zaman tüneli

bazen böyle size yapılan bir teklife direk olumsuz yanıt veremezsiniz ve misal bakalım inşallah ya da o gün bi gelsin bakarız falan dersiniz ya, işte bu teklifi geri çevirmenin kibarcasıdır. yoksa gönüllü bir insan tamam der direk tamam der net. o yüzden ısrarcı olmak ve tekrar tekrar söylemek çok anlamsız, anlayın lan işte ne diye ısrarcı oluyosun kıramıyor seni direk olmaz diyemiyor. insan halinden anlamak vallahi başka bi erdem.
devamını gör...

başlarda iyiydi. ne zaman film almak istesem korsan cdci bana yardım ederdi. işini bir görev saydığından bütün filmleri izlerdi ya da toptancısından bir özet alırdı.

ama ne zaman ki vcd yerine dvd türkiye’de yaygınlaştı, işler o zaman değişti. özellikle oyun cdleri diye aldığın şey altyazı film olurdu. şansına oyun çıkarsa sevinirdin.
ben bu konuda çok sıkıntı yaşadım. cdci beni kovar ben de arkadaşlarımla, o da olmazsa semt abileriyle giderdim. sonunda param alırdım.
devamını gör...

avrupa merkezli en büyük ekspress kargo firmasıydı,fedexle birleşti,birkaç kez avrupa çıkışlı kargolarımı kusursuz ve hızlı getirmişlerdi.avrupa dagıtım merkezleri belçika liege kentindeydi.türkiyedeki networkunu fedexe devrettiginden beri ilginçtir ki fedex araçlarını çok az görür oldum.
devamını gör...

daha önce rıza inşası ve ikna süreçleriyle ilgili birkaç şey karalamıştım bu başlık vesilesiyle de bir de madalyonun diğer yönünü karalayalım.

ilişkilerde ikna bazı insanlar tarafından bir koruma kalkanı olarak kullanılıyor. çok sarhoştum ve duygusal boşluktaydım kalkanlarının üçüncü kardeşi oluyor. olur da işler kötüye giderse manipüle edildim/kandırıldım kartını ortaya koyabilmek için yapılan küçük kurnazlıklardan bir tanesi.

mesela bir insan başka bir insanla sevgili olmayı düşünüyor diyelim. daha ilk andan sevgili olmayı seçmiş durumda zaten. bu ikna süreci tamamen işlerin kötüye gitme ihtimaline karşı sergilenen küçük bir skeçler bütünü oluyor. iki taraf da neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor ama toplumsal normlar gereği herkes rolünü oynuyor o anda. bunu sevişme konusuna da bire bir uyarlayabilirsiniz.

memleketin toplumsal normları belli o yüzden bu konuda çok da acımasız olmamak lazım. arkadaşlarınızı aslansın, kaplansın, sen haklısın, zaten ikna edilmesen asla böyle bir şey yapmazdın tadında gazlamak lazım. bu da tamamen emeğe ve sahne sanatlarına saygıdır.
devamını gör...

çoğumuzun get out filmindeki andre logan king rolünden tanıdığımız amerikalı oyuncu ve müzisyen.
miko ukdesidir.
devamını gör...

on onbir yaşlarında babam yurtdışından gelmişti. annem bahçede falan olsa gerek evde yoktu. baba kasaptan kıymayı almıs böyle soğanlı biberli domatesli sulu sulu bi menemen tadında bir yemek yapmış kerata. ben merdivenden çıkarken kokusu geldi hala burnumda. artık açlığımamı denk geldi bilemiyorum. kara fırın ekmeğinide almış taze taze çıtır çıtır. mutfağa bi girdim gel len kerata dedi. oturduk bi abandık bi abandık. benim en sevdiğim yemektir. annemin yemeğide güzel olur ama o günkü yediğim yemeği unutamam.
devamını gör...

umrede bir yer var, oraya giden not kağıdı fotoğrafı paylaşıyor işte x ailesine dualar selamlar falan yazan, herkes görmüştür mutlaka. herifin biri oranın tablosunu yaptırmış, eline aldığı kağıdı tabloya yanaştırıp sanki oradaymış gibi fotoğraf çekip millete satıyordu.

yine bir tanesi kabe toprağı diye bahçesindeki toprağı fahiş fiyattan geçirdi millete.
daha bunun bir dünya cin çıkaranı, muska yazanı, büyü bozanı var.
velhasıl din en büyük ticaret malzemesidir bu topraklarda. her zaman silkelenecek keriz vardır.
devamını gör...

yaklaşık yedi senedir saçımı kendim kesiyorum, ufak bi istisna yapmıştım onda da hayal kırıklığına uğradım. kesen kadın saçlarımın çok güzel olduğunu söyleyip başlamıştı kesime, ağzına sıçtı sonra bu yüzden güvenmiyorum.
devamını gör...

benim için vedalar bir gözyaşıdır
farkında olmadan gözlerimin çevresinde belirirler
söylemeye cesaret edemediğim sözler akıyor
ve pişmanlık yavaşça yüzümde geziyor
sen bir zamanlar benim canımdın
ama artık sadece acı bir gerçek gibisin
kendime olan gecikmiş nefretimle kirlenmiş kalbim
geçen rüzgarla boşaldı
sondaki ayrılık bir yalandı
biri bana benim için zamanı geri döndürebileceğini söyleseydi
o zaman biraz daha dürüst olabilir miydim?
tek bildiğim surat
içimdeki zavallı ve çirkin eski kirlenmis gerçekler
beni eskisi gibi sevebilir miydin
bana bakarken yüzünde oluşan gülüşünle?
hepsinin sonunda, son gerçekleşiyor
eğer bir başı varsa, dinlemek bile istemiyorum
sözler ya çok doğru ya da tamamen avuntu
bunları dinlemek bile istemiyorum, çok korkmuştum
çünkü seni hiç sevmemişim gibi görünüyordu yalandı
geç olsa bile doğru olan sendin
sadece sen beni çok sevdin
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
aynı yöne doğru yürüdük
ama bu yer bizim sonumuz oldu
önceden sonsuz hakkında konuştuysak bile
şimdi acımasızca birbirimizi kırıyoruz
aynı rüyayı görmüş olsak bile
o rüya tam olarak hayal oldu
kalbim parçalara ayrıldı, o yüzden nolur yak gitsin
böylece acının ve pişmanlığın kırıntısı bile kalmasın
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
daha ne söyleyebilirim? sen benim...
vedalar gözyaşıdır, çünkü gözyaşları lükstür
güzel vedalar gibi bir şey yoktur
o yüzden şimdiden başla
ağırdan al ve yavaşla kalbimi oy
doğru, doğru
parçaların üstüne nazikçe bas
böylece pişmalık, pişmanlık diye bir şey kalmasın
lütfen parçalara ayrılmış kalbimi yak gitsin
tam, tam orası, neyden çekiniyorsun?
senin istediğin son zaten buydu
hadi, hiç tereddüt etmeden beni öldür
evet, evet, yak gitsin
külleri bile kalmasın
senin gerçek halin bu, benim de gerçek halim bu
şimdi sonu gördük ve dargınlık bile kalmadı
tatlı bir rüyadan uyandım ve gözlerimi kapattım
senin gerçek halin bu, benim de gerçek halim bu
aynı yöne doğru yürüdük
ama bu yer bizim sonumuz oldu
önceden sonsuz hakkında konuştuysak bile
şimdi acımasızca birbirimizi kırıyoruz
aynı rüyayı görmüş olsak bile
o rüya tam olarak hayal oldu
kalbim parçalara ayrıldı, o yüzden nolur yak gitsin
böylece acının ve pişmanlığın kırıntısı bile kalmasın
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
daha ne söyleyebilirim? sen benim...
ne söylemeliyim ki
ikimiz de biliyoruz
cevap belli
ama cevabı vermesi her zaman zor
neden döküyorsun, neden parçalıyorsun
hiçbir faydası yok, vedalar benim için sadece
sözlerin ağzından çıktığı an
odağımızın bir anlamı kalmadığı an
her şeyin tehlikeli olduğu an
sonumuz elimize tutuşturulan iki kelimeden ibaret
ağlamayacağım, paramparça etmeyeceğim
ayrılık, çaresiz bir hastalık
sen benim başlangıcım ve sonumsun, hepsi bu
benim tanışmam ve vedamdın
her şeyimdin, korkularından vazgeç
tekrar söyleyeceğim, gözyaşlarımın sorumlusu sensin
devamını gör...

zorbalamasyon bu benim misyon şarkısını dinler ve zorbalayarak dinlettirir
devamını gör...

ebo yapımı bir reality show'dur.
jüri kadrosunda allame, cash flow, khontkar gibi benim bile tanıdığım isimleri barındırıyor. bir rap yarışması. ve de en son popstar aday seçmelerinde ajdar'ı gördüğümüz o epik bölümden beri bu kadar kepaze bir şey izlememiştim galiba.

khonnkar benim dinlediğim bir isim değil zaten ama önüne gelene bok gibisin, bir verdim gibi çıkışlarda bulunması ile bi nebze sempatimi kazanmıştı. son bölümde canlı performansını dinleyince ne düşüneceğimi gerçekten bilemedim.

9 bölüm süren bir beyin ve kulak sınavı idi. niçin devam ettin o zaman derseniz, ben böyle biriyim maalesef. buna başkaca açıklamam yok.

final bölümde çocukları toplamışlar konser diye, su vericez demişler su vermediler çocuklara 1 saat :d. eleman "gibicem suyunuzu" diyo "sucu muyum ben" diyo, sahnede diyor. gen z kardeşlerimin bön olanları toplanmış herhalde oraya. yani ben vandalizmden çok taraf değilim ama canlı konser interaktif bir alandır. seyirci sahneye bir şeyler fırlatmak olsun, hiç olmadı yuhalamak olsun gibi reaksiyonlarla ufak ayar çekebilir oradaki insanlara. bunu buradan gen z kardeşlerime bildirmek isterim. lüzumsuz yere yapmayın ama orada elinde mikrofonla hırtın biri size giberim miberimli konuşuyorsa bence çok okey bir tepki. bi dahakine aklınızda olsun. toplaşıp dövseydiniz de olurdu ama suç sayılabilirdi o yüzden onu yapmadığınız iyi olmuş yine de.

bu zırcahil acayip tipleri tepemize kim getiriyor anlamıyorum ben. kim bu eleman mesela? fenomen ve yapımcıymış. 0000'la konuşuyorduk, müzikal cinnetlerimi onunla paylaşıyorum bazen. "ibrahim tatlıses gibi bir şey" dedi adam için. muazzam tespit, tebrik ediyorum kendisini gerçekten.

allah herkese akıl fikir versin derken, orada performans sergileyen rap sanatçıları (?) niçin zahmet edip şarkı söylemedi onu da anlamadım. abicim konserin olayı bu değil mi? ben buumır olduğum için tam hakim değilim konuya ama bizim zamanımızda konsere parçaları sanatçıdan dinlemek için gidiliyordu genel olarak. baştan sona parçalarını seslendiren isimler olduğu gibi, nakaratları biraz mırıldanıp "eöööy vuuuy" dışında pek bir katkı sunmayan isimler de oldu. onu da yapmasaydın hocam ya, çocuklar 3'e kadar sayıp play'e basar spotiden beraberce dinlerlerdi senin şarkını :d. sen hiç zahmet etmeseydin? :d

gerçekten inanılmaz bir deneyimdi benim için.
emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
devamını gör...

geçen tanımadığım bir amca gelip durup dururken hayat kalan için mi zor yoksa giden için mi zor? diye sordu anlık dona kaldım tesadüf mü bu diye düşündüm şaşırdım cevap veremedim çünkü geçen gece her şeyin bittiği gece kalanın benim olduğum bir hikayenin sonuna gelmiştim. uzun bir sessizlik oluştu cvp veremedim çünkü yaşadığım şeyler aklıma geldi.. o gece öldugumu sandım ya da bir rüya olmasını cok isterdim çünkü o giderken kırıp gitti beni hiç bir şey diyemedim kalakaldım içimde tarif edilemez bir his vardı kalbimden göğsüme sıcaklık tenimde soğukluk tüylerim diken diken olmuştu. kabullenemedim. hani biz hep beraberdik diyordu bı yanım hani olmayacaktı böyle bir şey hani sevmek yetiyordu sadece hani küs uyumayacaktik haniler,keşkeler havada uçuşurken bir yanım ne oluyor anlamıyorken diğer yanım hayal kırıklığı içerisinde bir duvar kenarına yıkılmışti. içimde hayal kırıklığı sancısı varken biliyorum tarifi zor, cevap veremedim.. hayal kırıklığı yatıyor her şeyde, yaşayıp sonunda ölmek gerçeği, birine alışıp kaybetmek, kayıplar her zaman hayal kırıklığıdir.. hiç bir şeyin sonsuz oldugu yerde her şeyin pek söyleyeceği bir şeyi yok.. ve dünyanın en acı hissi bu.. kendimizi kandırdığımiz o yalancı ebedilestirdigimiz hikayelerin bitmeyeceğine inanmak ve bunun doğrultusunda hayal kırıklığı yaşamak.. sevdiğimiz kadar üzülüruz, önemsediğimiz kadar hayal kırıklığı yaşarız..
vee sen öylece gittin..
ama ben hâlâ senden geçemiyorum
kusura bakma, özledim ama söyleyemiyorum
her detayın aklımda, unutmam asla..
devamını gör...

eşeko ve keko
devamını gör...

saç tıraşınızı kendiniz yapın. çok kolay zaten. makineyle 3'e vurup geç.
devamını gör...

hayat felsefelerimden biridir.
devamını gör...

(bkz: zorba the greek) dansını seven insandır.
devamını gör...

temel olarak 3 grupta toplanabilecek çeşitlere sahip olan hede.

endojen enfeksiyonlar zaten bizimle birlikte yaşayan mikropların bir yolunu bulunca hastalık yapması durumu. mesela akut apandisit ile barsakta yaşayan bakteriler steril dokulara geçti diyelim. ya da daha basiti elime kıymık battı derideki bakteriler içeri girdi. bu tarz şeyler.

eksojen enfeksiyonlar dışarıdan aldığımız enfeksiyonlar. mesela tüberküloz kessssssinlikle eksojen bir enfeksiyondur. hastane enfeksiyonları eksojendir. normalde bizimle bir alakası olmayan, bizim üstümüzde içimizde vs yaşamayan bakterinin virüsün enfeksiyon tablosudur. mesela sağlık bilimlerinde bir alanda öğrencisin diyelim. biz laboratuvarı ayarlayıp farklı mikroskoplara farklı şeyleri koyuyoruz, siz de gelip mikroskoplara bakıp geçiyorsunuz ya hani. heh işte senden önceki arkadaşının gözünde ne var bilmiyorum ben, sen de bilmiyorsun. belki gözü kızarıktı, akıntısı vardı, gözünü kaşıyıp oküleri ayarladı. al sana adenoviral keratokonjunktivit.

fırsatçı enfeksiyonlar ise özel bir grup. bunlar herkes olabilir. bizim içimizde yaşayan bakterisi de olabilir, 500t'deki öksüren adamın ağzından saçılan virüs de olabilir. tek şart şu, enfeksiyonun oluştuğu birey bağışıklığı kısıtlanmış (immunocompromised) olmalı. mesela transplant hastaları, kemoterapi alanlar, immün yetersizliği olanlar, aids hastaları vs. toplumun neredeyse yarısı polyoma taşıyıcısı mesela. sağlıklı adama bir şey yapmaz, böbrekte ömür billah latent yaşar ama immün sistem zayıfladığında (mesela aids tablosunda) progresif multifokal lökoensefalopatiye çevirebilir. tam olarak fırsatçı enfeksiyondur bu. ya da mesela normalde barsakta yaşayan bizim zararsız dediğimiz e.coli bakterisi kemoterapiye bağlı nötropeni sonrası bakteriyel epitelyal katmanı geçip steril dokulara geçebilir, hatta kana bile sıçrayabilir (bakteriyemi). normal bireyde böyle bir şey olmaz da, hadi oldu diyelim o e.coliyi nötrofiller peynir ekmek gibi yer. kemoterapi alan hastada nötropeni (nötrofil azlığı) olduğu için sayısal olarak yetersiz kalıp enfeksiyonu kontrol altına alamayabilir bağışıklık sistemimiz. bu da yine fırsatçı bir enfeksiyondur.

tus dus falan böyle antin kuntin şeyleri sormayı sever. konu değil de bakış açısı biraz öyle. fırsatçı enfeksiyonla endojen enfeksiyon farkını bir vakayla sorarlar.
devamını gör...

tek bir tanımı oldugunu dusunmuyorum.
hayatta yalnız bir defa asık olunduguna da inanmıyorum.
yerkuredeki en guclu duygulardan biri.

sizin aska inanmamanız, askın olmadıgı anlamına gelmez, sizin asık olmadıgınız anlamına gelir.

ama hayatta bes on defa asık olunduguna da inanmıyorum. birdir, ikidir, uctur ama dort degildir.

ha birinden hoslanmak deseniz, o sık sık olabilir.
devamını gör...

gittiğin yağmurla gel
devamını gör...

hiçbir fikrim yok, sakin birine benziyor, -mu'ları ayrı yazsa daha tatlı olur gibi.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim