etrafımdaki insanların hepsine hediye alırdım öncelikle. sonra kendi istediklerimi alırdım e zaten çok da bi şey kalmazdı ama kalanını da saklardım heralde her an bir şeyler istediğim ve beğendiğim için *.
devamını gör...

bana kurmay kurucu üye yazın lütfen, herkes haddini bilecek saksı değilim bennn!!!

(bkz: ne önemi var böyle şeylerin)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

psikolojisi bozuk olup kendini sorgulamayan insanlar tehlikelidir. sorgulamak iyidir,erdemli bir davranıştır.
devamını gör...

ölümden ve hatta arttırıyorum ; öldürmekten de döndüğüm an diye arttırdığım hede.
--
frene bastım mı, yoksa çarpıp mı durdum hatırlamıyorum.

gözlerimi açtım, karşımda az önceki karanlık asfalt değil bir benzin istasyonunun market kısmının parlak ışıkları var. biri geliyor yanıma, "abi naptın?" diyor korku dolu sesle, "tamam lan, öldürdüm ben kesin birilerini, hem onların hem kendi hayatımı ***tim" diye düşünüyorum, adam benim kapımı zor bela açıyor, dışarı kusuyorum.

arabadan indiriyorlar beni, konuşmak istiyorum, kime ne yaptım öğrenmek istiyorum, sesim çıkmıyor, göğsümde direksiyonun ağrısı, kaburgalar kırılmış sonradan öğreniyorum ama o an farkında bile değilim doğru düzgün.

telefonumu uzatıyorum adamlara, son aramalarda en son hatunun adı var, kavga etmişiz, o yüzden bok var gibi içmişim, o yüzden gecenin bir körü urla iskele yoluna girmişim. "kimi arayalım, polis ara lan, ambulans da lazım" sesleri geliyor kulağıma. yerde oturuyorum, az ötemde kusmuğum. "nizam" diyorum zor bela, nizam dostım, nizam kardeşim.
sonra yine karanlık.

sabah, daha önce hiç uyanmadığım bir yatakta uyanıyorum, nizam benzin istasyonundaki yaptığım hasarı karşılamış, yaralı ölü olmadığı için olay polise ulaşmadan arabayı ve beni oradan kaçırmış. hastane filan yasak bize o aralar, "bizden" bir doktora götürmüş, pansuman, ağrı kesici filan yapılmış benim haberim yok. yine kusuyorum, sese nizam geliyor.

"napıyon lan öküz, kendini öldürmeye mi yoksa güzelbahçe'yi havaya uçurmaya mı çalışıyorsun?" diyor. bişi diyemiyorum. çay veriyor, onu bile içemiyorum.

o günden sonra da alkol ve direksiyonu bir daha asla yanyana getirmiyorum, tek yeminim oluyor, o utanç, o tuhaf his, o vicdan azabı da bir daha üstümden silinmiyor.
devamını gör...

gençler başlıyorum o zaman… sadrazam ile şebnem ferah konserine gitmeyi isterdim, yarasa ile köpük partisine gitmeyi isterdim, arnella ile bir kafede oturup çay içmek isterdim, meja ile norveç’te kuzey ışıklarını izlemeyi isterdim, erdal beyle de in flames konserinde headbang yapmak isterdim, karanliktakimum ile elimizde pankartlarla eylemlerde başkaldırmak isterdim, bengaripsengüzeldünyaumutlu ile de radyo yayını yapmayı isterdim, yeni tanışmamıza rağmen domestic hıyar ile elimizde biralarla viking metal dinlemek isterdim, ivanmilinski ile gs maçına gidip tezahürat yapmak isterdim, zippo ile birlikte kımız içmek isterdim, hristiyanismail’le kiliseye gidip günah çıkartmak isterdim, melting ile de kız kavgasına gitmek isterdim. fena kavgacı havası var iyi yolar valla.

devam edeyim mi? daha bir sürü yazar var lan üf
hangi birini yazayım be? yazamadığım yazarlardan özür diliyorum, aklıma geldikçe editlicem tanımı.
devamını gör...

oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hakkında konuşulması zor bir tarihi olgudur. devletin bir arada kalması için milli değerlere aşırı önem verilen türkiye gibi bir ülkede, osmanlı imparatorluğu ile ilgili söyleyeceğiniz herşey, hem osmanlı hayranlığıyla hem de osmanlı düşmanlığıyla aynı anda suçlanır! dahası sizin amacınız son derece objektiftir. hele hele devletin alevi politikaları gibi hassas ve ucu bugüne dokunan meselelere girerseniz tarşılaşacağınız tepki daha da sert olmaktadır.

fakat biz gene de objektiflikten şaşmayalım. gayrimüslimlere hoşgörülü, alevilere ise çok acımasız davrandığı doğrudur. osmanlı imparatorluğunun gayrimüslimlere hoşgörüsü ve aleviliği bastırma politikası tamamen stratejiktir.
gayrimüslimlere karşı tavrı, bizansla savaşmaya başladığı andan itibaren karşısına dikilen avrupa hristiyan birliğini parçalama amacı taşır.

zaten hristiyan kilisesi yandaş ve destek topalamak için anti-türk, anti-osmanlı propogandası yapmaktadır. osmanlı hanedanı da mantıklı olarak en ufak bir malzeme vermek istemez karşı tarafa. alevi ve şii baskısı ise, malumunuz, yavuz sultan selim ile başlar. yavuz şehzade iken trabzon'u yönetir. yakınlığından ötürü doğu anadolu'da safevi destekli şii propogandalarına tanık olur. babası 2. beyazıt'ın da bu gelişmelere müdahale etmemesi, onun babasına muhalefet etmesi ve ardından onu tahttan indirmesine sebep olan etkenlerden biridir.

o dönemde din olgusu aynı zamanda siyasi gruplaşmaları da belirlerdi. bu sebeple osmanlı, doğudaki şii ve alevi yayılmasını kendine karşı bir tehdit olarak algılamış ve çok sert bir reaksiyon göstermiştir. bugün doğal olarak sert bir dille eleştirdiğimiz bu tutum, o dönemin şartlarında normal sayılan bir devlet operasyonudur.
devamını gör...

bir nevi yaratma sanatı. dünya üzerinde toplum içerisinde görevi bina yapmak olarak bilinse de aldığı eğitim ile tasarım ve tasarım kültürü sayesinde bir çok meslek dalını gerçekleştirebilecek kalifiyeli tasarımcı, yönetici gibi farklı pozisyonlarda mesleğini icra edebilecek bir nevi problem çözen. işlev-estetik-maliyet gibi başlıkları dengeli bir biçimde ürüne-probleme yansıtmaya çalışan. siyah/beyaz severlikleri ile diğer renklerden ayrıştırılmış elit bireyler gibi gözükseler de her renk ile elit olunabileceğinin farkında, sıcak kanlı, üretmeye çözüme odaklı geleceğin insanları. onları sabun fabrikasından, iç dizayna, yapı tasarımından yöneticilik vasıflarına kadar endüstriyel tasarım, siyaset... gibi bir çok mesleği icra ederken görmeniz mümkün. üniversite eğitimlerinde yaşadıkları zorlu eğitim süreci(sabahlamalar-psikolojik baskılar-sınıf içerisindeki hiyerarşi-maddi zorluklar-uygulamalı derslerin /(gbkz: stüdyo)ların verdiği stres-kaygı-vb )onları yıpratıyor gibi görünse dahi çok da zevkli dönemlerden geçerler. hissettikleri acı onlara zevk verir bir nevi. derslikleri normal bir sınıftan çok ayrı şekilde stüdyo sistemi ile ilerlemekte olup bu yaşam alanını 7/24 kullanabildikleri yaşayan bir organizmaya çevirmişlerdir. aldıkları eğitim ütopik yapı tasarımlarına daha çok ağırlık verse de teknik çizim ve detay bilgileri ile büyük çapta hazırlanması gereken bir projenin her işlevini açıklayabilecek yönetebilecek bilgi ve deneyime sahip yetiştirilirler. deadlinelar onlar için çok önemlidir. dakik bireyler olmak zorundadılar.
(bkz: mimarlık)
(bkz: iç mimarlık)
(bkz: peyzaj mimarlığı)
.
.
.
devamını gör...

ben ve her entrymi beğenen iki yazar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

old tayfanın okul eşyalarından biriydi.
küçük mühendisler gibi dolaşıyorduk eskiden. bir de t cetveli vardı biz onu kavgalarda kullanıyorduk bayağı işe yarıyordu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugünkü modumuz ektedir..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

doğru bir tespittir. rahmetlinin vasiyeti yerine getirilmiştir ama açıklanmamıştır. abla büyük resmi görmüş.
devamını gör...

allah allah ne güzel bir yayın, mesaj bile atmaya üşenmeme sebep olacak kadar mayıştım, sobanın yanında kıvrılan kedilerin huzuru doldu içime hiç kalkasım yok. akşama kadar sürmesi mümkün müdür? ya da masallar gibi dört gün dört gece mutlu mesut yaşadılar. çok teşekkürler efendim.

ekleme: çok teşekkürler, dört gün dört gece deme sebebim bayramın üç gün olduğunu bilmiyor oluşum değildir. tatil sonrası pazartesi gününü çekilir kılması içindir. iyi dinlemeler tekrardan çok teşekkürler.

ekleme 2: #897757 şu iletimde istediğim sabah yayını budur. yok mu sesimizi duyacak bir yetkili.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şato hazır.. prensesimi bekliyorum.*
devamını gör...

hani bile bile kırıyorlar sonra da pişman olup bin türlü özür diliyorlar ya işte o an bunu söylemek istiyorum.
devamını gör...

arkadaş çevremden utandığımı söylemiş miydim?


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yoldaş benjamin'in çıplak pozları ve kaçamak yaptığı sözlüğün güzellerinden ikisi ile çekilmiş en özel anları arşivimde. fiyatta anlaşabilirsek veririm. netlik takıntısı olanlar yazmasın. ciddi alıcılar yazsın, ölücüler uzak dursun. *
devamını gör...

sebebim yok ama olamıyorum bir ihtimal kalbim yok.
devamını gör...

westeros'un kuzeyinde konuşlanmış, seven kingdoms'u kuzeyin tehlikelerinden koruyan, duvarın bekçisi konumundaki organizasyon.

base'lerinin ismi castle black'dir.

üyeleri toprak sahibi olamaz, evlenemez ve çocuk yapamazlar. yemini ettikten sonra kendilerini ölene kadar tamamen night's watch'a adamak zorundadırlar. kaçanlara deserter denilir ve cezası idamdır.

siyah giyer bu abiler. ayrıca orda geldiğiniz yerdeki rütbeniz ya da sosyal konumunuz önemli değildir, benjen stark'ın dediği gibi, "burada bir adam kazandığını, kazandığı zaman alır"

hiçbir krala, lorda ya da derebeyine bağlı değillerdir, görevleri sadece kuzeyi korumaktır. özellikle de kış vakti.

bu nedenle aralarında pek siyaset konuşmamak organizasyonun yazılı olmayan kurallarından biridir. zira yemini etmiş bile olsa, karşıt görüşten gelmiş insanların (diyelim düşman olan 2 evden gelmiş üyeler) kavga etmesinden kaçınılır.

bu yüzden night's watch'ı bir askeri organizasyon olarak değil, daha çok bir barış gücü - gardiyan birliği karışımı gibi görebiliriz.

savaş ya da barış zamanında hep nötr takılırlar.

ancak robert baratheon ve ondan sonraki zamanlarda oldukça fakirleşmiş, hem üye hem de maddi kaynak bakımından zor günler yaşamıştır.

bu yüzden night's watch recruiter'leri kale kale, şehir şehir gezerek mahkumları, dilencileri, kimsesizleri vs vs. toplayarak organizasyonu ayakta tutmaya çalışırlar, onları eğitirler ve adam ederler.

bu yüzden night's watch eskisi kadar etkili değildir.

yine de seven kingdoms insanları night's watch üyesi olmayı büyük bir onur sayarlar.

bir lord ile bir hırsızın eşit muamele görebileceği tek yerdir. hatta aralarında yaşlı bir targeryan soylusu bile vardır.

jon snow da bir night's watch ranger'ıdır.

yeminleri de aşağıdaki gibidir;

"night gathers, and now my watch begins. it shall not end until my death. i shall take no wife, hold no lands, father no children. i shall wear no crowns and win no glory. i shall live and die at my post. i am the sword in the darkness. i am the watcher on the walls. i am the fire that burns against the cold, the light that brings the dawn, the horn that wakes the sleepers, the shield that guards the realms of men. i pledge my life and honor to the night's watch, for this night and all the nights to come."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim