şu an bile koala gibisin diye nitelendirildiğime göre kaçarım yok kesin koala olurdum. ne güzel ya sarılmak gibi bişey yok dünyada. ah bi de enerjiniz tutuyorsa inanın o rahatlama hissini hiçbirşey vermiyor. sonsuza kadar sarılalım günler geçsin biz ayrılmayalım sevgilim, insan olamadık bari koala olalım dedirten başlık.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: mirket)
şu tatlılığa bakar mısınız?
<3
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



"kalp ruha der ki: ben severim, aşık olurum ama acısını nedense hep sen çekersin.
ruh da cevap verir: sen yeter ki sev... "
şems-i tebrizi
devamını gör...

bir parça hüzünlendiren başlık.

ben yazmam böyle başlıklara kimseyi, nedenini daha önce anlatmıştım.

fakat madem siz yazıyorsunuz, bir allah kulu da meja demez mi vicdansızlar! boşuna mı yazıyoruz o kadar *
devamını gör...

chp genel başkanı kemal kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde, rahim ağzı kanserini önleyen hpv aşısı da dahil olmak üzere kadınlar için tüm önleyici sağlık harcamalarının ücretsiz olacağını kaydetti.


güçlü bir kadın sağlığı projesini başlatacağım. kadınların sağlık, bakım ve hijyen konusundaki en büyük güvencesi devlet olacak.

ergenlik çağına giren kız çocuklarının sağlık harcamaları ücretsiz olacak.

buradan
bu sözü tutarsa, bütün kadınların oyunu alacaktır. cinsel sağlığımız için adayımız kılıçdaroğlu.
devamını gör...

soru1 - akademik kitapları okumak ve bilgi öğrenmek istiyorum ancak bu kitaplar beni sıkıyor, ne yapmalıyım?

cevap1 - akademik kitaplar içeriği gereği amacı bilgi vermek olan kitaplardır. okuduğunuz kitap bir türk yazara aitse ve sizi sıkıyorsa yani 1 paragraf okuyorsunuz bırakmak istiyorsanız, sizde değil kitapta sıkıntı var demektir. çünkü akademik kitap yazarları çoğu zaman amaçları bilgi vermek olduğundan, sadece bilgiyi vermeye odaklanıp okuyucuya nefes aldırmazlar; bu durum da okuyucuyu sürekli ama sürekli sıkar ve okuyucu kısa kısa okur ama çok sıkılarak okur yani sudan bir sebep olsa da şu kitabı bıraksam diye okur.. bu durumda almanız gereken bilgiyi başka kitaptan almalısınız. bilgiyi alacağınız kitap sizi alıp bazen konudan uzaklaştırmalı ve size nefes aldırmalı yani taramalı tüfek gibi bilgiyi size sokuşturmaya çalışmamalı.

-----++++örneğin; bir ekonomistin ekonomi kitabı yazması var, bir de felsefecinin ekonomi kitabı yazması var. ikisi de aynı kitabı yazsa ben felsefecinin yazdığını okur aynı bilgiyi onun kitabından almaya çalışırım. çünkü bilirim ki felsefeci, başka konulara girmeden, başka diyarlara götürmeden, doğrudan bilgi ile sizi boğmak istemeyecektir gibi gibi.

soru2 - bunları anladım ancak kitap bir çeviri kitabıysa? yani yabancı dilden türkçeye çevirilmişse ve yine bizi sıkıyorsa?

cevap2 - onca çeviri kitabı okudum yani hemen hemen okumadığım alan yok gibi birşey.. ve bizim çevirmenlerimizin yaptığı hata şu; kelime nasıl çeviriliyorsa öyle veriyorlar yani karmakarışık bir kitap çıkıyor ortaya. evet çeviri iyi oluyor ancak çevirilen kitabın anlatmak istediğini anlayana kadar 9-10 defa aynı yeri okumanız gerekiyor ancak o zaman bir şeyler çıkartabiliyorsunuz paragraftan. bu da haliyle okuyucuyu yoruyor ve ilerlemesini ciddi anlamda yavaşlatıyor. haliyle de okuyucu çok çabuk sıkılıyor ve kitabı eline almak istemiyor. bu sebeple; bir yabancı kitap türkçeye çevirildiğinde dil çok önemli. son derece akademik, anlamı bilinmeyen kelimelerle ve karmakarışık bir çeviri olursa eğer bu sebepte kitabı okumanızı engelliyor. yabancı kaynak çevirilerinde tek dikkat etmeniz gereken husus; çeviri ''ağır bir dil'' ile yazılmaması. eğer dili ağırsa o çeviri kitabının, hemen başka yayınevindeki çevirisini alınız yoksa kitabı tamamen okumamak üzere elinizden bırakır bir daha hiç almazsınız
devamını gör...

atıp tutmak kolay beyler. bakire olup olmadığını nerden anlayacaksınız? kadınları hafife almayın sizi ayakta mimiklerler. eğer bir kadın ben bakire değilim , bu senin için sorun olacaksa sevgili olmayalım vs diyorsa asıl o kadına nikah basılır. dürüsttür çünkü. biriyle sırf bacak arasında ki bir zar için evlenecekseniz hayırlı olsun , kötü bir evlilik sizi bekliyor.
devamını gör...

tavuk mu yumurtadan çıkar yoksa yumurta mı tavuktan?
aşıda çip var mı?
coronavirüs gerçekten var mı?
erkekler kadınlara ev işlerinde yardım etmeli mi?
allah var mı?
iktidardan memnun musunuz?
eğitim sistemi nasıl?
devamını gör...

karton toplayan adam çocuk sahibi olmaya layık değil. ölsün. ülkenin yarısı ölsün belki o zaman çocuk yapmaya layık olanlar kalır geriye.

ha bu arada arkadaşlar ne oldum değil ne olacağım sözünü düşünün. bugün milyonluk olup 3 çocuğa bakabilecek insan yarın iflas edip sıfırı çekebilir. yani aşırı büyük konuşmalar yapmadan önce bir düşünün. düşünün sadece.
devamını gör...

(bkz: ölü ilan edilmek) durumunun örneklerinden biri. şöyle ki, william, 70 yaşındaki ingiliz bir ev sahibiydi. sene 1660. bir köye gitmek niyetiyle evinden ayrıldı. yürüyerek gidecekti. ama beklenen zamanda eve dönmeyince, karısı aramaya birilerini gönderdi. öyle-öyle aramalar falan yapıldı. william'a ait eşyalar bulundu. şapkası, gömleği gibi şeyler bulundu. şapkası keskin bir aletle kesilmişti, gömleği falan kanla kaplıydı, ama cesedi ortalıkta yoktu. hizmetçisi john perry, william'ın öldürüldüğünü bildiğini ama suçsuz olduğunu söyledi. diğer 2 kişi de biz suçsuzuz dediler. ama john, bu 2 kişinin, william'ın cesedini bir değnekle attıklarını iddia etti ve bu konuda ısrar etti. göleti incelediler ama ceset bulunamadı.

fakat john daha sonra diğer 2 kişiye katıldı ve suçsuz olduğunu söyledi. daha önce ruhsal bozukluğu sebebiyle bu 2 kişiyi suçlamış olduğunu söyledi. ama hem john hem de diğer 2 kişi suçlu bulundu ve asılarak idam edildiler. bu arada bu "2 kişi" dediğim şahıslar, sanırsam john'un annesi ve erkek kardeşi. bu üç kişi idam edilirken de, hem erkek kardeşi hem john suçsuz olduklarını tekrar belirttiler. fakat annelerinin bir "cadı" olduğundan şüphelenildi ve oğullarına itiraf etmelerini engelleyen bir büyü yaptığı iddia edildi böylelikle önce anneleri idam edildi.

1661 senesinde william, ölü ilan edildi. oysa ölmemişti. evet. 3 kişi gerçekten suçsuzdu. 1662 senesinde william geri döndü.

kaçırıldığını, yaralandığını, atlarla götürüldüğünü, bir türk gemisine bindirildiğini ve osmanlı'ya köle olarak satıldığını, kendisini berberi korsanlarının kaçırdığını iddia etti. ve yaklaşık bir buçuk yıl sonra kaptanın öldüğünü ve daha sonra bir limana gittiğini ve bir portekiz gemisiyle geri döndüğünü söyledi. yani adam maceracı oluvermiş. napıp ne etmiş, ölmemiş.

fakat bu iddialar bazılarını şüphelendirdi. yani en nihayetinde adam 70 yaşında. kim napsın 70 yaşındaki bir adamı.

bu olay çok ünlendi. fakat olan, o 3 hizmetçiye oldu....
devamını gör...

içimde ölen biri var.
devamını gör...

fransız bir barondur. kuvvetler ayrılığı'ndan bahsettiği söylense de louis althusser okumalarında aslında bahsetmediği yönünde epey eleştiriye tutulur. temelde bunun sebebi ise bir baron olan montesquieu'nun yürütme ve yasama erklerine gücü devretmesi ve yargıyı silikleştirmesidir. daha doğrusu yasama ve yürütme arasında bir dengeyi sağlamaya çalışırken yargıyı yok saymasıdır. halbuki günümüzde kuvvetler ayrılığı dediğimiz zaman aklımıza bu üç erkin birbirinden ayrıştığını görmeyi bekleriz.

montesquieu niçin böyle bir yola başvurmuş olabilir? madem montesquieu'nun gerçek niyeti kuvvetler ayrılığını sağlamak değildi, o halde neydi?

althusser bu soruya 2 şekilde cevap verir:

öncelikle kendisini bir arabulucu konumunda gördüğü ve yükselmekte, kendilerini göstermekte olan burjuvaziyle asilleri barıştırmak için. ikincisiyse mutlak monarşilere bir çözüm aradığı için.

bu mutlak monarşiye aradığı çözüm şüphesiz daha objektif bir değerlendirme olur montesquieu için fakat ilk söylenen şey de pek yanlış gibi gözükmüyor montesquieu için. nitekim sınıf ayrılığını daha en başından sanıklarla yargıçları aynı keseye koyarak kabul eder. asillerin ise ayrı mahkemelerde yargılanmasını talep eder. montesquieu kimdi? montesquieu bir asildi.
devamını gör...

3 kişilik arkadaş gruplarında olur genelde. kaldırıma sığmazlar, plan yaparken dahil edilmezler. 2 kişilik arkadaşlıklar candır.

edit: anlatım bozukluğu.
devamını gör...

doktorum 493884 tane şeye alerjim olduğunu söylüyor. ama çok taktığım söylenemez hangi birine dikkat edeyim.
devamını gör...

çoğu kişinin ilk kez istiklal marşında karşılaştığı kelimedir. sevilen yerden ayrılma anlamına gelir. osmanlıca bir kelimedir.
‘’canı, cananı bütün varımı alsın da hüda
etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda’’
-mehmet akif ersoy
devamını gör...

hele ulaş'a ulaş'a
ulaş benzerdi güneşe
ulaş kardaş canveriyor
yüreğim düştü ateşe
ulaş'ın elinde mavzer
mavzeri türküye benzer
bizimkiler böyle ölür
böyle ölür bizimkiler...
bugünlerden geriye, bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler...!!!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: oğluma ismini koyduğum yiğit devrimci...
devamını gör...

şimdiye kadar mesajlaştığım insan sayısı 300'ü geçmiştir. hiçbirine '' sen '' diye hitapla iletişime başlamadım. bence sohbet veya mesajlaşma daha samimi hale gelmeden '' sen '' kullanılmamalı. tabi bu benim düşüncemdir.
devamını gör...

yazık türk halkına.
siz ne halkıydınız,
siz sorgulayın bari.
devamını gör...

saç tellerinin yaşam siklusunun bitmesiyle kopmasıdır. günde 100-150 saç telinin dökülmesi normal kabul edilir. dönemsel, hormonel zaman zaman artış gösterse de uzun süreli devam eden saç dökülmesi demir eksikliği, hormon bozukluğu, genetik, kemoterapi gibi nedenlerden kaynaklı olabilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim