elmalı çocuk istismarı davası
yeryüzünde güldürülmesi en kolay olan varlıkların, çocukların bile bu ülkede yüzü gülmüyor.
bu ülkeden bir halt olmaz.
kanıtlara dayanan bir olayda bile bazıları kafalarına göre karar veriyor. oyun mu oynuyoruz, çocukların hayatı gidiyor?
o anne baba denen şahsiyetsizler çocukların benliklerini, çocukluklarını öldürdüler. hayata dair umutlarını öldürdüler. aile kavramını öldürdüler. insanlara güvenini öldürdüler.
siz öldürmeyi bir tek kalbini durdurmak mı sanıyorsunuz? istismarın her türlüsü işlenerek çocukların hayatı gidiyor.
çocuk anlatıyor işte duysanıza! sesi olsana işte anlatıyor, çiziyor, bağırıyor sana! görsene şu çizimi, herkes gördü!
bu ülkeden bir halt olmaz.
kanıtlara dayanan bir olayda bile bazıları kafalarına göre karar veriyor. oyun mu oynuyoruz, çocukların hayatı gidiyor?
o anne baba denen şahsiyetsizler çocukların benliklerini, çocukluklarını öldürdüler. hayata dair umutlarını öldürdüler. aile kavramını öldürdüler. insanlara güvenini öldürdüler.
siz öldürmeyi bir tek kalbini durdurmak mı sanıyorsunuz? istismarın her türlüsü işlenerek çocukların hayatı gidiyor.
çocuk anlatıyor işte duysanıza! sesi olsana işte anlatıyor, çiziyor, bağırıyor sana! görsene şu çizimi, herkes gördü!
devamını gör...
kafa yazarlarının orhan pamuk hakkındaki düşünceleri
orhan pamuk başlığında ifade edilebilmesi mümkün düşüncelerdir. yazar adına açılmış bir başlık varken ve zaten o başlıkta düşünce beyan etmeye bir engel yokken bu başlığa gerek olduğunu düşünmüyorum.
iğne başlığı varken kalkıp, sözlük yazarlarının iğne hakkındaki düşünceleri başlığını açsam pek mantıklı olmaz sanıyorum ki. sözlük gibi platformlarda düşüncelerimizi paylaşıyoruz zaten.
iğne başlığı varken kalkıp, sözlük yazarlarının iğne hakkındaki düşünceleri başlığını açsam pek mantıklı olmaz sanıyorum ki. sözlük gibi platformlarda düşüncelerimizi paylaşıyoruz zaten.
devamını gör...
kişisel iletiye bakarak kişi hakkında fikir yürütmek
bakmışken beğeni de atarsanız tadında yenmez.
bu arada ben sık değiştiriyorum. bu da hakkımda fikir edinmeniz için kalsın bir kenarda.*
bu arada ben sık değiştiriyorum. bu da hakkımda fikir edinmeniz için kalsın bir kenarda.*
devamını gör...
yazarların kendini tanımlama şekli
hani bi bilgisayar vardır ya, oyun oynayayım dersin kaldırmaz, film izleyeyim dersin donar kalır işte aynen buyum ben. her şeyi yapacakmış izlenimi verip hiçbir şey yapamam.
devamını gör...
yeni insanlarla tanışmak için çok yorgun olmak
olumsuz tecrübelerden, kalbe oturmuş hayal kırıklıklarından sonra oluşan durumdur. yeni birileri ile tanışmak için enerjiniz kalmamıştır, kendinizi anlatmak için de.
devamını gör...
ümit yaşar oğuzcan
"aşka ve kıskançlığa büyük saygım vardır.
aşkın karşısında şapkamı çıkarır, kıskançlığın karşısında önümü iliklerim.."
aşkın karşısında şapkamı çıkarır, kıskançlığın karşısında önümü iliklerim.."
devamını gör...
sahilde yürüyüş yapmak
sakince yürürken düşüncelere dalar, hayatı sorgulamaya başlarsınız. düşünceler üst üste gelmeye başladığı anda temiz deniz havası alır rahatlarsınız. güzel bir terapi yöntemidir.
devamını gör...
herkesin sevdiği sizin sevmediğiniz şey
survivor.
devamını gör...
estonya
1.3 milyonluk nüfusuyla boyundan büyük işler yapan, dijitali seven ve benimseyen ülke.
skype, playtech, transferwise ve bolt'tan teşkil unicorn kervanına geçtiğimiz günlerde pipedrive'ı da katarak tam 5 tane 1 milyar dolar üstü değerlemeli şirketle diğer ülkelere ibret olmaktadır (bkz: unicorn). taşı toprağı dijitaldir.
skype, playtech, transferwise ve bolt'tan teşkil unicorn kervanına geçtiğimiz günlerde pipedrive'ı da katarak tam 5 tane 1 milyar dolar üstü değerlemeli şirketle diğer ülkelere ibret olmaktadır (bkz: unicorn). taşı toprağı dijitaldir.
devamını gör...
her ortamda sakinliğini korumak
bu kişi benimdir. karşımdaki delirsin , ağlasın, kendini yerlere atsın umrumda olmaz. umrumda olduğu anlarda da içimde yaşarım asla göstermem. kendimden biliyorum bu kişiler aslında kaygı düzeyi yüksek kişilerdir. sabırlı olmazlarsa kötü şeyler olacağını düşünüp böyle kalmayı tercih ederler.
devamını gör...
sessizlik kuleleri
zerdüşt inanışına göre,yaşamda en kutsal olan şeyler toprak, hava, su ve ateş. bu nedenle ölü bedenlerin toprağa karışıp toprağı kirletmesini ya da yakılarak havayı kirletmesini uygun görmüyorlarmış.bu düşünceyle de bu kuleleri inşa etmişler.
ölmüş insanların bedenlerini kulenin tepesine çıkarıp kadın, erkek ve çocuklar olarak ait oldukları bölümlere yatırıyorlarmış.kuşlar cesedi kemikler kalıncaya kadar parçalayıp yedikten sonra geriye kalan kemikler bulundukları yerde bir çukura atılır, iyice kuruyunca tutkal vs. yapmakta kullanılırmış.
ölmüş insanların bedenlerini kulenin tepesine çıkarıp kadın, erkek ve çocuklar olarak ait oldukları bölümlere yatırıyorlarmış.kuşlar cesedi kemikler kalıncaya kadar parçalayıp yedikten sonra geriye kalan kemikler bulundukları yerde bir çukura atılır, iyice kuruyunca tutkal vs. yapmakta kullanılırmış.
devamını gör...
honore de balzac
roman deyince victor hugo öne çıkar lakin balzac da onun gibi dünyanın en büyük romancılarından biridir. nitekim balzac, realizmin kurucularından ve en önemli temsilcilerinden biri sayılmaktadır.
valla adamda yok yok. bir kere yaşadığı dönemin fransa'sının her sınıfındaki insanını ve sosyal durumunu gözler önüne sermekte bir usta. bu insanları yani tipleri anlatırken de müthiş betimlemeleriyle evrensel nitelikte aktarıyor.
vadideki zambak en bilindik eseri lakin goriot baba- le père goriot (kitap), eugenie grandet, köylüler, sönmüş hayaller peşinde gibi eserleri de gayet önemli eserlerinden.
valla adamda yok yok. bir kere yaşadığı dönemin fransa'sının her sınıfındaki insanını ve sosyal durumunu gözler önüne sermekte bir usta. bu insanları yani tipleri anlatırken de müthiş betimlemeleriyle evrensel nitelikte aktarıyor.
vadideki zambak en bilindik eseri lakin goriot baba- le père goriot (kitap), eugenie grandet, köylüler, sönmüş hayaller peşinde gibi eserleri de gayet önemli eserlerinden.
devamını gör...
judith leyster
1609 - 1660 yılları arasında yaşamış flaman ressam. genellikle portreler ve still life resimleri yapmıştır.
yaşadığı dönemde eserleri saygı görmüş olmasına rağmen, ölümünden sonra kendisi neredeyse unutulmuş ve eserleri genellikle kocasına ya da frans hals'a atfedilmiştir. hatta ölümünden önce bile bunun yapılıp hakkının yendiği söyleniyor. 19. yüzyılda ise yeniden hatırlanmış, hak ettiği değeri görmeye başlamıştır.
leyster'in hayatıyla ilgili çok kesin bilgiler yok. resim yapmaya babası iflas ettikten sonra aileye destek olmak için başladığı düşünülüyor. bilinen ilk eseri ise 1629 yılına dayanıyor. 1633 yılında haarlem guild of st. luke sanatçı grubunun bir parçası olmuştur. bazı kaynaklara göre leyster, bu gruptaki ilk kadın sanatçıdır.
1636'da kendisi gibi ressam olan jan miense molenaer ile evlendi.
çoğunlukla (en fazla üç tane) neşe saçan figürden oluşan, düz bir arka planda gösterilen portre benzeri tür sahnelerinde* uzmanlaşmıştır. çocukları ve sarhoş erkek figürlerini resimlerinde sık sık kullanırdı. leyster, özellikle domestic, ev ortamını anlatan tür resimlerinde epey yenilikçiydi. bunları bir kadının bakış açısından anlattığı için çağdaşlarından çok farklıydı. genellikle mum veya lamba ışığında, evdeki kadınların sessiz sahneleri şeklinde resmediyordu.
self portrait

laughing children with a cat

the proposition

a game of cards
yaşadığı dönemde eserleri saygı görmüş olmasına rağmen, ölümünden sonra kendisi neredeyse unutulmuş ve eserleri genellikle kocasına ya da frans hals'a atfedilmiştir. hatta ölümünden önce bile bunun yapılıp hakkının yendiği söyleniyor. 19. yüzyılda ise yeniden hatırlanmış, hak ettiği değeri görmeye başlamıştır.
leyster'in hayatıyla ilgili çok kesin bilgiler yok. resim yapmaya babası iflas ettikten sonra aileye destek olmak için başladığı düşünülüyor. bilinen ilk eseri ise 1629 yılına dayanıyor. 1633 yılında haarlem guild of st. luke sanatçı grubunun bir parçası olmuştur. bazı kaynaklara göre leyster, bu gruptaki ilk kadın sanatçıdır.
1636'da kendisi gibi ressam olan jan miense molenaer ile evlendi.
çoğunlukla (en fazla üç tane) neşe saçan figürden oluşan, düz bir arka planda gösterilen portre benzeri tür sahnelerinde* uzmanlaşmıştır. çocukları ve sarhoş erkek figürlerini resimlerinde sık sık kullanırdı. leyster, özellikle domestic, ev ortamını anlatan tür resimlerinde epey yenilikçiydi. bunları bir kadının bakış açısından anlattığı için çağdaşlarından çok farklıydı. genellikle mum veya lamba ışığında, evdeki kadınların sessiz sahneleri şeklinde resmediyordu.
self portrait

laughing children with a cat

the proposition

a game of cards
devamını gör...
atatürk'ün dinsiz olduğu iddiası
dinsiz olması beni ilgilendirmez. yaptığı işlere bakarım.
devamını gör...
uykusuz kalmaya değer şeyler
kitap okumak ve film-dizi izlemek. geceleri daha bir tatlı oluyor.
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına girecek olması
sizlere bol bol cem karaca dinlettiriymde görün müzik nasıl yapılırmış.
devamını gör...
okulsuz toplum
ıvan ıllic diye avusturyalı bir adam var. tr.wikipedia.org/wiki/Ivan_...
bu adama göre; eğitim eşitliği diye bir şey yoktur. özgür bir toplumun, okulda oluşabileceğini söylemek bir kandırmacadır. fakir bir çocuk orta yada burjuva sınıfından olan bir çocukla, okulda aynı eğitimi alsa bile, aynı seviyeye gelmeleri çok düşük bir ihtimaldir.
zengin adamın çocuğunun sahip olduğu avantajlar, onu okul dışında daha da geliştirecektir. tatil, kitap, dil gibi...
illic eğitimlerin önemli olduğunu, ancak eğitimlerin okullarda verilmemesi gerektiğini savunmuş, adam okul sayılarının artmasının yıkıcı sonuçları olduğunu söylemiştir. ona göre; hayatımızda işe yarayacak bilgi ve becerileri okulda değil okul dışında deneyimleyerek öğreniriz.
bu adama göre; eğitim eşitliği diye bir şey yoktur. özgür bir toplumun, okulda oluşabileceğini söylemek bir kandırmacadır. fakir bir çocuk orta yada burjuva sınıfından olan bir çocukla, okulda aynı eğitimi alsa bile, aynı seviyeye gelmeleri çok düşük bir ihtimaldir.
zengin adamın çocuğunun sahip olduğu avantajlar, onu okul dışında daha da geliştirecektir. tatil, kitap, dil gibi...
illic eğitimlerin önemli olduğunu, ancak eğitimlerin okullarda verilmemesi gerektiğini savunmuş, adam okul sayılarının artmasının yıkıcı sonuçları olduğunu söylemiştir. ona göre; hayatımızda işe yarayacak bilgi ve becerileri okulda değil okul dışında deneyimleyerek öğreniriz.
devamını gör...
mizojinist
kadınlardan nefret eden, kadınlara düşman olan anlamındaki yunanca kökenli kelime. temelinde anne ile sağlıklı kurulamamış ilişki yahut ilk gençlik yıllarındaki reddedilmişliklerin yatabildiğini okumuştum.
devamını gör...
uyusam mı yoksa bir sigara daha mı içsem sorunsalı
entryi gördüğüm dakka kapanmak üzere olan gözlerimin açılması. bi sigara daha yakıp bu yazıyı yazıyorum. (bkz: nerden gördüm)
devamını gör...
