ayın 28 boyunca aynı yerden çekilmiş fotoğrafları ve sonuçta ortaya çıkan manzara;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
fotoğraf sahibi: giorgia hofer
devamını gör...

aranızdan bazıları yanlışlıkla beğeni verip geri çekiyorlar. ama o bildirime düşüyor.
hepinizi yazdım oğlum.
devamını gör...

"biri ölür, üzülmezsiniz. sonra sandalyeye asılı hırkasını görürsünüz. o hırkanın duruşu kalbinize oturur."

nbc
devamını gör...


stockholm sendromu, ilk kez 1973 yılında yaşanan bir olaydan ismini almaktadır. isveç'in başkenti stockholm' da yaşanan olayda, banka soyguncusu tarafından 6 gün boyunca rehin tutulan banka görevlisi bir kadın duygusal olarak suçluya bağlanır. hastalık ilk defa psikiyatr bejerot tarafından tanımlanmıştır.

olay 23 ağustos 1973 günü stockholm'de soyguncular bir bankayı soymak için basarlar, bankada 4 banka görevlisini 6 gün boyunca 131 saat rehin tutarlar. soyguncular, rehinelere iyi davranır aralarında iyi ilişkiler oluşur. polisin bankaya operasyon düzenleyeceğini fark eden rehineler, soyguncuları uyarırlar. rehineler olay sonrasında yakalanan rehineler aleyhine ifade vermekten kaçındıkları gibi, soyguncuların avukatlık ve savunma giderlerini karşılamak için aralarında para toplarlar. günün gazeteleri bu olay üzerine ' soyguncular bankadan para çalamadılar, ama bazı insanların kalbini çaldılar' diye manşet atar. rehinelerden stockholm sendromuna yakalanan bir görevli serbest kaldıktan sonra nişanlısını terk ederek, banka ilgi duyduğu banka soyguncusunun hapisten çıkmasını bekler ve onunla evlenir.

bu olaydan sonra 1974 yılında patty heartst adında bir kadın terörist bir grup tarafından kaçırılır. milyoner olan kadın, 2 ay sonra kendisini kaçıran teröristlerle birlikte bir banka soygununda yakalanır. avukatları stockholm sendromu'nu savunmada mahkemeye sunarlar, ancak mahkeme bu savunmayı yeterli bulmayarak hapis cezasına çarptırılmistir.
devamını gör...

daha düne kadar fetö'ye şiirler yazan birinin herkesi fetöcü ilan etmesi... ne bileyim komik yani. birbirinizi yiyin ete para vermeyin dedirten savaş.
devamını gör...

şarkı çalarken kulaklığı kulaktan çıkarınca şarkının duyulabilen son kısmının sanki ağır çekimde söyleniyor gibi işitilmesi.

salt bana özgü bişiyse benim telefon kafa buluyor da olabilir, çünkü her seferde yaşıyorum bunu
devamını gör...

diş fırçasına sıvı sabun sıkmak.
devamını gör...

selâtin, arapça “sultan” kelimesinin çoğuludur. bir diğer mânâsı ise sıfat olarak “büyük” ve “geniş”tir. selâtin camii ise osmanlı tarihinde padişahların, hanım sultanların, valide sultanların ve şehzadelerin yaptırdığı camilere denir. bu camiler, ekseriyetle civarın en büyük camileri olmakla beraber bu camileri inşa ettirmenin bazı şartları bulunmakta idi. saray geleneğine binaen bir padişah, selâtin camisi inşa ettirmek için nispeten mühim bir savaş galibiyeti neticesinde büyük bir ganimet elde etmeliydi. selâtin camilerinin inşasında bu koşulların karşılanma geleneği, bir açıdan bakılırsa padişahın, bu denli büyük bir eser bırakabilmesi için kendini ispatlama süreci olarak yorumlanabilir. bu inşalarda padişahın şahsî serveti kullanılır, devlet hazinesine dokunulmazdı. bu gelenek, 17. yüzyılda ı. ahmed’in sultanahmet camii’ni inşa ettirmesi ile bozulmuş ve bu tarihten itibaren selâtin camilerinin sayısı hızla artmıştır. imparatorluk tarihindeki ilk selâtin camii, bursa ulu camii olarak kabul edilebilir. tamamlanması 1399 yılına denk gelen bu camiyi, yine bursa’da bulunan 1424’te açılan yeşil cami izlemektedir. bu camiler, ilk iki selâtin camii olarak kabul edilebilir. ancak devletin, yükselme dönemine girmesi yani bir imparatorluğa dönüşümü göz önüne alındığında istanbul’daki selâtin camileri öne çıkmaktadır. umumi kanının aksine istanbul’un ilk selâtin camii, ayasofya değil fatih camiidir. selâtin camileri, tüm gün açık olurlardı. padişahlar; cuma, bayram ve kandil gecelerinin yatsı namazlarını selâtin camilerinde eda ederlerdi. bu da selâtin camilerinde neden hünkâr mahfili olduğunu açıklar. hünkâr mahfili, padişahların namaz kılmaları için yapılmış hususi mekânlara denir. selâtin camilerinin en mühim ve değinmek istediğim hususlardan birisi de birden fazla minareleri olmasıdır. osmanlı geleneğinde birden fazla minareler sadece selâtin camilerinde bulunurdu. günümüzde sıradan bir köy camiinde dahi birden fazla minare rahatlıkla görülebilir. bu tür gelenekler, sadece devlet özelinde incelenmemeli, bir kültürün parçası olarak görülmelidir. bu geleneklere sahip çıkmak, biraz da bu mühim hususları himaye ederek yapılmalıdır. selâtin camilerini eşsiz kılan bir diğer husus ise bu camilere mahya asma geleneğidir.
devamını gör...

tek bi şeyle sınırlandırabilceğimi düşünmediğim için güven,sevgi ve heyecan derdim.mesela konuşmadığınız her an yaşanılan şeyleri,sizin için önemli olan iyi ya da kötü olayların hepsini ona anlatmak için sabırsızlanırsınız.ama en çok da onu üzmekten korktuğunuzu fark ettiğinizde anlıyosunuz o kişinin ve ilişkinin sizin için ne anlama geldiğini.
devamını gör...

aksiyon arayan insandır. biri bir şey dese de posta koysam, ayar versem diye karnına ağrılar giren demet akalın tipi, "atar giderin efendisi" insandır.

genç arkadaşlarım, kulağınıza küpe olsun. sevdiğiniz kişi eğer bu tanıma uyuyorsa lütfen koşarak uzaklaşın ondan. aksi takdirde yaptığınız açıklamayı bile saldırı görüp, iyi niyetinizle ettiğiniz güzel söze bile çirkin cevaplar alabilirsiniz.

bu konunun yaşla, yaşanmışlıkla ilgisi yok. cinsiyetle de hakeza ilgisi yok. insan öküz olmayagörsün...
devamını gör...

okuyunca içimin parçalandığı haber. inanamıyorum bu habere. ah canım benim, ah.

boğazım düğümlendi. hiç inanmasam da umarım cehennem diye bir yer vardır. umarım seni bu hayattan koparan herkes bunun bedelini en ağır şekilde öder. ​babana kızsam ne fayda? neden o kamptaydınız. neden o mülteci kampları var?

hayatımıza devam edelim şimdi. öyle mi? oh ne ala.
devamını gör...

maalesef çekici bulmadığım er kişisi.

maalesef dedim, linç yemekten korktuğum için cümleyi hafifletmeye çalıştım. üzgünüm.
devamını gör...

the lighthouse (2019), yönetmen robert eggers'ın psikolojik gerilim filmidir. 1800 lü yıllarda ıssız bir adada bulunan bir deniz fenerinin bekçiliğini yapan iki adamın yalnızlığa ve izolasyona karşı sınavını anlatır.

bu filmin tonunu kısaca özetlemek gerekirse aşırı rahatsız edici derdim. filmin rahatsız edici kısmı bize gösterdiklerinden çok göstermediklerinde. karakterlerin gitgide bozulan psikolojik durumları ve çıldırma eşiğine gelmeleri de oldukça etkileyici bir biçimde gösterilmiş.

tamamı tek mekanda geçen film, ama sizi hiç sıkmıyor, bunaltmıyor. aksine bir sonraki sahnede ne olacağını hep merak etmenizi sağlıyor. bunda hem robert pattinson hem de willem dafoe' nun müthiş oyunculuğunun katkısı var. ikisi de kendi kariyerlerinin en iyi performanslarından birini sergiliyorlar. özellikle dafoe bu filminde ustalığını gözler önüne sererken niye en iyi erkek oyuncu akademi ödülüne aday olmadığı konusunu gündeme getiriyor, bence adaylık bir performans göstermiş.

oldukça folklorik ve mitolojik öğelerin de bulunduğu film imgeler ile dolu. üzerinde düşünülerek seyredilmesi gerekiyor. konuya hakim olmayan biri buraları sevmeyebilir.

psikolojik filmleri sevenlerin beğenebileceği bir film olarak nitelendirebilirim.
devamını gör...

başlık sınırından ötürü kırpa kırpa açabildim. mâlum süper lig şampiyonluk düğümü bu akşam çözülüyor, 20:30'da başlayan maçların ardından şampiyon belli oluyor. öncelikle bir fenerbahçeli olarak umarım biz şampiyon oluruz ama pek ihtimal vermiyorum doğrusu. şampiyon kim olursa olsun akşam saatlerinde bütün yasaklara ve virüs tehlikesine rağmen türkiye genelinde sokakların çomarlar tarafından doldurulacağını düşünüyorum. insan sağlığını hiçe sayan görüntüler her tarafı kuşatacaktır.
devamını gör...

* troll de olsam insan insandır.
devamını gör...

gecikmeli olarak tahsil edilen vergilerin enflasyon
nedeniyle reel olarak azalacağını dolayısıyla devletin enflasyonla gelir elde etmesinin bir sınırı olduğunu savunan görüştür.
devamını gör...

en buyuk fantezim benim. gec saatlere kadar bir sey yenilmediyse, seytan da durttuyse o pasta affedilmez afiyetle gömülür. ac karnina da ayri bir lezzetli gelir insana. ozellikle cikolataliysa...
devamını gör...

cansu dere ilk defa bir dizi de bu kadar güzel rol yapıyor. genel olarak çerezlik dizidir. izlenir.
devamını gör...

(bkz: arcus bulutu)
devamını gör...

ulu önderi kesinlikle tenzih ederim. (o yıllarda gerçekten türk milletinin öyle olduğuna ben de inanıyorum). gelelim bugüne,türk milleti zeki değil,şark kurnazı ve çakaldır.sana 5 liraya sattıgi malı,turiste 50 liraya satmaya kalkar.taksiye binersin,yolu bilmediğini anlarsa,en uzun yoldan götürür.kiralık ev bulursun,o pek te hazzetmediği suriyeli 200 lira fazla ödesin,evi vatandaşına değil,o yabancıya kiralar. -yanlış anlaşılmasın,bu ırkçılik değil.menfaat meselesini vurgulamak icin- işletmesinde sigorta pirimi ödememek için,yerli değil,kaçak işçi calıştirır.anne yada babası ölür.gidip bildirimde bulunmaz ,emekli maaşını bir süre daha çekmek için.kaçak elektrik,daha fazla kar etmek için gıdalara katilan materyallerden bahsetmeye gerek bile yok sanırım. ve daha böyle yüzlerce örnek...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim