sürece onu küçük yaşta çok yalnız bırakma. yere düştüğünde başını kaldırdığında ilk seni görsün. yarasını öp "bak geçti" de. ve ondan "seni çok seviyorum" cümlesini esirgeme. böylece çocuk büyüdüğünde içinde yaralar açılmamış olacak.
devamını gör...
açık havada sigara içme yasağı
-uygulanabilirliği olmuş olsaydı- gayet güzel bir yasaktır.
çok dertli olduğum bir konudur.sigara dumanı beni inanılmaz rahatsız eder, ne kadar kaçınmaya çalışırsam çalışayım aksine o kuyruk gibi peşimdedir.masada yer değiştiririm, sanki beni bekliyormuşcasına anında rüzgarın yönü değişir duman gene bana gelir.ne kadar dikkat edersem edeyim, yolda sigara içip yürüyen biri ile beraber tüttürürüz, hiç şaşmaz.o yüzden keşke yasaklansa da kurtulsam şu pasif içicilikten diye umut ediyorum.*
bu arada yolda yürüyüp sigara içenler arkanızdan gelen insanları çok rahatsız ettiğinizi bilmenizi isterim.
çok dertli olduğum bir konudur.sigara dumanı beni inanılmaz rahatsız eder, ne kadar kaçınmaya çalışırsam çalışayım aksine o kuyruk gibi peşimdedir.masada yer değiştiririm, sanki beni bekliyormuşcasına anında rüzgarın yönü değişir duman gene bana gelir.ne kadar dikkat edersem edeyim, yolda sigara içip yürüyen biri ile beraber tüttürürüz, hiç şaşmaz.o yüzden keşke yasaklansa da kurtulsam şu pasif içicilikten diye umut ediyorum.*
bu arada yolda yürüyüp sigara içenler arkanızdan gelen insanları çok rahatsız ettiğinizi bilmenizi isterim.
devamını gör...
linç kültürü
''linç'' nedir diye sorsak, mağduriyet hikayesi ile cevap verecek, insanlar.
uzun zaman önce yanlışa yanlış dediğimiz için adımız, ''linç edene'' çıktı. çok insana mesaj yazıp '' kör müsünüz'' demek istedim fakat diyemedim. boş boş yazanlara laf anlatmak zordu fakat kalemine güvendiğim, çok sevdiğim, aklı başında insanlar dahi, yanlışı destekledi. yetmedi, bağzııı mod'lar tarafından çanak tutuldu. radyo programlarında bu konu konuşuldu. neyse, herkesin azıcıkta olsa zamanla utandığını var saymak istiyorum.
üzerinden çok vakit geçti, sakın ama sakın olayları harlayıp önüme sermek gibi bir hamlede bulunmayın, ciddiyetle uyarıyorum. bu konuda ne bir mesaj ne de bir yorum kabul etmiyorum!
sol'da, linç kültürünü görünce aylar önce yazdığım yazıyı paylaşmak istedim.
ali püsküllüoğlu, linç kelimesini, halktan bir topluluğun, bir suçluyu ya da kendilerine göre suç olan davranışta bulunmuş birini yumruk, taş, sopa gibi araçlarla döve döve öldürmesi olarak tanımlamıştır.
linç kültürü bugünlerde sıklıkla maruz kaldığımız ve şahit olduğumuz tepkiler silsilesidir.
linç kültürü sonucunda her daim mağdur/lar ortaya çıkar.
sürü psikolojisi ile hareket eden ve aklını kesinlikle kullanmamaya and içmiş kitlelerin zaman zaman linç yapan taraf, zaman zaman mağdur olan taraf olarak görmekteyiz.
sağduyulu insanlar* sorgular, düşünür evet evet düşünür ve tartışır. hatta en önemli özellikleri yanlışa yanlış demektir. yanlışa yanlış dememek gibi anlaşılması güç, kibarlık veya daha doğrusu duyar geliştiren insanlar hızla çoğalmaktadır.
empati yapayım derken ya da merhamet göstereyim derken ne yazık ki yapay mağduriyetlerin destekçileri olurlar.
her daim nezaketi ve saygıyı es geçmeden, insanların hata yapabilme paylarını hesaba katarak yaşamak zorundayız. çabamız bu yönde, en azından. kaostan özellikle uzak durmaya özen gösteren bir insan olarak
hayatta her insanın kırmızı çizgisi vardır, her duruma eyvallah çekemeyecek insanlar vardır. bazı yorumlarımız, bazı keskin tepkilerimiz gerçekten en hassas olduğumuz konuların sonucunda dökülür dilimizden.intihalbenim kırmızı çizgim, mesela, üzgünüm.....
aklımız-fikrimiz var, bir insanın izzeti nefsini, kendi egomuz uğruna kırmak gibi bir tutumumuz elbette olmayacak.
türkiye'de, nice linç hikayeleri ve mağduriyet hikayeleri dinleyerek seçimler yapıyoruz, liderler belirliyoruz.
herkese bir kitap tavsiyesinde bulunmak isterim, tanıl bora tarafından yazılmış olan (bkz: türkiye'de linç rejimi) kitabını okuyunuz efendim, okutunuz.
uzun zaman önce yanlışa yanlış dediğimiz için adımız, ''linç edene'' çıktı. çok insana mesaj yazıp '' kör müsünüz'' demek istedim fakat diyemedim. boş boş yazanlara laf anlatmak zordu fakat kalemine güvendiğim, çok sevdiğim, aklı başında insanlar dahi, yanlışı destekledi. yetmedi, bağzııı mod'lar tarafından çanak tutuldu. radyo programlarında bu konu konuşuldu. neyse, herkesin azıcıkta olsa zamanla utandığını var saymak istiyorum.
üzerinden çok vakit geçti, sakın ama sakın olayları harlayıp önüme sermek gibi bir hamlede bulunmayın, ciddiyetle uyarıyorum. bu konuda ne bir mesaj ne de bir yorum kabul etmiyorum!
sol'da, linç kültürünü görünce aylar önce yazdığım yazıyı paylaşmak istedim.
ali püsküllüoğlu, linç kelimesini, halktan bir topluluğun, bir suçluyu ya da kendilerine göre suç olan davranışta bulunmuş birini yumruk, taş, sopa gibi araçlarla döve döve öldürmesi olarak tanımlamıştır.
linç kültürü bugünlerde sıklıkla maruz kaldığımız ve şahit olduğumuz tepkiler silsilesidir.
linç kültürü sonucunda her daim mağdur/lar ortaya çıkar.
sürü psikolojisi ile hareket eden ve aklını kesinlikle kullanmamaya and içmiş kitlelerin zaman zaman linç yapan taraf, zaman zaman mağdur olan taraf olarak görmekteyiz.
sağduyulu insanlar* sorgular, düşünür evet evet düşünür ve tartışır. hatta en önemli özellikleri yanlışa yanlış demektir. yanlışa yanlış dememek gibi anlaşılması güç, kibarlık veya daha doğrusu duyar geliştiren insanlar hızla çoğalmaktadır.
empati yapayım derken ya da merhamet göstereyim derken ne yazık ki yapay mağduriyetlerin destekçileri olurlar.
her daim nezaketi ve saygıyı es geçmeden, insanların hata yapabilme paylarını hesaba katarak yaşamak zorundayız. çabamız bu yönde, en azından. kaostan özellikle uzak durmaya özen gösteren bir insan olarak
hayatta her insanın kırmızı çizgisi vardır, her duruma eyvallah çekemeyecek insanlar vardır. bazı yorumlarımız, bazı keskin tepkilerimiz gerçekten en hassas olduğumuz konuların sonucunda dökülür dilimizden.intihalbenim kırmızı çizgim, mesela, üzgünüm.....
aklımız-fikrimiz var, bir insanın izzeti nefsini, kendi egomuz uğruna kırmak gibi bir tutumumuz elbette olmayacak.
türkiye'de, nice linç hikayeleri ve mağduriyet hikayeleri dinleyerek seçimler yapıyoruz, liderler belirliyoruz.
herkese bir kitap tavsiyesinde bulunmak isterim, tanıl bora tarafından yazılmış olan (bkz: türkiye'de linç rejimi) kitabını okuyunuz efendim, okutunuz.
devamını gör...
hayatı çekilir kılan detaylar
sevmek ve sevilmek en temel iki detay bence.
devamını gör...
bts
uluslararası platformlarda azımsanmayacak izlenim ve dinlenmeye sahip güney kore erkek müzik grubu. şaşırtıcı derecede büyük bir kitleleri var umarım bu durumu iyi değerlendirmeye devam edebilirler.
devamını gör...
1 mart 2021 türkiye’de koronavirüs risk haritası
devamını gör...


