insan sabit bir varlık değil. hayat sabit bir hayat değil. ne siz ne eşiniz her durumda standart şekilde hareket eden bir canlı değil. robot olmadığımız için böyle.

bir insanın seçtiği eş ailesi ile sosyal çevresi ile uyumlu olabilir. kültürel olarak aynı veya yakın kültürden gelen insanların evliliği de olabilir.

benzer okullardan mezun, yakın eğitim ve bilgi düzeyinde, zekada olabilirsiniz.

bütün bunlar sizi % 100 mutlu edecek diye bir kaide yok. evliliğin en az yarısı hormon. diğer yarısı içinde yapacak çok bir şey yok.
devamını gör...

sağ alttaki telveyi dilleyen benim

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sadece gece değil, gün içerisinde de rutin yaptığımdır, diyette olunca daha çok yapıyorum sanki, artık halüsünasyonlar görmeye de başladım, geçen gün annemin yemek yapmak için buzluktan çıkardığı, böyle rulo kesilmiş yuvarlak et parçalarını, kız kardeşimin zaman zaman aldığı rulo pastalara benzettim, baya tabağa koyup yiycem bir aldım, tuhaf bir doku, karbonhidrat değildi onu anladım, diyetimi bozmadığım için buruk da olsa bir sevinç yaşadım, ama tabi bir hayalkırıklığı da oldu, pasta kırmızı çizgim,
bu arada kız kardeşim 40 kilo ve hobi olarak tatlı ve abur cubur yer, buzdolabı puding, dondurma, bilumum şekerli içeceklerle dolu, aralarında benim haşlanmış brokolim var, ve ben bu şartlarda diyet yapmaya, sebzeyle beslenmeye çalışıyorum,
unsuz, şekersiz, sütsüz, peynirsiz, meyvesiz, bakliyatsız 8. gündeyim, benim için sadece mutfağa gidip gelmem kadar kalori yaktıran bir aktiviteden öteye gidemiyor bu günlerde.
devamını gör...

1987 yılında ingiltere'de kurulmuş, 1996 yılında dağılmış, çok ses getirmesi gerekir iken yeraltında sürüklenip durmuş shoegaze - dream pop müzik grubu.

üç stüdyo albümüne ve onlarca toplama albüme sahip bu müzik grubu başlarda bas gitarist ıan masters'ın bir projesi iken, 1990 yılında lush'tan tanıdığımız meriel barham'ın gruba katılmasıyla bir grup olmaya başlamış. the comforts of madness 1990 yılında sıcağı sıcağına çıkmış ama bir eksiklik, olmamış bir şeyler varmış ki çok sürmeden, 2 yıl sonra ın ribbons'u piyasaya sürmüşler, beklediklerini bulmuş grup in ribbons ile, her şey hoş gitmeye başlamış ve grup adeta underground kayboluşu bırakıp yüzeye çıkmaya ramak kaldıkları, en iyi albümleri slow buildings'i 1994 yılında çıkarmışlar.

zaten slow buildings ile her şey onların lehine gitmeye başlamış, bir albüm daha denemeye karar vermişler bu gaz sonrası ama ne yazık ki yeni albümü çıkaracak kadar birbirlerine tahammül edememişer.

olan sadece meriel barham'a olmuş, hem lush'tan, hem de bu müzik grubundan olmuş bu güzel sesli kadın.

dinlemek için
devamını gör...

sözlük çok daha geniş kitlelere ulaştığında ünlülerle söyleşi yaparsak çağıracağımız ilk isim belli bence. pek benlik bir tür olmamasına rağmen beğendim, emeğinize sağlık.
devamını gör...

neden beni sevmiyorsun demek istiyordur.
devamını gör...

ne çok severdim seni
sana rağmen
sen mutlu ol diye ne çok goz yummusum herseyine
ta ki o güne kadar
sen değil ben bıraktım seni bu sefer
başta zor oldu alışmak
koca bir yara açtın kalbim de
günler,aylar,yıllar hep ağladım
sessiz cigliklarimi sen duyma diye hep içime attım
ama sonunda öğrendim sensizligi
daha rahat nefes almaya başladım yokluğunda
kendimle barıştım sayende
hani hep suclardim ya kendimi
geçti o günler
ben artık bıraktığın ben değilim
bıraktığın yerde de değilim
yeni bir sayfa açtım cocugumla
herşey okadar güzel ki
iyi ki yoksun.
devamını gör...

sırf anacığımın binbir hevesle alıp eve doldurduğu ceyizlerim için bile evlenebilirim. bende ki bu çeyizle rahat 4,5 gelin idare eder. artar bile belki bilemiyore.
yoksa yaşımın gelmesiyle, evliliğe heveslenmekle, çoluk çocuğa karışıp yuva kurma hasretiyle falan asla alakası yok. asla...

sahibinden hiç kullanılmamış çeyiz linkimi koyuyorum buraya. linki kaydırarak dolandirilabilirsiniz.
devamını gör...

talihsiz bir rinoplasti sonucu burun amputasyonu geçirmiş harry potter evrenindeki kurgu karakter. burnundan da bir hortkuluk yaptığı ve aslında ölmediği de rivayetler arasındadır. adının söylendiği yerde biter o nedenle buna bir iki sağlam şahıs hariç herkes "adı anılmaması gereken kişi" veya "kim olduğunu bilirsin sen" der. yancıları daha çok "karanlık lord" demeyi tercih eder.
devamını gör...

takma ya geçer
devamını gör...

cameron- kâmuran.

tabi oğlum manyak mısın?
devamını gör...

acı biber tarlarıyla ünlüydüler. mazoşizm dinine inanırlardı.
devamını gör...

yüce yiyecek. son anların kurtarıcısı. bir sosla dünyanın en güzel yemeği oluyorsun. iyi ki varsın bebeğim. seni çok seviyoruz.
devamını gör...

bir yazar başka yerden aldığı bilgiyi (wiki, başka sözlükler vs.) aynen buraya da yazıyor ve hiçbir kaynak belirtme ihtiyacı hissetmiyorsa en hafif tabiriyle ''intihalci'' olarak anılmayı göze almalıdır. çünkü en iyi kendisi biliyordur o bilgiyi pervasızca kullanıp hırsızlık yaptığını. şahsen böyle durumlarda yazarı ilk olarak kaynak göstermeye davet ediyorum. hala umursamıyorsa özelden yazarak bilgi aşırması yaptığı yerin linkini atıyorum. hala anlamıyorsa -ki hiç yapmadım ama- nickaltına bilgi hırsızlığı yaptığı bilgisini düşmeyi düşünüyorum. bugüne değin 3 yazara denk geldim bu şekilde.. birisi bir roman'ın önsözünden duyguların ön planda olduğu bir tasviri kendisinin gibi yazmıştı.. yazara yazdıklarından çok etkilendiğimi söyledim ve kendisi bana ''beni utandırıyorsunuz'' şeklinde bir yanıt verdi.. o yazara açıkçası daha fazla bir şey diyemedim, zira kendisi de inanıyordu o sözlerin kendisine ait olduğuna ve hatta ironik övgülerin altında ezilecek bir utanma duygusuna sahipti. bir diğeri kıyıda köşede kalmış bir siteden parça parça aşırma yapıp kendisine ait gibi yazmıştı ki komik olanı da bir moderatörün bu kişinin nickaltına sürekli övgüler dizip yazdıklarının özgünlüğüne atıf yapmasıydı. o yazarı da uyardım ve entrisini sildi. ki beklenti yazdıklarını silmesi değil basitçe kaynak göstermeyi öğrenmesi aslında ama beyefendi ya da hanımefendiler o kadar gururlu ki kaynak göstermek yerine aman kimse anlamasın diye yazdıklarını silmeyi yeğliyorlar. en ilginç olanı da google translate ile bir siteden çeviri yaptırıp buraya kendi özgün tanımı gibi giren arkadaştı. o resmen zirveydi. kendisiyle konuştuğumda sözlüğe ''türkçe içerik'' kazandırmak istediğini söyledi. o da sonradan sildi yazdıklarını. bu arkadaşlarda ortak olan şey de şu: yakalandıklarında bir süre sözlüğe bakmamayı ve yazı yazmamayı tercih etmeleri.. bu da böyle bir anı işte.
devamını gör...

anladığım kadarıyla benjamini kaçırıp, ağzından tehditle doğru veya yanlış laf almaya çalışan biri açtı bu başlığı. gangsterlik bitmedi mi diye düşündürdü...
devamını gör...

çok sevdiğim bir shakespeare şiirini aklıma getiren başlık.
*
vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
değil mi ki ciğnenmiş inancın en seçkini,
değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
ödlekler geçmis başa, derken mertlik bozulmuş,
değil mi ki korkudan dili bağli sanatın,
değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen'e
vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
seni yalnız koymak var, o koyuyor adama.
devamını gör...

yüce twitter kolluk kuvvetleri ve yargı merci sayesinde bir şerefsiz daha hak ettiğini buluyor. alihan adlı alçak insan müsveddesi gözaltına alınmış.
buradan
devamını gör...

neden bu arkadaşa böyle davranıyorlar bilmiyorum o yüzden anlamadığım başlıktır.
şimdi gidip bu arkadaşın nickaltını okuyacağım.
okudum pek bir şey yokmuş bir kaç kişi garip yorumlarda bulunmuş.
galiba yönetimle arasında problem olmuş eee olabilir tabiki zaten olmaması garip bir olay olurdu her yazar böyle şeyler yaşar.
ben kendisini severek takip ediyorum.
kendisi popoya popo demeyi seven bir yazar.
büyük ihtimalle o popoya popo yerine g** g** yazardı işte bu yüzden sorun yaşıyor insanlarla.
tabi bunlar benim görüşüm kendisine hak verdiğim kısımlar var ama hak vermediğim kısımlarda var.
ayrıca kim sürü psikolojisiyle bu adamı taşlamaya kalkıyorsa yazıklar olsun.
efendi gibi sitem edenler alınmaz zaten.
devamını gör...

"amcamın zamanında halay mı vardı? " başa güreşir.

(bkz: serdar ortaç)
devamını gör...

kendini sevmeyen insanı ne aşk ne para ne makam hiç birşey mutlu edemez..
mutluluk içerden gelen bir duygudur ki kendini sevmeyi bilmeyen insan başkalarını sevmeyi de bilemez sevdiğini zanneder onun ki sadece karşıdan değer gorebilmek adına karşıya sunulmuş geçici süreli ilgidir.
bu sebeple de karşılığını alamadığını hissettiğinde nefret ve öfke beslenir.
sevmek her şartta sevmektir nefrete öfkeye dönüşmez karşılık bulamayan sevgi evrilse evrilse belki bir parça hayal kırıklığına dönüşür ama yine nereden baksan sevgidir ..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim