diderot'un bir başka eseridir. çeviri adnan cemgil'e ait. iş bankası hasan âli yücel klasikler dizisi. diderot diyalog tarzını bu eserinde de kullanmıştır. iki ana karakter etrafında dönen karşılıklı konuşmalar metni oluşturmaktadır. diderot eseri için "roman değil" demiş ama kesinlikle romana yakın duran bir anlatı. belki en doğru tâbir anlatı olacaktır. her ne kadar modern bir tâbir olsa da... kaderci jacques ve efendisi arasında gerçekleşen felsefî sorgulamalar anlatıya yön veriyor. ama sadece felsefî sorgulamalardan ibâret değil. yer yer kahkahalar atıyorsunuz okurken, kimi zaman hüzünleniyorsunuz, bazen de oturup düşünüyorsunuz... kaderci jacques adı üstünde zaten. her şeyi kadere bağlayan ve her olaya kaderde varsa olur diyen birisi. ama kesinlikle aptal değil. hattâ bu kaderciliğin hâricinde oldukça zeki ve sıra dışı bir karakter. efendisi âdeta gönülden bağlı jacques'a. bazen bozuşuyorlar ama fazla sürmeden ikisi de birbirlerine ne kadar bağlı olduklarını anlıyorlar. aslında kim kimin efendisi tam olarak belli değil. kaderci jacques efendisini parmağında oynatıyor çünkü. baştan sona kadar efendisi jacques'a anlat bakalım şu aşk hikâyelerini diyor. jacques her başladığında bir şekilde bölünüyor bu maceralar. genel olarak da anlatıcı müdahale ediyor anlatılan şeye. yazarın direkt müdahaleleri oluyor. okurlarla konuşuyor anlatıcı yazar. "biliyorum biliyorum merak ediyorsunuz ama durun bir şunu anlatayım önce" diyor. ve bir başka hikâyeye veya maceraya sürükleniyoruz. oradan bir başkasına... kaderci jacques gün görmüş birisi. macerası ve tecrübesi çok. zaman zaman don kişot'u andırıyor kitap. diderot'un büyük edebiyatçı kimliği burda da dikkat çekiyor. bir anlatı ustası olarak pek çok romancıya taş çıkartacak birisi diderot...
devamını gör...

biricik dostuma nickalti girme zamanı gelmişti artık.

hayatımda hiçbir zaman okumayacağım bir kitabın bana kazandırdığı en güzel şey oldu sanırım bu güzel dostluk. kendisi denizlere olan aşkımı bildiği için denizsiz, dalgasız bırakmaz beni. çok güzel çay demliyor bir de.* bu güzel dostluğa bir kişiyi daha ekledik tabii biz. minnak davşan tosbik. bir gün görmezsem özlüyorum tüy yumağını. bazen rakkas açıp oynadığımız, bazen deniz kenarında bir banka oturup sohbet ettiğimiz, bazen de çay içtiğimiz güzel dostumdur benim neo. bende yeri çok ayrıdır. buradayız dostum, çi börek yapacağım daha( en etsizinden). hep yaz, hep ol. biralar senden mezeler benden. tavuk döneri de çıkarırız birgün aradan. bizim şarkıyı bırakıp kaçıyorum buraya.

he bir de "zaman"...
devamını gör...

sevmiyorsan sevme de hor görüp de aşağılama a cancağızım. ağzımızın tadıyla bamya yiciiiz bu yorumlari görünce 'oha ne midesiz mişim ben, allah da benim belamı versin.' dedirtmeyin insana yahu..

yapmasını bilmiyorsan rezil bir yemek olur doğru, bazı püf noktalarina dikkat edip yapıyorsan da candır bu nimet can. kızartması da şahane olur.

bu arada söylemeden geçemeyeceğim anti bamyacı tanımların çoğuna çok güldüm. allah iyiliğinizi versin sevgili yazarlar.
devamını gör...

kitabı okumayı şimdi bitirdim.

öncelikle bu kitabın öyle sıradan edebiyat kitapları gibi uzun betimlemeler ve psikolojik analizler içermeyeceğini başından beri biliyordum. çünkü kitapta salinger'in yarattığı karakterlerinin kendi dili yani daha doğrusu kendini ifade etme biçimi var. tutup bütün karakterleri tekdüze bir diyalog içerisinde bulamazsınız.

sonunun olmaması beni biraz düşünmeye itti. kendimi salinger'in yerine koydum hemen. kendi ifadesiyle biraz otobiyografik bir eser olduğunu ve çocukluğunun aşağı yukarı böyle geçtiğini biliyordum. bence kendisi de sonunu göremiyordu kitabı yazdığı tarihte. o yüzden hep bahsettiği ''sahtekarlar'' gibi okuyucuyu etkileyecek bir son yazmak yerine kendisi gibi davrandı ve samimi bir itirafla sonlandırdı kitabı. ''sakın kimseye bir şey anlatmayın. herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.''

2. dünya savaşı sırasında yaşadıkları, çarpışmalar, ölümler,kaos ortamı hatta savaş sonrası hastaneye yatıp psikolojik tedavi alması gibi olaylara rağmen 16 yaşındaki o hoyrat yanını yansıtması bana muazzam geldi. ki o dönem ki olaylarla alakalı kızına: ''ne kadar yaşarsan yaşa, yanan etin kokusunu burnundan hiçbir zaman tam olarak sökemiyorsun.'' demiş olmasına rağmen.

genel olarak zevk alarak okuduğum bir kitaptı. altını çizdiğim yer sayısı baya fazla onuda belirtmek isterim. belki de holden karakteriyle aramda çok benzerlikler olduğunu düşündüğüm için bu kadar sevdim. neyse okuyun.
devamını gör...

topraklama yapmak için kullanılan elektrik kablosu.
devamını gör...

“kum koyuyorum, su koyuyorum, b.k koyuyorum. öyle oluyo işte.”
fıkrasındaki çocuk yapıyor bu heykeli desem kimse itiraz etmez.
devamını gör...

antik yunan felsefesi ve edebiyatı üzerine otorite sayılan klasik filolog..

hermann alexander diels ve friedrich nietzsche ile beraber okumuş, diels ile yakın bi dostluğu olmasına rağmen niçeyle her zaman çatışma halinde olmuş.. aslında bu tartışma çok geniş bi alanda tartışılması gereken bi konudur. ancak meselenin başlangıcı niçe'nin tragedyanın doğuşu adlı eserini yayımlamasıyladır. bilindiği üzere niçe de bir klasik filologdur ve tragedyanın doğuşu'nda batı kültür tarihini adeta yapı-söküme uğratır*. arkasında -daha sonra ona sırtını dönecek olan- sıkı dostu erwin rohde ve richard wagner gibi iki büyük isim vardır. niçe'nin klasik filoloji özelinde batı kültürüne okuduğu meydan, moellondorff tarafından kabul görür ve ardı ardına yayımladığı makalelerle niçe'yi topa tutar. onu bilim ve kültür düşmanı olmakla suçlar ve wagner'in etkisiyle böyle bi işe kalkıştığını iddia eder. tabi aynı sertlikte makaleler gelir peşi sıra wagner ve rohde tarafından. lakin niçe'de ahir ömründe bu tutumunu bi hayli değiştirecek (bkz: menschliches, allzumenschliches) ve bu tutum değişikliği arkadaşlarıyla arasını da bozacak..
devamını gör...

oto camıyla katıldığım başlık.
oda pencere.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir heykel, bir bina, sabitlenen bir an, bir giysi, bir hareket, değişim-dönüşüm, sonu olan-biten bir şey sanat eseri olabiliyorsa yaşamlarımız neden olmasın? yaşamımıza katacağımız; estetik, zarafet, farklılık, bilinç, özgünlük gibi katmanlarla onu sanatsal açıdan da değerli yapamaz mıyız? yaşam sürecimiz sanatsal olabilir mi?
devamını gör...

