üç dövmem bir de çocuğum var. bugün anneler günü. babası anneler günümü kutladı. iyi ki!
devamını gör...

kadına şiddet uygulayan erkek rezalet iğrenç bir insandır. erkeğe şiddet uygulayan kadın rezalet iğrenç bir insandır. şiddet rezalet bir olaydır. mecbur kalınca başvurulmalıdır. şiddetin her türlüsü vahim bir durumdur. bir insan sizden zayıfsa ona şiddet uygulamak insan olmamaktır canavarlaşmaktır.
devamını gör...

popi olunmaz, popi doğulur diyerek katılmadığım başlık.

(bkz: vermeyince mabud neylesin sultan mahmud)

edit: gözüm üstünde alan garner.*
devamını gör...

anonim olmanın verdiği rahatlıkla içimi dökmek. okumak, okunmak.
devamını gör...

doğru bulmadığım durumdur. psikolojik yardımın doğal bir şey olduğunu, yaşadıklarıyla kişilerin yalnız olmadıklarını göstermeye çalışırken yine ipin ucu kaçırıldı. dram yine en ön plana çıktı. vazgeçirmekten ziyade özendirici bir hal almaya başladı. ayrıca insanların acıları üzerinden reyting kasarak para kazanmayı doğru bulmuyorum. kişiler zaten seans ücreti ödüyor psikiyatriste. üstüne kitabı yazılarak dizisi çekilerek para kazanılıyor bir de. üstüne kendi instagram hesabında bu hafta bilmem kimin başına neler gelecek şeklinde prim kasılıyor, reklam yapılıyor. toplumun sağlığını düşünen bir yapımın daha özenle hazırlanmasını beklerdim. ruh sağlığı alanına büyük zararlar verecek bir hal alıyor durum. bu zor günlerde dram değil de insanları güldürecek yapımların artması gerekirdi bence. insanlar kendi acı dolu hayatlarına bir de akşamları 3 saat başka dramları ekliyorlar. bunun psikolojik sağlamlığı zedeleyeceğini düşünüyorum.
devamını gör...

günaydın dünya günaydın sözlük. bugün benim doğum günüm. (bkz: bugün benim doğum günüm insanı) yaşım kaç olursa olsun şu konuyu aşamıyorum, çocuklar gibi şenim. önümde 7 ders beni bekliyor ama hiç sorun değil. bugün güzel bir gün olacak.
devamını gör...

(bkz: değiliz)

.
devamını gör...

nasıl 20 yıl geçmiş olabilir bu şarkının üzerinden ya ve ben neler hissettim, neler yaşadım o arada diye kendimi sorguya çektiğim, işin içinden bir şekilde çıktığım* ama duygusundan çıkamadığım 10 şarkılık şebnem ferah albümü ve aynı ismi taşıyan şarkısı.
kadın albümüne daha sonra değineceğim.
şimdi dinleyelim.



sözleri de es geçmeyelim.

bir yanımda dopdolu yaşanmış sayfalar
bir yanımda üst üste okunmamış kitaplar
dünüm yarınım hep burda küçüçük adamda
susadım yoruldum ama aklım hayatta

bir yanda yorgun düşmüş yaşlanmış insanlar
bir yanımda ümitle aşkla uyananlar
dünyanın her hali burda dağınık odamda
çok düştüm yaralandım ama sarıldım hayata

ardımda büyük büyük kocaman ağır yükler
her yerimden çektiler beni beklettiler
dinlendim su içtim aktı dudaklarımdan
her gün güneş doğar yeter ki açık olsun perdeler

bir yanımda durmadan çalışan saatler
bir yanda ağır ağır dipten gelen sesler
düşündüm buldum sandığım yüzyıllık gerçekler
hepsiyle giyindim durdum bazen büyük geldiler

bir yanda hiç susmadan konuşan dudaklar
bir yanda küsüp susmuş sessiz akıllar
dibe vurduysak ne olmuş elbet çıkarız
bir gün var bir gün yokuz kiralıkmış hayatlar

ardımda büyük büyük kocaman ağır yükler
her yerimden çektiler beni beklettiler
dinlendim su içtim aktı dudaklarımdan
her gün güneş doğar yeter ki açık olsun perdeler

ardımda büyük büyük kocaman ağır yükler
her yerimden çektiler beni beklettiler
dinlendim su içtim aktı dudaklarımdan

her gün güneş doğar yeter ki açık olsun perdeler
devamını gör...

bir çok insanın merak saldığı fotoğrafçılık ,
farklı analog makineler ile onlara uyumlu film çeşitleri kullanılarak çekilen fotoğrafın hazzına doyumu olmayan ,populer olarak 36 kareden oluşan filmlerin kullanıldığı her bir fotoğraf karesinin değerinin dijital makinelerden çıkan karelere göre daha hissiyatlı duyguları aktardığı, aynı zamanda filmin çektikten sonra banyosunun taramasının ve basımının zahmetli süreçlerinden geçtiği fotoğrafçılık biçimi..
devamını gör...

aslında biliçaltı diye bir kelime yoktur. bilinç dışı diye düzeltilmesi gereken bir kelimedir. bu hata dilimize yerleşmiştir, bunu hatalı yapılan çeviriler de desteklemiştir. (bkz: bilinç dışı) bir bilinç vardır bir de bilinç dışı. bilinç altı diye bir şey mümkün değildir.
devamını gör...

deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan hakkındaki idam kararlarının infazı
“1972’nin 5 mayıs’ını 6 mayıs’a bağlayan gece, deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan hakkında verilen idam hükmü infaz edildi. deniz gezmiş 11 eylül 1971 günü mamak askeri hapishanesinde, erdal öz’e şu sözleri söylüyordu:

‘asacaklar herhalde. bu, o günkü politik ortama bağlı. faşizm güçlüyse asar. politik mücadele veriyoruz. sınıf mücadelelerinin arttığı dönemlerde yasa masa kalmaz. hukuk ancak dengi durumlarında vardır ve işlerlik kazanır. siyasal iktidar için pek tehlikeli değilsindir, onun da pek gücü yoktur, işte o zaman hukuk vardır…’ (deniz gezmiş anlatıyor, erdal öz, s. 7.)

5 mayıs 1972 gecesi, mamak’tan sessizce çıkarılan üç devrimci, idam hükümleri infaz edilmek üzere ankara merkez kapalı hapishanesine götürülüyorlardı. ankara kapalı hapishanesinde onları son kez görenlerden burhan dodanlı’nın gördükleri: ‘anlaşıldığı kadarıyla cezaevindeki tüm hazırlıklar tamam, açık avlunun sol köşesine darağacı kurulmuş. bazı görevliler son kontrolleri yapmakla meşgulken, saat yarıma doğru, cezaevinin önünde duran vasıtalarla hükümlüler getiriliyor.

önce deniz gezmiş’i görüyoruz. arabadan indikten sonra, elleri arkasından bağlı vaziyette etrafına bakıyor. sanki birilerini görmek ister gibi bir hali var. fakat karanlıkta bir şey görmediği gibi, vakit de olmalığından onu hemen içeri alıyorlar. gezmiş’i, yusuf aslan ve hüseyin inan izliyor. onlar da demir kapının öte yüzüne alınıyorlar. böyleci üç hükümlünün bu dünyayla ilişkileri ebediyen bitmiş oluyor…’ (darağacı, burhan dodanlı, s. 340-341.)

üç devrimcinin idam edilmelerine avukatlarından ikisi tanıklık etmiştir: halit çelenk ve mükerrem erdoğan. onların tanıklıkları, o gece ankara merkez kapalı hapishanesinde yaşananların öğrenilmesinde önemli bir kaynak olmuştur.

üçü de geleneksel devrimci tavra uygun olarak sehpaya çıkmışlar, inançlarına bağlılıklarını ve amaçlarını ifade eden sözler haykırarak son nefeslerini vermişlerdir. türkiye sosyalist hareketinin ilk idam edilenleri bu üç devrimcidir...
devamını gör...

24 şubat 1942
769 romanyalı yahudi'yi taşıyan ''struma'' vapuru, karadeniz'de batırıldı, yalnızca bir yolcu kurtulabildi.
(bkz: serenad (kitap))
(bkz: struma gemisi)
devamını gör...

insanlar göründükleri gibi olmalıdır. eğer değillerse hiç görünmesinler daha iyi.
devamını gör...

90 yaşındaki dede ve ninelerin halen dimdik çalıştığı*, denizinin gemilerle dolu olduğu, dünyanın en güzel havalimanına sahip*, malezya'dan kopup bağımsız bir ülke olan, çok kültürlü yapıda, trafiğin soldan aktığı, yasaklar ülkesi olarak da bilinen, kişi başı geliri oldukça yüksek olan gelişmiş bir asya pasifik ülkesidir.
devamını gör...

ehliyet'in değil de kişinin araba sürdüğünü bizlere bir kez daha anlatan videolar.
devamını gör...

" uğrunda dertlere düştügüm sevgili
bir başkasına tutulmuş o da dertli.
derdimin dermanı kendi derdinde
hekim hasta olunca kime gitmeli.

ey kör!bu yer, bu gök, bu yıldızlar,boştur boş!
bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
şu durmadan kurulup dağılan evrende
bir nefestir alacağın, o da boştur boş!


geçmis günü beyhude yere yâd etme,
bir gelmemis an için de feryat etme ,
geçmis gelecek masal bunlar hep
eglenmene bak ömrünü berbat etme.

niceleri geldi, neler istediler,
sonunda dünyayi birakip gittiler.
sen hiç gitmeyecek gibisin degil mi?
o gidenler de hep senin gibiydiler.

yel eser, umutlar savrulur gider;
sensiz, bensiz kalır bağlar bahçeler;
altın gümüş nen varsa harcamaya bak!
ölür gidersin, düşmanın gelir yer.
devamını gör...

kelimelerin kifayetsiz kalma durumudur. benim için kötü bir şeydir genelde. insanlara bir şey anlatmaya mecalim kalmadığında ya da anlatmakla bir şey olmayacağını fark ettiğimde kullanırım.
devamını gör...

her sabah can ataklı'yı dinlemeden güne başlayamam.
sabah duşundan daha soğuktur.
sabah kahvesinden çok daha serttir.
özellikle abdülkadir selvi ve ahmet hakan gibi omurgasız kalemlerin yazılarına yaptığı yorumlar tadından yenmez.
tele 1'in akşam yayınlanan siyasi programları yorucu ve yıpratıcıdır, iç karartır.
yandaş medyadan temsilci çağırmadıkları için çok sıkıcı olmasının yanında hiç komik olmuyor.
devamını gör...

eskiden utana sıkıla dinlenilen arabesk müziğin ve yahut arabesk kültürüne has figürlerin şimdilerde göstere göstere yaşandığı yaşatıldığını hepimiz görüyoruz.

tüm dünyada eskinin tekrar moda olmasıyla; retro güzelleme akımı avrupa'da disko funk'ı hortlattı. bizdeyse müslüm gürses'i, ibrahim tatlıses'i vs...

enteresan bir durumdur. sosyolojiden anlayan biri değilim ve bunu nasıl yorumlamak gerekir bilemiyorum.

tek diyebileceğim şey, insanların sevdiği şeylere utanmadan sevgisini göstermesi hoş bir şey.

p.s: ben çok arabesk seven biri olmadım, şimdi de olamıyorum. tamamen kişisel bir seçim. ancak benim de çok sevdiğim üç beş arabesk şarkı var. bundan da utanmıyorum.
devamını gör...

ekim ayında kuşadası samos açıklarında yaşanan ve yıkımın izmirde gerçekleştiği deprem bir kaynağa göre 6.6 , diğerine göre 6.9,
yurdışına göre ise 7.0 şiddetindeydi.
uzantının zayıf bölgeye yani izmir bornova-bayrakliya doğru olması, kayıpları beraberinde getirdi.

oysa depremin merkezinde bulunan kuşadası özdere gümüldür urla hattında herhangi yıkım ve can kaybı yaşanmadı.

yani demem o ki, japonya gibi bir ülke için bu büyüklükteki depremler konuşulmaz bile , çünkü adamlar bu bilinci almış ve tüm yapılaşmayı buna göre yapmak konusunda hiçbir şüphe ve engel yok hiç kimsede...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim