çocuklarla girilen komik diyaloglar
pek diyalog değil. zira biz konuşamadık fazla.
5 yaşındaki kızım düğün fotoğraflarımızı görüp, beni niye çağırmadınız diye ortalığı birbirine kattı. hiç bir açıklamayı da kabul ettiremedik kendisine.
5 yaşındaki kızım düğün fotoğraflarımızı görüp, beni niye çağırmadınız diye ortalığı birbirine kattı. hiç bir açıklamayı da kabul ettiremedik kendisine.
devamını gör...
lomografi
rus malı lomo contact automat ( lc-a) modeli çok basit fotograf makinasıyla gelişigüzel yapılan çekim akımıdır. makina son derece basit olduğu için çektiği fotograflarda orjinalin dışında çok garip renkler, flu görüntüler vs görülür.
90'lı yılların başında prag'a giden avusturya'lı gençlerin gezi fotografları çekmek için tesadüfen satın aldığı lc-a makinasında fark ederler bu ilginç fotograf içeriklerini ve istemeden bir moda akımına neden olurlar. tahmin edilenenin çok üzerinde ilgi görür lomo makinaların garip renkli fotografları.
o dönemde bu makinayı sscb dışına çıkarmak çok güç olmuş, daha sonra 94'te sscb yıkılıp ortalık kimin eli kimin cebinde belli değil dönemine girince avusturya'lı gençler bu makinalardan getirip batı dünyasında satmaya başlamışlar (tanesi 250 dolara). günümüzde her akımın gözü çıktığı için çin'de üretilir olmuş lomo makinaları.
bu aklımın önemli kısmı, makinaya ihtiyacı kalmayan kişi, onu atmamalıdır, bir başkasına devretmelidir. fazla düşünmeden, gelişine fotograf çekmektir.
lomografinin 10 altın kuralını da bırakalım buraya;
1. kameranızı gittiğiniz her yere götürün. ne zaman ne yakalayacağınızı bilemezsiniz.
2. kameranızı günün her zamanı kullanın. yakaladığınız fotograflarda her anın ayrı bir tadı var.
3. kameranız hayatınızın akışını engellememeli; onun bir parçası olmalı.
4. kameranızı farklı açılarda tutun. deklanşöre basarken, ne çektiğinizi görmek zorunda değilsiniz.
5. kameranız elinizdeyken, yakınlaşmaktan korkmayın. içinizde fotoğraf çekme arzusu oluşturan nesne ya da kişiyi mümkün olduğunca yakından görüntüleyin. (tabii bu tarlabaşı'nda sümüklü sokak çocuklarından kafanıza taş yeme ihtimalini de yanında getiriyor)
6. düşünmeyin. kameranızı alın, dışarı çıkın ve önünüze geleni canınızın istediği gibi çekin.
7. hızlı olun. saniyenin onda biri bile önemli. ayarlarla vakit kaybetmeyin.
8. film üzerine ne kaydettiğinizi önceden bilmek zorunda değilsiniz. rastlantılara izin verin. hayatın keyfini çıkartmaya bakın.
9. sonradan da... “aaa! o ne? bunu ne zaman çekmişim? nerede çekmişim?” aklınızı bu tür sorularla meşgul etmeyin.
10. kuralları kafanıza takmayın. 10 altın kuralı unutun. canınız ne istiyorsa, onu yapın.
bir kaç örnek foto da bırakalım.


bu da lomo contact automat;
90'lı yılların başında prag'a giden avusturya'lı gençlerin gezi fotografları çekmek için tesadüfen satın aldığı lc-a makinasında fark ederler bu ilginç fotograf içeriklerini ve istemeden bir moda akımına neden olurlar. tahmin edilenenin çok üzerinde ilgi görür lomo makinaların garip renkli fotografları.
o dönemde bu makinayı sscb dışına çıkarmak çok güç olmuş, daha sonra 94'te sscb yıkılıp ortalık kimin eli kimin cebinde belli değil dönemine girince avusturya'lı gençler bu makinalardan getirip batı dünyasında satmaya başlamışlar (tanesi 250 dolara). günümüzde her akımın gözü çıktığı için çin'de üretilir olmuş lomo makinaları.
bu aklımın önemli kısmı, makinaya ihtiyacı kalmayan kişi, onu atmamalıdır, bir başkasına devretmelidir. fazla düşünmeden, gelişine fotograf çekmektir.
lomografinin 10 altın kuralını da bırakalım buraya;
1. kameranızı gittiğiniz her yere götürün. ne zaman ne yakalayacağınızı bilemezsiniz.
2. kameranızı günün her zamanı kullanın. yakaladığınız fotograflarda her anın ayrı bir tadı var.
3. kameranız hayatınızın akışını engellememeli; onun bir parçası olmalı.
4. kameranızı farklı açılarda tutun. deklanşöre basarken, ne çektiğinizi görmek zorunda değilsiniz.
5. kameranız elinizdeyken, yakınlaşmaktan korkmayın. içinizde fotoğraf çekme arzusu oluşturan nesne ya da kişiyi mümkün olduğunca yakından görüntüleyin. (tabii bu tarlabaşı'nda sümüklü sokak çocuklarından kafanıza taş yeme ihtimalini de yanında getiriyor)
6. düşünmeyin. kameranızı alın, dışarı çıkın ve önünüze geleni canınızın istediği gibi çekin.
7. hızlı olun. saniyenin onda biri bile önemli. ayarlarla vakit kaybetmeyin.
8. film üzerine ne kaydettiğinizi önceden bilmek zorunda değilsiniz. rastlantılara izin verin. hayatın keyfini çıkartmaya bakın.
9. sonradan da... “aaa! o ne? bunu ne zaman çekmişim? nerede çekmişim?” aklınızı bu tür sorularla meşgul etmeyin.
10. kuralları kafanıza takmayın. 10 altın kuralı unutun. canınız ne istiyorsa, onu yapın.
bir kaç örnek foto da bırakalım.


bu da lomo contact automat;
devamını gör...
borderline kişilik bozukluğu
dünyayı siyah beyaz olarak görmektir.
oysa andre gide, "gerçeğin rengi çoğu zaman gridir" demiştir.
oysa andre gide, "gerçeğin rengi çoğu zaman gridir" demiştir.
devamını gör...
koronavirüs laboratuvarda üretildi
biyolojik silah denilen şeyin tam da böyle bir şey olduğunu anlamak istemeyenler tarafından alay edilen iddia.
tık
ben iddianın doğruluğu hakkında yorum yapmıyorum. sadece diyorum ki her zaman bir "olabilir" payı bırakılmalıdır bu tür konularda. peki neden yapılsın dünya çapında böyle bir şey? kaynakların nüfus arttıkça azalması, bazı ülkelerin dünyanın diğer ülkeleri üzerindeki tahakküm hevesi ve daha az kişiyi idare etmenin daha kolay olması gibi birçok sebebi olabilir.
tık
ben iddianın doğruluğu hakkında yorum yapmıyorum. sadece diyorum ki her zaman bir "olabilir" payı bırakılmalıdır bu tür konularda. peki neden yapılsın dünya çapında böyle bir şey? kaynakların nüfus arttıkça azalması, bazı ülkelerin dünyanın diğer ülkeleri üzerindeki tahakküm hevesi ve daha az kişiyi idare etmenin daha kolay olması gibi birçok sebebi olabilir.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
balkona cıkarken terlik giy birde az iç şu zıkkımı..
devamını gör...
bir ömer hayyam rubaisi bırak
sevgili, seninle ben pergel gibiyiz:
iki başımız var, bir tek bedenimiz.
ne kadar dönersem döneyim çevrende:
er geç baş başa verecek değil miyiz?
iki başımız var, bir tek bedenimiz.
ne kadar dönersem döneyim çevrende:
er geç baş başa verecek değil miyiz?
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
"ben şaşkın, kararsız
kimseye zararsız yaşarım
ben şaşkın, karanlık
bir sürü yarayla yaşarım"
kimseye zararsız yaşarım
ben şaşkın, karanlık
bir sürü yarayla yaşarım"
devamını gör...
aids
edinsel immün yetersizliklerin en önemlisi. etkeni, insan immün yetersizlik virüsü denen hiv virüsüdür. aids, hiv virüsünün enfeksiyonundan sonra tedaviye başvurulmadığı durumda ortaya çıkan hastalıklar bütünüdür.
hiv enfeksiyonunda hedef, lenfoid sistem ve merkezi sinir sistemidir. t hücrelerinin kabiliyetinin azalmasıyla hücresel bağışıklıkta yetersizlik peyda olur. hiv kronikleşirse aids ortaya çıkar ve bağışıklık sistemi inanılmaz derecede zayıflar. organizmaya giren antijenlere karşı antikor üretiminde yetersizlikler görülür. bu yüzden aids hastaları sık sık enfeksiyona uğrar ve ayrıca türlü kanserlere dirençleri yok olur.
her türlü cinsel ilişkide kondom kullanın. bu sizi cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklardan da korur. karşıdakinin tipine bakıp bunda virüs yoktur yha demeyin çünkü hiv, belirtilerini yıllarca göstermeyebilir. tedbir, tedaviden ucuzdur. sadece maddiyattan bahsetmiyorum.
türkiye'de 2020'de yapılan sayıma göre 1461 kişi hiv virüsüne sahip. hiv/aids istatistikleri için buradan.
hiv enfeksiyonunda hedef, lenfoid sistem ve merkezi sinir sistemidir. t hücrelerinin kabiliyetinin azalmasıyla hücresel bağışıklıkta yetersizlik peyda olur. hiv kronikleşirse aids ortaya çıkar ve bağışıklık sistemi inanılmaz derecede zayıflar. organizmaya giren antijenlere karşı antikor üretiminde yetersizlikler görülür. bu yüzden aids hastaları sık sık enfeksiyona uğrar ve ayrıca türlü kanserlere dirençleri yok olur.
her türlü cinsel ilişkide kondom kullanın. bu sizi cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklardan da korur. karşıdakinin tipine bakıp bunda virüs yoktur yha demeyin çünkü hiv, belirtilerini yıllarca göstermeyebilir. tedbir, tedaviden ucuzdur. sadece maddiyattan bahsetmiyorum.
türkiye'de 2020'de yapılan sayıma göre 1461 kişi hiv virüsüne sahip. hiv/aids istatistikleri için buradan.
devamını gör...
o ses türkiye
eskiden daha çok izlerdik, hatta o ses izlemek için buluştuğumuz olurdu bazı arkadaşlarımla, ama iki senedir bakmıyorum bile, yalnız o ses diyince aklıma bir yarışmacı geliyor hep, bu kadın nasıl elendi anlamadım, yarışmadan sonra da takip ettim, kadının kendisi çok arabesk, ve kalitesiz işler yapıyor, ama hala o videoyu çok izlerim, birde şarkının en güzel yerinde gökhanın konuşmasını sokmasalarmış iyi olurmuş
devamını gör...
kalınlığı yüzünden göz korkutan kitaplar
hukuk kitapları en son yazin bir tane gordum neredeyse agirligi benim kilom kadardi ki kalinligi siz dusunun. tabi agirliginin icindeki kanun maddelerinden oldugunuda dusunebiliriz.
devamını gör...
kafa sözlük
bu sözlük kurulurken;
* format ve kurallar düzenlenip, yazılmış.
* yapılan her güncelleme sözlükte ilan edilmiş, bildirilmiş.
* ne çizgide gidileceği defalarca vurgulanmış.
* ve en önemlisi, vaat edilenler büyük ölçüde gerçekleştirilmiş veya uygulanmış.
anlamadığım şu ki; neden devamlı falanca sözlüğe benzemek zorunda? neden falanca sözlük gibi kuralları uygulamalı?
yani burası böyle kurulmuş ve böyle devam edecek. kimseye de benzemek zorunda değil. nevi şahsına münhasır bir platform olma yolunda da emin adımlarla ilerliyor bence. ilerleyen zamanda da daha sistemli bir hal alacaktır. neden kimse sabretmiyor ki?
ya olacak işte arkadaşlar, biraz daha sabır. illa da beğenmiyorsanız lütfen bu yaratılan ortamı rahatsız etmeyiniz.
saygılarımla...
* format ve kurallar düzenlenip, yazılmış.
* yapılan her güncelleme sözlükte ilan edilmiş, bildirilmiş.
* ne çizgide gidileceği defalarca vurgulanmış.
* ve en önemlisi, vaat edilenler büyük ölçüde gerçekleştirilmiş veya uygulanmış.
anlamadığım şu ki; neden devamlı falanca sözlüğe benzemek zorunda? neden falanca sözlük gibi kuralları uygulamalı?
yani burası böyle kurulmuş ve böyle devam edecek. kimseye de benzemek zorunda değil. nevi şahsına münhasır bir platform olma yolunda da emin adımlarla ilerliyor bence. ilerleyen zamanda da daha sistemli bir hal alacaktır. neden kimse sabretmiyor ki?
ya olacak işte arkadaşlar, biraz daha sabır. illa da beğenmiyorsanız lütfen bu yaratılan ortamı rahatsız etmeyiniz.
saygılarımla...
devamını gör...
lucifer (yazar)
banı an itibarı ile açılmış olan yazar.
bir takım konulardaki hassasiyetimiz yazar ile net olarak paylaşılmış olup, geçmişteki konunun tekrarlanmasının, sözlükten ebediyen uzaklaştırma sebebi olduğu da bildirilmiştir.
kafa sözlük'ün ilk zamanlarında yanında olan, emek veren yazarlarımız öyle ya da böyle kıymetlidir.
bu minvalde tek banı açılan kişi kendisi değildir.
sevgili kalender'de aftan faydalanmış ve aramıza dönmüştür.
hayırlı olsundur, hoş gelmiştir.
bir takım konulardaki hassasiyetimiz yazar ile net olarak paylaşılmış olup, geçmişteki konunun tekrarlanmasının, sözlükten ebediyen uzaklaştırma sebebi olduğu da bildirilmiştir.
kafa sözlük'ün ilk zamanlarında yanında olan, emek veren yazarlarımız öyle ya da böyle kıymetlidir.
bu minvalde tek banı açılan kişi kendisi değildir.
sevgili kalender'de aftan faydalanmış ve aramıza dönmüştür.
hayırlı olsundur, hoş gelmiştir.
devamını gör...
yakışıklı olup sevgilisi olmayan erkek
bonservisi elinde olan erkek kişisidir, 3 büyüklerden teklif bekliyordur
devamını gör...
konu neydi radyo yayını
tekrarını sizlerle paylaşıyoruz sevgili kafa sözlük ailesi! keyifli dinlemeleriniz olsun! kaçıranlar koşsun. birazdan konu neydi sizlerle!
devamını gör...
roman okumak
hayatıma çok şey katan; tasvir edilen nesneleri, anlatılan olayları, yazılmış herşeyi kafamda canlandırıp karakter ile bağ kurarak her ne kadar yazarın kurgusu olsa da başka bir yaşamı yaşıyor hissettiren eylem.
yapmaktan çok keyif alsam da, uzun zamandır roman okumaya uzağım. artık zamanım daha kısıtlı olduğundan roman yerine daha yarar sağladığını düşündüğüm bilim, araştırma ve düşünce tarzı kitapları tercih ediyorum.
yapmaktan çok keyif alsam da, uzun zamandır roman okumaya uzağım. artık zamanım daha kısıtlı olduğundan roman yerine daha yarar sağladığını düşündüğüm bilim, araştırma ve düşünce tarzı kitapları tercih ediyorum.
devamını gör...
metot oyunculuğu
sinemada oyunculuk tekniklerinden birisidir. genellikle seyredilirken çok beğenilen oyunculuk türüdür çünkü oyuncu tamamen rolün içine girer, karakterine bürünür. olaya sadece rol yapmak olarak bakmamak lazım, oyuncu karakterin fiziksel özelliğinide sahiptir, ya tekerlekli sandalyeye mahkum birini oynar yada rolü için aşırı kilo alır veya verir. mezbahada çalışan birini canlandıracaksa gider bir veya iki ay orada bizzat çalışır, havasını koklar. seyircide doğal bir şey seyrettiği için kendini o karakter ve dolayısı ile oyuncu ile de özdeşleştirir.
metot oyunculuğunu kullanan oyuncular, genellikle çekimlerde set ortamını ve ekibi unuturlar, rollerine o kadar dalmışlardır ki gerçek hayatta olan bitenle ilgilenmezler, tamamen o karakter ve onun bulunduğu ortamdadırlar.
bu oyunculuk türünün mucidi rus tiyatro oyuncusu ve yönetmen konstantin stanislavski dir. metodu oluştururken düşündüğü şey sanatçıların gerek tiyatroda gerekse sinemada abartılı jestler ve mimiklerle seyiricinin gözünü kanatacak biçimde rol kesmelerini önlemek, seyirciyide karakterle bütünleştirerek daha doğal bir katılım sağlamak istemesidir.
metodun bir okul haline gelmesi ise elia kazan, cheryl crawford ve robert lewis ' in 1947 de kurduğu actors studio ile olmuş, okulun direktörlüğüne 1951 de lee strasberg in getirilmesi ile birlikte iyice ekol olmuştur. lee strasberg kim derseniz the godfather: part 2 filmindeki hyman roth derim. bu filmle en iyi yardımcı erkek oyuncu akademi ödülü ne aday olmuş ama ödülü aynı filmde don vito corleone' nin gençliğini oynayan robert de niro' ya kaptırmıştır.
okulun kurulması ile birlikte marlon brando, james dean, marilyn monroe gibi o zamanın yeni yetme oyuncuları hep burada eğitim almışlardır. zamanla pek çok ünlü oyuncu bu tedrisattan geçmiştir.
bu oyunculuğa örnek olarak hem erkek hem de kadın oyuncudan örnek verelim:
robert de niro, raging bull filminde jake lamotta rolünde kariyeri boyunca değişen görünüşünü yansıtabilmek için 27 kilo almıştır.
charlize theron monster filmindeki aileen wuornos rolü için 14 kilo olmuş -o bomba gibi hatun- rolü için pasaklı ve bakımsız bir şekilde kamera karşısına geçmiştir.
günümüz sinemasında bu metodu arşa çıkartan oyuncu ise daniel day-lewis olmuş ve hep bu metodla oynadığı üç filmi ile en iyi erkek oyuncu akademi ödülü nü hakederek almıştır.
metot oyunculuğunu kullanan oyuncular, genellikle çekimlerde set ortamını ve ekibi unuturlar, rollerine o kadar dalmışlardır ki gerçek hayatta olan bitenle ilgilenmezler, tamamen o karakter ve onun bulunduğu ortamdadırlar.
bu oyunculuk türünün mucidi rus tiyatro oyuncusu ve yönetmen konstantin stanislavski dir. metodu oluştururken düşündüğü şey sanatçıların gerek tiyatroda gerekse sinemada abartılı jestler ve mimiklerle seyiricinin gözünü kanatacak biçimde rol kesmelerini önlemek, seyirciyide karakterle bütünleştirerek daha doğal bir katılım sağlamak istemesidir.
metodun bir okul haline gelmesi ise elia kazan, cheryl crawford ve robert lewis ' in 1947 de kurduğu actors studio ile olmuş, okulun direktörlüğüne 1951 de lee strasberg in getirilmesi ile birlikte iyice ekol olmuştur. lee strasberg kim derseniz the godfather: part 2 filmindeki hyman roth derim. bu filmle en iyi yardımcı erkek oyuncu akademi ödülü ne aday olmuş ama ödülü aynı filmde don vito corleone' nin gençliğini oynayan robert de niro' ya kaptırmıştır.
okulun kurulması ile birlikte marlon brando, james dean, marilyn monroe gibi o zamanın yeni yetme oyuncuları hep burada eğitim almışlardır. zamanla pek çok ünlü oyuncu bu tedrisattan geçmiştir.
bu oyunculuğa örnek olarak hem erkek hem de kadın oyuncudan örnek verelim:
robert de niro, raging bull filminde jake lamotta rolünde kariyeri boyunca değişen görünüşünü yansıtabilmek için 27 kilo almıştır.
charlize theron monster filmindeki aileen wuornos rolü için 14 kilo olmuş -o bomba gibi hatun- rolü için pasaklı ve bakımsız bir şekilde kamera karşısına geçmiştir.
günümüz sinemasında bu metodu arşa çıkartan oyuncu ise daniel day-lewis olmuş ve hep bu metodla oynadığı üç filmi ile en iyi erkek oyuncu akademi ödülü nü hakederek almıştır.
devamını gör...
bauhaus okulu
gerek birinci dünya savaşı gerekse ispanyol gribi gibi büyük yıkımdan çıkan insanlık, o zaman almanya'nın yaşamakta olduğu devrimci rüzgarın da tesiriyle düşünsel ve fiziksel bir değişim ihtiyacı duyar. bunun için walter gropius, hannes meyer, mies van der rohe isimli üç mimar yeni bir eğitim kurumu oluşturmak için çalışırlar.
üç mimar, bir süredir eğitim vermekte olan saksonya grandükalık sanat akademisi ile saksonya grandükalık uygulamalı güzel sanatlar okulu'nu birleştirerek 1919 senesinde bauhaus ismiyle anılan okulu kurarlar.
sanayi çağının doğuşu ile birlikte, yapı ihtiyaçları ve araç gereçleri değişti. demir, çelik ve beton kullanımı, mimarlıkta yenilik oluşturdu. mühendisler, bu sayede köprüler, tren istasyonları inşa ediyorlar ve mekanları işlevsel bir şekilde kullanmaya çalışıyorlardı. bu işlevselcilik de bauhaus okulu'nun ana prensibi oldu.
bir binanın planlarında çelik ve beton bir iskeletten hareketle kübik bir tarz oluşturuluyor, çatı düz şekilde tamamlanıp pencerelere geniş bir alan bırakılıyordu. bu stil, nasyonal sosyalizm tarafından kabul edilmemiş ve bu mimarların görüşleri amerika birleşik devletleri'nde uygulanmıştır.
üç mimar, bir süredir eğitim vermekte olan saksonya grandükalık sanat akademisi ile saksonya grandükalık uygulamalı güzel sanatlar okulu'nu birleştirerek 1919 senesinde bauhaus ismiyle anılan okulu kurarlar.
sanayi çağının doğuşu ile birlikte, yapı ihtiyaçları ve araç gereçleri değişti. demir, çelik ve beton kullanımı, mimarlıkta yenilik oluşturdu. mühendisler, bu sayede köprüler, tren istasyonları inşa ediyorlar ve mekanları işlevsel bir şekilde kullanmaya çalışıyorlardı. bu işlevselcilik de bauhaus okulu'nun ana prensibi oldu.
bir binanın planlarında çelik ve beton bir iskeletten hareketle kübik bir tarz oluşturuluyor, çatı düz şekilde tamamlanıp pencerelere geniş bir alan bırakılıyordu. bu stil, nasyonal sosyalizm tarafından kabul edilmemiş ve bu mimarların görüşleri amerika birleşik devletleri'nde uygulanmıştır.
devamını gör...
bu başlığa size ait olacak tipik bir wattpad kurgusu özeti yazın
eğitimli kültürlü bir genç kız berdelle mardine gelin gider. burada aşiret veliahtı olan kocasıyla önce nefret sonra büyük bir aşk ilişkisi yaşar. bu süreçte bütün aile ilişkileri değişir. kız aslında kocasının ailesinin kızıdır erkek de eniştesi bildiği adamın eltisinin çocuğudur.
devamını gör...