(bkz: bir bu eksikti)
devamını gör...

senin buradaki vasfın ne ki?
normal biri söylese dediğine pişman ettirirdim fakat işte bazı kişiler ne yaparsa yapsın susman gerekiyor.
devamını gör...

tevrat,zebur,incil, kuran hepsinde o toprakların israil oğullarına vadedildiği yazar aslında asıl işgalci olan filistinlilerdir, islamcı devlet büyüklerimiz kuranı okusa keşke , ayriyeten ortadoğu müslümanlarının ne kadar terörizme yatkın olduğu açık hiç hristiyan terörist yahudi terörist görmedim ben
devamını gör...

yıldızımız güneş'in yaklaşık 4,5 milyar yıl sonraki durumu.

tüm yıldızlar doğar, büyür ve ölür. bazılarının, daha doğrusu çok büyük kütleli olanların yaşamı evren ölçeğinde oldukça kısayken, küçük kütleli yıldızlar çok daha uzun süre yaşamlarına devam ederler.

güneş büyük bir yıldız değildir. o nedenle yaşamı milyarlarca yıllar mertebesindedir. şu anda yaklaşık 4,5 milyar yaşında ve sistemimiz içerisinde bambaşka bir sürpriz gerçekleşmezse bir bu kadar yıl daha yaşayacağını hesaplayabiliyoruz.

***

bütün yıldızlar, çekirdeklerinde hidrojen yakarak enerji üretirler ve bu sayede ışık saçarlar. güneş için de durum aynıdır. ancak elbette yıldız dediğimiz şey sadece bir plazma küresidir ve sınırlı yakıtı bulunur. günün birinde çekirdekteki hidrojen biter.

hidrojeni yakmaktan kastımız aslında şudur: burada bildiğimiz anlamda, mesela kâğıt yakmak gibi kimyasal bir yanma olmaz. bu nükleer bir yanmadır. 4 hidrojen atomu, yüksek sıcaklık ve basınç koşulları altında birbiriyle kaynaştırılır ve ortaya 1 helyum atomu çıkar. 4 hidrojenin toplam kütlesi, 1 helyumun kütlesinden daha fazladır. aradaki fark enerji olarak açığa çıkar. *

çekirdekteki hidrojenler bitince yıldız ne yapar? bu kez helyumları birbiriyle birleştirerek karbon atomu oluşturmaya başlar. eğer yıldızın kütlesi büyükse bu süreç demir elementine kadar sürer. eğer güneş boyutlarında bir yıldızdan bahsediyorsak, süreç helyumu karbona dönüştürme evresinde tıkanır. zira bu atom çekirdeği kaynaştırma işlemleri, atom numarasının artmasıyla birlikte çok daha yüksek sıcaklıklara ihtiyaç duyan bir süreçtir. oysa küçük yıldızlarda bu koşullar gerçekleşmez ve yıldızın yapısında birtakım değişimler başlar.

***

yıldızların ölüm süreci başlayana kadar olay, kütle çekiminin yıldızın enerji üretimiyle ortaya çıkan ışınım basıncıyla dengede tutulmasıdır. bu 2 kuvvetten biri içeriye, yıldızın merkezine doğru, diğeri dışarıya, uzaya doğrudur. dengede oldukları sürece sorun yoktur. yakıtın bitmesiyle denge bozulur. ışınım basıncı ortadan kalkar. kütle çekimi baskın hale gelir ve yıldızı oluşturan maddeler onun merkezine doğru çekilir. bu durum kısa süreliğine bir farklılık yaratır: merkezde sıcaklık, normalde olduğundan daha yükseğe fırlar. bu ani sıcaklık artışı, helyumu karbona çevirmek için gereken daha yüksek sıcaklığı sağlamış olur. böylece yıldız çok kısa bir süreliğine helyumu "yakar".

ancak bunlar olurken, yıldızın görünüşü de değişir. içeriye doğru çöken çekirdeğe karşılık, yıldızın zarf dediğimiz dış yüzeyi genişlemeye başlar. güneş için bu durum, merkür, venüs ve dünya'nın yörüngelerinin, güneş'in içerisinde kalması anlamına gelir.

genişleme, yoğunluğun ve dolayısıyla sıcaklığın azalması demektir. sıcaklık azalması yıldızın rengini kırmızıya doğru çevirir. karşımızda eskisine kıyasla iyice genişlemiş ve yine eskisine kıyasla rengi kızarmış bir yıldız vardır artık. buna kırmızı dev denir. işte güneş'in merkezinde hidrojeni bittiğinde başına gelecek olan budur.

***

olay bununla kalmaz. helyumun bir anda bir süreliğine yanması için gerekli şartlar oluşmuş olsa da bu durum çok uzun sürmez. uzun sürmediği için yıldızın enerji üretim mekanizması yeniden kesintiye uğrar ve kütle çekimi yeniden baskın hale gelir. artık çöküşü durduracak bir şey kalmamıştır. yıldızın çekirdeği kendi üzerine büyük bir hızla çöker. dış zarf ile içte çökmekte olan çekirdek arasında kısa süreliğine bir boşluk oluşur. dış zarf da çekirdeğin üzerine çökmek isterken, çekirdekte oluşan şok dalgaları bunu engeller ve yıldızın zarfı büyük bir patlamayla uzaya dağılır. geriye bir gezegenimsi bulutsu ve çekirdekten geriye kalan beyaz cüce kalır. güneş'in ömrünün en son aşaması budur. beyaz cüce de -eğer yeterli zamanı olursa, yani evren o kadar uzun süre "hayatta" kalırsa- zamanla soğur ve soğuk, kara bir cüceye dönüşür.

işte size güzel bir gezegenimsi bulutsu:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

güneş ve kırmızı dev karşılaştırması:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

ateş abiyi dolandırıp sabri abiye koşan adamdır. malı getir malı götür başka bişey bilmez. bu saatten sonra ensesinde ayna mı taşısındır. ekmeğindedir işinde gücündedir.
devamını gör...

böyle bazen sabah uyanınca, birini beklerken, kendin için bir şey yaparken içindeki kötü duyguda saklıdır bu illet.
t: şu an içinde bulunduğum ruh hali
devamını gör...

hay allah.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

lisede biyolaji dersi gören herkesin cevap verebileceği sorudur.
cinsiyeti babadan gelen kromozom belirler.
devamını gör...

benimdir.
şifre koymayacağımı kimse akıl etmeyeceği için şifre koymuyorum mis gibi takılıyorum.
ters psikoloji falan anlarsın ya.
devamını gör...

budur:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


"bazen şöyle derdi:
+ 'istediğim gibi birine rastlayamayacağım... diğerlerinden zaten bana ne!'
- 'ya eğer rastlarsan?'
+ 'rastlarsam benim olur!'
- 'peki istemezse?' "


(bkz: ıvan turgenyev) , (bkz: klara miliç) *
devamını gör...

hakkında olumlu veya olumsuz ne söylenirse söylensin, "doğru" sonucuna varılacak eylem, tercih.

bunun ilk sebebi; müziğin bütün kombinasyonlara/sonuçlara varabilecek kadar elastik ve köşeleri kolayca doldurabilecek bir kavram/olgu oluşu,
ikinci ve şahsen en can alıcı sebebi ise;
hiçbir şey dinlenmese bile sadece kalp atışımızın başlı başına bir ritm olması, müziğin aslında hakikaten bizimle yaşaması gerçeğidir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim