türkiye iş bankası kültür yayınlarının hasan ali yücel klasikleridir.
devamını gör...

insan böyle haberleri duyunca mutlu oluyor, fikirlerin yazılara döküldüğü harika işlerden birisi daha.
devamını gör...

bugün
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"dilce susup
bedence konuşulan bir çağda
biliyorum kolay anlaşılmayacak
kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın
yanık yağda boğulan yapıların arasında
delirmek hakkını elde bulundurmak"

gibi unutulmaz dizelerin şairidir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

modern dünyanın maalesef ki en güçlü gerçekliği bu..
insanlar kapitalizm ile bir hayat kurup, şehirleştikten ve 2000’lerle beraber artık iyice “ modernleştikten” sonra samimiyet, likayat ve gerçek duygusal birliktelik kalmadı.


günümüz dünyası sadece “ çıkar” üzerine dönüyor.insanlar terfiler alabilmek için birbirini satıyor, eşler birbirlerine ihanet ediyor, ailele miras için birbirini yiyiyor, aileler evlatlarını kayırıyor vb..


bakıldığında, insanlık ileri gittikçe, duygular gömülmeye başladı.bence insanların bir çoğu
“ psikolojik bir vaka”. narsisizim aldı başını gidiyor..


asıl üzücü olan nokta şu ki ; insanlar ağzını yaya yaya “ ben narsistim” diyor.. yani bu gerçekten küçük düşürücü çünkü narsisizm bir “ kişilik bozukluğudur” yani açıkcası bir hastalığın neyini havalı bulup , ulu orta kabul ediyorsunuz?


dünyanın problemi “ bencillik ve para hırsı”. kimse düşünmüyor. herkes için “ölüm” var.. bindiğin araba, giydiğin ayakkabı, kullandığın telefon burada kalacak, sen 2 karış beze sarılıp gideceksin.sırf seninle ne kadar süre kalacağı belli olmayan şeyler için kasıtlı insanları harcıyorsunuz..


terfilerini çalıp, pozisyonlarını alıyorsunuz, işten çıkarıyorsunuz, tazminatlarına konuyorsunuz, evli iken beraber oluyorsunuz, katlediyorsunuz, tecavüz ediyorsunuz…



herkesin çığrı çıkmış durumda.. farkındalık her yerde lazım.. her yerde..
devamını gör...

özleniyorsun.bambaşka kalitedeydin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

haklı-haksız tartışmasında bir yorum yapamayacağım tanım. kişilerin önceki yaşantılarına dair bir paylaşım yok çünkü.
yalnız olaya bir de şu açıdan bakalım. pandemi ile birlikte okuldaki tüm öğrencilerde ve velilerde telefonum var. bu, insanlara istediği zaman ulaşma imkanı tanıyor. * ha bu durum, her istediklerinde yanıtlayacağım ya da yanıtlamak zorunda olduğum anlamına gelmiyor.
ama insanla çalışırken belirli bir kural silsilesi oluşturmak öngörülebilecek sorunları engellemeyi sağlıyor.
şöyle bir anlaşmamız var: istediğiniz saatte sorularınızı atabilirsiniz, ben de ne zaman müsaitsem o zaman yanıtlarım. * yani ulaşılmak istemediğim anda kapatıyorum, olayım bitiyor.
devamını gör...

her günüm seninle


güzel olan
her günü seninle tekrar tekrar yaşamak
erimek yarını olmayan zamanlarda
durdurmak bir yerde bütün saatleri
bütün kuralları kırıp parçalamak
sonra varmak o yerlere
mevsimlere dur demek
kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara
güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak
sonra doldurmak ayışığını kadehlere
delicesine içmek
ve unutabilmek her şeyi ansızın
sevmek seni en yücesiyle sevgilerin
birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak
güzel olan
sevmek seni tanrılar gibi
seninle tanrılaşmak

bir gün bu akan sele dur diyeceğim
göreceksin
ne bu şehirler kalacak
ne bu duygusuz sürü
bu korkunç kalabalık
her vapur seni getirecek bana
bütün istasyonlarda seni bekleyeceğim
kapılar sana açılacak
senin için söylenecek şarkılar
şiirler senin için yazılacak
her evde bir resmin
her meydanda bir heykelin olacak
ve sen kimi gün bir rüzgar gibi
kimi gün denizler gibi, bulutlar gibi
kopup ötelerden, ötelerden
yalnız bana geleceksin
bir gün bu akan sele dur diyeceğim
göreceksin

ben eskimeyen tek güzelliği sende gördüm
sende buldum erişilmez hazları
yanında sıyrıldım korkulardan, yalanlardan
duyguların en ölmezini sende duydum
susuzluğum dudaklarında dindi
yalnızlığım ellerinde
çoğu gün unuttum açlığımı
sende doydum
ilk defa seninle bütünlendim, anlıyor musun
anladım yaşadığımı her nefes alışta
seninle geçtim bütün zamanlardan
seninle var oldum
eridim seninle bir sonsuz çalkanışta

boynunda bir yer vardır ben bilirim
ne zaman oradan öpsem değişir gözlerinin rengi
yanar dudakların, terler avuçların
dökülür kapkara bir aydınlık gibi omuzlarına saçların
gitgide artar kalbinin vuruşları
bir musiki halinde dünyamı doldurur
ansızın bütün sesler kesilir
zaman durur
bir başdönmesi başlar o en yükseklerde
her gün seninle yeniden varoluruz
eriyip kaybolduğumuz yerde.

sesini duymadığım gün
yaşanmış değil
açan çiçek değil
öten kuş değil
yüzünü görmediğim gün
içimde yıldızlar sönük
güneşler güneş değil
seni sevmediğim gün
seni anmadığım gün
olacak iş değil

balıklar denize muhtaç
çiçekler toprağa ve suya
umutsuz yaşamıyor insanlar
dal yapraksız olmuyor
meyva ağaçsız
tanrı bizsiz tanrı değil
biz tanrı'ya muhtacız
ve ben de sana muhtacım sevdiğim
su gibi, ekmek gibi
adın dudaklarımda
bir sabah uyanınca
nefes alabilmek gibi

her günüm seninle geçsin
o güneşe en yakın
kimsenin varamayacağı bir dağbaşında
uçsuz bucaksız uzak denizlerde
insan ayağı değmemiş ormanlarda
uzaklarda, en uzaklarda
o gemilerin uğramadığı limanlarda
ışığım ol, alınyazım ol benim
vatanım ol, evim ol
yeter ki bir ömür boyu benim ol
her günüm seninle geçsin.


ümit yaşar oğuzcan
devamını gör...

''bir çocuğun ölümünü görmektense, dünyaya geliş biletimi iade etmek isterim.''
devamını gör...

(bkz: narsist kişiliğime yenik düştüm)
devamını gör...

günaydın sözlük. otobüs terminalindeyim. evet epey soguk, sağa sola koşan insanlar var, dışarısı sisli ben yalnızım. havanın bugün mis gibi olacagı cok belli, zaten evladıma kavuşmaya gidiyorum. saatler cok cabuk gecsin istiyorum.
devamını gör...

şaşırtmayan bir durumdur. sek sek oynuyor artık fakülte ve üniversitelerde rektörler.
devamını gör...

başıma bir şey gelmeyecekse eğer benim de içinde bulunduğumu söylemek istediğim kadınlardır. aslında biraz garip bir durumdur çünkü çok kıymet verdiğimiz saçları kesmemizin, bizim canımızı daha çok sıkması gerekir.* ama o an saçlar sana fazlalık gibi gelir, sanki kesince kafanız hafifleyecekmiş gibi hissedersiniz. halbuki ağırlık tamamen kafanızın içindedir.

benim kesme sebebime gelince, canım çok sıkkınken saç tellerim ağrır benim. bildiğiniz dokunamaz hale gelirim. birkaç sene önceye kadar kına ile kurtarmaya çalışırdım, şimdilerde kestirmeyi tercih ediyorum. "tercih ettim" diyeyim de genellenmeyip eskide kalsın, tekrar kestiresim yok çünkü.
devamını gör...

boğuştuğum anemi.eksikliği can sıkar,halsiz bırakır.
devamını gör...

kullanmıyorum, ihtiyaç da hissetmiyorum.iş dışında son derece içe dönük yaşamayı seviyorum.
devamını gör...

ilbi'nin ttnet kullandığına dair bahse girebilirim ama kanıtlayamam.

imza: bir ttnet mağduru

benim hiç öyle entry'lerim yok. bilim konuşsam millet uyur. dinleyici olarak iyiyim bence

edit: türk telekom dedi şimdi... aaah ah!
devamını gör...

sonra da kızların espri yapmayı becerememesi gibi dertlere girerler.
devamını gör...

youtube'da rastgele dolaşırken karşıma çıkan ve beni inanılmaz etkileyen insan.
eski çağlarda yerleşimin insanlar tarafından nasıl olduğunu resmen gözler önüne seren harika videoları var.
bir çubuğu varki tek başına dünyalara bedel.
kumsalda cazibeli kale yapmakta zorlanan biri olarak gördüklerimle ayakta alkışlamaktan ve daha fazla izleyicisi olması için buradan birilerine ulaşmaktan başka bir şey yapamayacağımı düşündüm.
o arkadaki soft müzikte insanı dinlendirilen aynı zamanda merakla şimdi ne yapacak düşüncesini oluşturuyor.
hemen bir videosunu bırakayım, dikkat edin bağımlılık yapabiliyor.
devamını gör...

ölene dek özlemediğim gereksiz şehir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim