zaman tüneli

yaşadık kardeşim yaşadık. onun da en kralını yaşadık..
devamını gör...

ay nasıl bir şey acaba, hiç bilmem.

ben fenomenim, evet. *
devamını gör...

çikolata fabrikası dışardan muazzam kokar.
içine girdiğin zaman,hangi şartlarda yapıldığını görürsün ve tiksinirsin.
devamını gör...

özlemini çektiğim şey. keşke en başından sıradan, tanınmayan bir yazar olsaydım.
devamını gör...

yavuz sultan selim mısır seferinde nil nehrinde adada ikamet etmiş. yayla timsah avlarken tasvir edildiği minyatür var dedi hoca.

acaba timsahı yediler mi timsah eti yeniyor mu diye düşündüm sonradan ne yalan söyleyeyim.
devamını gör...

(bkz: almora)
devamını gör...

hiç deneyim sahibi olmadığım buluşma türüdür.

arzu ettiğim de söylenemez. insanlar için spor olmuş gibi. sayısını unuttukları kadar ilk buluşmaları var.
devamını gör...

gözü açık uyumak
protokol nizamiye sabah 3-6 nöbeti, sıcaktan uyku basınca kulübe dışına çıktım, gözüm muz görmüş maymunun gözü gibi açıktı, az sonra karşı ağaçlık alanda ağaçların arasında devasa siyah bir silüet gördüm, gözlerimi ovuşturdum ama az sonra yine belirdi, silen derman gibi boyu vardı ve bana doğru geliyordu.
uyuyordum gözlerim açık olduğundan emindim ve bu hiç normal değildi, silahı doğrulttum emniyeti açıp kurma kolunu çekip elimi tetiğe götürürken! arkamdan bir ses.
iyi nöbetler mehmetçik dedi.
nöbetçi ast subay imzaya gelmişti önce ona sonra karşıya baktığımda ağaçların arasında belediye görevlisi ağaçlık alan temizliği yapıyordu.
nöbetçi ast subay o an gelmezse gözü açık uyuyan ben, ağaçlar arasında tanımsız varlık olarak gördüğüm halüsinasyon ile gerçeklik girdabında masum birini vuracaktım.
devamını gör...

değerli yazar arkadaşlarım sözlükte bazen şöyle küçük bir aydınlanma yaşıyorum ben . sizde oluyor mu bilmem.
bir yazar var.
yazıları iyi, mizahi yerinde, cool takılıyor.
okuyorsun, beğeniyorsun, hatta içinden diyorsun ki:
“iyi yazıyor ya bu.”
sonra bir gün küçük bir detay yakalıyorsun.
nick altlarında bir hareketlenme başlıyor. önce masum bir yazışma. sonra ufak bir atışma.
sonra olay başka bir yere gidiyor.bir bakıyorsun bizim cool yazar, bir kadın yazara “erkegim” yazdırmış.o an bir duruyorsun.
çünkü bir zamanlar yazılarına bakıp gözünde büyüttüğün yerlere göklere koyamadığın o adamın aslında sandığın kadar büyük olmadığını fark ediyorsun. "ben mi buna değer vermişim, ben mi bunun derdiyle dertlenmişim." diyorsun.
meğer coolluk falan değilmiş. biraz rol, biraz poz,
biraz da sözlük romantizmiymiş.
ve insan bazen şöyle bir gerçekle karşılaşıyor:
bazı yazarlar yazıları kadar büyük değil.
sadece biz onları okurken fazla büyütmüşüz, fazla değer vermişiz.
devamını gör...

benim, başka sorunuz yoksa sıradan şeyler yapmaya devam edicem
devamını gör...

(bkz: ev kiralarındaki inanılmaz artış)
devamını gör...

lordum, nice yaşların olsun. iyiler siyah giyer \m/
devamını gör...

gerçekte şöyle bir şeydir,

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ek :

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pişi.

videoda anlatılanları birebir uyguladım ama berbat oldu yine anasını satayım, ye öl. mutfak işlerini şurada #3832426 bırakmalıydım ama challenge'ı reddedemedim.

son bi kremalı mantarlı çorba deneyip bırakıyorum bu işleri. mutfakta iyiyim diyebilenler benim yerime kendinden bir makas alsın, sizin seçilmiş insanlar olduğunuzu düşünmeye başladım bebekler.
devamını gör...

tekeri patlak güneşin batışı
en sevdiğim yön,ruhumun batısı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tam kalbinde çok önemli bir etik ikilem bulunaduran kısa roman.


önce kitapla ilgili olumsuz izlenimlerimi paylaşacağım. yazarın kendisinin de bir ropörtajında belirttiği üzere bu romanı yazma fikri, yazarın yargıçlarla katıldığı bir etkinlikte tanıştığı, kitapta da gerçek adıyla temsil edilen yargıcın dava dosyalarını yazara okuması için vermesiyle oluşur. orada o ekinlikte yazar zaten hukuk dünyasını romana taşımaya karar vermiştir. zannediyorum ki tam da bu yüzden karakterlerin derinliği yok. ahlaki gerilimi yüksek tutmak adına, çok streril bir karakter olarak resmedilmiş, başarılı bir aile mahkemesi yargıcı fiona, seküler biri, kaliteli eşyaları var, rutin ve canlılıktan uzak bir hayatı var, uzun yıllardır evli ve çocuksuz. kocasının ona gelip yeniden hayatta hisssetmek için başka bir partnerle cinsellik yaşayacağını adeta tebliğ edilişiyle fionanın hayatında bir sarsıntıya sebep olacak dava ile karşılaşması aynı zamana denk düşüyor. gerçek hayatta başkasıyla birlikte olmadan önce gerçekten gidip ön bildirimde bulunur muyuz? fiona'nın kocasının adeta "ihtiyati tedbir" süresi başlatır gibi evliliğe ihanetini önden bildirip vicdani yükten arınması gereçek hayatta böyle gerçekleşir miydi sahiden? ayrıca genç bir kadınla birlikte olmak için fiona'nın işkolik ve adeta ölü gib olduğu bahanesinin klişeliğini de anmadan geçemeyeceğim. demek ki yüksek kademisyen de olsan, başarılı bir yargıç da olsan, hayatta kalmanın, ölümün yaklaştığı bilgisinden kaçmanın verdiği o hal ile işte böyle klişe bahanelere sığınıyor ya da onların hedefi olabiliyorsun. fiona nasıl biridir? seküler, başarılı, idealist.. işi dışında nasıl biridir? arkadaşalrı kimlerdir? nelere güler? canını ne sıkar? bilmiyoruz. bilemiyoruz. 50 yaşlına kadar fil dişi kulede yaşamış biri olduğunu var sayıyoruz. sonra bir gün kocası ona onu aldatacağını söylüyor. finona'nın karşısına da 17 yaşında (18 e birkaç ay kalmış) lösemi hastası bir çocuğun davası çıkıyor. adam, yahova şahidi. mensup olduğu dinin gereği olaran kan nakli alamıyor. adam'ın ailesi bu konuda çok hassas. dinlerinin müsaade etmediği bir tedavinin uygulanmasını reddediyorlar. doktorlar ise kan naklinin şart olduğunu beyan ediyorlar. sosyal hizmetler konuyu davaya taşıyor ve adam'ın birkaç ay sonra başına gelse tedaviyi reddetme kararını tek başına verme hakkı varken, 17 yaşın sonlarında bu kararı onun yerine hukukun vermesi gerekiyor. kitabın ana sorusu "çocukluğun nerede bitip nerede başladığı" "yasalarda çocuğun üstün menfaati olarak yer alan o ifadenin çocuğun biyolojik faydası ile birlikte ruhsal menfaatini de kapsayıp kapsamadığı" konualrı üzerinde şekilleniyor. tam bunlar olurken fiona ve adam müzik üzerinden bir ortak dil bulup yakınlaşıyorlar. işte burada fiona karakteri kırılıyor. başarısız bir evlilik, ölü olmakla suçlandığı yürümeyen o birliktelik belki de fiona'ya kendisine ördüğü camdan ve sahi olmayan fil dişi kuelnin gerçekliğini sorgulatıyor. günün sonunda fiona kan naklini onaylıyor, adam'ın talep ettiği yakınlıktan ise korkup kaçıyor. kitabın sonunda adam 18 yaşına giriyor ve kalan tedaviyi reddediyor.
dini eski zamanların karar koyucusu kabul ettiğimiz bu zamanlarda seküler zamanların tanrı da hukuk mudur? kimin yaşayıp kimin öleceğine karar vermek hangi "tanrıların" işidir? üzerine düşününce gerçekten birçok etik ve psikolojik çelişkiye ve tartışmaya alan açan bir kitap.
devamını gör...

eriho diye okunur, he la he, ho derken kürt gibi cigerden söyleyecen. buna istanbul aksanıyla jeriko diyenlere ayrı ayarım. israil sarsılmazı, sırf klonu olduğu cz’ye kozmetik olarak benzemesin diye kimi yeri uzatılan kimi yeri kısaltılan eciş bücüş tabanca.

tabiri caizse anassilan bobasi agraba uşaglar kibi. buna tabanca diyenin allah bin belasını versin.
devamını gör...


rusya'nın doğusundaki kamçatka bölgesi yakınlarında meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki deprem, dünyada bugüne kadar meydana gelen en büyük 10 depremden biri olarak kayda geçerken tarihte kayıt altına alınabilmiş büyük depremleri akla getirdi.


daha önce de en büyük depremlerden biri burada olmuş.


1952 severo-kurilsk depremi, kamçatka yarımadası açıklarında meydana geldi. 8,8-9,0 büyüklüğündeki deprem, 5 kasım 1952'de yerel saatle 04:58'de meydana geldi.
devamını gör...

ağlamanın cinsiyeti olmaz. hem şunu da söyleyim: ağlayana değil, ağlatana bakmak lazım.
devamını gör...

etliye ve sütlüye karışmayan şairenece konuşan mahlukat.
sıradanım,sıradansın,sıradanız.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim