twitter'da gündem olmuş hashtag.
devamını gör...

hala yaşıyor olmak. bu yaşlara gelmek bence büyük başarı bu imkanlara ve ülkeye rağmen. *
devamını gör...

türkçe doğru ifade şekli çingene değil romandır. ingilizce ise gypsy değil roma. romanların kökeni kuzey hindistan'a dayanır. buradan türkiye, ermenistan, avrupa ülkelerine ( ispanya, almanya, fransa, ingiltere ) yayılmışlardır.
romanya son dönemde sırf roma sözü romenlerle karıştırılıyor diye yasal anlamda romanların çingene olarak tanımlanmasını öngören saçma sapan bir yasa getirmeye çalışmıştır. bu insan hakları dernekleri başta olmak üzere avrupa'da büyük tepki yaratmıştır.
romanlar 17. yüzyıldan bu yana en çok aşağılana ve kötü muamele gören halklar arasındadır. çingene sözü romanları aşağılamak için kullanılmıştır. tıpkı bir siyahiyi zenci diye çağırmak nasıl hakaretse bir inuiti çiğ et yiyen anlamına gelen eskimo diye çağırmak ne kadar yanlışsa bir romanı çingene diye çağırmak da o kadar aşağılayıcı ve yanlış bir tutumdur. bir zamanlar türklerin barbar olarak çağrıldığını hatırlayın. bugün herhangi biri sizi barbar olarak çağırsa hoşnut olmazsınız. aynı şey romanlar içinde geçerlidir. üstelik kişileri istemedikleri ve gerçeği yansıtmayan ifadelerle tanımlamak kabalığın ötesinde hakların ihlalidir.
8 nisan dünya roman günü olarak kutlanır. bu özel gün için sizde bir değişiklik yapın ve çingene değil roman ifadesini kullanın. ayrıca dile yerleşmiş olan ve romanları aşağılama amacıyla kullanılan içinde çingene geçen deyimleri kullanmayın.
devamını gör...

gerçekleri söyleyen erkekleri de "meriçlikle" itham edecek kişi grubu.

neden böylesiniz siz arkadaşlar? neden hayatlarınız, başkasının hayatını konuşmaktan öteye geçmeyecek kadar boş? neden size yanlış gelen şeyleri yapan ya da doğruları söyleyen kişilere isim takma, sıfat yakıştırma zorunluluğunuz var gibi davranıyorsunuz?

ülke için iyi bir şeyler yapmak, insanlara olumlu bir şeyler verebilmek gibi işler dururken, çeşme başında su sırası beklerken dedikodu yapar gibi bomboş işlerle uğraşmaktan hiç mi yorulmuyorsunuz?

hakkında iyi konuşulan insanlar olmaya uğraşmak lazım.

trollük için yapanlara gelince... komik değil arkadaşlar bu konular; bıktırdı, eskidi, eğlenceli değil, zekice değil... anlayın artık yahu!
devamını gör...

yönetmenliğini brad silberling’in yaptığı senaryosunu ise the million dollar hotel isimli muhteşem filmi de yönetmiş olan wim wenders’in yazdığı 1998 yapımı filmdir.

filmin başrol oyuncuları neden bu kadar ünlü olduğunu anlayamadığım nicolas cage ve romantik komedi filmi oyuncularının en sevimlisi meg ryan’dır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
film yeni ölmüş insanların ruhlarını alıp götürmekle görevli bir meleğin bir ameliyat esnasında başarılı bir cerraha aşık olması çerçevesinde dönüyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
doktora aşık olan melek onu inandırmak için savaşmaktadır. insan görüntüsü ile doktora görünür ve aralarında bir yakınlık başlar. ancak doktor metafizik hiçbir şeye inanmamaktadır. bir sahnede melek doktora onu sevdiğini söyler, doktor nerden bildiğini sorduğunda melek hissettiğini söyleyerek cevap verir. doktor bunun çok zayıf bir duygu olduğunu belirtince melek doktordan gözlerini kapamasını ister ve yüzüne dokunur. şu an ne yapıyorum diye soran meleğe doktor bana dokunuyorsun diye cevap verir. melek bunu nerden bildiğini sorunca da doktor hissediyorum der. bence filmin bütün özeti bu sahneydi.

meg ryan’ın gözlerini kapatıp iki ellerine yana açarak bisiklet sürdüğü sahneler ise insanda bir özgürlük hissi yaratıyor her seferinde.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
elbette film bu kadar değil. yan hikayeler de oldukça etkili. filmi izlerken aşk için yapabileceğiniz en büyük fedakarlığın ne olabileceğini düşünün.
devamını gör...

aşırı kitap düşkünlüğü olarak tanımlayabileceğimiz bibliyomani, kitap toplama ve biriktirmenin çok ciddi bir seviyeye ulaştığı obsesif kompülsif bir hastalıktır.

bu terimi ilk kullanan kişi dr. john ferriar'dır. ferriar bu sözcüğü, 150 binden fazla kitapla dolu sekiz evi ve yaklaşık 100 bin sterline mal olmuş bir kitap koleksiyonu bulunan richard heber için kullanmıştır.

bibliyomanlar, kitapları okumak için satın almazlar. onlar için kitap satın almak bir arzudur. ve bunun için her şeyi yapabilirler. cinayet işleyen bibliyoman hastaları bile kayıtlara geçmiştir.

bibliyomanlar, kitaplar konusunda çeşitli amaç ve isteklere sahip olabilirler. kimi bibliyomanlar kitapları kokusu için toplar, kimileri kapaklarına hayrandır, kimileri yazınsal mirası korumak için toplar, kimileri mal varlığının ve gücünün sembolü olarak toplar, kimileri özel olarak ilgilendikleri alanla ilgili yazılmış kitapları toplar. sonuç olarak istek farklı olsa da amaç aynıdır: kitap toplamak.

tarihin en ünlü kitap hırsızı, bir bibliyoman olan stephen blumberg’tir. akıl hastası da olan stephen blumberg yirmi yılda 20 bin kitap, 11 bin de tarihi yazı çalmıştır. aslında para kazanmak amacıyla sık sık antika eşyalar çalan stephen çaldığı kitapları hiç satmamıştır.

yine ünlü bir bibliyoman da thomas phillipps (1792-1872). ölümünde 160.000 kitap ve el yazması içeren koleksiyonu vardır.
devamını gör...

"yeni evlenecek bir çiftin düğün arabasının arkasına yazdığı söz;

"kütüphanelerimizi birleştiriyoruz."
devamını gör...

1958 yılında aydın'ın geyre ilçesi'nde bir baraj açılışına giden ara güler'in keşfettiği aphrodisias antik kenti bugün unesco dünya mirası listesi'nde yer alıyor.


"gidiyoruz, gidiyoruz yine aynı kayalıklara geliyoruz. kaybolduk!
baktım bir ışık var. bir kahve… kahveye girdik, adamlar oyun oynuyor. lüks lambasıyla aydınlanıyordu. biraz sonra gözüm ışığa alıştı, bir de baktım ki kahvede masa yok. sütun başlıklarını masa yapmışlar ve üstünde domino oynuyorlar."

buradan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne güzel memleket ya, galiba petrol pompaları covid olmuş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafani cama yaslayıp hayatini sorguladığın yolculuk . bazen aydınlanmalar yaşatır. bazen de çöküşler.
devamını gör...

asıl bu başlığı açanın avrupa’da herhangi bir ülkeye adımını dahi atmadığına eminim. bilen böyle konuşmaz. avrupa’da hakkın korunur kimse burda olduğu gibi rahat rahat gelip rahatsız edemez seni. en önemlisi kendini güvende hissedersin orda. evet avrupa bir şey değil çok şey.
devamını gör...

2014 yılında çıkan benimse yeni denk geldiğim (2 hafta kadar önce) bahadır sağlam şarkısı.

o kadar güzel sözlere sahip ki yüzümde oluşan istemsiz bir gülümsemeyle dinliyorum.
devamını gör...

dahi bir besteci olduğuna şüphe yok. lakin bestelerini kendisi söylemesin be kardeşim. tenekeden bozma sesi var.
ucuzun da ucuzu romancıdır. romanlarının bu kadar çok satması, ülkemizde son 30 yılda roman dahil tüm sanat beğenilerinin yerlerde sürünmesiyle bağlantılıdır.

solun içini boşaltan narsist de bir insandır. solculukla zerre ilgisi yoktur.
başta söylemem lazım ki atatürkle hiç bir sorunum yok. hele ki kemalist dostlarımın başımın üzerinde yeri var.
lakin şu hakikati cesurca söylemesi lazım birilerinin.
atatürk, nazım hikmet gibi bir şairi onlarca yıl zindanda çürüten kişidir.
halk arasında "yiğidim aslanım" diye bilinen şiiri, bedri rahmi "zindanı taştan oyarlar" başlığıyla nazım için yazmıştır.
livaneli ise bir konserinde "yiğidim aslanım burada yatıyor" diyerek defalarca anıtkabiri göstermiştir.
bir insanın, tarihe, şiire ve sola edebileceği en büyük ihanetlerdem biridir bu.
bilinçli bir dezenfarmasyondur.

atatürk devrinde sabahattin ali de sinop zindanında çürütülmüştür. atatürk yasalarıyla attila ilhan da mahpus yatmıştır.
ilhan'ın tek suçu, 16 yaşındayken sevgilisine nazım hikmet şiirleri vermektir.
devamını gör...

beni hayal dünyasına daldırıp orada bırakan tablolardır. elimde olsa bir çizgi olup o tabloların içinde gezmek isterdim.

cafe terasında gece
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eskiden güldürürken artık ehhh yeter ulan dedirten başarısız girişimlere ısrar etmeleri durumudur.

olmuyor olmuyor olmuyor işte.
sizde estetik anlayışı yok.
tarih, sanat ve edebiyat bilinci de yok.
google’dan bakıp yaparım olmadı youtube videoları var kafası ile yapılıyor sanırım.

yeter ulan yeter.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

not:1
ortada kocaman bir sorun var ve bu sorun kocaman bir gerçek iken arkadaşlarımız gelip atatürk büstlerini bırakarak bu güzel değil mi yani?
diye soruyorlar.
bildiğiniz duygulara oynuyorlar.
arkadaşlar bunların çoğu heykel değil. hala bunu bile bilmiyorsunuz.

kocaman bir not: (bkz: heykel) sanatsal bakış açısıyla meydana getirilmiş üç boyutlu formlara denir. yani sizin kalıba beton veya başka bir madde doldurup oluşturduğunuz formlar heykel değildir.
duygusal bir yaklaşımla attığınız resimlerde görülenler heykel değildir.
sizin anlamanızı için bir örnek yazıyorum. bakırköy ruh ve sinir has. bahçesinde düşünen adam vardı. işte o heykeldir. hani adam mermere can vermiş deriz işte onlar heykeldir. mesela davut heykeli gibi.
devamını gör...

dünya benzerlik endeksi. adı üzerinde, bir gezegen ya da uydunun dünya'ya ne kadar benzediğini belirten tanımlama.

dirk schulze-makuch, abel méndez ve diğerlerinin 2011 yılında astrobiology'de yayımlanan makalesiyle ileri sürülmüştür. buna göre, bir gök cisminin yarıçapı, yoğunluğu, yüzey sıcaklığı ve kurtulma hızı kullanılarak hesaplanır. hatta bu hesaplamanın formülü de şöyledir:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
[görsel, mevzubahis makalenin yazarlarından biri olan méndez tarafından hazırlanan bir internet sayfasından alınmıştır. hesaplamanın detaylarına ilişkin bilgi aynı sayfadan görülebilir.]

gök cisimleri bu formülle 0'dan 1'e kadar derecelendirilir. 1, bizzat dünya'yı temsil ederken; 0'dan ne kadar yukarı bir değer elde edilirse benzerlik de o kadar artar.

örneğin, gezegenimizin ikiz kardeşi olarak betimlenen mars, 0.70 değerine sahiptir. buna karşın, koi-4878.01 adlı bir gezegen** 0.98 değerini taşır. yalnız bir sorun var, koi-4878.01 bizden 1075 ışık yılı uzakta. diyelim ki, şu anda elimize devasa lazerler alıp buradan selam gönderebilseydik, onlara 3096 yılında ulaşırdı. o zamana kadar bir nükleer savaşla türümüzü çoktan yok edecek olduğumuzdan*, en iyi ihtimalle 4171 yılında (orada gerçekten akıllı yaşam formları varsa ve hemen cevap verirlerse) alacağımız cevabı hiç göremezdik.

1075 ışık yılı fazla kaçtı, o yüzden gezegenimize en çok benzeyen (ve henüz keşfedebildiğimiz) 2. gezegene bakalım: trappist-1e. trappist-1e, bizden sadece 40 ışık yılı uzakta. elbette henüz oraya seyahat edebilecek teknolojik yeterliliğe sahip değiliz ama belki bir şekilde iletişim kurabiliriz. ama yine bir sorun var: büyük ihtimalle yıldızına kütle çekim kilidiyle bağlı. yani bir taraf günlük güneşlik, barındırdığı olası sıvı suyla cenneti andırırken; diğer tarafında mutlak sıfıra yakın eksi bilmemkaç derece yüzünden kelimenin tam anlamıyla popo donduran soğukları** yaşanıyor. bu kütle çekim kilidi meselesi kesin olmayabilir, ama trappist-1 gerçekten çok küçük bir sistem (öyle ki, bütün sistem güneş'le merkür arasına rahatça sığabilirdi, hatta bayağı boşluk da kalırdı), bilim insanları o sebepten böyle düşünmeyi uygun görmüşler.

gezegenimize en çok benzeyen 3. gezegen** ise teegarden b. çok yakınlarda, 2019'da keşfedildi. bizden sadece 12 ışık yılı uzaklıkta ve yıldızının yaşanabilir bölgesinde. üzerine araştırmalar hâlâ devam ediyor. hakkında henüz hiçbir olumsuz koşula rastlamadık. büyük ihtimalle, gelecekteki olası yıldızlararası seyahatimizdeki ilk duraklarımızdan biri olacak. canım benim.

listenin geri kalanının bir kısmı şöyle:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
[ingilizce wikipedia'da güzelce sıralandığını görünce dayanamadım, ekran görüntüsü aldım. linki bırakayım, isteyen gidip baksın.]

bitirmeden önce bahsetmek gereken önemli bir şey daha var. yukarıdaki örneklerden anlaşılabileceği gibi, earth similarity index, yaşanabilirlikten* bağımsızdır. yani, bir gök cismi 1 değerine sahip olsa bile, bu yaşanabilir olduğu anlamına gelmez. çünkü o gök cisminin yıldızının aktivitesi, kütle çekim kilidine tutulup tutulmadığı ya da bir manyetik alana sahip olup olmadığı gibi hayati sorunları göz ardı eder. ama yine de yaşanabilir ötegezegenlerin ve bunlarda yaşayan akıllı yaşam formlarının araştırılması hususunda önemlidir. çünkü bilim insanlarının "ya ilk olarak nerelere baksak?" sorununa kabataslak bir çözüm getirir. yani "kesinkes burada yaşam vardır" demez, "herhâlde vardır" der.

---

bütün bu giriyi "ya düşünsenize, dünya'ya %98 benzeyen bir gezegen var ama hakkında hiçbir zaman, hiçbir şey öğrenemeyeceğiz" diyebilmek için yazdım.** yazmadan önce de şu kaynağı okudum. oradan öğrendiklerimi kendi bildiklerimle harmanlayınca ortaya bu çıktı. o sebepten benzerlik olması normaldir, intihal yapmış demeyin sonra. gerçi isterseniz de deyin, yine de meja'nın henüz açmadığı uzayla ilgili bir başlığı açmak benim için çok zevkliydi.*
devamını gör...

taban power.
devamını gör...

eksi karma puanına düşüren durum. nereden mi biliyorum?

(bkz: bir arkadaşımın başına geldi). *
devamını gör...

1825-1905 yılları arasında yaşamış fransız ressam. monet ve degas'a göre 19. yüzyılın en başarılı fransız ressamıydı.
mitolojiyi ve dinsel konuları yoğun olarak işlemiştir. eserlerinde genelde kız çocuklarını ve kadın figürlerini görüyoruz. bazen çobanlık yapan bir kız çocuğunu young shepherdess standing,
veya örgü ören bir çocuğu the knitter (1884),
ya da hüzünle uzaklara bakan bir kızı alone in the world (1867).
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
song of the angels (1881)
bir de bu ressamın soyadına bayılıyorum ben. harfler mükemmel bir uyumla bir araya gelmiş. yazmadan edemedim.
eserlerinin tümüne göz gezdirmek isteyenler için buradan
devamını gör...

savaş ve barış
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim